logo
23 HAZİRAN 2026

Demokratik kuklalar ve BOP çukurları

12.06.2004 00:00:00
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın G-8 zirvesindeki fotoğraf karesi ve konumu sosyolojik bakımdan irdelenmeye değer.

W. Bush'un Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) gündemli G-8 zirvesine Türkiye, "demokratik ortak" olarak davet edilmiş... Erdoğan öyle diyor.

Ya diğer ülkeler; mesela Ürdün, Afganistan, Yemen...vs. Onlar da öyle tabii. Trene bakmak için gelmemişler elbet.

Aklımız henüz başımıza düşmemiş olmalı. Niye mi?

Irak'ın vahşice işgalinde de "stratejik ortak"tık hatırlarsanız. Erdoğan öyle diyordu. Sonra ne olduk?

Kıymetli köşe yazarımız Ahmet Erimhan'ın ifadesiyle "çuvaldaki müttefik" olduk.

Bunu görmemek için "kör olmak" yetmez, aynı zamanda "ahmak olmak" lazım.

Erdoğan bir başka şey daha söylüyor; BOP'un tutması için bölge devletlerin ve yerel grupların katkılarının sağlanması lazım.

Bölge devletlerinden az-buçuk elle tutulur olanlar, şimdilik oyunu gördüler.

Mısır Dışişleri Bakanı Ahmet Mahir, Suud Veliaht Prensi ve Dışişleri Bakanı Abdullah bin Abdülaziz, BOP'un kendi coğrafyalarını tam bir "çıkar dünyası"na dönüştüreceğini, dolayısıyla "yabancı müdahale"ye karşı olduklarını deklare ettiler. G-8'e katılmayı reddettiler. BOP karşıtı bir cephe oluşturdular ve Arap Birliği başkanlığını sürdüren Tunus da bu karşı cepheye dahil olduğunu açıkladı.

İran zaten Suriye'yle birlikte ilk hedef olarak kendilerinin olduğunu çok yakından bildiği için bu işlere teşne olacak değil.

Bırakınız bölge ülkelerini Fransa Devlet Başkanı Chirac bile Ortadoğu ve Kuzey Afrika'nın "demokrasi misyonerleri"ne ihtiyacı olmadığının altını çizmek durumunda kaldı.

Böyle bir atmosferde Erdoğan'ın soyunduğu işe bakın siz.

ABD, kendi Haçlı emellerine alet ederek Türkiye'yi mahallesinde "izole" ediyor. Bölgedeki uyumumuzu kaşıyor.

İşgalcı ABD'nin BOP'unda Erdoğan, kimlerle beraber duruyor baksanıza, Allah aşkına... Amerika'nın Afganistan'daki kuklası Hamid Karzai'nin, Ürdündeki kralcık çömezi Abdullah'ın, işgal altındaki Irak'taki uşağı Gazi el Yaver'in... Türkiye bu seviyeye mi düşürülmeliydi?

Bunlar mı bölge devletlerin temsilcileri, bunların katkısı mı yerel katkı! Haşa ve kella; bunların Amerikan taşeronluğundan gayrı yaptıkları bir iş oldu mu şimdiye kadar, var mı kendilerine ait hayırlı bir işleri?

Demokrasiye kurban olsunlar hepsi!

Hadi onlardan biri Bush'un kuklası, diğeri çömezi, diğeri kral oğlanı, Erdoğan hangi tür "demokratik ortak" sıfatla onların yanında duruyor?

Karzai mi, Kral Abdullah mı, Gazi el Yaver mi, ülkelerinde hangisi temsil ediyor demokrasiyi, hangisi "demokratik katkı"da bulunacak?

Kimisi Amerikan uçurtmasıyla geldi o koltuklara, kimisi Amerikan kaydırmasıyla, kimisi Bush kayırmasıyla...

Bunların şu demokratik görünümleriyle yan yana gelerek Bush'un BOP'una destek vermek, Erdoğan'ın "değişen demokratik anlayışı" ile örtüşüyor mu? Erdoğan, böyle tasmalı bir demokrasiye ne pahasına, ne kadar razı?

Doğru; Bush'un BOP'una göre, Ürdün'lü Abdullah gibi kral da olsan, emme basma tulumba yöntemiyle ABD'nin her dediğine evet dersen, Made in USA tasmalı "demokrat bir kral" olursun...

Doğru; Bush'un BOP'una göre, topraklarında analarında, bacılarının ırzına geçen Amerika'yı can gücüyle kovalamak yerine baş tacı edersen, kan ağlayan Irak'ta "demokratik el Yaver" olursun...

Ama, hani şu bizim Anadolu köylüsünün evladına dediği gibi, vali de olursun, kaymakam da, demokrat da, ama "adam olamazsın adam..."

İngilizler, Hicaz bölgesinden çıkarmak istedikleri Osmanlılara karşı Muhammed bin Abdülvehhab'ı ve Kral Abdullah'ın büyük dedesi Hüseyin bin Ali'yi yine böyle bir BOP'ta kullanıp işleri bitince harcamadılar mı?

Şimdi aynı BOP tezgahını devralan ABD, aynı BOP'u karıştırmıyor mu? İngilizlerin o dönemde kullandıkları piyonların torunlarını şimdi bir başka BOP'ta kullanmak değil mi bu iş?

Bush, demokrasinin BOP'u çıkardı; bizimkiler ayıkmıyor?

O günün ve bugünün oyunlarının öğrenmek isteyenler, aynı zamanda kudretli sosyolog ve akademisyen olan BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler" adlı muhteşem araştırmasını acilen okusunlar.

Bu arada ben de, değerli kardeşim Tolga Özaltun'un Teksas'tan e-maillediği "çuvaldaki müttefik"i andıran "Çukurdaki Temel"in bir fıkrası ile sözümü bağlayayım...

Temel, bir iş müracaatında bulunur ve işe kabul edilir. Ancak kendisinden bazı belgeler istenir. Temel kara kara düşünerek Amerika'dan yeni dönen Dolarcı Dursun'un yanına gelir. Dursun, la uşağum ne duşuneysun, diye sorar.

Pir işe gireceğum, lakin pazi pelgeler istediler. Hepisini anladum da, şu 8 tane fesikaluk fitoğraf istediler, oni anlayamadum. Yani fesikaluk fitoğraf nedur bilmeyrum kisacasi, der.

Dursun, Amerika'da kalmanın verdiği havayla hemen lafa girer: Ben biliyrum sen terd etma; normal fotografun omuzden yokari olanidur.

Peçi, nasil yapacağuz, der dertli Temel.

Dursun biraz düşündükten sonra anlatmaya başlar: Temam!!! Şimdi sen ha bureye, omuzlaruna celecek gedar cukur kazacaksun, içine gireceksun, ben da Amerikan makinemla filmuni çekeceğum. Ben ha şu Amerikan fitograf makinemi alup celeyrum, der ve evine gider. Derken bizim Dolar Dursun iki saat sonra geri döner. Bir de ne görsün: Temel kan ter içinde 8 tane çukur kazmış, bekliyor.

Dursun hayretler içinde atılır: Ula oğlum ne yaptun ya? Ne cerek vardi 8 tane çukure. Pen, 8 tane fitograf makinasi cetirmiştum zaten.

Çuvaldaki Müttefik'in aklı başına geldiği gün; inanın Türkiye, BOP çukurlarında debelenmekten kurtulacak.
 
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.