logo
16 TEMMUZ 2026

Döviz hesapları rekor düzeye ulaştı

15.12.2006 00:00:00
 
Merkez Bankası'nın döviz rezervi 8 Aralık itibariyle 296 milyon dolarlık artışla 58 milyar 484 milyon dolardan 58 milyar 780 milyon dolara çıktı. Döviz rezervinde geçen yılın sonuna göre ise 8 milyar 589 milyon dolarlık artış yaşandı. Döviz rezervi geçen yılın sonunda 50 milyar 518 milyon dolar düzeyinde bulunuyordu. Bankanın geçen hafta 2 milyar 242 milyon dolar olan altın mevcudunda son bir haftalık dönemde ise herhangi bir değişiklik yaşanmadı. Altın ve döviz mevcutlarının toplamından oluşan brüt rezerv 61 milyar 22 milyon dolar olarak gerçekleşti. Son bir haftalık dönemde 296 milyon dolar artış yaşanan döviz rezervinde geçen yılın sonuna göre ise 8 milyar 589 milyon dolarlık artış kaydedildi. Merkez Bankası'nın dış varlıkları ise 8 Aralık itibariyle 62 milyar 368 milyon dolar olarak hesaplandı. Bankanın dış varlıklarında son bir haftalık dönemde 294 milyon, geçen yılın sonuna göre ise 8 milyar 637 milyon dolarlık artış yaşandı. Bankanın döviz fazlası ise 18 milyar 276 milyon dolar olarak hesaplandı. Son bir haftalık dönemde 110 milyon dolarlık artış yaşanan döviz fazlasında geçen yılın sonuna göre 2 milyar 815 milyon dolarlık artış oldu.

Ahbap Derneği soruşturmasında Haluk Levent'in sevk yazısı ortaya çıktı: "Şiddetli suç şüphesini gösteren somut olgular mevcut"

Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma kapsamında haklarında tutuklama talep edilen Haluk Levent'in sevk yazısı ortaya çıktı. Savcılık, dosyada şüphelilerin üzerlerine atılı suçları işlediklerine ilişkin "kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut olguların" bulunduğunu belirterek tutuklama talebinde bulundu

16.07.2026 00:23:00
İHA
 
Ahbap Derneği soruşturmasında Haluk Levent'in sevk yazısı ortaya çıktı: "Şiddetli suç şüphesini gösteren somut olgular mevcut"
Ahbap Derneği soruşturmasında Haluk Levent'in sevk yazısı ortaya çıktı: "Şiddetli suç şüphesini gösteren somut olgular mevcut"
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 25 şüpheli adliyeye sevk edilmişti. Şüphelilerin savcılıktaki işlemleri tamamlandı.

Soruşturma kapsamında Haluk Levent'in yanı sıra Zafer Yay, Emrah Gödeniler, Şehmus Baştuğ, Halil Bostancı, Mehmet Ulu, Abdülcevat Özkan, Kemal Öztünç, Erhan Dökmeci, Yusuf Can Ertit, İlker Çetin, Yeliz Kaya, Ece Güner, Sevda Kurt, Nurdan Eriş, Gonca Akdemir, Ali Barış Kaya, Müge Sözen Küçük ve Recep Sancak tutuklanmaları talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti.


Sevk yazısı ortaya çıktı



Öte yandan, yürütülen soruşturma kapsamında haklarında tutuklama talep edilen Haluk Levent'e yönelik savcılığın sevk yazısı ortaya çıktı. Savcılık tarafından hazırlanan sevk yazısında, soruşturma kapsamında elde edilen delillere yer verildi. Sevk yazısında, 2023 yılında yaşanan deprem felaketinin ardından Ahbap Derneği'ne yapılan bağışların yönetim sürecine ilişkin şüphelerin oluştuğu belirtilerek, soruşturma kapsamında elde edilen bulguların Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporundaki tespitlerle desteklendiği ifade edildi.


Derneğin mal varlığının eksiltildiğine ilişkin somut tespitler yapıldı



Ahbap Derneği'nin mal varlığının eksiltildiğinin aktarıldığı sevk yazısında, derneğe ait bazı taşınmazların elden çıkarıldığına ilişkin somut tespitler yapıldığı belirtildi. Yazıda, derneğe yapılan bağışlar ile bütçeden gerçekleştirilen harcamalara ilişkin MASAK incelemeleri ve delil toplama işlemlerinin çok yönlü şekilde sürdüğü kaydedildi.

Öte yandan, dosyadaki mevcut delil durumu, suçların niteliği ve diğer şüphelilerin üzerlerine atılı suçları işlediklerine ilişkin şiddetli suç şüphesini gösteren somut olgular bulunduğunun da belirtildiği yazıda, Haluk Levent'in tutuklanmasına karar verilmesi talep edildi.

FETÖ/PDY soruşturmalarında 720 bin 580 kişiye adli işlem yapıldı

Adalet Bakanlığı, bu zamana kadar FETÖ/PDY ile ilgili yürütülen soruşturmalarda 720 bin 580 kişiye adli işlem yapıldığını açıkladı.

15.07.2026 20:34:00
İhlas Haber Ajansı
 
FETÖ/PDY soruşturmalarında 720 bin 580 kişiye adli işlem yapıldı
FETÖ/PDY soruşturmalarında 720 bin 580 kişiye adli işlem yapıldı
Adalet Bakanlığı, bu zamana kadar FETÖ/PDY ile ilgili yürütülen soruşturmalarda 720 bin 580 kişiye adli işlem yapıldığını açıkladı.

FETÖ'nün hain darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçti. Adalet Bakanlığı, yaptığı yazılı açıklamada bu süre zarfında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilgili yürütülen soruşturmalarda 720 bin 580 kişiye adli işlem yapıldığını, bu kişilerden 127 bin 102'si hakkında mahkumiyet kararı verildiğini belirtti. Ayrıca bakanlık, 124 bin 861 kişi hakkında ise beraat kararı verildiğini kaydetti.

"FETÖ/PDY ile ilgili yürütülen soruşturmalarda 720 bin 580 kişiye adli işlem yapıldı"



Açıklamada, darbe teşebbüsünün üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen yargılanmaların hala devam ettiği belirtilerek, "FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilgili yürütülen soruşturmalarda 720 bin 580 kişiye adli işlem yapılmıştır. Soruşturma ve yargılamalarda 83 bin 836 kişi hakkında dava ve soruşturmalar derdesttir. Bu kişilerden 54 bin 27'si hakkında soruşturma; 29 bin 809'u hakkında ise yargılamalar ilk derece mahkemeleri nezdinde devam etmektedir. Soruşturma ve yargılamalarda 636 bin 744 kişi hakkında karar verilmiştir: 127 bin 102 kişi hakkında mahkumiyet, 124 bin 861 kişi hakkında beraat, 11 bin 107 kişi hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması, 373 bin 642 kişi hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, 32 kişi hakkında ise diğer karar türlerinden verilmiştir" denildi.

"Şüpheli ve sanıklardan 193 bin 82'si hakkında adli kontrol kararı verilmiştir"



"Şüpheli ve sanıklardan 193 bin 82'si hakkında adli kontrol kararı, 33 bin 837'si hakkında ise yakalama kararı verilmiştir" denilen açıklamada, "119 bin 407 sanık hakkında verilen hükümler kesinleşmiş olup bu kararlardan; 34 bin 408'i mahkumiyet, 84 bin 999'u beraat kararlarından oluşturmaktadır. Uygulanan Tedbir Durumları 482'si tutuklu, 368'i hükümözlü, 9 bin 634'ü hükümlü olmak üzere toplam 10 bin 484 kişi ceza infaz kurumlarında bulunmaktadır. Ceza İnfaz Kurumlarındaki 10 bin 884 kişinin bin 242'sini kadın, 9 bin 242'sini erkekler oluşturmaktadır. Bu kişilerin meslek dağılımlarına bakıldığında; 20'si Danıştay ve Yargıtay Üyesi, 153'ü Hakim ve Savcı, 57'si Avukat, 21'i CTE Personeli (İ.K.M ve Kurum Müdürü), 106'sı Tuğgeneral ve üst rütbeliler, 3 bin 27'si albay ve alt rütbeliler, 17'si Kaymakam/Vali Yardımcısı, 366'sı Emniyet Müdürü ve Emniyet Amiri, bin 406'sı öğretmen, 671'i Polis, 83'ü Doktor, 70'si er/erbaş, 310'u askeri öğrenci, 4 bin 177'sinin diğer meslek gruplarında oldukları belirtilmiştir" ifadeleri kullanıldı.

"1 buçuk milyonun üzerinde vatandaşımız devlet eliyle korunmuştur"



10 yıl boyunca savcılıklara intikal eden 1 milyon 999 bin 434 ihbar dosyasından 1 milyon 561 bin 489'unda "Soruşturma Yapılmasına Yer Olmadığı Kararı" verildiği belirtilen açıklamada şunlar kaydedildi:

"289 Fiili Darbe Davasının tamamı ilk derece mahkemeleri nezdinde karara bağlanmış olup bu davalarda verilen kararlara bakıldığında, bin 634 kişi hakkında ağırlaştırılmış müebbet, bin 366 kişi hakkında müebbet, bin 891 kişi hakkında süreli hapis cezası olmak üzere toplamda 4 bin 891 kişi hakkında mahkumiyet; 2 bin 870 kişi hakkında ise beraat kararı, 964 kişi hakkında ise ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir. 4 bin 891 sanık hakkında verilen mahkumiyet kararlarında sanıkların meslek dağılımına bakıldığında; 85 general, bin 116 subay, 266 astsubay, 56 uzman çavuş, 6 polis memuru, 12 er, 61 askeri öğrenci ve 32 sivil kişi olmak üzere toplamda bin 634 kişiye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmiştir.

24 general, 536 subay, 181 astsubay, 170 uzman çavuş, 9 polis memuru, 92 er, 352 askeri öğrenci ve 2 sivil olmak üzere toplamda bin 366 kişiye müebbet hapis cezası verilmiştir. 26 general, 776 subay, 323 astsubay, 427 uzman çavuş, 156 polis memuru, 45 er, 106 askeri öğrenci, 31 sivil kişi ve 1 mülki amir olmak üzere toplamda bin 891 kişiye süreli hapis cezası verilmiştir. Karar verilen 289 Fiili Darbe davasından 273'ü temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderilmiş, 241'i Yargıtay tarafından onanmış, 16'sı bozulmuş, 16'sının Yargıtay'da incelenmesi devam etmektedir. Davaların 2'si istinaf incelemesinde olduğu, diğerler 14 dava ilk derece mahkemesi nezdinde verilen çeşitli kararlar ile kesinleşmiştir.

Lekelenmeme Hakkı kapsamında; 25 Ağustos 2017 tarihinde kanunlarımızda çok önemli bir reform yapılarak 'Lekelenmeme Hakkı' yasal bir güvence haline getirilmiştir. Ceza Muhakemesi Kanunumuza eklenen bu koruyucu mekanizma sayesinde; kişisel husumetlerle, soyut ya da ihbar sistemini kötüye kullanmayı amaçlayan art niyetli iddiaların önüne set çekilmiştir. Dürüst vatandaşlarımızın haksız yere 'şüpheli' sıfatı alması ve toplum nezdinde haksız yere yıpratılmasının önüne geçilmiş olup kanuni düzenlemenin yürürlüğe girdiği günden bu yana 30 Haziran 2026 tarihi itibariyle Savcılıklarımıza intikal eden 1 milyon 999 bin 434 ihbar dosyasından, yapılan son derece titiz ön incelemeler neticesinde 1 milyon 561 bin 489'unda 'Soruşturma Yapılmasına Yer Olmadığı Kararı' (SYOK) verilmiştir. Yani, 1 buçuk milyonun üzerinde vatandaşımız, asılsız ithamlarla adli sisteme dahil edilmeden, adliyelerde şüpheli olarak kaydedilmeden ve isimlerine en küçük bir leke sürülmeden devlet eliyle korunmuştur."

Ama siyasi ayağı bulunamadı!

Güzelbahçe'de Belediye Başkanı'nın gözaltındaki oğlu, gelini ve kardeşi için karar

Güzelbahçe Belediyesinde yürütülen "rüşvet" ve "irtikap" soruşturması kapsamında gerçekleştirilen ikinci dalga operasyonda gözaltına alınan, tutuklu Belediye Başkanı Mustafa Günay'ın oğlu, gelini ve kardeşi serbest bırakıldı

15.07.2026 12:30:00 / Güncelleme: 15.07.2026 12:36:02
AA
 
Güzelbahçe'de Belediye Başkanı'nın gözaltındaki oğlu, gelini ve kardeşi için karar
Güzelbahçe'de Belediye Başkanı'nın gözaltındaki oğlu, gelini ve kardeşi için karar
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmanın 26 Mayıs'taki ilk dalgasında, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve örgüte üye olma, rüşvet, görevi kötüye kullanma ve imar kirliliğine neden olma" suçlamalarıyla Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay ile İmar ve Şehircilik Müdürü Özgür Bayraktar gözaltına alınmış ve çıkarıldıkları nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanmıştı. İçişleri Bakanlığı, 27 Mayıs'ta yaptığı açıklama ile tutuklanan Belediye Başkanı Mustafa Günay'ın "geçici bir tedbir olarak" görevden uzaklaştırıldığını duyurmuştu. Aynı operasyonda gözaltına alınan Günay'ın eşi Nermin Günay ile eski Güzelbahçe Belediye Başkanı Özden Mustafa İnce'nin de aralarında bulunduğu diğer 5 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Güzelbahçe Belediyesinde "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "rüşvet" ve "irtikap" suçlarına yönelik yürütülen soruşturmada yeni gelişmeler yaşandı. Edinilen bilgiye göre, 26 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilen ilk operasyonun ardından derinleştirilen soruşturmada, MASAK verileri üzerinde analiz ve incelemeler yapıldı. Yapılan çalışmalar sonucunda örgütlü şekilde rüşvet ve irtikap suçlarına karıştığı değerlendirilen toplam 7 şüpheli daha belirlendi. Şüphelilerden birinin hâlihazırda tutuklu olduğu tespit edildi. Savcılığın talimatıyla 14 Temmuz 2026 tarihinde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, tutuklu Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay'ın oğlu Ahmet Günay, gelini İmran Kübra Günay ve kardeşi Hüseyin Günay ile bir şüpheli daha gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan başkanın 3 yakını ve diğer şüphelinin serbest bırakıldığı öğrenildi.

Dosya kapsamında firari durumda olan 2 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların ise emniyet güçlerince aralıksız sürdürüldüğü bildirildi.

Mahkemeden mehir davasında emsal karar: 150 gram altın ödenecek

Giresun'da dini nikâh sırasında taahhüt edilen 150 gram altın mehir, boşanmanın ardından mahkemeye taşındı

15.07.2026 12:08:00
Haber Merkezi
 
Mahkemeden mehir davasında emsal karar: 150 gram altın ödenecek
Mahkemeden mehir davasında emsal karar: 150 gram altın ödenecek
Giresun'da dini nikâh sırasında taahhüt edilen 150 gram altın mehir, boşanmanın ardından mahkemeye taşındı. Eşinin vaat ettiği altınların ödenmediğini öne süren kadın, imzalı mehir senedini delil olarak mahkemeye sundu. Mahkeme, belgeyi geçerli kabul ederek kadına 150 gram altın ödenmesine hükmetti.
Giresun'da boşanan bir kadın, dini nikâh sırasında kendisine verilmesi taahhüt edilen 150 gram altının ödenmediği gerekçesiyle yargıya başvurdu.
Yaklaşık beş yıl önce resmi nikâhın ardından dini nikâh kıyan çift, mehir konusunda yazılı bir belge düzenledi. Tarafların imzasını taşıyan belgede, kadına 150 gram altın verileceği taahhüt edildi.

Mahkemede delil olarak kabul edildi
İddiaya göre, evlilik süresince vaat edilen altınlar kadına teslim edilmedi.
Boşanmanın ardından kadın, mehir senedinden doğan alacağının tahsili için dava açtı.
Davacı, üzerinde her iki tarafın da imzasının bulunduğu mehir senedini mahkemeye delil olarak sundu.
Mahkeme, imzalı belgeyi geçerli delil kabul ederek, davalı erkeğin 150 gram altını kadına ödemesine karar verdi.
Davacı kadının avukatı, kararın en önemli dayanağının mehir vaadinin yazılı ve imza altına alınmış olması olduğunu belirtti.
Avukat, Türk Medeni Kanunu'na göre kadınların evlilikten doğan haklarını elde edebilmesi için resmi nikâhın şart olduğunu hatırlatarak, "Eğer bir mehir alacağı olarak vaatte bulunulduysa bunun mutlaka imza altına alınmış olması ve bu imzanın orada tanıklar tarafından yapılmış olması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Demokrasi Zaferinin 10. yılı: Türkiye şehitlerini anıyor

Türkiye, modern tarihinin en karanlık gecelerinden birine karşı kazandığı şanlı zaferin 10. yılında tek yürek oldu. Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından 15 Temmuz 2016'da gerçekleştirilen hain darbe girişiminin üzerinden tam on yıl geçti

15.07.2026 09:09:00 / Güncelleme: 15.07.2026 09:24:52
Haber Merkezi
 
Demokrasi Zaferinin 10. yılı: Türkiye şehitlerini anıyor
Demokrasi Zaferinin 10. yılı: Türkiye şehitlerini anıyor
Ülkenin dört bir yanında milyonlarca vatandaş, milli iradeyi canı pahasına koruyan 253 şehidini rahmetle anarken, demokrasiye kurulan bu hain kumpası bir kez daha lanetliyor. 
 
Sivil halkın tankların önüne yattığı, silahlara göğüs gerdiği o tarihi direnişin onurlu mirası, yurdun her köşesinde düzenlenen törenlerle yaşatılıyor.
 

Milli irade zaferinin onuncu yılında tek yürek Türkiye

 
Hain kalkışmanın 10. yıl dönümünde anma etkinlikleri günler öncesinden başladı. Demokrasi mücadelesinin en sembolik noktalarından biri olan ve o gece vatandaşların canları pahasına darbeci askerleri etkisiz hale getirdiği 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne dev bir Türk bayrağı asıldı.
 
Ülke genelinde bisiklet turları, paneller ve sempozyumlar düzenlenirken, hain darbe girişimi sırasında iki kez bombalanan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki (TBMM) resmi anma programlarının saat 12.30 itibarıyla başlayacağı bildirildi.
 
İstanbul'da ise anma etkinlikleri kapsamında düzenlenen "15 Temmuz Demokrasi ve Şehitleri Anma Koşusu" nedeniyle ulaşımda geçici düzenlemelere gidildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, etkinlik dolayısıyla köprüyü çift yönlü olarak trafiğe kapattı.
 
Yapılan açıklamaya göre trafiğe kapatılan noktalar ve alternatif güzergâhlar şu şekildedir:
 
Kapatılan yollar: D-100 güney yol Beşiktaş-Sarıyer ayrımları mevkisi ile D-100 kuzey yol Ümraniye-Altunizade ayrımları mevkisinde trafik akışı tamamen durduruldu.
 
Beşiktaş bölgesi: Barbaros Bulvarı Sait Çiftçi köprü katılımı, Sait Çiftçi Varyant üstü köprü katılımı, Yıldız Posta Caddesi Gayrettepe D-100 güney katılımı, Barbaros Bulvarı Zincirlikuyu D-100 güney katılımı ve Barbaros Bulvarı'ndan Sarıyer istikametine D-100 kuzey katılımı trafiğe kapatılan noktalar arasında yer aldı.
 
Üsküdar bölgesi: Beylerbeyi'nden köprüye katılım, Kısıklı Caddesi'nden köprüye katılım, Altunizade Kavşağı ve Tophaneli Caddesi köprü katılım yolları araç geçişine kapatıldı.
 
Açılış saati: Köprü ve bağlantılı tüm yollar, etkinliklerin tamamlanmasının ardından saat 15.00'ten itibaren yeniden trafiğe açılacak.
 
İstanbul Valiliği kararı doğrultusunda toplu taşımada da önemli bir düzenleme yapıldı. Saat 03.00'ten itibaren Metrobüs seferleri, Zincirlikuyu ile Söğütlüçeşme istasyonları arasında Fatih Sultan Mehmet Köprüsü güzergâhı üzerinden gerçekleştirilmeye başlandı. Bu süreçte 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Burhaniye, Altunizade, Acıbadem, Uzunçayır ve Fikirtepe istasyonları geçici olarak yolcu iniş ve binişlerine kapatıldı.
 

Hafıza tazeleyen sergiler ve unutulmayan direniş

 
15 Temmuz ruhunun gelecek nesillere aktarılması ve uluslararası alanda da doğru anlaşılması amacıyla önemli kültür etkinliklerine imza atıldı. Bu kapsamda hazırlanan "Hafıza ve Hatıra 15 Temmuz" fotoğraf sergisi, eş zamanlı olarak İstanbul Havalimanı Dış Hatlar Gidiş Terminali ile İzmir Adnan Menderes Havalimanı İç Hatlar Giden Yolcu Terminali'nde kapılarını ziyaretçilere açtı.
 
Serginin açılışında konuşan İstanbul Havalimanı Mülki İdare Amiri Vali İlker Haktankaçmaz, milletin geleceğini doğrudan tehdit eden bu sinsi darbe teşebbüsünün asla unutulmaması gerektiğinin altını çizdi. 
 
Haktankaçmaz, Türk milletinin vatan söz konusu olduğunda göstereceği refleksi şu sözlerle özetledi:
 
"Bizler bu milletin evlatları olarak gerektiğinde canımızı hiçe sayarak 15 Temmuz gecesi bu milletin bütün fertlerinin yaptığı gibi sokağa çıkmasını da biliriz."
 

Karanlık geceden aydınlık sabaha: Saat saat ihanet ve direniş

 
O kara gecede, FETÖ'cü hainlerin karanlık planları ile aziz Türk milletinin yazdığı kahramanlık destanı şu şekilde gelişti:
 
22.00 – Tanklar sahneye çıktı: İstanbul'da Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet Köprüleri, darbeci askerler ve askeri araçlar tarafından tek taraflı olarak kapatıldı. Aynı dakikalarda Ankara semalarında F-16 savaş jetleri alçak uçuş yaparak halk üzerinde korku iklimi yaratmaya çalıştı.
 
23.00 – İlk resmi açıklama: Dönemin Başbakanı Binali Yıldırım televizyon kanallarına bağlanarak tarihi bir açıklama yaptı. Yıldırım, yaşananların "TSK içinde bir grubun kalkışma girişimi" olduğunu belirterek, bu kanunsuz girişime asla izin verilmeyeceğini tüm dünyaya ilan etti.
 
02.42 – TBMM bombalandı: Gözü dönmüş darbeciler, milletin egemenliğinin tecelligahı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni (TBMM) savaş uçaklarıyla bombaladı. Milletvekilleri sığınaklara inerek genel kurulu terk etmedi ve milli iradeye son ana kadar sahip çıktı.
 
06.40 – İlk teslim olmalar ve kırılma noktası: Boğaziçi Köprüsü'nü işgal eden darbeci askerlerin silahlarını bırakarak teslim olması, hain kalkışmanın kırıldığının ve milletin zaferinin en somut ilanı oldu.
 

Kahramanlar ve demokrasi mirası

 
15 Temmuz gecesi, Özel Kuvvetler Komutanlığı'nı ele geçirmeye çalışan darbeci general Semih Terzi'yi alnından vurarak darbenin seyrini değiştiren kahraman Astsubay Ömer Halisdemir gibi yiğitlerin yazdığı destanlarla doludur. Vatan sevgisinin çelikten bir kalkana dönüştüğü o gecede Türkiye çok ağır bedeller ödedi:
 
Şehit sayımız: 253 (184 Sivil, 63 Polis, 6 Asker)
Gazi sayımız: 2.740'ın üzerinde
Hukuki süreç: Yüz binlerce terör örgütü üyesi adalete teslim edildi.
 
O gece sokaklara dökülen milyonlarca insan; hiçbir siyasi, sosyal veya ideolojik ayrım gözetmeksizin sadece ve sadece vatan sevgisiyle birleşti. Ellerinde ağır silahlar, tanklar ve uçaklar olan darbecilere karşı göğüslerini siper eden sivil halk, dünya demokrasi tarihine altın harflerle geçecek bir sivil direniş gerçekleştirdi.
 
Bu eşsiz zaferin mirasını yaşatmak amacıyla, 29 Ekim 2016'da çıkarılan kanunla 15 Temmuz günü resmi tatil ilan edilerek "Demokrasi ve Milli Birlik Günü" adını aldı. Türkiye Cumhuriyeti, her yıl 15 Temmuz'da şehitlerini rahmet ve minnetle anarken; milli iradenin, bağımsızlığın ve demokrasinin hiçbir güç tarafından geçilemeyecek sarsılmaz bir kale olduğunu tüm dünyaya haykırmaya devam ediyor.

"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına ilişkin 23 şüpheli adliyede

"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına yönelik yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 23 şüpheli adliyeye sevk edildi

15.07.2026 08:50:00
AA
 
"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına ilişkin 23 şüpheli adliyede
"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına ilişkin 23 şüpheli adliyede

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen, aralarında derneğin kurucusu olan şarkıcı Haluk Levent'in de yer aldığı 24 şüphelinin İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ndeki işlemleri tamamlandı.

Şüphelilerden 23'ü Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilirken, 1'i işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

Öte yandan, jandarma ekiplerince gözaltına alınan 17 şüphelinin ise işlemleri sürüyor.

Operasyon

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "nitelikli dolandırıcılık" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarının önlenmesi ile şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürütülmüştü.

Bu kapsamda, Ahbap Derneği çalışanlarına yönelik hazırlanan MASAK raporları, hesap hareketleri incelemeleri ile teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda, şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz yüksek tutarlı para hareketlerinin bulunduğu, aralarında yüksek miktarlı para transferleri gerçekleştirildiği, şans oyunları hesaplarına yüksek meblağlarda para aktararak bahis oynadıkları ve bu yolla yüksek miktarlarda para kaybettikleri, ayrıca kısa süre içerisinde aralarında zincirleme şekilde çok sayıda tapu devir işlemi gerçekleştirdikleri tespit edilmişti.

Yürütülen soruşturma kapsamında, Ahbap Derneği üyesi ve dernek çalışanlarıyla bağlantılı olduğu belirlenen aralarında derneğin kurucusu olan şarkıcı Haluk Levent'in de yer aldığı 17 şüpheli, 12 Temmuz'da düzenlenen operasyonla gözaltına alınmıştı. Çalışmaların devamında 7 zanlı daha yakalanmıştı.

İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla'da düzenlenen eş zamanlı operasyonda ise 17 şüpheli daha gözaltına alınmıştı. 

TÜBİTAK Fen Lisesi 'en iyilerin en iyisi'ni alacak


 
 
TÜBİTAK Fen Lisesi'nin özel sınavı 18 Temmuz Cumartesi günü 24 ilde eş zamanlı gerçekleştirilecek. Bşavuruları 15 Temmuz akşamında sona erecek sınava, LGS'de yüzde 1'lik dilime giren öğrenciler müracaat edebilecek.

15.07.2026 01:45:00
HABER MERKEZİ/AA
 
 TÜBİTAK Fen Lisesi 'en iyilerin en iyisi'ni alacak
 TÜBİTAK Fen Lisesi 'en iyilerin en iyisi'ni alacak

Milli Eğitim ile Sanayi ve Teknoloji bakanlıklarının işbirliğiyle TÜBİTAK bünyesinde kurulan ve Türkiye'nin en yetenekli gençlerini bilim ve araştırma odaklı bir ekosistemde buluşturan TÜBİTAK Fen Lisesi, yeni öğrencilerini beklerken okulun özel sınavı 18 Temmuz'da 24 ilde gerçekleştirilecek. TÜBİTAK Fen Lisesi'ne 2026-2027 eğitim ve öğretim yılı için 90 öğrenci alınacak.
TÜBİTAK Fen Lisesi, lise çağındaki gençlerin sadece teorik eğitimle sınırlı kalmayıp Türkiye'nin en köklü araştırma kurumlarıyla kampüs ortamında iç içe yetişmelerine olanak tanıyarak Milli Teknoloji Hamlesi'nin ihtiyacı olan bilimsel insan kaynağının oluşmasına katkı sunuyor.

LGS'de yüzde 1'e girenler sınava alınacak

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın sonuçlarının duyurulmasının ardından yüzde 1'lik dilimde yer alan öğrencilerin okul için başvuru yapabileceklerini belirterek, adayların akademik başarının yanı sıra özel bir sınavından geçeceklerini söyledi. LGS'de yaklaşık 9 bin 500 öğrenci yüzde 1'lik dilimde yer aldı.

Sınav 24 ilde yapılacak

TÜBİTAK Fen Lisesi Okul Özel Sınavı'nın 18 Temmuz Cumartesi günü saat 10.00'da gerçekleştirileceğini bildiren Aydın, sınava ilişkin şu bilgileri verdi: "Sınavımız 100 dakika sürecek ve çoktan seçmeli 50 sorudan oluşacak. Bu soruların 10'u bilgisayar, 10'u matematik ve 30'u fen bilimleri alanında olacak. Öğrencilerimizin bu temel bilimlerdeki yetkinliklerini ölçmeyi hedefliyoruz. Başvurular 15 Temmuz akşamına kadar devam ediyor. Sınavımız ise ülkemizin dört bir yanındaki öğrencilerimize ulaşabilmek amacıyla 24 farklı il 25 farklı merkezde eş zamanlı uygulanacak."
Okulun yatılı imkanlarının farklı şehirlerden gelen öğrenciler için büyük avantaj sağladığını vurgulayan Aydın, ailelerin çocuklarını güvenle emanet edebilecekleri, öğrencilerin ise kendilerini her anlamda geliştirebilecekleri sportif ve kültürel alanların kampüste mevcut olduğunu kaydetti.

Bilime meraklı olanlar tercih ediyor

Aydın, TÜBİTAK Fen Lisesi bünyesinde modern laboratuvarların bulunduğunu dile getirerek, şu değerlendirmede bulundu: "Bilime merakı en üst seviyede olan öğrencilerimiz bu okulu tercih ediyor. Geleceğin bilim insanlarını, araştırma liderlerini, ülkemizin Milli Teknoloji Hamlesi'ne liderlik edebilecek bilgi, beceri, yetkinlik ve aynı zamanda özgüvene sahip öğrenciler olarak yetiştiriyoruz. Bu ortam onları hem ulusal çapta hem de uluslararası çapta yarışmalara hazırlıyor." 

Bu yıl ABD'nin darbe girişimindeki rolünden bahseden yok!


 
 
15 Temmuz ihanetinin darbe planı ABD'de şekillenmişti. Darbeye giden yolda çoğu ABD'de olmak üzere 23 toplantı yapılmıştı. Ancak bu yıl 15 Temmuz eksenli toplantılarda ABD'nin darbedeki rolüne hiç yer verilmemesi dikkat çekti. Oysa kilit FETÖ'cüler hala daha ABD'de bulunuyor, ABD makamları tarafından korunuyor, bu ülkede ekonomik faaliyetlerini sürdürüyor!

15.07.2026 01:29:00 / Güncelleme: 15.07.2026 01:38:40
Haber Merkezi/AA
 
Bu yıl ABD'nin darbe girişimindeki rolünden bahseden yok!
Bu yıl ABD'nin darbe girişimindeki rolünden bahseden yok!

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimine giden karanlık planı, 1 Kasım 2015 seçimlerinde sandıkta umduğunu bulamayan elebaşı Fetullah Gülen'in talimatıyla başlayan ve sivil imamlar ile cuntacı askerlerin Ankara, İstanbul ve Pensilvanya üçgeninde 8 ay boyunca yürüttüğü gizli toplantı trafiğiyle şekillendirdiği belirlendi.

Örgütün bürokrasideki gücünü siyasete tahvil etme girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, elebaşı Gülen "darbe" talimatını verdi. 14-15 Kasım 2015'te Pensilvanya'da gerçekleştirilen ilk planlama toplantısının ardından ihanet şebekesinin çekirdek kadrosu oluşturuldu. FETÖ'nün "sivil imamları" Adil Öksüz ve Kemal Batmaz öncülüğündeki cunta heyeti, Ankara, İstanbul ve ABD'nin Pensilvanya eyaletindeki örgüt karargahı arasında mekik dokuyarak darbe planına son şeklini verdi.

Adil Öksüz'ün ABD ziyareti sonrası şekillenen cuntacı heyette, Kemal Batmaz, Hakan Çiçek, Nurettin Oruç, Harun Biniş ve Özcan Aytuluner yer aldı. Bu heyet, askeri kanattaki örgüt mensuplarıyla koordinasyonu sağlamak üzere ilk temasları 27-31 Aralık 2015'te Ankara'da gerçekleştirdi. Toplantının raporu vakit kaybetmeksizin Öksüz ve Batmaz tarafından Pensilvanya'ya götürülerek elebaşının onayına sunuldu. Darbe hazırlığı, 2016'nın ilk aylarında hızlandı. Ocak ve Martta Ankara'da belirlenen hücre evlerinde rütbeli askerlerin katılımıyla seri toplantılar düzenlendi.

MİT bu toplantılardan haberdar değil miydi?

Ankara'da gizlilik kurallarına riayet edilerek sürdürülen toplantılar, 30 Mart, 5 Mayıs, 27 Mayıs, 4 Haziran ve 15 Haziran'da da devam etti. Planlamanın son haline yaklaşılırken Adil Öksüz, Kemal Batmaz ve Nurettin Oruç, 20-25 Haziran 2016'da yeniden Pensilvanya'ya uçarak nihai harekat planına ilişkin son talimatları alıp Türkiye'ye döndü. Temmuz ayına girildiğinde hazırlıklar artık tamamlanma aşamasına geldi. Adil Öksüz başkanlığında, 6-7-8-9 Temmuz 2016'da Ankara'daki kiralık bir villada dört gün boyunca aralıksız toplantılar yapıldı. Hava ve kara kuvvetlerinden katılan rütbeli hainlerle gerçekleştirilen bu toplantılarda, Ankara ve İstanbul'da hangi stratejik noktaların işgal edileceği, hangi kamu görevlilerinin derdest edileceği, kullanılacak askeri araç, helikopter ve jetlerin planlaması gibi son rötuşlar yapıldı.

İhanet girişimine günler kala, Adil Öksüz ve Kemal Batmaz 12 Temmuz'da son kez Pensilvanya'ya giderek elebaşı Gülen ile "Darbe Hazırlıkları Son Değerlendirme" toplantısını gerçekleştirdi. 13 Temmuz'da İstanbul'a dönen "sivil imamlar", sahada son kontrolleri başlattı. Bu kapsamda 12-15 Temmuz'da İstanbul Maltepe Kışlası, Hava Harp Okulu ve Hava Harp Akademisi'nde darbeci subaylarla son koordinasyon toplantıları yapıldı. Görev yeri olmamasına rağmen çok sayıda general ve rütbeli asker o günlerde Hava Harp Okulu'nda hazır bulundu.

ABD neden sorgulanmıyor?

15 Temmuz darbe girişiminde ABD'nin rolü açık... 
1. O tarihten bu yana ABD, elebaşı Gülen dahil tek bir FETÖ'cüyü Türkiye'ye iade etmedi.
2. FETÖ, ABD'de istediği gibi faaliyette bulundu. Okulları faal, ticari işletmeleri halen aktif...
3. ABD İstihbaratı, kilit konumdaki FETÖ'cüleri korumaya devam ediyor. 
4. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sık sık "dostum" diye hitap ettiği ABD Başkanı Trump da sıra FETÖ'ye gelince Türkiye'nin taleplerini kulak ardı ediyor! 
5. FETÖ Türkiye'de ve bazı ülkelerde güç kaybetse de, ABD sayesinde hem ABD'de hem de pek çok ülkede capcanlı!


FETÖ davalarının bilançosu


 
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine ilişkin açılan 289 davanın tamamı ilk derece mahkemelerince karara bağlandı. Sanıklardan 1634'ü ağırlaştırılmış müebbet, 1366'sı ise müebbet hapse mahkum edildi.

15.07.2026 01:26:00
HABER MERKEZİ/AA
 
 FETÖ davalarının bilançosu
 FETÖ davalarının bilançosu

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine ilişkin açılan 289 davanın tamamı ilk derece mahkemelerince karara bağlandı. Soruşturmaların tamamlanmasının ardından darbe girişimini planlayan ve organize eden FETÖ'nün sivil imamları ve sözde "Yurtta Sulh Konseyi" üyelerinin de arasında olduğu sanıklar hakkında 289 dava açıldı. Davaların tamamı yerel mahkemelerce karara bağlandı. Sanıklardan 4 bin 891'i ceza aldı. Sanıklardan 1634'ü ağırlaştırılmış müebbet, 1366'sı ise müebbet hapse mahkum edilirken, 1891 sanığa da süreli hapis cezaları verildi.

Mahkemeler 2 bin 870 sanık hakkında beraat kararı verirken, 964 sanık hakkında ise 'ceza verilmesine yer olmadığına' hükmetti. İlk derece mahkemelerince verilen kararlar temyiz üzerine Yargıtay'a geldi. 241 davayı onayan Yargıtay'ın, diğer dosyalardaki temyiz incelemesi sürüyor.

85 eski general ve amirale ağırlaştırılmış müebbet

Darbe girişiminde bulundukları gerekçesiyle yargılanan ve ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edilen 1634 sanıktan 85'i general ve amiral, 1116'sı subay, 6'sı polis, 32'si sivil, 395'i ise çeşitli rütbelerdeki askerler olarak kayıtlara geçti. Aynı suçlamayla müebbet hapis cezasına çarptırılan 1366 sanıktan 24'ü general ve amiral, 536'sı subay, 9'u polis, 2'si sivil, 795'i de astsubay ve uzman çavuş rütbesindeki askerlerdi.

Darbe davalarında yargılanarak "silahlı terör örgütüne üye olma" ve "anayasal düzeni ihlale yardım" suçundan süreli hapse mahkum edilen 1891 kişiden 26'sı general ve amiral, 776'sı subay, 323'ü astsubay, 156'sı polis, 31'i sivil, 579'u ise diğer rütbelerdeki askeri personel oldu.

İşlem yapılan 720 binden fazla kişiden 373 bini KYOK aldı

FETÖ'nün darbe girişiminin ardından ülke genelinde "silahlı terör örgütüne üye olma" suçlamasıyla 720 bin 580 kişi hakkında işlem yapıldı. İşlem yapılanlardan 54 bin 27'si hakkındaki soruşturma, 29 bin 909'u hakkında da yargılama devam ediyor.

Tamamlanan soruşturma ve yargılamalarda ise yargı makamlarınca 636 bin 744 kişi hakkında karar verildi. Bu kişilerden 127 bin 102 kişi hakkında mahkumiyet, 124 bin 861 kişi hakkında beraat, 11 bin 107 kişi hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verildi. Yargı makamlarınca 373 bin 642 kişi hakkında kovuşturmaya yer olmadığı (KYOK), 32 kişi hakkında ise diğer kararlara hükmedildi.

Tahliye taahhütnamesi ne zaman geçersiz sayılır?

Yargıtay, boş taahhütname ve eş imzası konularında görüşünü değiştirerek bu unsurları geçerli kabul ederken, kira sözleşmesiyle aynı gün imzalanan tahliye taahhütnamesini kesinlikle geçersiz saymaya devam ediyor. Taahhütnamenin en erken kira sözleşmesinden bir gün sonra imzalanması gerekiyor. Avukat Büşra Kiraz, Meltem TV’de konuyu tüm detaylarıyla anlattı

14.07.2026 22:00:00
Haber Merkezi
 
Tahliye taahhütnamesi ne zaman geçersiz sayılır?
Tahliye taahhütnamesi ne zaman geçersiz sayılır?
Kira ilişkilerinde ev sahiplerinin en sık başvurduğu yöntemlerden biri olan tahliye taahhütnamesi, kiracının belirli bir tarihte konutu boşaltacağına dair yazılı taahhütte bulunmasıdır. Bu belge sayesinde ev sahibi, kira sözleşmesinin sona ermesi halinde kiracıyı tahliye etmek için icra yoluyla daha hızlı ve kolay işlem yapabilmektedir. Ancak Yargıtay'ın içtihatları, bu belgenin geçerliliğini sıkı şartlara bağlıyor.

Meltem TV'nin Gayrimenkul Pusulası programında Avukat Büşra Kiraz, Yargıtay'ın tahliye taahhütnamesi konusundaki güncel yaklaşımını değerlendirdi. Kiraz'ın açıklamasına göre Yargıtay, son dönemde "boş taahhütname" (imzalanmadan önce doldurulmamış form) ve evli kiracılarda eşin imzasının bulunması gibi konularda görüş değiştirdi. Bu unsurlar artık geçerli kabul ediliyor.

Ancak Yargıtay'ın tavrında değişmeyen en kritik nokta, taahhütnamenin kira sözleşmesiyle aynı gün imzalanmasıdır. Avukat Kiraz, Yargıtay'ın bu durumda tahliye taahhütnamesini kesinlikle geçersiz saydığını vurguladı. Kiraz'a göre taahhütname, kira sözleşmesinin imzalanmasından en erken bir gün sonra imzalanmalıdır.

Bu kuralın temel gerekçesi, taahhütnamenin kiracının özgür iradesiyle verilmiş olmasını sağlamaktır. Kira sözleşmesiyle aynı anda imzalanan bir taahhütname, kiracının konutu kiralama şartı olarak algılanabilir ve bu durum belgenin hukuki niteliğini zedeler. Yargıtay, bu tür taahhütnamelerin "sözleşmenin eki veya koşulu" niteliğinde görülebileceği gerekçesiyle geçersizliğine hükmetmektedir.

Avukat Büşra Kiraz, programda kiracıların ve ev sahiplerinin bu ayrımı dikkatle gözetmesi gerektiğini belirtti. Aynı gün imzalanan taahhütnamelerin ileride tahliye işlemlerinde sorun yaratabileceğini, ev sahibinin icra takibi başlatamayabileceğini ve konuyu mahkemeye taşımak zorunda kalabileceğini ifade etti. Kiraz, taahhütnamenin ayrı bir belge olarak, sözleşmeden sonraki bir tarihte, tercihen kiracının kendi el yazısıyla ve tarih atılarak hazırlanmasının önemine dikkat çekti.

Bu Yargıtay yaklaşımı, hem kiracıları olası baskılardan korumayı hem de ev sahiplerinin usulüne uygun hazırladığı taahhütnamelerle haklarını güvence altına almayı amaçlıyor. Uzmanlar, kira sözleşmesi imzalanırken tahliye taahhütnamesinin hemen aynı anda alınmamasının, ileride yaşanabilecek hukuki ihtilafları önleyeceğini belirtiyor.

Meltem TV'de Av. Büşra Kiraz'ın açıklamalarıyla gündeme gelen bu konu, özellikle yoğun kira uyuşmazlıklarının yaşandığı dönemde kiracı-ev sahibi ilişkilerinde önemli bir hukuki uyarı niteliği taşıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.