logo
23 HAZİRAN 2026

Dünya fokur fokur kaynadı

31.12.2005 00:00:00
Geride bıraktığımız 2005 yılında dünya tam anlamıyla kazan gibi kaynadı. Yeni yıla Güney Asya'daki büyük tsunami felaketiyle giren dünya, patlamalar, yangınlar, işgaller ve felaketlerle dolu bir yıl geçirdi. Yeni yıla damgasını vuran olaylar; sözde devrimler, sözde seçimler ve sözde liderlerdi OCAK AYITsunami Güney Asya'yı vurdu. 210 bin ölü2005'in Ocak ayı, Güney Asya'yı 26 Aralık 2004'te vuran tsunami felaketi ile başladı. Arkasında, 11 ülkede en az 210 bin ölü bırakan tsunami, uluslararası toplumu harekete geçirdi. Daha doğrusu öyle olduğu zannedildi. Çünkü kameralar önünde  milyon dolarları vadeden zenginlerin gerçekte bunları yerine getirmediği anlaşıldı. İşin ilginç tarafı 210 bin ölüye rağmen cesetlerin kıyısında Noel tatilini geçirmeye devam eden turistlerin varlığı idi!Başbakan Tayip Erdoğan da bölgeye bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaretten geriye kalan hatıra tsunami felaketini yaşayan bir Endonezyalı yöneticinin Erdoğan'a "sayın Başbakan Tsunami kıyıdaki tüm binaları yıktı ama Cami görüyorsunuz ayakta.. Camiyi Allah korudu" sözleri üzerine yediği fırça idi. Başbakan yerel yöneticiyi "çimentodan çalıyorsunuz sonrada Allah Camiyi korudu diyorsunuz" sözleriyle tersledi!                                       Felaketten bir yıl sonra, ölenlerin sayısı hala tam olarak bilinemiyor.9 Ocak : Mahmut Abbas Filistin'e ilk başbakan9 Ocak'ta Filistin, Yaser Arafat'ın sebebi  hala açıklanmayan kuşkulu ölümü üzerine düzenlenen devlet başkanlığı seçimi için sandık başına gitti. Sandıktan Batılı ülkelerin desteğini alan Mahmud Abbas yeni Devlet Başkanı sıfatıyla çıkarken, bölgenin tarihinde Filistin aleyhine yeni bir sayfa  açıldı... Oslo sürecinin de mimarlarından biri olarak kabul edilen ve Filistin yönetiminin ilk başbakanı olan Abbas, arkasına aldığı, ya da önünü açan Batı sayesinde şimdi uluslar arası bir aktör olarak kabul ediliyor. Filistin halkının yurt özlemi ve İsrail ablukası ise tüm hızıyla sürüyor. Telaviv'in Filistine ördüğü Berlin Duvarı ise her geçen gün yeni kilometreler kazanarak ve tüm dünyanın gözünün içine bakarak yükseliyor!20 Ocak : Bush 2. kez Başkanlık koltuğunda                   Ocak ayının 20'nci günü, rakibi John Kerry'yi geride bırakan George Bush yemin ederek Beyaz Saray'daki ikinci dönemine başladı. Seçim öncesinde Amerikan halkı yapılan bir kamuoyu yoklamasına göre Irak'ta nükleer silahlar bulunduğunu zannediyor, BM silah denetçilerinin Beyaz Saray'ı haklı çıkardığına inanıyordu. Böylesine bir dezenformasyon ortamında Bush oylarını daha da artırırken, Amerikan sistemi ve demokrasisinin niteliği de ciddi tartışmalara konu oldu. Ancak mızrak her şeye rağmen Amerikan halkı içinde çuvala sığmıyor. Irak'dan Amerika'ya giden tabut sayısı arttıkça, George Bush'un kamuoyu desteği de  büyük düşüş gösteriyor. Bush'un ekibinde ise fazla bir değişiklik olmadı.. Ülkenin dış politikasını belirleyen bakanlığa, şahin ve sertlik yanlısı görüşleriyle tanınan Condeeleeza Rice atandı. Rice'ın yerine atandığı Powell ise giderayak Irak savaşı konusunda "CIA tarafından aldatıldığını ve bunun hayatının en büyük ayıbı olduğunu" açıklıyordu!30 Ocak: Irak'da işgal altında ilk seçim! Amerika Birleşik Devletleri'nin demokrasi ve özgürlük vaadiyle girdiği ve bu kavramları ne hikmetse bombaların kanatlarında taşıdığı  Irak, 30 Ocak'ta, 275 üyeli parlamentoda sandalye sahiplerini belirlemek üzere sandık başına gitti...Katılımın yüzde 50'den fazla olmadığı seçim günün temel rengi kandı! Tahmin edileceği üzere seçim ABD'nin önceden belirlediği sonuçları beraberinde getirdi. Türkmenler yok sayılırken, Kürt grublar seçimden Amerikan zaferi ile çıkmayı başardı. Talabani Devlet Başkanı olarak Bağdat'a kapağı attı! Barzani ise K.Irak'a Bush'un tanımlaması ile Başkan oldu.Ocak: Turuncu Devrim (Soros) Ukrayna'da!                     Ocak ayında, devlet başkanlığı yemini eden sadece Bush ve Abbas olmadı...Ukrayna'da, aylar süren seçim tartışmalarının ardından,  Victor Yuşçenko, yemin ederek görevine başladı.. Rusya yanlısı Victor Yanukoviç'in 21 Kasım 2004'te düzenlenen devlet başkanlığı ikinci tur seçimini kazandığı ilan edilmişti. Ancak, muhalefet, seçimlerde usulsüzlük yapıldığını belirterek sonuca itiraz etmişti... Turuncu giysiler giyen batı yanlısı Yuşçenko taraftarlarının gösterileri haftalar süren krize damgasını vurmuş, sonuçta Yüksek Mahkeme seçimin tekrarlanmasına karar vermişti. Böylece Yugoslav'ya dan start alan Soros devrimleri Gürcistan'ın ardından Ukrayna'ya ulaşmış oldu! ŞUBAT AYI Şubat: Filistin'de İsrail Barışı2005'in ikinci ayı, İsrail Başbakanı Ariel Şaron ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın Mısır'da ateşkes kararı almasıyla başladı.. Bu ateşkes kararı İsrail ve Batı'yı memnun etse de, Hamas kararın bağlayıcılığının bulunmadığını savundu.14 Şubat: Hariri suikaste uğradı. Hedef Suriye!Tarihler 14 Şubat'ı gösterdiğinde, Lübnan, ülkenin ve Başta Suriye olmak üzere bölgenin geleceğinideğiştiren bir saldırıya hedef oldu. Bomba yüklü araçla düzenlenen saldırıda Lübnan eski başbakanı Refik Hariri ve 18 kişi hayatını yitirdi. Saldırıda Suriye'nin parmağı olduğuna inanan ya da inandırılan Hıristiyan gruplar büyük gösteriler düzenledi. Bu gösterileri bu kez Suriye yanlısı 100 binlerce Lübnanlı'nın katıldığı gösteriler izledi. Sonunda Suriye yanlısı hükümeti istifa etti ve Şam, ABD ve İsrail'in baskısı altında bölgeden asker çekti. Ancak buna rağmen ABD-AB ikilisinin Suriye üzerindeki baskısı sona ermiş değil. Batı Hariri suikastinden yola çıkarak Suriye'yi terbiye (!) etmeye devam ediyor.  Suikast, 2006'da da daha çok konuşulup tartışılacak gibi görünüyor. Çünkü hiçbir aklı başında mantığın Suriye'yi adres göstermediği suikast için Şam hükumeti suçlanmaya devam ediyor.Bu arada Başbakan Erdoğan aynı zamanda önemli bir işadamı olan Hariri'nin ailesini ziyaret ederek başsağlığı diledi. Ziyaretin ardından Türk Telekom'un Hariri'nin şirketlerine satılması altı çizilecek tartışmalara yol açtı!16 Şubat: Kyoto protokülü ABD'siz yürürlülükte Küresel ısınma, yerküremizi tehdit etmeye devam ederken, 16 Şubat'ta, sera etkisi yaratan gazların azaltılmasını öngören Kyoto protokolü, yürürlüğe girdi. Ancak, dünyanın en fazla sera gazı üreticisi Amerika Birleşik Devletleri, Kyoto'yu onaylamaması nedeniyle, protokolün beklenen sonucu yaratmayacağı ifade ediliyor... 20 Şubat: KKTC'de erken genel seçim20 Şubat da, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde erken genel seçim yapıldı... Ve Mehmet Ali Talat'ın liderliğindeki CTP seçimden galip ayrıldı. Ancak tek başına iktidar olamadı... MART AYIMart : Aslan Mashadov şehit düştüMart'ın ilk haftasında ise Çeçen lider Aslan Mashadov'un öldürüldüğü haberi gündeme düştü..  Rusya, Mashadov'un bir özel tim operasyonu sırasında öldürüldüğünü açıkladı. Üstelik bu açıklamayı görüntülerle destakleyerek Çeçen direnişini kırmaya çalıştı! Sonuç... Asırlık direniş devam ediyor. 1 Milyon insanın hürriyet ve İnanç savaşı inanılmaz acılara rağmen devam ediyor!Kırgızistan turuncu devrimi hasarsız atlattı!Kırgızistan'da ise, muhalefet, ilki Şubat ayında, ikincisi de 13 Mart'taki parlamento seçimlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla gösteriler düzenledi.. Gösteriler sonunda yönetimden uzaklaştırılan Devlet Başkanı Askar Akayev, muhalefeti darbe yapmakla suçladı... Kırgızistan turuncu devrimi en azından şimdilik hasarsız atlatmayı başardı.NİSAN AYI2 Nisan: Papa öldü. Misyonerlik propagandası tam gaz!2 Nisan'da, ha bugün ha yarın denilen Katolik dünyasının lideri Papa ikinci Jean Paul, 84 yaşında öldü. Beklenen ölüm ile birlikte tüm dünya kelimenin tam anlamı ile bir Hristiyanlık propagandasına tabii tutuldu. Özellikle görsel medya televizyonlar aracılığı ile Vatikan'ı, Türkiye'de dahil olmak üzere tüm detaylarıyla beyinlere kazıdı! Yani fırsat önceden yazıldığı belli olan bir senaryo çerçevesinde son derece iyi kullanıldı! Papa'nın ölümü ile birlikte Kardinaller Kurulu yeni papa'yı seçmek için toplanırken Bir Kardinalin toplantıya katılmadığı görüldü. Konu Gizli Kardinal kim? tartışmasını gündeme taşırken Bakanlar Kurulu toplantılarında papa kim olsun totosu oynanıyordu! Hükumet "AB için Kardinal Arenzi iyi olur" derken,  Kardinaller hükumetin hiç istemediği Alman Kardinal Joseph Ratzinger'i yeni papa olarak seçti. Eski bir Nazi olduğu tartışmaları arasında Ratzinger Katolik dünyasının başına geçti. Ratzinger, AB'nin bir Hristiyan kulubü olduğunu savunuyor ve bu anlamda Türkiye'nin AB sevdasına macera da olsa olumlu bakmıyor! 7 Nisan: İşgalin sonucu... İlk Kürt Cumhurbaşkanı Talabani!7 Nisan'da, işgalin hüküm sürdüğü Irak'ta Ocak 30'da yapılan seçimin sonucunda oluşturulan l Meclis, yeni Devlet Başkanı olarak Celal Talabani'yi seçti. Böylece Beyaz saray'ın dediği oldu ve ilk kez, Kürt kökenli bir aday  bu makama getirilmiş oldu. Bir zamanlar K.Irak'ta kırmızı çizgimiz olan Talabani de bırakınız K. Irak'ı, Bağdat'a Cumhurbaşkanı oldu. Ankara suskun ve de durumdan rahatsız görünmüyor.17 Nisan Denktaş dışarı, Talat Cumhurbaşkanı!17 Nisan'da cumhurbaşkanlığı seçimi düzenlenen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde, Cumhuriyetçi Türk Partisi lideri Mehmet Ali Talat zaferini ilan etti ve Kuzey Kıbrıs'ta Talat dönemi başladı. "Türk askerinin adadan çıkarılışını görmek istemiyorum" diyen  efsane Başkan Denktaş Ankara'dan gelen baskılar karşısında adaylığını koymadı. Sonuçta AKP hükumeti verilecek tavizlere hayır demiyecek bir partnerini Kıbrıs'a yerleştirmiş oldu! Türk-İslam dünyasının batıya karşı son 2 asırdaki tek ileri adımı olan 74 Harekatı da yerini böylece büyük çekilişe bıraktı. Yıl boyunca gerilemenin gerekçeleri üretilerek tek tek adımlar atıldı. 74 artık Ankara ve Talat'a göre bir işgal. Sonuçta bu seçim ve seçtirme ile birlikte  Kıbrıs konusunda artık Rumlar gibi düşünüyoruz! Ve de Kıbrıs diye bir dava ortalarda gözükmüyor!Nisan: Suriye Lübnan'dan çekildiLübnan'dan askerlerini çekmesi konusunda uluslararası baskı altında olan Suriye, Nisan sonunda, bu ülkedeki tüm askerlerini çekti. Böylece, Lübnan'daki 30 yıllık Suriye askeri varlığı sona ermiş oldu. Artık İsrail ile Türkiye arasında en azından bu bölge itibarı ile sadece Suriye kaldı! Ankara Suriye'nin asker çekmesinden memnun olduğunu duyurdu!MAYIS AYIMayıs :Blair 3. Kez BaşbakanMayıs ayı başında  Irak'ın işgalinde önemli siyasi ve askeri rol üstlenen ülkelerden biri olan İngiltere'deki seçimler ilgi odağındaydı. Başbakan Tony Blair'in lideri olduğu İşçi Partisi, bir önceki seçime göre oy kaybına uğrasa da, tarihinde ilk defa, üç kez üst üste seçim kazanan İşçi Partisi lideri oldu. Mayıs :Özbekistan da şiddet olaylarıÖzbekistan'daki şiddet olayları da Mayıs ayına damgasını vuran başlıklardan biri oldu... Ülkenin doğusunda Andican kentinde, radikal İslamcı hareketlere katılmakla suçlanan 23 iş adamının hapse atılmasıyla başlayan olaylar şiddet eylemlerine dönüştü.. Andican olayları Özbekistan'ın insan hakları ile ilgili kayıtlarına büyük bir soru işareti olarak geçti.29 Mayıs Fransa Türkiye'ye hayır dedi. Ankara duymadı!Mayıs ayının en ses getiren ve belki de yıla damgasını olayı Fransa'dan geldi. 29 Mayıs'ta, Avrupa Birliği Anayasası, Fransa'da halkın oyuna sunuldu.. Diğer Avrupa Birliği ülkeleri tarafından da yakından izlenen referandumda, halkın anayasaya hayır demesi, siyasi dengeleri sarstı.. Bu cevap Başbakan Jean Pierre Raffarin'in koltuğuna mal oldu...Sorumluluğu üstlenen Raffarin, istifa etti.. Halkını anayasaya evet oyu vermeye çağıran; ama umduğunu bulamayan Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, beklenildiği gibi, İçişleri Bakanı Dominique de Villepen'i yeni başbakan olarak atadı...Ancak "Hayır" tercihinin doğurduğu deprem Fransa da Başbakan değişikliği ile sınırlı kalmadı. Bütün bir kıta ve AB'nin geleceği şiddetli tartışmalara yol açtı. Asıl depremin ise Ankara'da yaşanması gerekiyordu. Ama öyle olmadı. Çünkü Fransa'daki referandumun temel konusu Türkiye'nin AB üyeliği idi. Ve halk aslında Türkiye'nin AB üyeliğine hayır demişti. Ancak Ankara bu açık ve çıplak gerçeği görmemeyi tercih etti. Avrupa Birliği Anayasası'nın Fransa'da reddedilmesi Avrupa Birliği'nin siyasi birlik olma yolundaki en önemli adımına indirilmiş bir darbe olarak tarihteki yerini aldı. Tarih 29 Mayıs 2005 devamı yarın...

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

22.06.2026 13:13:00
Haber Merkezi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi.
Tutuklu İBB Başkanı İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda, şunları söyledi:
"Sevgili gençler, bu filmi tam 10 yıl önce Cumhuriyet ve demokrasiye darbe girişiminde bulunanlara karşı, milletimize bir uyarı olarak paylaşmıştım. Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz. Bugün en büyük değerlerimiz olan Cumhuriyet ve demokrasiyi koruyup geliştirmek için hep birlikte büyük azim ve kararlılıkla mücadele etmek şarttır."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.