logo
31 MAYIS 2026

Elon Musk’tan Twitter ifşaları

Twitter’ın yeni patronu Elon Musk, eski yönetimin icraatlarını ifşa ettiği açıklamalarıyla gündem oluşturmaya devam ediyor.
 

18.12.2022 13:44:00
Elon Musk’tan Twitter ifşaları
Elon Musk’tan Twitter ifşaları
Hunter Biden paylaşımları nasıl sansürlendi
Twitter'in yeni sahibi Elon Musk, Twitter eski yönetimi ile Demokratlar arasındaki sansür yazışmalarını serbest gazeteci olarak bilinen Matt Taibbi adlı Twitter kullanıcısı üzerinden ifşa etti.

Elon Musk, devam eden ifşaatlar için Twitter'ı "suç mahalli"ne benzetti

Twitter, Elon Musk hakkında paylaşım yapan gazetecilerin hesaplarını askıya aldı
Taibbi'nin "Twitter Dosyaları" başlığı ile paylaştığı ve Twitter çalışanları arasında yapılan mesajlaşmaları da içeren yazışmalar Musk tarafından paylaşıldı.

Musk'tan aldığı dosyalardan yola çıkarak bir dizi tweet atan Taibbi, Twitter'ın son derece serbest bir iletişim amacıyla kurulduğunu ancak zamanla güvenlik gerekçesi ile platforma çeşitli kontrol mekanizmalarının eklenmek durumunda kalındığını kaydetti.

Finansal dolandırıcılık gibi girişimlere karşı geliştirilen uygulamaların zamanla manipülatif bir boyut kazandığını belirten Taibbi, dışardan platformdaki içeriklere müdahale talebi geldiğini ve yöneticilerin de bu talepleri karşıladığını belirtti.

Taibbi, bir e-mailin ekran görüntüsünü paylaşarak 2020'ye gelindiğinde, siyasilerden ünlülere ve şirketlere kadar birçok aktörün Twitter'dan paylaşımları silme taleplerinin rutin hale geldiğini yazdı.

2020 başkanlık yarışı sırasında Biden'ın ekibinin birçok paylaşım linkini kaldırılmak üzere şirkete ilettiğine değinen Taibbi, yaptığı bir ekran görüntüsü paylaşımında şirket çalışanlarından birinin, "Biden ekibinden incelenecek daha çok şey var." şeklinde bir e-mail attığı ve "Ele alındı." şeklinde yanıt aldığı görüldü.

Dosyaları incelediğini ve hem Demokrat hem de Cumhuriyetçilerin taleplerde bulunduğunu belirten Taibbi, olumlu karşılananların daha çok demokrat olduğuna işaret etti.

14 Ekim 2020'de New York Post gazetesinin, Hunter Biden'ın dizüstü bilgisayarının içeriğinden elde edilen ifşa dosyalarını yayınladığını hatırlatan Taibbi, Twitter yöneticileri arasındaki yazışmalara dayanarak, şirketin bu habere ilişkin linkleri siteden kaldırdığını ve buna yönelik paylaşımlara ''güvenli değil'' uyarılarını eklediğini kaydetti.

Taibbi, "Hatta o güne kadar çocuk pornografisi gibi paylaşımlar için kullanılan doğrudan mesaj yoluyla iletilmesini engelleyen eklentiyi bile bu habere uyguladılar." ifadelerini kullandı.

Hatta dönemin Beyaz Saray sözcüsü Kaleigh McEnany, söz konusu haber hakkında tweet attığı için hesabının kilitlendiğini belirten Taibbi bunun eski Başkan Donald Trump'ın kampanya ekibi ile şirket arasında ve şirketin güvelik ekipleri ile iletişim politikası ekipleri arasında gerilime yol açtığına dair belgeler paylaştı.

Taibbi, Twitter yönetiminin, Hunter Biden haberinin şirketin "izinsiz erişimle elde edilmiş materyal" politikası gereği kaldırıldığını iddia ettiğini ancak yazışmalarda bunun da sonradan bahane olarak üretildiğine dair yazışmalar olduğunu ileri sürdü.

Kara listeler

Elon Musk, Twitter üzerinden yeni belgeler yayınlayarak eski yönetim zamanında Twitter kullanıcılarına yönelik kara listeler oluşturulduğunu açıkladı.

Musk, "Twitter Dosyaları, İkinci Kısım!" başlığı ile Twitter'da yapılan gizli uygulamalara dikkat çekti.

Musk'ın retweet yaptığı, biyografisinde "Özgür Basın"ın kurucu editörü olduğu belirtilen Bari Weiss adlı hesaptan paylaşılan twit dizisinde, eski yönetimin altında Twitter çalışanlarından oluşan ekiplerin kara listeler oluşturduğu belirtildi.

Söz konusu listelerle beğenilmeyen twitlerin trend olmasının engellendiği, listeye dahil tüm hesapların ve hatta trend olan konuların görünürlüğünün aktif olarak sınırlandığı kaydedildi.

Paylaşılan 30 twit dizisinde iddialara örnekler verilirken, eski yönetimin tüm bu süreçte, aralarında tanınmış isimlerin de bulunduğu ilgili kullanıcılara herhangi bir uyarıda bulunmadığı, tüm bunları gizlice yaptığı öne sürüldü.

Trump'ın hesabının askıya alınma süreci

Musk, bağımsız gazeteci Mark Taibbi üzerinden 6 Ocak Kongre baskını ve Trump'ın Twitter hesabının askıya alınma sürecinde şirket yönetiminin tutumunu ifşa etti.

Taibbi, Twitter'dan, üst düzey yönetimin, 6 Ocak olayları öncesinden başlamak üzere şirketin politika ve kurallarını nasıl ihlal ettiğine ilişkin yazışmaları paylaştı.

6-8 Ocak 2021 tarihlerindeki iç yazışmalarda, Twitter çalışanlarından biri, "Bu ilk kez görevdeki bir devlet başkanını yasaklamak mı oluyor?" yorumunu yaptığını aktaran Taibbi, söz konusu yazışmalarda Trump'ın şahsi hesabının ardından Beyaz Saray ve Başkanlık Twitter hesabının da askıya alınmasının konuşulduğunu, bunun yerine kullanımının kısıtlanabileceğinin ifade edildiğini ortaya çıkardı.

İfşa edilen metinde, Twitter uzmanının, yakın zamanda Trump yönetiminin görevi Joe Biden'a devredeceği ve bu hesaplara yönelik adım atmaya gerek kalmayacağını belirtmesi gözden kaçmadı.

Seçimler yaklaştıkça federal kurumlardan baskı almaya başladı

Taibbi, Trump'ın hesabının askıya alınmasının 6-8 Ocak'taki tartışmalarda yer aldığını belirterek, üst düzey bir yöneticinin, "Trump'ın eylemlerinin bağlamı" ve "ABD liderinin 4 yıllık başkanlığında yaptıklarının daha büyük resimde bu adımı gerekli kıldığını" yazdığını ve Trump'ı Twitter'dan çıkarma planının zemininin aslında birkaç ay önceki yazışmalarda tartışıldığını bildirdi.

Öncesinde Twitter'ın hesapları askıya alma sürecinin kurallara dayalı bir otomasyon ve bazı yöneticilerin şahsi tasarruflarına dayandığını aktaran Taibbi, 2020 başkanlık seçimleri yaklaştıkça şirketin, federal kurumlardan baskı almaya başladığını ifade etti.

Taibbi, politikalarda gevşemeler yaparak üst düzey hesaplara müdahalenin konuşulmaya başlandığını ve 6 Ocak'tan sonra bunun için bir "Slack Grubu"nun kurulduğunu da ifşa etti.

Gazeteci Taibbi, yöneticilerin, seçim sürecinde federal kurumlarla bağlantı içerisinde seçimle ilgili içeriklerin hangilerinin ihlal sayılabileceğini konuştuğuna ilişkin yazışmaları da paylaştı.

Twitter'ın ABD Başkanı Biden'ın oğlu Hunter Biden'ın bilgisayarındaki bilgileri ifşa eden haberlere sansür uygulaması sırasında da şirketin yöneticilerinin, haftalık olarak FBI, İç Güvenlik Bakanlığı ve Ulusal İstihbarat Direktörlüğü ile görüştüğünü, görüş aldığını anlatan Taibbi, yöneticilerin bu sansürü ilgili federal kurumlara rapor ettiğini ortaya koydu.

FBI ile işbirliği

Twitter'ın eski yönetiminin, ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) yetkililerinin talebi doğrultusunda paylaşımları sansürlediği, hesapları askıya aldığı öne sürüldü.

Serbest gazeteci olarak bilinen Matt Taibbi, Twitter hesabından yaptığı paylaşımlarda, Twitter eski yönetimi ile FBI arasındaki sansür yazışmalarını ifşa etti.

Twitter'ın eski yönetimine yönelik ifşaat, şirketin üst düzey bir yetkilisiyle FBI arasında, sosyal medya platformundaki paylaşımların sansürlenmesine yönelik bir iletişim olduğunu gösterdi.

Bu iletişimin, Ocak 2020-Kasım 2022 döneminde şirketin üst düzey bir yöneticisiyle FBI arasındaki 150'den fazla elektronik postayı kapsadığı belirtildi.

FBI'ın şirketteki önemli bağlantısının Twitter'ın eski yöneticilerinden Yoel Roth olduğu belirtilen paylaşımlarda, Kasım 2022'ye ait birçok elektronik postada, FBI'n Twitter'ın hizmet kullanım şartlarını ihlal eden hesapların bir listesini hazırladığı aktarıldı.

Matt Taibbi paylaşımında, hükümetlerin, toplu verileri, terör suçlularını izlemek veya ekonomik tahminler yapmak gibi çeşitli amaçlar için analiz etmesinin bir sır olmadığını belirtti.

"FBI, düzenli olarak Twitter'a sosyal medya içeriği gönderiyor" iddiası
Twitter'ın eski yönetimine dair ifşalara atıfta bulunan Taibbi, "#TwitterDosyaları yeni bir şeyi gösterdi. FBI ve İç Güvenlik Bakanlığı gibi kurumlar, düzenli olarak Twitter'a sosyal medya içeriği gönderiyor." ifadelerini kullandı.

Taibbi, FBI'ın denetim için işaretlediği içeriklerin çoğunu da az takipçisi olan hesaplarda yapılan şakalar da dahil "seçimle ilgili yanlış bilgilendirmelerin" oluşturduğunu kaydetti.

Twitter çalışanı, FBI'ın bildirdiği hesaplardan bazılarının kapatıldığını aktardı

Paylaşımlarda, FBI'ın San Francisco Siber Şubesi sorumlusu Elvis Chan'ın gönderdiği bir elektronik postada, "gelecek seçimlerin zamanı, yeri ve şekline ilişkin yanlış bilgiler" paylaşan ve FBI'ın Ulusal Seçim Komutanlığınca belirlenen 25 hesabın yer aldığı belirtildi.

Bu elektronik postayı yanıtlayan Twitter çalışanı da bu hesaplardan 7'sini kapattıklarını, birini geçici olarak kapattıklarını ve 9 hesaptan atılan tweetlerin de yanlış bilgi politikası ihlali gerekçesiyle göndericiye geri döndüğünü belirtti. FBI'ın Twitter'daki paylaşımları sansürlemek için kullandığı gizli ve gayri resmi yol da ortaya çıkmış oldu.

Taibbi, hakkında işlem yapılan hesaplardaki paylaşımların çoğunun hiciv niteliğinde olduğunu ve düşük etkileşimli olduğunu belirtti.

Seçimlerle ilgili paylaşımlara sansür isteği
Matt Taibbi'nin ifşaatında FBI'ın Twitter'a gönderdiği onlarca elektronik posta da yer aldı.

FBI'ın "seçimlerle ilgili yanlış bilgilendirme" yaptığını öne sürdüğü hesapları liste halinde Twitter'a gönderdiği yazışmaların ekran görüntüleri paylaşıldı.

Twitter'ın da bu hesapları geçici veya kalıcı olarak askıya aldığı veya paylaşımları sansürlediği görüldü.

Taibbi, FBI'ın seçimle ilgili paylaşılan yanlış bilgilere ilişkin önlem alınmasını istediği çok sayıda talebi olduğuna dikkati çekti.

Taleplere konu olan bilgilerin bir kısmının az takipçisi olan hesaplardan yapılan şakaları da kapsadığını belirten Taibbi, FBI'ın sosyal medyaya ilişkin birimi olan FTIF'ın 2016'daki seçimlerin hemen öncesinde kurulduğu bilgisini verdi.

Taibbi, istihbarat veya İç Güvenlik Bakanlığı gibi kurumlardaki yetkililerin Twitter'a içerikleri kontrol etmesine yönelik baskı yaptığını ifade etti.

FBI'ın Twitter'a gönderdiği listelerde Aktör Billy (William) Baldwin'in hesabının da olduğu ancak Twitter yönetiminin Baldwin'in hesabına ilişkin herhangi bir işlem yapmaması dikkati çekti.


Twitter'ın hukukçularının iç yazışmalarında FBI izi

Şirketin eski hukuk danışmanlarından Stacia Cardille'ın Eylül 2020'de dönemin Baş Hukuk Müşaviri Vekili Jim Baker'e gönderdiği elektronik postalar da ortaya çıktı.

Yazışmalarda Cardille'ın, Twitter'dan önce Adalet Bakanlığı ve FBI'da görev yapan deneyimli hukukçu Baker'ı şirketin FBI ve İç Güvenlik Bakanlığı gibi kurumlarla olan ilişkisi hakkında bilgilendirmesi yer aldı.

Bu kurumların yetkilileriyle yapılan toplantılara atıfta bulunan Cardille, "Hükümetin gizli veya ilgili bilgileri sosyal medya endüstrisiyle paylaşabilmesine bir engel olup olmadığı açıkça soruldu. FBI, bilgi paylaşımında engeller olmadığına son derece kararlıydı." ifadelerini kullandı.

FBI yetkililerinden sosyal medya yöneticilerine "ürün" iddiası

FBI yetkililerinin sosyal medya yöneticilerine "ürünler" de ilettiğini öne süren Taibbi, bunların "kolluk kuvvetleri ve özel sektör ortakları arasında daha fazla işbirliğine duyulan ihtiyacı vurgulayan İç Güvenlik Bakanlığı bültenleri" olduğunu söyledi.

Bu "ürünlerden" birinin de "İzin verilen Sosyal Medya Platformlarının kötü niyetli Rus etkisini" vurgulayan bir bülten olduğu belirtildi.

"Sansür makinesini inşa etmek için bahane olarak söylenen 2016 Rus müdahalesi hikayesinin her yerde mevcut olması abartılamaz." ifadesini kullanan Taibbi, bunun "11 Eylül'ün güvenlik devletinin genişlemesine nasıl ilham verdiğine benzer olduğunu" kaydetti.

Artan "Aşırılıkçı İç Şiddet Tehdidi" ile ilgili başka bir "ürünün" ise söz konusu tehdidi hafifletmek için "kolluk kuvvetleri ve özel sektör ortakları arasında artan birlikteliği gerekli kılan bilgi boşlukları ve radikalleşmenin bireysel doğasıyla ilgili zorluklara" yönelik olduğu belirtildi.

Söz konusu bültende bu ortaklıkların "aşırılıkçı şiddet tehdidi yanlısı" eğilimlerdeki değişiklikleri saptama yeteneklerini geliştireceği ve potansiyel saldırılara karşı erken uyarı sağlayacağı belirtiliyor.

"Teleporter"

Taibbi, öte yandan FBI yetkililerinin, Twitter çalışanlarının harekete geçmesi için içeriği işaretlemek üzere gizli ve gayriresmi "araçlar"a erişebildiğini iddia etti.

FBI'ın San Francisco Siber Şube Sorumlusu Elvis Chan, Twitter'ın eski yöneticilerinden Yoel Roth'a gönderdiği bir e-postada ise Twitter'ın FBI'dan rapor almasını sağlayan bir platform olan "Teleporter" adlı bir araca atıfta bulunuyor.

Taibbi, eyalet hükümetlerinin içeriği işaretlemesi için bir İç Güvenlik Bakanlığının ortak kuruluşu olan İnternet Güvenliği Merkezi tarafından "İş Ortağı Destek Portalı" adı verilen başka bir gizli ve gayriresmi "aracın" oluşturulduğunu da kaydetti.

Öte yandan Taibbi, buradan çıkarılabilecek sonucun, "Çoğu insanın 'derin devlet' olarak düşündüğü şeyin, gerçekten devlet kurumlarının, özel yüklenicilerin ve (bazen devlet tarafından finanse edilen) STK'lerin karmaşık işbirliği" olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Artvin'de dere taştı: 5 köyün ulaşımını sağlayan yol hasar gördü

Borçka ilçesinde etkili olan sağanak yağış hayatı olumsuz etkiledi. Yağışların ardından debisi yükselen Camili köyü deresi taşarak çevrede hasara neden oldu

30.05.2026 11:38:00
İHA
Artvin'de dere taştı: 5 köyün ulaşımını sağlayan yol hasar gördü
Artvin'de dere taştı: 5 köyün ulaşımını sağlayan yol hasar gördü
Artvin'in Borçka ilçesinde etkili olan sağanak yağış nedeniyle Camili köyü deresi taştı. Taşkın sonucu beş köyün ulaşımını sağlayan kara yolunda hasar meydana gelirken, yol güvenlik amacıyla ulaşıma kapatıldı.






Taşkın sırasında dere üzerinde bulunan ve bölgedeki beş köyün ulaşımını sağlayan kara yolunun bir bölümünde çökme ve hasar meydana geldi. Yol üzerindeki köprünün korkuluklarının bir kısmı da sel sularına kapılarak yıkıldı.








İhbar üzerine bölgeye sevk edilen ekipler, bölgede güvenlik önlemleri alarak yolu ulaşıma kapattı. Yetkililer, su seviyesinin normale dönmesinin ardından yapılacak teknik incelemeler sonrasında yolun onarılarak yeniden ulaşıma açılacağını belirtti.













Ünlü sunucu, Bodrum'da hastaneye kaldırıldı

Muğla'nın Bodrum ilçesinde rahatsızlanan televizyon programcısı ve haber sunucusu Reha Muhtar, özel bir hastanede tedavi altına alındı

30.05.2026 11:29:00 / Güncelleme: 30.05.2026 11:32:17
İHA
Ünlü sunucu, Bodrum'da hastaneye kaldırıldı
Ünlü sunucu, Bodrum'da hastaneye kaldırıldı
Uzun yıllar televizyon ekranlarında görev yapan Reha Muhtar'ın, yaşadığı rahatsızlık nedeniyle Bodrum'daki özel bir hastaneye başvurduğu öğrenildi. Doktorlar tarafından yapılan kontrollerin ardından Muhtar'ın kalp yetmezliği teşhisiyle tedavi altına alındığı belirtildi.



Hastanede gözetim altında tutulan Muhtar'ın sağlık durumunun doktorlar tarafından yakından takip edildiği öğrenilirken, ailesi de Bodrum'a hareket etti.

Muhtar'ın eski eşi oyuncu Deniz Uğur, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, çocukları Mina ve Poyraz ile birlikte Bodrum'a geldiklerini belirterek sevenlerinden dua istedi. Uğur paylaşımında, "Reha Muhtar'ın hastaneye kaldırıldığı haberini aldık. Çocuklarımızın babalarının yanında olmaları ve sağlık durumunu takip etmeleri için Bodrum'a doğru yola çıktık. Bu süreçte destek veren herkese teşekkür ediyoruz" ifadelerine yer verdi.



Reha Muhtar'ın tedavisinin sürdüğü öğrenildi.

Çocuklarınıza erken yaşta sorumluluk verin


 
 
Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Atlı, "Çocuğun önüne bir hedef koymadığımızda ve sorumluluk vermediğimizde, davranışsal problemler ve aile içi çatışmalar 30'lu yaşlara kadar devam edebiliyor. Biz bunu klinikte sıkça gözlemliyoruz" dedi.

30.05.2026 10:42:00
AA
Çocuklarınıza erken yaşta sorumluluk verin
Çocuklarınıza erken yaşta sorumluluk verin

Diyarbakır'da Dicle Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Atlı, Cambridge Üniversitesi tarafından yürütülen ve sonuçları geçen yıl kamuoyuyla paylaşılan çalışmada, insan beyninin yaşam boyunca beş gelişim evresinden geçtiğinin ve 9 ile 32 yaş arasının 'ergenlik dönemi' olarak tanımlandığının ortaya konulduğunu söyledi.
Doğumdan ileri yaşlara kadar yaklaşık 4 bin kişinin beyin taramalarının incelendiği araştırmada beynin nöral bağlantılarının zaman içindeki değişimi haritalandırılırken, 32 yaşından sonra gelişimin daha stabil bir yapıya geçtiğini anlatan Atlı, ilerleyen yaşlarda ise gerileme evrelerinin başladığının belirlendiğini ifade etti.
Söz konusu araştırma bulgularının klinik gözlemleriyle de örtüştüğünü belirten Atlı, çalışmanın ileri görüntüleme teknikleriyle elde edilen verilere dayandığını anlattı.

Geçmişte bireyler çok daha erken yaşta sorumluluk alıyordu

Atlı, şunları kaydetti: "Benim de yakından takip ettiğim bir çalışma. Bu veriler, manyetik rezonans (MR) görüntüleme çalışmalarında tespit edilmiş. Burada aslında çalışan ve büyüyen bir beyin ortaya konuluyor. Ergenlik kavramı çoğu zaman yanlış anlaşılıyor. Ergenlik deyince çoğumuzun aklına hırçın, sinirli bir genç geliyor ama sadece mesele o değil. Ergenlik, büyüyen, gelişen, her şeyi alan ve sürekli aktivite gösteren bir beyin demektir. Bu çalışma da bunu destekliyor. Beynin gelişimi 30'lu yaşların başına kadar sürüyor. 32 yaşa kadar beynin nöronlarındaki gelişim devam etmekte, sinir ağları verimli bir şekilde çalışmaktadır. Bu süreçte beyin sürekli bir yapılanma içerisinde ancak 30'lu yaşların başından sonra bu gelişim yerini daha stabil bir evreye bırakır. 66 yaşına kadar görece dengeli bir dönem devam ederken, sonrasında gerileme başlar, 80'li yaşlardan itibaren ise bu gerileme daha belirgin hale gelir."

Ergenlik sürecinin uzamasında toplumsal değişimlerin de etkili olabileceğine işaret eden Atlı, "Geçmişte bireyler çok daha erken yaşta sorumluluk alıyordu. Günümüzde eğitim süreçlerinin uzamasıyla birlikte bu yaşlar ileriye kaydı. Bugün gençlere evlilik planlarını sorduğumuzda 30-35 yaş aralığı öne çıkıyor. Bu da ergenlik döneminin sosyal olarak da uzadığını gösteriyor. Ailelerin çocuklara erken yaşta sorumluluk vermesi önemli. Çocuğun önüne bir hedef koymadığımızda ve sorumluluk vermediğimizde, davranışsal problemler ve aile içi çatışmalar 30'lu yaşlara kadar devam edebiliyor. Biz bunu klinikte sıkça gözlemliyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Erken dönemde sorumluluk üstlenilmesi gerekiyor

Günümüzde "ev genci" olarak tanımlanan bir kesimin ortaya çıktığını belirten Atlı, şunları söyledi: "Bu bireylerin halen bir gelişim süreci içinde olduğunu söylemek mümkündür ancak bu noktada, gençlere nitelikli bir psikososyal eğitim sunulması, sosyal ve mesleki beceriler kazandırılarak hayatın içine aktif şekilde dahil edilmeleri büyük önem taşıyor. Aksi halde 30'lu yaşlara kadar aile içi çatışmalar devam ediyor. Anne ve babalar 'Bana bağırdı, sözümü dinlemedi' derken, gençler de 'Babam bana bağırdı, travmatize oldum' şeklinde karşılık veriyor. Bu kısır döngüden çıkabilmek için hem ailelerin hem de gençlerin süreci doğru yönetmesi ve erken dönemde sorumluluk üstlenilmesi gerekiyor. Eskiden çağlar yüzlerce yıl sürerken, bugün 10-20 yıl içinde büyük değişimler yaşanıyor. Bu dönüşüm, beynin gelişim süreçlerini de etkilemiş olabilir."

Bireyin yaşamını nasıl değerlendirdiğinin gelişim algısını etkilediğini dile getiren Atlı, "50 yaşına gelmiş birinin kendini 20 yaşında hissetmesi farklı şekillerde yorumlanabilecek bir durumdur. Asıl sorulması gereken, kişinin 20 ile 50 yaş arasında nasıl bir yaşam sürdüğüdür. Eğer işlevsel ve üretken bir yaşam geçirmemişse, kendini hala 20 yaşındaymış gibi hissedebilir. Buna karşılık, spor yapan, kitap okuyan, sosyal aktivitelere katılan ve topluma katkı sağlayan bir yaşam sürmüşse, bu süreci kıymetli görür ve yaşına uygun bir olgunluk hisseder çünkü o 50 yılı dolu dolu yaşamıştır" ifadelerini kullandı.

Adıyaman'daki feci kazada bilanço ağırlaşıyor


 
Adıyaman'da iki otomobilin çarpıştığı kazada ölü sayısı 4'e çıktı.
 

30.05.2026 09:47:00
AA
Adıyaman'daki feci kazada bilanço ağırlaşıyor
Adıyaman'daki feci kazada bilanço ağırlaşıyor

Adıyaman'ın Gölbaşı ilçesinde 29 Mayıs'ta iki otomobilin çarpışması sonucu yaşamını yitirenlerin sayısı 4'e yükseldi.
Kahramanmaraş-Adıyaman kara yolu Belören kasabası yol ayrımında meydana gelen kazada ağır yaralanan kardeşlerden 8 yaşındaki Eymen Mirza C, sevk edildiği Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki müdahaleye rağmen kurtarılamadı.


29 Mayıs'ta Veysel C. (45) idaresindeki 55 AV 926 plakalı otomobil, Kahramanmaraş-Adıyaman kara yolu Belören kasabası yol ayrımında Serkan S'nin (27) kullandığı 01 AID 574 plakalı otomobille çarpışmış, kazada yaralanan sürücüler ile Aysel C. (39), Muhammed Burak C. (14), Emir Mirza C. (12), Eymen Mirza C. (8), Deniz Yaren C. (1) ve Buse K. (24) ambulanslarla Adıyaman ve Kahramanmaraş'taki hastanelere kaldırılmış, yaralılardan Aysel C. ile çocukları Muhammed Burak C. ve Deniz Yaren C. hayatını kaybetmişti.​​​​​​​​​​​​​​

Muazzez Ersoy'dan Antalya'da görkemli konser


 
 
Türk Sanat Müziği sanatçısı Muazzez Ersoy, Antalya'nın Manavgat ilçesinde bir otelde konser verdi.

30.05.2026 01:11:00
AA
 Muazzez Ersoy'dan Antalya'da görkemli konser
 Muazzez Ersoy'dan Antalya'da görkemli konser

Türk Sanat Müziği sanatçısı Muazzez Ersoy, Antalya'nın Manavgat ilçesinde bir otelde konser verdi.

Side'deki bir otelde düzenlenen konserde Ersoy, sevilen şarkılarını seslendirdi, istek parçaları da repertuvarına ekleyerek izleyicilere keyifli bir gece yaşattı.

Ersoy'un şarkılarına oteli dolduran tatilciler de eşlik etti. Sanatçı, bazı şarkılarını seyircilerin arasında seslendirdi.
Otel sahibi, Manavgat Side Otelciler Birliği Başkanı Zafer Süral, Ersoy'a çiçek takdim etti.

Gençlerde obezite arttı, insülin direnci yaygınlaştı!


 
Modern yaşam tarzının etkisiyle insülin direnci artık küresel bir sağlık sorunu haline geldi. Dünya genelinde erişkinlerin yaklaşık yüzde 25-35’inde insülin direnci olduğu tahmin ediliyor. Kesin tanı verileri değişiklik göstermekle birlikte ülkemizde de yaklaşık her 3 kişiden 1’inin insülin direnci veya prediyabet, bir başka deyişle ileride tip 2 diyabet gelişme riskini gösteren metabolik bir tablo sürecinde olduğu düşünülüyor.

30.05.2026 01:04:00
MURAT ÇORBACI
  Gençlerde obezite arttı, insülin direnci yaygınlaştı!
  Gençlerde obezite arttı, insülin direnci yaygınlaştı!

Çağımızın önemli bir problemi olan insülin direnci artık yalnızca ileri yaşlarda değil; 20'li yaş grubunda, ergenlik döneminde, hatta çocukluk çağında da giderek daha sık görülüyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, erken yaşta başlayan insülin direncinin ilerleyen yıllarda ciddi hastalıklara zemin hazırladığına dikkat çekerek, "İnsülin direnci ne kadar erken başlarsa; tip 2 diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıklarının ortaya çıkma yaşı da o kadar erkene kaymaktadır. Ayrıca uzun süreli metabolik yük, organ hasarını da hızlandırmaktadır. Bu nedenle, insülin direncini önlemek için çocukluk ile ergenlik döneminde sağlıklı beslenmek ve aktif bir yaşam sürmek son derece önemlidir" dedi.

Hücre içi sinyal iletimi bozulunca…

İnsülin direncinin oluşumundaki temel mekanizma, hücre içi sinyal iletimindeki bozulma olarak açıklanıyor. Normalde pankreasın ürettiği insülin hormonu, kandaki şekeri (glikoz) hücrelerin içine taşıyarak enerji olarak kullanılmasını sağlıyor. Ancak özellikle karın çevresindeki yağ dokusunun artmasıyla gelişen inflamasyon, serbest yağ asitleri ve bazı hormonlar, insülinin hücreler üzerindeki etkisini azaltıyor. Bu durum pankreasın daha fazla insülin üretmesine yol açıyor. Ancak artan insüline rağmen kas, yağ ve karaciğer hücreleri bu hormona yeterince cevap veremiyor. Sonuç olarak kandaki şeker hücrelere taşınamıyor. Pankreas sürekli daha fazla insülin üretse de etkili sonuç alınamıyor ve bu durum zamanla kan şekerinin normalden yüksek seyretmesine neden oluyor.

Gençlerde en önemli nedenlerine dikkat!

Günümüzde insülin direncinin en önemli risk faktörleri arasında fiziksel hareketsizlik, hatalı beslenme (yüksek kalorili ve rafine karbonhidrat ağırlıklı gıdalar) genetik yatkınlık, uyku düzensizliği ve stres yer alıyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, insülin direncinin gençlerde görülen artışın temel nedenlerini şöyle sıraladı: "Fast-food tüketiminin yaygınlaşması, özellikle paketli gıdalar ve kolalı içeceklerin tüketilmesi, ekran başında geçirilen sürenin artması ve fiziksel aktivitenin azalması gençlerde oluşan insülin direncinin en önemli sebeplerini oluşturmaktadır. Bu etkenler doğrudan metabolik sistemi etkilemelerinin yanı sıra karın bölgesinde yağlanmaya yol açmaktadırlar. Karın bölgesindeki yağlar insülinin etkisini bozan hormonlar ve inflamatuar maddeler salgılamaktadır. Ayrıca araştırmalar, çocukluk çağı obezitesindeki artışa paralel olarak gençlerde insülin direncinin daha sık görüldüğünü göstermektedir."

Bel çevresinde yağlanma varsa, zaman kaybetmeyin!

İnsülin direnci çoğu zaman sinsi ilerliyor ve uzun süre fark edilmeyebiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, insülin direnci belirti verdiğinde ise gelişen sorunları şöyle sıraladı: "En yaygın belirtiler; yemek sonrası uyku hali ve halsizlik, tatlı krizleri, karın bölgesinde yağlanma ile kilo vermede zorlanmadır. Yorgunluk ve dikkat azalması da insülin direncine bağlı gelişebilmektedir." Dr. Belgin Küçükkaya, ancak bu belirtilerin sıklıkla göz ardı edildiği için insülin direncine çoğunlukla geç tanı konulduğunu vurguluyor.  Oysa erken dönemde yapılacak yaşam tarzı değişikliğiyle insülin direnci büyük ölçüde geriletilebiliyor. Bu sayede diyabet ve kalp hastalıkları gibi ciddi komplikasyonların önüne geçmek  mümkün olabiliyor. Dr. Belgin Küçükkaya, erken tanı için özellikle ailede diyabet öyküsü ve bel çevresinde yağlanma artışı varsa zaman kaybetmeden hekime başvurulması gerektiği uyarısında bulunuyor.

Tedavide ilk basamak: Yaşam tarzı değişikliği

İnsülin direncinin tedavisinde amaç, insülin duyarlılığını artırmak ve metabolik dengeyi sağlamak. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, tedavi sürecinde yaşam tarzı değişikliğinin ön plana çıktığını belirterek, şu bilgileri paylaştı: "İnsülin direncinde  en etkili yaklaşım, beslenme ve fiziksel aktivite değişikliğidir. Glisemik indeksi düşük beslenmek, şekerli içeceklerden kaçınmak, haftada en az 150 dakika egzersiz yapmak ve yeterli süre uyumak, insülin direncinin kontrol altına alınmasında kritik rol oynamaktadır. Stres yönetimi de tedaviyi desteklemektedir. Gerekli durumlarda ilaç tedavisine başvurulmaktadır."

İnsülin direncine karşı 6 önemli kural!

• Haftada en az 150 dakika düzenli fiziksel aktivitede bulunmak
Dengeli ve düşük glisemik indeksli beslenmek
• Şekerli içeceklerden uzak durmak
Paketli ve işlenmiş gıda tüketimini azaltmak. En önemli madde bu!
• Sağlıklı kiloyu korumak
Yeterli uyumak ve stres yönetimine dikkat etmek

Hatay'da sağanak hayatı olumsuz etkiledi

Hatay'ın Dörtyol ve Hassa ilçelerinde etkili olan sağanak nedeniyle bazı çaylar ve dereler taştı, ev ile bahçeleri su bastı

 

29.05.2026 17:30:00 / Güncelleme: 29.05.2026 17:34:09
Anadolu Ajansı
Hatay'da sağanak hayatı olumsuz etkiledi
Hatay'da sağanak hayatı olumsuz etkiledi

Hatay'ın Dörtyol ilçesinde sabah saatlerinde etkili olan sağanak nedeniyle Deliçay ve Özerli Çayları taştı.

Taşma sonucu Kuzuculu ve Numune Evler Mahallelerinde cadde ve sokaklar sular altında kaldı.

Hassa ilçesinde de Söğüt, Aşağıkarafakılı, Güdükali Dereleri ile Akbez Çayı'nda taşkın meydana geldi.

Ev, ahır ve bahçelerin de etkilendiği taşkın nedeniyle bazı araçlar sürüklendi.

Hassa ve Dörtyol ilçelerinde belediye ekipleri taşkından etkilenen alanlarda çalışma başlattı.



Vali Mustafa Masatlı'dan açıklama

Vali Mustafa Masatlı, Dörtyol ilçesinde taşkından etkilenen alanlarda incelemelerde bulundu.

İncelemelerinin ardından Vali Masatlı, gazetecilere, meteorolojinin 28 Mayıs saat 14.00 ile bugün 21.00 arasında özellikle Erzin, Dörtyol, İskenderun, Samandağ ve Yayladağı hattında kuvvetli yağışların olacağıyla ilgili uyarıda bulunduğunu hatırlattı.

Bu uyarıyla Valilik koordinasyonunda ilgili kurumların katılımıyla toplantı yaptıklarını ve durumu takip ettiklerini belirten Masatlı, şöyle devam etti:

"Fakat yukarıda fazla yağan yağıştan kaynaklı özellikle Deliçay ve çevresinde Dörtyol'da birtakım hasarlar oldu. Şu ana kadar 112 Acil Çağrı Merkezi'mize 64 ihbar gelmiş, bu ihbarda 35 tanesi Dörtyol ilçemiz merkezlidir. Burada tabii Deliçay'ın yatağında ve çevresinde yer yer hasar oluşmakla birlikte sadece Deliçay'ın özellikle denizle buluştuğu hatta, Beyazgül Sitesi'nin bulunduğu yerde 17 aracımızda hasar oluşmuştur. Herhangi bir can kaybımız yoktur."

Vali Masatlı, yağışın oluşturduğu olumsuz etkileri azaltmak için tüm kurum ve kuruluşlarla sahada olduklarını ifade etti.

Başta Dörtyol ilçesi olmak üzere kısmi olarak ihbar aldıkları su baskını yaşanan yerlerde ekiplerin çalışmasını sürdürdüğünü vurgulayan Masatlı, "İnşallah 1-2 güne kadar bu olumsuz tabloyu da normale çeviririz. Başta Dörtyol ilçemiz olmak üzere diğer ilçelerimizde bu yağışlardan dolayı zarar gören vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum" diye konuştu. 

Yasa dışı bahis çeteleriyle mücadelede siber polis devrede


 
Türkiye'de yasa dışı bahis sitelerinin tespit edilip engellenmesi için yapay zeka ile makine öğrenmesi teknolojileri aktif olarak kullanılıyor.
 

29.05.2026 16:29:00 / Güncelleme: 29.05.2026 17:07:09
HABER MERKEZİ/AA
Yasa dışı bahis çeteleriyle mücadelede siber polis devrede
Yasa dışı bahis çeteleriyle mücadelede siber polis devrede

İçişleri Bakanlığı İç Güvenlik Stratejileri Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan "Çevrimiçi Kumar ve Yasadışı Bahis" raporunda, devletin ilgili kurumlarının siber suç ağlarına karşı yürüttüğü mücadelenin detaylarına yer verildi.
Rapora göre, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) ile Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele daire başkanlıkları, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ile yasa dışı bahis ağlarını çökertmek için işbirliği yapıyor.
Ayrıca, bilişim sistemleri üzerinden işlenen yasa dışı bahis suçlarına karşı yapay zeka ve makine öğrenmesi gibi teknolojilerden yararlanılıyor.







Sürekli 'alan adı' değiştiriyorlar

Alan adı değişikliği yaparak hizmet vermeye devam eden sunucuları tespit edebilmek için derin paket incelemesi (DPI), ağ analizleri ve otomasyon sistemleri kullanılıyor, aynı IP üzerinden hizmet veren yasa dışı sitelere erişim otomatik kesilebiliyor.
İnternet ortamı düzenli taranarak bahis sitelerinin sıkça kullandığı tasarım şablonları ve belirli kod blokları tespit ediliyor.
Sosyal medya platformları üzerinden bahis sitelerinin reklamını yapan içerik üreticileri ve hesap yöneticileri de sıkı takip altında tutuluyor.







Bağımlılığın hızla artmasının altında yatan nedenler

Raporda, Türkiye'de ve dünyada kumar ve bahis bağımlılığının hızla artmasının altında yatan nedenleri detaylı bir şekilde analiz edildi.
Buna göre, bu artışın en temel sebebi, çevrim içi kumara cep telefonları üzerinden 7/24 erişilebilmesi.
Bu kolay ulaşım, kullanıcıları fiziksel ortamdan bağımsız kılarak günün her saati kumar oynamaya itiyor.







Kullanıcıya tuzak kuruyorlar

Söz konusu platformlar, kullanıcıları adeta bir tuzağa çekmek için 'karanlık/aldatıcı desenler' olarak tanımlanan arayüz tasarımlarını ve yoğun pazarlama stratejilerini kullanıyor.
Tüketicilerin bilişsel önyargılarını hedef alarak onları kendi çıkarlarına aykırı seçimler yapmaya yönlendiren bu desenler, beynin kısa döngülerle hızlı ve tekrar oynamasını teşvik ediyor.







Tuzak içinde tuzak

Sistem, sık açılan davet pencereleri, oturumu kapatırken daha fazlasını sunan teklifler, tekrarlanan bahisler veya oturum bittikten sonra kumar oynamaya devam etme uyarıları gibi araçlarla kişiyi sürekli içeride tutuyor. Kullanıcı algısını şekillendirmek amacıyla kayıplar küçük puntolarla, kazançlar ise büyük ve renkli şekilde gösteriliyor.
Rapora göre, kaybetme ekranları hızlıca geçilirken kazanma sekanslarının görsel olarak abartıldığı 'kaybetmenin üstünü örten arayüz tasarımları' devreye sokuluyor.
Dönen çarklar, efektler ve animasyonlar aracılığıyla kişide sürekli kazanılıyor algısı uyandırılarak derin bir bilişsel çarpıtma oluşturuluyor.







Oyun bağımlılığının sonu kumar bağımlılığı!

Platformların ürünlerini oyunlaştırması (gamification), oyun bağımlılığından kumar bağımlılığına geçişe de zemin hazırlıyor.
Çevrim içi oyunların içerisine kumar unsurlarının dahil edilmesi, yasa dışı bu platformları birer çekim merkezi haline getirirken kumar oynamayı da normalleştiriyor. Türkiye'de spor bahisleri yasal platformlar üzerinden yürütülmesine rağmen, yasa dışı sitelerin yasal bahis sitelerine göre daha yüksek oranlarda kazanç vadetmesi bu platformlara yönelimi artırıyor.

İstanbul'un fethinin 573. yıl dönümü özel etkinliklerle kutlanıyor

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından, İstanbul'un fethinin 573. yıl dönümü kapsamında şehrin farklı noktalarında tarihi ve kültürel mirası yaşatmaya yönelik çeşitli etkinlikler düzenleniyor

29.05.2026 15:10:00 / Güncelleme: 29.05.2026 15:12:01
Anadolu Ajansı
İstanbul'un fethinin 573. yıl dönümü özel etkinliklerle kutlanıyor
İstanbul'un fethinin 573. yıl dönümü özel etkinliklerle kutlanıyor

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının yazılı açıklamasına göre, Başkanlığın himayesinde hazırlanan "Zihnin Fethi" dijital deneyim alanı, ziyaretçilerini ağırlamaya başladı.

İstanbul'un fethini, askeri bir zafer olmasının yanında entelektüel, bilimsel ve kültürel bir dönüşüm süreci olarak ele alan proje kapsamında hazırlanan video mapping gösterileri izleyicilerin beğenisine sunuldu.

Sultanahmet Meydanı'nda kurulan özel etkinlik çadırında gerçekleştirilen çalışma, fethi sadece bir toprak kazanımı olarak değil; düşünce biçimlerini, bilimi ve kültürel yaklaşımı Doğu-Batı ekseninde yeniden şekillendiren köklü bir süreç olarak yorumluyor.

Gösteride, Fatih Sultan Mehmet'in temellerini attığı bilimsel ve kültürel miras ile günümüz vizyonu arasındaki tarihsel bağ, kronolojik bir anlatımla aktarılıyor.



Fetih coşkusu şehrin farklı noktalarına taşınıyor

Sultanahmet'teki özel çadırda sunulan kapalı alan gösterimi; fethin düşünsel arka planını, Fatih Sultan Mehmet'in Doğu ve Batı klasiklerine duyduğu ilgiden balistik hesaplamalardaki matematiksel yaklaşımına kadar geniş bir perspektifle ele alıyor.

Gemilerin karadan yürütülmesindeki stratejik yöntemlerden surların aşılma sürecine, fethin inanç özgürlüğünü koruyan hukuki boyutundan Ali Kuşçu'nun astronomi çalışmalarına uzanan kültürel mirasa kadar birçok unsur izleyiciye aktarılıyor.

Gösteri ayrıca, Ayasofya'nın 1453 yılındaki kurucu rolünden günümüzdeki konumuna uzanan tarihsel sürekliliği vurgularken; geçmişten gelen bilimsel birikimin günümüz uyduları, havacılık çalışmaları ve yerli teknoloji hamleleriyle "Türkiye Yüzyılı" vizyonunda nasıl karşılık bulduğunu anlatıyor.

Rumeli Hisarı surlarında gerçekleştirilecek video mapping gösterisi ise dönemin statükosu ile Fatih Sultan Mehmet'in askeri ve matematiksel dehası arasındaki mücadeleye odaklanıyor. Şahi toplarının surlarda açtığı gediklerden gemilerin karadan yürütülmesine kadar uzanan lojistik başarılar ve fetih anlayışındaki adalet ilkesi, surlara yansıtılan görsel anlatımlarla izleyiciye sunuluyor.

Gösteri, tarihsel dokunun dijital estetikle buluştuğu sahneler ve günümüz yerli teknolojileri olan KAAN ile İHA/SİHA sistemlerine uzanan çizgisel bir anlatıyla tamamlanıyor. "İstanbul'un Fethi" Video Mapping Gösterisi, bugün saat 21.00 itibarıyla Rumeli Hisarı surlarında ücretsiz olarak izlenecek.

İstanbul'un dört bir yanında mehteran konserleri

Fetih coşkusu, İstanbul genelinde düzenlenecek mehteran konserleriyle de şehrin farklı noktalarına taşınıyor.

Fetih ruhunu yaşatmak, tarihi hafızayı diri tutmak ve köklü kültürel mirası gelecek nesillere aktarmak amacıyla gerçekleştirilecek programlarda; Jandarma Mehteran Komutanlığı, Milli Savunma Bakanlığı Mehteran Birlik Komutanlığı ve İstanbul Mehter Orkestrası sahne alıyor.

Bu kapsamda Kadıköy, Üsküdar, Ümraniye ve Kartal meydanları ile Ayasofya-i Kebir Camisi önü, Haliç Kongre Merkezi, Taksim Meydanı, Fatih Camisi, Eminönü Meydanı ve Eyüpsultan Meydanı'nda mehteran performansları vatandaşlarla buluşuyor.

Kelkit Çayı kıyısında umutlu bekleyiş sürüyor

Tokat'ın Erbaa ilçesinde Kelkit Çayı'na düşerek kaybolan iki genci arama çalışmaları ikinci gününde de aralıksız devam ederken, ailelerin ve yakınlarının çay kenarındaki umutlu bekleyişi sürüyor.

29.05.2026 15:04:00
İhlas Haber Ajansı
Kelkit Çayı kıyısında umutlu bekleyiş sürüyor
Kelkit Çayı kıyısında umutlu bekleyiş sürüyor
Tokat'ın Erbaa ilçesinde Kelkit Çayı'na düşerek kaybolan iki genci arama çalışmaları ikinci gününde de aralıksız devam ederken, ailelerin ve yakınlarının çay kenarındaki umutlu bekleyişi sürüyor.
Önceki gün saat 16.00 sıralarında ilçe merkezindeki Kelkit Çayı kenarında meydana gelen olayda; amca çocukları Atakan K. (18), Furkan K. (18), Oğuz K. (26) ve İlker P. (22), kullandıkları 60 AGH 454 plakalı üç tekerlekli elektrikli triportör ile çay kenarındaki sette gezdikleri sırada suya düştü. Atakan ve Furkan K. kendi imkanlarıyla kıyıya çıkmayı başarırken, Oğuz K. ile İlker P. yükselen su seviyesi ve kuvvetli akıntı nedeniyle gözden kayboldu. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen ekipler tarafından başlatılan arama kurtarma çalışmaları gece boyunca devam etti. Kelkit Çayı üzerinde botlarla arama yapan AFAD ekipleri, su yüzeyini ve kıyı şeridini metre metre tararken, jandarma ekipleri de köprü ve kritik noktalarda incelemelerini sürdürüyor. Bölgede kurulan koordinasyon merkezinden çalışmalar anlık olarak takip ediliyor. Çay kenarında toplanan aile bireyleri ve yakınları ise gelecek iyi bir haberi bekliyor. Arama faaliyetlerini yakından takip eden ailelerin zaman zaman gözyaşlarına hakim olamadığı görüldü. AFAD koordinesinde yürütülen çalışmalara Çorum, Amasya, Samsun ve Yozgat'tan gelen ekiplerin yanı sıra Ankara'dan sevk edilen Jandarma Komando Arama Kurtarma (JAK) timleri de destek veriyor. Havadan dronlarla, karadan ekiplerle ve sudan botlarla sürdürülen çalışmalarda 142 personel, 26 araç, 5 dron ve 4 bot görev yapıyor. Ekiplerin, kayıp iki gence ulaşabilmek için Kelkit Çayı boyunca belirlenen noktalarda arama faaliyetlerini yoğun şekilde sürdürdüğü öğrenildi.İHA
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.