İngiliz yayın kuruluşu BBC, 28 Şubat'taki konuşmasında "Libya'ya NATO'nun müdahalesini saçmalık" olarak nitelendiren Erdoğan'ın tam bir 'U dönüşü' yaptığına dikkatleri çekti
Türkiye'nin NATO'nun Libya'ya müdahalesine ilişkin tutumu, yurt dışında ilgi çekmeyi sürdürüyor. İngiliz yayın kuruluşu BBC, konuyla ilgili analizinde Türkiye'nin Libya politikasında "tam bir U dönüşü" yaptığını savunarak, "Bahreyn, Yemen ve özellikle Suriye'de gelişmeler, Sayın Erdoğan için yeni sıkıntılar yaratabilir. Tüm bu üç ülkenin mevcut hükümetleriyle göze çarpan sıcak bağları bulunuyor" yorumunu yaptı.BBC, İstanbul muhabiri Jonathan Head imzasıyla yer verdiği "Libya: Türkiye'nin NATO ve uçuş yasağı bölgesine ilişkin sıkıntıları" başlıklı analizinde 28 Şubat'ta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın NATO'nun Libya'ya muhtemel bir müdahalesi için "Böyle bir saçmalık olur mu" sözlerini sarf ettiğine dikkat çekti.
Tam bir 'U' dönüşü"Ancak Türkiye'nin Libya'ya ilişkin politikası tam bir U dönüşünü yapmış gibi gözüküyor" diyen BBC, Türkiye'nin Fransa'nın Kaddafi güçlerine saldırılarında liderlik yapmasını eleştirirken komutayı NATO'ya devredilmesinde ısrar ettiğini, altı gemi ve bir denizaltıyı, silah ambargosunu denetlemek amacıyla Libya'ya gönderdiğini, Meclis'in Libya konusunda yetki verdiğini kaydetti. BBC, Türk hükümetinin tutum değişikliğini BM Güvenlik Konseyi kararıyla izah ettiğini belirttiği analizde, Türkiye'nin tutumunun "birden değiştirmesi"nin gerisinde başka faktörlerin de bulunduğunu savunarak, Türkiye'nin "bölgesel bir güç haline gelebilmek amacıyla izlediği iddialı dış politikası"na vurgu yaptı.Bu politikanın "komşularla sorunların çözülmesi" ve "iş bağlantılarının dış politikasına yön vermesi" olmak üzere "iki stratejiye dayandığı"nı söyleyen BBC, bu çerçevede Türkiye'nin, bugün "Ermenistan hariç sınırlarındaki tüm ülkelerle dostane ilişkilerinin bulunduğunu, bölgenin en rekabetçi kuruluşları arasında olan Türk şirketlerinin, İran, Irak, eski Sovyetler Birliği ve Balkanlarda bir Türk varlığının kurulması yönünde öncülük yaptığını kaydetti.
Yeni ikilemler sıradaTunus'taki olayların çok hızlı geliştiği için Türkiye'nin işi kolay olsa da Mısır'ın daha nazik bir mesele oluşturduğunu kaydeden BBC, Erdoğan'ın ise sezgileri doğrultusunda hareket ederek ABD Başkanı Obama'dan önce Mısır lideri Mübarek'e görevinden ayrılması gerektiğini söylediğini anımsattı. Ancak 30 bin Türk işçisinin bulunduğu Libya meselesinin Ankara için çok daha zorlu bir durum yarattığına işaret eden BBC, Türk hükümetinin büyük bir tahliye operasyonunu düzenlerken yorumlarında tarafsız kaldığını, Kaddafi yönetimi ile muhalifleri arasında bir çözüm bulmak için çaba gösterdiğini belirtti. Türkiye'nin planının, Kaddafi'yi görevini bırakmaya ikna etmek ve yeni seçimleri düzenlemek olduğunu söyleyen BBC, bu hedeflerin "hiçbir zaman pek yakın gibi görmediği" yorumunu da yaptı. Analizde şöyle devam edildi: "Bahreyn, Yemen ve özellikle Suriye'de gelişmeler, Sayın Erdoğan için yeni sıkıntılar yaratabilir. Tüm bu üç ülkenin mevcut hükümetleriyle göze çarpan sıcak bağları bulunuyor."
ABB'den Melih Gökçek atağı
Danıştay'ın Melih Gökçek hakkında soruşturma izni verilmemesine yönelik İçişleri Bakanlığı kararını kaldırmasının ardından Ankara Büyükşehir Belediyesi, Bülent Arınç'ın soruşturmada tanık olarak dinlenmesi talebiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu
06.02.2026 13:04:00 / Güncelleme: 06.02.2026 13:09:13 Haber Merkezi
Danıştay 1. Dairesi, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında yürütülen soruşturma sürecinde kritik bir adım attı.
İçişleri Bakanlığı'nın, Gökçek ve dönemin belediye yöneticileriyle ilgili imar planı değişiklikleri yoluyla haksız menfaat sağlandığı iddiasına ilişkin "soruşturma izni verilmemesi" ve şikayetin "işleme konulmaması" kararını oy birliğiyle kaldırdı. (karar 3 Şubat 2026 tarihinde duyuruldu). Bu kararın ardından dosya, yeniden ön inceleme yapılmak üzere İçişleri Bakanlığı'na geri gönderildi.
İçişleri Bakanlığı soruşturmayı engelliyordu
Süreç, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin (ABB) 2020 yılında başlattığı suç duyurusu üzerine şekillenmişti. İddialar, Gökçek döneminde bazı taşınmazlara yönelik imar planı değişiklikleriyle FETÖ ve FETÖ bağlantılı kişi/şirketlere bireysel menfaat sağlandığı yönündeydi. Daha önce İçişleri Bakanlığı'nın engeli nedeniyle ilerlemeyen dosya, Danıştay'ın müdahalesiyle yeniden hareket kazandı.
ABB, Bülent Arınç'ın tanık olarak dinlenmesini talep etti
Bugün ise Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na resmi başvuru yaparak eski TBMM Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın soruşturma kapsamında tanık olarak dinlenmesini talep etti. Başvuruda, Arınç'ın kamuoyuna yansıyan açıklamaları özellikle vurgulandı. Arınç, daha önce Gökçek dönemini eleştirerek "Ankara'yı parsel parsel sattılar" ifadesini kullanmış ve 2015'ten beri bu konuda savcılar tarafından çağrılmadığını belirterek "Çağırırlarsa ifade veririm" demişti.
Bu talep, sürecin siyasi boyutunu da öne çıkarıyor. Arınç'ın tanıklığı, iddiaların dayanağı olarak görülen açıklamaların soruşturmada delil değeri taşıyabileceği anlamına geliyor. Başvuru, ABB'nin Gökçek dönemi imar uygulamalarına ilişkin ısrarlı takibinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Top savcılıkta
Savcılık tarafından başvurunun kabul edilip Arınç'ın ifadesine başvurulup başvurulmayacağı henüz netleşmedi. Ancak Danıştay'ın kararıyla soruşturma izni engeli kalktığı için dosyanın ön inceleme aşamasında ilerlemesi ve olası iddianame sürecine evrilmesi bekleniyor.
Hüseyin Baş’tan 6 Şubat’a sert eleştiri
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, 6 Şubat'ın yıldönümünde yaptığı paylaşımda, “Mesele bina yapmak değildi, yıkılmayacak binalar yapmaktı; rant için fay hattının göbeğine inşaat izni vermemekti… Acı gerçek bir gün yine yüzünüze çarpacak” ifadelerini kullandı
06.02.2026 10:42:00 Haber Merkezi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin üçüncü yıl dönümünde sosyal medya hesabından yaptığı açıklama dikkat çekti.
Baş, X hesabından yayınladığı mesajda, depremde hayatını kaybedenlere rahmet dileyerek şu ifadelere yer verdi:
"6 Şubat felaketinin 3. yılında kaybettiğimiz tüm vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Mesele bina yapmak değildi, mesele yıkılmayacak binalar yapmaktı, rant için fay hattının göbeğine inşaat yapmaya izin vermemekti. Hiç anlamadınız, hala anlamıyorsunuz ama acı gerçek yüzünüze bir gün yine çarpacak. Allah bir daha yaşatmasın…"
Felaketin asıl sebebi ihmal ve rant kaygısı
Hüseyin Baş'ın paylaşımı, depremin üzerinden geçen üç yıla rağmen yapılaşma politikaları, imar afları ve rant odaklı inşaat anlayışına yönelik eleştiriler içermesi nedeniyle gündeme oturdu. Baş, mesajında felaketin asıl sebebinin mühendislik hatalarından ziyade bilinçli ihmal ve rant kaygısı olduğunu vurgulayarak, yetkililere ve ilgili kesimlere yönelik "hala anlamıyorsunuz" uyarısında bulundu.
6 Şubat 2023'te meydana gelen ve "asrın felaketi" olarak nitelendirilen depremlerde resmi verilere göre on binlerce vatandaş hayatını kaybetmiş, yüz binlerce bina yıkılmış veya ağır hasar görmüştü. Depremin yıl dönümlerinde sıklıkla gündeme gelen "yıkılmayacak bina" vurgusu, Baş'ın paylaşımında da merkezi bir yer tuttu.
BTP liderinin bu çıkışı, deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinde hala çözülemeyen sorunlara ve önleyici tedbirlerin yetersizliğine işaret eden benzer yorumların da yeniden tartışılmasını sağladı. Paylaşım, kısa sürede binlerce etkileşim alarak geniş yankı buldu.
Hüseyin Baş ve BTP, daha önceki açıklamalarında da deprem gerçeği karşısında Milli Ekonomi Modeli ve bağımsız politikalar çerçevesinde çözüm önerilerini sıkça dile getirmişti.
6 Şubat felaketinin 3. yılında kaybettiğimiz tüm vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum.
Mesele bina yapmak değildi, Mesele yıkılmayacak binalar yapmaktı, rant için fay hattının göbeğine inşaat yapmaya izin vermemekti. Hiç anlamadınız, hala anlamıyorsunuz ama acı gerçek… pic.twitter.com/c0hKyrQpGA
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, siber dolandırıcılık eylemleri sonucu elde edilen suç gelirlerinin Kapalıçarşı'da faaliyet gösteren döviz firmalarına aktarıldığı tespit edildi.
MASAK tarafından yapılan analizlerde, bu gelirlerin altın alım-satımı yapılmış gibi gösterilerek muhasebeleştirildiği ve yaklaşık 313 milyon TL tutarındaki suç gelirinin yasal finansal sisteme dahil edildiği belirlendi. Soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonlar ile 48 şüpheli yakalandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Forex yatırım dolandırıcılığı ile BİMCELL, PTTCELL, İZBAN ve benzeri firmaların internet siteleri birebir kopyalanarak gerçekleştirilen siber dolandırıcılık eylemleri sonucu elde edilen suç gelirlerinin paravan şirketler ve gerçek kişiler adına açılmış hesaplar aracılığıyla Kapalıçarşı'da faaliyet gösteren döviz firmalarına aktarıldığı tespit edildi.
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından yapılan analizlerde, bu gelirlerin altın alım-satımı yapılmış gibi gösterilerek muhasebeleştirildiği ve bu yöntemle yaklaşık 313 milyon TL tutarındaki suç gelirinin yasal finansal sisteme dahil edildiği belirlendi.
Şüphelilerin 120 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu
Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Aklama Suçları Birimi ekipleriyle koordineli şekilde yürütülen soruşturmada, suça iştirak ettiği değerlendirilen bir döviz bürosu ile şüphelilerin suç tarihinden itibaren edindikleri 9 mesken, 4 daire, 14 arsa, 2 depo, 11 otomobil ve 6 motosiklet olmak üzere yaklaşık 120 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu.
İstanbul merkezli olarak Ankara, Antalya, Bolu, Bursa, İzmir, Kocaeli, Mersin, Osmaniye, Sakarya, Siirt ve Yalova'da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 59 şüpheli şahsa yönelik işlem gerçekleştirildi. Düzenlenen operasyonlar ile 48 kişi yakalanırken, diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.
Mermer tüccarlığından İsrail casusluğuna: 2 gözaltı
Milli İstihbarat Teşkilatı, "MONİTUM Faaliyeti" sonucu İsrail İstihbarat Servisi'ne çalıştığını tespit ettiği 2 kişiyi yakaladı
06.02.2026 10:20:00 İhlas Haber Ajansı
Milli İstihbarat Teşkilatı, "MONİTUM Faaliyeti" sonucu İsrail İstihbarat Servisi'ne çalıştığını tespit ettiği 2 kişiyi yakaladı.
MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar sonucu Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu gözaltına alındı.
Mermer tüccarlığından İsrail casusluğuna
Maden Mühendisi olan Mehmet Budak Derya, 2005 yılında kendi şirketini kurdu, Mersin Silifke'de mermer ocağı açtı. Dünyanın birçok ülkesine ticaret yapmaya başladı. Bu sayede İsrail İstihbarat Servisi'nin dikkatini çekti.
İsrail'in kurduğu paravan şirketin yetkilisi Ali Ahmed Yassın kod adlı şahıs, Eylül 2012'de Mehmet Budak Derya'yı ofisinde ziyaret ederek şirketinin onunla iş yapmak istediğini söyledi. Patronları ile tanışması için Avrupa'da bir ülkeye davet etti. Bunu bir iş fırsatı olarak gören Mehmet Budak Derya, Ocak 2013'te Avrupa'da şirketi sahibi kimliği altında İsrail İstihbarat Servisi mensupları ile bir araya geldi. Mehmet Budak Derya ile bir araya geldiği kişiler yapacakları mermer ticaretine ilişkin hususları görüştü.
Kod adı Luis olan İsrail istihbaratçısı, M.B. Derya'ya Filistin asıllı Türk vatandaşı Veysel Kerimoğlu'nu işe almasını söyledi. Mehmet Budak Derya, Kerimoğlu ile birlikte yürüttükleri faaliyetler hakkında kendilerine bilgi vermeleri yönünde talimat aldı. Eş zamanlı olarak Mehmet Budak Derya ile ilk irtibatı kuran Ali Ahmed Yassın da Veysel Kerimoğlu'nu M.B. Derya ile çalışması hususunda yönlendirdi.
Kaynaklarının konumunu yükseltmek için işçi buldular
İsrail İstihbarat Servisi mensuplarından aldığı talimat doğrultusunda Veysel Kerimoğlu'nu işe alan ve maaşını bile istihbaratçılardan temin eden Mehmet Budak Derya, arkadaşlık ilişkisi de geliştirdi. M.B. Derya, V. Kerimoğlu ile attıkları her adımı İsrail servisi ile paylaştı. Mehmet Budak Derya, Veysel Kerimoğlu vesilesiyle Orta Doğu ülkelerine yönelik ticari faaliyetlerini arttırdı. Yine V. Kerimoğlu sayesinde tanıştığı, İsrail'in Orta Doğu ülkelerine yönelik politikalarına muhalif Filistinliler ile sosyal ve ticari ilişkilerini geliştirdi. Bu şahıslar hakkında topladığı bilgileri İsrail servisine aktardı. İsrail'in Gazze'yi işgal politikası çerçevesinde tesis ettiği ticari ilişkileri de kullanarak Gazze'ye giriş izni almaya çalıştı. Gazze'de aradığı depoların fotoğraflarını İsrail istihbaratına iletti.
İsrail Servisi'nin desteği ile işlerini büyüttü
Ticari faaliyetlerini mermer alanıyla kısıtlamak istemeyen Veysel Kerimoğlu, 2016 yılı başlarında Mehmet Budak Derya'ya dron parçaları ticareti yapmaları üzerine bir teklifte bulundu. Attıkları her adımı İsrail servisine bildiren M.B. Derya, bu teklifi anında görüştüğü istihbaratçılara iletti. İsrail servisinin de işine gelen bu girişimin ilk numuneleri de İsrail İstihbarat Servisi tarafından temin edildi. Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu'nun birlikte dron satmaya çalıştığı Mohamed Zouari, İsrail İstihbarat Servisi tarafından Aralık 2016'da Tunus'ta suikasta uğradı.
Üçüncü ülke görüşmesi
Mehmet Budak Derya, İsrail istihbaratı ile 2013'te başlayan ilişkisini bugüne kadar sürdürdü. Bu süreç içerisinde Luis, Jesus/Jose, Dr.Roberto/Ricardo, Dan/Dennis, Mark, Elly/Emmy ve Michael kod adlı birçok istihbaratçı ile çeşitli Avrupa ülkelerinde üçüncü ülke görüşmeleri gerçekleştirdi.
İsrail servisinin testlerini geçti
İsrail servisi, uzun yıllardır yürüttükleri operasyonu riske atmamak adına gizliliğe son derece önem veriyordu. Bu kapsamda, İsrail servisi Mehmet Budak Derya'ya kriptolu bir haberleşme sistemi sağladı. Ayrıca, M.B. Derya sıkı tedbirler çerçevesinde 2016 yılında bir Asya ülkesinde yalan makinesi uygulamasına tabi tutuldu. M.B. Derya testi başarı ile tamamladı. Yalan makinesi testine girmesi sonrasında durumun ciddiyetini anlayan M.B. Derya, içinde bulunduğu faaliyet konusunda daha da hassas davranmaya başladı. İsrail servisi tarafından M.B. Derya'ya ikinci yalan makinesi testi Ağustos 2024'te bir Avrupa ülkesindeki otelde yapıldı. İsrail'in Bu testini de sorunsuz atlatan Derya, operasyonda bir üst aşamaya geçti. Mehmet Budak Derya, İsrail İstihbarat Servisi mensuplarının talimatları doğrultusunda Türkiye ve diğer ülkelerden sim kartları, internet modem ve router cihazları satın alarak, bunların şifre, seri numarası, üretim bilgileri ve MAC adresleri gibi bilgilerinin yer aldığı etiketlerin fotoğraflarını muhataplarına iletti.
Paravan şirket kuracakken yakalandı
Ocak 2026'da yurt dışında İsrail İstihbarat Servisi görevlileri ile çok önemli bir görüşme yapan Mehmet Budak Derya'nın operasyonel amaçlarla kullanılmak üzere yurt dışında paravan bir firma kurması yönünde planlar yapıldı. Yapılan planlamaya göre; söz konusu kurulacak paravan firmalar ile uluslararası ticari tedarik zincirine sızılması amaçlandı. Paravan şirket aracılığı ile İsrail İstihbarat Servisi'nin belirlediği ülkelerden temin edilecek ürünlerin yine İsrail servisi tarafından nihai kullanıcının bulunduğu ülkeye sevkiyatı koordine edilecekti. Planlamaya göre, sevkiyat sürecinde Asya ülkelerinde faaliyet gösteren yasal üç firma bulunacak ve bahse konu firmalar ile işbirliği yapılacaktı.
Bulunacak firmalardan ilki, ürünleri piyasadan temin ederek deposuna alacak ve ambalajlarını değiştirecekti. İkinci firma ürünleri ilk firmadan teslim alarak kendi deposunda bir süre muhafaza edecekti. Üçüncü firma ise ikinci firmadan teslim alacağı söz konusu ürünleri İsrail İstihbarat Servisince satılması istenen nihai kullanıcıya ait şirkete ihraç edecekti. Mehmet Budak Derya idaresinde kurulacak paravan firmanın görevi, ürünlerin temininden ihraç aşamasına kadar olan tedarik zincirini İsrail İstihbarat Servisi adına yönetmekti. M.B. Derya'nın servis görevlileri ile Ocak 2026'da yaptığı son görüşmede de bu plan çerçevesinde paravan firma için gereken banka hesabının oluşturulması, web sitesinin tasarlanması ve sosyal medya hesaplarının açılması gibi işlemler ile ortaklık yapılacak firmalara dair araştırmaları ele alındı.
MİT'ten kaçamadılar
Bir süredir MİT'in takibinde olan Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu; MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar neticesinde gözaltına
Lisede akran vahşeti
Eskişehir'in Odunpazarı ilçesinde bir lisede çıkan kavgada darbedilen ve omuriliği ile çenesinde kırık tespit edilen 11. sınıf öğrencisinin tedavisi hastanede sürüyor
05.02.2026 15:07:00 AA
İddiaya göre, Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Makine Bölümü 11. sınıfta eğitim gören K.N. Altınkama ile sınıf arkadaşı Y.Z. arasında 3 Şubat'ta beden eğitimi dersinde birbirine top atma meselesi nedeniyle tartışma çıktı.
Y.Z, daha sonra öğle yemeği arasında Altınkama'yı konuşmak için okulun önüne çağırdı. Bu sırada Altınkama, Y.Z. ile A.L, O.G. ve E.İ.A. tarafından darbedildi. Ensesi ve çenesine darbe alan çocuk, bölgedeki polis ekiplerinin kavgaya müdahale etmesiyle kurtarıldı.
İhbar üzerine liseye gelen sağlık ekibi, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Altınkama'yı ambulansla Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesine kaldırdı.
Burada tedavi altına alınan öğrenci, omuriliğindeki kırık nedeniyle ameliyat edildi. Çenesinde bulunan iki kırık için platin takılan ve iki ay sıvı gıdayla beslenecek Altınkama'nın hastanedeki tedavisine devam ediliyor.
Olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şubesi ekipleri, 18 yaşından küçük Y.Z, A.L, O.G. ve E.İ.A'yı yakaladı. Gözaltına alınan 4 öğrenci, çıkarıldıkları hakimlikçe adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
İki çocuk babası Cahit Altınkama, AA muhabirine, kavgaya polislerin zamanında müdahalesiyle oğlunun ölümden döndüğünü söyledi.
Oğlunun öldüresiye darbedildiğini belirten Altınkama, "Çok üzgünüm. Bu çocuklar daha önce de vukuatlıymış. Oğlum şu anda burada kaç gün kalacak, onu da bilmiyorum." diye konuştu.
Altınkama, şöyle devam etti:
"Bu hınç, kin, öldüresiye dövmek nedir? Bir suçu da yok. Beden dersinde birbirlerine top atmışlar. Aynı okulun öğrencilerinden, aynı mahallede oturuyorlarmış. Onlar (diğer 3 öğrenci) bir üst sınıfmış. O (Y.Z.) ve 3'ü çocuğumu darbetmişler. 'Ölümden döndük' diyebilirim."
"Başkalarının çocuklarının canı da yanmasın"
Kavga esnasında okul önünden geçen devriye polislerinin olaya müdahale ettiğini anlatan Altınkama, şunları kaydetti:
"Eğer müdahale etmeseler daha da vurmaya devam edeceklermiş. Polisler zor almışlar. Bu kadar kini, hıncı benim aklım almıyor. Biz de genç olduk, biz de okuduk. Biz hiç böyle bir dönem görmedik. Ben buna bir önlem alınmasını istiyorum, nasıl olur bilmiyorum. Devlet büyüklerimizden rica ediyorum. Başkalarının çocuklarının canı da yanmasın."
Oğlunun omuriliğindeki kırığın ameliyat edildiğini, çenesinde de kırıklar bulunduğunu dile getiren Altınkama, şunları kaydetti:
"Şu anda 2 ay sıvıyla beslenecek. Böyle bir olayla karşılaştığımız için çok üzgünüm. Oğlumun ameliyattan önce bilinci açıktı, konuştum. Bana, 'Baba beni çektiler. Gel seninle bir konuşalım dediler' dedi. Tek kişi çağırıyor. Orada 3 kişi daha bekliyormuş. 'Vallahi ben fark etmedim onları. Arkamdan ellerine taktıkları muştayla enseme, omuriliğime vurdu. Ben ondan sonrasını hatırlamıyorum. Gözümü açtığımda ambulanstayım.' dedi."
Cahit Altınkama, oğlunu darbedenlerden şikayetçi olduklarını belirterek, "Bu olayın peşini bırakmayacağım. Adli süreç devam edecek." ifadelerini kullandı.
Bu acıya yürek dayanmaz
Kocaeli'nde okul çıkışında servis aracının altında kalarak hayatını kaybeden 1. sınıf öğrencisi, memleketi Zonguldak'ta gözyaşları içinde son yolculuğuna uğurlandı
05.02.2026 14:54:00 İhlas Haber Ajansı
Kaza, dün Gebze ilçesi Beylikbağı Cumhuriyet Mahallesi'ndeki Bilgi İlkokulu önünde meydana geldi. Okul çıkışı kendisini eve götürecek olan servise binmek için yolun karşısına geçmeye çalışan 7 yaşındaki Elanur Tabakoğlu'na, 41 P 3597 plakalı servis minibüsü çarptı. Yaşanan kazanın ardından olay yerine gelen sağlık ekipleri, ağır yaralanan küçük Elanur'un kaza yerinde hayatını kaybettiğini belirledi.
"Kendi servisinin peşinden koşarken başka bir servis aracı ezmiş"
Olayın ardından konuşan Basat köyü Muhtarı Hasan Kuzucu, "Çocuk 1'inci sınıfa gidiyor. Her gün okulun bahçesine giren servis o gün girmiyor. Çocuk da yanlışlıkla başka bir arabaya biniyor. Durumu fark edince arabadan inip kendi servisinin peşinden koşmaya başlıyor. O esnada geri manevra yapan başka bir servis aracı Elanur'u eziyor. Kendi bırakıp gitmiyor biraz uzaktaymış unutuyor yani onu okulda" diye konuştu.
Tabutunu taşıyan babası güçlükle ayakta durabildi
Otopsi işlemlerinin ardından küçük Elanur'un cenazesi, memleketi Zonguldak'ın Çaycuma ilçesine bağlı Basat köyüne getirildi. Köydeki Merkez Ulu Camii'nde düzenlenen cenaze töreninde feryatlar yükseldi. Acılı baba Fatih Tabakoğlu, evladının tabutu başında güçlükle ayakta dururken, yakınları ve köylüler tarafından teselli edilmeye çalışıldı. Öğle namazını müteakiben kılınan cenaze namazının ardından minik Elanur'un cenazesi, dualar eşliğinde aile kabristanlığına defnedildi.
Sürücü gözaltında
Kazaya karışan servis şoförü polis ekipleri tarafından gözaltına alınırken, olayla ilgili başlatılan adli soruşturmanın devam ettiği bildirildi.
Antalya Valisi Şahin: 'Otobüs kazasında rapor henüz çıkmadı'
Antalya Valisi Hulusi Şahin, yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu 10 kişinin hayatını kaybettiği kazaya ilişkin, "Henüz rapor çıkmadı. Cumhuriyet savcılarımız tüm detaylarıyla olayı inceliyor. Neticeyi sizlerle paylaşacağız" dedi
Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Valiliği Hükümet Konağı'nda gerçekleştirilen "Antalya'nın Huzuru Güvenlik ve Asayiş Bilgilendirme Toplantısı"nda ocak ayına ilişkin güvenlik, asayiş, narkotik, kaçakçılık, göç, trafik ve siber suçlarla mücadele verilerini paylaştı. Vali Şahin, ocak ayında il genelinde toplam 8 bin 534 asayiş olayının meydana geldiğini, bu olayların yüzde 99,3'ünün aydınlatıldığını belirtti. Şahin, olayların 2 bin 804'ünün kişilere, bin 176'sının malvarlığına, 108'inin millete ve devlete, bin 485'inin topluma karşı işlendiğini, 2 bin 961 olayın ise takibi gereken suçlar kapsamında yer aldığını ifade etti. Şahin, çeşitli suçlardan 5 bin 50 aranan şahsın yakalandığını, bunlardan bin 15'inin tutuklandığını kaydetti.
Antalya genelinde 3 bin 307 uygulama yapıldı
Ocak ayında 513'ü şok uygulama olmak üzere toplam 3 bin 307 uygulama gerçekleştirildiğini belirten Vali Şahin, bu uygulamalarda 1 milyon 236 bin 324 şahıs ile 886 bin 976 aracın sorgulandığını açıkladı. Yapılan uygulamalarda 535 tabanca, 5 uzun namlulu silah, 81 av tüfeği, 27 kurusıkı tabanca, 5 bin 392 fişek, 175 av tüfeği fişeği ve 38 kesici alet ele geçirildiğini belirten Vali Şahin, ayrıca 19 çalıntı otomobil, 37 çalıntı motosiklet, 2 çalıntı kamyonet ve 2 çalıntı elektrikli bisiklet bulunduğunu, 2 milyon 419 bin 447 TL değerinde ziynet eşyası ile 2 milyon 500 bin TL nakit paraya el konulduğunu aktardı.
Kaçakçılık ve organize suçlara yönelik 135 operasyon
Kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele kapsamında 135 operasyon düzenlendiğini açıklayan Vali Şahin, 260 şüpheliye işlem yapıldığını, 49 kişinin tutuklandığını, 33 kişi hakkında adli kontrol kararı verildiğini, 178 kişinin ise serbest bırakıldığını söyledi. Şahin, organize suçlar, mali suçlar ve kaçakçılık kapsamında yürütülen operasyonlarda 459 tabanca, 8 milyon 228 bin 950 kaçak makaron, 1 milyon 101 bin 620 doldurulmuş makaron, 7 bin 613 paket kaçak sigara, 2 ton 182 kilogram kaçak tütün, 3 bin 650 litre kaçak alkol, 26 bin 223 adet kaçak eşya, 2 bin 350 litre kaçak motorin, 14 kaçak cep telefonu, 23 sahte belge ve 71 kaçak tarihi eserin ele geçirildiğini kaydetti.
900 uyuşturucu operasyonunda 110 tutuklama
Uyuşturucuyla mücadele kapsamında ocak ayında 900 narkotik operasyonu gerçekleştirildiğini belirten Vali Şahin, 984 şüpheli hakkında işlem yapıldığını, 110 kişinin tutuklandığını söyledi. Operasyonlarda 30 kilo 465 gram skunk, 16 kilo 576 gram esrar, 10 kilo 367 gram kokain, 6 kilo 556 gram eroin, 2 kilo 529 gram metamfetamin, 60 bin 118 sentetik ecza ve 15 bin 161 ecstasy başta olmak üzere çok sayıda uyuşturucu madde ele geçirildiğini belirten Şahin, ayrıca NARVAS Projesi kapsamında 349 ihbar üzerine bin 90 uygulama yapıldığını açıkladı.
13 bin 103 yabancı uyruklu şahıs sorgulandı
Göçmen kaçakçılığına yönelik 13 operasyonda 15 organizatör hakkında işlem yapıldığını belirten Vali Şahin, 4 bin 924'ü Mobil Göç Noktalarında, 8 bin 179'u merkez ve ilçelerde olmak üzere toplam 13 bin 103 yabancı uyruklu şahsın sorgulandığını ifade etti. Bu kapsamda 61 Suriye uyruklu şahsın gönüllü geri dönüşle sınır dışı edildiğini, 82 yabancı uyruklu şahsın ise geri gönderme merkezine teslim edildiğini belirten Şahin, Antalya'da 110 bin 96 yabancının oturma ve çalışma izinli olarak ikamet ettiğini söyledi.
Trafikte 342 bin 190 sürücü denetlendi
Ocak ayında 342 bin 190 sürücünün denetlendiğini, 74 bin 577 kişiye idari para cezası uygulandığını ve 3 bin 490 aracın trafikten men edildiğini açıklayan Vali Şahin, bin 742 trafik kazasında 3 kişinin hayatını kaybettiğini, bin 58 kişinin yaralandığını belirtti.
Siber suçlar ve sahil güvenlik verileri
Siber suçlarla mücadelede 9 operasyonda 50 şüphelinin yakalandığını, 17 kişinin tutuklandığını, 26 kişi hakkında adli kontrol kararı verildiğini kaydeden Vali Şahin, Sahil Güvenlik Komutanlığı unsurlarınca 396 gemi ve teknenin kontrol edildiğini, 42'sine işlem yapıldığını söyledi.
Otobüs kazası ve bebek iddiaları hakkında açıklama
Tekirdağ'dan Antalya'ya gitmek üzere yola çıkan yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu 10 kişinin hayatını kaybettiği kazaya ilişkin konuşan Vali Şahin, "Henüz rapor çıkmadı. Cumhuriyet savcılarımız tüm detaylarıyla olayı inceliyor. Neticeyi sizlerle paylaşacağız" dedi.
Sosyal medyada 2 aylık bebeğin Antalya'da hayatını kaybettiği iddialarına da değinen Şahin, "Biz onunla ilgili emniyetimiz ve jandarmamızla koordine ettik. Böyle bir bilgi Antalya Emniyeti ve jandarmasında yok. En azından bizim şehrimizde değil. Bizim şehrimizde olmadığını arkadaşlar değerlendiriyorlar ama inceleriz, sonucuna göre hareket ederiz" dedi.
Toplantıya Antalya İl Emniyet Müdürü Sabit Akın Zaimoğlu, İl Jandarma Komutanı Ahmet Kavukcu ve Sahil Güvenlik Komutanı Tolga Coşkun da katıldı.
Erzurum'da 23 kilo skunk ve 11 kilo metamfetamin ele geçirildi
Erzurum'da polisin düzenlediği operasyonda 23 kilogram skunk ve 11 kilogram metamfetamin maddesi ele geçirildi
05.02.2026 11:40:00 İhlas Haber Ajansı
Erzurum'da polisin düzenlediği operasyonda 23 kilogram skunk ve 11 kilogram metamfetamin maddesi ele geçirildi.
Edinilen bilgiye göre, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Erzurum Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince narkotik madde arama köpeği Hera ile yapılan çalışmalarda 23 kilo 250 gram skunk, 11 kilogram metamfetamin maddesi, 1 adet ruhsatsız tabanca, 15 adet fişek, 3 bin 915 TL ve 5 bin dolar suç unsuru para ele geçirildi.
Operasyonda gözaltına alınarak adli mercilere sevk edilen A.K. (44) ve S.K. (41) tutuklanarak Ceza İnfaz Kurumuna teslim edildi.
Emniyet Müdürlüğü'nce uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımı, satışı ve nakli ile ilgili mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi.
Depremin Üçüncü Yılında Vicdana Davet
6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı yaklaşırken, Ali Can’dan toplumsal hafızaya ve ortak vicdana seslenen güçlü bir çağrı geldi. Yapılan önerilerde, anma gününün yalnızca bir tarih değil; ortak bir yas ve yüzleşme anına dönüşmesi gerektiği vurgulandı
05.02.2026 00:12:00 Haber Merkezi
Felaketin Saatinde Ortak Sessizlik
Depremin yaşandığı 04.17.35'te, 6 Şubat 2026 Cuma günü Türkiye genelinde eş zamanlı bir duruş çağrısı yapıldı. O dakikalarda hayatın durması, seslerin susması ve kayıpların hatırlanması istendi.
Sessiz Yas Alanları
Depremden etkilenen illerde açık alanlarda kurulacak sembolik yas kürsüleri ile vatandaşların kayıplarını anması, duygularını sessizlikle paylaşması ve dayanışmayı görünür kılması amaçlanıyor.
Eğlenceye Ara
6 Şubat günü müzikli ve eğlence içerikli etkinliklerin durdurulması çağrısında bulunulurken, yasla eğlencenin yan yana gelemeyeceği vurgulandı.
Enkaz Altındaki Bekleyişi Hissetmek
Anma günü için sembolik olarak uyumamak, yemek yememek ve su içmemek gibi ritüeller önerildi. Bu yaklaşımın, enkaz altında yaşam mücadelesi verenlerin çaresizliğine toplumsal bir yakınlık kurmayı hedeflediği belirtildi.
Melih Gökçek'in uykularını kaçıracak haber! Can Uğur anlattı
Ankara siyasetini yakından ilgilendiren çok kritik bir gelişmeler yaşanıyor
05.02.2026 00:10:00 Ahmet Turan Yiğit
Ankara siyasetini yakından ilgilendiren çok kritik bir gelişmeler yaşanıyor.
Gazeteci Can Uğur, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında verilen Danıştay kararının oy birliğiyle alınmasını ve doğurabileceği hukuki sonuçları değerlendirdi.
Can Uğur, "Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin hukuk müşaviri yani Melih Gökçek sonrası Ankara Belediyesi'in hukuk müşaviri yetkilileri tarafından dönemin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olması sebebiyle Melih Gökçek'le ilgili şöyle bir iddia vardı. Dava şuydu. Dönemin belediye başkanı Melih Gökçek işte belediye başkanı sıfatıyla vermiş olduğu ihaleler ve onunla ilgili imar ihaleleri üzerinden çok ciddi bir rant sağladı ve bu rantla birlikte kamu kaynaklarını kullandı ve kamuyu zarara uğrattı. Bununla birlikte bu kaynakların da FETÖ terör örgütü üyeleri tarafından kullanıldığı onlarla birlikte bu kaynakların rant ilişkisi ve rant ağı çerçevesinde zarara uğratıldığı yönünde bir davası vardı. Şimdi bununla ilgili olarak karar verildi" dedi.
Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.