logo
21 TEMMUZ 2026

Ermeniler Türkleri arkadan hançerledi

11.06.2001 00:00:00
 
Prof.Dr. Haydar Baş, Tandoğan Meydanı'nı dolduran yüzbinlere hitaben yaptığı veciz konuşmasında, son bir yıldır Batılı ülkelerin parlamentolarında peşpeşe gündeme getirilen 'sözde Ermeni soykırım' meselesine değindi. Prof. Dr. Haydar Baş, şunları söyledi: "Sene 1071. Dedemiz Sultan Alparslan, kefeni ile Cuma namazını kılıyor. "Ölürsem beni bunlarla defnedin" diyor. Bu büyük insan, Romen Diyojen'in 200 bin kişilik kuvvetini yok ediyor. Anadolu'nun kapıları açılıyor. Anadolu'ya izzet, iffet, haysiyet, merhamet, şefkat, adalet, fazilet hülasa insanlığın bütün değerleri hakim olmaya başlıyor. İşte tam bu dönemde bu büyük nimeti gören Ermeni vatandaşlarımızı Romalıların safından ayrılarak Türk milletinin safına geçiyor. Asırlar boyu bir arada yaşıyoruz. Öyle ki et ve kemik gibi oluyoruz. Onlardan hariciye bakanı, milletvekilleri, müsteşarlar, müşavirler, uzmanlar devletin kademelerinde yer aldılar. Taltif edildiler. Taa ki 1789 Fransız İhtilaline kadar. O tarihten itibaren Batı dünyası bu kardeşlerimizin beyinlerini kaşımaya başladılar. İsviçre'de örgütlenmeye başladılar. Hınçak ve Taşnak teşkilatlarını kurdurdular. Bu teşkilatlar bilhassa Ermeni kardeşlerimizin olduğu Doğu Anadolu bölgesinde birçok cinayetler işlediler. Çoluk çocuk demeden mahvettiler. 1920 senesinde Amerikan Kongresine, 69 tane uzman rapor verdi. Uzmanların bu raporu şöyle: Doğu Anadolu bölgesinde Ermeniler tam bir milyon adet Türk katlettiler. Aynı rapora göre Kozan'da beş fırında insanlarımızı yaktılar. Ruslar'ın kuyudatına göre 500 bin insan Ermeniler tarafından katledildi. Durum bu olmasına rağmen Fransa, Ermeni soykırımı iddiasını meclisine getirerek hukuki bir müeyyide olsun diye bir resmi karar çıkartıyor. Bu karara göre biz Ermeni kardeşlerimizi katletmişiz. Ben Trabzonluyum. 1914-1915'te Ruslar, Doğu Anadolu ve Karadeniz'e çıktıkları zaman Ermenileri yanına alarak kışkırtıyorlar. Karadeniz'den 170 bin insan Samsun, Bolu, Kastamonu'ya hicret ediyor. Yine o bölgeden Maraş, Adana'ya 50 bin insan hicret ediyor. Diyarbakır'a ve Ankara'ya 150 bin insan hicret ediyor. Toplam 750 bin insan Türk vatandaşı vatanını terketmek mecburiyetinde kalıyor. Vatanını terkedenler arasında benim de ecdadım var. Termeliler bizi çok iyi tanırlar. Ceddimizin bir kısmı hala orada. Hicret eden bu 700 bin insanın % 80'i hastalık ve yol şartlarıyla hayatını kaybediyor. % 20'si ayakta durabiliyor. Buna bir de kendi bölgesinde ölen 1 milyon insanı ilave ederseniz, 1,5 milyon gibi büyük bir rakamın Ermeniler tarafından helak edildiğini görüyorsunuz. Vaziyet bu olmasına rağmen Fransa'nın aldığı bu meclis kararına ne demek lazımdır? Şimdi ABD ve AB'nin desteklerini arkasına alarak bu kardeşlerimiz hadlerini aşmaya başladılar. Askeri hazırlıklar içerisine girdiler. S 300 füzelerini ülkelerine yerleştirdiler. Yunanistan'la, Rusya ile işbirliği yaptılar. Kıbrıs Rum kesimi ile işbirliği halindeler. Güya bize harp ilan edecekler havasını veriyorlar. Bizde bir söz vardır. Gelecekleri varsa görecekleri de vardır." Batının tavrı değişmedi "1095 yılında, Batı dünyası bir Haçlı ittifakı oluşturarak tam 200 yıl Müslümanlara karşı mücadele vermişlerdir. 40 yıllık Yani, ne zaman Kani oldu da sen buna elini kolunu sallayarak teslim oluyorsun? Aynı ittifak bugün AB meselesinde de açık bir şekilde karşımıza çıkmaktadır. Farkında iseniz ellerinin tersiyle bizi her an itmektedirler. Onun için biz Batı değil kendi şartlarımızda yeni bir dünyanın projesini hayatımıza geçirmemiz gerekiyor. Bütün bunların olması için et ve kemik gibi bir bünye olmamız lazımdır. Biz, kardeş bir milletiz. Dargın, küskün olarak birbirimize buğzetmemiz bize asla yakışmaz. Vatanımıza, bayrağımıza, sancağımıza, herşeyimize sımsıkı sarılmamız lazımdır. Bir bünyede nasıl baş, el, ayak var ise hepimiz o bünyede, o milletin bünyesinde el, ayak, baş olmak suretiyle bütünlüğümüzü vücuda getireceğiz. Her birimiz birbirimizi birbirimizde göreceğiz. Ben senin için, sen benim için hayatını yaşayacaksın."

"Yeni bir anlayış şart"

"Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Asya ile Avrupa'yı birbirine bağlayan öyle bir köprü ki, sahip olduğu şartlar, imkanlar ve de temsil ettiği medeniyet bakımından bütün dünyanın gözü buranın üzerindedir. Siz öyle bir değere sahipsiniz ki, Arif Nihat'ın dediği gibi, "Elde sensin, dilde sen, gönüldesin baştasın / Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın. Hala ne diye oyunda oynaştasın / Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın."

Biz böyle bir milletiz. Onun için bu gözler bu coğrafya üzerinde bu milletin çok ciddi bir hariciye politikası olmasını istemezler. Onun için Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, şu andan itibaren vakit geçirmeden hariciye politikasını ele alması lazımdır. Bu büyük milletin başka devletlerin kuyruğu, uydusu olmaması lazımdır. Bizim kanımızdan, bizim canımızdan, bizim imanımızdan olan koskocaman bir Türk dünyası var. Niçin bunu görmüyoruz? Ve yine bizim akaidimizi paylaşan bir Ortadoğu var. Bütün bunları birbirine bağlayacak bir düğüm noktasıyız. İşte bunu içine alan, kendi özüne mahsus bir hariciye politikası kimliği oluşturmamız lazımdır. O zaman göreceksiniz ki Batı dediğimiz dünya sizin önünüzde selam durmaya başlayacaktır. Ama bu halimizle size itibar etmesi, adam yerine koyması hiç ama hiç mümkün değildir. Batı, "Eğer sen benden olmak istiyorsan, benim bayrağım senin bayrağın olacak. Benim askerim senin askerin olacak. Benim param senin paran olacak" diyor. Buna siz razı mısınız?

Onun için de iktisadi, hukuki, siyasi çember altına alarak bütün imkanlardan bizi mahrum etmeye çalışan Batının hile ve desisesine ferasetle yaklaşmamız gerekiyor. İktisadi bağımsızlığımızı da sonuna kadar yaşamamız ve de ilan etmemiz gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti 1938'den sonra iktisadi bağımsızlığını global ekonomik değerlere endeksleyerek hayatını devam ettirmeye başlamıştır. 1923-1938 yılları arası merhum Atatürk'ün milli ekonomiyi hayata geçirdiği dönemdir. Bu dönem Batılılar sanayi inkılabını hayata geçirmiş, bütün hatlarıyla dünyanın üzerine yürümeye başlamıştı. Bize de o günlerde telkin ettikleri şuydu: "Sakın sanayi ile meşgul olmayın. Siz tarım ülkesisiniz. Zirai topraklarınız çok geniş, Verimli bir memlekete sahipsiniz. Ekin, biçin, yetiştirin, Biz, sizden ektiğinizi, biçtiğiniz alalım. Siz de bizden ürettiğimiz mamulleri alın" demişlerdi. Ama merhum Atatürk, bunların hiçbirine razı olmadı. Kayseri'de bir uçak fabrikası kurdu. Belçika'ya uçak ihraç ettik. Gaz maskesi fabrikamız vardı. Dünyanın aklına gelmediği için bu konuda üretim yapmamıştı. Fakat Türk'ün mahareti o günün şartlarında bu fabrikayı yapmış, 2. Dünya Savaşında dünyaya gaz maskelerini ihrac eden tek ülke olmuştuk. O anlayış devam etse idi bugün Türkiye'nin atom bombası olmayacak mıydı? Hidrojen bombası olmayacak mıydı? Dünyanın kutbu Türkiye Cumhuriyeti Devleti olmayacak mıydı? O halde nedir bu halimiz? Kendinden korkan, kendinden kaçan, kendini bilmeyen, kendini tanımayan insan bu milleti asla idare edemez."

Kahramanmaraş'taki okul saldırısına ilişkin iddianame hazırlandı

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, 15 Nisan'da düzenlenen silahlı okul saldırısına ilişkin soruşturmanın tamamlandığını ve hazırlanan iddianamenin mahkemece kabul edildiğini bildirdi

21.07.2026 20:30:00
Anadolu Ajansı
 
Kahramanmaraş'taki okul saldırısına ilişkin iddianame hazırlandı
Kahramanmaraş'taki okul saldırısına ilişkin iddianame hazırlandı

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, Ayser Çalık Ortaokulu'na 15 Nisan'da düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin yürütülen soruşturmanın tamamlandığını, hazırlanan iddianamenin mahkemece kabul edilerek yargılama sürecinin başladığını bildirdi.

Başsavcılıktan yapılan yazılı açıklamada, Onikişubat ilçesi Haydarbey Mahallesi'nde bulunan Ayser Çalık Ortaokulu'na 15 Nisan'da düzenlenen silahlı saldırıda 9 öğrenci ve 1 öğretmenin hayatını kaybettiği, 15 öğrencinin ise yaralandığı anımsatıldı.

Açıklamada şunlar kaydedildi:

"Silahlı saldırı olayına ilişkin Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturma 20.07.2026 tarihi itibarıyla tamamlanarak, dosya kapsamında şüpheli Uğur Mersinli hakkında 'olası kastla öldürme ve 6136 sayılı Yasa'ya muhalefet' suçlarından, diğer şüpheli Peyman Pınar Mersinli hakkında ise 'bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan iddianame tanzim edilmiştir. Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesince iddianame kabul edilerek yargılama süreci başlamıştır."

1 öğretmen ile 9 öğrenci yaşamını yitirmişti

Kahramanmaraş'taki Ayser Çalık Ortaokulu'na 15 Nisan'da bir öğrenci tarafından düzenlenen silahlı saldırıda 1 öğretmen ve 9 öğrenci hayatını kaybetmiş, 15 öğrenci yaralanmıştı. Olayın ardından okulda eğitime ara verilmiş, öğrencilerin eğitimlerine başka okullarda devam etmesi kararlaştırılmıştı. 

DABİS artık İŞKUR Mobil'de

Öğrenciler ve veliler tercihlerini artık iş gücü piyasası verileriyle destekleyebilecek

21.07.2026 14:20:00
Haber Merkezi
 
DABİS artık İŞKUR Mobil'de
DABİS artık İŞKUR Mobil'de
Lise ve üniversite tercih döneminde gençlerin eğitim ve kariyerlerine ilişkin daha bilinçli kararlar verebilmelerini desteklemek amacıyla Danışman Bilgi Sistemi (DABİS), İŞKUR Mobil uygulaması üzerinden öğrenci ve velilerin erişimine açıldı.

LGS'ye giren yaklaşık 1 milyon ve YKS'ye giren yaklaşık 2.5 milyon olmak üzere toplamda 3.5 milyon genci ilgilendiren süreçte, veriye dayalı kariyer rehberliği hizmetlerinin daha geniş kitlelere ulaştırılması hedefleniyor. DABİS'in İŞKUR Mobil uygulamasına taşınmasıyla birlikte öğrenciler, veliler ve mezunlar mesleki alanlar ile üniversite bölümlerine ilişkin iş gücü piyasası göstergelerine doğrudan erişebilecek.

DABİS tercih döneminde öğrencilerin okul ve bölüm seçimine katkı sunuyor

İŞKUR İş ve Meslek Danışmanları ile Millî Eğitim Bakanlığına bağlı rehber öğretmenler aracılığıyla sunulan DABİS sayesinde kullanıcılar, mesleki alanlar ve üniversite bölümleri hakkında kapsamlı bilgi edinebilecek. Sistem, eğitim tercihlerini yalnızca mevcut eğitim seçenekleri üzerinden değil, mezuniyet sonrasında karşılaşılabilecek iş gücü piyasası koşulları dikkate alınarak değerlendirmeye imkân sağlayan güvenilir bir kariyer rehberliği altyapısı sunuyor. DABİS'in İŞKUR Mobil uygulaması üzerinden erişime açılmasıyla veriye dayalı kariyer rehberliği hizmetleri daha kapsayıcı ve erişilebilir hâle getirildi.

Mesleki alanlar ile ön lisans ve lisans programlarından mezun olan kişilerin eğitimden çalışma hayatına geçiş süreçlerini farklı yönleriyle ortaya koyan DABİS, kapsamlı bir kariyer bilgi sistemi niteliği taşıyor.

Sistemde;

• İş bulma süresi,

• Ücret dağılımı,

• Ortalama çalışılan işyeri sayısı,

• İstihdam oranı,

• Girişimcilik oranı,

• Girişim yaşam süresi,

• Akademide çalışma oranı,

• Sektör bazında dağılım

gibi mesleki alanı tercih edecekler için 14 gösterge, üniversite bölümü tercih edecekler için 15 gösterge yer alıyor. 

Kullanıcılar sistem üzerinden farklı mesleki alanları, üniversiteleri ve bölümleri karşılaştırabiliyor; böylece tercih etmeyi düşündükleri alanlara ilişkin istihdam, ücret, iş bulma, kariyerde ilerleme ve girişimcilik görünümünü bütüncül biçimde inceleyebiliyor.

DABİS'te yer alan farklı birçok gösterge, mesleki alanları ve bölümleri tanıma fırsatı sunuyor

DABİS'te sunulan göstergeler; Yükseköğretim Kurulundan (YÖK) ve Millî Eğitim Bakanlığından (MEB) alınan lise ve üniversite mezun bilgileri ile Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK) alınan 2010-2024 yılları arasındaki çalışan bilgilerinin anonimleştirilerek eşleştirilmesiyle oluşturulan mikro veri setlerinin analizine dayanıyor. Bu kapsamda farklı kurumlardan elde edilen eğitim, sosyal güvenlik ve istihdam verileri belirli metodolojik kurallar çerçevesinde bir araya getirilerek iş gücü piyasası göstergeleri oluşturuluyor.

Meslek lisesi ve yükseköğretim mezunlarına ilişkin göstergeler, mezunların yalnızca bir işe girip girmediğini değil, çalışma hayatındaki devamlılıklarını ve mesleki hareketliliklerini de ortaya koyuyor. Mesleki alan ve üniversite bölüm bazında hesaplanan istihdam oranı göstergesiyle mezunların güncel yıl içerisindeki istihdam oranları görülebilirken, mesleki alan bazındaki bölgesel istihdam oranı göstergesiyle de mezunların eğitim aldıkları ilde istihdam edilme durumları incelenebiliyor.

İlk iş bulma süresi de tercih sürecinde gençlerin en fazla merak ettiği başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. DABİS'te mezunların ilk işlerine ne kadar sürede yerleştikleri ayrıntılı biçimde gösteriliyor. Bu kapsamda, mezuniyetten önceki altı ay içinde çalışmaya başlayanlar ile mezuniyet sonrasındaki ilk altı ayda, altı-on iki ay arasında ve on iki aydan daha uzun sürede iş bulanlar ayrı ayrı değerlendiriliyor. Böylece öğrenciler, tercih etmeyi planladıkları mesleki alan veya üniversite bölümünden mezun olan kişilerin çalışma hayatına ne kadar sürede geçiş yaptığını karşılaştırmalı olarak inceleyebiliyor.

Yükseköğretim mezunlarına ilişkin göstergeler üniversite ve bölüm bazında hesaplanıyor. Sistem, ön lisans ve lisans programlarından mezun olanların iş gücü piyasasındaki durumunu çok boyutlu olarak ortaya koyuyor. Üniversite mezunlarının girişimcilik durumu da sistemde ayrı bir gösterge olarak yer alıyor. Mezuniyetten önceki altı ay ile mezuniyet sonrasındaki çalışma yaşamında kendi girişimini kuran mezunların oranları bölüm ve üniversite bazında hesaplanıyor. Bunun yanı sıra mezunların kariyerleri boyunca kaç farklı iş yerinde çalıştıkları ve girdikleri bir işte ortalama ne kadar süre kaldıkları da kullanıcıların incelemesine sunuluyor.

DABİS üzerinden üniversite mezunlarının bir işten ayrıldıktan sonra yeni bir işe geçiş süreleri, kurdukları girişimlerin faaliyetlerini ne kadar süre devam ettirdiği, çalıştıkları sektörler ve işletme büyüklükleri de incelenebiliyor. Böylece bir bölümün mezunlarının yalnızca işe girme oranı değil, çalışma hayatında hangi sektörlerde ve hangi ölçeklerdeki işletmelerde yoğunlaştığı da görülebiliyor.

Mezuniyet sonrası çalışma hayatına ilişkin bir öngörü sağlıyor

DABİS, gençlerin yerine tercih yapan bir sistem olma özelliği taşımıyor. Sistemde yer alan göstergeler tek başına kesin bir iş veya ücret garantisi sunmuyor. Geçmiş dönemlerde mezun olan kişilere ait toplulaştırılmış veriler üzerinden genel bir iş gücü piyasası görünümü sunan sistem, ekonomik koşulların, bireysel yetkinliklerin, yabancı dil bilgisinin, iş deneyiminin, yaşanılan bölgenin ve kişisel tercihlerin mezuniyet sonrasındaki kariyer sonuçlarını etkileyebileceği gerçeğini de göz önünde bulunduruyor.

DABİS, öğrencilerin yalnızca "Hangi bölümü kazanabilirim?" sorusuna değil, "Bu alandan mezun olduğumda beni nasıl bir çalışma hayatı bekleyebilir?" sorusuna da cevap bulmalarına katkı sağlıyor. Kullanıcılar, tercih etmeyi düşündükleri mesleki alan veya üniversite bölümüne ilişkin mezunların iş bulma sürelerini, çalışma devamlılıklarını, ücret dağılımlarını, girişimcilik eğilimlerini ve yoğun olarak çalıştıkları sektörleri karşılaştırabiliyor. Böylece eğitim tercihleri daha fazla veriye dayalı ve daha bilinçli şekilde yapılabiliyor.

Dijital hizmetlerin yanı sıra yüz yüze kariyer danışmanlığı hizmetleri de kesintisiz şekilde devam ediyor. İŞKUR İl Müdürlükleri ve Hizmet Merkezlerinde görev yapan İş ve Meslek Danışmanları, tercih döneminde öğrencilere ve velilere bireysel kariyer danışmanlığı hizmeti sunmayı sürdürüyor.

2020 yılından bu yana Cumhurbaşkanlığı koordinasyonunda uygulanan DABİS platformu, 2025 yılı Temmuz ayında İŞKUR'a devredildi. Devir sürecinin ardından sistem, 81 ilde görev yapan İŞKUR İş ve Meslek Danışmanları ile Millî Eğitim Bakanlığına bağlı rehber öğretmenler tarafından aktif olarak kullanılmaya devam ediyor. İŞKUR Mobil uygulamasıyla birlikte bu hizmet artık yalnızca danışmanlar ve rehber öğretmenler aracılığıyla değil, öğrenciler, veliler ve mezunlar tarafından da doğrudan erişilebilir hâle geldi.

DABİS ile veriye dayalı kariyer rehberliği hizmetlerinin daha geniş kitlelere ulaştırılması, tercih süreçlerinde doğru ve güvenilir bilgiye erişimin artırılması ve gençlerin eğitim ile çalışma hayatına ilişkin kararlarını iş gücü piyasası verileri ışığında desteklemeleri amaçlanıyor.

Peki, öğrenci ve veliler sisteme nasıl erişebilecek?

Kullanıcıların sisteme erişim için öncelikle IOS ve Android marketlerden İŞKUR Mobil uygulamasını indirmeleri ve profil oluşturduktan sonra Danışman Bilgi Sistemi'ne girerek mesleki alanlar için Ortaöğretim, üniversite bölümleri için Yükseköğretim sekmelerini seçmeleri gerekiyor.

2026-YKS sonuçlarının sayısal verileri açıklandı

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) yerleştirme puanlarına göre, Temel Yeterlilik Testi'nde (TYT) 112, sayısalda 154, sözelde 4, eşit ağırlıkta 12, dilde 14 aday 550 ve üstünde puan aldı

21.07.2026 11:54:00
Anadolu Ajansı
 
2026-YKS sonuçlarının sayısal verileri açıklandı
2026-YKS sonuçlarının sayısal verileri açıklandı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2026-YKS sonuçlarına ilişkin sayısal verileri açıkladı.

Buna göre, TYT'ye başvuran 2 milyon 425 bin 627 adaydan 170 bin 551'i, Alan Yeterlilik Testleri'ne (AYT) başvuran 1 milyon 627 bin 970 adaydan 154 bin 857'si, Yabancı Dil Testi'ne (YDT) başvuran 203 bin 640 adaydan 60 bin 370'i sınava katılmadı.

Katılanlardan, TYT oturumunda 246, AYT'de 49, YDT'de 6 olmak üzere 301 adayın sınavı geçersiz sayıldı.

Yerleştirme puanları

Ortaöğretim Başarı Puanı'nın sınav puanlarına eklenmesiyle hesaplanan 2026-YKS yerleştirme puanlarına göre, TYT'de 112, sayısalda 154, sözelde 4, eşit ağırlıkta 12, dilde 14 aday 550 ve üstünde puan aldı.

Ayrıca, TYT'de 2 milyon 187 bin 743, sayısalda 1 milyon 135 bin 718, sözelde 1 milyon 85 bin 698, eşit ağırlıkta 1 milyon 421 bin 290, dilde 132 bin 826 adayın puanı 115 ve üzerinde hesaplandı. 

Boşanma davalarında temizleme oranı yüzde 102'yi aştı

Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2025'te aile mahkemelerinde görülen davaların temizleme oranı yüzde 102,1 olarak gerçekleşti

 

21.07.2026 10:40:00
Anadolu Ajansı
 
Boşanma davalarında temizleme oranı yüzde 102'yi aştı
Boşanma davalarında temizleme oranı yüzde 102'yi aştı

Adalet Bakanlığı, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün boşanma, nafaka, velayet, ayrılık ve evlenmenin iptali davalarına ilişkin 2016 ile 2025 yılları arasındaki istatistik verilerini açıkladı.

Buna göre, 2025'te ilk derece mahkemelerine 309 bin 479 boşanma davası geldi. Boşanma davalarında 2025'te verilen karar sayısı, yıl içinde açılan dosya sayısını geçti. 2016'da yüzde 92,9 olan temizleme oranı, geçen yıllardan devreden davalara ilişkin kararlarla birlikte yüzde 102,1'e ulaştı.

Evlenmenin iptali davalarında ise 2025'te 349 yeni dava açıldı. Dosya temizleme oranı da yüzde 120,1 olarak kayıtlara geçti.

Yıl içinde açılan davadan fazla dosyada karar verildi

Müdürlüğün 10 yıllık verilerine göre, nafaka davalarında yüzde 88 olan dosya temizleme oranı, 2025'te yüzde 108,2'ye yükseldi.

Velayet davalarında ise 2016'da yüzde 68,8 olan dosya temizleme oranı, 2025'te 103,3'e çıktı.

Aynı dönemde evlenmenin iptali davalarında temizleme oranı yüzde 112,7'den yüzde 120,1'e, ayrılık davalarında ise yüzde 79,1'den yüzde 106,8'e yükseldi.

Veriler, 2025'te boşanma ve boşanmayla ilişkili davalarda mahkemelere yıl içinde gelen dosya sayısından daha fazla dosyanın karara bağlandığını ortaya koydu.

Türkiye'de özel sektör çalışanları tatilde bile çalışıyor!


 
İnsan kaynakları platformu Kolay İK’nın araştırmasına göre, çalışanların yüzde 42’si dönüşte biriken işlerin yarattığı stres nedeniyle tatildeyken bile iş hayatından kopamıyor. Katılımcıların yüzde 23’ü yıllık izin esnasında işlerini kontrol etmeye devam ettiğini söylerken yzde 20’si ise tatile çıkmadan önce iş bitirme telaşı yaşadığını belirtti. Kamuda çalışanların böyle bir derdi yok.

21.07.2026 09:17:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
 
Türkiye'de özel sektör çalışanları tatilde bile çalışıyor!
Türkiye'de özel sektör çalışanları tatilde bile çalışıyor!

Yaz aylarında çalışanların en önemli gündemlerinden biri de yıllık izin kullanımı. Ancak çalışanlar için izin dönemi her zaman kesintisiz bir dinlenme anlamına gelmiyor. İnsan kaynakları platformu Kolay İK, çalışanların yıllık izinde işten uzaklaşmasını zorlaştıran nedenleri belirlemek amacıyla LinkedIn ve kendi uygulaması üzerinden bir araştırma gerçekleştirdi.

Dönüşte iş yükü artıyor

Araştırmada katılımcılara, "Yıllık izinde işten uzaklaşmanızı en çok ne zorlaştırıyor" sorusu yöneltildi. Araştırmaya katılan 263 çalışandan yüzde 42'si bu soruya dönüşte biriken işler cevabını verdi. Tatil esnasında işlerini kontrol etme ihtiyacı duyduğunu belirtenlerin oranı yüzde 23 olurken izin öncesinde iş bitirme telaşı yaşayanların oranı yüzde 20 olarak gerçekleşti. Sonuçlar, çalışanların yüzde 85'inin izin öncesinde, izin sırasında veya işe dönüş düşüncesiyle işle bağını sürdürdüğünü gösterdi. Katılımcıların yalnızca yüzde 15'i yıllık izinde işten rahatça uzaklaşabildiğini ifade etti.

Tatil, tatil olmaktan çıkıyor

Çalışanların en çok dönüşte biriken işleri düşünmesi, konunun yalnızca tatilde e-posta kontrol etmekle sınırlı kalmadığını gösteriyor. İş yerinden fiziksel olarak uzaklaşan çalışan, dönüşte karşılaşacağı yoğunluk nedeniyle zihinsel olarak işten kopmakta zorlanıyor. Bu durum iznin dinlendirici etkisini azaltırken işe uyumu da güçleştiriyor. İzin öncesinde görevlerin devredilmesi, acil durumlarda sorumluluğu üstlenecek kişilerin belirlenmesi ve dönüşteki iş yükünün dengeli biçimde planlanması gerekiyor.

Çalışanlar kısa tatillere yöneliyor

Öte yandan, çalışanların en çok tatile çıktığı ay da yaklaşıyor. İzin kullanım alışkanlıklarına göre 2025 yılında en sık izin kullanılan ay Ağustos olmuştu. Geçtiğimiz yılın verilerine göre Pazartesi ve Perşembe-Cuma günleri alınarak hafta sonu ile birleştirilen izinlerin arttığı ve son yıllarda giderek artış gösteren bu yöntem sayesinde çalışanların uzun tatiller yerine daha kısa ama daha sık izin kullandıkları belirlenmişti.

Spor yapan çocuğunuzun kalbine özen gösterin


 
 
Çocukların fiziksel, zihinsel ve ruhsal gelişiminde önemli rol oynayan spor, her yaşta kazanılması gereken en değerli alışkanlıklar arasında yer alıyor.
 

21.07.2026 08:24:00
MURAT ÇORBACI
 
Spor yapan çocuğunuzun kalbine özen gösterin
Spor yapan çocuğunuzun kalbine özen gösterin

Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Doç. Dr. Erman Çilsal, çocukların erken yaşta keyif alacakları spor branşlarına yönlendirilmesinin büyük önem taşıdığını belirterek, "Ancak bazı doğumsal ya da sonradan gelişen kalp hastalıkları, özellikle yoğun fiziksel aktivite sırasında ilk belirtilerini verebilir. Çoğu zaman 'normal yorgunluk', 'kondisyonsuzluk' veya 'büyüme çağının etkisi' olarak düşünülen bazı yakınmalar, aslında önemli bir kalp sorununun erken habercisi olabilir. Özellikle futbol, basketbol, yüzme ve atletizm gibi yoğun efor gerektiren branşlarda belirtiler daha dikkatli değerlendirilmelidir" diye konuştu. Doç. Dr. Çilsal, spor yapan çocuklarda ailelerin dikkat etmesi gereken 4 önemli sinyali anlattı.

Koşarken göğüs ağrısı oluyorsa!

Her göğüs ağrısı kalp sebepli değildir ancak egzersizle ortaya çıkan, tekrarlayan ve çocuğun oyunu bırakmasına neden olan ağrılar çocuk kardiyolojisi uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Koşarken, merdiven çıkarken, maç sırasında veya yoğun antrenmanda gelişen göğüs ağrısı; kalp kası hastalıkları, doğumsal koroner damar anomalileri ya da ritim bozukluklarının belirtisi olabilir.

Spor sırasında bayıldıysa! 

Çocuklarda görülen bayılmalar çoğu zaman iyi huylu nedenlere bağlı gelişebilse de spor veya egzersiz sırasında yaşanan bilinç kaybı dikkatle araştırılması gereken önemli bir belirtidir. Özellikle koşarken, yarışırken veya ani efor sırasında gelişen bayılmalar; ciddi ritim bozuklukları, kalp kası hastalıkları veya bazı doğumsal kalp problemleriyle ilişkili olabilir. Açlık, yorgunluk ya da tansiyon düşüklüğü akla gelebilse de spor sırasında gelişen bayılma ileri değerlendirme gerektirir.

Yaşıtlarından çabuk yoruluyorsa!

Spor sırasında yaşıtlarına göre belirgin şekilde çabuk yorulan, oyundan erken çıkmak isteyen veya nefes nefese kalan çocuklarda durum yalnızca kondisyon eksikliği olmayabilir. Özellikle düzenli spor yapmasına rağmen performans düşüklüğü yaşayan çocuklarda, bazı doğumsal kalp sorunları ya da kalbin çalışma kapasitesini etkileyen hastalıklar araştırılmalıdır.

Spor esnasında çarpıntı ortaya çıkıyorsa!

Spor sırasında kalp hızının artması doğal bir durumdur. Ancak ani başlayan, çok hızlı hissedilen, düzensiz veya rahatsızlık veren çarpıntılar normal kabul edilmez. Çarpıntıya baş dönmesi, göz kararması, halsizlik veya göğüs rahatsızlığı eşlik ediyorsa ritim bozukluğu açısından ileri inceleme yapılmalıdır. Özellikle egzersiz sırasında başlayan çarpıntılar dikkatle değerlendirilmelidir. 

Ailede genç yaşta ani ölüm varsa kontrol şart!

"Aile öyküsü bazen belirtiden daha değerlidir" diyen Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Doç. Dr. Erman Çilsal şöyle konuştu: "Bazı kalıtsal kalp hastalıkları çocukluk döneminde belirti vermeden ilerleyebilir. Özellikle ailede genç yaşta açıklanamayan ani ölüm, ciddi ritim bozukluğu, kardiyomiyopati veya genetik kalp hastalığı öyküsü varsa çocuk mutlaka detaylı kardiyolojik değerlendirmeden geçirilmelidir. Doğru tarama ile çocuklar güvenle spor yapabilir. Şikayet tarifleyen her çocuğun sporu bırakması gerekmez. Önemli olan, doğru değerlendirme sonrasında güvenli sınırların belirlenmesidir. Özellikle futbol, basketbol, yüzme ve atletizm gibi yoğun efor gerektiren branşlarda bu belirtiler daha dikkatli değerlendirilmelidir."

Ahbap soruşturmasında ikinci dalga

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Oğuzhan Uğur'un da bulunduğu 9 şüpheli tutuklanırken, 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

21.07.2026 08:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ahbap soruşturmasında ikinci dalga
Ahbap soruşturmasında ikinci dalga
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Oğuzhan Uğur'un da bulunduğu 9 şüpheli tutuklanırken, 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 10 şüphelinin sulh ceza hakimliğindeki işlemleri tamamlandı. Hakimlik, Oğuzhan Uğur, Ersin Gökgün, Muharrem Karataş, Gülgün Öztürk, Emre Kartaloğlu, Hüseyin Küçük, Suzan Düşküner Mintaş, Fatih Eke ve Emir Taşar'ın tutuklanmasına karar verdi. Soruşturma kapsamında hakkında adli kontrol talep edilen Özgür Ömer Güner hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.

Oğuzhan Uğur, savcılık tarafından "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlamalarıyla tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. Nöbetçi hakimlikte işlemleri biten Oğuzhan Uğur dahil 8 kişi tutuklanırken, ilk dalgada tutuklanan Ece Güner'in kardeşi Özgür Ömer Güner adli kontrol tedbirleriyle serbest bırakıldı.

YKS sonuçları açıklandı


ÖSYM Başkanı Ersoy, 2026-YKS sonuçlarının "ykssonuc.osym.gov.tr" internet adresinden açıklandığını bildirdi.

21.07.2026 06:43:00 / Güncelleme: 21.07.2026 07:03:32
Haber Merkezi
 
YKS sonuçları açıklandı
YKS sonuçları açıklandı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) sonuçlarının "https://ykssonuc.osym.gov.tr/" internet adresinden erişime açıldığını bildirdi.
 
Ersoy, 2026-YKS sonuçlarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.
 
Yoğun çalışma dönemi geçirerek sınava hazırlanan adayları, onlara destek olan aileleri ve sürece aktif katkı sağlayan tüm eğitim camiasını tebrik eden Ersoy, üniversiteye yerleşeceklerin öğrenimlerini en iyi şekilde tamamlayacaklarına ve ülkeye faydalı görevler üstleneceklerine olan inancının tam olduğunu belirtti.
 
2.5 milyon aday başvurdu
 
YKS'nin tamamlanmasıyla birlikte başlayan heyecanlı bekleyişin bugün itibarıyla sona erdiğini aktaran Ersoy, "Yaklaşık 2.5 milyon adayın başvurduğu YKS sonuçlarını ilan ettik, hayırlı olsun. Sınav sonuçlarını kurumsal web sayfamız 'https://ykssonuc.osym.gov.tr/' linki üzerinden öğrenebilirsiniz. Sınav sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte tercih sürecimiz başlayacak. 2026-YKS tercih işlemleri, 29 Temmuz-10 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek." ifadelerini kullandı.
 
Tercih sürecinde adayların ilgi alanları ve yeteneklerini dikkate almalarını, tercih edecekleri alanları iyi araştırmalarını, yayımlayacakları kılavuzdan bölümlere ilişkin bilgileri dikkatlice okumalarını tavsiye eden Ersoy, adayların yapacakları tercihlerin hayırlı olmasını diledi.
 
YKS şampiyonları
 
ÖSYM Başkanı Ersoy, 2026-YKS'de dereceye giren adayları şu şekilde açıkladı:
 
"Temel Yeterlilik Testi (TYT) birincilerimiz; İlker Uyanıker Yıldız Teknik Üniversitesi Maçka Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi-İstanbul, Abdullah Uslu Eskişehir Fatih Fen Lisesi-Eskişehir, Miraç Koşar, Şanlıurfa Fen Lisesi-Şanlıurfa Doğa Erdemir, Kadıköy Anadolu Lisesi-İstanbul, Şerif Efe Dartar, Kabataş Erkek Lisesi-İstanbul.

Kabataş'ın büyük başarısı
 
Alan Yeterlilik Testleri (AYT) birincilerimiz; sayısal alanında Şerif Efe Dartar Kabataş Erkek Lisesi-İstanbul, sözel alanında Enes Salahaddin Coşkun Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi-İstanbul, eşit ağırlık alanında Tuğsem Bahar Kabataş Erkek Lisesi-İstanbul.
 
Yabancı Dil Testi (YDT) birincilerimiz; Almanca Eylül Uyar Kabataş Erkek Lisesi-İstanbul, Arapça Ammar Moataz Mohamed Ibrahım Mahmoud Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi-İstanbul, Fransızca Sena İlhan Açık Öğretim Lisesi-Denizli, İngilizce Doğa Erdemir Kadıköy Anadolu Lisesi-İstanbul, Rusça Ela Demirel Ahmet Keleşoğlu Fen Lisesi-İstanbul ."
 
Kadın adayların erkek adaylara göre sınava katılım oranları daha yüksek
 
Ersoy, TYT'ye başvuran 2 milyon 425 bin 627 adayın 2 milyon 255 bin 76'sının sınava katıldığını, 170 bin 551 adayın ise sınava girmediğini bildirdi.
 
AYT'ye başvuran 1 milyon 627 bin 970 adaydan 1 milyon 473 bin 113'ünün sınava katıldığını aktaran Ersoy, YDT'ye başvuran 203 bin 640 adaydan da 143 bin 270'inin sınava katıldığını, 60 bin 370 adayın bu oturuma girmediği bilgisini paylaştı.
 
TYT'ye başvuran erkek adayların yüzde 91.48'inin, TYT'ye başvuran kadın adayların yüzde 94.21'inin, AYT'ye başvuran erkek adayların yüzde 88.09'unun, AYT'ye başvuran kadın adayların yüzde 92.33'ünün sınava katıldığını bildiren Ersoy, YDT'de ise erkeklerde yüzde 63.81, kadın adayların ise yüzde 74.99'unun oturuma katıldığının altını çizerek, tüm testlerde kadın adayların erkek adaylara göre sınava katılım oranlarının daha yüksek olduğunu kaydetti.
 
En düşük başarı fen bilimlerinde
 
Ersoy, 2026-YKS'de üç oturumda uygulanan testlerde toplam 680 soru sorulduğunu bildirdi.
 
YKS testlerinin ortalamalarına ilişkin bilgiler veren Ersoy, şöyle devam etti: "2026-TYT'de ortaöğretim son sınıf öğrencilerinin doğru cevap sayısı ortalamaları; Türkçe (40 soru) testinde 20.5, sosyal bilimler (20 soru) testinde 10.2, temel matematik (40 soru) testinde 6.8 ve fen bilimleri (20 soru) testinde 4.3'tür.

AYT matematik
(40 soru) testinin ortalaması, 7.0. AYT fen bilimleri testinin ortalamaları; fizik (14 soru) alt testinde 2.7, kimya (13 soru) alt testinde 2.2 ve biyoloji (13 soru) alt testinde 3.0 oldu.

AYT Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 testinin ortalamaları; Türk dili ve edebiyatı (24 soru) alt testinde 6.1, tarih-1 (10 soru) alt testinde 2.6, coğrafya-1 (6 soru) alt testinde 1.7. AYT sosyal bilimler-2 testinin ortalamaları; tarih-2 (11 soru) alt testinde 1.7, coğrafya-2 (11 soru) alt testinde 2.1, felsefe grubu (12 soru) alt testinde 1.6, (DKAB) din kültürü ve ahlak bilgisi/ek felsefe grubu (6 soru) alt testinde 1.9 olmuştur. YDT'nin ortalamaları ise; Almanca testinde 43, Arapça testinde 44.3, Fransızca testinde 46.1, İngilizce testinde 37.1, Rusça testinde 56.9 olarak gerçekleşti."

Sözelde kadınlar, sayısalda erkekler daha iyi
 
Ersoy, TYT'deki Türkçe ve sosyal bilimler testinde kadın adayların doğru cevap sayısının ortalaması erkek adaylara göre daha yüksek olduğunu, temel matematik ve fen bilimleri testlerinde ise erkek adayların doğru cevap ortalamasının kadınlara göre daha yüksek gerçekleştiğini belirtti.
AYT'deki 11 alt testten 8'inde erkek adayların ortalamasının, 3'ünde ise kadın adayların ortalaması daha yüksek olduğunu aktaran Ersoy, YDT'de ise Arapça ve Rusça dillerinde kadın adayların, Almanca, Fransızca ve İngilizce'de ise erkek adayların ortalamasının daha yüksek sonuçlandığını vurguladı.

Yine kırmızı bülten yine Türkiye

Muğla'nın Bodrum ilçesinde, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve emniyet ekiplerinin ortak operasyonunda, İnterpol tarafından kırmızı bültenle aranan İran uyruklu Kasra Ashrafi gözaltına alındı

20.07.2026 22:18:00
Anadolu Ajansı
 
Yine kırmızı bülten yine Türkiye
Yine kırmızı bülten yine Türkiye

Muğla'nın Bodrum ilçesinde, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve emniyet ekiplerinin ortak operasyonunda, İnterpol tarafından kırmızı bültenle aranan İran uyruklu Kasra Ashrafi gözaltına alındı.

MİT'in yürüttüğü istihbari çalışmalar sonucunda uluslararası düzeyde uyuşturucu ticareti suçlamasıyla aranan Kasra Ashrafi'nin Bodrum'da bulunduğu tespit edildi.

Belirlenen adrese MİT ile emniyet birimlerince operasyon düzenlendi.

Operasyonda Ashrafi, gözaltına alındı.

Adreste yapılan aramada 45 bin avro, bir soğuk kripto cüzdan, altın ziynet eşyaları, iki kol saati ve altı cep telefonu ele geçirildi.

Operasyon sırasında Ashrafi'nin yanında bulunan eşi Fatima Dhahri'nin de "uyuşturucu üretmek ve satmak" suçlarından Türkiye'ye giriş yasağı bulunduğu belirlendi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Kasra Ashrafi, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

Çekirgelerin gizemi çözüldü

İstanbul’un birçok ilçesinde pencerelere ve balkonlara kadar gelen dev çekirgeler mega kentte büyük paniğe neden oldu. Balkanlar üzerinden geldiği iddia edilen ve boyları antenleriyle birlikte 20 santimetreyi bulan çekirgelerle ilgili gerçek, bilim insanları tarafından açıklandı. Uzmanlar, "İstila algısı gerçeği yansıtmıyor, bu canlılar ekosisteme faydalı ancak kesinlikle çıplak elle dokunmayın" uyarısında bulundu

20.07.2026 22:00:00
Haber Merkezi
 
Çekirgelerin gizemi çözüldü
Çekirgelerin gizemi çözüldü
İstanbul'un özellikle Silivri, Çatalca, Arnavutköy, Beykoz, Maltepe ve Esenyurt gibi tarım ile yeşil alanlara komşu olan ilçelerinde son günlerde olağan dışı bir hareketlilik yaşanıyor. Akşam saatlerinde pencerelerini açan vatandaşlar, normalden kat kat büyük çekirgelerle karşılaşınca durumu sosyal medyaya taşıdı.

Kısa sürede yayılan görüntülerde dev canlıların yüksek katlardaki dairelerin camlarında ve duvarlarında saatlerce hareketsiz durduğu anlar kaydedildi. Halk arasında "Balkanlar'dan gelen istilacı sürü" korkusu tırmanırken, beklenen bilimsel açıklama İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa bünyesindeki uzmanlardan geldi.

Gizemli türün adı: Beyaz yüzlü çalı çekirgesi

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Ormancılık Meslek Yüksekokulu Avcılık ve Yaban Hayatı Programı Başkanı Dr. Ergün Bacak, megakenti saran türün büyük bölümünün "beyaz yüzlü çalı çekirgesi" (Decticus albifrons) olduğunu belirtti. Bu türün erginlerinin 5-6 santimetre gövde uzunluğuna, güçlü bacaklara ve devasa antenlere sahip olduğunu ifade eden Bacak, korkulacak bir durum olmadığını şu sözlerle açıkladı:

"Bu tür, tarım alanlarını kurutan çöl çekirgeleri gibi yıkıcı ve istilacı bir karakterde değildir. Her eve yalnızca bir veya iki birey giriyor. Sosyal medyanın çarpan etkisiyle sanki şehri milyonlarca çekirge basmış gibi yanlış bir 'istila' algısı oluştu, durum kesinlikle böyle değil."

Beslenmek için değil, ışık için geliyorlar

Çekirgelerin evlerin içine kadar girmesinin arkasındaki ana nedenin besin arayışı olmadığı ortaya çıktı. Uzmanların açıklamalarına göre, gece aktif olan bu canlılar normal şartlarda yönlerini bulmak için ay ve yıldız ışıklarını takip ediyor. Ancak hızla büyüyen şehirleşme sebebiyle doğal habitatları daralan canlılar, evlerden yayılan güçlü yapay ışık kaynaklarına yönelerek pencerelere çarpıyor ve açık buldukları alanlardan içeri süzülüyor.

Ayrıca sıcak havaların etkisiyle Trakya ve Marmara genelinde yaşanan hasat dönemi de bu canlıların hareketliliğini artıran diğer önemli faktörler arasında yer alıyor.

"Ekosisteme katkı sağlıyor, öldürmeyin"

Görülen dev çekirgelerin bitkilerle beslenmesinin yanı sıra diğer küçük böcekleri ve hatta kendi türünün zayıf bireylerini de tüketebildiği bildirildi. İnsan sağlığı için herhangi bir hastalık riski taşımayan ve tarım ürünlerini yok etmeyen bu canlıların, ekosistemdeki popülasyon dengesini koruyan faydalı yaratıklar olduğunun altı çizildi.

Uzmanlar, bu tür canlıların popülasyonlarının her 5-6 yılda bir doğal bir döngüyle zirve noktasına ulaştığını aktardı. Yaşanan bu yoğunluğun birkaç hafta içerisinde kendiliğinden azalarak son bulacağı tahmin ediliyor.

Kritik uyarı: "Çıplak elle dokunmayın"

Vatandaşların panik yapmamasını isteyen uzmanlar, evde veya balkonda bu çekirgelerle karşılaşıldığında hayati bir hataya düşülmemesi konusunda uyardı:

Isırma Riski: Bu canlılar insanlara doğrudan saldırmaz ancak çıplak elle yakalanmaya çalışıldığında kendilerini savunma içgüdüsüyle güçlü çeneleriyle ısırabilirler.

Doğru Tahliye Yöntemi: Evinize giren çekirgeyi öldürmek ya da elinizle kavramak yerine, üzerine bir kavanoz veya geniş plastik bir kap kapatarak hapsetmeniz öneriliyor. Ardından altından bir kağıt yardımıyla kaldırarak en yakın yeşil alana zarar vermeden bırakabilirsiniz.

İlaçlama Yapmayın: Yaşam alanlarında gereksiz kimyasal ilaç kullanımından kaçınılması, hem evdeki bireylerin sağlığı hem de çevre dengesi için büyük önem taşıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.