logo
24 MART 2026


Filistinlinin kaderi

27.03.2006 00:00:00
İsrail'de yarın seçimler var... Seçimlerde kimin, ne kadar oy alacağı aşağı yukarı belli. Belli olmayan ise kimin, kimle koalisyon kuracağı. Filistinliler için tabii değişen bir şey olmayacak Türkiye'deki seçimlere benzemeyen bir seçim bu. Sanki seçim zamanı değil. Sanki bir-iki gün sonra millet sandık başına gitmeyecek bu ülkede. Ortalık öylesine sakin, sessiz.Bizde olsa sokaklar parti bayraklarından, aday fotoğraflarından geçilmezdi. Caddelerde parti sloganlarını çığlık çığlığa bağıran gürültü kutuları dolaşır dururdu.Böyle bir şenlik yok burada.Anlaşılan, görüntü ve ses kirliliğine izin verilmiyor İsrail'de...Ya da sıkıcı bir seçim!Bir bakıma öyle.Çünkü hangi partinin kazanacağı (Kadima), kimin başbakanlık koltuğuna oturacağı (Şaron'un halefi Ehud Olmert) şimdiden belli. Hesaplar bugün için daha çok seçim sonrası kurulacak koalisyonun yapısı ve programıyla ilgili olarak yürütülüyor.Belki sıkıcı ama, bu durum İsrail seçimlerinin sancılı olmadığına işaret etmiyor. Çünkü seçim sonrasıyla ilgili belirsizlikler çok yoğun ve derin.Sessiz bir kaygı dalgasıBu yüzden yalnız İsrail'de, Filistin'de değil, bütün Ortadoğu'da sinirli bir bekleyiş söz konusu. Ya da kutsal topraklara sessiz bir tedirginlik, bir kaygı dalgası yayılıyor.Şu da söylenebilir:Bir yandan Ariel Şaron'un siyaseten ölümü, hiç beklenmedik biçimde sahneden çekilişi, öbür yandan Hamas'ın Filistin tarafındaki seçim zaferi, İsrail'in vücut kimyasını bozmuş durumda...Kadima önde görünüyorKimileri de bu hüzünlü seçim atmosferini anlatırken bir başka deyiş kullanıyor:Kafa karışıklığı!Salı günü hangi partiye oy verileceğinden kaynaklanan bir kafa karışıklığı değil bu. Seçim araştırmaları uzun zamandan beri üç aşağı beş yukarı aynı sonucu veriyor. Cuma günü Jerusalem Post gazetesindeki araştırma şöyleydi:Kadima (merkez partisi) 34 sandalye; İşçi Partisi (sosyal demokrat) 19-20 sandalye; Likud (klasik sağdan daha sağcı) 15; Shas (aşırı dinci parti) 11; İsrail Beitenu (aşırı sağcı, milliyetçi) 10-11; Ulusal Birlik ve NRP (aşırı milliyetçi) 10; Arap partileri 9; Birleşik Tevrat Judaizm (aşırı dinci parti) 5-6; Meretz (solcu, Almanya'nın Yeşiller'ine de benzer yanlarıyla) 5.Terör korkusu varSeçmen kitlesi içinde hâlâ yüzde 25'e yaklaşan kararsızların bulunduğuna işaret eden kimileri, bu tablonun son iki günde değişebileceğini söylüyor. Bu açıdan bir de korku var:Büyük bir terör eylemi!İsrailli seçmeni seçime bir kala radikalize edecek, örneğin merkez partisi Kadima'dan uzaklaştırarak uçlara itebilecek kadar büyük bir şiddet eylemi... (El Kaide'nin genel seçimler arifesinde Madrid'de gerçekleştirdiği böyle bir kanlı eylem, iktidarın el değiştirmesine yol açmıştı.)İsrail'in büyük bir terör eylemi ihtimali karşısında diken üstünde olduğu söylenebilir. Tel Aviv'de, Kudüs'te güvenlik önlemleri çok yoğunlaştırılmış. Bu ayın sonuna kadar Gazze ve Batı Şeria'dan İsrail'e geçişler yasaklanmış durumda...Ultra-Ortodoksların siyah giysileri, siyah şapkalarının iki yanından sarkan bukle bukle saçlarıyla dolaştıkları İsrail Kralı Caddesi de farklı değil. Duraklarda sivil güvenlik görevlileri, yere doğru sarkıttıkları uzun namlulu silahlarıyla nöbetteler...Yeşil Yaprak Partisi!İsrail parlamentosu Knesset 120 sandalyeden oluşuyor. Seçim barajı sadece yüzde 2. Bu yüzden uyuşturucu kullanımının serbest bırakılmasını da isteyebilen Yeşil Yaprak isimli bir partinin baraj sınırında dolaştığı alaylı bir dille konuşuluyor.Demin belirttiğim 'kafa karışıklığı'nın Hamas'tan kaynaklandığı da söylenemez. Hamas'ı kimsenin muhatap almaya niyeti yok. Hamas'ın değişebileceğine ihtimal verene pek öyle rastlanmıyor.İsrail'de kulağıma çalınan, "Hamas'tan önce değişmesi gereken İsrail'in kendisi..." diyen marjinal görüşler bir yana bırakılırsa, partilerin tümü şimdilik Hamas'a pencerelerini kapatmış gözüküyorlar.İsrail'in varlığını tanımayan, Yahudi düşmanlığı yapan, terör ve şiddeti siyaset aracı olarak benimsemiş bir örgütün, seçim kazanmış ve hükümet kurmuş bile olsa muhatap alınmayacağını kesin bir dille belirtiyorlar.Bu arada, Hamas'ın çeşitli taktiklerle yıpratılmasını öngören ve Filistin'de yeni bir seçimin yolunu açabilecek politikaların da önde gelen partilerce genel olarak benimsendiği söylenebilir.Genel tutum bu.Ama iş bununla bitmiyor.Hamas'la hükümeti muhatap alınmayacak ama ne yapılacak? Nasıl bir politika izlenecek? İsrail'in güvenliği nereden geçiyor? İsrail'in sınırları nasıl belirlenecek? Kafa karışıklığı bu sorulardan kaynaklanıyor. Hamas'la birlikte insanların kafasında güvensizlik duygusunun yeniden tomurcuklandığı belli oluyor.Barış şimdi daha uzakBir yıl önce böyle değildi.Daha bir iyimser hava esiyordu. Bir yıl önce barış daha yakındı çünkü.Şimdi daha uzak!Bu yüzden de, özellikle Hamas'ın seçim zaferiyle birlikte, "Filistinlilerden bize hayır yok. Biz gerekeni yaptık ama karşılık görmedik. Gazze'yi verdik, onlar gidip bizim varlığımıza kasteden Hamas'ı seçtiler. İyisi mi, biz kendi yolumuza gidelim. Ne yapacaksak, kendi başımıza yapalım. Sınırlarımızı kendi kendimize belirleyelim. İster gelir, ister gelmez Filistinliler. Bundan sonra paşa gönülleri bilir" sesi her yandan olanca netliğiyle duyuluyor ve taraftar topluyor.Bu politikanın adına gelince:Tek taraflılık! Şaron'un önderliğinde kurulan, İşçi Partisi'nin bölünerek Şimon Peres'in de katıldığı, halen Ehud Olmert'le başa oynayan Kadima'nın ana politikası böyle. Bir yerde seçimler de bu politikanın referandumuna dönüşmüş durumda. Tek taraflılık güvenlik getirir mi, getirmez mi? Kanlı statüko mu devam etsin? Yoksa sınırlarımızı biz tespit edelim, arkasına çekilelim mi?Sınırlar hâlâ belli değilSınırların tespiti...İlginç değil mi? Neredeyse bütün dünyanın tanıdığı İsrail devletinin kurulmasından bu yana yarım yüzyıldan fazla zaman geçti. Ama sınırları hâlâ belli değil. Sınırları belli olmayan devlet olur mu? Filistin sorunu da böyle bir şey işte...Tek taraflılık siyasetine İşçi Partisi karşı. Müzakere yolunu savunuyor.Netanyahu'nun Likud'u ise tek taraflılıktan yana olmakla birlikte, taktik olarak Kadima'dan ayrılıyor. Şaron'un politikalarını Hamas'a toprak vermek olarak niteliyor. Bunun Hamas'ı ve şiddeti azdıracağını, İsrail'e barış ve güvenlik getirmeyeceğini savunuyor. Kısacası 'statüko'nun devamından yana...

Yenidoğan Çetesi davasında yeni gelişme: Duruşmada bir sanığın hayatını kaybettiği açıklandı

İstanbul'da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan Yenidoğan Çetesi'nin yöneticileri ve üyelerinin yargılandığı davanın görülmesine devam ediliyor. 8'inci duruşmada, tutuksuz bir sanığın hayatını kaybettiği öğrenildi. Savcılık bu sanığın dosyasının ayrılmasını istedi

24.03.2026 13:01:00
İHA
Yenidoğan Çetesi davasında yeni gelişme: Duruşmada bir sanığın hayatını kaybettiği açıklandı
Yenidoğan Çetesi davasında yeni gelişme: Duruşmada bir sanığın hayatını kaybettiği açıklandı
İstanbul'da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan Yenidoğan Çetesi'ne yönelik düzenlenen 2'inci dalga operasyona ilişkin geçtiğimiz günlerde iddianame hazırlanmıştı.

Çete lideri olduğu iddia edilen Fırat Sarı'yla birlikte hareket ettikleri belirlenen şüphelilere yönelik hazırlanan ve ana dava dosyası ile birleştirilen iddianame ile sanık sayısı 61'e yükselmişti.

Adliyenin konferans salonunda Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen 8'inci duruşmada aralarında Fırat Sarı'nın da bulunduğu 4 tutuklu sanık ile bir kısım tutuksuz sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu. Bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar da duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı.

Bir sanık hayatını kaybetti

Duruşmada, görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı, tutuksuz sanıklardan Bağcılar Medilife Hastanesi Başhekimi Cafer Akdur'un hayatını kaybettiğini, bu nedenle dosyasının ayrılmasını talep etti. Savcılık, dosyadaki tutuklu sanıkların da mevcut hallerinin ayrı ayrı devamını istedi. Duruşma, talebe ilişkin sanık avukatlarının savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.

Güngören'de 'Kentsel çöküntü' tepkisi

Güngören Sanayi Mahallesi'nde kentsel dönüşüm kapsamında yıkılan binaların bulunduğu alanlar, adeta birer harabeye dönüştü. Aradan geçen yıllara rağmen bir türlü yapılamayan inşaatlar nedeniyle araziler moloz ve çöp yığınlarıyla doldu. Bölge madde bağımlıların meskeni haline gelirken, mahalle sakinleri duruma tepki gösterdi

24.03.2026 12:17:00 / Güncelleme: 24.03.2026 12:29:28
İHA
Güngören'de 'Kentsel çöküntü' tepkisi
Güngören'de 'Kentsel çöküntü' tepkisi
Güngören Sanayi Mahallesi'nde kentsel dönüşüm vaadiyle yaklaşık 3 yıl önce yıkılan binaların yerini modern yapılar yerine çöp ve moloz dağları aldı. Belediye ekipleri tarafından temizlenmediği iddia edilen bu alanlar, hem çevre kirliliği hem de ciddi sağlık risklerini beraberinde getiriyor. Mahalle sakinleri, belediyeye defalarca başvurduklarını ancak alanın bakımsız bırakılması nedeniyle tepkilerinin her geçen gün arttığını dile getiriyor.



Bölgedeki güvenlik sorununa dikkat çeken mahalle sakini Aydın Algün, durumun vahametini belirterek "Buraya akşam saat 10'dan sonra çıkamıyoruz, korkuyoruz; her türlü insan var. Kağıt toplayıcıları sürekli kamyonlarla geliyorlar, her sokaktalar. Tedirginlikten sokağa adım atamaz olduk. Ben çocuğumu bu bölgeden okula tek başına yollayamam, illa eşlik etmem gerekiyor. Burası tam 5 senedir kentsel dönüşüm adı altında bu şekilde terk edildi" şeklinde konuştu.



Kentsel dönüşüm sürecinin yanlış yönetildiğini savunan bir diğer vatandaş Halis Karakulak ise plansız yıkımlara tepki gösterdi. Karakulak, "Kentsel dönüşüm yapıyorsan ada bazlı yapacaksın. Komple yıkıp tek seferde inşaata başlayacaksın ki hem devlet hem de vatandaş kurtulsun. Burada tek bir bina yıkılıyor, bir yıl sonra yanındaki yıkılıyor. Ortaya çıkan manzara berbat. Görüldüğü gibi çevre kirlilik içinde ve burada her türlü asayiş olayı yaşanabilir" dedi.

İstanbul ve Yalova'da DEAŞ operasyonu: 9 gözaltı

24.03.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul ve Yalova'da DEAŞ operasyonu: 9 gözaltı
İstanbul ve Yalova'da DEAŞ operasyonu: 9 gözaltı
İstanbul ve Yalova'da küresel terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlenen operasyonda, çatışma bölgelerinde örgüt adına faaliyet yürüten teröristlerin ailelerine para aktarmakla suçlanan 9 şüpheli yakalandı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, bu sabah erken saatlerde İstanbul ve Yalova'daki belirlenen adreslere baskınlar düzenledi.



Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal, örgütsel doküman ve para transferlerini belgeleyen kayıtlara el konuldu.
Gözaltına alınan 9 zanlı, ifadeleri alınmak üzere emniyet müdürlüğüne götürüldü.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, şüphelilerin çatışma bölgelerinde örgüt adına faaliyet yürüten kişilerin ailelerine para aktardığı tespit edildi.

Yaşlıların formda kalmasının en iyi 10 yolu

Yaşlılık demek yeni sorunlar demek... Sağlık sorunları ister istemez uç veriyor. Buna bazen yalnızlık da eşlik edebiliyor. Peki ne yapmalı? İşte 10 tavsiye...

24.03.2026 00:20:00
MURAT ÇORBACI
Yaşlıların formda kalmasının en iyi 10 yolu
Yaşlıların formda kalmasının en iyi 10 yolu


1. Her gün mümkün olduğunca uzun ve orta hızda yürüyüş yapın. Ancak yaşlılıkta düşme riski olduğu için güvenli bir yürüyüş yeri bulmanız gerekir.
2. Varsa evinizdeki merdivenleri günde birkaç kez çıkmak da iyidir.

3. Formda kalmak için koşu ve tempolu yürüyüş yararlıdır.
4. Yüzme de yararlı sporlardan biridir. Yaşlılıkta golf ve diğer bazı sporlar da oynanabilir.

5. Günde ortalama 7-8 saat kaliteli uyku çok önemlidir.
6. Bol su içmek vücut fonksiyonlarınızı iyileştirmeye yardımcı olur. Sık sık idrar yapıyorsanız, gece su içmeyin çünkü düşme riskini artırır ve uykunuzu bozabilir.

7. Yoksullara yardım eden gruplara katılın ve hasta insanları ziyaret edin, bu ruh sağlığınızı iyileştirecektir.
8. Olumlu düşünün ve her zaman umutlu olun. Mümkün olduğunca olumlu şeyler izleyin, konuşun, duyun.

9. Affedin ve unutun. Dünyada her şey geçicidir. Herkese sevgi gösterin. Bu, içsel şifa bulmanıza ve fiziksel sağlığınızı iyileştirmenize yardımcı olacaktır. Bu, hayatta mutluluk için önemlidir.
10. Namaz başta olmak üzere ibadetlerinizi vaktinde yerine getirin. Günde en az yarım saat Kur'an-ı Kerim okuyun veya dinleyin. Düzenli olarak dua edin.

Zonguldak'ta hemşire spor yaparken öldü


 
 
Zonguldak'ta spor salonunda fenalaşan hemşire Eda Kerim Tekin (47) yaşamını yitirdi.

23.03.2026 23:19:00 / Güncelleme: 23.03.2026 23:22:32
Haber Merkezi/AA
 Zonguldak'ta hemşire spor yaparken öldü
 Zonguldak'ta hemşire spor yaparken öldü

Zonguldak'ta spor salonunda fenalaşan kadın yaşamını yitirdi. Türk Kızılay Zonguldak Şubesinde görevli hemşire Eda Kerim Tekin (47), Bahçelievler Mahallesi'ndeki bir spor salonunda antrenman yaptığı sırada fenalaştı.
İhbar üzerine salona gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Tekin, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesine kaldırıldı.
Tekin, burada yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Türk Kızılay Zonguldak Şube Başkanı Kürşat Yağız, Tekin'in 21 yıldır Türk Kızılayına hizmet ettiğini belirterek, "Çok sevdiğimiz, iyi bir insandı. Allah'tan rahmet, ailesi ve sevenlerine baş sağlığı diliyorum" dedi.

Hemşire Tekin'in Bartın AK Tıp Merkezinde Fizik Tedav Uzmanı olarak görev yapan Dr. Yasin Tekin'in eşi olduğu öğrenildi.

Konya'da yolcu otobüsü devrildi: 15 yaralı

Konya'nın Seydişehir ilçesinde yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu 15 kişi yaralandı

23.03.2026 16:00:00 / Güncelleme: 23.03.2026 16:02:51
İHA
Konya'da yolcu otobüsü devrildi: 15 yaralı
Konya'da yolcu otobüsü devrildi: 15 yaralı
Kaza, Seydişehir Antalya kara yolunun 14'üncü kilometresi Madenli Mahallesi yol ayrımı yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Antalya'dan Konya istikametine seyir halinde olan Metro Turizm'e ait 42 ALM 699 plakalı yolcu otobüsü, yağış nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkarak refüj bariyerlerine çarpıp yan yatarak sürüklendi.



Kaza ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, polis ve itfaiye ekibi sevk edildi. Kazada otobüste bulunan yolculardan 15'i yaralandı.



Yaralılar ambulanslarla Seydişehir Devlet Hastanesine kaldırıldı. Yaralılardan 4'ünün sağlık durumunun ciddi olduğu öğrenildi.



Kazayla ilgili tahkikat başlatıldı.

Katar şehitlerine hüzünlü tören

Katar'da helikopterin düşmesi sonucu şehit olan ASELSAN teknisyenleri Süleyman Cemre Kahraman ve İsmail Enes Can, Ankara'da son yolculuklarına uğurlandı

23.03.2026 15:30:00 / Güncelleme: 23.03.2026 15:32:59
AA
Katar şehitlerine hüzünlü tören
Katar şehitlerine hüzünlü tören
Katar'da düşen helikopterde şehit olan Süleyman Cemre Kahraman ve İsmail Enes Can için Çankaya'daki Ahmet Hamdi Akseki Camisi'nde öğle namazını müteakip cenaze töreni düzenlendi.

Şehitlerin ailesi ve yakınları taziye dileklerini kabul ederken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da aileleri yanlarında bulunarak teselli etti.

Törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, bazı kuvvet komutanları, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, AK Parti Genel Başkan yardımcıları Kürşad Zorlu ve Ömer İleri, Ankara Valisi Vasip Şahin, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, bazı milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri, Katar'dan askeri yetkililer ve çok sayıda vatandaş da katıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gönderdiği çelenk de Ahmet Hamdi Akseki Camisi'nin avlusunda yer aldı.

Şehitlerin cenazesi, cenaze namazının ardından tekbirler eşliğinde cenaze arabasına konuldu.

Polislerden oluşan bando eşliğinde cenaze arabasına taşınan şehitlerden Kahraman'ın cenazesi toprağa verilmek üzere Cebeci Şehitliğine, Can'ın cenazesi ise Güdül'e götürüldü.

Fatih'te çöken binaların çevresinde hasar tespiti yapıldı

Fatih'te doğalgaz patlamasıyla çöken binaların ardından çevrede hasar tespit çalışması başlatıldı

23.03.2026 13:46:00 / Güncelleme: 23.03.2026 13:49:11
İHA
Fatih'te çöken binaların çevresinde hasar tespiti yapıldı
Fatih'te çöken binaların çevresinde hasar tespiti yapıldı
Fatih'te dün Ayvansaray Mahallesi'nde dün doğalgaz patlamasında bitişik olan iki bina çökmüştü. Enkaz altından 10 kişi yaralı olarak kurtarılırken, mahalleli tarafından pamuk teyze olarak tanınan 65 yaşındaki Semra Urunca ise hayatını kaybetmişti.



Fatih Belediyesi Arama Kurtarma (FARK) ekipleri, bugün çevrede hasar tespit çalışması başlattı.



Hasar gören binalarda detaylı inceleme yapılıyor. Evlerine giremeyen vatandaşların barınma ihtiyaçlarının karşılanması için destek sağlandığı öğrenildi.



Mahalle sakini Erkan Karabiga "Yatıyorduk, gürültü sesine kalktık. Baktık bina yıkılmış. Enkaz altında kalan insanlar da oldu. Allah yardımcısı olsun. İçerde tanıdık vardı. Bir tanesi kötü halde, yaşam mücadelesine bağlıymış. Kendisini tanırım mahalle insanıydı. İyi insandı Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun" dedi.



Yetkililer, olayın kesin nedeninin yapılacak teknik incelemelerin ardından netlik kazanacağını belirtti.

Kapalı Çarşı'da meydan muharebesi

Bursa'da tarihi çarşıda iki grup arasında çıkan kavga, adeta meydan muharebesine döndü. Yumrukların havada uçuştuğu anlar saniye saniye kameraya yansırken, panik yaşayan vatandaşlar olay yerinden uzaklaşmaya çalıştı

23.03.2026 10:46:00
İhlas Haber Ajansı
Kapalı Çarşı'da meydan muharebesi
Kapalı Çarşı'da meydan muharebesi
Olay, merkez Osmangazi ilçesi Kapalı Çarşı'da meydana geldi. Çarşı içerisinde henüz bilinmeyen bir nedenle iki grup arasında başlayan sözlü tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. Bir anda onlarca kişinin dahil olduğu olayda taraflar birbirine yumruk ve tekmelerle saldırdı.

Yaşanan arbede sırasında çevrede alışveriş yapan vatandaşlar büyük korku yaşadı. Bazı vatandaşlar kavgayı ayırmak için araya girerken, bazıları ise o anları cep telefonu kameralarıyla kaydetti.

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Kavgayı ayırmakta güçlük çeken vatandaşların ardından bölgeye ulaşan ekipler, tarafları ayırarak ortamı sakinleştirdi. Polis ekiplerinin müdahalesiyle kavga sonlandırılırken, tarafların bir süre sonra dağıldığı öğrenildi.

Ara tatil sonrası ilk ders zili çaldı

Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarındaki yaklaşık 18 milyon öğrenci ve 1,2 milyon öğretmen, bu eğitim ve öğretim yılının ikinci ara tatilinin ardından dersbaşı yaptı

 

23.03.2026 10:34:00
Anadolu Ajansı
Ara tatil sonrası ilk ders zili çaldı
Ara tatil sonrası ilk ders zili çaldı

Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) takvimi doğrultusunda ikinci dönem ara tatili 16-20 Mart tarihlerinde uygulandı.

Öğretmenler, ara tatilde mesleki çalışma programlarını okula gitmeden çevrim içi olarak gerçekleştirdi.

İkinci ara tatilin ardından ülke genelinde merkez ve tüm ilçelerde yaklaşık 18 milyon öğrenci, 1,2 milyon öğretmen dersbaşı yaptı.

Ankara'nın Yenimahalle ilçesindeki Nasreddin Hoca Ortaokulu'ndaki öğrenciler de sabah saatlerinde okullarına geldi.

Bahçede İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından öğrenciler sınıflarına geçti. Öğretmenler de ara tatilin ardından ilk dersini verdi.

Okulun 5. sınıf öğrencilerinden Mehmet Akif Bican, ara tatilde bol bol kitap okuduğunu ve ailesiyle vakit geçirdiğini söyledi.

Ramazan Bayramı dolayısıyla büyüklerini ziyaret ettiğini belirten Bican, "Onlardan harçlık topladım. Özellikle bol bol dinlendim ve ders çalıştım." dedi.

6. sınıf öğrencisi Sena Kalem de ara tatil sonrası sınavları başlayacağı için ders çalıştığını aktardı.

Aynı zamanda ara tatilde dinlenme fırsatı bulduğunu da kaydeden Kalem, "Bayram dolayısıyla büyüklerimi ziyaret ettim, bayramlaştım. Ellerini öptüm ve şeker topladım." diye konuştu.

LGS sınavı 14 Haziran, YKS 20-21 Haziran'da yapılacak

Resmi ve özel ortaokullar ile imam hatip ortaokullarının 8. sınıflarında öğrenim gören öğrenciler, fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, Anadolu imam hatip liseleri, proje okulları, mesleki ve teknik Anadolu liselerinin Anadolu teknik programlarına seçilmesi amacıyla Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav 14 Haziran'da yapılacak.

Lise son sınıf öğrencileri ile mezunlar, 20-21 Haziran'da Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) heyecanını yaşayacak. YKS birinci oturum Temel Yeterlilik Testi (TYT) 20 Haziran'da, ikinci oturum Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ve üçüncü oturum Yabancı Dil Testi (YDT) ise 21 Haziran'da yapılacak.

2025-2026 eğitim öğretim yılı ikinci dönemi 26 Haziran'da sona erecek.

"Şimdi hedeflerimizi belirleyerek bu doğrultuda çalışma vakti"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, NSosyal hesabından ara tatil sonrası okulların açılmasına ilişkin paylaşımda bulunarak, şunları kaydetti:

"Sevgili öğrencilerim, bayram sevinciyle birleşen ara tatilde dinlenerek zihinlerinizi tazelediniz. Arkadaşlarınızla oyunlar oynayarak tatilin tadını doyasıya çıkardınız. Bu kısa aranın ardından bugün okullarımıza kavuştuk. Şimdi hedeflerimizi belirleyerek bu doğrultuda çalışma vakti. Yeni dönemde sizlere rehberlik eden ve her zaman sizi destekleyen kıymetli öğretmenlerimize çalışmalarında kolaylıklar, sizlere başarılar diliyorum. Haftanız güzel olsun." 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.