logo
26 MART 2026

Trump yönetimi bu yılın sonunu göremez!

24.03.2026 00:00:00

ABD-İsrail ikilisinin 28 Şubat'ta uluslararası hukuku yok kabul ederek "Çok kısa sürecek" diye başlattıkları İran Savaşı, yaklaşık 4 hafta olmasına rağmen devam ediyor ve hem sahadaki hem de psikolojik üstünlük İran'da.

ABD'nin "dokunulmazlık" imajı yerle bir oldu, İsrail'in Demir Kubbesi'nin "aşılmazlığı" yalan oldu. Tabiri caizse, ABD ve İsrail kendi kazdıkları kuyuya düştüler.

Trump, hangi hamleyi yaptıysa çuvalladı ve geri adım atmak zorunda kaldı. 

ABD-İsrail ikilisi savaşın başından bu yana "yalanlar üzerine kurulu" stratejiler ortaya koydu ama hepsi başarısız oldu.

Bu savaşla İran'ın tüm halkı, muhalifler de dahil kenetlenirken, ABD ve İsrail kendi halklarının desteğini günden güne daha da kaybetti.

ABD, bugüne kadar İsrail ve BOP konusunda bir ve beraber hareket ettiği müttefik ülkelerin desteğini de kaybetti. Bu durumu her gün yeni bir haber destekliyor.

Hafta sonu İran'ın Hint Okyanusu'ndaki ABD-İngiltere ortak askeri üssü Diego Garcia'ya iki balistik füze fırlattığı yönündeki haberlerin ardından, İngiltere'nin İran tarafından hedef alınabileceği iddiası ortaya atılmıştı.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, yaptığı açıklamada, İran'ın İngiltere anakarasını hedef aldığına dair herhangi bir değerlendirme yapılmadığını söyledi. Starmer gazetecilere, "Güvenliğimizi sağlamak için sürekli değerlendirmeler yapıyoruz ve bu şekilde hedef alındığımıza dair herhangi bir değerlendirme yok" dedi. 

Ayrıca İran Dışişleri Bakanlığı da, İran'ın Diego Garcia Üssü'nü füzelerle hedef aldığına dair iddiaları reddederek, saldırıyı "İsrail'in sahte bayrak" operasyonu olarak nitelendirdi. 

Belli ki, ABD-İsrail ikilisi bazı provokatif saldırılar organize ederek İngiltere gibi devletleri savaşa dahil etmeye çalışıyor. Şimdi anlıyor muyuz, Türkiye sınırında düşürülen balistik füzelerin nereden ve hangi amaçla geldiğini… Bunlar da Türkiye'yi savaş sokmak için "İsrail'in sahte bayrak" operasyonları olabilir!

Diğer bir önemli örnek ise, ABD-Japonya yetkilileri arasında yaşanan garip diyaloglar. Malum, Trump, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin sağlanması konusunda 7 ülkeyle görüşmeler yürüttüklerini açıklamıştı ve ABD'li yetkililer Japonya'nın bu uluslararası koalisyona askeri destek vereceğini ifade etmişti.

Birkaç gün önce ABD'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Mike Waltz, CBS kanalına yaptığı açıklamada Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae'nin, "ülke donanmasının bir kısmının Hürmüz Boğazı'nda güvenliği sağlamaya destek vermesi konusunda taahhütte bulunduğunu" savundu. Waltz, "Müttefiklerimizin olması gerektiği gibi dediğimize geldiğini görüyoruz" ifadesini kullandı.

Japonya'nın Jiji Press ajansının haberine göre, Kabine Baş Sekreteri Minoru Kihara, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae'nin, Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçiş için Japonya Deniz Öz Savunma Kuvvetlerinin (MSDF) bir kısmının görevlendirileceğine ilişkin kesin bir taahhüt vermediğini ifade etti.

Minoru, Takaiçi'nin Washington ziyareti sırasında Trump'ın, Japonya'nın Hürmüz Boğazı konusunda destek vermesi talebinde bulunduğunu aktardı. Takaiçi, parlamentoda yaptığı konuşmada, Hürmüz Boğazı dahil Orta Doğu'daki durumun çözüme kavuşturulması için uluslararası toplumla işbirliği içinde olacaklarını ve diplomatik çaba göstereceklerini belirtti.

Yani Japonya, askeri destek değil, uluslararası toplumla uyumlu diplomatik çabadan bahsediyor. Böylece ABD'nin bir yalanı daha ifşa olmuş oldu.

İspanya, İtalya gibi Avrupa ülkeleri zaten savaşın başından beri ABD ve İsrail'e tepkilerini ifade etmişlerdi. Almanya, Fransa gibi bugüne kadar ABD ile paralel hareket eden ülkeler de savaşın bir parçası olmayacaklarını açıkladılar.

ABD'de bizzat Trump yönetiminde yaşanan "savaş istifaları" da gösterdi ki, Trump'ın ne ABD içinde ne de dünya genelinde pek destekçisi kalmadı. 

Bu yaşanan gerçekler Trump yönetiminin kalıcı olmadığını açıkça gösteriyor.

Bu noktada Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın şu sosyal medya paylaşımı oldukça önemli: "Netanyahu'yu bilmem ama Trump gidici. Bu yıl sonunu göreceğini düşünmüyorum, görevden el çekecek gibi duruyor."

Evet, ben de aynı kanaatteyim. Bu gidişle Trump yönetimi yıl sonunu göremez.

Ortadoğu'daki bölge ülkeleri ise, bugün Fransa ve İngiltere'nin bile mesafeli durduğu ABD ile hareket etmenin ağır faturasını ödüyor. Trump "yanlış at"tı ve yanlış ata oynadılar, bedeli ağır oldu. Bu yanlıştan dönebilirler, yöntemi belli.

İnşallah bu savaş, başta Türkiye dahil tüm Ortadoğu ülkeleri ve dünya ülkeleri için unutulmayacak bir ders olur. ABD'nin ipiyle kuyuya inerek, İsrail'le normalleşerek kendinizi güvence altına almış olmuyorsunuz. BTP lideri Baş'ın ifade ettiği gibi, "ABD'nin kayığına binen batar."

Bölge ülkeleri, milli çıkarlarını gözeterek, komşularıyla ikili ilişkilerini geliştirir, ABD'den ve İsrail'den bağımsız politikalar ortaya koyarak birbirleriyle uyumlu adımlar atarlarsa, Ortadoğu coğrafyası çok daha yaşanabilir, huzurlu bir coğrafya haline gelir.

Bu olmadığı zaman neler olabileceğini zaten yaşıyorsunuz.

 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.