logo
27 TEMMUZ 2026

Fitneden hep uzakta

25.10.2003 00:00:00
 
Sa'd (r.a)'ın Uhud günü gördüğü hizmet ve gösterdiği kahramanlık gerçekten çok büyüktü. Onun bu günde tek başına bin ok attığı rivayet edilmektedir. O, Hendek, Hudeybiye, Hayber, Mekke'nin fethi ve diğer gazvelerin tamamına katılmıştır.

Büyük kumandan

Rasûlüllah (s.a.s)'in vefatından sonra Hz. Ebu Bekir (r.a)'a bey'at eden Sa'd (r.a), Hz. Ömer döneminde aktif olarak devlet idaresinde görevler almıştır. Bu dönemde onun en önemli görevlerinden birisi, İran imparatorluğunu çökerten Kadisiye ordusunun kumandanlığıdır.

Bizansa yönelik askerî faaliyetler sürerken, İran topraklarına da seferler yapılıyordu. Hz. Ebû Bekir (r.a) döneminde İranlıların elinde olan Irak'ın büyük bir bölümü fethedilmişti. Hz. Ömer (r.a) iş başına geçtiği zaman İran'a karşı kapsamlı ve netice alıcı bir askerî sefer düzenlenmesi için çalışmalara başladı. Yapılan istişareler sonucunda Sa'd b. Ebî Vakkas'ın hazırlanan orduya komutan tayin edilmesi kararlaştırıldı. Havâzin kabilelerinden zekât toplamak için bu bölgede bulunan Sa'd, Medine'ye çağrılarak ordu ona teslim edildi. Sa'd ordusuyla Irak'a doğru yürüyüşe geçerek Kadisiye mevkiinde kârargah kurdu. İran şahı, müslümanlara karşı savaşmak üzere ünlü komutanı Rüstem'i görevlendirmişti. Yapılan savaşı müslümanlar kazanmış ve İran toprakları İslâm tebliğine açılmıştı. Sa'd hasta olduğu için bizzat savaşa iştirak edememiş ve yüksekçe bir yerden, savaştın orduyu idare etmişti. Kadisiye İslâm ordularının kazandığı en parlak ve kesin zaferlerden biri olarak tarihe geçmiştir.

Daha sonra Sa'd (r.a), Celula'ya yönelmiş ve burasını fethetmişti (H 16). Celula'nın fethi bölgede büyük bir ihtida hareketini de peşinden getirmişti. Daha sonra İran imparatorluk merkezi olan Medâin iki aylık bir kuşatmadan sonra düşmüş, büyük meblağlarda ganimet ele geçmiş ve Kisra III. Yezducerd buradan Hulvan'a kaçmıştı. Sa'd b. Ebi Vakkas, bir ordu göndererek sulh yoluyla burayı fethetmişti. Yezducerd ise İsfahan bölgesine kaçarak orada tutunmaya çalışmıştır.

Medain'e yerleşti

Sa'd (r.a), Medâin'e yerleşerek, fethedilen toprakların idarî yapısını oluşturmaya çalıştı. Medâin'in havası, askerlerin sıhhatini olumsuz yönde etkilediği için, Hz. Ömer (r.a)'ın onayı alınarak yerleşime ve ordunun askerî stratejisine uygun bir konumda olan Küfe, ordugâh şehir haline getirildi. Sa'd bölge valisi olarak Kûfe'de üç buçuk yıl kalmıştır. O, tekrar toparlanıp kaybettikleri yerleri geri almak için hazırlıklara girişen İranlıların hareketlerini takip ediyor ve gerekli askerî önlemleri almaya çalışıyordu. Ancak tam bu sıralarda Kûfe'de bir topluluk, Hz. Sa'd'ı ganimetleri adil dağıtmadığı ve gaza işlerinde gevşek davrandığı yolunda iddialarla Hz. Ömer (r.a)'a şikayet etti. Ayrıca onun namaz kıldırış tarzını da beğenmiyorlardı. Hz. Ömer (r.a) meseleyi inceletmiş; yapılan şikayetlerin asılsız olduğunu anlamış olmakla birlikte, maslahatı gözeterek onu geri çağırmıştı.

Hz. Ömer (r.a), kendisinden sonra halife seçimini gerçekleştirmek için altı kişilik bir şûra oluşturmuştu. Sa'd (r.a) da bunlar arasındaydı. Hz. Ömer (r.a)'in vefatından sonra halife tayini için müzakereler başladığı zaman Sa'd, Abdurrahman b. Avf lehine adaylıktan çekildiğini açıklamıştır.

Hz. Osman (r.a), halife seçildiği zaman; Ömer (r.a)'in vasiyetine uyarak Sa'd'ı Küfe valiliğine tayin etti. Ancak, bu seferki Küfe valiliği de fazla sürmemiştir. O, hazineden borç olarak almış olduğu bir miktar parayı geri ödemekte zorluk çekince, hazine emini Abdullah İbn Mes'ud tarafından Halifeye şikayet edilmiş; bu şikayet üzerine Osman (r.a), onu Küfe valiliğinden azletmişti. Bunun üzerine Sa'd (r.a) Medine yakınlarındaki Akik vadisinde bulunan çiftliğindeki evine yerleşmiş ve ziraatle uğraşmaya başlamıştır.

Fitneden uzak hayat

Sa'd (r.a), Hz. Osman (r.a)'ın şehid edilişiyle başlayan fitne ve ihtilaflardan tamamen uzak kalmaya gayret etmiştir. O, müslümanlar arasında kan dökülmesinden çok rahatsız oluyor ve taraflardan kendisine gelen teklifleri geri çeviriyordu. O, ümmetin üzerinde anlaştığı bir halife ortaya çıkıncaya kadar kendisine hiç bir şeyden bahsedilmemesini istemişti. Sa'd (r.a), gruplar arasında verilen mücadelelerde kimin haklı kimin haksız olduğunun açıklığa kavuşturulmasının mümkün olmadığını bildiği ve haksız yere bir müslümanın kanını akıtmaktan çekindiği için böyle davranıyordu. O, kendisine gelenlere şöyle diyordu: "Bana, iki gözü, dili ve iki dudağı olan ve şu kâfirdir, şu mü'mindir diyen bir kılıç getirilinceye kadar asla kimseyle savaşmam".

Sa'd (r.a), güçlü bir kişiliğe ve siyasî desteğe sahip olduğu halde, riyaset çekişmelerinin içine girmekten ömrünün son günlerine kadar kaçınmıştır. Oğlu Ömer ve kardeşinin oğlu Haşim gidip ona; "Yüz bin kılış sahibi var ki, hepsi seni hilafet için en liyakatli adam tanıyor" dediklerinde onun buna verdiği cevap şu olmuştu:

"Bu sizin yüz bin kılıcınızdan daha kuvvetli tek bir kılıç, mü'mine çekilince onu kesmeyen, kâfire karşı sıyrılınca onu kesen kılıçtır." Onun bu anlamlı sözleri, müslümanların birbirlerine zarar vermelerine karşı ne kadar hassas olduğunu ifade etmektedir.

Sa'd (r.a), Hicrî 55 yılında ikâmet etmekte olduğu Medine'nin dışındaki Akik vadisinde vefat etmiştir. Onun vefat tarihi hakkında, 54 ila 58 tarihleri arasında değişen farklı rivâyetler bulunmaktadır.

Sa'd (r.a)'ın cenazesi Medine'ye on mil kadar uzaklıkta olan Akik vadisindeki evinden alınarak Medine'ye getirilmiş ve Mescid-i Nebi de kılınan namazdan sonra, Bâkî mezarlığına defnedilmiştir. Cenaze namazını Emevilerin Medine valisi Mervan b. Hakem kıldırmıştır. Rasûlüllah (s.a.s)'in zevceleri de namaza iştirak etmişlerdi.

Sa'd (r.a), vefat edeceğini anladığı zaman yünden mamül cübbesini getirtmiş ve ölünce onunla kefenlenmesini vasiyet etmişti. Bunun sebebi olarak, Bedir gününde müşriklerle karşılaştığı zaman onu giymekte olduğunu ve bundan dolayı bu cübbesini çok sevdiğini söylemiştir. Sa'd (r.a)'ın oğlu Âmir'den nakledilen rivayete göre Sa'd (r.a) Muhacirlerden en son vefat eden kimsedir.

Madencilerin parası yine ödenmedi

Eskişehir'de Doruk Madencilik'te çalışan işçiler ödenmeyen hak edişleri için yeniden Ankara'daki Yıldızlar SSS Holding önünde oturma eylemi başlattı

27.07.2026 17:00:00
Haber Merkezi
 
Madencilerin parası yine ödenmedi
Madencilerin parası yine ödenmedi
Yıldızlar SSS Holding bünyesinde Eskişehir'de faaliyet gösteren Doruk Madencilik'te çalışan Türkiye Maden İşçileri Sendikası (Türk Maden-İş) üyesi işçiler, "alacaklarının resmi taahhütlere rağmen ödenmediği" gerekçesiyle holding binası önünde oturma eylemi başlattı.

Sıcak havaya rağmen eylemde olan işçiler, "Ölmek var, dönmek yok", "Ankara, Ankara duy sesimizi, bu gelen madencinin ayak sesleri" sloganları attılar. Baretlerini yere vuran işçiler düdük çaldılar. İşçiler öğle yemeğinde soğan, domates ve ekmek yediler.

ANKA'nın haberine göre, 3,5 yıldır çalışan bir işçi, "Soğan ekmeğe muhtaç kaldık" diye sözlerine başladı. İşçi, işverenin 23 Temmuz'da ödemelerin yapılacağına ilişkin sözünde durmadığını anlatarak, "Kıdem tazminatlarımız var. TMSF'den alacaklarımız var, maaşlarımız var. Onlara hep söz verdi ama vermedi. Soğan ekmeğe muhtaç koydu bizi. Evdekiler ne yiyor, bilemiyorum. Biz şimdi burada yiyoruz ama evdekiler ne yer, ne içer bilemiyoruz. Oraya da bir şey götüremiyoruz" ifadelerini kullandı.


"KOLESTEROL, TANSİYON İLACI KULLANIYORUM"


Murat Kaya isimli işçi ise 2012'den bu yana çalıştığını, 2024'te emekli olduğunu ve yine de çalışmaya devam ettiğini kaydetti. Kaya, emekli olunca tazminatını ve geçen aya ait ücretini alamadığını söyleyerek, "Haziranda grev yaptık. Maaşları aldık ama Çalışma Bakanlığı bize Temmuz'un 23'ü diye söz verdi. Artık şirketle muhatap olmuyoruz, Çalışma Bakanlığı ile oluyoruz" dedi.

Kullandığı ilaçları gösteren Kaya, "Kolesterol ilacı kullanıyorum, tansiyon ilacı kullanıyorum, kalp ilacı kullanıyorum" diye konuştu.

Hüseyin Kara isimli işçi de 11 sene elektrikçi olarak çalıştığını ve dört yıldır da tazminatlarının ödenmesini beklediğini kaydetti. Kara, "En son grevden sonra söz verdiler, üç taksitte ödeyeceklerini. Bunların sözü hiç bitmiyor" şeklinde konuştu.

Muhataplarının kendilerine alacaklarının ödeneceğini söylediğini aktaran Kara, "Gün verdiler, 23'ünde ödenecek diye, 27'si oldu Temmuz'un, halen bekliyoruz. Çalışma Bakanlığı'na ayrıyeten hakkımı helal etmiyorum. Arkadaşlarımın da helal edeceğini sanmıyorum. O da garantörlük sözü verdi. Onun sözü de yerde kaldı" dedi.


"300 AİLENİN VEBALİ KENDİSİNDE"


Yaklaşık 16 senedir çalıştığını söyleyen bir diğer işçi, muhataplarının ödemelerini ayın 23'ünde yapacaklarını belirttiklerini aktararak, "Bekleyecek sabrımız yok. 300 tane aile boşandı burada. 300 tane ailenin vebali de kendisinde. Diyecek başka bir şeyim yok. Kendi vicdanına kalmış. Biz sadece bekliyoruz, yatırırsa acaba... Başka bir yerde de çalışamıyoruz. İş de bulamadık. Başka yere uyum sağlaması da zor. Şu anda yaşımız geldi 40-45'e. Nasıl yapacağız, bilmiyorum" ifadelerini kullandı.

Necmi Karaöz isimli bir işçi ise iki çocuğu olduğunu dile getirerek, "Zor şartlarda geçiniyoruz. Belli bir bölüm paramızı ödediler ama hak ettiğimiz paraları, 23 Temmuz'da söz verilen ödemeleri yapmadılar. Şu an onları bekliyoruz, onu almaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu.

Öğretmenlerin ders programları artık e-Okul’a emanet

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2026-2027 eğitim-öğretim yılı planlaması kapsamında okul yöneticilerinin en büyük yüklerinden biri olan haftalık ders programı hazırlama sürecini tamamen dijitalleştirerek yapay zekâ destekli merkezi bir e-Okul modülüne devrediyor

27.07.2026 16:30:00
Eyüp Kabil
 
Öğretmenlerin ders programları artık e-Okul’a emanet
Öğretmenlerin ders programları artık e-Okul’a emanet
Milli Eğitim Bakanlığı, eğitimde dijitalleşme ve bürokrasinin azaltılması vizyonu doğrultusunda radikal bir adım daha atıyor. MEB bünyesinde geliştirilen yeni algoritma ve e-Okul entegrasyonu sayesinde önümüzdeki eğitim döneminden itibaren binlerce okulda haftalık ders programları okul idarecileri tarafından manuel olarak değil, sistem tarafından otomatik olarak hazırlanacak.

Pilot uygulamalarının Fen, Anadolu ve Sosyal Bilimler liselerinde başlatılması planlanan proje, okullardaki yönetim yükünü azaltmayı ve ders dağılımındaki insan kaynaklı eşitsizlikleri ortadan kaldırmayı hedefliyor.

Yapay zekâ ders çakışmalarını ve boş dersleri bitirecek

Geliştirilen yeni modül, her okulun kendi öğretmen kadrosunu, norm durumlarını, seçmeli ders havuzunu ve laboratuvar gibi fiziksel alan kapasitelerini saniyeler içinde analiz etme yeteneğine sahip.

Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerinden sızan bilgilere göre sistemin eğitim dünyasına getireceği temel çözümler şunlar olacak:

-Farklı sınıfların veya öğretmenlerin aynı saatte aynı derse ya da salona atanması problemi tamamen tarih olacak.

-Öğretmenlerin haftalık ders yükleri, gün içerisindeki blok ders saatleri ve boş geçen "pencere" saatler yapay zekâ tarafından en ideal şekilde dengelenecek.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında genişletilen seçmeli ders havuzunun öğrenci taleplerine göre en verimli şekilde eşleştirilmesi otomatik sağlanacak.

Okul müdürlerinin günler süren mesaisi dakikalara iniyor

Her yıl eylül ayı öncesinde okul müdürleri ve müdür yardımcılarının günlerce üzerinde çalıştığı, öğretmenlerin özel durumları ve istekleri doğrultusunda defalarca revize edilen ders programı tablosu, artık tek bir panel üzerinden yönetilecek.

Ağustos ayının sonunda tüm okul yöneticilerinin erişimine açılması beklenen e-Okul ders planlama modülü, okul yönetimlerine sadece sisteme veri girişi yapma ve nihai onay mekanizmasını çalıştırma rolünü yükleyecek. Eğitim sendikaları, bu adımın okul idarecilerinin zamanını evrak ve planlama işlerine değil, doğrudan eğitim kalitesini artırmaya ve rehberlik faaliyetlerine ayırmasına olanak tanıyacağını belirterek gelişmeyi olumlu karşılıyor.

Eğitimde "bireyselleştirilmiş" yapay zekâ dönemi genişliyor

MEB'in dijital dönüşüm hamlesi sadece idari süreçlerle sınırlı kalmıyor. 2026 yılı vizyon programı doğrultusunda uzaktan eğitim altyapısı ve yapay zekâ destekli bireysel öğrenme platformu MEBİ, öğrenme analitiği araçlarıyla güncelleniyor. Ders programlarının dijitalleşmesiyle entegre olarak, öğrencilerin eksik kaldığı kazanımlar e-Okul sistemi üzerinden tespit edilecek ve dijital platformlar aracılığıyla kişiye özel telafi içerikleri önerilecek.

"Öğretmen odasındaki adalet duygusunu pekiştirecek"

Eğitim analistleri, okul yönetimlerinin ders programı hazırlarken zaman zaman insiyatif almak durumunda kaldığını ve bunun öğretmenler arasında haksızlık algısı yaratabildiğini hatırlatıyor. Yeni sistemin merkezi ve objektif kriterlere dayanması sayesinde öğretmen odalarındaki motivasyonun artacağı, "zor ve verimsiz gün kombinasyonlarının" yapay zekâ eliyle adil bir şekilde dağıtılacağı vurgulanıyor.

Kazada can veren 5 kişinin cenazeleri defnedildi

Antalya'nın Manavgat ilçesinde minivanın uçuruma yuvarlandığı kazada yaşamını yitiren 5 kişinin cenazeleri Konya'da toprağa verildi

27.07.2026 14:32:00
Anadolu Ajansı
 
Kazada can veren 5 kişinin cenazeleri defnedildi
Kazada can veren 5 kişinin cenazeleri defnedildi

Antalya'daki işlemlerin ardından memleketleri Konya'ya gönderilen aynı aileden Erol Arslan (48), Ayla Arslan (46), İlayda Arslan (15), Ebrar Arslan (12) ile Metehan Uğurlu'nun (4) cenazeleri, merkez Karatay ilçesindeki Aliyenler Mezarlığı'na getirildi.

Cenazeler, burada öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından defnedildi. Törende, Arslan ile Uğurlu ailelerinin yakınları gözyaşı döktü.

Hayatını kaybedenlerden Ebrar Arslan'ın, 2 gün sonra doğum günü olduğu öğrenildi.

Taşağıl-Derebucak Yolu Beydiğin Mahallesi'nde dün meydana gelen kazada kontrolden çıkan Erol Arslan (48) yönetimindeki 42 AKL 36 plakalı minivan, uçuruma yuvarlanmış, kazada sürücü ile araçta bulunan Ayla Arslan (46), İlayda Arslan (15), Ebrar Arslan (12), Metehan Uğurlu (4) hayatını kaybetmiş, yaralanan Abdurrahman (28) ve Hatice Uğurlu (23) hastaneye kaldırılmıştı.

Yasa dışı bahisle mücadelede 47 bini aşkın siteye erişim engeli

İçişleri Bakanlığı koordinesinde çevrim içi yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında, bu yıl 47 bin 493 internet sitesi erişime engellendi

27.07.2026 12:10:00
AA
 
Yasa dışı bahisle mücadelede 47 bini aşkın siteye erişim engeli
Yasa dışı bahisle mücadelede 47 bini aşkın siteye erişim engeli
İçişleri Bakanlığı koordinesinde çevrim içi yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında, bu yıl 47 bin 493 internet sitesi erişime engellendi.

AA muhabirinin Bakanlık kaynaklarından derlediği bilgiye göre, internet ve sosyal medya platformlarındaki çevrim içi yasa dışı bahis faaliyetleri, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığının siber suçlarla mücadele birimlerince 7 gün 24 saat esasıyla yürütülen "siber devriye" çalışmalarıyla takip ediliyor.

Siber ekipler, teknolojik imkanlardan yararlanarak yasa dışı bahis sitelerini, bu sitelerin reklamını yapan hesapları ve ödeme sistemleriyle bağlantılı dijital izleri inceliyor.

Suç unsuru tespit edilen site ve hesaplar hakkında adli ve idari süreç başlatılıyor.

680 operasyonda 3 bin 231 şüpheli tutuklandı
Bu kapsamda İçişleri Bakanlığınca çevrim içi yasa dışı bahis suçuna yönelik yıl başından bu yana 680 operasyon düzenlendi.

Operasyonlarda 5 bin 629 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden 3 bin 231'i tutuklanırken, 1515'i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Söz konusu dönemde erişimi engellenen yasa dışı bahis sitesi sayısı da 47 bin 493 oldu.

Soruşturmalar kapsamında yasa dışı bahis oynatan veya oynanmasına imkan sağlayanların yanı sıra sitelerin altyapısını yöneten, reklamını yapan, para nakline aracılık eden ve suç gelirlerinin aktarılmasında rol aldığı değerlendirilen kişiler de takibe alınıyor.

Yasa dışı bahis sitelerinin faaliyetlerini sürdürebilmek için kullandığı banka, elektronik para ve kripto varlık hesapları da siber ekiplerin teknik çalışmaları ile mali incelemeler kapsamında araştırılıyor.

Mersin'deki denizde 4'üncü kişinin cansız bedeni de bulundu

Mersin'in Tarsus ilçesinde denize giren 5 kişiden 1'i kurtuldu, 4'ü boğuldu. Gece anne, baba ve annenin kız kardeşinin cenazesinin bulunmasının ardından devam eden çalışmalarda, kayıp yeğenin de cansız bedenine ulaşıldı

27.07.2026 11:49:00 / Güncelleme: 27.07.2026 11:52:21
İHA
 
Mersin'deki denizde 4'üncü kişinin cansız bedeni de bulundu
Mersin'deki denizde 4'üncü kişinin cansız bedeni de bulundu
Olay, dün akşam üzeri Tarsus ilçesine bağlı Kulak Mahallesi sınırlarında meydana geldi. Alınan bilgiye göre, denize gelen 5 kişilik aile yüzmeye başladı. Bir süre sonra baba Savaş (42), anne Zehra (39), kızları Fatma Öztürk (16) ile annenin kız kardeşi Ceylan Dağşan (30) ve yeğen Halil Öztürk (16) dalgaların arasında gözden kayboldu.

Durumun 112 Acil Komuta Merkezi'ne bildirilmesi üzerine bölgeye Sahil Güvenlik Komutanlığı, AFAD, Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Su Altı Grup Amirliği, itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Ekipler bölgede arama kurtarma çalışması başlattı.



Bu sırada vatandaşların yardımıyla Fatma Öztürk bulunarak sudan çıkartılıp hastaneye kaldırıldı. Yapılan çalışmalarda anne, baba ve annenin kız kardeşinin cansız bedenlerine ulaşıldı.

Kayıp yeğenin bulunması için ise ekipler gece çalışma yaptı. Yapılan çalışmalarda 16 yaşındaki Halil Öztürk'ün cansız bedeni de bulunarak hastane morguna kaldırıldı.

Öte yandan, hastanede tedavi altına olan 16 yaşındaki Fatma'nın durumunun ise iyi olduğu bildirildi.

Tunç Soyer’in avukatlarından tahliye çağrısı: Bir yılı aşkın süredir iddianame bekliyor!

Kooperatif davası kapsamında tutuklu bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in avukatları, müvekkillerinin hakkında somut bir suçlama ortaya konulamadığını ve ikinci tutukluluğunun üzerinden 7 ay geçmesine rağmen iddianame hazırlanmadığını belirtti

27.07.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
Tunç Soyer’in avukatlarından tahliye çağrısı: Bir yılı aşkın süredir iddianame bekliyor!
Tunç Soyer’in avukatlarından tahliye çağrısı: Bir yılı aşkın süredir iddianame bekliyor!
Kooperatif davası kapsamında tutuklu bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in avukatları, müvekkillerinin hakkında somut bir suçlama ortaya konulamadığını ve ikinci tutukluluğunun üzerinden 7 ay geçmesine rağmen iddianame hazırlanmadığını belirtti. Açıklamada, "Olmayan bir suç var edilemez. Tunç Soyer derhal serbest bırakılmalıdır" denildi.

Tunç Soyer'in avukatları İsmet Köymen, Murat Aydın ve Defne Soyer, tutukluluk sürecine ilişkin yaptıkları ortak açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Tunç Soyer, Türkiye'de yargı eliyle yaratılmış en ağır mağduriyetlerden birini yaşamaktadır. Suçsuzluğunun dosyadaki bütün belgelerle bu kadar açık biçimde ortaya çıkmış olmasına rağmen bir yılı aşkın süredir tutuklu şekilde iddianame beklemektedir.

İlk dosyadan 5 Ocak 2026 tarihinde tahliye edilmiştir. Ancak 17 Temmuz 2025'te ilk dosyadan ayrılan, o zamandan beri açık olan, kooperatiflerin iç işleyişine ilişkin soruşturma sebebiyle tahliyesinden birkaç gün önce tekrar tutuklanmıştır. İkinci tutukluluğun üzerinden 7 ay geçmesine rağmen hâlâ iddianame yazılmamıştır. Aynı konu farklı suç tanımlamalarıyla tekrar tekrar sorgulanmış, kooperatifler için ayrı ayrı dosyalar açılarak yedeğin yedeği tutuklamalar yapılmıştır.

"Somutlaştırılmış bir suçlama yok"
Tunç Soyer hakkında varsayım düzeyinde dahi somutlaştırılmış bir suçlama yoktur. Hangi eylemiyle sorgulandığı, neden ve nasıl dosyaya dahil edildiği anlaşılamamaktadır. Savcılığın da kabul ettiği üzere alınan raporlara göre "sorumluluğu olmadığı" anlaşılmıştır.

Her ay yapılan tutukluluk incelemelerinde Tunç Soyer neyle suçlandığını sormakta, suçunu bilirse ona göre savunma yapacağını beyan etmektedir. Bu sorusuna hiçbir sulh ceza hâkimi cevap verememekte ancak hepsi tutukluluk hâlinin devamına karar vermektedir. İtirazlarımız gerçek anlamda değerlendirilmemekte, isnat edilen somut bir eylem gösterilmemekte, kararlarda bir gerekçe yazılmamaktadır.

"MASAK raporu da bunu kanıtladı"
Tunç Soyer hiçbir kooperatifin üyesi, yöneticisi veya denetçisi değildir. Kooperatiflerin paraları ve kararları üzerinde hiçbir yetkisi yoktur. Kooperatiflerin yüklenici firmalarını da tanımamaktadır. Dosyada imzaladığı bir belge, elde ettiği bir menfaat, kurduğu bir para ilişkisi veya şüpheli bir mali işlemi bulunmamaktadır. Nisan ayında gelen MASAK raporu da bunu tekrar kanıtlamıştır.

Aylardır birçok bilirkişi raporu alınmış, teknik takipler yapılmış, onlarca kişinin ifadesine başvurulmuş, mali incelemeler titizlikle sürdürülmüş ve ek fezlekeler hazırlanmıştır. Sonuçta dosyadaki tüm deliller toplanmıştır. Her biri Tunç Soyer lehinedir ve suçsuzluğunu yeniden yeniden kanıtlamaktadır.

Bir yılı aşkın süredir iddianamenin yazılmaması ve üç kez savcı değişmesi hukuki süreci sürüncemede bırakmış, makul süre aşılmıştır. Olmayan bir suç var edilemez. Biz Tunç Soyer'in vekilleri olarak sadece hukuk ve adalet talep ediyoruz. Tunç Soyer derhal serbest bırakılmalıdır."

Yasa dışı bahis soruşturmasında 80 gözaltı kararı

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yasa dışı bahis ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanmasına yönelik yürütülen iki ayrı soruşturma kapsamında toplam 80 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Soruşturmalarda yaklaşık 20 milyar TL'lik işlem hacmi tespit edilirken, çok sayıda adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi

27.07.2026 11:02:00
İhlas Haber Ajansı
 
Yasa dışı bahis soruşturmasında 80 gözaltı kararı
Yasa dışı bahis soruşturmasında 80 gözaltı kararı
7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet ile suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarına yönelik Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde iki ayrı soruşturma yürütülüyor.

Mersin İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen soruşturmada, yasa dışı bahisten elde edilen gelirin nakline aracılık etmek, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve örgüte üye olmak suçlarına yönelik çalışma gerçekleştirildi. MASAK'tan temin edilen banka hesap verileri üzerinde yapılan incelemelerde toplam 7 milyar TL işlem hacmi bulunduğu tespit edildi.

Soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınan şüphelilere ait dijital materyallerin incelenmesinde, yasa dışı bahisten elde edilen gelirin nakline aracılık etmek amacıyla kurulduğu değerlendirilen suç örgütü yapılanması içerisinde "Saha Grubu" ve "Havale Ofis Grubu" adı altında faaliyet yürütüldüğüne ilişkin bulgular elde edildi. Bu kapsamda Mersin'de 20, İstanbul'da 1, Hatay'da 2 ve Çankırı'da 1 olmak üzere toplam 24 şüphelinin adresine 27 Temmuz 2026 tarihinde eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen ikinci soruşturmada ise teknik ve fiziki çalışmalar sonucunda 56 şüpheli tespit edildi. Şüphelilerin banka, kripto varlık ve ödeme kuruluşlarına ait hesaplarında yapılan incelemelerde toplam 12 milyar 976 milyon 499 bin 349 lira 68 kuruş işlem hacmi bulunduğu belirlendi.

Soruşturma kapsamında Mersin merkezde 43, Erdemli, Tarsus ve Silifke'de birer, Adana, Antalya, İzmir, Kilis, Mardin, Siirt ve Tekirdağ'da birer şüphelinin adresi tespit edildi. Şüphelilerden 4'ünün ceza infaz kurumunda, 2'sinin ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde bulunduğu belirlenirken, yasa dışı bahis para transferlerinde "Finans Ofisi" olarak kullanıldığı değerlendirilen 3 adres ile şüphelilere ait 50 ikamet adresi olmak üzere toplam 53 adrese 27 Temmuz 2026 tarihinde eş zamanlı operasyon başlatıldı.

Bilgilendirme notunda, her iki soruşturma kapsamında toplam 80 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği, soruşturmalara konu işlem hacminin 19 milyar 976 milyon 499 bin 349 lira 68 kuruş olduğu belirtilerek, soruşturmaların Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğü kaydedildi.

Ahbap soruşturmasında Uğur Dündar, Mahsun Kırmızıgül, Gülben Ergen, Elçin Sangu ve Hayko Cepkin ifadeye çağrıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturmada gazeteci Uğur Dündar, sanatçı ve yönetmen Mahsun Kırmızıgül, şarkıcı ve oyuncu Gülben Ergen, oyuncu Elçin Sangu ile rock müzik sanatçısı Hayko Cepkin'in ifadeye çağrılacakları öğrenildi. Öte yandan düzenlenen dördüncü dalga operasyonda 13 kişi daha gözaltına alındı

27.07.2026 10:42:00
Haber Merkezi
 
Ahbap soruşturmasında Uğur Dündar, Mahsun Kırmızıgül, Gülben Ergen, Elçin Sangu ve Hayko Cepkin ifadeye çağrıldı
Ahbap soruşturmasında Uğur Dündar, Mahsun Kırmızıgül, Gülben Ergen, Elçin Sangu ve Hayko Cepkin ifadeye çağrıldı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve sanatçı Haluk Levent'in kurucusu olduğu Ahbap derneğinin topladığı bağışlar ile usulsüz işlemler gerçekleştirdiğine yönelik tespitlerin ardından aralarında Haluk Levent'in de yer aldığı dernek yöneticileri tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturmada bugün düzenlenen dördüncü dalga operasyon ile 13 kişi daha gözaltına alındı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızca koordine edilen "Ahbaplar Suç Örgütü" soruşturmasının 4'üncü dalga operasyonunda İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüz tarafından 13 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmıştır. Soruşturma kapsamında konut ve konteyner alımları, şüpheli taşınmaz devirleri, dernek tarafından düzenlenen çekler ile mali ve ticari ilişkiler bütün yönleriyle incelenmektedir" açıklamasını yaptı.

Öte yandan soruşturma kapsamında gazeteci Uğur Dündar, sanatçı ve yönetmen Mahsun Kırmızıgül, şarkıcı ve oyuncu Gülben Ergen, oyuncu Elçin Sangu ile rock müzik sanatçısı Hayko Cepkin'in ifadeye çağrılacakları öğrenildi.

Ahbap Derneği'ne yönelik başlatılan soruşturmada şu ana kadar 3 operasyon düzenlenmişti. Soruşturma kapsamında aralarında Haluk Levent'in de bulunduğu 28 kişi tutuklu bulunuyor.

CHP'nin yeni Grup Başkanı Faik Öztrak oldu, Grup Başkanvekilliklerine Kılıç ve Türeli seçildi

CHP Grup Başkanlığı'na Tekirdağ Milletvekili Öztrak, Grup Başkanvekilliklerine ise İzmir milletvekilleri Erdan Kılıç ile Rahmi Aşın Türeli seçildi

26.07.2026 22:03:00
Haber Merkezi
 
CHP'nin yeni Grup Başkanı Faik Öztrak oldu, Grup Başkanvekilliklerine Kılıç ve Türeli seçildi
CHP'nin yeni Grup Başkanı Faik Öztrak oldu, Grup Başkanvekilliklerine Kılıç ve Türeli seçildi
CHP TBMM Grubu'nun kapalı toplantısı, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında düzenlendi.
Parti genel merkezindeki toplantıda, grup başkanlığı ve grup başkanvekilliklerinin belirlenmesi için sandık kuruldu. 39 milletvekilinin katıldığı toplantıda 5 milletvekili ise yer almadı.
Toplantıda, CHP Grup Başkanlığı için Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak ve Elazığ Milletvekili Gürsel Erol aday olarak yarıştı.

Adaylıktan çekildi
Oylamanın ilk iki turunda adaylar seçilmek için salt çoğunluğu sağlayamazken, daha sonra Erol'un adaylıktan çekildiği öğrenildi. Yapılan üçüncü tur oylamada Öztrak, CHP Grup Başkanlığı'na seçildi.
CHP kapalı TBMM Grup Toplantısı'nda, Grup Başkanlığı oylamasının ardından iki grup başkanvekilliği için de oylamaya gidildi.
Seçime, Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, İzmir Milletvekili Rahmi Aşın Türeli, Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, Kars Milletvekili İnan Akgün Alp, Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap ve İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç katıldı.
Yapılan oylama sonucunda İzmir milletvekilleri Sevda Erdan Kılıç ve Rahmi Aşın Türeli CHP Grup Başkanvekili oldu.

TBMM'de öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren teklif görüşülecek

Genel Kurul'da öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşülecek

26.07.2026 15:40:00 / Güncelleme: 26.07.2026 15:46:02
AA
 
TBMM'de öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren teklif görüşülecek
TBMM'de öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren teklif görüşülecek
TBMM Genel Kurulu'nda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlanacak.

Haftalık çalışmalarına 28 Temmuz Salı günü başlayacak Genel Kurul, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni ele alacak.

Teklifle, teorik ve uygulamalı derslerden başarılı olmuş ancak uygulamalı eğitime veya intörnlük eğitimine başlamamış veya tamamlamamış ya da başarısız değerlendirilmiş olanlara, uygulamalı ya da intörnlük eğitimlerini tamamlama imkanı tanınacak.

Kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalarını atama, yükselme, unvan ve derece kazanılmasında kullananların yanı sıra bu fiilleri başkaları adına yapanlara veya bu fiillere aracılık edenlere yönelik de meslekten çıkarma cezası uygulanacak.

Yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, önlisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü öğrenimi görürken belli sebepler dışında ilişiği kesilenlerden daha önce "öğrenci affından" faydalanmayanlar, başvuruda bulunması halinde 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek.

Türkiye'deki devlet yükseköğretim kurumları, Cumhurbaşkanı kararıyla yurt dışında yerleşke, akademik birim, program ve bu kapsamda ihtiyaç duyulan diğer tesisleri kurabilecek.

Kişisel emeği ve akademik birikimi dışında ücretli veya ücretsiz olarak kısmen yahut tamamen başkalarına yazdırdığı tez, makale, kitap veya yaptırdığı proje gibi çalışmalarla önlisans, lisans veya lisansüstü diploma derecesi ya da akademik ünvan alan kişiler üniversite öğretim mesleğinden çıkarılacak, bu yolla kazanılan akademik derece ve ünvanlar geri alınacak.

Tıpta uzmanlık eğitimi kontenjanlarında ortaya çıkan araştırma görevlisi kadro ihtiyacı başta olmak üzere yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanı kadro ihtiyacının karşılanması amacıyla 48 üniversiteye profesör, doçent, doktor öğretim üyesi, araştırma görevlisi kadroları ihdas edilecek.

Vakıf yükseköğretim kurumlarının personel ücretlerinden kesilen gelir vergisinin iade edilmesine yönelik teşvikten yararlanabilmesi için aranan toplam öğrenci sayısının en az yüzde 50'sinin tezli yüksek lisans ve doktora öğrencilerinden oluşması şartı kaldırılacak.

Salı ve çarşamba günleri, Meclis'te grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları gerçekleştirilecek.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.