logo
27 TEMMUZ 2026

Avrupa yanıyor! 375 bin kişi evini terk etti

Aşırı sıcak dalgaları ve şiddetli kuraklığın pençesindeki Avrupa, yüzyılın en büyük çevre felaketini yaşıyor. Fransa ve İspanya başta olmak üzere kıta genelinde 375 binden fazla insan tahliye edilirken, alevler metropollerin kapısına dayandı

27.07.2026 21:30:00
Haber Merkezi
 
Avrupa yanıyor! 375 bin kişi evini terk etti
Avrupa yanıyor! 375 bin kişi evini terk etti
Avrupa, iklim krizinin en somut ve yıkıcı sonuçlarıyla karşı karşıya. Mevsim normallerinin çok üzerinde seyren hava sıcaklıkları ve aylardır süren kuraklık, kıtanın güney ve batı kesimlerini devasa bir yangın yerine çevirdi.

Avrupa Orman Yangınları Bilgi Sistemi (EFFIS) verilerine göre, yıl başından bu yana kıtada 254 bin hektardan fazla alan tamamen küle döndü. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ise son 4 yılda Avrupa'daki orman yangınlarının yüzde 57 oranında arttığı yönünde kritik bir uyarı yayınladı.


Fransa'da "kendi fırtınasını yaratan" XXL yangınlar


Fransa, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana en kötü yangın sezonunu geçiriyor. Özellikle güneybatıdaki Gironde ve Landes bölgelerinde çarşamba gününden bu yana devam eden yangın tek başına 42 bin hektarlık alanı yuttu. Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nunez, ülke genelinde küle dönen alanın 100 bin hektara yaklaşarak tarihi bir rekor kırdığını duyurdu.

Gironde'daki yangının, "pyrocumulonimbus" adı verilen ve kendi yıldırımı ile rüzgarını üreten devasa bir yangın bulutu oluşturduğu bildirildi. Alevlerin 850 bin nüfuslu Bordeaux kent merkezinin sınırına dayanması üzerine kentte teyakkuz durumuna geçildi. Fransa genelinde tahliye edilenlerin sayısı 260 bine ulaşırken, en az 240 ev tamamen yıkıldı. Güvenlik gerekçesiyle dün tamamlanan dünyaca ünlü Tour de France (Fransa Bisiklet Turu) bisiklet yarışının son etap rotası kısaltılmak zorunda kalındı.



İspanya'da ulusal acil durum


İber Yarımadası da alev alev yanıyor. İspanya'da yıl başından beri 150 bin hektardan fazla alan yok oldu. Başkent Madrid'in batısında başlayan ve 280 kilometrelik bir yangın cephesine ulaşan felaket nedeniyle hükümet ulusal acil durum ilan etti. Madrid Bölge Başkanı Isabel Díaz Ayuso, durumu "bölge tarihinin en kötü yangın felaketi" olarak tanımladı.

Ülkenin doğusundaki Valencia bölgesinde de 15 bin kişi evlerinden tahliye edilirken, söndürme çalışmaları sırasında duman zehirlenmesi nedeniyle bir sivil hayatını kaybetti. İspanya genelinde toplam tahliye sayısı 115 bini aşmış durumda. Başbakan Pedro Sánchez, "Önümüzde hâlâ çok zor saatler var" diyerek siyasi partilere iklim kriziyle ortak mücadele çağrısı yaptı.


İtalya ve İngiltere de alarmda


Yangın dalgası sadece Fransa ve İspanya ile sınırlı değil. Sicilya Adası'nda 10'u büyük olmak üzere 350'den fazla noktada yangın çıktı. San Cataldo bölgesindeki söndürme çalışmalarında bir itfaiyeci hayatını kaybetti. Apulia bölgesinde ise alevlerin arasında kalan 400'den fazla turist sahil güvenlik botlarıyla denizden tahliye edildi.

İngiltere'deki Tintwistle ve Derbyshire bölgelerinde ise haftalardır süren moorland (funda) yangınları 600 hektarı aşarken, İskoçya'daki Cairngorms Ulusal Parkı'nda 10 gündür süren yangın nedeniyle acil durum ilan edildi.



DSÖ'den sağlık uyarısı


Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Direktörü Hans Henri P. Kluge, yangın dumanlarının yüzlerce kilometre kat ederek hava kalitesini bozduğunu; PM2.5, ozon ve zehirli kimyasallar içeren bu havanın özellikle yaşlılar, çocuklar ve hamilelerde kalp-solunum yolu rahatsızlıklarını tetiklediğini açıkladı. Bölgedeki halka dışarı çıkarken yüze tam oturan koruyucu maskeler takılması tavsiye ediliyor.

Avrupa Birliği, üye ülkelerin çağrıları üzerine rescEU yangın söndürme filosuna ait çok sayıda uçak ve helikopteri sıcak bölgelere sevk ederek koordineli bir hava koridoru oluşturdu. Meteoroloji uzmanları, yeni bir sıcak hava dalgasının kapıda olduğu ve rüzgarın yön değiştirmesi halinde durumun daha da kötüleşebileceği konusunda uyarıyor.

Gastronomide yeni lüksün adı “Cozy Dining”

Lüks restoran anlayışı radikal bir kabuk değişiminden geçiyor; Michelin ve Gault&Millau listelerini altüst eden yeni trend, şatafatlı sunumlar yerine "samimiyet", "atıksızlık" ve "hikâyesi olan yerel malzeme" üzerine kuruluyor

27.07.2026 18:30:00
Eyüp Kabil
 
Gastronomide yeni lüksün adı “Cozy Dining”
Gastronomide yeni lüksün adı “Cozy Dining”
Küresel gastronomi dünyası, uzun yıllardır hakimiyetini sürdüren ağır, gösterişli ve aşırı teknik odaklı "fine dining" konseptine veda ediyor. Michelin Rehberi ve Gault&Millau Türkiye gibi prestijli oluşumların 2026 değerlendirmelerinde de ağırlığını hissettiren yeni akım, odağına "cozy dining" (konforlu ve samimi yemek) kültürünü aldı.

Kristal kadehler, kusursuz beyaz örtüler ve garsonların mesafeli tavırları yerini; ahşap masalara, şefle doğrudan diyalog kurulabilen açık mutfaklara ve her bir malzemenin topraktan tabağa uzanan şeffaf hikâyesine bırakıyor.


Gösteriş bitti, "duyusal maksimalizm" başladı


Yeni dönemde restoran tasarımları ve servis süreçleri ne kadar sadeleşiyorsa, damakta bırakılan tatlar da bir o kadar katmanlı ve cesur hale geliyor. Gastronomi analistlerinin "duyusal maksimalizm" olarak tanımladığı bu akım, şekere ya da yapay aromalara sığınmadan; doğru asidite, fermantasyon teknikleri ve dumanlı ocakbaşı dokunuşlarıyla tabağın özünü parlatmayı hedefliyor.

Mutfak Dostları Derneği ve Le Cordon Bleu Türkiye temsilcilerinin ortak öngörülerine göre önümüzdeki dönemin vazgeçilmez mutfak enstrümanları şunlar olacak:

• Sabır Gerektiren Teknikler: Haftalarca olgunlaştırılmış (aged) ürünler, ev yapımı misolar, kombuchalar ve koji bazlı soslar.

• Ateş ve Duman: Geleneksel ocakbaşı ve odun ateşi tekniklerinin, batı mutfak disiplinleriyle harmanlanması.

• Mutfak Odaklı Mocktail'ler: Yemeğin aromasını tamamlayan botanik özlü ve fermente içecek eşleşmeleri.


Tabaktaki lüksün yeni ölçüsü: İzlenebilirlik ve atıksızlık


Tüketiciler artık sadece tabağın lezzetine değil, o tabağın gezegene olan maliyetine de bakıyor. Restoranların menülerine entegre etmeye başladığı yeni nesil QR kod sistemleri, sipariş edilen bir balığın hangi denizden, ne zaman ve hangi sürdürülebilir yöntemle avlandığını; zeytinyağının ise hangi yerel üreticinin bahçesinden sıkıldığını müşteriye saniyeler içinde kanıtlıyor.

Bununla birlikte, mutfakta sıfır atık felsefesi artık bir halkla ilişkiler malzemesi olmaktan çıkıp zorunlu bir işletme ahlakına dönüştü. Sebze kabuklarından hazırlanan imza soslar, bayat ekmeklerin fermente edilerek yeni reçetelere dahil edilmesi ve IQF (bireysel hızlı dondurma) gibi hücresel yapıyı koruyan teknolojilerin mutfağa girmesi, gün sonu gıda firesini neredeyse sıfıra indiriyor. Michelin'in sürdürülebilirliğe verdiği "Yeşil Yıldız" ödülleri, şeflerin yaratıcılık yarışında artık en az geleneksel yıldızlar kadar büyük bir prestij unsuru.


Solo dining: Yalnız yemek yemek artık bir ritüel


Yeme-içme alışkanlıklarındaki bir diğer çarpıcı kırılma ise tek kişilik masalarda yaşanıyor. Geçmişte "aceleyle geçiştirilen bir durum" olarak kodlanan yalnız yemek yemek (solo dining), modern şehir insanı için bilinçli ve odaklanmış bir kişisel terapi ritüeline dönüştü.

Yeni nesil restoranlar, sadece tekil misafirlerin ağırlanabileceği şef tezgahı (chef's table) konseptlerini büyüterek, yemeği bir sosyal zorunluluktan çıkarıp tamamen duyusal bir deneyim haline getiriyor.


İstanbul dünya gastronomi radarında devleşiyor


Uluslararası seyahat ve lezzet endekslerinin yayımladığı küresel raporlara göre, İstanbul, sokak lezzetleri ile yüksek mutfak kültürünü harmanlama kabiliyeti sayesinde dünyanın en iyi 10 gastronomi şehri arasındaki yerini sağlamlaştırdı.

Uzmanlar, Türkiye'nin coğrafi işaretli ürün zenginliğinin ve Anadolu mutfağı köklerinin modern tekniklerle dünyaya anlatılmasının, gastronomi turizmini önümüzdeki dönemde çok daha stratejik bir konuma taşıyacağını vurguluyor.

Madencilerin parası yine ödenmedi

Eskişehir'de Doruk Madencilik'te çalışan işçiler ödenmeyen hak edişleri için yeniden Ankara'daki Yıldızlar SSS Holding önünde oturma eylemi başlattı

27.07.2026 17:00:00
Haber Merkezi
 
Madencilerin parası yine ödenmedi
Madencilerin parası yine ödenmedi
Yıldızlar SSS Holding bünyesinde Eskişehir'de faaliyet gösteren Doruk Madencilik'te çalışan Türkiye Maden İşçileri Sendikası (Türk Maden-İş) üyesi işçiler, "alacaklarının resmi taahhütlere rağmen ödenmediği" gerekçesiyle holding binası önünde oturma eylemi başlattı.

Sıcak havaya rağmen eylemde olan işçiler, "Ölmek var, dönmek yok", "Ankara, Ankara duy sesimizi, bu gelen madencinin ayak sesleri" sloganları attılar. Baretlerini yere vuran işçiler düdük çaldılar. İşçiler öğle yemeğinde soğan, domates ve ekmek yediler.

ANKA'nın haberine göre, 3,5 yıldır çalışan bir işçi, "Soğan ekmeğe muhtaç kaldık" diye sözlerine başladı. İşçi, işverenin 23 Temmuz'da ödemelerin yapılacağına ilişkin sözünde durmadığını anlatarak, "Kıdem tazminatlarımız var. TMSF'den alacaklarımız var, maaşlarımız var. Onlara hep söz verdi ama vermedi. Soğan ekmeğe muhtaç koydu bizi. Evdekiler ne yiyor, bilemiyorum. Biz şimdi burada yiyoruz ama evdekiler ne yer, ne içer bilemiyoruz. Oraya da bir şey götüremiyoruz" ifadelerini kullandı.


"KOLESTEROL, TANSİYON İLACI KULLANIYORUM"


Murat Kaya isimli işçi ise 2012'den bu yana çalıştığını, 2024'te emekli olduğunu ve yine de çalışmaya devam ettiğini kaydetti. Kaya, emekli olunca tazminatını ve geçen aya ait ücretini alamadığını söyleyerek, "Haziranda grev yaptık. Maaşları aldık ama Çalışma Bakanlığı bize Temmuz'un 23'ü diye söz verdi. Artık şirketle muhatap olmuyoruz, Çalışma Bakanlığı ile oluyoruz" dedi.

Kullandığı ilaçları gösteren Kaya, "Kolesterol ilacı kullanıyorum, tansiyon ilacı kullanıyorum, kalp ilacı kullanıyorum" diye konuştu.

Hüseyin Kara isimli işçi de 11 sene elektrikçi olarak çalıştığını ve dört yıldır da tazminatlarının ödenmesini beklediğini kaydetti. Kara, "En son grevden sonra söz verdiler, üç taksitte ödeyeceklerini. Bunların sözü hiç bitmiyor" şeklinde konuştu.

Muhataplarının kendilerine alacaklarının ödeneceğini söylediğini aktaran Kara, "Gün verdiler, 23'ünde ödenecek diye, 27'si oldu Temmuz'un, halen bekliyoruz. Çalışma Bakanlığı'na ayrıyeten hakkımı helal etmiyorum. Arkadaşlarımın da helal edeceğini sanmıyorum. O da garantörlük sözü verdi. Onun sözü de yerde kaldı" dedi.


"300 AİLENİN VEBALİ KENDİSİNDE"


Yaklaşık 16 senedir çalıştığını söyleyen bir diğer işçi, muhataplarının ödemelerini ayın 23'ünde yapacaklarını belirttiklerini aktararak, "Bekleyecek sabrımız yok. 300 tane aile boşandı burada. 300 tane ailenin vebali de kendisinde. Diyecek başka bir şeyim yok. Kendi vicdanına kalmış. Biz sadece bekliyoruz, yatırırsa acaba... Başka bir yerde de çalışamıyoruz. İş de bulamadık. Başka yere uyum sağlaması da zor. Şu anda yaşımız geldi 40-45'e. Nasıl yapacağız, bilmiyorum" ifadelerini kullandı.

Necmi Karaöz isimli bir işçi ise iki çocuğu olduğunu dile getirerek, "Zor şartlarda geçiniyoruz. Belli bir bölüm paramızı ödediler ama hak ettiğimiz paraları, 23 Temmuz'da söz verilen ödemeleri yapmadılar. Şu an onları bekliyoruz, onu almaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu.

264 eski vekil CHP'den istifa etti: YENİ Parti'yi destekliyoruz

Önceki dönemlerde görev yapmış 264 CHP milletvekili, "butlan" yönetimindeki CHP’den istifa ederek Özgür Özel liderliğindeki YENİ Parti’yi destekleyeceklerini duyurdu

27.07.2026 14:25:00
Haber Merkezi
 
264 eski vekil CHP'den istifa etti: YENİ Parti'yi destekliyoruz
264 eski vekil CHP'den istifa etti: YENİ Parti'yi destekliyoruz
Önceki dönemlerde görev yapmış 264 CHP milletvekili, "butlan" yönetimindeki CHP'den istifa ederek Özgür Özel liderliğindeki YENİ Parti'yi destekleyeceklerini duyurdu.

Cumhuriyet Halk Partisinin (CHP) 38'inci Olağan Kurultayı hakkında verilen "mutlak butlan" kararının ardından partiden istifa eden bir grup isim, Özgür Özel liderliğinde kurulan YENİ Parti'ye destek vereceklerini açıkladı.
Yapılan ortak açıklamada, söz konusu kararın CHP'nin iradesini ve demokratik süreçleri yok saydığı savunuldu. Açıklamada, kararın "Cumhuriyeti, parlamenter yaşamı ve demokrasiyi kuran 103 yıllık kurucu partinin iradesini ayaklar altına aldığı" belirtilerek, CHP'nin kişisel iktidar aracına dönüştürüldüğü ileri sürüldü.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Cumhuriyet Halk Partisinin laiklik, demokrasi, hukuk devleti ve sosyal devlet gibi Cumhuriyet'in temel değerlerinin en önemli taşıyıcısı olduğuna inanan bizler, bu değerlerin mevcut yapı altında savunulmasının olanaksız hale geldiğine üzüntüyle tanıklık ediyoruz. Bu nedenle ortaya çıkan meşruiyet krizinin bir parçası olmayacağız."

"YENİ OLUŞUMA DESTEK VERİYORUZ"
CHP'den istifa ettiklerini duyuran isimler, demokrasi, hukukun üstünlüğü, çoğulculuk, sosyal demokrasi ve Cumhuriyet'in kurucu değerlerine bağlı bir siyasi anlayışın oluşturulmasına katkı sunmak amacıyla YENİ Parti'yi destekleyeceklerini açıkladı.

Açıklamada, parti içi demokrasiyi ve tüm üyelerin katılımıyla yapılacak önseçimi esas alan YENİ Parti'nin siyasal anlayışının inşasına katkı sağlanacağı belirtildi.

Özgür Özel'in liderliğindeki hareketin Türkiye'de yeni bir umut yaratacağı savunularak şu ifadeler kullanıldı:

"Sayın Özgür Özel başkanımızın liderliğini yaptığı siyasi hareketin; Atatürk'ümüzün Cumhuriyetimizin harcına kattığı yüce toplumsal barışı, sarsılmaz dayanışmayı, kardeşlik ve hoşgörü ruhunu yeniden şahlandıracağına inanıyoruz."

Açıklamanın devamında, YENİ Parti'nin toplumun tüm kesimlerini ortak gelecek ülküsü etrafında bir araya getireceği ve iktidar alternatifi oluşturacağı ifade edildi.

CHP'nin tarihsel mirası ile Cumhuriyet'in temel değerlerini sahipleneceklerini belirten isimler, açıklamalarını şöyle tamamladı:

"Halkımızın desteğiyle, CHP'nin tarihsel mirasını ve Cumhuriyet'in temel değerlerini ödünsüz sahiplenecek YENİ Parti'ye destek olacağımızı, Türkiye'yi aydınlık yarınlara taşımak için çalışacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."

CHP'DEN İSTİFA EDENLER
İstifa ederek YENİ Parti'ye destek veren önceki dönem milletvekilleri arasında kamuoyunun yakından tanıdığı çok sayıda isim de yer aldı. Mustafa Balbay, Süheyl Batum, Mehmet Haberal, Oktay Ekşi, Dursun Çiçek, Onur Öymen ve Fikri Sağlar listenin öne çıkan isimleri oldu. Sabahat Akkiraz, İbrahim Kaboğlu, Kemal Anadol, Rıza Türmen, Haluk Koç ve Atilla Kart da açıklamaya imza atan isimler arasında yer aldı.

Gülistan Doku soruşturmasında sıcak gelişme

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Gülistan Doku soruşturması kapsamında yeni bir aşamaya geçildi. Dosya kapsamında elde edilen yeni deliller doğrultusunda şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınan ve halen cezaevinde tutuklu bulunan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in koruma polisi Şükrü Eroğlu ile eski polis memuru Gökhan Ertok, bugün adliyeye getirildi

27.07.2026 12:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Gülistan Doku soruşturmasında sıcak gelişme
Gülistan Doku soruşturmasında sıcak gelişme
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Gülistan Doku soruşturması kapsamında yeni bir aşamaya geçildi. Dosya kapsamında elde edilen yeni deliller doğrultusunda şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınan ve halen cezaevinde tutuklu bulunan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in koruma polisi Şükrü Eroğlu ile eski polis memuru Gökhan Ertok, bugün adliyeye getirildi.

Sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildiler
Edinilen bilgiye göre, cezaevinden getirilen şüpheliler Şükrü Eroğlu ve Gökhan Ertok, bugün sağlık kontrolünden geçirilmek üzere Erzurum Şehir Hastanesi'ne nakledildi. Hastanedeki işlemlerinin tamamlanmasının hemen ardından şüphelilerin, soruşturmayı yürüten savcılığa ek ifade vermek ve adli işlemleri tamamlamak üzere Erzurum Adliyesi'ne getirildi.

Soruşturmada Whatsapp kayıtları ve masak raporları etkili oldu
Yürütülen derin soruşturmada, eski Vali Tuncay Sonel ile Gökhan Ertok arasında yasa dışı teknik takip ve dijital verilere müdahale içerikli WhatsApp yazışmaları tespit edilmişti. Yapılan MASAK incelemelerinde ise bu faaliyetler karşılığında koruma polisi Şükrü Eroğlu'nun banka hesabı üzerinden Gökhan Ertok'a finansal transferler yapıldığı belgelenmişti. Soruşturmanın genişlemesiyle birlikte son süreçte eski Vali Sonel'in eşi Handan Sonel, bilişim şirketi yöneticileri ve bazı güvenlik korucuları da tutuklanmıştı.İHA

Mersin'deki denizde 4'üncü kişinin cansız bedeni de bulundu

Mersin'in Tarsus ilçesinde denize giren 5 kişiden 1'i kurtuldu, 4'ü boğuldu. Gece anne, baba ve annenin kız kardeşinin cenazesinin bulunmasının ardından devam eden çalışmalarda, kayıp yeğenin de cansız bedenine ulaşıldı

27.07.2026 11:49:00 / Güncelleme: 27.07.2026 11:52:21
İHA
 
Mersin'deki denizde 4'üncü kişinin cansız bedeni de bulundu
Mersin'deki denizde 4'üncü kişinin cansız bedeni de bulundu
Olay, dün akşam üzeri Tarsus ilçesine bağlı Kulak Mahallesi sınırlarında meydana geldi. Alınan bilgiye göre, denize gelen 5 kişilik aile yüzmeye başladı. Bir süre sonra baba Savaş (42), anne Zehra (39), kızları Fatma Öztürk (16) ile annenin kız kardeşi Ceylan Dağşan (30) ve yeğen Halil Öztürk (16) dalgaların arasında gözden kayboldu.

Durumun 112 Acil Komuta Merkezi'ne bildirilmesi üzerine bölgeye Sahil Güvenlik Komutanlığı, AFAD, Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Su Altı Grup Amirliği, itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Ekipler bölgede arama kurtarma çalışması başlattı.



Bu sırada vatandaşların yardımıyla Fatma Öztürk bulunarak sudan çıkartılıp hastaneye kaldırıldı. Yapılan çalışmalarda anne, baba ve annenin kız kardeşinin cansız bedenlerine ulaşıldı.

Kayıp yeğenin bulunması için ise ekipler gece çalışma yaptı. Yapılan çalışmalarda 16 yaşındaki Halil Öztürk'ün cansız bedeni de bulunarak hastane morguna kaldırıldı.

Öte yandan, hastanede tedavi altına olan 16 yaşındaki Fatma'nın durumunun ise iyi olduğu bildirildi.

Tunç Soyer’in avukatlarından tahliye çağrısı: Bir yılı aşkın süredir iddianame bekliyor!

Kooperatif davası kapsamında tutuklu bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in avukatları, müvekkillerinin hakkında somut bir suçlama ortaya konulamadığını ve ikinci tutukluluğunun üzerinden 7 ay geçmesine rağmen iddianame hazırlanmadığını belirtti

27.07.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
Tunç Soyer’in avukatlarından tahliye çağrısı: Bir yılı aşkın süredir iddianame bekliyor!
Tunç Soyer’in avukatlarından tahliye çağrısı: Bir yılı aşkın süredir iddianame bekliyor!
Kooperatif davası kapsamında tutuklu bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in avukatları, müvekkillerinin hakkında somut bir suçlama ortaya konulamadığını ve ikinci tutukluluğunun üzerinden 7 ay geçmesine rağmen iddianame hazırlanmadığını belirtti. Açıklamada, "Olmayan bir suç var edilemez. Tunç Soyer derhal serbest bırakılmalıdır" denildi.

Tunç Soyer'in avukatları İsmet Köymen, Murat Aydın ve Defne Soyer, tutukluluk sürecine ilişkin yaptıkları ortak açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Tunç Soyer, Türkiye'de yargı eliyle yaratılmış en ağır mağduriyetlerden birini yaşamaktadır. Suçsuzluğunun dosyadaki bütün belgelerle bu kadar açık biçimde ortaya çıkmış olmasına rağmen bir yılı aşkın süredir tutuklu şekilde iddianame beklemektedir.

İlk dosyadan 5 Ocak 2026 tarihinde tahliye edilmiştir. Ancak 17 Temmuz 2025'te ilk dosyadan ayrılan, o zamandan beri açık olan, kooperatiflerin iç işleyişine ilişkin soruşturma sebebiyle tahliyesinden birkaç gün önce tekrar tutuklanmıştır. İkinci tutukluluğun üzerinden 7 ay geçmesine rağmen hâlâ iddianame yazılmamıştır. Aynı konu farklı suç tanımlamalarıyla tekrar tekrar sorgulanmış, kooperatifler için ayrı ayrı dosyalar açılarak yedeğin yedeği tutuklamalar yapılmıştır.

"Somutlaştırılmış bir suçlama yok"
Tunç Soyer hakkında varsayım düzeyinde dahi somutlaştırılmış bir suçlama yoktur. Hangi eylemiyle sorgulandığı, neden ve nasıl dosyaya dahil edildiği anlaşılamamaktadır. Savcılığın da kabul ettiği üzere alınan raporlara göre "sorumluluğu olmadığı" anlaşılmıştır.

Her ay yapılan tutukluluk incelemelerinde Tunç Soyer neyle suçlandığını sormakta, suçunu bilirse ona göre savunma yapacağını beyan etmektedir. Bu sorusuna hiçbir sulh ceza hâkimi cevap verememekte ancak hepsi tutukluluk hâlinin devamına karar vermektedir. İtirazlarımız gerçek anlamda değerlendirilmemekte, isnat edilen somut bir eylem gösterilmemekte, kararlarda bir gerekçe yazılmamaktadır.

"MASAK raporu da bunu kanıtladı"
Tunç Soyer hiçbir kooperatifin üyesi, yöneticisi veya denetçisi değildir. Kooperatiflerin paraları ve kararları üzerinde hiçbir yetkisi yoktur. Kooperatiflerin yüklenici firmalarını da tanımamaktadır. Dosyada imzaladığı bir belge, elde ettiği bir menfaat, kurduğu bir para ilişkisi veya şüpheli bir mali işlemi bulunmamaktadır. Nisan ayında gelen MASAK raporu da bunu tekrar kanıtlamıştır.

Aylardır birçok bilirkişi raporu alınmış, teknik takipler yapılmış, onlarca kişinin ifadesine başvurulmuş, mali incelemeler titizlikle sürdürülmüş ve ek fezlekeler hazırlanmıştır. Sonuçta dosyadaki tüm deliller toplanmıştır. Her biri Tunç Soyer lehinedir ve suçsuzluğunu yeniden yeniden kanıtlamaktadır.

Bir yılı aşkın süredir iddianamenin yazılmaması ve üç kez savcı değişmesi hukuki süreci sürüncemede bırakmış, makul süre aşılmıştır. Olmayan bir suç var edilemez. Biz Tunç Soyer'in vekilleri olarak sadece hukuk ve adalet talep ediyoruz. Tunç Soyer derhal serbest bırakılmalıdır."

Yasa dışı bahis soruşturmasında 80 gözaltı kararı

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yasa dışı bahis ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanmasına yönelik yürütülen iki ayrı soruşturma kapsamında toplam 80 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Soruşturmalarda yaklaşık 20 milyar TL'lik işlem hacmi tespit edilirken, çok sayıda adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi

27.07.2026 11:02:00
İhlas Haber Ajansı
 
Yasa dışı bahis soruşturmasında 80 gözaltı kararı
Yasa dışı bahis soruşturmasında 80 gözaltı kararı
7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet ile suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarına yönelik Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde iki ayrı soruşturma yürütülüyor.

Mersin İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen soruşturmada, yasa dışı bahisten elde edilen gelirin nakline aracılık etmek, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve örgüte üye olmak suçlarına yönelik çalışma gerçekleştirildi. MASAK'tan temin edilen banka hesap verileri üzerinde yapılan incelemelerde toplam 7 milyar TL işlem hacmi bulunduğu tespit edildi.

Soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınan şüphelilere ait dijital materyallerin incelenmesinde, yasa dışı bahisten elde edilen gelirin nakline aracılık etmek amacıyla kurulduğu değerlendirilen suç örgütü yapılanması içerisinde "Saha Grubu" ve "Havale Ofis Grubu" adı altında faaliyet yürütüldüğüne ilişkin bulgular elde edildi. Bu kapsamda Mersin'de 20, İstanbul'da 1, Hatay'da 2 ve Çankırı'da 1 olmak üzere toplam 24 şüphelinin adresine 27 Temmuz 2026 tarihinde eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen ikinci soruşturmada ise teknik ve fiziki çalışmalar sonucunda 56 şüpheli tespit edildi. Şüphelilerin banka, kripto varlık ve ödeme kuruluşlarına ait hesaplarında yapılan incelemelerde toplam 12 milyar 976 milyon 499 bin 349 lira 68 kuruş işlem hacmi bulunduğu belirlendi.

Soruşturma kapsamında Mersin merkezde 43, Erdemli, Tarsus ve Silifke'de birer, Adana, Antalya, İzmir, Kilis, Mardin, Siirt ve Tekirdağ'da birer şüphelinin adresi tespit edildi. Şüphelilerden 4'ünün ceza infaz kurumunda, 2'sinin ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde bulunduğu belirlenirken, yasa dışı bahis para transferlerinde "Finans Ofisi" olarak kullanıldığı değerlendirilen 3 adres ile şüphelilere ait 50 ikamet adresi olmak üzere toplam 53 adrese 27 Temmuz 2026 tarihinde eş zamanlı operasyon başlatıldı.

Bilgilendirme notunda, her iki soruşturma kapsamında toplam 80 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği, soruşturmalara konu işlem hacminin 19 milyar 976 milyon 499 bin 349 lira 68 kuruş olduğu belirtilerek, soruşturmaların Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğü kaydedildi.

Ahbap soruşturmasında Uğur Dündar, Mahsun Kırmızıgül, Gülben Ergen, Elçin Sangu ve Hayko Cepkin ifadeye çağrıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturmada gazeteci Uğur Dündar, sanatçı ve yönetmen Mahsun Kırmızıgül, şarkıcı ve oyuncu Gülben Ergen, oyuncu Elçin Sangu ile rock müzik sanatçısı Hayko Cepkin'in ifadeye çağrılacakları öğrenildi. Öte yandan düzenlenen dördüncü dalga operasyonda 13 kişi daha gözaltına alındı

27.07.2026 10:42:00
Haber Merkezi
 
Ahbap soruşturmasında Uğur Dündar, Mahsun Kırmızıgül, Gülben Ergen, Elçin Sangu ve Hayko Cepkin ifadeye çağrıldı
Ahbap soruşturmasında Uğur Dündar, Mahsun Kırmızıgül, Gülben Ergen, Elçin Sangu ve Hayko Cepkin ifadeye çağrıldı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve sanatçı Haluk Levent'in kurucusu olduğu Ahbap derneğinin topladığı bağışlar ile usulsüz işlemler gerçekleştirdiğine yönelik tespitlerin ardından aralarında Haluk Levent'in de yer aldığı dernek yöneticileri tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturmada bugün düzenlenen dördüncü dalga operasyon ile 13 kişi daha gözaltına alındı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızca koordine edilen "Ahbaplar Suç Örgütü" soruşturmasının 4'üncü dalga operasyonunda İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüz tarafından 13 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmıştır. Soruşturma kapsamında konut ve konteyner alımları, şüpheli taşınmaz devirleri, dernek tarafından düzenlenen çekler ile mali ve ticari ilişkiler bütün yönleriyle incelenmektedir" açıklamasını yaptı.

Öte yandan soruşturma kapsamında gazeteci Uğur Dündar, sanatçı ve yönetmen Mahsun Kırmızıgül, şarkıcı ve oyuncu Gülben Ergen, oyuncu Elçin Sangu ile rock müzik sanatçısı Hayko Cepkin'in ifadeye çağrılacakları öğrenildi.

Ahbap Derneği'ne yönelik başlatılan soruşturmada şu ana kadar 3 operasyon düzenlenmişti. Soruşturma kapsamında aralarında Haluk Levent'in de bulunduğu 28 kişi tutuklu bulunuyor.

Mersin'de denize giren 5 kişilik aileden 3'ü boğuldu

Mersin'in Tarsus ilçesinde denize giren 5 kişilik aileden 3'ü boğuldu, 1'i hastaneye kaldırıldı, 1'i kayboldu

27.07.2026 00:41:00
AA
 
Mersin'de denize giren 5 kişilik aileden 3'ü boğuldu
Mersin'de denize giren 5 kişilik aileden 3'ü boğuldu

Kulak Mahallesi sahilinden denize giren Zehra (39), Savaş (42), Fatma ve Halil Öztürk (16) ile annenin kız kardeşi Ceylan Dağaşan (30), bir süre sonra çırpınmaya başladı.

Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sahil güvenlik, jandarma, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Ekipler tarafından 4 kişi sudan çıkarıldı, 1 kişiye ise ulaşılamadı.

Sağlık ekipleri, yaptıkları incelemede Zehra Öztürk, Savaş Öztürk ve Ceylan Dağaşan'ın yaşamını yitirdiğini belirledi. Boğulma tehlikesi geçiren Fatma Öztürk (16) ise hastaneye kaldırıldı. Kaybolan Halil Öztürk'ün (16) bulunması için çalışma başlatıldı.

Vali Atilla Toros'tan açıklama

Bölgeye giden Vali Atilla Toros, ekiplerden bilgi aldı.

Toros, gazetecilere, ailenin Tarsus Çayı'nın denize döküldüğü bölgede serinlemek amacıyla suya girdiğini söyledi.

Boğulma ihbarı üzerine ekiplerin yönlendirildiğini dile getiren Toros, şöyle konuştu:

"Akabinde arama çalışmalarına başladık. 2 kişinin de 5 kişilik ailenin arkasından onları kurtarmak üzere denize girdiğine ilişkin de bilgi edinmiş olduk. Bu 2 kişinin daha sonra kendi imkanlarıyla denizden çıktıklarını da öğrendik. 5 kişilik ailede anne, baba, annenin kız kardeşi, bir yeğen ve bir kız çocuğu var. Anne, baba ve annenin kız kardeşi maalesef hayatlarını kaybetti, cansız bedenlerine ulaştık. Bir kız çocuğu şu an hastanede tedavi altında. Durumu inşallah iyi olacak. Durumunun iyiye gittiğine ilişkin bilgiler geldi."

Toros, kayıp kişiyi arama çalışmalarının denizde ve karada sürdüğünü belirterek, şunları kaydetti:

"Yeğeni arama çalışmalarımız devam ediyor. Halihazırda 4 botumuz şu an sahada, denizde. 2 sahil güvenlik, 1 AFAD ve 1 polis botu, 4 dalgıcımız denizde aramaya devam ediyor. Karada da emniyetimiz, jandarmamız, AFAD'ımız, İtfaiye Daire Başkanlığı ve Sağlık Müdürlüğümüze bağlı 112 ekiplerimizden oluşan bir ekiple buradayız. İnşallah en kısa zamanda denizde arama çalışmalarını sürdürdüğümüz vatandaşımızı da bulmayı ümit ediyoruz." 

TBMM'de öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren teklif görüşülecek

Genel Kurul'da öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşülecek

26.07.2026 15:40:00 / Güncelleme: 26.07.2026 15:46:02
AA
 
TBMM'de öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren teklif görüşülecek
TBMM'de öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren teklif görüşülecek
TBMM Genel Kurulu'nda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlanacak.

Haftalık çalışmalarına 28 Temmuz Salı günü başlayacak Genel Kurul, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni ele alacak.

Teklifle, teorik ve uygulamalı derslerden başarılı olmuş ancak uygulamalı eğitime veya intörnlük eğitimine başlamamış veya tamamlamamış ya da başarısız değerlendirilmiş olanlara, uygulamalı ya da intörnlük eğitimlerini tamamlama imkanı tanınacak.

Kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalarını atama, yükselme, unvan ve derece kazanılmasında kullananların yanı sıra bu fiilleri başkaları adına yapanlara veya bu fiillere aracılık edenlere yönelik de meslekten çıkarma cezası uygulanacak.

Yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, önlisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü öğrenimi görürken belli sebepler dışında ilişiği kesilenlerden daha önce "öğrenci affından" faydalanmayanlar, başvuruda bulunması halinde 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek.

Türkiye'deki devlet yükseköğretim kurumları, Cumhurbaşkanı kararıyla yurt dışında yerleşke, akademik birim, program ve bu kapsamda ihtiyaç duyulan diğer tesisleri kurabilecek.

Kişisel emeği ve akademik birikimi dışında ücretli veya ücretsiz olarak kısmen yahut tamamen başkalarına yazdırdığı tez, makale, kitap veya yaptırdığı proje gibi çalışmalarla önlisans, lisans veya lisansüstü diploma derecesi ya da akademik ünvan alan kişiler üniversite öğretim mesleğinden çıkarılacak, bu yolla kazanılan akademik derece ve ünvanlar geri alınacak.

Tıpta uzmanlık eğitimi kontenjanlarında ortaya çıkan araştırma görevlisi kadro ihtiyacı başta olmak üzere yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanı kadro ihtiyacının karşılanması amacıyla 48 üniversiteye profesör, doçent, doktor öğretim üyesi, araştırma görevlisi kadroları ihdas edilecek.

Vakıf yükseköğretim kurumlarının personel ücretlerinden kesilen gelir vergisinin iade edilmesine yönelik teşvikten yararlanabilmesi için aranan toplam öğrenci sayısının en az yüzde 50'sinin tezli yüksek lisans ve doktora öğrencilerinden oluşması şartı kaldırılacak.

Salı ve çarşamba günleri, Meclis'te grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları gerçekleştirilecek.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.