logo
24 MART 2026


Gönül Dostları

10.10.2001 00:00:00
Ebu İshak Kâzerûnî Hz.

Ebû İshak Kâzerûni hazretlerinin zamanında Basra'da Yahya bin Hasan adında, bir mescid imamı vardı. Şeyh Kâzerûni hazretlerinin oturduğu beldeye geldi. Sabah namazı vaktiydi. Kâzerûni hazretleri imam olmuş namaz kıldırıyordu. Yahya bin Hasan da ona uyarak namaza durdu. Kâzerûni, okuduğu uzun bir surede bir ayeti unutarak okumadı. Bunu fark eden Yahya bin Hasan kendi kendine; "Yazıklar olsun bana. Buraya kadar boşuna yorulmuşum. Ta Basra'dan buraya bu adamı ziyarete geldim. Halbuki o namazda okuduğu sureyi yanlış okuyor. Kur'an-ı Kerimi doğru okumayan kimsenin ne fazileti olabilir? Buraya geldiğime pişman oldum" diye düşündü. Şeyh Kâzerûni hazretleri namazdan ve duadan sonra o kimseyi yanına çağırdı ve buyurdu ki: "Gördüğünüz gibi bizler hata işleyip duruyoruz. Ademoğluyuz. Ademoğlu unutkanlıktan kurtulmaz" buyurdu. Yahya bin Hasan ismindeki kimse Kâzerûni hazretlerinin keramet olarak, namazda iken kendi kalbinden geçenleri bildiğini anladı. Düşündüklerine tövbe edip özür diledi.

Zamanın devlet adamlarından Ebû'l-Fadl Büveyh-i Deylemi bir gün Ebû İshak Kâzerûnî hazretlerini ziyarete gitti. Görüşme esnasında Şeyh hazretleri ona dönüp; "Şarabı içmekten vazgeçip tövbe et" diye nasihat etti. Ebû'l-fadl; "İmkanı yok efendim. Ben şarab içmeyi bırakamam. Çünkü ben, hükümdarımız Fahrü'l-Mülk'ün en yakını, nedimiyim. Onunla iyi görüşüyorum. Oturup beraber şarap içeriz. Benim şarabı bırakmama vezirler razı olmazlar. Buna gücüm yetmez" dedi. Kâzerûnî hazretleri buyurdu ki: "Sen yanımda tövbe et. Hükümdarın ve vezirlerin yanına vardığın zaman, ziyafette içki verdiklerinde hemen bizi hatırla. "Ebû'l-Fadl, Şeyh hazretlerinin sözünü dinleyip içki içmekten vaz geçti ve geçmişteki günahlarına da onun huzurunda tövbe etti.

Aradan bir müddet geçtikten sonra hükümdar Fahrü'l-Mülk ziyafet tertipletip devlet ileri gelenleriyle birlikte Ebû'l-Fadl'ı da davet etti. Ziyafette şarap dağıtılacak, çalgılar çalınıp eğlence yapılacaktı. Ebû'l-Fadl olcakları ve fitneden nasıl kurtulacağını düşündü. Ziyafet için gerekli hazırlıklar yapıldı, eğlence ve ziyafet başladı. Vezirlerden birisi Ebû'l-Fadl'a da şarab getirdi ve içmesi için zorladı. Ebû'l-Fadl o anda Kâzerûnî hazretlerinin sözlerini hatırladı. Onun rûhaniyetine sığınıp; "Efendim himmet buyurup beni bu fitneden kurtarın" diye yalvardı. Ebû'l-Fadl büyük bir endişe içinde beklediği sırada içeriye büyük bir kedi atıldı. Sürâhi ve bardakların ortasından sıçrayıp bir çırpıda hepsini devirip, yıktı. Sürâhi ve bardaklarda bulunan şarap yere döküldü. Oradakilerden kimse kediye mani olamadı ve şaşkın şaşkın bakakaldılar.

Kâzerûnî hazretlerinin kerametini gören Ebû'l-Fadl, olanlar karşısında ağlamaya başladı. Fahrü'l-Mülk, Ebû'l-Fadl'a dönüp; "Neden ağlıyorsun?" diye sordu. Ebû'l Fadl olanların iç yüzünü anlattı. Kâzerûnî hazretlerinin kendisine tövbe ettirdiğini söyledi. Fahrü'l-Mülk ona; "Serbestsin istersen gidebilirsin, tövbeni bozma. Bizim halimizi, bize bırak" dedi. Orada bulunanlar da durumu öğrenip Kâzerûnî hazretlerinin kerametine şahid oldular.

Ömrünü İslamiyetin emir ve yasaklarını öğrenmek, öğretmekle geçiren, ilim, fazilet ve güzel ahlak sahibi bir zat olan Kâzerûnî hazretleri, vefatından önce şu vasiyette bulundu:

"...Kıymetli yavrum! Sana yaptığım bu vasiyete sıkı sarılıp onunla amel edesin. Böylece Allah yolunda muvvaffak olup saidlerden ve reşidlerden olasın.

Sana birinci vasiyetim, din ilimlerini, ilmihalini iyi öğrenip, bunu daima arttırmandır. Çünkü tarikat ve hakîkat ehli olsun kim olursa olsun herkes bu ilme muhtaçtır. Tabii din bilgilerini Ehl-i sünnet alimlerinden ve eserlerinden öğrenmek insanın derece ve kıymetini artırır.

Tasavvuf ilmini öğrenmek yani kalbini temizlemek, kötü huylardan kurtulmak içindir. Allah-ü Teala Peygamberimize (sallahü aleyhi ve sellem) Kur'ân-ı Kerim'de; "Ya Rabbi! İlmimi artır" diye dua buyurmasını emretti. Fıkıh ilmini öğrenmeyi ve bu ilmin dünya ve ahirett saadetine vesile olacağını bildirdi.

Fıkıh ilmini ve ilmihalini öğrendikten sonra bütün işlerini, ibadetlerini buna uygun yapmalısın. İlim ile dünyalık elde etmekten uzak dur. Resûlullah Efendimiz buyurdu ki: "Her kim âhiret amelleri ile dünyalık taleb ederse, o kimsenin bu amellerden ahirette hiç nasibi yoktur, fayda ve bereketini göremez. Yüzünün nûru gider, onu saîdler, cennetlikler zümresinden yamazlar, adını cehennemlikler arasına yazarlar." Übey bin Kâ'b'ın (radıyallahü anh) rivayet ettiği hadîs-i şerifte buyuruldu ki: "Bu ümmetten olup da ahiret işlerini dünya işlerine tercih edenlere müjdeler olsun. Onlar yüce insanlardır. Allah-ü Teala'nın yardımına kavuşmuşlardır. Dünyayı ahirete tercih edenlere ise âhirette hiç nasib yoktur."

Güngören'de 'Kentsel çöküntü' tepkisi

Güngören Sanayi Mahallesi'nde kentsel dönüşüm kapsamında yıkılan binaların bulunduğu alanlar, adeta birer harabeye dönüştü. Aradan geçen yıllara rağmen bir türlü yapılamayan inşaatlar nedeniyle araziler moloz ve çöp yığınlarıyla doldu. Bölge madde bağımlıların meskeni haline gelirken, mahalle sakinleri duruma tepki gösterdi

24.03.2026 12:17:00 / Güncelleme: 24.03.2026 12:29:28
İHA
Güngören'de 'Kentsel çöküntü' tepkisi
Güngören'de 'Kentsel çöküntü' tepkisi
Güngören Sanayi Mahallesi'nde kentsel dönüşüm vaadiyle yaklaşık 3 yıl önce yıkılan binaların yerini modern yapılar yerine çöp ve moloz dağları aldı. Belediye ekipleri tarafından temizlenmediği iddia edilen bu alanlar, hem çevre kirliliği hem de ciddi sağlık risklerini beraberinde getiriyor. Mahalle sakinleri, belediyeye defalarca başvurduklarını ancak alanın bakımsız bırakılması nedeniyle tepkilerinin her geçen gün arttığını dile getiriyor.



Bölgedeki güvenlik sorununa dikkat çeken mahalle sakini Aydın Algün, durumun vahametini belirterek "Buraya akşam saat 10'dan sonra çıkamıyoruz, korkuyoruz; her türlü insan var. Kağıt toplayıcıları sürekli kamyonlarla geliyorlar, her sokaktalar. Tedirginlikten sokağa adım atamaz olduk. Ben çocuğumu bu bölgeden okula tek başına yollayamam, illa eşlik etmem gerekiyor. Burası tam 5 senedir kentsel dönüşüm adı altında bu şekilde terk edildi" şeklinde konuştu.



Kentsel dönüşüm sürecinin yanlış yönetildiğini savunan bir diğer vatandaş Halis Karakulak ise plansız yıkımlara tepki gösterdi. Karakulak, "Kentsel dönüşüm yapıyorsan ada bazlı yapacaksın. Komple yıkıp tek seferde inşaata başlayacaksın ki hem devlet hem de vatandaş kurtulsun. Burada tek bir bina yıkılıyor, bir yıl sonra yanındaki yıkılıyor. Ortaya çıkan manzara berbat. Görüldüğü gibi çevre kirlilik içinde ve burada her türlü asayiş olayı yaşanabilir" dedi.

Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davası başladı

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde parfüm dolum tesisinde çıkan ve 7 kişinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin 16 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması, Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde başladı

24.03.2026 10:34:00 / Güncelleme: 24.03.2026 12:38:30
İHA
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davası başladı
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davası başladı
Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi'ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetti.



Soruşturma kapsamında hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince delil yetersizliği gerekçesiyle iade edilen ilk iddianame, eksikliklerin giderilmesinin ardından kabul edildi.



Tutuklu şüpheliler İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal, Gökberk Güngör, Ali Osman Altay, Onay Yürüklü, Ünal Aslan, Güven Demirbaş ve tutuksuz sanık Ömer Akat ile soruşturma sürecinde cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Kurtuluş Oransal'ın da aralarında bulunduğu 16 kişi hakkında dava açıldı.



7 kişinin öldüğü fabrika yangınına ilişkin ilk duruşma bugün başladı. Taraf sayısının fazlalığı nedeniyle adliyedeki duruşma salonlarının kapasitesinin yetersiz kalacağından yargılama, Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'ndeki 250 kişi kapasiteli duruşma salonunda gerçekleştiriliyor.

Futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayetine ilişkin 7 şüpheli tutuklandı

Futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı'nın öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan aralarında şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu, Zuhal Kalaycıoğlu ve Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun da bulunduğu 8 şüpheli sabah saatlerinde adliyeye sevk edildi. Savcılık işlemleri tamamlanan 7 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi

24.03.2026 06:16:00
İHA
Futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayetine ilişkin 7 şüpheli tutuklandı
Futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayetine ilişkin 7 şüpheli tutuklandı
Ümraniye'de Kars36 Spor futbolcusu Kubilay Kaan Kundakçı'nın öldürülmesine ilişkin soruşturma sürüyor. Kundakçı, rapçi Vahap Canbay ile şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu'nu barıştırmak amacıyla gittiği görüşmede silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybetmişti.

Kundakçı'nın cenazesi dün memleketi Sakarya'da toprağa verilmişti.

Cinayetin aydınlatılması için çalışma başlatan polis ekipleri, aralarında Aleyna Kalaycıoğlu, annesi, türkücü İzzet Yıldızhan ile birlikte toplam 10 şüpheliyi gözaltına aldı. Aleyna Kalaycıoğlu, Zuhal Kalaycıoğlu ve Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun aralarında bulunduğu 8 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından sabah saatlerinde Kartal Anadolu Adliyesi'ne sevk edildi.


3 şüpheli serbest bırakıldı



B.K. savcılık ifadesinin ardından herhangi bir adli kontrol tedbiri uygulanmaksızın, Z.K. ve A.Ö. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.


7 şüpheli tutuklandı



Aleyna Kalaycıoğlu, Alaattin Kadayıfçıoğlu, İzzet Yıldızhan'ın da aralarında bulunduğu 7 şüpheli nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Horlamaya çare yok mu?


 
 
Vücudun gece boyunca yeterince nefes alamadığını haber veren bir alarm sistemi olan horlama, sosyal bir sorun olmasının dışında, kişinin kendi sağlığı için de ciddi bir risk göstergesi olabiliyor. Peki ya çaresi?

23.03.2026 23:28:00
MURAT ÇORBACI
Horlamaya çare yok mu?
Horlamaya çare yok mu?

Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Zerrin Boyacı, bu nedenle alarmı susturmak değil, neden çaldığını araştırmak gerektiğini belirterek, "Horlama normal bir durum değildir. Her horlayan kişide ciddi bir hastalık olmayabilir; ancak hayati risk taşıyan her uyku apnesi hastalığı önce horlama ile başlar. Dolayısıyla, horlamayı basit bir ses problemi olarak görmek yerine, bir sağlık sinyali olarak değerlendirmek gerekmektedir" dedi.

Eskiden  daha çok orta yaş ve üzeri bireylerde görülen horlamaya artık 20'li yaş grubunda da sık rastlandığına işaret eden Doç. Dr. Zerrin Boyacı, gençlerde artış gösteren obezitenin bu durumun en önemli nedenleri arasında yer aldığını vurgulayarak, "Bilgisayar başında uzun süreli oturma, düzensiz uyku alışkanlıkları, fast food ve şeker içeren yiyeceklerle beslenme ve buna bağlı kilo artışı gençlerde horlama riskini artırmaktadır. Özellikle boyun çevresindeki yağ dokusu arttıkça üst solunum yolu daralmakta ve horlama ortaya çıkmaktadır" şeklinde konuştu.

Modern yaşamla birlikte giderek artıyor

Horlama; uyku sırasında üst solunum yolundaki dokuların daralma veya gevşeme nedeniyle titreşmeleri sonucu ortaya çıkan ses olarak tanımlanıyor. Dünya genelinde erişkin nüfusun yaklaşık yüzde 30–40'ında zaman zaman horlama görülürken, düzenli ve kronik horlama oranı yüzde 20 civarında seyrediyor. Horlamanın görülme sıklığı ileri yaşlarda giderek artıyor. Öyle ki 30 yaş altı erkeklerde yüzde 10 oranında rastlanırken, 60 yaş üzerinde bu oran yüzde 60'a yükseliyor. Erkeklerde daha sık görülmekle birlikte, menopoz sonrası kadınlarda oran belirgin şekilde artıyor. Türkiye'de de benzer rakamlar söz konusu. Ayrıca, son yıllarda hem dünyada hem ülkemizde horlama sıklığında artış gözlendiği belirtiliyor. Bu yükselmenin en önemli nedenleri arasında; obezite, hareketsiz yaşam tarzı, uyku düzensizliği, stres, alerjik hastalıklar ve sigara kullanımındaki artış gösteriliyor.

Horlamanın başlıca nedenleri

Doç. Dr. Zerrin Boyacı, kişinin aile ve sosyal hayatında önemli sorunlar oluşturabilen horlamaya yol açan etkenleri şöyle özetliyor:
Obezite: İdeal kilonun yüzde 15 daha fazlasına sahip olan kişilerde horlama riski artmaktadır. Bunun nedeni ise boyun çevresindeki yağlanmanın üst solunum yolunu daraltması. Kadınlarda boyun çevresinin 38,10 cm'nin ve  erkeklerde 43,18 cm'nin üzerinde olması kritik değer olarak hesaplanmış.
Burun tıkanıklığı: Septum deviasyonu, konka hipertrofisi, burun çatısının darlığı gibi statik bozukluklar ile alerjik rinit, sinüzit ve polip gibi enflamatuar bozukluklar önemli sebeplerini oluşturmaktadır.
Büyük geniz eti ve bademcikler: Özellikle gençlerde hava yolunu daraltabilmektedir.
Alkol ve sigara kullanımı: Kas gevşemesi ve mukozal ödem artışına sebep olmaktadır.
Sırtüstü uyuma: Dil kökünün geriye düşmesine yol açabilmektedir.

Uyku apnesinin ilk sinyali olabiliyor!

Horlama ile beraber görülen ve gece ani ölümlere sebep olabilen uyku apnesi üst solunum yolunun tamamen kapanması sonucu oluşuyor.  Horlama genellikle masum nedenlerden kaynaklansa da yaşamsal risk taşıyan uyku apnesinin ilk sinyali olabiliyor! Özellikle gece nefes durmaları, sabahları yorgun uyanma, baş ağrısından yakınma, gün içinde uyku hali, dikkat ve konsantrasyon bozukluğu gibi sorunlardan biri bile horlamaya eşlik ediyorsa, zaman kaybetmeden hekime başvurmak yaşamsal önem taşıyor.

Uyku apnesi ani ölüme bile yol açabiliyor!

Uyku apnesinde erken tanı ve tedavi büyük önem taşıyor. Bunun nedeni ise uyku apnesinin; hipertansiyon, kalp ritim bozuklukları, kalp krizi, inme ve diyabet gibi ciddi sağlık sorunlarına, hatta gece ani ölüme bile  yol açabilmesi. Ayrıca, insülin direnci ve kilo artışıyla kısır döngü oluşabiliyor. Tedavi edilmemiş uyku apnesi olan bireylerde trafik kazası riski de 2–7 kat artıyor. Uzun süreli uyku apnesi aynı zamanda beyinde hasara neden olarak; hafıza problemleri ve erken bilişsel gerileme riskini de artırabiliyor. Doç. Dr. Zerrin Boyacı, erken değerlendirmenin olası ciddi komplikasyonların önlenmesinde kritik rol oynadığını aktarıyor.

Etkili ve kalıcı çözüm mümkün!

Erken teşhis, doğru tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle horlamanın büyük oranda kontrol altına alınabildiğini belirten Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Zerrin Boyacı, "Horlama kader değildir. Doğru değerlendirmeyle çoğu hastada etkili ve kalıcı çözümler mümkündür. Önemli olan, geceleri bu sesi duymazdan gelmemektir" diye konuşuyor. Tedavinin kişiye özel planlandığını ve altta yatan nedene göre şekillendirildiğini vurgulayan Doç. Dr. Zerrin Boyacı, "Basit işlemler arasında yer alan radyofrekans uygulamaları, lazer destekli işlemler ve kişiye özel burun ile ağız içi apareyler, yaygın olarak başvurulan yöntemlerdir" diyor.

Uyku apnesinde altın standart: CPAP maskesi!

Horlamaya uyku apnesi eşlik ediyorsa, tedavide altın standart yöntemin CPAP maskesi olduğunu ifade eden Doç. Dr. Zerrin Boyacı, bu tedavinin uyku sırasında hava yolunun açık kalmasını sağlayarak, solunum durmalarını önlediğini ve hastanın gece boyunca yeterli oksijen almasına yardımcı olduğunu belirtiyor. 

Cerrahi yöntem gündeme gelebiliyor

Özellikle ileri düzey ve yapısal sorunların eşlik ettiği tablolarda cerrahi seçenekler gündeme geliyor. Doç. Dr. Zerrin Boyacı, uyku apnesi olanlarda maske kullanmak istemeyenler için maksillofasyal ilerletme operasyonuna, yani çenenin öne alınması ameliyatına başvurulduğunu söyleyerek, şu bilgileri paylaşıyor: "Bu ameliyatın başarı oranı yüzde 97'ye kadar ulaşmaktadır. Bunun yanı sıra dil ve dil köküne yönelik cerrahiler ile yumuşak damağa yönelik cerrahi girişimler de horlamanın ve üst solunum yolu daralmasının giderilmesinde tercih edilen yöntemler arasında bulunmaktadır."

Zonguldak'ta hemşire spor yaparken öldü


 
 
Zonguldak'ta spor salonunda fenalaşan hemşire Eda Kerim Tekin (47) yaşamını yitirdi.

23.03.2026 23:19:00 / Güncelleme: 23.03.2026 23:22:32
Haber Merkezi/AA
 Zonguldak'ta hemşire spor yaparken öldü
 Zonguldak'ta hemşire spor yaparken öldü

Zonguldak'ta spor salonunda fenalaşan kadın yaşamını yitirdi. Türk Kızılay Zonguldak Şubesinde görevli hemşire Eda Kerim Tekin (47), Bahçelievler Mahallesi'ndeki bir spor salonunda antrenman yaptığı sırada fenalaştı.
İhbar üzerine salona gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Tekin, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesine kaldırıldı.
Tekin, burada yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Türk Kızılay Zonguldak Şube Başkanı Kürşat Yağız, Tekin'in 21 yıldır Türk Kızılayına hizmet ettiğini belirterek, "Çok sevdiğimiz, iyi bir insandı. Allah'tan rahmet, ailesi ve sevenlerine baş sağlığı diliyorum" dedi.

Hemşire Tekin'in Bartın AK Tıp Merkezinde Fizik Tedav Uzmanı olarak görev yapan Dr. Yasin Tekin'in eşi olduğu öğrenildi.

Konya'da yolcu otobüsü devrildi: 15 yaralı

Konya'nın Seydişehir ilçesinde yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu 15 kişi yaralandı

23.03.2026 16:00:00 / Güncelleme: 23.03.2026 16:02:51
İHA
Konya'da yolcu otobüsü devrildi: 15 yaralı
Konya'da yolcu otobüsü devrildi: 15 yaralı
Kaza, Seydişehir Antalya kara yolunun 14'üncü kilometresi Madenli Mahallesi yol ayrımı yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Antalya'dan Konya istikametine seyir halinde olan Metro Turizm'e ait 42 ALM 699 plakalı yolcu otobüsü, yağış nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkarak refüj bariyerlerine çarpıp yan yatarak sürüklendi.



Kaza ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, polis ve itfaiye ekibi sevk edildi. Kazada otobüste bulunan yolculardan 15'i yaralandı.



Yaralılar ambulanslarla Seydişehir Devlet Hastanesine kaldırıldı. Yaralılardan 4'ünün sağlık durumunun ciddi olduğu öğrenildi.



Kazayla ilgili tahkikat başlatıldı.

İBB Davası'nda üçüncü hafta

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 407 sanıklı İBB Davası, geçen hafta savunması tamamlanmayan Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas'ın savunmasıyla 8'inci günde devam ediyor

23.03.2026 10:52:00
Haber Merkezi
İBB Davası'nda üçüncü hafta
İBB Davası'nda üçüncü hafta
CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 107'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB Davası'nın duruşması üçüncü haftada, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda devam ediyor.

Duruşmanın 8'inci gününde, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı.

Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmaya geldi. Bazı tutuklu sanıklar ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile hazır edildi.

Tutuklu sanıklar saat 10.15 itibarıyla jandarma eşliğinde salona getirilmeye başlandı. İzleyici kısmından ise sanık yakınları, tutukluların isimlerini söyleyerek selamlamaya çalıştı. Ekrem İmamoğlu saat 10.40'da salona getirildiğinde ise tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı. Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaşıp, sarıldı, bu sırada izleyiciler yine alkışlarla "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganı attı.

Ali Sukas, geçen hafta 3 saaat süren 69 sayfalık savunmasının 45 sayfalık kısmını tamamlayabilmişti. Sukas, kalan 24 sayfalık savunmasına  devam ediyor.

D100 karayolunda bayram dönüşü yoğunluğu

D100 karayolunun Çerkeş kesiminde Ramazan Bayramının son gününde dönüş yoğunluğu yaşanıyor

22.03.2026 20:29:00
İhlas Haber Ajansı
D100 karayolunda bayram dönüşü yoğunluğu
D100 karayolunda bayram dönüşü yoğunluğu
D100 karayolunun Çerkeş kesiminde Ramazan Bayramının son gününde dönüş yoğunluğu yaşanıyor.
Çankırı'nın Çerkeş ilçesinden geçen D100 karayolunda, Ramazan Bayramı'nın son gününde dönüş trafiği yoğunlaştı. Bayram için memleketlerine giden vatandaşların geri dönüşe geçmesiyle birlikte, İstanbul'u Karadeniz'e bağlayan bu güzergâhta zaman zaman trafik akışı yavaşladı.
Yetkililer, sürücülerin hızlarını düşürmeleri, güvenli takip mesafesini korumaları ve trafik kurallarına titizlikle uymaları gerektiğini vurguladı.İHA

Katar'da 3 şehit verdik


 
 
Katar'da düşen helikopterde 1 TSK personeli ile 2 ASELSAN teknisyeni şehit oldu. Helikopterin düşüş nedeni 'teknik arıza' olarak açıklandı. 

22.03.2026 19:07:00 / Güncelleme: 22.03.2026 19:13:49
Haber Merkezi/AA
 Katar'da 3 şehit verdik
 Katar'da 3 şehit verdik

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Katar'da düşen helikopterde bulunan 4 Katar Silahlı Kuvvetleri ve 1 Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ile 2 ASELSAN teknisyeninin şehit olduğunu bildirdi.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Türkiye ile Katar arasındaki askeri işbirliği ve koordinasyon faaliyetlerinin, mevcut anlaşma ve planlamalar çerçevesinde kesintisiz sürdürüldüğü vurgulandı.

Eğitim faaliyetleri yürütülüyordu

Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı bünyesinde eğitim faaliyetleri yürüten Katar Silahlı Kuvvetlerine ait bir helikopterin önceki akşam ilk belirlemelere göre teknik bir arıza nedeniyle kaza kırıma uğrayıp denize düştüğü belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Başlatılan arama kurtarma faaliyeti ile helikopterin enkazına ve şehitlerimizin naaşına ulaşılmıştır. Kazada, helikopterde bulunan 4 Katar Silahlı Kuvvetleri personeli, 1 Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ile 2 ASELSAN personeli teknisyen şehit olmuştur. Kaza kırımın kesin nedeni, Katar makamlarınca yapılacak inceleme sonucunda belirlenecektir. Bu elim kazada hayatını kaybeden tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine sabır, Türk Silahlı Kuvvetlerimize, Katar Silahlı Kuvvetlerine, ASELSAN'a, Türk milleti ile kardeş Katar halkına başsağlığı dileriz."

Şehit Binbaşı'nın ailesine haber verildi

Katar'da helikopterin düşmesi sonucu şehit olan Hava Savunma Binbaşı Sinan Taştekin'in Isparta'daki ailesine şehadet haberi ulaştırıldı. Binbaşı Taştekin'in şehadet haberi, Gülcü Mahallesi'nde yaşayan ailesine Isparta Vali Yardımcısı Hamdullah Süphi Özgödek tarafından verildi.

 
Katar'dan yapılan açıklama
 
Katar İçişleri Bakanlığı da, bu (22 Mart) sabah rutin görevi sırasında teknik arıza nedeniyle ülke kara sularına düşen helikopterdeki 7 kişinin cansız bedenine ulaşıldığını açıkladı. Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Katar'da düşen helikopterde bulunan 4 Katar Silahlı Kuvvetleri ve 1 Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ile 2 ASELSAN teknisyeninin şehit olduğunu bildirmişti.

Çocukların boyunun uzaması için ne yapmalı?


 
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Aybars Kıvrak, çocuğun boyunun uzamasına yardımcı olmak için bir dizi faktörün göz önünde bulundurulması gerektiğine işaret ederek, "Boy uzaması, genetik faktörlerin yanı sıra beslenme, fiziksel aktivite, uyku ve genel sağlık durumuyla da yakından ilişkilidir" dedi.

22.03.2026 18:52:00 / Güncelleme: 22.03.2026 18:57:07
MURAT ÇORBACI
Çocukların boyunun uzaması için ne yapmalı?
Çocukların boyunun uzaması için ne yapmalı?

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Aybars Kıvrak, çocuğun boyunun uzamasına yardımcı olmak için bir dizi faktörün göz önünde bulundurulması gerektiğine işaret ederek, "Boy uzaması, genetik faktörlerin yanı sıra beslenme, fiziksel aktivite, uyku ve genel sağlık durumuyla da yakından ilişkilidir" dedi.

Kıvrak, şunları kaydetti: "Çocuğun boyunun uzamasında beslenme büyük bir rol oynar. Sağlıklı bir büyüme için gerekli olan vitaminlerin ve minerallerin alımına özen gösterilmeli. Özellikle kalsiyum, D vitamini, protein ve çinko gibi besin öğeleri boy uzamasında kritik öneme sahiptir.
Ayrıca düzenli egzersiz yapmak, büyümeyi teşvik eden büyüme hormonu üretimini artırabilir. Çocuğunuzu spor yapmaya teşvik edin. Basketbol, yüzme, jimnastik ve koşu gibi aktiviteler, kas ve kemik gelişimini destekler ve büyüme plaklarına olumlu etki yapar. Çocuğunuz spora başlamadan önce bir ortopedi uzmanından görüş almanız önerilmektedir.

Dahası büyüme hormonları, uyku sırasında özellikle derin uyku evresinde salgılanır. Bu nedenle, çocuğunuzun düzenli ve yeterli uyuması çok önemlidir. Çocukların yaşına göre uyku süreleri farklılık gösterir, genel olarak okul öncesi çocukların 10-13 saat, okul çağındaki çocukların ise 9-11 saat uyuması önerilir. Unutulmamalıdır ki, genetik faktörler çocuğunuzun boyunu belirleyen en önemli etmenlerden biridir. Anne ve babanın boyu, çocuğun boy potansiyelini büyük ölçüde etkiler.

Ancak yukarıda belirtilen yaşam tarzı ve beslenme önerileri, çocuğunuzun genetik potansiyelini en iyi şekilde gerçekleştirmesine yardımcı olabilir. Son olarak eğer çocuğunuzun boy uzamasıyla ilgili endişeleriniz varsa, bir doktora veya beslenme uzmanına danışmanız faydalı olabilir. Doktorunuz, gerekli görürse bazı besin takviyeleri önerebilir. Ancak, bu tür takviyeler doktor kontrolünde ve önerisi doğrultusunda kullanılmalıdır."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.