"Rızkı hususunda Allah-u Teâlâ'ya tevekkül eden kimsenin güzel huyları fazlalaşır, cömert olur ve ibadetlerinde vesvese bulunmaz."
"Allah-u Teâlâ'nın azabından korkmanın alameti haramları terk etmektir. Allah-u Teâlâ'nın rahmetinden ümidli olmanın alameti de çok ibadet etmektir."
"İleride tevbe ederim diye günaha devam edenler, daha yaşarız ümidiyle, tevbeyi geciktirenler, hatta, Allah-u Teâlâ'nın azabını düşünmeyip, rahmetini ümid ederek tevbe etmeyenler, çok büyük gaflet ve felaket içindedirler."
"Gönül ferahlığı, hesap kolaylığı ve can rahatlığı fakirlerin halidir. Gönül meşguliyeti, hesapların zorluğu ve can sıkıntısı da zenginlerin halidir."
"Ölüme şimdiden hazırlanmanız lazımdır. Çünkü, bir geldi mi geri gönderemezsiniz."
"Kendisine bir şey ikram ettiğin kimse ile, sana ikramda bulunan iki kişinin senin kalbindeki yerlerine dikkat et. Eğer kalbindeki muhabbet, kendisine ikramda bulunduğun kimseye karşı daha fazla ise, bu ikram ve muhabbetin Allah için olduğu anlaşılır. Ama kalbindeki muhabbet, sana ikramda bulunan kimseye karşı daha fazla ise, bu dostluk menfaat içindir."
"Misafiri çok severim. Çünkü, rızkını Allah-u Teâlâ veriyor. Ben hiçbir şey yapmıyorum. Bununla beraber, Allah-u Teâlâ bana sevab veriyor.
Akıllı, zeki, derviş, zengin ve cimrinin kimlere denildiğini yedi yüz tane alimden sordum. Hepsi de birbirine yakın cevaplar verip şöyle dediler: "Dünyayı sevmeyen kimse, akıllıdır. Dünyanın aldatıcı ve yalan zevklerine aldanmayan kimse, zekidir. Allah-u Teâlâ'nın takdir ettiğine razı olan, kanaat eden, zengindir. Dünyaya ait arzusu bulunmayan, Allah-u Teâlâ'nın rızasını isteyen kimse, dervişdir. Allah-u Teâlâ'nın verdiği nimetlerden, mahlukuna faydalı olanları vermekten kaçınan, cimridir."
"Dilini muhafaza et. Amel defterinde ve terazide sevabını bulamıyacağın söz söyleme. Sözü söylemeden önce düşün: hayırlı ise söyle, yoksa sukut et."

















































































