ABD'nin 'süper güç' karizmasını çizdirdiği, İsrail'in vahşetine vahşet kattığı şu günlerde bir taraftan ülkemize yeni NATO sistemleri yerleştiriliyor, İstanbul Boğazı'na, NATO komutanlığı açma girişimleri yapılıyor diğer taraftan ise ABD'nin NATO'dan ayrılması, Türkiye'nin NATO'dan çıkarılması ve Türkiye'ye saldıracak İsrail'in yanında ABD'nin de Türkiye'ye saldırması gibi senaryolar konuşuluyor.
İki noktaya dikkat edin! Birincisi bu iddiaların zamanlamasına.
İkincisi ise bu ülkede hangi parti iktidar olursa olsun ABD ve İsrail tarafından hedef alındığında milletimiz o iktidara ve liderine sahiplenir.
Netenyahu'nun mesajı
Katil, alçak Netenyahu sosyal medyadan Sayın Erdoğan'ı (ki, şahsında seni, beni, devletimizi, milletimizi) hedef alan bir mesaj yayınladı:
'Liderliğim altındaki İsrail, İran'ın terör rejimine ve uzantılarına karşı savaşmaya devam edecek; Erdoğan'ın onlara yardım ettiği ve hatta Kürt vatandaşlarını katlettiği tam tersi şekilde'.
Açık söyleyeyim Netenyahu'nun bu sözleri, Trump'ın o alçak mektubunun yanında kale bile alınmaz.
Aynen Trump'ın mektubunda olduğu gibi CHP'sinden BTP'sinden İYİ'sinde Saadetin'e kadar bütün partiler ve liderleri o alçağın ve alçakça ifadelerinin karşısında, Sayın Erdoğan'a tam destek verdiler.
Cumhurbaşkanı yardımcıları, tüm bakanlar, milletvekilleri, il ve ilçe başkanlarının klavye başındaki tepki yarışları ise dikkat çekiciydi!
Keşke Erdoğan'ın tehdidi yalanlanmasaydı
Bilmeniz gerekir ki! Düşman tepkiden değil etkiden anlar. Ona etki etmez, haddini bildirmezseniz tepki boşunadır.
Bu senaryoların konuşulduğu anlarda İsrail medyası, sosyal medyası ve İngiliz The Daily Telegraph gazetesi Erdoğan'a atfen: 'İran veya Lübnan'a saldırı olursa bunu Türkiye'ye yapılmış sayarız' sözleriyle İsrail'i işgal etmekle tehdit ettiği, haberlerini yaptılar.
Helal olsun… İşte bu… diyecekken anında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi 'sosyal medyada ve bazı dış basın mecralarında yayılan "Erdoğan'ın İsrail'e yönelik işgal tehdidinde bulunduğu" iddialarını kesin bir dille yalanlamıştır' açıklaması geldi.
Şaşırdım kaldım! Neden yalanlıyorsunuz? Daha doğrusu neden yalanlamak zorunda kalıyorsunuz? Oysa bütün millet arkanızda duracağına söz verdi? Yoksa millete mi güvenmiyorsunuz?
Yandaşlardan itiraf
Biz, Gazze ve İslam coğrafyasındaki vahşete, zulme kınama yetmez, icraat lazım, duruş lazım. İktidar miting yapmaz, gereğini yapar, dedikçe hiç oralı bile olmadılar. İsrail ile ticaret devam ediyor, haberlerini iktidar hep yalanladılar.
'Şeyh Said Kürt-İslam Devleti kurmak istiyordu' sözleriyle her fırsatta Atatürk ve cumhuriyet düşmanlığını dile getiren, ırkçı ve mezhepçi söylemleriyle gündeme gelen ve bu söylemlerini Cumhur İttifakının üyesi Hüda-Par'ın seçim otobüslerinde, toplantılarında dile getiren Mehmet Göktaş 12 Nisan'da Batman'da bu kez Erdoğan ve iktidarını hedef aldı:
'Bak, bu kafir adam, Netanyahu denilen kudurmuş adam doğrudan doğruya sana hakaret etti. Allah için kesin şu ilişkileri, kovun elçileri, kapatın limanları, kapatın havaalanlarını…
Bu millet seni seçmiştir, seni baş üstünde tutuyor fakat bu milletin bu Siyonist köpeğin ve bakanlarının hakaretine karşı artık tahammülü kalmamıştır…
Dünyanın en büyük İslam ülkelerinden birinin liderine böyle hakaret edilecek ve sineye çekilecek... Sen bunu kaldırsan bile biz kaldırmayız'.
Erdoğan ve İsrail
2004 yılında Harvard Üniversitesi'nde yaptığı konuşmada Sayın Erdoğan: 'İsrail devletinin yaşama hakkını kimsenin tehdit etmesine Türkiye razı olmayacaktır' dedi.
2009'da Davos'taki canlı yayında İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'e: 'Sayın Peres, benden yaşlısın. Sesin çok yüksek çıkıyor. Biliyorum ki sesinin bu kadar çok yüksek çıkması bir suçluluk psikolojisinin gereğidir. Benim sesim bu kadar yüksek çıkmayacak, bunu da böyle bilesin. Öldürmeye gelince, siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz! Plajlardaki çocukları nasıl öldürdüğünüzü, nasıl vurduğunuzu çok iyi biliyorum' diyen Erdoğan aynı gün yaptığı açıklamada:
'Herhangi bir şekilde ne İsrail halkını ne Cumhurbaşkanı Perez'i ne de Musevi halkını hedef aldım' dedi.
2012'de 'İsrail bir terör devletidir' dedi.
2016'da 'Bizim İsrail'e ihtiyacımızın olduğunu kabul etmemiz lazım' dedi.
2017'de 'İsrail bir işgalci devlettir, İsrail bir terör devletidir' dedi.
2018'de 'İsrail bir terör devletidir' dedi.
2021'de Saray'da Hahamları ağırlayan Erdoğan: 'Türkiye-İsrail ilişkileri bölgemizin istikrarı ve güvenliği bakımından hayatidir… İş birliğimizi geliştirmeye, yüksek potansiyelimizi daha iyi değerlendirmeye hazırız. Temas ve diyaloğun sürdürülmesine önem veriyorum' dedi.
2022'deki Herzog ziyaretinde: 'Müşterek hedefimiz siyasi diyaloğun yeniden canlanmasıdır. Enerji ve enerji güvenliğinde iş birliğine hazırız. Bu çalışmaları iş birliğimizle birlikte hayata geçirebiliriz' dedi.
2023'te 'İsrail bir terör devletidir' dedi.
2024'te: 'Hiçbir siyasetçinin cesaret edemediği duruşu 'one minute' diyerek ortaya koyduk' dedi.
2025'te: 'İsrail masumların kanıyla beslenen bir terör devletidir' dedi.
2026: 'Hiçbir güç Türkiye'ye ve Cumhurbaşkanı'na parmak sallayamaz. İsrail terör devletidir' dedi.
Siz ne diyorsunuz?
Büyük yüzleşme
2015 yılında 'Kuşkusuz, İsrail devleti ve İsrail halkı, Türkiye'nin dostudur' sözlerinin sahibi AKP sözcüsü Ömer Çelik bugün 'Netanyahu'nun doğrudan sürekli olarak Cumhurbaşkanımızı hedef alması, Cumhurbaşkanımız için bir şeref madalyasıdır' dedi.
İki noktaya dikkat edin! Birincisi bu iddiaların zamanlamasına.
İkincisi ise bu ülkede hangi parti iktidar olursa olsun ABD ve İsrail tarafından hedef alındığında milletimiz o iktidara ve liderine sahiplenir.
Netenyahu'nun mesajı
Katil, alçak Netenyahu sosyal medyadan Sayın Erdoğan'ı (ki, şahsında seni, beni, devletimizi, milletimizi) hedef alan bir mesaj yayınladı:
'Liderliğim altındaki İsrail, İran'ın terör rejimine ve uzantılarına karşı savaşmaya devam edecek; Erdoğan'ın onlara yardım ettiği ve hatta Kürt vatandaşlarını katlettiği tam tersi şekilde'.
Açık söyleyeyim Netenyahu'nun bu sözleri, Trump'ın o alçak mektubunun yanında kale bile alınmaz.
Aynen Trump'ın mektubunda olduğu gibi CHP'sinden BTP'sinden İYİ'sinde Saadetin'e kadar bütün partiler ve liderleri o alçağın ve alçakça ifadelerinin karşısında, Sayın Erdoğan'a tam destek verdiler.
Cumhurbaşkanı yardımcıları, tüm bakanlar, milletvekilleri, il ve ilçe başkanlarının klavye başındaki tepki yarışları ise dikkat çekiciydi!
Keşke Erdoğan'ın tehdidi yalanlanmasaydı
Bilmeniz gerekir ki! Düşman tepkiden değil etkiden anlar. Ona etki etmez, haddini bildirmezseniz tepki boşunadır.
Bu senaryoların konuşulduğu anlarda İsrail medyası, sosyal medyası ve İngiliz The Daily Telegraph gazetesi Erdoğan'a atfen: 'İran veya Lübnan'a saldırı olursa bunu Türkiye'ye yapılmış sayarız' sözleriyle İsrail'i işgal etmekle tehdit ettiği, haberlerini yaptılar.
Helal olsun… İşte bu… diyecekken anında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi 'sosyal medyada ve bazı dış basın mecralarında yayılan "Erdoğan'ın İsrail'e yönelik işgal tehdidinde bulunduğu" iddialarını kesin bir dille yalanlamıştır' açıklaması geldi.
Şaşırdım kaldım! Neden yalanlıyorsunuz? Daha doğrusu neden yalanlamak zorunda kalıyorsunuz? Oysa bütün millet arkanızda duracağına söz verdi? Yoksa millete mi güvenmiyorsunuz?
Yandaşlardan itiraf
Biz, Gazze ve İslam coğrafyasındaki vahşete, zulme kınama yetmez, icraat lazım, duruş lazım. İktidar miting yapmaz, gereğini yapar, dedikçe hiç oralı bile olmadılar. İsrail ile ticaret devam ediyor, haberlerini iktidar hep yalanladılar.
'Şeyh Said Kürt-İslam Devleti kurmak istiyordu' sözleriyle her fırsatta Atatürk ve cumhuriyet düşmanlığını dile getiren, ırkçı ve mezhepçi söylemleriyle gündeme gelen ve bu söylemlerini Cumhur İttifakının üyesi Hüda-Par'ın seçim otobüslerinde, toplantılarında dile getiren Mehmet Göktaş 12 Nisan'da Batman'da bu kez Erdoğan ve iktidarını hedef aldı:
'Bak, bu kafir adam, Netanyahu denilen kudurmuş adam doğrudan doğruya sana hakaret etti. Allah için kesin şu ilişkileri, kovun elçileri, kapatın limanları, kapatın havaalanlarını…
Bu millet seni seçmiştir, seni baş üstünde tutuyor fakat bu milletin bu Siyonist köpeğin ve bakanlarının hakaretine karşı artık tahammülü kalmamıştır…
Dünyanın en büyük İslam ülkelerinden birinin liderine böyle hakaret edilecek ve sineye çekilecek... Sen bunu kaldırsan bile biz kaldırmayız'.
Erdoğan ve İsrail
2004 yılında Harvard Üniversitesi'nde yaptığı konuşmada Sayın Erdoğan: 'İsrail devletinin yaşama hakkını kimsenin tehdit etmesine Türkiye razı olmayacaktır' dedi.
2009'da Davos'taki canlı yayında İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'e: 'Sayın Peres, benden yaşlısın. Sesin çok yüksek çıkıyor. Biliyorum ki sesinin bu kadar çok yüksek çıkması bir suçluluk psikolojisinin gereğidir. Benim sesim bu kadar yüksek çıkmayacak, bunu da böyle bilesin. Öldürmeye gelince, siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz! Plajlardaki çocukları nasıl öldürdüğünüzü, nasıl vurduğunuzu çok iyi biliyorum' diyen Erdoğan aynı gün yaptığı açıklamada:
'Herhangi bir şekilde ne İsrail halkını ne Cumhurbaşkanı Perez'i ne de Musevi halkını hedef aldım' dedi.
2012'de 'İsrail bir terör devletidir' dedi.
2016'da 'Bizim İsrail'e ihtiyacımızın olduğunu kabul etmemiz lazım' dedi.
2017'de 'İsrail bir işgalci devlettir, İsrail bir terör devletidir' dedi.
2018'de 'İsrail bir terör devletidir' dedi.
2021'de Saray'da Hahamları ağırlayan Erdoğan: 'Türkiye-İsrail ilişkileri bölgemizin istikrarı ve güvenliği bakımından hayatidir… İş birliğimizi geliştirmeye, yüksek potansiyelimizi daha iyi değerlendirmeye hazırız. Temas ve diyaloğun sürdürülmesine önem veriyorum' dedi.
2022'deki Herzog ziyaretinde: 'Müşterek hedefimiz siyasi diyaloğun yeniden canlanmasıdır. Enerji ve enerji güvenliğinde iş birliğine hazırız. Bu çalışmaları iş birliğimizle birlikte hayata geçirebiliriz' dedi.
2023'te 'İsrail bir terör devletidir' dedi.
2024'te: 'Hiçbir siyasetçinin cesaret edemediği duruşu 'one minute' diyerek ortaya koyduk' dedi.
2025'te: 'İsrail masumların kanıyla beslenen bir terör devletidir' dedi.
2026: 'Hiçbir güç Türkiye'ye ve Cumhurbaşkanı'na parmak sallayamaz. İsrail terör devletidir' dedi.
Siz ne diyorsunuz?
Büyük yüzleşme
2015 yılında 'Kuşkusuz, İsrail devleti ve İsrail halkı, Türkiye'nin dostudur' sözlerinin sahibi AKP sözcüsü Ömer Çelik bugün 'Netanyahu'nun doğrudan sürekli olarak Cumhurbaşkanımızı hedef alması, Cumhurbaşkanımız için bir şeref madalyasıdır' dedi.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Selam olsun Kerbela şehitlerine ve şahitlerine / 24.06.2026
- G7 zirvesi ve Mandacılar / 22.06.2026
- Maarif modeli ve yeni anayasa / 21.06.2026
- BOP genişliyor mu? / 19.06.2026
- Kudüs, Şam ve Bursa / 18.06.2026
- Bu savaş bitmez, ta ki! / 17.06.2026
- Fakir değiliz, fakir bırakıldık / 15.06.2026
- ‘Alo adalet’ ve Arz-ı Mevut / 14.06.2026
- Dünya kupasında insanlık aşağılanıyor / 12.06.2026
- Devlet Bahçeli ile Bay Kemal’in üst aklı aynı / 11.06.2026
- G7 zirvesi ve Mandacılar / 22.06.2026
- Maarif modeli ve yeni anayasa / 21.06.2026
- BOP genişliyor mu? / 19.06.2026
- Kudüs, Şam ve Bursa / 18.06.2026
- Bu savaş bitmez, ta ki! / 17.06.2026
- Fakir değiliz, fakir bırakıldık / 15.06.2026
- ‘Alo adalet’ ve Arz-ı Mevut / 14.06.2026
- Dünya kupasında insanlık aşağılanıyor / 12.06.2026
- Devlet Bahçeli ile Bay Kemal’in üst aklı aynı / 11.06.2026

























































