logo
08 MAYIS 2026

Güller ve göller şehri

02.05.2005 00:00:00


Antalya'nın "arka bahçesi" olarak nitelendirilen Isparta'nın tanıtılması için Antalya turizmi ile entegrasyon çalışmalarının yürütüldüğü ile haziran ayının ilk haftasında gidenler, Uluslararası Gül, Halı, Kültür ve Turizm Festivali'ni izleyebilir, çeşitli ilçelerde düzenlenen kiraz bayramlarına katılabilir, Eğirdir'de yamaç paraşütü, Çandır'da kanyon gezisi yapabilir. Isparta'nın geleneksel tandır kebabını şehir merkezinde yeme fırsatı bulurken, güzel göl manzarasında taze balık yemeği tercih edenler, Türkiye'nin dördüncü büyük tatlı su gölü Eğirdir Gölü'ne gidebilir ve sakin bir gün geçirebilir. Bunları yaparken de gül suyu ve gül yağı ile el dokuma halıları ve Yalvaç'ta geleneksel el sanat ürünleri, keçe ve deri eşya satın alınabilir. Eğridir GölüSınırları içerisinde çok sayıda göl, milli park ve tabiat koruma alanı olan, Eğirdir, Kovada ve Gölcük gölleri "altın üçgen" olarak adlandırılan Isparta, dünyada, sınırlarında en fazla göl ve gölet bulunan il olma özelliğini de barındırıyor. Tahribata uğramamış ve henüz kirlenmemiş Türkiye'nin dördüncü büyük gölü olan Eğirdir Gölü, göl-dağ turizmi açısından olduğu kadar balık avcılığı, su sporları ve rekreasyon imkanları ile ilgi çekiyor. Bir çöküntü gölü olan Eğridir'e, bilhassa etrafında bulunan çeşitli yükseklikteki dağlar da ilginç bir görünüm kazandırıyor. Göl ve çevresinde, yamaç paraşütçülüğü, rüzgar sörfü, kamp-karavan turizmi, kuş gözlemciliği, trekking, canyoning, orienting yapılıyor. Eğirdir Gölü'nün suyu, tatlı su balıklarının yaşamasına elverişli olması, amatör ve profesyonel balık avcılığı imkanını sağlıyor.

Kırmızı bülten ve ulusal arama listesindeki 48 kişi Türkiye'ye getirildi!

İçişleri Bakanlığı, kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 27 kişi ile ulusal seviyede aranan 21 kişinin Türkiye'ye iade edildiğini açıkladı. Firarilerin Gürcistan, Almanya, Yunanistan, ABD, Hollanda, Karadağ, Polonya, Irak, Rusya, Sırbistan ve Ürdün'de yakalandığı bildirildi

08.05.2026 12:10:00
Haber Merkezi
Kırmızı bülten ve ulusal arama listesindeki 48 kişi Türkiye'ye getirildi!
Kırmızı bülten ve ulusal arama listesindeki 48 kişi Türkiye'ye getirildi!
İçişleri Bakanlığı, yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan 48 kişinin Türkiye'ye getirildiğini duyurdu.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, KOM, İstihbarat, Narkotik Suçlarla Mücadele, Siber, Asayiş ve TEM birimlerinin koordineli çalışmaları sonucu operasyonlar gerçekleştirildi.

27 kişi kırmızı bültenle aranıyordu
Açıklamada, ilgili ülkelerin kolluk birimleriyle yürütülen iş birliği sonucunda kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 27 kişi ile ulusal seviyede aranan 21 kişi olmak üzere toplam 48 kişinin Türkiye'ye iadesinin sağlandığı belirtildi.

Şüphelilerin Gürcistan'da 31, Almanya'da 7, Yunanistan'da 2 kişi olmak üzere ABD, Hollanda, Karadağ, Polonya, Irak, Rusya, Sırbistan ve Ürdün'de yakalandığı açıklandı.

Çok sayıda suçtan aranıyorlardı
Bakanlığın açıklamasında, Türkiye'ye getirilen kişilerin, "kasten öldürme", "tasarlayarak öldürme", "kasten yaralama", "kasten öldürmeye teşebbüs", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "uyuşturucu madde kullanma ve ticareti", "dolandırıcılık", "hırsızlık", "yağma", "silahla tehdit", "silahlı terör örgütüne üye olma", "çocuğun cinsel istismarı", "resmî belgede sahtecilik", "vergi usul kanununa muhalefet", "kaçakçılık" ve "hükümlü veya tutuklunun kaçması" suçlarından arandığı bildirildi.

CHP ve Sözcü Medya Grubu arasındaki gerilim, yerini normalleşmeye bırakıyor

CHP ve Sözcü Medya Grubu arasındaki gerilim, yerini normalleşmeye bırakıyor. Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın'ın eleştirilerde bulunduğu ve Yılmaz Özdil'in istifa ettiği süreç, bugün yayımlanan manşetle yeni bir evreye girdi. Gazete, Özgür Özel ile yapılacak olan özel röportajı duyurdu

08.05.2026 11:33:00
Haber Merkezi
CHP ve Sözcü Medya Grubu arasındaki gerilim, yerini normalleşmeye bırakıyor
CHP ve Sözcü Medya Grubu arasındaki gerilim, yerini normalleşmeye bırakıyor
CHP yönetimi ile Sözcü Medya Grubu arasında bir süredir devam eden gerilim, yerini barışma adımlarına bırakıyor. 1 Nisan tarihinde CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, dönemin Sözcü Medya Grubu Başkanı Yılmaz Özdil'e yönelik sert eleştirilerde bulunmuş, kanalın yayın çizgisini eleştirerek, "A Haber kafasıyla devam edebilirsiniz. Ama herhalde izleyici ve dinleyici bunların notunu veriyordur" ifadelerini kullanmıştı.

Bu çıkışın ardından 6 Nisan'da Yılmaz Özdil, hem gruptaki görevinden hem de köşe yazarlığından istifa ettiğini duyurmuştu. Ayrılığın ardından gazetenin manşetlerinde Özgür Özel'in İsrail açıklamaları yerine Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik ifadelerine yer verilmesi, dikkatlerden de kaçmamıştı.

Sözcü gazetesi-Özgür Özel gerginliği sürüyorSözcü gazetesi-Özgür Özel gerginliği sürüyor

CHP ile yaşadığı gerilim nedeniyle son dönemde izleyici ve okuyucu kaybı yaşadığına dair yorumlarla gündeme gelen Sözcü grubu, bugün dikkat çeken bir hamle yaptı. Gazete, bugünkü manşetinden "Siyasetin gündemi Sözcü TV'de belirlenecek" başlığıyla Özgür Özel'in canlı yayın konuğu olacağı özel röportajı duyurdu.

"Özgür Özel ile özel röportaj bu akşam saat 20.00'de kaçırmayın" notuyla paylaşılan bu gelişme, parti-televizyon arasındaki buzların eridiğine dair bir işaret olarak yorumlandı.

Yaşlı bakım merkezinde skandal görüntüler

Beylikdüzü'ndeki bir yaşlı bakım merkezinde ortaya çıkan görüntülerde hastalara şiddet uygulandığı ortaya çıktı. Güvenlik kamerası ve cep telefonu görüntülerinde bakım merkezi çalışanlarının yaşlı hastalara şiddet uyguladığı ve bir hastanın yüzüne tükürdüğü anlar yer aldı

08.05.2026 11:23:00
İHA
Yaşlı bakım merkezinde skandal görüntüler
Yaşlı bakım merkezinde skandal görüntüler
Beylikdüzü'ndeki bir yaşlı bakım merkezinde ortaya çıkan görüntülerde hastalara şiddet uygulandığı ortaya çıktı. Güvenlik kamerası ve cep telefonu görüntülerinde bakım merkezi çalışanlarının yaşlı hastalara şiddet uyguladığı ve bir hastanın yüzüne tükürdüğü anlar yer aldı. İddialara göre kurumda benzer olayların daha önce de yaşandığı öne sürüldü.  

Olay, Kavaklı Mahallesi Gardenta Sokak'taki Huzur Vadisi Bakım Merkezi'nde yaşandı. İddiaya göre bakım merkezi çalışanları hastalara kötü muamelede bulunurken ve şiddet uygularken kameralara yansıdı. Güvenlik kamerası kayıtlarında bir hastanın itilerek yere düşürüldüğü, olay sonrası hastanın baş bölgesinde yara oluştuğu görüldü. Aynı merkezde çekildiği belirtilen başka bir cep telefonu görüntüsünde ise bir bakım personelinin yaşlı hastanın yüzüne tükürdüğü anlar yer aldı. İddiaya göre olayların ardından herhangi bir personel hakkında işlem yapılmadı. Şiddete maruz kalan hastanın ise kafasını kendisinin vurduğu yönünde işlem yapılarak hastaneye sevk edildiği öne sürüldü. Görüntülerin daha sonra kurum kameralarından silindiği iddia edilirken, öte yandan bakım merkezinde hijyen sorunlarının da uzun süredir devam ettiği iddia edildi. Kurumda sık sık uyuz vakalarının görüldüğü, bakım merkezinin temiz olmaması nedeniyle vakaların sona ermediği öne sürüldü.

"İtilen hasta düşüyor ve kafasında yara oluyor"

Hastalara şiddet uygulanan kurumun eski çalışanı Havin Nur Kuş, "Bahsettiğimiz bakım merkezinde yaklaşık 8 ay boyunca sağlık personeli olarak çalıştım. 27 Nisan'da da işten istifamı verdim ve istifamı verdikten yaklaşık iki ya da üç saat sonra çalıştığım süre içerisinde sorumluluğumda olan bir hastama böyle bir şiddet yapılıyor. İtilen hasta düşüyor ve kafasında yara oluyor. Yara oluştuğu için de bu adli vaka olmasın ya da bize polis gelmesin diye üstü kapatılıyor.

Hasta aynı gün Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıklarına yatışı yapılıyor. Kafasını kendisi kırdığını söylüyorlar. Kamera kayıtları siliniyor. Kamera kaydını bir arkadaşım silinmeden önce alıyor, arkadaşından da ben alıyorum. Aldığım gün zaten sabahında da kamera kayıtlarını gerekli mercilere verdim. Zaten kurumda kurucumuz değiştiğinden beri mobbing uygulanıyordu ve personele karşı tutumları hiç hoş değildi. Dediğim gibi orada sağlık personeliydim ve bakım personellerimiz bize asla göz yummayacağımız şeyler söyleyip hiç olmayan davranışlarda bulunuyordu. Biz bunları sineye çekiyorduk.

Sadece bu bir olay değil. İkinci olayda da hastama tüküren yine bir bakım personeli. Bakım personelimiz hastaya tükürüyor, videoyu çeken arkadaşımız görüntüyü müdüre gerekli şekilde sunuyor ve müdür sadece şunu söylüyor. İşte yapmayın böyle şeyler deyip başka bir şey yapmıyor. Hiçbir şekilde bir tutanak mevcut değil elimizde, veya bir uyarı mevcut değil. Zaten uyuz vakaları bitmeyen bir kuruluş. Ne zaman kuruma bir denetim vesaire sağlık, sosyal güvence gelse uyuz vakalarınız bitmiyor şeklinde uyarılarda bulunuyorlar" şeklinde konuştu.

ODTÜ Bahar Şenlikleri'nde çıkan olaylarla ilgili 6 kişi gözaltına alındı

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) kampüsü içinde Bahar Şenlikleri kapsamında gerçekleştirilen konser sırasında olaylara karıştığı tespit edilen 6 şüphelinin gözaltına alındığı bildirildi

 

08.05.2026 10:27:00 / Güncelleme: 08.05.2026 10:33:11
Anadolu Ajansı
ODTÜ Bahar Şenlikleri'nde çıkan olaylarla ilgili 6 kişi gözaltına alındı
ODTÜ Bahar Şenlikleri'nde çıkan olaylarla ilgili 6 kişi gözaltına alındı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, 6 Mayıs'ta ODTÜ Stadyumu'nda düzenlenen konser sırasında yaşanan olaylar üzerine "devletin egemenlik alametlerini aşağılama", "nitelikli kasten yaralama", "tehdit" ve "hakaret" suçlarından resen soruşturma başlatıldığı kaydedildi.

Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekiplerince, yazılı ve görsel basın ile sosyal medyaya yansıyan görüntülerin incelenmesi sonucu olaylara iştirak ettiği belirlenen 6 şüphelinin gözaltına alındığı belirtildi.

Emniyet Genel Müdürlüğünün sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

"Ay yıldızlı şanlı al bayrağımız, milletimizin bağımsızlık iradesinin, vatanımız uğruna verilen mücadelenin, ecdadımızın canı pahasına koruduğu mukaddes emanetin en büyük simgesidir. Bayrağımız, şehitlerimizin aziz hatırasını, gazilerimizin gösterdiği eşsiz fedakarlığı, milletimizin hiçbir şartta boyun eğmeyen istiklal ruhunu ebediyen yaşatmaktadır. Bahar Şenlikleri kapsamında gerçekleştirilen konser sırasında olaylara karıştığı tespit edilen İ.K, M.E.Y, O.A, M.F.G, C.E, B.D. yakalanmış ve adli işlemler başlatılmıştır." 

Bayrampaşa ve Güngören'de uyuşturucu operasyonu

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, 2 ilçede polis ekiplerince narkotik operasyonu düzenlendi. Operasyonda, 6 şahıs gözaltına alındı. 200 milyon değerinde uyuşturucu hap ele geçirildi

08.05.2026 09:31:00
İHA
Bayrampaşa ve Güngören'de uyuşturucu operasyonu
Bayrampaşa ve Güngören'de uyuşturucu operasyonu
İstanbul'un Bayrampaşa ve Güngören ilçelerinde, uyuşturucu ticaretinin önlenmesine yönelik Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatıldı.








Bu kapsamda, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri harekete geçti. Tespit edilen 2 adres ve bir araca operasyon düzenlendi. 6 şüpheli gözaltına alındı.









200 milyon değerinde uyuşturucu hap ele geçirildi

Ekiplerce şahısların adreslerinde aramalarda, 200 milyon lira değerinde 1 milyon adet uyuşturucu hap, 5 adet hap üretiminde kullanılan makine, 84 adet kolinin içerisinde 21 bin adet kaçak kozmetik ürün ele geçirildi. Öte yandan gözaltına alınan şüphelilerin, ilerleyen saatlerde Bakırköy Adalet Sarayına sevk edileceği öğrenildi.İHA

DSÖ'den endişe veren açıklama

DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Arjantin'den yola çıkan bir gemide bildirilen 8 vakadan 5'inin hantavirüs olduğunun doğrulandığını, diğer 3'ünde ise şüphe bulunduğunu belirtti

07.05.2026 20:10:00
Anadolu Ajansı
DSÖ'den endişe veren açıklama
DSÖ'den endişe veren açıklama

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, DSÖ'nün haftalık basın toplantısında, Arjantin'den yola çıkan ve şu anda Kanarya Adaları'na doğru hareket eden "MV Hondius" isimli gemide görülen hantavirüs vakaları ve bu virüse dair değerlendirmelerde bulundu.

Birleşik Krallık sağlık otoritelerinin 2 Mayıs'ta, Arjantin'den Cabo Verde'ye seyahat eden Hollanda bayraklı "MV Hondius" gemisindeki ciddi solunum yolu hastalığı bulunan bir grup yolcu hakkında DSÖ'yü bilgilendirdiğini hatırlatan Ghebreyesus, "Şimdiye kadar 3 ölüm de dahil 8 vaka bildirildi. 8 vakadan 5'i hantavirüs olarak doğrulandı, diğer 3'ü ise şüpheli." dedi.

Ghebreyesus, hantavirüslerin, insanlarda ciddi hastalıklara yol açabilen, kemirgenler tarafından taşınan bir virüs grubu olduğunu belirterek, insanların genellikle enfekte kemirgenlerle ya da idrarları, dışkıları veya tükürükleriyle temas yoluyla enfekte olduğunu söyledi.

Bu vakada yer alan hantavirüs türünün, Latin Amerika'da bulunan ve insanlar arasında sınırlı bulaşmaya yol açtığı bilinen tek tür Andes virüsü olduğunu kaydeden Ghebreyesus, "Andes virüsünün önceki salgınlarında insanlar arasındaki bulaşma, özellikle hane halkı üyeleri, yakın partnerler ve sağlık hizmeti veren kişiler arasında yakın ve uzun süreli temasla ilişkilendirildi. Mevcut durumda da durum böyle görünüyor." diye konuştu.

Ghebreyesus, ilk vakanın 6 Nisan'da belirtiler göstermeye başlayan ve 11 Nisan'da gemide hayatını kaybeden bir erkek olduğunu anımsatarak, hastadan hiçbir örnek alınmadığını ve diğer solunum yolu hastalıklarının belirtilerine benzediği için hantavirüs şüphesi duyulmadığını anlattı.

Hastanın eşinin, gemi Saint Helena Adası'na yanaştığında karaya çıktığını ve belirtiler gösterdiğini bildiren Ghebreyesus, bu kişinin, 25 Nisan'da Johannesburg'a yapılan uçuş sırasında durumunun kötüleştiğini ve ertesi gün hayatını kaybettiğini belirtti.

Ghebreyesus, "(Hayatını kaybeden ikinci hastadan) Örnekler alındı ''ve Güney Afrika Ulusal Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsünde test edilerek hantavirüs olduğu doğrulandı. Üçüncü ölüm ise gemide bulunan ve 28 Nisan'da belirtiler göstermeye başlayan ve 2 Mayıs'ta hayatını kaybeden bir kadında görüldü. Başka bir erkek ise 24 Nisan'da geminin doktoruna başvurdu. 27 Nisan'da Ascension Adası'ndan Güney Afrika'ya tahliye edildi ve yoğun bakımda tedavi görüyor." dedi.

Cabo Verde'den doktorların, semptom gösteren diğer 3 yolcuya bakım sağlamak için gemiye bindiğini dile getiren Ghebreyesus, DSÖ'nün, bu kişilerin tedavi için Hollanda'ya tahliyelerini koordine ettiğini söyledi.

"Gemideki diğer yolcuların veya mürettebatın hiçbirinde şu anda semptom yok"

Ghebreyesus, bu 3 hastanın tahliyesini kolaylaştırdığı için Cabo Verde Başbakanı Ulisses Correia e Silva'ya teşekkür ederek, "(Hastalardan) İkisi hastanede stabil durumda, biri ise asemptomatik ve şu anda Almanya'da. 8. vaka, Saint Helena'da gemiden inen bir adamda görüldü. Gemi operatörünün tavsiyesi üzerine, İsviçre'nin Zürih kentinde semptom gösterdiğini bildirdi ve dün hantavirüs ile enfekte olduğu doğrulandı. Cenevre Üniversitesi Hastaneleri daha sonra virüsün gen dizilimini yaptı ve Andes virüsü olduğunu doğruladı. Gemideki diğer yolcuların veya mürettebatın hiçbirinde şu anda semptom yok." bilgisini verdi.

Her vakada ilgili yetkililerle yakın temas kurduklarını vurgulayan Ghebreyesus, "Andes virüsünün kuluçka süresinin 6 haftaya kadar çıkabileceği göz önüne alındığında daha fazla vaka bildirilmesi mümkündür. Bu ciddi bir olay olsa da DSÖ halk sağlığı riskini düşük olarak değerlendiriyor. Önceliklerimiz, etkilenen hastaların bakım almasını, gemideki diğer yolcuların güvende tutulmasını ve onurlu bir şekilde muamele görmesini sağlamak ve virüsün daha fazla yayılmasını önlemek." diye konuştu.

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'den gemiyi kabul etmesini rica ettiğini ve bu talebinin kabul gördüğünü anlatan Ghebreyesus, Sanchez'e cömertliği, dayanışması ve ahlaki görevini yerine getirdiği için teşekkür etti.

"Gemi şu anda Kanarya Adaları'na doğru yola çıktı"

Ghebreyesus, "Gemi şu anda Kanarya Adaları'na doğru yola çıktı. İspanya'nın bu riski yönetme kapasitesine güveniyoruz ve bunu yapmaları için onları destekliyoruz. Bir kez daha, Kanarya Adaları halkı için riski düşük olarak değerlendiriyoruz. DSÖ, geminin işletmecisine gemideki sağlık yönetimi konusunda rehberlik sağladı. Tüm yolculardan kabinlerinde kalmaları istendi, kabinler dezenfekte ediliyor ve belirti gösteren herkes derhal izole edilecek." ifadelerini kullandı.

DSÖ uzmanının Cabo Verde'de gemiye bindiğini, Hollanda'dan 2 doktor ile Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezinden 1 uzmanın da Kanarya Adaları'na ulaşana kadar gemide kalacağını vurgulayan Ghebreyesus, "Gemideki herkesin tıbbi değerlendirmesini yapıyorlar ve enfeksiyon risklerini değerlendirmek için bilgi topluyorlar. DSÖ, yolcuların ve mürettebatın varışta güvenli ve saygılı bir şekilde karaya çıkması ve seyahatlerinin devamı için adım adım operasyonel kılavuz geliştiriyor." dedi.

Ghebreyesus, vatandaşları Saint Helena'ya çıkan 12 ülkeyi de bilgilendirdiğini söyleyerek, bunlar arasında Kanada, Danimarka, Almanya, Hollanda, Yeni Zelanda, Saint Kitts ve Nevis, Singapur, İsveç, İsviçre, Türkiye, Birleşik Krallık ve ABD'nin yer aldığını kaydetti.

DSÖ Salgın ve Pandemi Hastalıklarını Önleme Birimi Direktörü Maria Van Kerkhove, hantavirüsün, Kovid-19 salgınından farklı olduğunu belirtti.

Kerkhove, "Bu koronavirüs değil. Bu çok farklı bir virüs. Bu virüsü biliyoruz, hantavirüsler oldukça uzun zamandır var. Bildiğimiz birçok detay var. Burada kesin olmak istiyorum, bu SARS-CoV-2 değil. Bu bir Kovid başlangıcı değil. Bu, bir gemide gördüğümüz salgın. Kapalı bir alan söz konusu. Şu ana kadar 5 doğrulanmış vakamız var. Bu soruların neden geldiğini tamamen anlıyoruz ve elimizden gelen tüm bilgiyi vermeye çalışıyoruz. Ancak bu, 6 yıl önceki durumla aynı değil, koronavirüsler gibi aynı şekilde yayılmıyor ve çok farklı. Gördüğümüz gibi yakın, samimi bir temas söz konusu ve çoğu hantavirüs insanlar arasında hiç bulaşmıyor. Hantavirüslerin çoğu kemirgenlerden, dışkılarından veya salyalarından insanlara bulaşır." dedi.

İnsanların hantavirüs nedeniyle tedbir olarak maske takması gerektiğiyle ilgili soruyu da yanıtlayan Kerkhove, bu olayın şu anda bir gemiyle ve buradan ayrılan kişilerin takibiyle sınırlı olduğunu belirtti.

Kerkhove, gemide başka semptomatik hasta, yolcu veya mürettebat üyesi olmamasının iyiye işaret olduğunu da ifade ederek, "Elbette bu virüslerin gemide uzun bir kuluçka süresi var. Riski en aza indirmek için bazı önlemler aldılar. Gemide tavsiye edilen şey, odaların dezenfekte edilmesi. İnsanları kabinlerine kapattılar, yiyecek ve su sağladılar ve önlem olarak odalarından çıkan herkesin tıbbi maske takmasını istediler." diye konuştu.

Hantavirüs

Hantavirüs, çoğunlukla kemirgenlerden bulaşan bir hastalık olarak biliniyor.

Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanmayla bulaşan virüs, ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi semptomlar gösteriyor.

Solunum yetmezliğine de sebep olabilen virüs, bazı durumlarda iç kanama ve böbrek yetmezliği şeklinde seyrediyor. 

Rojin Kabaiş soruşturmasında yeni gelişme

Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümünde kritik gelişme. Erzurum Bölge İdare Mahkemesi, Van Valiliği’nin yurt yönetimi hakkında soruşturma izni vermeme kararını iptal etti. Böylece yurt yetkililerinin ihmalleri resmen soruşturulacak

07.05.2026 19:00:00
Haber Merkezi
Rojin Kabaiş soruşturmasında yeni gelişme
Rojin Kabaiş soruşturmasında yeni gelişme
Van'da 27 Eylül 2024'te kaybolduktan 19 gün sonra Van Gölü'nde cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümüyle ilgili soruşturmada önemli bir engel aşıldı. Van Barosu Başkanı Sinan Özaraz, yurt yönetiminin kusur ve ihmalleri bulunduğu iddiasına rağmen Van Valiliği İl İdare Kurulu tarafından verilen "soruşturma izni verilmemesi" kararının Erzurum Bölge İdare Mahkemesi tarafından kaldırıldığını duyurdu.

Özaraz'ın açıklamasına göre, Van Barosu'nun ve savcılığın itirazı üzerine Erzurum Bölge İdare Mahkemesi, Valilik kararını iptal etti. Böylece Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'ne bağlı KYK yurdu yönetimi hakkında soruşturma başlatılmasının hukuki yolu açılmış oldu. Baro Başkanı, kararın maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından önemli bir adım olduğunu vurguladı.

Olayın geçmişi

Rojin Kabaiş, Van'da kaldığı yurttan 27 Eylül 2024 akşamı ayrılmış ve bir daha haber alınamamıştı. 19 gün sonra Van Gölü sahilinde cansız bedeni bulunan genç kızın ölümü, şüpheli bulunmuştu. Soruşturma kapsamında yurt yönetiminin geç bildirim, güvenlik zafiyetleri ve ihmalleri olduğu öne sürülüyordu. Van Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebine rağmen Van Valiliği İl İdare Kurulu, Ocak 2026'da yurt yetkilileri hakkında soruşturma izni vermemişti. Van Barosu ve savcılık bu karara itiraz etmişti.

Erzurum Bölge İdare Mahkemesi'nin son kararıyla yurt yönetimi ve ilgili görevliler artık soruşturmanın bir parçası haline gelecek. Bu gelişme, dosyanın daha etkin yürütülmesi ve olası ihmallerin aydınlatılması beklentisini artırdı.

Soruşturma kapsamında cep telefonu incelemeleri, kamera kayıtları ve diğer delillerin değerlendirildiği biliniyor. Aile ve baro, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için mücadeleye devam edeceklerini belirtiyor.

"Konkordato süreci kötüye kullanılıyor"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, konkordato sürecinin kötüye kullanıldığını, bu konuda yeni bir düzenleme yapmayı düşündüklerini belirterek, "Bir defadan sonra şirket yeniden hayatta kalabiliyorsa hayatta kalacak, kalamıyorsa da iflasına karar vereceğiz" dedi.

07.05.2026 18:23:00
İhlas Haber Ajansı
"Konkordato süreci kötüye kullanılıyor"
"Konkordato süreci kötüye kullanılıyor"
Adalet Bakanı Akın Gürlek, konkordato sürecinin kötüye kullanıldığını, bu konuda yeni bir düzenleme yapmayı düşündüklerini belirterek, "Bir defadan sonra şirket yeniden hayatta kalabiliyorsa hayatta kalacak, kalamıyorsa da iflasına karar vereceğiz" dedi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ege Bölgesi milletvekilleriyle Ankara Hakimevi'nde düzenlenen istişare toplantısında bir araya geldi. Bölge milletvekilleriyle yapılan toplantıların faydalı geçtiğini ifade eden Gürlek, "Bu toplantılar hem bölgenin sorunlarını anlamak açısından hem de eksiklikleri görmek açısından bize fayda getiriyor" diye konuştu.
Milletvekillerinin öneri ve değerlendirmelerinin önemli olduğunu vurgulayan Gürlek, "İstişarede fayda var" ifadelerini kullandı.

"Konkordato süreci kötüye kullanılıyor"
Konkordato uygulamasının kötüye kullanıldığına dikkat çeken Bakan Gürlek, "Konkordato aslında iş adamlarına, fabrika sahiplerine, iş dünyasına bir anlamda yaşama şansı tanımak, iflastan önceki bir adım ama maalesef bu süreç kötüye kullanılıyor" dedi.
Konkordato konusunda yeni bir düzenleme üzerinde çalıştıklarını belirten Gürlek, "Bir bilirkişi raporuyla konkordato kararı alıyorlar. Ondan sonra sistemi kilitliyorlar" ifadelerini kullandı.
Konkordato kararının yalnızca bir kez alınabilmesine yönelik düzenleme düşündüklerini kaydeden Gürlek, "Bir defadan sonra da artık şirket yeniden hayatta kalabiliyorsa hayatta kalacak, kalamıyorsa da artık şirketin iflasına karar vereceğiz" şeklinde konuştu.

"5 günde tebligat yapılmış sayılacak"
E-Tebligat düzenlemesine ilişkin de açıklamalarda bulunan Gürlek, söz konusu yasanın halen TBMM gündeminde olduğunu belirterek, "Yeni düzenleme ile artık 5 günlük süre içerisinde tebligat yapılmış sayılacak" dedi.
12'nci Yargı Paketi hazırlıklarının sürdüğünü ifade eden Gürlek, "Özellikle bu kanun paketinde bölgelerin ihtiyaçları ve milletvekillerimizin önerileri bizim için çok önemli. Bu konu henüz bitme aşamasına gelmedi" diye konuştu.
Sosyal medyada kimlik doğrulama sistemine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Gürlek, sosyal medya platformlarıyla görüşmeler yapıldığını belirtti. Gürlek, sosyal medyaya kimlikle giriş konusunda bir geçiş süreci öngördüklerini ifade etti. Bakan Gürlek ayrıca, "Yargının Etkinliği Bürosu" ile "Alo Adalet" sistemlerinin uyumlu hale getirilmesi için çalışma yürüttüklerini söyledi.İHA

BTP camiasının acı günü: Necati Yağcı son yolculuğuna uğurlandı

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Bolu İl Başkanı Mustafa Yağcı'nın babası, aynı zamanda BTP Mengen İlçe Başkanı olan Necati Yağcı hayatını kaybetti

07.05.2026 18:07:00 / Güncelleme: 08.05.2026 00:47:11
Hasan Gündoğdu
BTP camiasının acı günü: Necati Yağcı son yolculuğuna uğurlandı
BTP camiasının acı günü: Necati Yağcı son yolculuğuna uğurlandı
Mengen'de geniş katılımlı cenaze töreni

Necati Yağcı için Bolu'nun Mengen ilçesinde cenaze töreni düzenlendi. Öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazına çok sayıda vatandaşın yanı sıra Bağımsız Türkiye Partisi yöneticileri ve teşkilat mensupları katıldı.



Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş, merhum Necati Yağcı için taziye mesajı yayımlarken cenazeye çelenk gönderdi.



Cenaze törenine BTP Genel Başkan Yardımcıları Sabri Terzi ve Yenal Arman, MYK Üyeleri Ali Nezir ve Haydar Özdoğan, BTP Karabük İl Başkanı Latif Danakol, BTP Düzce İl Başkanı Ertan Ergül ve BTP Eskişehir İl Başkanı Fahri Gürgenburan da katılım sağladı. Ayrıca Bolu Bağımsız Milletvekili İsmail Akgül de cenazede hazır bulundu.



Dualarla defnedildi

Merhum Necati Yağcı'nın naaşı, öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası dualarla son yolculuğuna uğurlandı.



Bağımsız Türkiye Partisi camiası, uzun yıllardır teşkilat çalışmalarında görev alan Necati Yağcı'nın vefatı nedeniyle büyük üzüntü yaşarken, sevenleri ve yakınları cenaze töreninde Yağcı ailesini yalnız bırakmadı.




Danıştay'dan Akbelen kararı: Milas'taki acele kamulaştırmalar durduruldu

Danıştay 6. Ceza Dairesi, Muğla'nın Milas ilçesinde İkizköy Mahallesi'ne bağlı Akbelen mevkinde, altı mahalle için özel mülkün acele kamulaştırma kararlarının yürütmesini durdurdu

07.05.2026 16:44:00
Haber Merkezi
Danıştay'dan Akbelen kararı: Milas'taki acele kamulaştırmalar durduruldu
Danıştay'dan Akbelen kararı: Milas'taki acele kamulaştırmalar durduruldu
5 Mayıs'ta taraflara tebliğ edilen kararda, bölgede "acelelik hali" bulunmadığı ve acele kamulaştırmanın uygulanması hâlinde giderilmesi güç veya imkânsız zararların doğacağı ifade edildi.

10 Ocak'ta Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Akbelen ormanı çevresindeki Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, İkizköy, Karacaağaç ve Karacahisar mahallelerindeki 679 parsellik tarım arazisi acele kamulaştırılmıştı.

Araziler madene ruhsatlı ve bölgenin yakınındaki Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerine yakıt sağlamak amacıyla kömür madenine çevrilmek isteniyordu.

Akbelenli köylüler kararı sevinçle karşıladı.

Köylüler yaptıkları basın açıklamasında benzer bir kararın Anayasa Mahkemesi tarafından atılmasını beklediklerini söylediler.

Açıklamada, "Bu karar tamamen iptal edilinceye, bu şirketler köyümüzden defolup gidinceye kadar kazandık demeyeceğiz" denildi.

Madencilik yasasının iptali için muhalif 260 milletvekilinin ortak imzasıyla Anayasa Mahkemesi'ne 17 Eylül 2025'te iptal davası açılmıştı. Bu dava henüz sonuçlanmadı.

'Bu kararla İkizköylüler kimseyi bağına bahçesine sokmaz'
Akbelenli köylülerin avukatlığını üstlenen Cangı Avukatlık Bürosu'ndan Arif Ali Cangı ve İpek Sarıca'ya göre Danıştay kararı, acele kamulaştırmaların şirketlerin çıkarına yapıldığını tartışmasız hale getirdi.

Cangı ve Sarıca kararla birlikte acele kamulaştırmaya dayalı tüm idari işlemlerin geçersiz sayıldığını ve el koyma girişimleri, bilirkişi incelemeleri ve bedel tespiti süreçlerinin artık hukuken uygulanamayacağını belirtti.

Avukatlar Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen 649 el koyma davasının da dayanaksız kaldığını ifade etti. Açıklamalarında, bu davaların başka bir işleme gerek kalmadan reddedilmesi gerektiği belirtildi.

Danıştay kararının herkes için bağlayıcı olduğu hatırlatılarak, Milas'taki 7 köyü kapsayan 679 parsel için alınan acele kamulaştırma kararından derhal dönülmesi çağrısı yapıldı.

Öte yandan, acele kamulaştırma süreçlerini kolaylaştırdığı belirtilen 7554 sayılı kanunun iptali için Anayasa Mahkemesi'nde açılan davanın kritik olduğu vurgulandı.

Cangı, söz konusu kararın kesinleşmesi beklenmeden uygulanması gerektiğini söyledi.

Cangı, "Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, Danıştay'ın kararını Cumhurbaşkanlığı'na göndermeli ve iptalini istemeli. Cumhurbaşkanlığı da acele kamulaştırmayı durdurma kararı vermeli" dedi.

Cumhurbaşkanlığı'nın da bu karardan dönmesi gerektiğini kaydeden Cangı, "Bu kararı eline alan İkizköylüler kimseyi bağına bahçesine sokmaz" diye konuştu.

Cangı ve Sarıca'nın açıklamasında, Akbelen protestoları sırasında tutuklanan Esra Işık'ın durumuna da dikkat çekildi.

Tutuklamaya dayanak olan süreçlerin hukuki temelini yitirdiği belirtilerek, Işık'ın derhal serbest bırakılması istendi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.