Avrupa'dan gelerek İstanbul'dan giriş yapması beklenen PKK'lılar için Habur'da olduğu gibi gösteri düzenleneceği yolundaki haberler üzerine MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin "İstanbul, Habur kapısı değil. İstanbul'da yapılacak benzer gösteri çok derin izler bırakır" sözlerini duyduğumda İstanbul'la Habur'un ne farkı var? diye bir soru takıldı zihnime.Öyle ya, teröristler Irak'ta değil, Türkiye'ye girdikten sonra şov yaptılar. Habur ya da İstanbul'un vatan toprağı açısından ne farkı olabilir? Anadolu'nun her tarafı vatan toprağı ve şehit kanlarıyla sulandığı için de kutsal ve her karışı aynı kıymette. Eminim yüreği vatan vatan diye çarpan herkes bu konuda aynı görüştedir.Türkiye'nin her karış toprağı vatan toprağıysa -ki öyle- Türkiye'nin güneydoğu ucunda bir noktada yapılan bölücülükten neden daha fazla rahatsız edici olsun İstanbul'da yapılmak istenen bir bölücülük şovu?İkisi de bölücü, ikisi de vatanı hedef alıyor. Bundan dolayı birisini makul gibi değerlendirip ötekini kabul edilemez diye ayırt etmek çok büyük bir yanlıştır.Yoksa İstanbul'a sahiplendikleri kadar Habur'u sahiplenmiyorlar mı bazı siyasiler?Zihinlerinde Türkiye'yi zaten aralarında pay etmiş gibi konuşmalar bunlar.Güneydoğu Anadolu bölgesini bilinçaltında zaten gözden çıkarmış olmanın dışa vurumu bu şekilde mi tezahür ediyor acaba?Habur'da yapılırsa kötü ama İstanbul'da yapılırsa çok ama çok kötüdür ayrımı, Türkiye'nin parçalanma amaçlarının zihinlerdeki aldığı mesafeyi gösteriyor bence.Öne zihinlerde sonra fiiliyatta en sonunda da resmiyette parçalanma gerçekleşecek bu gidişle. Bu mantığın AKP hükümetinin Kıbrıs sorununu Rum'a adayı tamamen teslim ederek çözmeye çalışmasından hiçbir farkı yok. Bu yanlışın en net ifadesi, 'Kıbrıs'ı verelim kurtulalım, Güneydoğu'yu verelim kurtulalım'dır.
Millete her şeyi hazmettiriyorlarHer türlü dayatmayı hazmetmeye dünden razı siyasilerin yaptığı böyle yanlışların faturası ne kadar ağır olursa olsun millet hazmetmek zorunda kalacak. Bugüne kadar hep böyle oldu?Kısa süre önce bulunduğu New York'ta Princeton Üniversitesi'nde yaptığı bir konuşmada Kürt açılımıyla ilgili olarak ne diyordu Sayın Başbakan?"Hazmede hazmede, hazmettire hazmettire bu süreci devam ettirmemiz lazım."Önce açılımları siyasiler hazmetmesi gerekiyor. Çünkü Atlantik ötesinde ve yahut Brüksel'de pişirilip önlerine konulan projeler bunlar. 'Hazmede hazmede' ifadesi bu anlamı ifade ediyor olsa gerek?Sonra da millete bu açılımları kabul ettirmeye sıra geliyor ki, bu da 'hazmettire hazmettire' ifadesiyle çok net dile getirilmiş oluyor.İşte siyasiler, Habur'daki bölücülükten fazla rahatsız olmadıkları izlenimini vermekte hiçbir besi görmeyerek aslında Türkiye'den büyük bir parçanın kopartılmasını çoktan hazmettiklerini ortaya koymuş oluyorlar. Sıra sizin yani milletin bunu hazmetmenize gelmek üzere hazır olun?
Türkiye Ermenistan'la ezber bozmuş?Gazetecilerin Ermenistan açılımı konusundaki sorularına cevap veren Bakan Ali Babacan, bu konuda Türkiye'nin adeta "ezber bozduğunu'' ifade etti. Ermenistan açılımının, Türkiye'nin dünyadaki profilini çok yükselttiğini belirten Babacan, "Yani bunu cesaretle yapabilen Türkiye, daha neler yapabiliri bir bakıma ortaya koymuştur'' diye konuştu.Sayın Babacan'ın sözlerinden hareketle yaptığı hatalarla kapanması neredeyse imkânsız çığırlar açarak, ezber bozan ve güya ülkenin profilini yükselten AKP hükümetinin neler yapabileceğini düşünmek bile istemiyorum. Çünkü daha açılımları yeni ortaya dökmüş durumdayken bile ülkenin içine sürüklendiği kaosu görebiliyorum. Evlatlarını vatana şehit vermiş anaların dağdan inen teröristler kadar itibar görmemesi işte bu açılımların doğurduğu ilk sonuçlardır ve maalesef bunlar daha başlangıçtır. Devamları gelecektir ve daha da sancı yaşatacaktır herkese?
Orhan Dede / diğer yazıları
- PKK’nın yerini DEAŞ mı dolduracak? / 31.12.2025
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
























































