3 ay kadar önce Habur Sınır Kapısı'nda güvenlik güçlerine teslim olan bir terörist, Kuzey Irak'taki Kürt grupların PKK'ya silah ve patlayıcı madde temin ettiğini ve ABD'li üst düzey bir komutan helikopter ile Kandil Dağı'na gelerek ortalama ayda bir kez Murat Karayılan ile görüştüğünü ifade etmiş.Teröristin bu itirafı, Genelkurmay Başkanının Kuzey Irak'takilerle görüşmem demesinin ne kadar doğru, Başbakan'ın görüşürüz demesinin de ne kadar yanlış olduğunu bütün açıklığıyla ortaya koymaktadır.PKK'nın arkasında oldukları ortada olanlarla masaya oturmanın PKK ile masaya oturmaktan farkı yok. PKK'nın arkasında Barzani, Talabani ve onların ağabeyi ABD'nin varlığını ortaya koyan bu itiraf gibi yüzlerce işaret var.Bu işaretlerden bazılarını ortaya koyalım da belki, PKK konusunda ABD'den hala medet bekleyenler ve Kuzey Irak'ta PKK hamileriyle görüşmekte beis görmeyenler belki ayıkırlar. Onlar ayıkmasa da en azından ihanetin boyutları milletimiz tarafından görülmüş olur.Terör örgütü PKK'nın dağ kadrosundayken, örgütten kaçarak evlenen ve 5 Mayıs 2005'te güvenlik güçlerine teslim olan Metin Danışan ile Halime Karayuluk da PKK'nın destekçileri konusunda önemli bilgiler vermiştiler. Danışan, "KDP örgütün gizli destekçisidir. Yardım yapıyor. Örgütten kaçanların büyük bölümü KDP'de peşmergelik yapıyor" itirafında bulunmuştu.Bu açıklama da AKP hükümetinin önce görüşürüz dediği Büyükanıt'ın açıklamasından sonra çark ettiği kuzey Irak'taki yönetimin PKK'yla olan ilişkisini ortaya koymaktadır.ABD Dışişleri Bakanlığı'nın her yıl yayınladığı "Küresel Terörizm" raporunun adı, 2005 yılında "Ülke Terör Raporları"na çevrildi. PKK bu raporda dünyadaki terörist örgütler bölümünde yer aldı. Ama PKK'nın amacının, "bağımsız ve demokratik Kürt devleti kurmak" olduğu kaydedildi. Bakınız PKK tıpkı hamisi ABD gibi demokrasi (!) istiyormuş demek ki. Tabii ABD'nin demokrasiden ne anladığını Irak'ta gördük.Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 2005 yılında hazırladığı bir rapora göre Ana kampta NATO envanterine kayıtlı 5 Stinger füzesi, Dorçka, BKC, M - 16 türü ağır silahlar, Nissan jeepler, 100 jeneratör bulunmaktaydı. Söz konusu rapor, Temmuz 2005'te Irak'a komşu ülkelerin içişleri bakanlarının katıldığı İstanbul zirvesinde, masaya konuldu.Nato'ya kayıtlı silahların PKK'da işi ne acaba? İngiliz The Sunday Telegraph gazetesi 2006 yılında ABD'nin, aynı Irak'ta olduğu gibi İran'da da Kürtleri rejime karşı kullanmayı planladığını yazdı. Gazete PKK bağlantılı Pejak örgütünün Tahran'a karşı ABD ile işbirliğine hazır olduğunu yazdı. New Yorker dergisinde 2006 yılında Seymour Hersh imzasıyla yer alan bir haberde de, ABD'nin, PKK'nın İran kolu olan Pejak'ı, İran'ı istikrarsızlaştırmak için 6 aydır yoğun bir şekilde desteklediği belirtilmişti.PKK'yı son yıllarda farklı bir adla da olsa İran'a karşı kullanmaya başlayan ABD, Türkiye'ye karşı çok uzun zamandır PKK'yı zaten kullanmakta.Kuzey Irak bölgesinin 160 maddeden oluşan ve siyasi sığınma talebinde bulunan kişilerin kaçtıkları ülkelere iade edilemeyeceğinin ifade edildiği yeni anayasasına göre, PKK üyelerinin Türkiye'ye iade edilmeyecek.Şimdi sen bu yasaları çıkaran bir yönetimle masaya ABD istiyor diye otur. Hem de PKK'yı açık açık desteklediğini bildiğin halde. Bunun hiçbir izahı yoktur.Kuzey Irak yönetimiyle masaya oturmaya niyetli AKP hükümetinin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, PKK konusunda kılını kıpırdatmayan ve bilakis destek veren ABD'nin 'gücü yetmediği için' adım atmadığını söylemişti. Zavallı ABD dedirtecek cinsten ucube bir açıklamaydı Sayın Gül'ün bu açıklaması.PKK'nın arkasındaki destekleri ifade eden pek çok örnek verebiliriz şüphesiz, ama daha fazla uzatmadan burada bırakalım. PKK'nın varlık sebebinin ne olduğunu çok açık olarak ortaya koyması açısından iki önemli açıklamayla da yorumu size bırakarak bitirelim dilerseniz.Amerikalı Yahudi profesör Naom Chomsky bir analizinde "PKK'nın görevi Kürt devletinin kuruluş süreci boyunca Türkiye'yi angaje tutmaktır" açıklamasını yapmıştır.Chomsky'nin bu açıklamasından belki de yıllar sonra William Safira, Newyork Times'ta yayınlanan "Kürt devletine giden yol" başlıklı senaryosunda ise Chomsky'i şöyle tamamlıyordu: "Türkiye'ye PKK'nın kellesi verilmeli ve karşılığında Kuzey Irak'taki Kürt Devletinin tanınması istenmelidir."
Orhan Dede / diğer yazıları
- PKK’nın yerini DEAŞ mı dolduracak? / 31.12.2025
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024






















































