logo
17 EKİM 2026

İmam Ali’nin El-Kasia Hutbesi -4-

İmam Ali (a.s): Dikkat edin, siz ellerinizi itaat bağından çektiniz, sizin için inşa edilmiş olan Allah'ın kalesini cahiliye hükümleriyle deldiniz

17.10.2026 00:13:00
Haber Merkezi
 
İmam Ali’nin El-Kasia Hutbesi -4-
İmam Ali’nin El-Kasia Hutbesi -4-
İmam Ali (a.s): Dikkat edin, siz ellerinizi itaat bağından çektiniz, sizin için inşa edilmiş olan Allah'ın kalesini cahiliye hükümleriyle deldiniz.

Allah bu ümmetin arasını birlik ipiyle bağlamış, gölgesinde yaşayanlara dirlik düzenlik vermiş, himayesine sığınmalarını sağlamış; yarattıklarından hiç birinin kıymetini bilemeyeceği, bütün değerlerden üstün, bütün karşılık­lardan değerli bir nimet ihsan etmişti.

Bilin ki hicretten sonra çöl Arapları haline geldiniz, birbirinizi sevip dost olduktan sonra hiziplere dağılıp darmadağın oldunuz. Siz İslam'dan, isimden başka hiç bir şeye sahip değilsiniz, imandan onun şeklinden başka bir şey tanımıyorsunuz.

Cehenneme evet, utanca hayır diyorsunuz. Sanki Al­lah'ın hürmetlerini çiğneyerek ve Allah'ın yeryüzünde kanunlarına sınır kılıp yarattıkları arasında güvenliği sağlamak üzere sizden aldığı ahdini bozarak İslam'ı baş aşağı çevirmek istiyorsunuz.

İslam'dan başkasına yönelirseniz, kafirler sizinle savaşır, artık ne Cebrail, ne Mikail, ne muhacirler ve ne de Ensar yardımınıza gelmez, ve Allah aranızda hükmedinceye kadar kılıçla savaşmaktan başka çareniz kalmaz.

Allah'ın azabına uğrattığı kullan ile belalara, çetin olaylara düşürdüğü günlere ait önünüzde pek çok örnek var. O halde azabı hakkında bilginiz olmadığı bahanesiyle Allah'ın intikamını hafif sayarak ve kendinizi Allah'ın intikamından uzak görerek Allah'ın azabından emin olmayın.

Allah, sizden önce geçmiş ümmetleri ancak iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmayı terk etmeleri sebebiyle rahmetinden uzak kılmıştır. Sefihleri günah işledikleri için; bilgi ve anlayış sahibi olanları da kötülükten sakındırmadıkları için rahmetinden uzak kılmıştır.







Uyanık olun ki gerçekten İslam bağını kestiniz, hadle­rini işlevsiz kıldınız, hükümlerini öldürdünüz, Bilin ki Allah bana, yeryüzünde bozgunculuk eden, biat edip biatinden dönen, azgınlık edip yeryüzünde fitne çıkaran kimselerle savaşmamı emretti.

Bu esas üzere ahdi bozanlar (Nakisin) ile savaştım, zalimler (Kasitin) ile mücadele et­tim, dinden çıkanları (Marikin) mahvettim, zelil kıldım.

Redhe Şeytanını (Hariciler'in başı Zu's-Sedy'i), ardından yüreğinin çarpıntısını ve göğsünün titrediğini gördüğüm korkunç bir feryatla işini bitirdim Asilerden ardımda kalan kaldı. Allah izin verirse yine savaş için üzerlerine yürüyeceğim de, onlardan ancak uzak ülkelere dağılanlar kurtulabilecek.

Henüz küçükken Arabın büyüklerini yere serip, Rabia ve Mudar kabilelerinin eşrafının boynuzlarını kırdım. Resulullah'a (s.a.a) ne kadar yakın olduğumu, yanında nasıl özel bir makama ulaştığımı bilirsiniz.

Çocukluğumda beni bağrına basar, yatağına alır, vücudunu bana iliştirir, güzel kokusunu bana koklatırdı. Lokmayı çiğnedikten sonra bana verirdi. Ne söylediğimde bir yalan, ne yaptığımda bir kötülük bulmuştur.

Allah, sütten kesildiği andan itibaren meleklerin büyüklerinden birini ona (s.a.a) arkadaş etmişti. O melek, ona gece gündüz yüceliklerin yolunu, âlemin güzel ahlakını öğretirdi. Ben de yavru annesinin arkasından nasıl giderse onu öylece takip ederdim.







Her gün huylarından birini öğretir, ona uymamı isterdi. Her yıl Hıra dağına çekilirdi, onu ben görürdüm, benden başkası da görmezdi. O gün İslam Resulullah ve Hatice'nin evinden başka hiç bir evde yoktu; ben de onların üçüncüsüydüm. Vahyin ve risaletin nurunu görür, nübüvvetinin kokusunu duyardım.

Gerçekten de O'na (s.a.a) vahiy geldiği zaman, şeytanın inlemesini duydum da "Ya Resulullah! Bu inleme nedir?" dedim. "Bu kendisine kulluk edilmesinden ümidini kesen şeytandır. Benim duyduğumu duyuyor, gördüğümü görüyorsun. Ancak sen nebi değilsin, vezirsin ve hayır üzere­sin" dedi.

Kureyş'in ileri gelenleri ona (s.a.a) geldiğinde onunla beraberdim. "Ya Muhammed, sen atalarından ve ailenden hiç kimsenin bulunmadığı büyük bir iddiada bulunuyorsun, biz senden, nebi ve resul olduğunu bilmemizi sağlayacak bir şey göstermeni istiyoruz.

Eğer yapmazsan, seni sihirbaz ve yalancı biliriz." dediler. Resulullah (s.a.a) "Ne istiyorsunuz?" dedi. "Bizim için şu ağacı çağır da köküyle beraber yerinden sökülüp yanına gelsin." dediler. O (s.a.a) , "Allah şüphesiz her şeye kadirdir; eğer Allah sizin için bunu yaparsa hakka iman ederek şahadet eder misiniz?" dedi.

"Evet" dediler. "İstediğinizi size göstereceğim, hayra dönmeyeceğinizi de biliyorum. İçinizde (Bedir'de) kuyuya atılacak, (Hendek'te) hiziplere ayrılacak kimseler var." dedi.

Sonra "Ey ağaç eğer Allah'a ve ahiret gününe iman ediyor ve benim Allah'ın Resulü olduğumu biliyorsan, Allah'ın izniyle kökünle beraber sökül ve önümde dur." dedi.







Onu hak ile gönderen Allah'a yemin olsun ki ağaç yerinden söküldü, şiddetli bir gürültü kopardı, kuşun kanatlarını çırpması gibi ses çıkararak yerinden sökülüp geldi, dalları kuşların kanatları gibi birbirine değerek Resulullah'ın (s.a.a) önünde durdu.

En yüksek dalı Resulullah'ın (s.a.a) üzerine, bazı dalları da benim omuzlarıma geldi. Ben Resulullah'ın (s.a.a) sağındaydım. Onlar bunu gördüğü zaman kibirlenip böbürlenerek "Ona emret tekrar gelsin fakat yarısı orada kalsın" dediler.

O da bunu emretti. O da daha şaşırtıcı bir şekilde daha şiddetli bir sesle yarım olarak geldi; neredeyse Resulullah'a (s.a.a) sarılacaktı. İnkâr ve kibir dolu olarak "Tekrar bu yarısına emret de geldiği gibi öbür yarısına dönsün" dediler.

Resulullah, o yarıya emretti ve o da döndü. "Allah'tan başka ilah yoktur; ben sana iman edenlerin ilkiyim ya Resulullah" dedim. "Sözünü yüceltmek, nübüvvetini tasdik etmek için Allah'ın emriyle bu ağacın emredileni yaptığını ikrar edenlerin de ilkiyim" dedim.

Onların hepsi birden; "Hayır, sihirbaz ve yalancıdır. Sihrinin şaşırtıcılığı bu işi kolaylaştırdı. Bu işinde ancak bunun (beni kastediyor­lardı) gibiler sana inanabilir," dediler.

Ben, Allah yolunda olan, kınayıcının kınamasına aldırış etmeyen, simaları sıddıkların siması, sözleri iyilerin sözleri olan bir toplumdanım. Onlar geceyi (ibadetle) ihya ederler, gündüzün yol gösteren işaretleri olurlar.

Onlar, Kur'an'a sımsıkı sarılmışlardır. Allah'ın ve Resulünün sünnetlerini diriltirler, kibirlenmezler, büyüklük taslamazlar, hıyanet etmezler, bozgunculuk yapmazlar, kalpleri cennette, bedenleri ameldedir". Nehc'ul Belaga 192 Hutbe

Elazığ'da oluşan çukura ekiplerden önlem

Elazığ'ın Kovancılar ilçesinde yağışlardan sonra yaklaşık 15 metre derinliğinde çukur oluştu. İtfaiye ve zabıta ekipleri çukur etrafında önlem aldı

14.10.2026 12:10:00
İHA
 
Elazığ'da oluşan çukura ekiplerden önlem
Elazığ'da oluşan çukura ekiplerden önlem
Edinilen bilgiye göre, bölgede etkili olan yağışların ardından Kovancılar ilçesi İsmetpaşa Mahallesi'nde dün gece yaklaşık 15 metre derinliğinde bir çukur oluştu.






Çukuru gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine zabıta ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekipler çukurun etrafında ve üzerinde güvenlik önlemi alarak durum AFAD'a bildirildi. 






Yapılan ilk incelemelerde, yaklaşık 15 metrelik göçüğün eski bir su kuyusundan kaynaklanmış olabileceği değerlendirildi.








Olayın kesin nedeninin belirlenmesi için incelemelerin sürdüğü bildirildi.






Basın İlan Kurumu, yazılı basının dijital dönüşümünü çalıştayda masaya yatırdı

“Yazılı Basının Dijital Dönüşümü: Adaptasyon, Entegrasyon ve Sürdürülebilir Model Önerileri Çalıştayı”, farklı disiplinlerden çok sayıda akademisyenin katılımıyla gerçekleştirildi. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdürü Abdulkadir Çay, dijital dönüşümün editoryal sorumluluktan ekonomik sürdürülebilirliğe uzanan çok boyutlu bir süreç olduğunu vurguladı

13.10.2026 10:23:00
Haber Merkezi
 
Basın İlan Kurumu, yazılı basının dijital dönüşümünü çalıştayda masaya yatırdı
Basın İlan Kurumu, yazılı basının dijital dönüşümünü çalıştayda masaya yatırdı
Medya ekosisteminin dijitalleşmeyle birlikte hızlı ve çok katmanlı bir dönüşüm yaşadığını belirten BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay, gazeteciliğin matbu yayıncılığın sınırlarını aşarak hız, veri, etkileşim ve çoklu platform kullanımı ekseninde yeni bir evreye geçtiğini ifade etti.

"Dijital dönüşüm, basılı sayfaları dijital ortama taşımaktan ibaret değildir"

Okurların habere erişim alışkanlıklarındaki değişime ve dijital platformların giderek artan etkisine değinen Çay, uluslararası araştırmalarda da bu dönüşümü destekleyen verilerin ortaya çıktığını kaydetti. Genel Müdür Çay, dünya genelinde sosyal medya ve video ağlarının çevrim içi habere erişimde ilk kez haber kuruluşlarının kendi internet siteleri ve uygulamalarının önüne geçtiğini; çevrim içi haber videosunu haftalık olarak tüketenlerin oranının ise yüzde 77'ye ulaştığını aktardı.

Haberin okura ulaşmasında algoritmaların, içerik akışlarının ve tavsiye sistemlerinin belirleyici rolüne dikkat çeken Çay, dijital yayıncılıkta görünürlüğün artık yalnızca haberin içeriği ve yayımlandığı mecrayla sınırlı olmadığını vurguladı.

Kurumun görev alanında faaliyet gösteren iki binin üzerindeki süreli yayını da dikkate alarak dijital dönüşümün basın sektörü açısından güncel bir mesele olduğuna işaret eden Çay, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Dijital dönüşüm, yalnızca bir internet sitesi kurmak ya da basılı sayfaları dijital ortama taşımaktan ibaret değildir. Asıl üzerinde durmamız gereken husus, gazeteciliğin köklü üretim, doğrulama ve dağıtım zincirini yeni şartlara nasıl uyarlayacağımız ve bu dönüşümü kurumsal yapıya nasıl entegre edeceğimizdir.

Dijital dönüşümü; üretim biçimlerinden iş akışlarına, insan kaynağından teknik altyapıya, okurla kurulan ilişkiden gelir modellerine kadar basının bütün yapısını etkileyen çok boyutlu bir süreç olarak değerlendiriyoruz."

Haberlerin arama motorları, sosyal ağlar, video platformları ve farklı dijital arayüzler üzerinden dolaşıma girmesinin yayıncılara daha geniş kitlelere ulaşma imkânı sağladığını belirten Çay, bu durumun platformlara bağımlılık, dijital görünürlük ve okurla doğrudan ilişki kurma gibi yeni meseleleri de beraberinde getirdiğini ifade etti.

Yapay zekâ destekli bilgi erişiminin dönüşüme yeni bir boyut kazandırdığına dikkat çeken Çay, kullanıcıların arama motorlarında bağlantı aramak yerine yapay zekâ destekli sistemlerden doğrudan yanıt alma eğiliminin arttığını kaydetti.






"Akademik bilgi ile saha tecrübesinin buluşmasını istiyoruz"

Dijital dönüşümün ortaya çıkardığı ihtiyaçların yalnızca mevcut uygulamalar üzerinden değerlendirilmesinin yeterli olmayacağına işaret eden Çay, üniversitelerle iş birliğinin bu açıdan önemli bir rol üstlendiğini belirtti.

Kurum olarak çeşitli üniversitelerle iş birliği protokolleri imzaladıklarını hatırlatan Çay, temel amaçlarının akademik bilgi ve birikimi sahaya aktarmak, sahada edinilen tecrübelerin ve karşılaşılan sorunların da akademik çalışmalara katkı sağlamasını temin etmek olduğunu ifade etti.

Çalıştayın bu iş birliğini güçlendirmesini beklediklerini belirten Çay, akademisyenlerin bilgi ve birikimlerinden yararlanarak hem akademiye hem de basın sektörüne katkı sağlayacak sonuçlar elde etmeyi arzu ettiklerini dile getirdi.

Genel Müdür Çay, Basın İlan Kurumu ve SETA Vakfı iş birliğiyle gerçekleştirilen çalıştayın hem Kuruma hem de basın sektörüne fayda sağlayacağına inandıklarını kaydetti.






Akademisyenler sürdürülebilir model önerilerini değerlendirdi

Genel Müdür Çay'ın açılış konuşmasının ardından çalıştay oturumlarına geçildi. Prof. Dr. Faruk Taşçı'nın başkanlığında iki oturum hâlinde gerçekleştirilen çalıştayda akademisyenler, basın kuruluşlarının dijitalleşme sürecinde karşılaştıkları adaptasyon ve entegrasyon sorunları ile uygulanabilir ve sürdürülebilir model önerilerini ele aldı.

Oturumlarda yapay zekâ teknolojilerinin temel gazetecilik ilkelerine uygun biçimde kullanılması, bu sistemlerin mevcut yayın mekanizmalarına entegrasyonu ve dijital süreçlerin takibi için dinamik bir ölçüm modeli geliştirilmesinin gerekliliği vurgulandı.

Dezenformasyonla mücadelede teyit mekanizmalarıyla iş birliğinin artırılması, gazetecilik alanında bağımsız bir mesleki yeterlilik yapısının oluşturulması, iletişim fakülteleriyle müfredat uyumunun sağlanması ve yerel medyanın niş habercilik alanlarında bölgesel güç birlikleri oluşturması da öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.






"Basılı gazeteciliğin varlığını sürdürmesi bir güvenlik meselesidir"

Çalıştayda dile getirilen görüşleri değerlendiren BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay, dijital platformların artan nüfuzuna karşı basılı yayıncılığın varlığını sürdürmesinin bir güvenlik ve çeşitlilik meselesi olduğuna dikkat çekti. Yayıncılık sektörünü yaşatma ve destekleme yaklaşımının altını çizen Çay, statik değerlendirme yöntemleri yerine nitelikli haberciliği ve okur kitlesini öne çıkaran, teşvik odaklı, teknik ve dinamik sistemlere geçilmesinin önemini vurguladı.

Sektör paydaşlarının ortak hareket etme kültürünü geliştirmesi ve akreditasyon süreçlerinin sağlıklı bir veri tabanı üzerinden yürütülmesi gerektiğini de ifade eden Çay, çalıştaya katılan akademisyenlere ve katkı sunan tüm katılımcılara teşekkür etti.

Bugün tamamlanan çalıştayın sonunda, akademisyenlerin sunacağı bildiriler ve çözüm önerileri doğrultusunda yazılı basının geleceğine ve sektörün sürdürülebilirliğine ışık tutması hedeflenen bir sonuç bildirgesi hazırlanacak ve Basın İlan Kurumunun resmî internet sitesinden kamuoyuyla paylaşılacak.

Manisa'daki trafik kazasında ölenler toprağa verildi

Manisa'nın Akhisar ilçesinde çekicinin tur otobüsüne çarptığı kazada hayatını kaybeden 11 kişiden 10'unun cenazesi Bursa'da toprağa verildi

12.10.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Manisa'daki trafik kazasında ölenler toprağa verildi
Manisa'daki trafik kazasında ölenler toprağa verildi
Manisa'daki trafik kazasında hayatını kaybeden 10 kişinin cenazesi Bursa'da defnedildi.

Manisa'daki işlemlerin ardından yakınlarına teslim edilen cenazeler, Bursa'ya getirildi.

Kazada yaşamını yitirenlerden 10'unun cenazeleri Bursa'nın çeşitli ilçelerinde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.






Kazada hayatını kaybedenlerden Şahinaz Boran (81) ve kardeşi Safinaz Elkurt'un (76) naaşları Mihraplı Camisi'nde kılınan namaz sonrası Hamitler Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Cenazeye, Boran ve Elkurt'un yakınları ile Bursa Milletvekili Muhammet Müfit Aydın, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Osmangazi Kaymakamı Bahri Tiryaki ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Bu arada Boran ve Elkurt kardeşlerin bu ay sonunda umreye gitmeyi planladıkları öğrenildi.

Vefat edenlerden Vesile Ekici (65) için Hürriyet Merkez Camisi'nde, Semra Şentürk (58) için ise Huzurlar Camisi'nde cenaze namazı kılındı.

Ekici'nin cenazesi Mudanya Orhaniye Mezarlığı'na, Şentürk'ün cenazesi ise Kestel Mezarlığı'na defnedildi.






6 kişinin cenazeleri Mustafakemalpaşa ve Karacabey ilçelerinde toprağa verildi

Kazada hayatını kaybedenlerden Mümine Eryılmaz (75), Kadriye Turhanlar (88) ve Fikriye Yur'un (78) cenazeleri öğle vakti kılınan namazın ardından Mustafakemalpaşa ilçesinde defnedildi.






İhsan Taşçı (73), Sevgi Kabaroğlu (70) ve Cemile Memişçi'nin (71) cenazeleri ise Karacabey ilçesinde toprağa verildi.

Vefat edenlerden Zülfinaz Tosun'un (64) cenazesinin ise Konya'nın Ereğli ilçesinde defnedileceği öğrenildi.







Kazada 11 kişi hayatını kaybetmişti

Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu'nun Akhisar Gişeleri mevkisinde dün H.K. idaresindeki 78 YD 559 plakalı çekici, M.A. yönetimindeki 16 AED 124 plakalı tur otobüsüne çarpmıştı.
Kazada 27 kişi yaralanmış, 11 kişi hayatını kaybetmişti.

Tur otobüsünün sürücüsü M.A, tur otobüsünün sahibi ve yedek şoförü M.Y. ile çekicinin şoförü H.K. hastanedeki tedavilerinin ardından gözaltına alınmıştı.

Yaralılardan 13'ü hastanelerden taburcu edilmişti.

Antalya-Isparta Karayolunda yolcu midibüsü devrildi: 1'i ağır 17 yaralı

Antalya-Isparta karayolunda yolcu midibüs devrilmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında 17 kişi yaralandı. Yaralılardan birinin durumunun ağır olduğu bildirildi

12.10.2026 13:55:00
İHA
 
Antalya-Isparta Karayolunda yolcu midibüsü devrildi: 1'i ağır 17 yaralı
Antalya-Isparta Karayolunda yolcu midibüsü devrildi: 1'i ağır 17 yaralı
Antalya-Isparta karayolunda yolcu midibüsünün devrilmesi sonucu trafik kazası meydana geldi. Kazanın ardından olay yerine ekipler sevk edilerek yaralılara müdahalede bulunuldu.






Antalya Valiliği tarafından yapılan açıklamada, ilk belirlemelere göre araçta bulunan 23 yolcudan 17'sinin yaralandığı, yaralılardan birinin sağlık durumunun ağır olduğu belirtildi. Olay yerine sevk edilen ekiplerin yaralılara yönelik gerekli müdahaleleri sürdürdüğü ifade edildi.

Açıklamada, kazayla ilgili gelişmelerin yakından takip edildiği ve kamuoyunun süreç hakkında bilgilendirileceği kaydedildi.









Olay yerine gelen Antalya Valisi Hulusi Şahin, kazayla ilgili ekiplerden bilgi aldı. Gazetecilere kısa bir açıklama yapan Şahin, "Yaralılarımızın durumu ağır değil, bu da bizim için en büyük teselli" dedi.

Öte yandan, midibüsün Tekirdağ Çerkezköy'den 23 yolcuyla çıktığı, Antalya'ya 25 km mesafe kala kaza geçirdiği öğrenildi.

Silifke'de sağanak sele dönüştü: Araçlar su içinde kaldı

Mersin'in Silifke ilçesinde etkili olan sağanak yağış, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Yağışın şiddetini artırmasıyla birlikte yollarda su birikintileri oluştu. Bazı bölgelerde yollar adeta göle dönerken, seyir halindeki küçük araçlar sel sularında ilerlemekte güçlük çekti ve bazı araçlar su birikintilerinde mahsur kaldı

12.10.2026 13:50:00
İHA
 
Silifke'de sağanak sele dönüştü: Araçlar su içinde kaldı
Silifke'de sağanak sele dönüştü: Araçlar su içinde kaldı
Hastane yolu ulaşıma kapandı

Aşırı yağış nedeniyle Silifke Devlet Hastanesi yolunda da ulaşım aksadı. Yolun suyla dolması üzerine araç geçişleri zorlaşırken, özellikle küçük araçlar ilerlemekte güçlük çekti. Büyük araçlar ise su birikintilerinin içerisinden kontrollü şekilde geçmeye çalıştı.






Yaşanan olumsuzluklar üzerine trafik polisleri bölgede önlem alarak sürücüleri dikkatli olmaları konusunda uyardı. Sel sularında mahsur kalan araçların kurtarılması için de çalışma yapıldı.









Mahsur kalan araçlar çekicilerle çıkarıldı

Yollarda biriken su nedeniyle araçlarında mahsur kalan sürücüler, kendi imkanlarıyla ilerleyemeyince yardım bekledi. Su içerisinde kalan bazı araçlar, olay yerine çağrılan çekicilerin yardımıyla bulundukları yerden çıkarıldı.








Sağanağın etkili olduğu bölgelerde ulaşımda aksamalar yaşanırken, sürücülerin suyla kaplanan yollarda dikkatli olmaları gerektiği belirtildi.

Manisa Valisi Özkan'dan yaralılara ziyaret: 13 kişi taburcu edildi

Manisa'nın Akhisar ilçesinde 11 kişinin hayatını kaybettiği, 26 kişinin yaralandığı feci kazanın ardından hastanelerdeki 13 yaralı taburcu edildi. Kazada yaşamını yitirenlerin cenazeleri ise işlemlerinin tamamlanmasıyla ailelerine teslim edildi

12.10.2026 07:00:00
İHA
 
Manisa Valisi Özkan'dan yaralılara ziyaret: 13 kişi taburcu edildi
Manisa Valisi Özkan'dan yaralılara ziyaret: 13 kişi taburcu edildi
Manisa Valisi Vahdettin Özkan, tur otobüsü ile çekicinin çarpışması sonucu yaralanan vatandaşları tedavi gördükleri Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi ve Manisa Merkez Efendi Devlet Hastanesi'nde ziyaret etti. Yaralıların sağlık durumları hakkında doktorlardan detaylı bilgi alan Vali Özkan, hastalarla ve hastanede bekleyen yaralı yakınlarıyla sohbet ederek geçmiş olsun dileklerini iletti.






Kazanın ardından çevredeki hastanelerde tedavi altına alınan 26 yaralıdan tedavisi tamamlanan 13 kişi taburcu edildi. Elim kazada yaşamını yitiren 11 kişinin cenazeleri ise kimlik tespiti ve adli işlemlerin tamamlanmasının ardından ailelerine teslim edildi.









Valilik kriz merkezi kuruldu

Öte yandan, kazanın hemen ardından Manisa Valiliği bünyesinde hızla bir kriz merkezi oluşturuldu. Kriz merkezi koordinasyonunda; Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü, İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı birimlerinden üçer kişilik özel destek ekipleri kuruldu.
 
Sahada görevlendirilen bu ekipler vefat edenlerin ve yaralananların aileleriyle anında iletişime geçerek, Manisa'ya gelen hasta ve cenaze yakınlarına ulaşım, konaklama ve psikososyal destek gibi tüm ihtiyaçlarında rehberlik edip destek sağladı.
 
 







Barınmadan ulaşıma her türlü destek sağlandı

Hastanede tedavisi tamamlanarak taburcu edilen yaralılardan 74 yaşındaki Bahriye Şener'in yakını, kaza sonrası süreçte devletin tüm kurumlarıyla yanlarında olduğunu belirtti. Bursa'dan geldiklerini ve kriz anından itibaren büyük bir destek gördüklerini ifade eden hasta yakını, Manisa Valisi ve İl Sağlık Müdürlüğü ekiplerinin kendileriyle yakından ilgilendiğini; konaklama, yemek ve psikososyal destek gibi tüm ihtiyaçlarının eksiksiz karşılandığını kaydetti.
 
 







Hastanede çok iyi bir sağlık hizmeti aldıklarını aktaran Şener'in yakını, hastalarının sancıları bulunması nedeniyle Bursa'ya dönüşleri için kurumlar tarafından kendilerine özel bir sağlık aracı tahsis edildiğini dile getirdi. Tüm yetkililerin kendilerine iletişim numaralarını bırakarak sürekli irtibat halinde kaldığını ve kazazedelere ait şahsi eşya ile valizlerin jandarma ekiplerince bir hafta, on gün içinde tespit edilerek ailelere teslim edileceği bilgisini aldıklarını vurgulayan hasta yakını, süreçte emeği geçen Valilik, sağlık çalışanları ve jandarma ekiplerine teşekkür ederek kazada hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi.






12 Gündür kayıp olan 16 yaşındaki Elvan Şanlıurfa'da bulundu

Adıyaman'da, 12 gün önce çarşıya gitmek için evden ayrılan ve kendisinden bir daha haber alınamayan 16 yaşındaki Elvan Yücetaş, polis ekiplerinin çalışmaları sonucunda Şanlıurfa'da bulundu

11.10.2026 06:30:00
İHA
 
12 Gündür kayıp olan 16 yaşındaki Elvan Şanlıurfa'da bulundu
12 Gündür kayıp olan 16 yaşındaki Elvan Şanlıurfa'da bulundu
Edinilen bilgilere göre, Adıyaman merkez Yeşilyurt Mahallesi'nde yaşayan Elvan Yücetaş, 28 Eylül sabahı çarşıya gitmek üzere evden ayrılmıştı. Kızlarından bir daha haber alamayan Yıldız ve Abdurrahman Yücetaş çifti, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirerek kayıp ihbarında bulunmuştu.








İhbar üzerine Adıyaman İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Asayiş Şube Müdürlüğü ile Çocuk Şube Müdürlüğü ekipleri, Elvan'ın bulunması için çalışma başlattı. Ekiplerin yürüttüğü çalışmalar sonucunda 16 yaşındaki Elvan Yücetaş'ın Şanlıurfa il merkezinde olduğu tespit edildi. Elvan, kaybolmasından 12 gün sonra polis ekiplerince bulundu.









Ailesiyle görüşmek istemediği öğrenildi

Bulunmasının ardından ailesiyle görüşmek istemediğini belirten Elvan Yücetaş'ın, gerekli araştırma ve işlemlerin tamamlanmasının ardından Şanlıurfa'da bulunan çocuk koruma kuruluşuna teslim edileceği öğrenildi. Öte yandan Elvan'ın sağlık durumunun iyi olduğu ve 12 gün boyunca Şanlıurfa'da parklarda uyuduğu belirtildi.
Olayla ilgili çalışmaların sürdüğü öğrenildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.