logo
08 MAYIS 2026

İsrail Gazze'de çocukları öldürmeye devam ediyor

İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik hava saldırılarında ikisi çocuk 8 Filistinli yaşamını yitirdi, çok sayıda kişi yaralandı

15.11.2024 11:28:00 / Güncelleme: 15.11.2024 11:32:57
AA
İsrail Gazze'de çocukları öldürmeye devam ediyor
İsrail Gazze'de çocukları öldürmeye devam ediyor

Gazze Avrupa Hastanesinden alınan bilgiye göre, Refah kentindeki Nasr beldesinde bir evin hedef alındığı hava saldırısında baba ve kızı ölürken, yaralananlar da oldu.

Aksa Şehitleri Hastanesi de Gazze Şeridi'nin orta kesimlerindeki Deyr el-Belah kentinde yerinden edilmiş kişilerin yaşadığı çadıra ve eve düzenlenen hava saldırısında biri çocuk, biri kadın olmak üzere 4 Filistinlinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

İsrail insansız hava araçlarının Gazze kentinin kuzeyindeki Şeyh Rıdvan Mahallesi'ni hedef alması sonucu da 2 Filistinli hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı.

Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre, Gazze'nin kuzeybatısındaki Saftavi bölgesinde konuşlu İsrail askeri araçlarından ateş açıldı, Cibaliya Mülteci Kampı, Beyt Lahiya ve Radi Caddesi topçu saldırılarıyla hedef alındı.

Meşru Beyt Lahiya'daki Kemal Advan Hastanesi yakınındaki bir binanın hedef alındığı saldırıda çok sayıda Filistinli yaralandı.

İsrail'in Gazze'yi işgalinde 7 Ekim sonrası

Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, "Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme" gerekçesiyle İsrail'e 7 Ekim 2023'te kapsamlı saldırı düzenledi.

İsrail, 7 Ekim'deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.

İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaklaşık 17 bin 210'u çocuk, 11 bin 742'si kadın olmak üzere 43 bin 736 Filistinli öldü, 103 bin 370 kişi yaralandı.

Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'ne saldırılarının başladığı 7 Ekim'den bu yana 373'ü karadan işgal sürecinde olmak üzere 793 askerinin öldüğünü duyurdu.

Çatışmalara 24 Kasım 2023'te 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan "insani ara"da 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de 7 Ekim 2023'ten bu yana İsrail askerleri ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarında 167'si çocuk 783 Filistinli hayatını kaybetti.

Efes-2026 tatbikatı hazırlıkları sürüyor

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) en önemli planlı faaliyetlerinden biri olan Efes-2026 tatbikatı hazırlıkları hız kesmeden sürüyor. TCG Ç-154 ve TCG Ç-158 Çıkarma ve Hucum Harekatı kapsamında zırhlı araçların gemilere yüklenmesi ve amfibi komandoların katılımıyla çeşitli ön eğitim faaliyetleri gerçekleştirildi

08.05.2026 16:53:00
İhlas Haber Ajansı
Efes-2026 tatbikatı hazırlıkları sürüyor
Efes-2026 tatbikatı hazırlıkları sürüyor
Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) en önemli planlı faaliyetlerinden biri olan Efes-2026 tatbikatı hazırlıkları hız kesmeden sürüyor. TCG Ç-154 ve TCG Ç-158 Çıkarma ve Hucum Harekatı kapsamında zırhlı araçların gemilere yüklenmesi ve amfibi komandoların katılımıyla çeşitli ön eğitim faaliyetleri gerçekleştirildi.
EFES-2026 Birleşik, Müşterek Fiilî Atışlı Arazi Tatbikatı'nın asıl safhası 19, 20 ve 21 Mayıs tarihlerinde icra edilecek. Bu tatbikatın hazırlıkları kapsamında Demircili mevkiinde TCG Ç-154 ve TCG Ç-158 Çıkarma ve Hucum Harekatı için zırhlı personel taşıyıcı ve zırhlı muhabere araçları sahilden TCG-Ç-154 ile TCG-Ç-158 gemilerine yüklendi. Gündüz yükleme ve bindirme faaliyetlerinde amfibi komandoların da gemilere binmesinin ardından birlikler deniz üzerinden Doğanbey bölgesine geçti. Gece faaliyetleri kapsamında ise TCG-Ç-158 gemisinden gece şartlarında sahile darbe atışı yapıldığı, ardından karaya kapak atılarak çıkarma operasyonu düzenlendiği ve zorlu eğitimlerin birliklerin planlı geri çekilmesiyle başarıyla tamamlandığı bildirildi.İHA

Türk bayrağına saldıranların birden fazla suçtan dosyası çıktı

ODTÜ bahar şenliklerindeki İlkay Akkaya konserinde Türk bayrağı açan öğrencilere saldıran gruptakilerin birden fazla suçtan dosyası olduğu ortaya çıktı

08.05.2026 15:46:00
İhlas Haber Ajansı
Türk bayrağına saldıranların birden fazla suçtan dosyası çıktı
Türk bayrağına saldıranların birden fazla suçtan dosyası çıktı
Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde (ODTÜ) düzenlenen bahar şenlikleri kapsamında 6 Mayıs'ta sahne alan İlkay Akkaya konseri sırasında Türk bayrağı açan öğrencilere saldıran gruptakilerin birden fazla suçtan dosyası olduğu ortaya çıktı. Konser sırasında meydana gelen olaylarla ilgili 'Devletin Egemenlik Alametlerini Aşağılama', 'Nitelikli Kasten Yaralama', 'Tehdit' ve 'Hakaret' suçlarından resen soruşturma başlatılmıştı. Gözaltına alınan 6 şüpheliden 4'ünün birden fazla suç kaydı olduğu öğrenildi.

İlhan Kaya'nın 16 suç kaydı var

İlhan Kaya'nın 2 adet Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, 3 adet Terör örgütü Propagandası Yapma, 1 adet Yasa Dışı Örgüte Yardım Etme, 1 adet Kasten Yaralama, 2 adet Görev Yaptırmamak İçin Direnme, 7 adet Kanuna Aykırı Toplantı/Yürüyüş olmak üzere toplam 16 adet suç kaydı bulunduğu öğrenildi.

Celal Elmacı'nın 27 suç kaydı var

Celal Elmacı'nın 3 adet Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, 3 adet Örgüt Propagandası Yapma, 1 adet Yasa Dışı Örgüt Üyesi Olma, 19 adet Kanuna Aykırı Toplantı/Yürüyüş ve 1 adet Başkasına Ait Kimlik Bilgilerini Kullanma olmak üzere toplam 27 Adet Suç Kaydı bulunuyor.

Mehmet Ferit Güneş ve Anıl Baran Dolu'nun 4 suç kaydı var

Muhammed Enis Yıldız ve Oktay Akpınar'ın suç kaydı olmadığı tespit edilirken Anıl Baran Dolu'nun 2 adet Kasten Yaralama ve 2 adet Kanuna Aykırı Toplantı/Yürüyüş olmak üzere toplam 4 adet suç kaydı, Mehmet Ferit Güneş'in ise 1 adet Devletin Kurumlarını Aşağılamak, 3 adet Kanuna Aykırı Toplantı/Yürüyüş olmak üzere 4 adet suç kaydı mevcut.

İsmi geçen 6 şahsın yakalaması Ankara Başsavcılığı'nın emriyle yapıldı. Diğer şahısların yakalanması hususunda gerekli çalışmalar devam ediyor.

ODTÜ Bahar Şenlikleri'nde çıkan olaylarla ilgili 6 kişi gözaltına alındı

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) kampüsü içinde Bahar Şenlikleri kapsamında gerçekleştirilen konser sırasında olaylara karıştığı tespit edilen 6 şüphelinin gözaltına alındığı bildirildi

 

08.05.2026 10:27:00 / Güncelleme: 08.05.2026 10:33:11
Anadolu Ajansı
ODTÜ Bahar Şenlikleri'nde çıkan olaylarla ilgili 6 kişi gözaltına alındı
ODTÜ Bahar Şenlikleri'nde çıkan olaylarla ilgili 6 kişi gözaltına alındı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, 6 Mayıs'ta ODTÜ Stadyumu'nda düzenlenen konser sırasında yaşanan olaylar üzerine "devletin egemenlik alametlerini aşağılama", "nitelikli kasten yaralama", "tehdit" ve "hakaret" suçlarından resen soruşturma başlatıldığı kaydedildi.

Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekiplerince, yazılı ve görsel basın ile sosyal medyaya yansıyan görüntülerin incelenmesi sonucu olaylara iştirak ettiği belirlenen 6 şüphelinin gözaltına alındığı belirtildi.

Emniyet Genel Müdürlüğünün sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

"Ay yıldızlı şanlı al bayrağımız, milletimizin bağımsızlık iradesinin, vatanımız uğruna verilen mücadelenin, ecdadımızın canı pahasına koruduğu mukaddes emanetin en büyük simgesidir. Bayrağımız, şehitlerimizin aziz hatırasını, gazilerimizin gösterdiği eşsiz fedakarlığı, milletimizin hiçbir şartta boyun eğmeyen istiklal ruhunu ebediyen yaşatmaktadır. Bahar Şenlikleri kapsamında gerçekleştirilen konser sırasında olaylara karıştığı tespit edilen İ.K, M.E.Y, O.A, M.F.G, C.E, B.D. yakalanmış ve adli işlemler başlatılmıştır." 

Bayrampaşa ve Güngören'de uyuşturucu operasyonu

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, 2 ilçede polis ekiplerince narkotik operasyonu düzenlendi. Operasyonda, 6 şahıs gözaltına alındı. 200 milyon değerinde uyuşturucu hap ele geçirildi

08.05.2026 09:31:00
İHA
Bayrampaşa ve Güngören'de uyuşturucu operasyonu
Bayrampaşa ve Güngören'de uyuşturucu operasyonu
İstanbul'un Bayrampaşa ve Güngören ilçelerinde, uyuşturucu ticaretinin önlenmesine yönelik Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatıldı.








Bu kapsamda, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri harekete geçti. Tespit edilen 2 adres ve bir araca operasyon düzenlendi. 6 şüpheli gözaltına alındı.









200 milyon değerinde uyuşturucu hap ele geçirildi

Ekiplerce şahısların adreslerinde aramalarda, 200 milyon lira değerinde 1 milyon adet uyuşturucu hap, 5 adet hap üretiminde kullanılan makine, 84 adet kolinin içerisinde 21 bin adet kaçak kozmetik ürün ele geçirildi. Öte yandan gözaltına alınan şüphelilerin, ilerleyen saatlerde Bakırköy Adalet Sarayına sevk edileceği öğrenildi.İHA

Kübra'yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş

Burdur'da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı'nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu'na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra'nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram'ında giriş ve beğeni gördük. Biz 'yaşıyor' deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi

08.05.2026 07:00:00
İHA
Kübra'yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş
Kübra'yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş
Antalya'da yaşayan ve 30 Nisan'dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı'nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı'nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur'un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı'nın cesedinin bir bölümü ise Antalya'nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu.






Zanlılar tutuklandı

Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.









Anne ve baba DNA örneği verdi

Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu'na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı'nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu.
 
 







"Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum"

Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi.
 
"







"Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum"

Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu.
 







"Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?"

Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde' Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli."
 
 







"İnstagram'ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık"

Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram'ına giriş ve beğeni gördük. Biz 'yaşıyor' deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60'ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN'ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı.
 

Site aidatlarını düzenleyen teklif Meclis'ten geçti

TBMM Genel Kurulunda, fahiş site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı

 

07.05.2026 22:30:00
Anadolu Ajansı
Site aidatlarını düzenleyen teklif Meclis'ten geçti
Site aidatlarını düzenleyen teklif Meclis'ten geçti

Kanun'la, Tapu Kanunu'nda değişiklik yapılıyor. Buna göre, Sermaye Piyasası Kurulu ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yetkilendirilen değerleme kuruluşlarınca, konut finansmanı ve sermaye piyasası mevzuatı gereğince düzenlenen değerleme raporunun, düzenlettiren kamu kurum ve kuruluşları, bankalar ve diğer finans kuruluşlarınca raporun düzenlendiği tarihte Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne elektronik ortamda ve bedelsiz olarak gönderilmesi zorunlu olacak.

Verilerin elektronik ortamda gönderilmesine ilişkin usul ve esaslar, ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınarak Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenecek.

Damga Vergisi Kanunu'na eklenen hükümle, Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca söz konusu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 31 Aralık 2027'ye kadar (bu tarih dahil), daha önce ihale ilanı verilmiş olmakla birlikte son teklif verme tarihi geçmemiş olanlar dahil olmak üzere sosyal konut ve konut ile birlikte ihaleye çıkılan yapım işlerine ilişkin ihalelerde, alınan ihale kararları ve Başkanlık ile işi yüklenenler arasında düzenlenen sözleşmeler damga vergisinden istisna olacak. Bu süreyi 3 yıla kadar uzatmaya Cumhurbaşkanı yetkili olacak.

Yetki kat malikleri kuruluna veriliyor

Kanun'la, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun, yöneticinin görevlerini düzenleyen hükmünde değişikliğe gidiliyor. Buna göre, yöneticiler, ana gayrimenkulün genel yönetim işleriyle korunma, onarım, temizlik gibi bakım işleri ve asansör ve kalorifer, sıcak ve soğuk hava işletmesi ve sigorta için yönetim planında gösterilen zamanda, eğer böyle bir zaman gösterilmemişse, her takvim yılının ilk ayı içinde, kat maliklerinden işletme projesi onaylanıncaya kadar avansın toplanmasından sorumlu olacak.

Düzenlemeyle yöneticinin toplayacağı avans miktarına kat malikleri kurulunca onaylanma şartı getirilerek yöneticilerin keyfi aidat belirlemesi önüne geçiliyor, aidat arttırma yetkisi kat malikleri kuruluna veriliyor.

Buna göre, işletme projesi kat malikleri genel kurulunda onaylanacak. Kat malikleri kurulunca kabul edilmiş işletme projesi yoksa en geç 3 ay içinde kat malikleri kurulunda onaylanıncaya kadar yönetici gecikmeksizin geçici bir işletme projesi yapacak.

Bu proje, kat maliklerine veya bağımsız bölümden fiilen yararlananlara, imzaları karşılığında veya taahhütlü mektupla bildirilecek ve en geç 3 ay içinde aynen veya değiştirilerek kabulüne yönelik genel kurulda karar alınacak.

Kanun'da yer alan "tahmini giderlerle diğer muhtemel giderleri karşılamak üzere her kat malikinin 'anagayrimenkulün genel giderlerine katılma' başlıklı hükmündeki esaslara göre vermesi gereken avans tutarı", "her kat malikinin ilgili maddedeki esaslara göre vermesi gereken avans tutarı" şeklinde değiştiriliyor.

Mevcut işletme projesi varsa, geçici işletme projesi için öngörülen bedel, yürürlüğü devam eden işletme projesi bedelinin takvim yılı başından geçerli olmak üzere, her yıl bir önceki seneye ilişkin olarak yeniden değerleme oranından fazla olmamak kaydıyla belirlenecek ve kat malikleri kuruluna sunulacak.

Kanun'un, "yönetim planı ve değiştirilmesi" başlıklı maddesinde yapılan değişiklikle, yönetim planının değiştirilebilmesi için toplu yapı temsilciler kurulu üyelerinin temsil ettikleri bağımsız bölümlerin tam sayısının 3'te 2'sinin oyu şart olacak.

Geçici yönetimle ilgili yönetim planı hükümleri, toplu yapı alanındaki bağımsız bölüm maliklerinin 3'te 2'sinin oylarıyla değiştirilebilecek. Yönetim planlarının bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmayacak.

Kooperatifler Kanunu'nda yapılan değişiklikle, inşaatı tamamlayarak etaplar halinde yeniden inşaata başlayan yapı kooperatifleri, yaptıkları ve yapmayı planladıkları tüm inşaatlar tamamlanmadan iş yeri ve konutları ortaklarına tahsis etmiş olsalar dahi tahsis edilen gayrimenkullerin tapusunun devrini yapamayacak.

Ceza puanı 200'e ulaşanların yeterlik belgesi 2 yıl süreyle iptal edilecek

Kanunla, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda Çevre Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, "Çevre danışmanlık firması" tanımı yeniden düzenleniyor ve ayrıca Kanun'a "Yetkilendirilmiş kişi" tanımı ekleniyor.

Buna göre, "çevre danışmanlık firması", çevre yönetimi hizmeti kapsamında usul ve esasları ilgili yönetmelikle belirlenen başvuruları yapan, her türlü rapor ve teknik belgeyi hazırlamaya yetkili ve bunlardan sorumlu olan, aylık faaliyet raporunda aykırılıkları tespit ederek Bakanlığa bildirmekle yükümlü olan, hizmet verdiği tesis ve işletme çalışanlarına ve sorumlularına çevresel konularda eğitim veren, nitelik ve nicelikleri ilgili yönetmelikle belirlenen mühendislik ve fen fakültesi mezunlarından çevre yönetimi hizmeti yeterlik belgesine sahip olan kişileri bünyesinde çalıştıran, ortaklık payı bakımından ortaklarının yüzde ellisinden fazlası çevre yönetim hizmeti yeterlik belgesine sahip ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yetkilendirilen tüzel kişiliği ifade edecek.

"Yetkilendirilmiş kişi" ise çevre yönetimi hizmeti vermek üzere Bakanlıkça yetkilendirilen, üniversitelerin mühendislik veya fen fakültelerinin ilgili yönetmelikte belirlenen bölümlerinden mezun olan kişileri tanımlayacak.

Kanunla, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Kanun'daki idari nitelikteki cezalara yönelik düzenleme yapılıyor. Kanun'un ilgili hükmünde öngörülen çevre yönetimi hizmeti almayanlardan, çevre yönetim birimini kurmayanlara ya da çevre danışmanlık firmalarından hizmet almayanlara 209 bin 624 lira, çevre mühendisi veya Bakanlıkça yetkilendirilen kişiyi bulundurmayanlara 139 bin 746 lira idari para cezası kesilecek.

Faaliyetleri sonucu çevre kirliliğine neden olacak veya çevreye zarar verecek kurum, kuruluş ve işletmeler çevre yönetimi hizmeti almakla yükümlü olacak. Bu konuyla ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.

Kanun'daki "faaliyetleri sonucu çevre kirliliğine neden olacak veya çevreye zarar verecek kurum, kuruluş ve işletmeler çevre yönetimi hizmeti almakla yükümlüdürler" hükmünü yerine getirmeyen ve/veya tespit edilen aykırılıkları aylık faaliyet raporunda belirtmeyen çevre danışmanlık firmalarına 75 bin lira idari para cezası verilecek. Ayrıca çevre yönetimi hizmeti verenlere, esasları ilgili yönetmelikte belirlenen yükümlülükleri yerine getirmedikleri takdirde ceza puanı uygulanacak, uygulanan ceza puanının 4 yıl içerisinde 100 puana ulaşması durumunda yeterlik belgesi 180 gün süreyle askıya alınacak. Uygulanan ceza puanının 4 yıl içerisinde 200 puana ulaşması durumunda yeterlik belgesi 2 yıl süreyle iptal edilecek.

Faaliyetleri sonucu çevre kirliliğine neden olacak veya çevreye zarar verecek kurum, kuruluş ve işletmeler çevre yönetimi hizmeti almakla, çevre danışmanlık firmaları ise çevre yönetimi hizmeti verdikleri kurum, kuruluş ve işletmelerin çevre mevzuatına aykırı fiillerini Bakanlığa bildirmekle yükümlü olacak. Çevre danışmanlık firmasının asgari hizmet bedel tarifesi ile bu maddeye ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek. Bu hükmün yürürlük tarihinden önce kurulmuş olan çevre danışmanlık firmalarının kuruluş şartlarına ilişkin müktesep hakları saklı olacak.

Kanunla, Toplu Konut Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, Kanun'un "Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan gayrimenkul satış sözleşmeleri ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinde resmi şekil şartı aranmaz" hükmü kapsamındaki sözleşmeler ile taşınmaz satışlarına yönelik sözleşme ilişkisi kurulmadan önce alıcılar tarafından imzalanması gereken başvuru evrakları, müzakere tutanakları ve buna benzer diğer evraklar, yazılı şekilde veya uzaktan iletişim araçları kullanılarak mesafeli olarak ya da mesafeli olsun olmasın bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek ve karşı taraf kimliğinin doğrulanmasına imkan verecek yöntemler yoluyla düzenlenebilecek.

Yükümlülüklerini yerine getirmeyen hak sahibinin vefatı neticesinde yasal mirasçılarının mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belgeyi sunmaması halinde Başkanlık, adli makamlardan herhangi bir yetki almaksızın mirasçılık belgesi düzenlenmesi için mahkeme veya noterliğe başvurabilecek. Başkanlık, görevleri ile ilgili dava ve icra işlemlerinde teminat yatırmaktan muaf olacak.

Kanuna göre, yeni yerleşim alanı olarak belirlenen sosyal konut alanı içerisinde bulunan yerlerde, kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazlardan uygulamaya dahil edilecekler ile özel mülkiyete tabi diğer bütün taşınmazlar için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ilgisine göre devir veya acele kamulaştırma kararı alınabilecek. Kamulaştırma işlemleri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı veya Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından yürütülecek.

Kanunla, İmar Kanunu'nda yapılan düzenlemeyle, şantiye şefi şantiyede yürütülen günlük işlerin ve çalışan yetki belgeli ustaların kaydını Bakanlıkça belirlenecek usule uygun tutmak zorunda olacak.

Kullanıma yönelik belgeye sahip yapılarda, yapı sahibinin süresi içerisinde başvurusu üzerine yangın güvenliğine yönelik periyodik kontroller yapılacak. Bu kontroller, belediyelerin ilgili itfaiye teşkilatı veya itfaiyenin gerekli gördüğü durumlarda binalarda yangından korunma önlemleri ve yangın söndürme sistemleri hakkında Bakanlıkça veya Bakanlığın yetkilendirdiği kurum ve kuruluşlarca verilen eğitim ve sınavda başarı göstererek yetkilendirilen yangın güvenlik uzmanları tarafından yangın güvenlik raporu düzenlenmek suretiyle gerçekleştirilecek. Bu hüküm kapsamında gerekli kontrollerin yapılması ve raporların hazırlanması amacıyla belediyeler gerekli tedbirleri alacak. Yapı denetim kuruluşlarında görev alan denetçilerin hangi yapılarda hangi tarih aralığında görev aldıkları, Bakanlıkça kurulacak elektronik sistem üzerinden takip edilecek. Yapı ruhsatında bu kişilerin isim ve imzaları yer almayacak.

Yangın güvenliğine yönelik periyodik kontrollerde tespit edilen eksiklikler 6 aydan fazla olmamak üzere ilgili idare tarafından verilen süre içinde giderilerek geçerli yangın güvenlik raporu alınacak. Esaslı tadilat gerektiren eksiklikler, ilgili idareden alınacak ruhsat veya izinle yapılacak. İlgili idarece verilecek süre ruhsat veya izin tarihinden itibaren başlayacak.

Enerji kimlik belgesi uzmanlarına ilişkin idari yaptırımlar

Kanunla, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yetkilendirilen enerji kimlik belgesi uzmanlarına ilişkin idari yaptırımlar düzenleniyor.

Düzenleme ile sahte belge kullanılarak temin edilen müteahhitlik sınıflandırma belgesi ile başlanılan yapının ruhsatının ve 5 yıl süre ile belge numarasının iptal edileceği hükme bağlanıyor. Ruhsata tabi olup ruhsat alınmaksızın veya izin alınmaksızın yapılacak yapılarda kullanılmak amacıyla hazır betonu piyasaya arz eden ya da piyasada bulunduran kişiler, ilgili idare tarafından 500 bin lira idari para cezası ile cezalandırılacak.

Kanunla, binaların yangından korunmasına ilişkin periyodik denetimlerde görev alacak yangın güvenlik uzmanlarına, kontrole tabi yapılara ve kontrollerin süresine, alınacak ücretlere, yangın güvenlik uzmanlarının nitelikleri, görev ve sorumluluklarına ilişkin usul ve esaslar ile özellik arz eden yapıların tasarımı ile yapılarda sürdürülebilirliğin sağlanması, enerji verimliliği, yangından ve gürültüden korunma gibi özel çalışma koşullarına yönelik mimarlık ve mühendislik hizmetlerini yürütecek uzmanların nitelikleri ve belgelendirmelerine ilişkin usul ve esaslar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelik ile belirlenecek.

Kadastro Kanunu'nda yapılan düzenleme ile kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunacak.

Tebliğ tarihinden başlayan 30 gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşecek. Tapu planının oluşturulduğu tarihte elde edilen ölçü ve hesaplamalar sonucunda bulunan koordinat, yüzölçümü gibi değerlerin, güncel teknolojiler kullanılarak yeniden hesaplanan değerleri arasındaki miktar, fark olarak tanımlanacak.

Tapu planının üretim yöntemi ve ölçeğine göre hesaplanan taşınmazın zemindeki sınırları ile ölçü ve yüzölçümü değerleri arasındaki ölçü ve hesaplama tekniğine göre bilimsel olarak kabul edilebilir fark, yanılma sınırı (tecviz) olarak tanımlanacak. Fark, yanılma sınırı içinde veya dışında olabilecek. Hata, farkın yanılma sınırını aştığı durumlarda olacak. Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan yanılma sınırı dışındaki farklar ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce resen düzeltilecek. Yanılma sınırının içindeki farklar aynı usulle düzeltilebilecek. Yapılacak düzeltme işlemlerinde farkın tamamı düzeltmeye konu edilecek.

Kanunla, Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunu'nda da düzenlemeye gidiliyor. Buna göre, mahalli idareler, bağlı kuruluşları, mahalli idare birlikleri ve bunlar tarafından kurulan şirketler ile bunların doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak, birlikte veya ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlasına sahip şirketlerin yeni şirket kurması, kooperatif kurması, yarısından fazla hissesine sahip kooperatiflerin yeni şirket veya kooperatif kurması, mevcut veya kurulacak şirketlere veya kooperatiflere sermaye katılımında bulunulması, bedelsiz devir yoluyla gerçekleşenler de dahil her türlü hisse edinimi, şirket veya kooperatife ortak olunması Cumhurbaşkanının iznine tabi olacak.

Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunu'nda yapılan düzenleme ile hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar ile Bakanlığın bağlı, ilgili, ilişkili kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazların, bunların arasında gerçekleştirilecek devir işlemlerinde, taşınmazlar mülkiyet sahibi idarenin yazısına istinaden resen tescil edilecek.

Kanunla, kamu idarelerine tahsisli Hazine taşınmazlarının tahsislerinin kaldırmasına, kanun gereği tahsis amacı değiştirilerek Hazine adına tescili gereken yerlerin resen tesciline, kamu hizmetlerine ayrılan yerler ile kamu hizmetleri için ihtiyaç duyulan yerlerin bedelsiz olarak Hazine adına tesciline, bu taşınmazların Bakanlık veya Bakanlığın bağlı, ilgili ve ilişkili kurum, kuruluş ve bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştiraklerine bedelsiz devredilmesine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca karar verilecek.

Düzenlemeyle atıl durumda kalan taşınmazların kentsel dönüşüm projeleri, sosyal konut projeleri, çeşitli sosyal ve kültürel donatıları da barındıran yeni yaşam alanlarının oluşturulması gibi farklı proje ve yatırımlarda kullanılması sağlanarak kentlerin daha planlı ve sağlıklı alanlara dönüştürülmesi amaçlanıyor.

Kanunla, taşınmazların değerlendirilmesinde elde edilen gelirin yüzde 40'ının değerlendirmeyi yapan idareye aktarılması, yüzde 60'ının ise değerlendirmeyi yapan idare, kurum veya kuruluş ve bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştiraki tarafından kullanılmasına yönelik düzenleme yapılıyor.

Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunu'na eklenen hükümle, Akşehir Gölü çevresindeki bazı taşınmazlara ilişkin mülkiyet sorununun çözümüne yönelik düzenlemeye gidiliyor.

Buna göre, Göl'ün, Konya'nın Akşehir ve Tuzlukçu ilçelerinde yer alan kıyı kesimine ait, Kıyı Kanunu'nun ilgili hükmü kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca onaylanarak 27 Nisan 2023'te tespit edilen kıyı kenar çizgisine göre kıyıda kalmayan, ancak 4 Ocak 2019'da tespit edilen kıyı kenar çizgisine göre kıyıda kalan yerlerde, söz konusu Kanun'daki bu alana yönelik hükümler, 4 Ocak 2019 yerine 27 Nisan 2023, 2 yıl olarak belirlenen başvuru süreleri ise bu düzenlemenin yürürlük tarihi dikkate alınarak uygulanacak.

Tebbun ile Erdoğan ortak basın toplantısı düzenledi

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, "İsrail işgalini, uluslararası insancıl hukuku ihlal etmesini, Lübnan'a yönelik açık saldırılarını ve Gazze Şeridi'ndeki vahşi uygulamalarını kınıyoruz." dedi

07.05.2026 21:00:00
AA
Tebbun ile Erdoğan ortak basın toplantısı düzenledi
Tebbun ile Erdoğan ortak basın toplantısı düzenledi
Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen ikili görüşme ve Yüksek Düzeyli Strateji Konseyi Toplantısı'nın ardından ortak basın toplantısında konuştu.

Cezayir-Türkiye ilişkilerinin ortak kültürel mirasa dayandığına işaret eden Tebbun, ilişkilerdeki artan dinamizmden memnuniyet duyduklarını dile getirdi.

Tebbun, bu düzeye ulaşmak için özellikle son 5 yılda büyük atılımlara imza attıklarının altını çizerek, "Bu ziyaretimiz sırasında da ilişkilerimizi ekonomik alanda çeşitlendirmeyi, ortaklığımızın sektörler bazında, özellikle yenilenebilir enerji, sanayi, tarım, madencilik, kültürel ve insani alanlarda ikili işbirliğinin desteklenmesini, ortak tarihi mirasımıza sahip çıkmayı hedefliyoruz" ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Körfez ve Orta Doğu bölgesindeki gelişmelerin yanı sıra krizlerin çözüm yollarını ve güvenliğin tesisi konularını ele aldıklarını belirten Tebbun, "İsrail işgalini, uluslararası insancıl hukuku ihlal etmesini, Lübnan'a yönelik açık saldırılarını ve Gazze Şeridi'ndeki vahşi uygulamalarını kınıyoruz" dedi.

Tebbun, İsrail'in ihlallerine son verilmesi ve bölgede barışın inşası için çabaların yoğunlaşması gerektiğini vurgulayarak, "Önemli olan başta Filistin halkının bağımsız devletini kurma hakkı olmak üzere meşru haklarını garanti altına alan adil ve kalıcı çözümü sağlaması konusunda uluslararası toplumun sorumluluğunu vurgulamak istiyorum" diye konuştu.

'Cezayir ve Türkiye'nin, uyuşmazlıkların çözümünde barışçıl yollara bağlı kalma kararlılığını ortaya koyduk'

Ankara'da çok sıcak ve kardeşçe karşılandıklarının altını çizen Tebbun, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür etti.

Tebbun, çok verimli görüşmelerin anlaşmalarla taçlandırıldığını belirterek, Türkiye-Cezayir İş Forumu'nun canlandırılmasını ve forumun ticaret ve yatırım hareketliliğinde rol üstlenmesini takdirle karşıladığını vurguladı.

"Belirli bir mal listesi üzerinden Tercihli Ticaret Anlaşması müzakerelerinin de başlamış olmasından dolayı çok memnunum." ifadesini kullanan Tebbun, 2021'de ticaret hacminin 10 milyar dolar seviyesine çıkarılmasını kararlaştırdıklarını hatırlattı.

Tebbun, "İsrail'in Somali'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal etme kararını da infialle karşıladığımızı belirttik. Bu, Afrika Boynuzu bölgesinde güvenlik ve istikrarı da tehdit etmektedir." dedi.

Libya ve Sahel bölgesindeki durumun yanı sıra Batı Sahra meselesine değindiklerini aktaran Tebbun, bu konulara ilişkin analizlerini samimi şekilde dile getirdiğini kaydetti.

Cezayir Cumhurbaşkanı, "Cezayir ve Türkiye'nin, uyuşmazlıkların çözümünde barışçıl yollara bağlı kalma ve uluslararası meşruiyete riayet etme konusunda kararlılığını bir kez daha ortaya koyduk." diye konuştu.

'Fatih Keleş'in oğlu olmak suç değildir'

'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasında, İBB iştiraki İBB Spor Kulübü Başkanı tutuklu sanık Fatih Keleş'in oğlu olan tutuklu sanık Mustafa Keleş savunma yaptı. Sanık Mustafa Keleş, "Savcılık, benim ve babamın örgüt yöneticisi olduğumuzu iddia ediyor ama benim babamla baba-oğul olmak dışında bir bağım yok. Ben bir örgüt üyesi değilim. İllegal faaliyette bulunmadım. Şirketin hesaplarına erişimim yok. Fatih Keleş'in oğlu olmak suç değildir" dedi

07.05.2026 18:55:00 / Güncelleme: 07.05.2026 19:00:50
İhlas Haber Ajansı
'Fatih Keleş'in oğlu olmak suç değildir'
'Fatih Keleş'in oğlu olmak suç değildir'
'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasının ilk duruşmasının 34. oturumunun görülmesine devam ediliyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda sanık savunmalarının alınmasına devam edildi. Duruşmada, iddianamede 'rüşvet alma' suçunu işlediği öne sürülen ve İBB iştiraki İBB Spor Kulübü Başkanı tutuklu sanık Fatih Keleş'in oğlu olan tutuklu sanık Mustafa Keleş savunma yaptı.

"Benim babamla baba-oğul olmak dışında bir bağım yok"

Sanık Keleş savunmasında, babasının 13 aydır, amcasının ise 12 aydır tutuklu olduğunu belirterek, "11 ay sonra burada konuşabilme fırsatı bulabildim. Bana savcılıkta rüşvet alıp almadığım soruldu. Ben de rüşvet almadığımı söyledim. Bana, örgütle ilgili bir soru sorulmadı. Kuzenimle beraber hakimlik sorgusuna girdik ve beraber tutuklandık. Kuzenimle ben aynı anda gözaltına alındık. Savcılık, benim ve babamın örgüt yöneticisi olduğumuzu iddia ediyor ama benim babamla baba-oğul olmak dışında bir bağım yok. Savcılık beni, 'örgütü denetleyen örgüt üyesi' olarak betimliyor.

Bir örgüt yok ve ben bu örgütün üyesi değilim. Babamın tanıdığı olan Murat Gülibrahimoğlu'nun firmasında alma personeli olarak çalıştım. Bu işe başladığımda 23 yaşındaydım. İşten çıkarıldığım 2025 yılına kadar bu firmada kaldım. Bu durum, HTS kayıtlarından bakılabilir. Benim işim, hırdavat malzemeleri, ofis mobilyaları gibi şirkete gerekli ürünleri şirkete satın almaktı. Cebeci Maden firmasında çalışmadığım açıktır. Bu husus yapılan tespitlerle ortadadır. Benim muhasebe programlarına erişimim yoktur. Ben bir örgüt üyesi değilim. İllegal faaliyette bulunmadım. Şirketin hesaplarına erişimim yok. Fatih Keleş'in oğlu olmak suç değildir. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı.

Ekrem İmamoğlu duruşmada söz aldı

Mustafa Keleş'in savunmasının ardından Ekrem İmamoğlu söz aldı. Sanık İmamoğlu ağlayarak Mustafa Keleş'e, "Sevgili Mustafa, değerli oğlum. Bu olaylar yaşanmasaydı, bir bayramda karşılaşsaydık 'Okulun nasıl gidiyor'' diye sorabilirdim sana. Benim adıma 'örgüt lideri' olarak bir firmayı denetlediğini yazmış bu lanet iddianame. Seninle hayatımız boyunca çocukluğundan beri bayramdan bayrama karşılaşıp sarılmanın dışında bir sohbetimiz oldu mu' Allah hiçbir babaya, anneye böyle bir evlat işkencesi yaşatmasın" diyerek soru yöneltti. Keleş ise bu soruya, "Hayır" yanıtını verdi.

Duruşma, diğer tutuklu sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilebilmesi için 11 Mayıs Pazartesi gününe ertelendi.

Türkiye, Dönem Başkanlığına seçildi

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye'nin oy birliği ile Uluslararası Ulaştırma Forumu'nun (ITF) 2027-2028 dönem başkanlığına seçildiğini duyurdu

07.05.2026 18:24:00
İhlas Haber Ajansı
Türkiye, Dönem Başkanlığına seçildi
Türkiye, Dönem Başkanlığına seçildi
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye'nin oy birliği ile Uluslararası Ulaştırma Forumu'nun (ITF) 2027-2028 dönem başkanlığına seçildiğini duyurdu.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Almanya'nın Leipzig kentinde düzenlenen Uluslararası Ulaştırma Forumu'na (ITF) katıldı. Bakan Uraloğlu, Türkiye'nin küresel ulaştırma politikasının en önemli etkinliği kabul edilen ITF'nin 2027-2028 dönem başkanlığına seçildiğini duyurdu.
Bakan Uraloğlu, forumda yaptığı açıklamada, ilk olarak geçtiğimiz pazartesi günü Almanya'nın Leipzig kentinde araçla yapılan saldırıda hayatını kaybedenler için taziyelerini iletti. Uraloğlu, Türkiye'nin ulaştırma vizyonuna değinerek, Türkiye'nin 1953 yılında ITF'in kurucu üyeleri arasında yer aldığını ve 2009 yılında da başkanlık görevini başarıyla yürüttüğünü hatırlattı.

"Türkiye, sadece bir transit ülke değil, bölgeleri, pazarları ve insanları birbirine bağlayan stratejik bir merkezdir"
Türkiye'nin jeopolitik önemine dikkati çeken Uraloğlu, "Türkiye; Avrupa, Asya ve Orta Doğu'nun kesişim noktasında sadece bir transit ülke değil, bölgeleri, pazarları ve insanları birbirine bağlayan stratejik bir merkezdir. Bu konum, bize kıtalar arasında dayanıklı ve kesintisiz ulaştırma bağlantıları sağlama sorumluluğu yüklemektedir. Küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde; jeopolitik riskler, iklim değişikliği ve dijital dönüşüm ulaştırma politikalarını yeniden tanımlıyor" dedi.

"Türkiye dayanıklılık ve sürdürülebilirlik ilkelerini merkeze alacak"
Türkiye'nin otoyollardan yüksek hızlı demiryollarına, limanlardan lojistik merkezlere kadar devasa yatırımlar gerçekleştirdiğini belirten Uraloğlu, Orta Koridor ve Kalkınma Yolu projelerinin küresel ticaret için önemini vurguladı. Bakan Uraloğlu, Türkiye'nin Dönem Başkanlığı süresince dayanıklılık ve sürdürülebilirlik ilkelerini merkeze alacaklarını ifade etti.
Bakan Uraloğlu, konuşmasının sonunda ITF üyeliğine kabul edilen Gana, Panama ve Peru'yu tebrik ederek, tüm meslektaşlarını kasım ayında Türkiye'de gerçekleştirilecek olan COP31 ulaştırma gündemi etkinliklerine davet etti.

"Türkiye; artık sadece koridorların merkezinde değil, küresel ulaştırma politikalarının da karar masasında yer almaktadır"
Bakan Uraloğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada ise, "Uluslararası Ulaştırma Forumu (ITF) 2026 Zirvesi Ulaştırma Bakanları Konseyi'nde, ülkemiz adına tarihi bir sorumluluğu üstlenmenin gururunu yaşıyoruz. Türkiye, ulaştırma dünyasının en güçlü ve en saygın platformlarından biri olan Uluslararası Ulaştırma Forumu'nun (ITF) 2027 Dönem Başkanlığına oy birliği ile seçildi. Bu görev; yalnızca ülkemize duyulan güvenin değil, son yıllarda hayata geçirdiğimiz dev ulaştırma yatırımlarının, küresel ölçekte kurduğumuz güçlü lojistik ağların ve vizyoner projelerimizin de uluslararası düzeyde tescilidir. Asya ile Avrupa'yı buluşturan Türkiye; artık sadece koridorların merkezinde değil, küresel ulaştırma politikalarının da karar masasında yer almaktadır. Türkiye Yüzyılı vizyonuyla; ulaştırmada yön çizen, standart belirleyen ve geleceğin mobilite ekosistemine liderlik eden ülkelerden biri olmaya kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.İHA

"Konkordato süreci kötüye kullanılıyor"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, konkordato sürecinin kötüye kullanıldığını, bu konuda yeni bir düzenleme yapmayı düşündüklerini belirterek, "Bir defadan sonra şirket yeniden hayatta kalabiliyorsa hayatta kalacak, kalamıyorsa da iflasına karar vereceğiz" dedi.

07.05.2026 18:23:00
İhlas Haber Ajansı
"Konkordato süreci kötüye kullanılıyor"
"Konkordato süreci kötüye kullanılıyor"
Adalet Bakanı Akın Gürlek, konkordato sürecinin kötüye kullanıldığını, bu konuda yeni bir düzenleme yapmayı düşündüklerini belirterek, "Bir defadan sonra şirket yeniden hayatta kalabiliyorsa hayatta kalacak, kalamıyorsa da iflasına karar vereceğiz" dedi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ege Bölgesi milletvekilleriyle Ankara Hakimevi'nde düzenlenen istişare toplantısında bir araya geldi. Bölge milletvekilleriyle yapılan toplantıların faydalı geçtiğini ifade eden Gürlek, "Bu toplantılar hem bölgenin sorunlarını anlamak açısından hem de eksiklikleri görmek açısından bize fayda getiriyor" diye konuştu.
Milletvekillerinin öneri ve değerlendirmelerinin önemli olduğunu vurgulayan Gürlek, "İstişarede fayda var" ifadelerini kullandı.

"Konkordato süreci kötüye kullanılıyor"
Konkordato uygulamasının kötüye kullanıldığına dikkat çeken Bakan Gürlek, "Konkordato aslında iş adamlarına, fabrika sahiplerine, iş dünyasına bir anlamda yaşama şansı tanımak, iflastan önceki bir adım ama maalesef bu süreç kötüye kullanılıyor" dedi.
Konkordato konusunda yeni bir düzenleme üzerinde çalıştıklarını belirten Gürlek, "Bir bilirkişi raporuyla konkordato kararı alıyorlar. Ondan sonra sistemi kilitliyorlar" ifadelerini kullandı.
Konkordato kararının yalnızca bir kez alınabilmesine yönelik düzenleme düşündüklerini kaydeden Gürlek, "Bir defadan sonra da artık şirket yeniden hayatta kalabiliyorsa hayatta kalacak, kalamıyorsa da artık şirketin iflasına karar vereceğiz" şeklinde konuştu.

"5 günde tebligat yapılmış sayılacak"
E-Tebligat düzenlemesine ilişkin de açıklamalarda bulunan Gürlek, söz konusu yasanın halen TBMM gündeminde olduğunu belirterek, "Yeni düzenleme ile artık 5 günlük süre içerisinde tebligat yapılmış sayılacak" dedi.
12'nci Yargı Paketi hazırlıklarının sürdüğünü ifade eden Gürlek, "Özellikle bu kanun paketinde bölgelerin ihtiyaçları ve milletvekillerimizin önerileri bizim için çok önemli. Bu konu henüz bitme aşamasına gelmedi" diye konuştu.
Sosyal medyada kimlik doğrulama sistemine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Gürlek, sosyal medya platformlarıyla görüşmeler yapıldığını belirtti. Gürlek, sosyal medyaya kimlikle giriş konusunda bir geçiş süreci öngördüklerini ifade etti. Bakan Gürlek ayrıca, "Yargının Etkinliği Bürosu" ile "Alo Adalet" sistemlerinin uyumlu hale getirilmesi için çalışma yürüttüklerini söyledi.İHA
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.