logo
19 EYLÜL 2026

İsrail polisinden sert müdahale

İsrail'in Tel Aviv şehrinde polis şiddetini protesto eden binlere kişi, ekiplerin sert müdahalesiyle karşılaştı

25.06.2012 00:00:00
 
İsrail'in Tel Aviv şehrinde polis şiddetini protesto eden binlere kişi, ekiplerin sert müdahalesiyle karşılaştı. Tel Aviv'de polis şiddetini protesto eden 6 binden fazla İsrailli, ekiplerin sert müdahalesiyle karşılaşırken, 85 kişinin gözaltına alındığı belirtildi. İsrail medyası, protestocuların Habima Meydanı'ndan Robin Meydanı'na yürümek için polis kordonunu kırmaya çalışmaları üzerine arbede yaşandığını ifade etti. Ayrıca olaylar sırasında Tel Aviv'deki önemli bir otoyolun trafiğe kapandığı bildirildi. Tel Aviv'de cuma günü gerçekleştirilen bir başka gösteri sırasında da 12 sosyal adalet eylemcisi tutuklanmıştı. Göstericiler bu olay üzerine ülkenin demokrasiden ve hukuktan uzaklaşarak bir polis devleti olma yoluna girdiğini ifade etmişti.

Renkler hastalık habercisi olabilir


 
 
Birçok hastalıkta vücudumuzun renkleri değişir. Hatta birçok hastalığın ilk belirtisi 'cildinizin renginin değişikliği' olabilir.

19.09.2026 04:20:00
Murat Çorbacı
 
 Renkler hastalık habercisi olabilir
 Renkler hastalık habercisi olabilir

Birçok hastalıkta vücudumuzun renkleri değişir. Hatta birçok hastalığın ilk belirtisi 'cildinizin renginin değişikliği' olabilir. Hekimler, vücudun hangi renklerde hangi hastalık ihtimallerinin olabileceğini ise şöyle sıralıyor:

Sarı/turuncu tonlar (sararma)

Ne anlatır? Genellikle karaciğer, safra yolları ve metabolizma ile ilişkilidir. Cildin renginin kırmızı ile kendini ifade ettiği hastalıklardan bazıları:
• Sarılık: Kanda bilirubin artışıyla cilt ve göz akları sararır. Karaciğer hastalıkları, safra yolu tıkanıklığı veya hepatit neden olabilir.
• Yeşilimsi sarılık: Bilirubin çok yükseldiğinde sarı renk yeşilimsi tona dönebilir.
• Karotenemi: Havuç, kabak gibi gıdaların fazla tüketimiyle oluşur. Deri sarı-turuncu olur, göz akı beyaz kalır (ayırt edici özellik).

Kırmızı tonlar

Dolaşım artışı, enflamasyon (yangı) veya bazı sistemik durumlar. Cildin renginin kırmızı ile kendini ifade ettiği hastalıklardan bazıları:
• Eritem: Ateş, egzersiz, güneş yanığı veya iltihabi hastalıklarda kızarıklık.
• Flushing (yüz kızarması): Alkol, ilaçlar, stres veya ince cilt yapısında geçici ya da kalıcı kızarma.
• Rosacea (gül hastalığı): Yüzde kalıcı kızarıklık ve hassasiyet.
• Polisitemi vera: Kanda kırmızı hücre artışı; yüzde dolgun kırmızı görünüm olabilir.
• Alkol flush reaksiyonu: Alkol sonrası ani kızarma.

Koyu kahverengi/siyah tonlar

Hormonlar, metabolizma, kronik hastalıklar öne çıkar. Cildin renginin kahverengi ile kendini ifade ettiği hastalıklardan bazıları;
• Addison Hastalığı: Böbreküstü bezi yetmezliğinde cilt koyulaşır.
• Böbrek Yetmezliği: Cilt 'toprak rengi' kahverengimsi görünüm alabilir.
• Acanthosis nigricans: Boyun ve koltuk altında koyulaşma, insülin direnci göstergesi olabilir.

Beyaz/soluk tonlar

Pigment eksikliği veya kan hastalıkları öne çıkar. Cildin renginin beyaz ile kendini ifade ettiği hastalıklardan bazıları şöyle:
• Anemi (kansızlık): Melanin pigmentinin yokluğudur. Normalde derinin rengini veren farklı miktarlardaki melanin pigmentidir. Genetik olarak doğumdan itibaren melanin yoksa genel olarak beyaz renkli bir ten rengi olur. Saçlar, kaşlar kirpiklerde beyaz renklidir.
• Vitiligo: Önceden varolan melanin pigmenti, çeşitli nedenlerle daha sonra bölgesel olarak kaybolursa buna vitiligo denir.
• Albinizm: Doğuştan melanin eksikliği... Saç, kaş, kirpikler beyazdır.

Mavi/mor tonlar

Oksijen yetersizliği, dolaşım bozuklukları veya kanama öne çıkar. Cildin renginin maviı ile kendini ifade ettiği hastalıklardan bazıları:
• Siyanoz: Dudak, parmak uçlarında morarma; kalp veya akciğer hastalıklarını düşündürür.
• Kalp Yetmezliği / KOAH / Şok: Oksijenlenme ve dolaşım bozulduğunda mavi-mor renk oluşabilir.
• Hemoglobin hastalıkları: Oksijen taşıma kapasitesi azalır, morarma görülür.

Alzheimer hastalarının umudu artıyor


 
İstanbul'da 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü vesilesiyle düzenlenen basın toplantısında Alzheimer hastalığında tanı ve tedavi alanındaki güncel bilimsel gelişmeler, yeni tedavilere erişim, hastalığın davranışsal belirtileri ve bakım verenlerin yaşadığı zorluklar ele alındı. 

19.09.2026 01:30:00
Murat Çorbacı
 
 Alzheimer hastalarının umudu artıyor
 Alzheimer hastalarının umudu artıyor

İstanbul'da 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü vesilesiyle düzenlenen basın toplantısında Alzheimer hastalığında tanı ve tedavi alanındaki güncel bilimsel gelişmeler, yeni tedavilere erişim, hastalığın davranışsal belirtileri ve bakım verenlerin yaşadığı zorluklar ele alındı. Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dilek Şahinöz, Türkiye Alzheimer Derneği Tıbbi Kurul Başkanı Prof. Dr. Başar Bilgiç, Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve hasta yakını Hatice Sertaç Süslü ile Abdi İbrahim Otsuka Genel Müdürü Zeynep Alptekin Basa'nın katıldığı toplantıda güncel gelişmeler ile yürütülen kampanyalara dikkat çekildi. 

Yenilikler olsa da zorluklar kendini gösteriyor

Dünyada Alzheimer hastalığının ilerlemesini yavaşlatan yeni ilaçların kullanıma girmesi, zona aşısının demans riskini düşürdüğünü gösteren veriler, hastalarda ajitasyon (hırçınlık) belirtilerine yönelik onaylı tedaviler ve erken tanıyı kolaylaştıran kan testleri Alzheimer hastalığının geleceğine ilişkin umut verici gelişmeler arasında yer alıyor. Bu güncel gelişmeler heyecan yaratırken, hastalar ve hasta yakınları hâlâ birçok zorluk ve engelle çoğu kez tek başlarına mücadele etmek zorunda kalıyor; Türkiye'de ise bu önemli yeniliklere erişimin artırılması önem taşıyor.

Yeni Alzheimer tedavilerine erişim önemli

Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dilek Şahinöz, Alzheimer hastalığında beyinde biriken 'amiloid' adlı maddeyi temizleyen ilaçların hastalığın ilerlemesini yavaşlattığını ve günümüzde dünya çapında kullanılmaya başlandığını belirtti.
Bu ilaçların Türkiye'de hâlâ erişilebilir olmadığına dikkat çeken Şahinöz, yeni tedavilere adil ve zamanında erişimin sağlanabilmesi için ilgili tüm paydaşların katkısının önem taşıdığını belirtti. Şahinöz, bununla birlikte ilacın uzun dönem etkilerini izleyecek sistemlerin kurulması, geri ödeme düzenlemelerinin yapılması ve uygulama için gerekli sağlık altyapısının hızla hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Yeni kan testleri ile Alzheimer tanısı mümkün ama kimlere, nasıl yapılmalı?

Türkiye Alzheimer Derneği Tıbbi Kurul Başkanı Prof. Dr. Başar Bilgiç de son dönemde Türkiye'de çeşitli klinik laboratuvarlarda, kandan Alzheimer tanısı için bakılan "pTau-217" isimli testin uygulanmaya başlandığını belirterek, gelişmiş ülkelerle aynı dönemde bu testlerin Türkiye'de hizmete girmesinin sevindirici bir gelişme olduğunu ifade etti.
'pTau-217'nin Alzheimer hastalığı ile ilişkili erken beyin değişikliklerini yansıtan bir biyobelirteç olduğunu ve uygun bağlamda kullanıldığında tanısal değerlendirmeye çok değerli bir katkı sağladığını belirten Bilgiç, bu yeni olanağa ilişkin önemli uyarılarda da bulundu. Bilgiç, ölçümün hedef kitlesinin şimdilik zihinsel şikâyet bildiren kişilerle ve hekim isteği dahilinde sınırlı olması gerektiğini; hiç şikâyeti olmayan sağlıklı bireylerde ise günümüzde henüz yeterli veri birikmediğinden yaygın tarama aracı olarak uygulanmasının önerilmediğini ifade etti.

Önümüzdeki dönemde 'pTau-217'ye ek olarak hastalığın ilerlemesini ve şiddetlenmesini öngören başka kan testlerinin de devreye girmesinin beklendiğini belirten Bilgiç, biyobelirteçlerin kullanımı, güvenilir platform seçimi ve sonuçların yorumlanması konusunda ulusal kılavuz ve kalite standartlarının hızla oluşturulmasının önem taşıdığını vurguladı.
Son yıllarda yapılan güçlü çalışmalar ve büyük veri analizlerinin zona (herpes zoster) aşılarının sadece zona hastalığını önlemekle kalmayıp demans riskini yaklaşık yüzde 20 oranında azaltabileceğini ve demansı olanlarda da hastalığın ilerlemesini yavaşlatabileceğini gösterdiğini belirten Prof. Dr. Başar Bilgiç, Galler ve Avustralya'daki çalışmalarda aşıya erişimi olan gruplarda daha az demans tanısı konduğunu ifade etti. Bilgiç, bu çalışmalara ek olarak geniş sağlık sistemi verilerinin de aşı olanlarda demans riskini daha düşük bulduğuna dikkat çekti.

Alzheimer'da ortaya çıkan hırçınlıklarla mücadele mümkün

Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve hasta yakını Hatice Sertaç Süslü, Alzheimer hastalarında görülen hırçınlık ve huzursuzluğun hem hasta hem de bakım verenler için yıpratıcı bir sorun olduğunu; günlük yaşamı, uyku düzenini ve sosyal ilişkileri bozduğunu, bakım yükünü ve sağlık harcamalarını artırdığını ve hastalığın seyrini olumsuz etkilediğini belirtti. Süslü, son yıllarda Alzheimer hastalığında görülen bu hırçınlıklara özel olarak iki onaylı ilaç geliştirildiğini ve bunlardan birinin Türkiye'de mevcut olduğunu belirtti.
Abdi İbrahim Otsuka Genel Müdürü Zeynep Alptekin Basa da Türkiye'de Alzheimer hasta sayısının 700 bine ulaştığını kaydetti. 

İsrail bağlantılı forex şebekesine operasyon!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, MİT ve İstanbul Emniyeti, İsrail bağlantılı olduğu değerlendirilen uluslararası forex dolandırıcılığı şebekesinin Türkiye yapılanmasına operasyon düzenledi

18.09.2026 21:16:00
Haber Merkezi
 
İsrail bağlantılı forex şebekesine operasyon!
İsrail bağlantılı forex şebekesine operasyon!
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, MİT ve İstanbul Emniyeti, İsrail bağlantılı olduğu değerlendirilen uluslararası forex dolandırıcılığı şebekesinin Türkiye yapılanmasına operasyon düzenledi. 31 firmaya ait 40'tan fazla ofisin hedef alındığı operasyonda, şebekenin Türkiye'deki yapılanması ve mağdurları dolandırmak için kullandığı yöntemler deşifre edildi.

Sahte yatırım, gerçek para

Soruşturma kapsamında şebekenin, paravan şirketler ve çağrı merkezleri kurarak farklı ülkelerin vatandaşlarını hedef aldığı belirlendi. Çalışanların yaklaşık bir hafta eğitimden geçirildiği, kendilerine kod adlar ve sahte hayat hikâyeleri verildiği tespit edildi.

Mağdurlar ise bulundukları ülkeye ait yerel telefon numaralarıyla aranıyordu. Gerçek yatırım şirketleri izlenimi oluşturmak için farklı isimlerde yatırım platformları kullanılırken, bu platformlara ait olduğu öne sürülen sahte lisansların da kullanıldığı aktarıldı.

Önce kazandırdılar, sonra parayı kilitlediler



Sistemin en dikkat çekici yöntemi ise mağdurun güvenini kazanmak üzerine kuruluydu. İlk aşamada bazı mağdurların hesaplarından para çekmesine izin verildi. Böylece güven oluşturulduktan sonra daha yüksek miktarlarda para yatırmaları sağlandı.

Ardından ekranda sahte kazanç ve kayıplar oluşturuldu. Gerçekte herhangi bir finansal işlem yapılmadığı, mağdurların yatırım yaptığını sandığı paraların gerçek piyasalarda değerlendirilmediği belirtildi. Para çekmek isteyen mağdurların hesapları ise bir anda zarar etmiş veya eksi bakiyeye düşmüş gibi gösterildi.

Ofislerde olağanüstü gizlilik

Şebekenin ofislerinde çalışanların telefon taşımasının yasak olduğu, dışarıdan konuşmaların duyulmaması için sürekli yüksek sesli müzik kullanıldığı ve İbranice konuşulmasının yasaklandığı tespit edildi. Çalışanların ayrıca belirli aralıklarla yalan makinesi testine tabi tutulduğu bildirildi.

İsrail vatandaşları hedef dışında tutuldu

Soruşturmadaki dikkat çekici tespitlerden biri de şebekenin İsrail vatandaşlarını hedef almama kuralı oldu. Buna karşılık Avrupa, Asya ve Afrika ülkelerindeki kişilerin hedef seçildiği ve elde edilen suç gelirlerinin kripto para ve soğuk cüzdanlar üzerinden İsrail'e aktarıldığının değerlendirildiği bildirildi.

Soruşturma kapsamında ayrıca şebekenin uluslararası bağlantıları, finansal hareketleri ve farklı ülkelerdeki yapılanmaları mercek altına alındı. İsrail bağlantılarına ilişkin değerlendirmeler soruşturma makamlarının tespitleri olarak yer alırken, bunların yargısal süreçte kesinleşmiş hüküm olmadığı da önem taşıyor.

Manisa'da 110 bin hap ele geçirildi, 2 kişi tutuklandı

Manisa'nın Akhisar ilçesinde polisin iki ayrı ikamete düzenlediği operasyonda 110 bin 60 adet sentetik ecza hap ele geçirilirken, adliyeye sevk edilen 3 şüpheliden 2'si tutuklandı

18.09.2026 21:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Manisa'da 110 bin hap ele geçirildi, 2 kişi tutuklandı
Manisa'da 110 bin hap ele geçirildi, 2 kişi tutuklandı
Manisa'nın Akhisar ilçesinde polisin iki ayrı ikamete düzenlediği operasyonda 110 bin 60 adet sentetik ecza hap ele geçirilirken, adliyeye sevk edilen 3 şüpheliden 2'si tutuklandı.

Manisa Valiliği koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Akhisar Narkotik Suçlarla Mücadele Büro Amirliği ekipleri, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti yapan şahıslara yönelik sokak çalışmalarını sürdürüyor.

Edinilen bilgiye göre, Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığının talimatları doğrultusunda 17 Eylül tarihinde A.Y. (42), Y.G. (41) ve S.N.Y. (21) isimli şahıslara ait iki farklı ikamete operasyon düzenlendi. Adreslerde yapılan aramalarda tam 110 bin 60 adet sentetik ecza hap ele geçirildi.

Emniyetteki sorgularının ardından "uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti" suçlamasıyla mahkemeye sevk edilen şüphelilerden A.Y. ve S.N.Y. tutuklanarak cezaevine gönderilirken, Y.G. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Erdoğan: "Sivil havacılıkta şampiyonlar ligindeyiz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün hizmete alacağımız 4. ana pist ve ilave yatırımlar, küresel bağlantı gücünde dünya lideri olan İstanbul Havalimanı'mıza inşallah çok önemli katkılar yapacak. Genel havacılık operasyonlarından taksi ve bekleme sürelerine, iniş-kalkış emniyetinden yakıt ve zaman tasarrufuna, bu yatırımlar havalimanımızın hizmet standartlarını daha da yükseltecek" dedi

18.09.2026 19:20:00
AA
 
Erdoğan: "Sivil havacılıkta şampiyonlar ligindeyiz"
Erdoğan: "Sivil havacılıkta şampiyonlar ligindeyiz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Havalimanı'nda düzenlenen 4. Pist ve İlave Yatırımların Açılış Töreni'nde konuştu.

Açılışı yapılacak eser ve yatırımların İstanbul'a, ülkeye, millete ve sivil havacılık camiasına hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, "Bugün hizmete alacağımız 4. ana pist ve ilave yatırımlar, küresel bağlantı gücünde dünya lideri olan İstanbul Havalimanı'mıza inşallah çok önemli katkılar yapacak. Genel havacılık operasyonlarından taksi ve bekleme sürelerine, iniş-kalkış emniyetinden yakıt ve zaman tasarrufuna, bu yatırımlar havalimanımızın hizmet standartlarını daha da yükseltecek." diye konuştu.

Bu eserlerde emeği bulunanlara teşekkür eden Erdoğan, Türkiye'nin dünya haritasında çok müstesna bir konumda yer aldığını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 67 ülkeden 1,5 milyar insanın sadece 4 saatlik bir uçuş yaparak Türkiye'ye kolayca gelebileceğini belirterek, kara, deniz ve demir yolları da hesaba katıldığında Türkiye'nin bağlantı altyapısının çok daha net bir şekilde ortaya çıktığını ifade etti.

Sahip olunan bu konumun sunduğu avantajları en iyi şekilde değerlendirmeye gayret ettiklerini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"86 milyonun daha rahat, daha konforlu, daha huzurlu yaşaması için tabiri caizse dişimizi tırnağımıza takıyoruz. Bu ülkenin her bir ferdinin kendisini güvende hissetmesi, gençlerimizin geleceğe güvenle bakabilmesi için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz. Çünkü bizim on yıllar boyunca ihmal edilen, kaynakları pervasızca heba edilen bu millete karşı sorumluluğumuz, ödememiz gereken borcumuz var. Bizim Türkiye Cumhuriyeti'ni yatırımlarla, eserlerle, hizmetlerle ihya etmek gibi bir gayemiz var. Bizim içinde bulunduğumuz asrı 'Türkiye Yüzyılı' yapmak gibi büyük bir idealimiz var. Bunun için ne gerekiyorsa yaptık ve yapıyoruz. Ekonomiden adalete, sağlıktan güvenliğe, dış politikadan eğitime, bu aziz millete layıkıyla hizmet edebilmek için uğraştık, uğraşıyoruz. Milletimizin bize duyduğu güvenin karşılığını 81 ilimizi, 922 ilçemizi, 86 milyonun tamamını kapsayan hizmetlerle vermeye çalıştık. Allah'a hamdolsun, içeride güçlü, bölgesinde söz sahibi, dünyada ise muteber bir Türkiye'yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık. Şimdi artık yeni hedeflerle vahdet, sıhhat ve kuvvet çizgisinde yolumuza devam ediyoruz."

"Türkiye'yi dünyanın en geniş uçuş alanına sahip ülkelerinden biri haline getirdik"

Erdoğan, dünyanın göz bebeği İstanbul ile Türkiye'yi güçlendirecek yatırımları hız kesmeden ve vites yükselterek devreye almayı sürdüreceklerinin altını çizerek, şunları kaydetti:

"Sadece İstanbul'da 604,4 milyar lirası hava yolu olmak üzere ulaştırma ve altyapı alanında güncel fiyatlarla toplam 2,12 trilyon liralık yatırım yaptık. Türkiye'yi dünyanın en geniş uçuş alanına sahip ülkelerinden biri haline getirdik. 2002'den bugüne aktif havalimanı sayımızı 26'dan 58'e çıkardık. Hava ulaştırma anlaşması imzaladığımız ülkelerin sayısını 81'den 175'e yükselttik. Dış hat nokta sayımızı 50 ülkede 60 noktadan, 133 ülkede 356 noktaya taşıdık. Yapımı devam eden Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane havalimanlarımızla aktif havalimanı sayımızı 60'a ulaştıracağız. Ordu-Giresun ve Rize-Artvin'den sonra deniz üzerindeki üçüncü havalimanımızı da Trabzon'da inşa edeceğiz. Bir zamanlar sadece elitlerin kullanabildiği hava yolunu halkın yolu haline getirdik."

"İç ve dış hatlarda yolcu sayısı 2025'te 247 milyonu geride bıraktı"

Erdoğan, yaptığı konuşmada, ülkede 2002'de iç ve dış hatlarda 34,5 milyon olan yolcu sayısının 2025'te 247 milyonu geride bıraktığını söyledi.

Bu performansla yolcu sayısında Avrupa'da üçüncü, dünyada 7'nci olduklarını belirten Erdoğan, "2026'nın ilk 8 ayında ise ülkemiz genelinde hava yoluyla seyahat eden yolcu sayısı 167,5 milyonu aşarak nüfusumuzun neredeyse iki katına ulaştı. Haziran ayında Halkalı-İstanbul Havalimanı Metrosu Halkalı-Arnavutköy kesimini hizmete alarak toplam uzunluğu 69 kilometre olan Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi'ni başarıyla tamamladık. Böylelikle Türkiye'nin en uzun ve en hızlı metro hattını vatandaşlarımızın istifadesine sunduk. İstanbul Havalimanı'na ulaşımı da önemli ölçüde kolaylaştırdık." diye konuştu.

"Bunlarda hiçbir vizyon olmadığı bir kere daha anlaşılmış oldu"

Erdoğan, bir gerçeği de ülke ve millet adına üzülerek ifade etmek durumunda olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Biz İstanbul Havalimanı'nı ülkemize kazandırmaya çalışırken eskisi ve yenisiyle muhalefetin aktörleri de bu yatırımın önünü kesmeye çalışıyordu. Ne dediklerini hepimiz hatırlıyoruz değil mi? Çıktılar 'Yeni havalimanı kuşların göç yolunu engelliyor.' dediler. 'İstanbul'a yeni bir havalimanı yapmanın ne gereği var?' dediler. 'Burası rüzgarlı, uçaklar buraya inemez.' dediler. 'Burası bataklık, uçaklar buradan kalkamaz.' dediler. 'Kuş uçmaz, kervan geçmez bu yerde havalimanının ne işi var?' dediler. Daha bir sürü akıl ve mantık dışı eleştirilerle İstanbul Havalimanı'nı hedef aldılar. Ön açmak, kolaylaştırmak, yapıcı eleştirilerde bulunmak yerine sürekli yıkmanın, tahrip etmenin, engellemenin ve yavaşlatmanın peşinde oldular. Ama sonuçta ne oldu? Dediklerinin tamamı fos çıktı. Bunlarda hiçbir vizyon olmadığı bir kere daha anlaşılmış oldu."

"Uçak inmez" dedikleri İstanbul Havalimanı'nın hizmete girdiği günden beri rekordan rekora, başarıdan başarıya koştuğunu vurgulayan Erdoğan, havalimanının geçen yıl 84,5 milyon yolcuya ev sahipliği yaparak yolcu sayısı bazında Avrupa'da ikinci, dünyada 8'inci sıraya yerleştiğini kaydetti.

Erdoğan, İstanbul Havalimanı'nın bugüne kadar birçok kez "Yılın En İyi Havalimanı" ve "Dünyanın En Aile Dostu Havalimanı" ödüllerine layık görüldüğünü, 110'un üzerinde hava yolu şirketiyle 340'tan fazla noktaya uçuş imkanı sunduğunu ve geçen temmuzda 8,15 milyon yolcuya hizmet vererek Avrupa'nın en yoğun havalimanı olduğunu belirtti.

İstanbul Havalimanı'nın 16 Ağustos'ta 291 bin yolcuyla Türkiye ve Avrupa'nın günlük yolcu rekorunu kırdığına işaret eden Erdoğan, "30 Ağustos'ta 1787 uçuşla tüm zamanların uçuş rekorunu yeniledik. Böylece İstanbul Havalimanı'mız hem Türkiye hem Avrupa genelinde tek günde ulaşılan en yüksek sefer sayısına imza attı. 'Buradan uçaklar kalkamaz.' diyorlardı ama sadece bir günde tam 1787 uçak indi ve kalktı. Nisan 2025'te hayata geçirdiğimiz üçlü bağımsız paralel pist operasyonuyla dünyada ikinci, Avrupa'da ise ilk kez aynı anda 3 pistten bağımsız iniş-kalkış yapılabilen seçkin merkezler arasına girdi." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yalnızca yolcu taşımacılığında değil, kargo ve yük taşımacılığında da aynı başarıyı yakaladıklarını, orada da herkesi sevindiren ve gururlandıran rakamların olduğunu aktardı.


"Bundan sonra Türkiye'de siyasi partilerin programları ve projeleri yarışacaktır"

Erdoğan, şunları kaydetti:

"Şöyle geriye doğru baktığımızda gördüğümüz şudur: Havalimanımız, İstanbul'a yapılmış en vizyoner yatırımlardan biridir. İstanbul Havalimanı'yla şehrimiz dev bir eser kazanmıştır. Ülkemizin marka değeri global ölçekte daha da artmıştır. Türkiye, sivil havacılıkta Şampiyonlar Ligi'ne çıkarak gücüne güç katmıştır. Bize İstanbul Havalimanı üzerinden saldıranlar ise en güzel cevabı işte bu başarılarla, bu ödüllerle, kırılan bu rekorlarla almıştır. Yıllarca taş üstüne taş koymayıp sadece takoz siyasetiyle gemilerini yüzdürmeye çalışan ve buna alışanlar için artık deniz tükenmiştir. Entrikayla, yolsuzlukla, karanlık odalarda kotarılan siyaset mühendislikleriyle bu ülkede siyasetçilik oynama devri de tamamen kapanmıştır. İnanıyoruz ki bundan sonra Türkiye'de eser yarışacak, vizyon yarışacak, siyasi partilerin programları ve projeleri yarışacaktır."

Büyüme hedefleri doğrultusunda İstanbul Havalimanı'ndaki altyapı yatırımlarına hızla devam ettiklerini bildiren Erdoğan, "Bugün 76,5 milyon metrekarelik bu devasa alanda 3 ana ve 2 yedek olmak üzere 5 pistten hizmet veren İstanbul Havalimanı'mızın doğu-batı yönlü ilk beton pistini milletimizin hizmetine sunuyoruz. 890 milyon avro yatırım değerine sahip, 2 bin 820 metre uzunluğunda ve 45 metre genişliğindeki 4'üncü ana pistle buradaki toplam pist sayımızı 6'ya yükseltiyoruz." dedi.

"Havada bekleme süreleri kısalacak"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 4. ana pistin hangar alanlarına yakın olması sayesinde genel havacılık operasyonlarını hızlandıracağını kaydetti.

Özellikle iç hat ve doğu yönlü rotalarda taksi ve havada bekleme sürelerini kısaltacağını söyleyen Erdoğan, "Yakıt, zaman ve emisyon tasarrufu sağlayacak. Olumsuz hava koşullarında dahi operasyonel çeşitliliği, iniş kalkış emniyetini ve zamanında kalkış oranlarını azami seviyeye çıkartacaktır. Bir kez daha şehrimiz, ülkemiz, milletimiz ve sivil havacılık sektörümüz için hayırlı uğurlu olsun diyorum. Şunun altını özellikle çizmekte fayda görüyorum. İstanbul Havalimanı, bir ulaşım noktası olmanın ötesinde başlı başına dev bir saha içi ekonomidir." ifadelerini kullandı.

İstanbul Havalimanı'nda 102 bin insanın çalıştığını, 1100'ün üzerinde de ticari işletmenin faaliyet gösterdiğini belirten Erdoğan, "İstihdam etkisinin 300 binin üzerine çıktığı İstanbul Havalimanı'nın Türkiye ekonomisine katkısı, milli gelirimizin yaklaşık yüzde 2,2'sine yani 24,2 milyar dolara tekabül ediyor." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Buraya yapılan her 1 liralık yatırım, ekonomimize 5,6 milyar olarak geri dönerken, her bir kişilik doğrudan istihdam Türkiye genelinde 5 kişilik iş gücü etkisi üretiyor. 2030 yılında İstanbul Havalimanı bağlantılı faaliyetlerde 472 bin kişilik istihdama ve 44 milyar dolarlık gelire ulaşmayı öngörüyoruz. Çevremizdeki savaşların son bulması ve bölgemizde sükunetin yeniden sağlanmasıyla birlikte havalimanımızın yıldızı daha da parlayacaktır. Biz de önümüzdeki yıllarda hayata geçireceğimiz yeni yatırımlarla İstanbul Havalimanı'mızı küresel havacılığın zirvesinde tutmaya devam edeceğiz. Bu vizyon projemizi 'israf' diyerek eleştirenler, isim tartışmasıyla, kurultay tartışmalarıyla günlerini israf ede dursun. Biz ülkemize yeni yatırımlar, yeni eserler kazandırmaktan geri durmayacağız. Kavgacılardan farklı olarak bizim yapacak çok işimiz var."

"Yaptıkları her işi ellerine yüzlerine bulaştıranlardan farklı olarak bizim ülkemize kazandıracağımız daha nice eser ve yatırımımız var." diyen Erdoğan, "Burunlarının ucunu dahi göremeyenlerden farklı olarak bizim Türkiye için büyük hayallerimiz, büyük hedeflerimiz var. Cenabıallah ömür ve sağlık verdikçe ülkemiz için kurduğumuz bu büyük hayallerin peşinden koşmakta kararlıyız." şeklinde konuştu.

İstanbul Havalimanı'ndaki 4. ana pistin ve ilave yatırımların bir kez daha hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, eserlerde emeği geçen herkesi canıgönülden tebrik etti.

"TK1763" sefer sayılı uçağa kalkış iznini Cumhurbaşkanı Erdoğan verdi

Programda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile İGA Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Kalyoncu da birer konuşma yaptı.

Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Bakan Uraloğlu tarafından hediye takdim edildi.

Cemal Kalyoncu ve İGA Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mehmet Cengiz de Cumhurbaşkanı Erdoğan'a günün anısına hediye verdi.

Hediye takdiminin ardından Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Hafiz Osman Şahin dua etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "TK1763" sefer sayılı İstanbul-Helsinki seferini yapan uçağın kaptan pilotlarıyla telsiz görüşmesi gerçekleştirdi.

Kaptan pilotlardan Cemile Nur, İstanbul Havalimanı 4. pistinin hizmete alınmasından büyük gurur ve mutluluk duyduklarını, yeni pistin hayırlı olmasını dilediğini belirterek, ay yıldızlı bayrağı dünyanın dört bir yanında gururla dalgalandırmak üzere İstanbul Havalimanı'nın 4. pistinden ilk kalkışı gerçekleştirmek için hazır olduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da "Pist 09, rüzgar 0.50'den 15 knot, kalkış serbest. Hayırlı yolculuklar." diyerek uçağa kalkış izni verdi. Daha sonra Erdoğan ve beraberindekiler, açılış kurdelesini kesti.

Programa, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Büyükelçi Akif Çağatay Kılıç, AK Parti Kurucular Kurulu Üyesi ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, İstanbul Valisi Davut Gül, İGA İstanbul Havalimanı CEO'su Selahattin Bilgen, İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç ve birçok davetli katıldı.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Rusya’dan alınan S-400 hava ve füze savunma sistemlerine ilişkin soru önergesine yanıt verdi

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Rusya’dan alınan S-400 hava ve füze savunma sistemlerine ilişkin soru önergesine yanıt verdi. Güler, TSK’nın iç ve dış kaynaklardan temin ettiği sistem ve silahları “her an savaşa hazır halde bulundurmak” amacıyla gerekli tedbirleri aldığını bildirdi

18.09.2026 14:39:00
Haber Merkezi
 
 Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Rusya’dan alınan S-400 hava ve füze savunma sistemlerine ilişkin soru önergesine yanıt verdi
 Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Rusya’dan alınan S-400 hava ve füze savunma sistemlerine ilişkin soru önergesine yanıt verdi
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Rusya'dan alınan S-400 hava ve füze savunma sistemlerine ilişkin soru önergesine yanıt verdi. Güler, TSK'nın iç ve dış kaynaklardan temin ettiği sistem ve silahları "her an savaşa hazır halde bulundurmak" amacıyla gerekli tedbirleri aldığını bildirdi.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türkiye'nin Rusya'dan satın aldığı S-400 uzun menzilli hava ve füze savunma sistemlerine ilişkin TBMM'de yöneltilen soruları yanıtladı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Milli Savunma Bakanı Güler'in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na iki soru önergesi verdi. Çömez, önergelerden birinde S-400 sistemlerinin durumuna ilişkin sorular yöneltti.

S-400'lerin entegrasyonu soruldu
Çömez, Türkiye'nin Rusya'dan satın aldığı S-400 sistemlerinin Türk Hava Kuvvetleri'nin mevcut radar, erken ihbar, komuta-kontrol ve hava savunma ağına entegre edilip edilmediğini sordu.
Bakan Güler, soruya şu yanıtı verdi:
"TSK, hava savunma ve savaş uçak kabiliyetleri de içerisinde olmak üzere iç ve dış kaynaklardan temin ettiği sistem ve silahları, sahadan elde ettiği tecrübelerle geliştirmekte ve her an savaşa hazır halde bulundurmak maksadıyla her türlü tedbiri almaktadır. Bu yetenekler, mevcut imkânlarla planlanırken bir yandan da süratle gelişen savunma sanayi ürünleri ile takviye edilmektedir. Bakanlığımız tarafından millî hak ve menfaatlerimiz doğrultusunda gerekli değerlendirmeler yapılmaktadır. Bu hususta somut gelişmeler olduğunda resmî makamlar tarafından kamuoyu zamanında bilgilendirilecektir."

Suriye'deki hava üssüne ilişkin de yanıt verdi
Bakan Güler, Çömez'in bir diğer sorusu üzerine İsrail'in Suriye'deki Ebu Ez-Zuhur Hava Üssü'ne gerçekleştirdiği saldırıya ilişkin de bilgi verdi.
Güler, saldırıdan önce veya saldırı sırasında Ebu Ez-Zuhur Hava Üssü'nde herhangi bir Türk askerî heyetinin bulunmadığını kaydetti.

Yenilik Partisi'nin "isim benzerliği" başvurusu üzerine Yargıtay’dan ihtar alan YENİ Parti, verilen 30 günlük yasal sürede isim değişikliğine gitmedi

Yenilik Partisi'nin "isim benzerliği" başvurusu üzerine Yargıtay’dan ihtar alan YENİ Parti, verilen 30 günlük yasal sürede isim değişikliğine gitmedi. YENİ Parti yönetimi olası bir iptal kararına karşı A ve B planlarını hazırladı. Peki kulislerde konuşulan alternatif isimler ne oldu?

18.09.2026 14:25:00
Haber Merkezi
 
 Yenilik Partisi'nin "isim benzerliği" başvurusu üzerine Yargıtay’dan ihtar alan YENİ Parti, verilen 30 günlük yasal sürede isim değişikliğine gitmedi
 Yenilik Partisi'nin "isim benzerliği" başvurusu üzerine Yargıtay’dan ihtar alan YENİ Parti, verilen 30 günlük yasal sürede isim değişikliğine gitmedi
Yenilik Partisi ile YENİ Parti arasında patlak veren ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihtar kararıyla tırmanan tabela krizinde kritik aşamaya geçildi. Yargıtay'ın isim değişikliği için tanıdığı 30 günlük sürenin dolmasına rağmen adım atmayan YENİ Parti, stratejisini Anayasa Mahkemesi'nin vereceği nihai karara göre belirledi.

Parti kurmayları, yüksek mahkemenin isim benzerliği iddiasını reddedeceği görüşünde... Milliyet Gazetesi'ne AYM'nin geçmiş içtihatlarını incelediklerini belirten partili bir üst düzey yetkili, şu değerlendirmede bulundu: "Yargıtay Başsavcılığı ihtarı gönderdiğine göre konuyu otomatikman AYM'ye taşıyacaktır. Yasa gereği AYM bir ay içinde karar vermek zorunda. Biz talebin reddedileceğini düşünüyoruz. Örnek vermek gerekirse; 2023 seçimlerinde 'Türkiye Komünist Partisi' ile 'Türkiye Komünist Hareketi' birlikte seçime girdi ve AYM bunu iltibas (karışıklık) kabul etmedi. YENİ Parti ile Yenilik Partisi ise birbirine karıştırılacak yapılar değil."

KULİSLERDE ÖNE ÇIKAN ALTERNATİF İSİMLER
Anayasa Mahkemesi'nin terkin (ismin sicilden silinmesi) kararı vermesi durumunda kararın bağlayıcı olacağını vurgulayan parti yönetimi, seçimlere girme hakkını riske atmamak adına B planını da hazır tutuyor.

Aleyhte bir karar çıkması halinde Kurucular Kurulu veya Olağanüstü Kurultay toplanarak "YENİ" ifadesini bünyesinde barındıran yeni bir isim benimsenecek. Parti kulislerinde masada olduğu konuşulan alternatif isimler ise şöyle:

Türkiye'nin YENİ Partisi
YENİ Değişim Partisi
YENİ Türkiye Partisi
Yargıtay Başsavcılığı'nın başvurusuyla başlayacak AYM sürecinin önümüzdeki haftalarda netleşmesi bekleniyor.

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında gözaltı kararı verilen Hasan Atilla Uğur havalimanında gözaltına alındı

Silivri Cezaevi'nde 2011 yılında hayatını kaybeden MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur, Kıbrıs dönüşü havalimanında gözaltına alındı

18.09.2026 09:00:00
İHA
 
Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında gözaltı kararı verilen Hasan Atilla Uğur havalimanında gözaltına alındı
Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında gözaltı kararı verilen Hasan Atilla Uğur havalimanında gözaltına alındı
MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun 2011'de tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetmesine yönelik yeniden açılan soruşturma kapsamında İstanbul ve Ankara'da eş zamanlı operasyon düzenlenmişti.

Operasyonda, Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşı emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım, soruşturma hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar veren ve daha sonra FETÖ kapsamında meslekten ihraç edilen dönemin başsavcısı Ali İşgören ile olay tarihinde cezaevi savcısı olarak görev yapan, olay yeri incelemesine katılan ve daha sonra FETÖ kapsamında meslekten ihraç edilen eski Cumhuriyet savcısı Necip Doğan gözaltına alınmış, Kıbrıs'ta olduğu öğrenilen emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur hakkında gözaltı kararı verilmişti.


Havalimanında gözaltına alındı



Hasan Atilla Uğur Kıbrıs dönüşü saat 23.36'da uçağının havalimanına inmesinin ardından pasaport kontrolünde gözaltına alınarak Maslak Jandarma Komutanlığı'na götürüldü.

Soruşturmayla ilgili işlemlerin sürdüğü öğrenildi.

Acil zirve, 130 fonda tasfiye ve gözaltılar.. Borsada dev operasyon

Borsa İstanbul'da milyarlarca liralık fon çıkışı ve temerrüt iddialarıyla başlayan krizin ardından devlet mekanizması tam kadro harekete geçti. Finansal İstikrar Komitesi olağanüstü toplanırken, sosyal medyadaki spekülatif hesaplara erişim engeli getirildi, dev holding yöneticileri gözaltına alındı. İşte borsa depreminin tüm perde arkası...

17.09.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Acil zirve, 130 fonda tasfiye ve gözaltılar..  Borsada dev operasyon
Acil zirve, 130 fonda tasfiye ve gözaltılar..  Borsada dev operasyon
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı sermaye piyasası soruşturmaları, ekonomi yönetiminin acil durum önlemleriyle birleşti.

Pusula Portföy ve Tera Portföy ekseninde büyüyen likidite krizi, sermaye piyasalarında adeta deprem etkisi yaratırken devlet spekülatörlere ve manipülatörlere karşı en sert tedbirleri devreye soktu.

Mehmet Şimşek sabahın ilk saatlerinde ekibini topladı

BIST 100 endeksinin sert satış dalgasıyla gerilemesi ve fon piyasalarındaki sıkışmanın ardından, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında Finansal İstikrar Komitesi (FİK) sabah saat 08:00'de acil olarak toplandı.

Toplantının ardından yapılan resmi açıklamada piyasalara net bir mesaj verildi:

"Piyasalardaki hareketlilik, sınırlı sayıdaki portföy yönetim şirketinin uhdesindeki bazı fonlarda yaşanan kredi ve likidite sorunlarından kaynaklanmaktadır. Borsa İstanbul'un ve sermaye piyasalarımızın işleyişine ilişkin temel veya yapısal bir risk bulunmamaktadır."

SPK'dan radikal karar: 130 yatırım fonu tasfiye ediliyor

Toplantının hemen ardından Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), krizin odağındaki portföy yönetim şirketlerine yönelik tarihi bir karara imza attı. Aralarında Tera Portföy, Pusula Portföy, Hedef Portföy, Atlas Portföy, A1 Portföy, Pardus Portföy ve Bulls Portföy'ün bulunduğu 7 şirkete ait TEFAS'ta işlem gören toplam 130 yatırım fonunun işlemleri durduruldu ve tasfiyesine karar verildi.

Tera Holding'e polis baskını ve gözaltılar

Yargı kanadında ise operasyonlar fiziki boyuta taşındı. İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Tera Holding Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Bekçi'yi gözaltına aldı. Aynı zamanda SPK, Bekçi'nin lisansını iptal ederek 2 yıl işlem yasağı getirdi.

Operasyon sadece Tera Grubu ile sınırlı kalmadı. Destek Holding, Destek Finans, Destek Kripto Varlık ve Destek Yatırım binalarında aramalar gerçekleştirilirken, Destek Yatırım Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Altunç Kumova da gözaltına alınan isimler arasında yer aldı.

Krizin merkezindeki Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız ise daha önce tutuklanmıştı. Ayrıca Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen de dahil olmak üzere çok sayıda piyasa aktörüne yurt dışına çıkış yasağı konuldu.

Sosyal medya manipülatörlerine ağır darbe: 246 hesap kapatıldı

Borsadaki düşüşü körüklemek amacıyla sosyal medya üzerinden "korku ve panik" yayarak dezenformasyon yapan hesaplara karşı da adli süreç en üst perdeden işletildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu, küçük yatırımcıyı paniğe sevk edecek spekülatif paylaşımlar yapan tam 246 sosyal medya hesabı ve linke erişim engeli getirilmesini sağladı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ayrı bir dosyada ise borsayı yanıltan paylaşımlar yaptığı tespit edilen şüpheliler hakkında adli kontrol ve yurt dışı çıkış yasakları uygulandı.

Kriz nasıl başladı?

Piyasa uzmanlarından edinilen bilgilere göre süreç, SPK'nın Ağustos ayı sonunda fonların fiili dolaşım oranlarına yönelik getirdiği yeni düzenlemeyle tetiklendi.

Geniş işlem hacmine sahip belirli fonların yoğun yatırımcı çıkış taleplerini nakit likiditesiyle karşılayamaması, zincirleme bir temerrüt riskini beraberinde getirdi.

Sadece Pusula Portföy'ün fonlarından kısa sürede 107 milyar TL'lik olağanüstü bir nakit çıkışı yaşandığı öğrenildi. Sosyal medyadaki manipülatörlerin bu durumu yapısal bir çöküş gibi yansıtarak panik havası yaratması üzerine devlet hem regülasyon hem de yargı gücüyle duruma müdahale etti.

Ekonomi yönetimi, atılan bu kararlı adımlarla piyasadaki güvensizlik ortamının tamamen ortadan kaldırılmasını ve küçük yatırımcının korunmasını hedefliyor. Gelişmeler anlık olarak takip ediliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump, New York'ta bir araya gelecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump, New York'ta bir araya gelecek. İki lider en son Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nde görüşmüştü

17.09.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump, New York'ta bir araya gelecek
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump, New York'ta bir araya gelecek
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump, New York'ta bir araya gelecek. İki lider en son Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nde görüşmüştü.
ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump'ın New York'ta görüşeceğini duyurdu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki hafta gerçekleşecek Birleşmiş Milletler Genel Kurul toplantısı için New York'a gidecek.

Heyetler arası görüşmenin ardından iki lider kameraların karşısına geçmişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Trump, Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nde bir araya gelmişti.

7 Temmuz'da Beştepe'de bir araya gelen iki arasındaki görüşmeler verimli geçmiş, F-35 satışı, KAAN uçaklarının motorları ve CAATSA yaptırımlarına ilişkin önemli açıklamalar yapmıştı.

Beştepe'deki görüşmenin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Trump, Türkiye ile ilişkilerin hiç olmadığı kadar iyi olduğunu söylemişti.

"Çok iyi dostuz, harika bir lidersiniz, saygı görüyorsunuz." ifadelerini kullanan Trump, "Türkiye'nin ne kadar güçlü olduğunu bilmiyorlar Cumhurbaşkanı'na büyük saygım var. Erdoğan ile en başından beri çok uyumlu bir kimyamız var. NATO'dan büyük bir hayal kırıklığı içerisindeydim. Tabii bu zirve Türkiye'de olmasaydı katılmama durumumum olabilirdi. Çünkü katılmam gerektiğini düşündüm." demişti.

CAATSA YAPTIRIMLARI

Trump, ABD'nin Türkiye'ye uyguladığı CAATSA yaptırımlarını da kaldıracaklarını ifade edip "Dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz." diye konuşmuştu.

F-35 konusunda da bir karar vereceklerini ifade eden Trump "Çok iyi bir ilişkimiz var ve sanıyorum ki birçok kişi neden bunu yapmıyoruz diye düşünüyorlar. Türkiye sadık bir dostumuz. F-35 harika bir uçak. Ve kesinlikle bu konuda bir şeyler düşüneceğiz." ifadelerini kullanmıştı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.