logo
23 HAZİRAN 2026

İşte Aziz Yıldırım'ın mahkemedeki savunması

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, şike davasında mahkeme heyetine savunmasını vermeye devam ediyor

21.02.2012 00:00:00
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, şike davasında mahkeme heyetine savunmasını vermeye devam ediyor. Kulübün internet sitesinden yayınlanan savunma metninde Aziz Yıldırım, hayatının büyük bir bölümünü Fenerbahçe'ye hizmet etmekle geçirdiğini anlatarak şöyle devam etti: "1990'da 38 yaşında kulübün futbol şube sorumlusu olarak Metin Aşık Başkanlığındaki Yönetim Kurulu'na seçildiğimden bu yana hep Fenerbahçe Spor Kulübü'ne katkıda bulunmaya çalıştım. Çeşitli spor kollarının gelişmesi için varımı yoğumu kulüp yararına, kulübün ilerlemesi için, gençlerin daha ileriye gidebilmesini sağlama amacıyla kulübe feda ettim. 1998 yılında Sayın Vefa Küçük'e karşı başkanlığı bir oy farkla kazandıktan sonra bugüne kadar hep bu şanlı ve şerefli Kulübün Başkanlığını yürüttüm.Başkanlığımdan önce Fenerbahçe kongrelerinde gruplar ortaya çıkar ve bunlar Fenerbahçe Futbol Takımının ve diğer takımların karşılaşmalarını alabildiğine eleştirirlerdi. 90'lı yılların sonlarına doğru Fenerbahçe Kulübü hep grup tartışmaları, grupların içinden yükselmiş kişilerin çeşitli amaçları doğrultusunda kulübü yanlış yönlere ya da kendi kişisel görüşleri doğrultusuna çekme mücadeleleri içinde geçmişti. Her Kongrede farklı farklı gruplar ortaya çıkar ve bunların mücadeleleri Kongreden sonra da devam ederdi. İlk defa benim başkanlığım zamanında bu kişisel çekişmeler, grup mücadeleleri sona ermiş ve Fenerbahçe iç barışa kavuşmuştur. (Bkz. Gürdoğan Yurtsever, Fenerbahçe Değişim ve Dönüşüm, İstanbul, 2011, sh.29-33 - EK-2) Fenerbahçe Başkanlığım sırasında huzurunuzda tek tek sayamayacağım pek çok başarılara ve kalıcı teşebbüslere imza attığım gibi kulübün gelişmesi için pek çok etkinlikleri gerçekleştirdim. 25 bin kişilik Fenerbahçe Stadı'nın 50 bin kişi alan bir stadyum haline gelmesi, Kadıköy Ataşehir'de 15 bin kişilik Fenerbahçe Ülker Spor Salonu'nun yapılması, İstanbul - Ankara arasında Düzce'de Topuk Yaylası tesislerinin inşası, Kadıköy Kurbağalı Dereağzı'nda basketbol, voleybol ve su sporları tesislerinin gerçekleştirilmesi, Samandıra'da futbol antrenman sahalarının yapılması, Fenerbahçe Burnu'nda sosyal tesislerle birlikte denizcilik sporlarının yapıldığı yüzme havuzları ve yelkencilik tesislerinin inşa edilmesi, bu yirmi yıl içerisinde gerçekleştirilen spor alanları olmuştur. Bu alanların ve spor yapılarının hiç birinde adım yoktur. Hiçbir spor tesisine adımı koydurmadım. Buna karşılık stadyuma Şükrü Saraçoğlu, sosyal tesislere Faruk Ilgaz, Samandıra tesislerine Can Bartu, Dereağzı tesislerine Lefter Küçükandonyanis adlarını Ben, arkadaşlarım ve Yüksek Divan Kurulu üyeleri birlikte karar verdik. Bütün bu tesislerde yetenekli Türk gençlerinin fiziki ve ruhi yönden gelişmelerini sağlamak için her zaman, her şekilde sportif faaliyetlerde bulunmalarını, antrenman yapmalarını, Başkanlığım altındaki yönetim sağladı. Ayrıca tüm bu tesisleri son derece modern, gelişmiş, teknik alet ve edevat ile Biz donattık. Bu nedenledir ki, Fenerbahçe Stadyumu'nda Türkiye'de uluslararası bir organizasyonun finali gerçekleştirilmiş ve UEFA finali Şükrü Saraçoğlu Stadyumu'nda oynanmıştır. Ayrıca Fenerbahçe müzesini herkesin girebileceği, görebileceği, gururla seyredebileceği bir yer haline getirdim. Türkiye'de ilk defa bir spor kulübünün çeşitli giyim eşyalarına amblem ve logosunun verilmesi ve Fenerium adındaki mağazalarda satılması Benim Başkanlık yaptığım döneme rastlar. Bunun yanı sıra Türkiye'nin her tarafında Fenerbahçe taraftarlarının kurduğu dernekler, lokaller ile Fenerbahçe bütün Türkiye'ye yayıldı. Bununla da kalmayıp Amerika'da ve Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde benzer dernekler ve lokaller kurulup, bu yerler yabancı ülkelerdeki Türklerin ve Türk emekçilerinin sığındıkları yerler haline geldi. Bunların dışında ilk defa bir televizyon kanalı Fenerbahçe bünyesinde kuruldu. Diğer Kulüplerin televizyon istasyonlarını kurmaları Fenerbahçe'den sonradır. Bunu Fenerbahçe radyosu ve Fenerbahçe dergisi izledi. Ben, bugün örgüt kurmakla suçlanıyorum. Şayet kısaca belirttiğim etkinlikler örgüt kurma ise ve şayet bu etkinlikler hukuka aykırı ise ve gene şayet bu spor alanları, stadyumlar, antrenman alanları, televizyonlar, radyolar, dernekler, lokaller örgüt ise evet ben örgüt kurdum. Bunu huzurunuzda yüksek sesle söylüyorum. Yalnız bu örgütlerin hepsi Türkiye içindir, Türk gençleri içindir, Türkiye'ninonurunu ve gururunu yükseltmek için yapılmıştır. Şayet bunlarla Beni suçlayacaksanız suçumu kabul ediyorum. Şimdi iddia makamı Beni örgüt kurmakla suçluyor ve buna çıkar amaçlı suç örgütü diyor. Bunu şiddetle reddederim. Çıkar amaçlı suç örgütünün mafyanın Türkçe karşılığı olduğunu siz de bilirsiniz. Hiç kimse ve hiçbir makam Fenerbahçe'ye ve Fenerbahçeli yöneticilere çıkar amaçlı suç örgütü ve üyesi diyemez. Türkiye Cumhuriyeti devleti ile özdeşleşmiş bir geçmişten gelen Fenerbahçe'ye ve Fenerbahçelilere kimsenin mafya demeye hakkı, cesareti ve yetkisi olamaz. Hakkımızda sekiz aydan bu yana gazetelerde, radyolarda ve televizyonlarda bu gibi aşağılayıcı terimlerle tek yanlı ve yokluğumuzdan faydalanarak çirkin isnatlarda bulunan kişilerin tutum davranış ve sözlerini şiddetle takbih ve tel'in ederim (bütün gücümle reddeder ve bu kişileri kınarım). 3 Temmuz 2011'den bu yana yaşanan gelişmeleri anımsayarak savunmamı yapmaya devam ediyorum. Önü alınamaz gelişim ve büyüme, aynı zamanda Türk sporuna yapılmış biryatırım ve Türk sporunun gelişmesi anlamına gelse de bugün bu ilerlemeyi çekemeyen bazı odaklar, Fenerbahçe Spor Kulübü'nün önünü kesebilmek, yükselişine dur diyebilmek adına bir kurgu yarattılar. 3 Temmuz 2011 tarihi, sadece futbol ya da Fenerbahçe adına değil Türk spor tarih adına da son derece önemlidir. Bugüne dek Fenerbahçe Spor Kulübü ve Başkanının özellikle Türk futbolunun içinde oynanan oyunlara dikkat çekmesine kulak tıkayanlar, başkalarının suçları ile Fenerbahçe Spor Kulübü'nü ve Başkanından yöneticisine, taraftarına kadar bütün bir camiayı cezalandırmaya, onun da ötesinde yargısız bir infaz yapmaya çalışmaktadırlar. Yaşanan süreçte, sadece Türk sporu adına değil ülkemiz hukuk tarihi adına da birçok tuhaflık ilk kez görülmektedir. 6 Temmuz 2011 tarihinde, İstanbul Emniyet Müdürlüğü bir açıklama yaparak daha ortada iddianame dahi yokken karar açıklamıştır. Emniyet'in resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, 'Örgütlü bir şekilde, Süper Lig ve Banka Asya Birinci Ligindeki toplam (19) maçta şike ve teşvik faaliyetlerinin gerçekleştirildiği tespit edilmiş ve delillendirilmiştir.' denilmiştir. Ancak daha sonra açıklanan iddianamede sadece 13 maçtan bahsedilmektedir. Yani sözde şike tespit edilen üstelik de tespitle kalınmayan aynı zamanda delillendirildiği resmi olarak açıklanan 6 maç adeta buhar olup uçmuştur. Benzer şekilde yine 6 Temmuz 2011 tarihinde İstanbul Emniyet Müdürlüğünün basına dağıttığı görüntülerde gösterilen silahlar ile Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldveırım sankisilahlı bir çetenin lideriymiş gibi gösterilmeye çalışılmış ancak buna dair hiçbir delil bulunamadığı için, bu sav iddianameye sokulamamıştır. Emniyetin, süreçteki inanılmaz tavırları bunlarla da sınırlı kalmamış ve Emniyet bir ilke daha imza atmıştır. Ülkemizde devlet adamları, eski milletvekilleri, bürokratlar, sanatçılar gibi sayısız insan bugüne dek çeşitli nedenlerle gözaltına alınmış ya da tutuklanmıştır. Bu kişilerin hepsinin Dünyanın her yerinde olduğu gibi Emniyette kayıt amaçlı fotoğrafları çekilmiş ancak hiçbirinin fotoğrafı basına sızmamıştır. Ancak 7 Temmuz 2011 sabahı Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sayın Aziz Yıldırım'ın sabıka kaydı için çekilen fotoğrafı basına sızdırılmış ve yüksek tirajlı bir günlük gazete adeta bir poster yayınlarmışçasına, ilk sayfada ve tam sayfa olarak yayınlamıştır. Fotoğraf daha sonra binlerce internet sitesinde de yer almıştır. Bunlarla birlikte 7 Temmuz 2011 günü İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı, aralarında asbaşkanlar Şekip Mosturoğlu ve İlhan Ekşioğlu'nun da bulunduğu 20 kişiyi tutuklama istemiyle mahkemeye sevk etmiş, aynı tarihte yine Fenerbahçe Spor Kulübü yöneticileri birlikte 15 kişi tutuklanarak cezaevine gönderilmişlerdir.Emniyetin basına dağıttığı görüntülerde, içinde şike parası olduğu iddia edilen, Sivas maçından önce yöneticilerimizin kaldığı otele getirilen siyah çantanın içerisinde maç biletleri olduğunu, Hürriyet Gazetesi köşe yazarı Ertuğrul Özkök köşesinde yazmış, ilerleyen aylarda Sivas valisi de savcılığa giderek kendi isteği ile bilgi vermiş ve çantada biletlerin olduğunu anlatmıştır. 3 Temmuz'da gözaltına alınmamı takiben hakkımda, Nöbetçi Mahkeme 10 Temmuz 2011 tarihinde tutuklama kararı vermiştir. Gözaltına alındığım tarihten bu yana aradan 8 gün geçmiş, gözaltı süresi de ihlal edilmiştir. Ben henüz gözaltındayken, hakim karşısına çıkmamışken ve sağlık sorunları ile mücadele ederken getirildiğim hastanede adres kısmına 'metris cezaevi' yazılarak aslında kararın çoktan verildiği açıkça belgelenmiştir. 3 Temmuz 2011 sabahından itibaren özellikle medyanın belirli bir bölümü de bu süreçte kendisine biçilen rolü mükemmel bir biçimde oynamıştır. Televizyon ekranlarında ve gazete köşelerinde daha ortada iddianamedahi yokken Fenerbahçe Spor Kulübü başkanı Aziz Yıldırım, yöneticiler ve tüm camia suçlu ilan edilmiş, her maç öncesinde misafir takıma verilen yemek davetleri dahi şike yemekleri olarak adlandırılmış ve soruşturma kapsamında adı geçen birçok takım ve şahıs olmasına karşın tüm soruşturma Fenerbahçe Spor Kulübü, Başkanı ve yönetimi üzerine sistematik bir biçimde yıkılmıştır. Öyle ki, Fenerbahçe Spor Kulübü'nün büyük umutlarla transfer ettiği ve transferinde en ufak bir usulsüzlük dahi bulunmayan futbolcuları, gözaltına alınmış, üzerlerinde baskı kurulmuş ve bunun neticesinde Türk spor tarihinde bir ilk yaşanmış ve bir sporcu transfer olduğu takımın formasını bir kez dahi giymeden kulüpten ayrılmıştır. Emanuel Emenike, profesyonel bir sporcu olarak, yaşanan sürece dayanamamış ve Türkiye'den ayrılmak istediğini belirterek Rusya'ya transfer olmueştur. Oysa Karabükspor başkanı Sayın Feridun Tankut daha sonra verdiği ifadesinde Emenike transferinin TFF, UEFA ve FIFA kurallarına uygun olarak gerçekleştirildiğini açıkça beyan etmiştir. Gazetelerde, 3 Temmuz haftasında yer alan haberlerde ise Emenike'nin şike için aldığı paraları sayarken çekilmiş fotoğraflarının olduğu ileri sürülmüş, ancak bu fotoğraflar hiçbir zaman ortaya çıkmamıştır. Çünkü ne şıke parası ne de para sayan Emenike fotoğrafı vardır. Şike parası sayarken kameraya yakalandı haberini yapanlar da, ahlaksız bir davranış sergilemişlerdir. Onları ellerindeki Emenike'yi para sayarken gösteren kamera görüntülerini yayınlamaya davet ediyorum. Fenerbahçe Spor Kulübünden kendisine para ödendiğini ve ödenen bu paranın kamera görüntülerinin olduğunu söyleyenler, bu görüntüleri yayınlamazlarsa, onları hem müfteri, hem de ahlaksızlık yaptıkları için ahlaksız addediyorum (EK-2/Emenike gazete kupürü) Benzer şekilde, Eskişehirspor'dan transfer edılen Sezer Öztürk ile ilgili de Eskişehirspor Kulübü başkanının yine transferin kurallara uygun olarak yapıldığını beyan etmesine rağmen bu transfer de şike transferi olarak nitelendirilmiştir. Bu transferlerde görüşmeleri yürüten Asbaşkan Şekip Mosturoğlu, bugün halen Metris Cezaevi'nde tutulmaktadır. Oysa, Sezer Öztürk, Fenerbahçe futbol takımında top oynamaktadır. Ancak yaşanan tüm bu kurguyu gören Fenerbahçe taraftarı, Bağdat Caddesi'nde, Topuk Yaylası'nda takımına destek olmuş; yaklaşık 100 bin taraftar yürütülmekte olan soruşturma ve Fenerbahçe'ye karşı uygulanan linç politikasını protesto etmek amacıyla Bağdat Caddesi'nden Boğaz Köprüsü'ne doğru üzerlerinde formalar, ellerinde atkılar ile yürümüşlerdir. 10 Temmuz 2011 tarihindeki yürüyüşte, polis sadece yürüyerek kulüplerine sahip çıktıklarını gösteren taraftara biber gazı sıkmış ve coplarla taraftarları dövmüştür. Tüm bu karmaşada, Türkiye Futbol Federasyonu da Beşiktaş Kulübü'nün14 Temmuz 2011 tarihli 'süreç tamamlanana kadar Türkiye Kupasını iade etmek istediğimizi, TFF Başkanı Sayın Mehmet Ali Aydınlar'a ilettik' açıklaması ile bir bocalama sürecine girmiştir. Bu arada Beşiktaş Kulübü, daha sonra 29 Ağustos 2011 tarihinde yaptıkları açıklamada kupayı iade etmediklerini ancak sürecin sonunda suçlu bulunurlarsa iade edeceklerini söylediklerini, Kulübün ikinci başkanı Metin Keçeli'nin ağzından duyurmuştur. İşte tüm bu gelişmelerin ardından, 3 Temmuz sabahından sadece 4 gün sonra çiçeği burnunda Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, 7 Temmuz 2011 tarihinde kameraların karşısına geçti ve sürecin en başında liglerin planlandığı gibi 5 Ağustos'ta başlayacağını Süper Kupa finalinin de Lig Şampiyonu Fenerbahçe ile Türkiye Kupası sahibi Beşiktaş arasında 31 Temmuz 2011 tarihinde oynanacağını duyurdu. TFF başkanı bu açıklamadan sadece 12 gün sonra 19 Temmuz 2011 tarihinde yeniden kameraların karşısına geçti ve Süper Kupa Finali'nin ileri bir tarihe ertelendiğini açıkladı. Bundan bir hafta sonra 26 Temmuz tarihinde de bu defa TFF'den liglerin ertelendiği açıklaması yapıldı. TFF daha önceki açıklamasının aksine aldığı bir kararla Spor Toto Süper Lig ve Bank Asya Birinci Lig'in 9 ve 10 Eylül 2011 tarihlerinde başlayacağını duyurdu. TFF'nin erteleme gerekçeleri belli değildi. Çünkü ortada ne iddianame ne de başka bir belge vardı. Ancak TFF'nin elinde olmayan, belge ve delil olarak sunulan telefon kayıtları, 4 Temmuz 2011 tarihinden itibaren her gün gazete sayfalarında, internet sitelerinde ve TV kanallarında yayınlandı. Dosyada gizlilik kararı vardı ancak kimsenin gizlilik kararına uymuyor olması ile ilgili hiçbir işlem yapılmıyordu. Halbuki halen soruşturması devam eden MİT dosyasına gizlilik kararı uygulaması yapılıyor, basına hiçbir bilgi verilmiyor. Bu da, bizleri karalamak adına bilgilerin kasıtlı olarak medyaya sızdırıldığının en güzel örneğidir. Tıpkı iddianamede olduğu gibi telefon konuşmalarından sadece belirli bölümler, gazetelerde ve TV kanallarında yayınlanarak suç isnat edilmeye çalışıyordu. Hedefte ise Fenerbahçe Spor Kulübü, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe yöneticileri vardı. Liglerin ertelenme kararının ardından Fenerbahçe Spor Kulübü, futbol takımının Ukrayna'nın Shaktar Donetsk takımı ile Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu'nda bir hazırlık maçı oynamasına karar verdi. Tüm bu yaşananların ardından, Fenerbahçe Futbol Takımı, 21 Temmuz 2011 tarihinde ilk kez taraftarının önüne çıktı. Ancak özellikle Başkanın 'Fiş Fotoğrafı"nı yayınlayan Habertürk Gazetesi'ne yönelik başlayan protestolar bir anda büyüdü; maç, seyircilerin sahaya girmesi nedeniyle iptal edildi. Bu arada soruşturmada adı geçen kulüplerin Avrupa Kupaları'na katılmaları ile ilgili UEFA, 12 Temmuz tarihinde yaptığı açıklamada kararın TFF'ye ait olduğunu, şu an soruşturmada adı geçen kulüplerin Avrupa Kupaları'na alınmaması için bir neden olmadığını duyurdu. Aynı UEFA, muhtelif zamanlarda çeşitli yöneticileri aracılığı ile de bu kararını sözlü açıklamalar ile yineledi. Ancak aynı UEFA, 14 Ağustos 2011 günü, hukuk baş müşaviri Pierre Cornu'yu Türkiye'ye gönderdi. Cornu'yu TFF başkanvekili Lütfi Arıboğan ve TFF hukuk baş müşaviri İlhan Helvacı havaalanında karşıladı ve tüm seyahati boyunca bir an olsun yanından ayrılmadılar. Cornu, soruşturma savcısı Mehmet Berk'i de ziyaret etti ancak Savcı dosyadaki gizlilik kararı nedeniyle kendisi ile herhangi bir bilgi ya da belge paylaşmasının söz konusu olamayacağını Cornu'ya iletti. Cornu'nun Türkiye ziyaretinde kendisine söylenenler ve konuşulanlara ilişkin bilgiler, daha sonra Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi'ne verdiği ifadesinde ortaya çıktı. İsviçre'ye dönen Cornu, TFF yetkilileri Arıboğan ve Helvacı'nın ısrarlı talepleri ve hatta hayati tehlikeleri olduğu iddiaları üzerine UEFA Genel Sekreteri Infantino'ya, TFF'ye bir mektup yazdırdı. UEFA, mektubunda, 'Biz Fenerbahçe'yi kesinlikle Şampiyonlar Ligi'ne almayız ya da FB gelirse size ceza veririz' demedi. Ancak TFF, bu mektubu gerekçe göstererek, 23 Ağustos 2011 tarihinde Fenerbahçe Spor Kulübü yönetimine 'Şampiyonlar Ligi'ne katılmayacağınızı açıklayın' dedi. Bunun sert bir biçimde reddedilmesi üzerine de TFF, 24 Ağustos günü akşamüzeri yani Şampiyonlar Ligi kura çekiminden bir gün önce Fenerbahçe'yi Şampiyonlar Ligi'ne göndermeyeceğini açıkladı. Bunun devamında yine TFF'nin onayı ile Şampiyonlar Ligi'ne soruşturmada adı geçen bir diğer kulüp olan Trabzonspor gönderildi. Fenerbahçe Spor Kulübü, 25 Ağustos 2011 sabahında Tahkim Kurulu'na başvuruda bulundu. Ancak Fenerbahçe'nin başvurusu uluslararası kurallar gerekçe gösterilerek reddedildi. Böylece Trabzonspor'un TFF tarafından UEFA Şampiyonlar Ligi'ne gönderilmesi Fenerbahçe'nin ise cezalandırılmış olması onanmış oldu. Oysa aynı TFF, 15 Ağustos tarihinde düzenlenen basın toplantısına şu noktaya dikkat çekmişti: 'Soruşturma evrakının, şüpheli kulüp ve gerçek kişilerle paylaşılamaması, Federasyonumuzca yapılacak disiplin yargılamasında ilgili taraflara, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6., Anayasamızın 36. ve Futbol Disiplin Talimatı'nın 72. maddesi ile teminat altına alınan savunma hakkının tanınmasına engel olmaktadır. Savunma hakkı tanınmadan yapılacak bir disiplin yargılamasının, hak arama hürriyetini ve adil yargılanma hakkını ağır bir biçimde ihlal edeceği açıktır.'Bir hafta önce bu açıklamayı yapan ve karar vermesinin imkansız olduğunu belirten TFF, hemen bir karara varmış Fenerbahçe Spor Kulübü'nü suçlu ilan etmiş ve Şampiyonlar Ligi'ne göndermemiştir. Aynı toplantıda, TFF, soruşturma kapsamında adı geçen 52 kişiyi PFDK'ya sevk etmişti. Sevk edilen bu kişilerin arasında, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı, yöneticileri, idari menajeri ve hatta tercümanı da vardı. Yargısız infaz yapılarak, sürecin en başında henüz elinde belge dahi bulunmadığını söyleyenler tarafındansuçlu ilan edilerek Şampiyonlar Ligi'ne gönderilmeyen Fenerbahçe Spor Kulübü, 26 Ağustos 2011 tarihinde yaptığı açıklama ile TFF tarafından Bank Asya Birinci Lig'e gönderilmesi gerektiğini belirtti. 30 Ağustos 2011 tarihinde, TFF yönetimi yaptığı açıklama ile bunun söz konusu olmadığını duyurdu. Bu gelişmelerin ardından, Fenerbahçe Spor Kulübü, UEFA Şampiyonlar Ligi'ne alınmama süreci ile ilgili Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi CAS'a başvurdu. CAS, 5 Eylül 2011 tarihinde Fenerbahçe'nin açtığı davayı kabul ettiğini açıkladı. TFF, Fenerbahçe Spor Kulübü'ne, taraftarların yaşananlara tepki olarak Shaktar Donekts maçında çıkardığı olaylar nedeniyle, 2 maç seyircisiz oynama cezası verdi. Fenerbahçe, 12 Eylül 2011 tarihinde Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu'nda seyircisiz maç yaparken taraftarlar stadyum dışında toplanarak yaptıkları tezahüratlar ile seslerini, hakları yenilen, emekleri yok sayılan, 70 milyonun izlediği maçlarla ilgili, haksız yere suçlu ilan edilen futbolculara duyurdu. Aynı taraftarlar, 7 Ağustos 2011 tarihinde de Metris Cezaevine bir konvoy ile giderek seslerini içerideki Başkan ve yöneticilerine duyurmaya çalıştı. TFF, daha sonra aldığı bir kararla, seyircisiz oynama cezası verilen maçlarda kadın ve çocukların seyirci olarak stadyumlara girebileceğini açıkladı. Bu kararını, tam da Fenerbahçe'nin Manisa ile 20 Eylül 2011 tarihinde Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu'nda oynayacağı maçın hemen öncesinde açıkladı. Fenerbahçe kadın ve çocuklarının stadyuma koşması ile bu karar, Dünya spor tarihinde yeni bir rekor yazılmasına neden oldu." 

Edin Visca, tekrar Başakşehir'de

RAMS Başakşehir, son olarak Trabzonspor forması giyen ve 12 sezon turuncu-lacivertli formayı terleten eski oyuncusu Bosna-Hersekli futbolcu Edin Visca'yı kadrosuna kattığını açıkladı

23.06.2026 17:39:00
İhlas Haber Ajansı
Edin Visca, tekrar Başakşehir'de
Edin Visca, tekrar Başakşehir'de
RAMS Başakşehir, son olarak Trabzonspor forması giyen ve 12 sezon turuncu-lacivertli formayı terleten eski oyuncusu Bosna-Hersekli futbolcu Edin Visca'yı kadrosuna kattığını açıkladı.

RAMS Başakşehir, yeni sezon öncesi kadro yapılanmasını sürdürürken eski yıldızı Edin Visca'yı yeniden renklerine bağladığını duyurdu. Konuyla ilgili kulüpten yapılan açıklamada, "Kulübümüz, Edin Vişça ile anlaşma sağladı. Başkanımız Göksel Gümüşdağ ile bir araya gelen Edin Vişça, kendisini 1 yıllığına yeniden turuncu-lacivert renklere bağlayan sözleşmeye imza attı. 2011'de başlayan hikayemizle birlikte sayısız başarılara imza attığımız, Avrupa kupalarında unutulmaz anlar yaşadığımız, kritik golleri ve asistlerleriyle nice zaferlere yürüdüğümüz ve en önemlisi Süper Lig şampiyonluğu yaşadığımız, kulübümüzün tarihine adını altın harflerle yazdıran Edin Vişça yeniden Başakşehir ailesine katıldı. Evine hoş geldin evlat. Yeniden birlikte, yeniden aynı hedefler için" ifadelerine yer verildi.

2011-2022 yılları arasında turuncu-lacivertli formayla kulüp tarihine geçen 26 yaşındaki Bosna Hersekli oyuncu, Başakşehir kariyerinde 398 müsabakada görev aldı.

Visca, Başakşehir'in 2019-2020 sezonunda kazandığı Süper Lig şampiyonluğunda önemli rol oynayan isimlerden biri olmuştu. Turuncu-lacivertli formayla uzun yıllar başarılı performans sergileyen deneyimli oyuncu, 110 golle kulüp tarihinin en golcü futbolcusu unvanını da elinde bulunduruyor.

Geçtiğimiz sezonu Trabzonspor formasıyla geçiren Visca ise yaşadığı sakatlık problemleri nedeniyle yalnızca 9 karşılaşmada görev alabildi. Bosna Hersekli futbolcu, bu süreçte gol veya asist katkısı üretemedi.

Ürdün veda etti


 
2026 FIFA Dünya Kupası J Grubu'nun ikinci haftasında oynanan maçta Cezayir, Ürdün'ü 2-1 yendi. Bu sonucun ardından Cezayir grupta puanını 3'e yükseltirken, Ürdün ikinci karşılaşmasında da sahadan mağlubiyetle ayrıldı ve turnuvaya veda etti. 

23.06.2026 11:05:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
Ürdün veda etti
Ürdün veda etti

2026 FIFA Dünya Kupası J Grubu'nun ikinci haftasında oynanan maçta Cezayir, Ürdün'ü 2-1 yendi. Bu sonucun ardından Cezayir grupta puanını 3'e yükseltirken, Ürdün ikinci karşılaşmasında da sahadan mağlubiyetle ayrıldı ve turnuvaya veda etti. Ürdün ve Cezayir taraftarları maçı statta birlikte izledi.

Maçın ilk golünü Ürdün'den 36. dakikada El Reşdan (kaydetti. Cezayir'in golleri 69. dakikada Binboali ve 82. dakikada Guiri'den geldi.

Ürdün son maçında Arjantin ile oynayacak. Cezayir ise Avusturya ile... Cezayir ilk maçında Arjantin'e 3-0, Ürdün de Avusturya'ya 3-1 yenilmişti.

Fransa-Irak maçı 4.5 saatte bitti


 
 
2026 FIFA Dünya Kupası I Grubu ikinci maçlarında Fransa, Irak'ı 3-0 mağlup ederek son 32 turuna çıkmayı garantiledi. Irak ise ilk iki maçını da kaybetti. Maçın ikinci yarısı hava koşulları nedeniyle 2 saat geç başladı. Böylece Dünya Kupası tarihinde bir 'ilk' yaşanmış oldu. Irak, Senegal'i yenerse en iyi 3. olarak son 32'ye kalabilir.

23.06.2026 05:59:00 / Güncelleme: 23.06.2026 07:12:53
HABER MERKEZİ/AA
Fransa-Irak maçı 4.5 saatte bitti
Fransa-Irak maçı 4.5 saatte bitti

Amerikan Futbolu Ligi (NFL) ekiplerinden Philadelphia Eagles'ın maçlarını oynadığı 69 bin kişi kapasiteli Philadelphia Stadı'nda yapılan karşılaşmada, 2018 şampiyonu ve 2022 finalisti Fransa, turnuvaya 40 yıllık aranın ardından geri dönen Irak ile karşı karşıya geldi.

Statta 68 bin 324 taraftarın izlediği karşılaşmaya etkili hücumlarla başlayan Fransa, 14. dakikada 1-0 öne geçti. Olise, ceza alanı dışındaki Mbappe'ye yerden bir pas gönderdi. Mbappe ceza alanı ön çizgisinin gerisinde sol ayağıyla bir plase vuruş yaptı ve top uzak köşeden filelerle buluştu.

Maçın 26. dakikasında Irak, sakatlık nedeniyle erken bir oyuncu değişikliğine gitti. Irak'ta sakatlık yaşayan Hussein, su molası sırasında oyundan çıktı ve yerine Al Hamadi girdi.

Şiddetli yağmur taraftarları etkiledi

İlk yarının son 15 dakikasında yağmur şiddetini artırdı ve hazırlıksız yakalanan bazı taraftarlar tribünleri boşaltarak kapalı alanlara geçti.
Karşılaşmanın 41. dakikasında Mbappe, kalecinin önde olduğunu gördü ve ceza alanının uzağında bir noktadan kaleye şutunu gönderdi ve top üstten auta çıktı.
Fransa, devreye 1-0 önde girdi.

İki saat ara

İlk yarı bittikten sonra futbolcular soyunma odasına giderken şiddetli gök gürültülü sağanak uyarısı yapıldı, tribünlerin boşaltılması istendi ve karşılaşmanın ikinci yarısının başlamasının gecikeceği bildirildi. Maçın ikinci yarısı şiddetli gök gürültülü sağanak nedeniyle 2 saatlik gecikme ile başladı.

Karşılaşmanın 54. dakikasında Fransa, 2-0 öne geçerken gol yine Mbappe'den geldi. Irak savunmasındaki anlaşmazlıkta Tahseen'in kalecisine göndermek istediği pas, ceza sahası içindeki Dembele'nin önüne düştü ve Dembele topu Mbappe'ye aktardı ve o da Dünya Kupası tarihinde 16. golünü kolay bir şekilde ağlara gönderdi.

Maçın 66. dakikasında fark üçe çıktı. Olise, ceza alanı sağ çaprazından Dembele'ye pasını aktardı. Dembele, topu kontrol edip uzak köşeye vuruşunu gönderdi ve top filelerle buluştu.

Maçta başka gol olmayınca Fransa, Irak'ı 3-0 mağlup etti ve son 32 turuna kalmayı garantiledi. Fransa, ilk maçında da Senegal'i 3-1 yenmişti.



Mbappe'nin 16. dünya kupası golü

Mbappe, maçta attığı 2 golle dünya kupalarında 16. golünü kaydetti. Messi de dün 18 gole ulaşarak Dünya Kupalarında en çok gol atan oyuncu olmuştu. 
Fransız futbolcu, milli takım tarihinin en golcü oyuncusu olarak 60 gole ulaştı. Fransa'da 2018'deki son dünya şampiyonluğunun mimarlarından, Fenerbahçe forması giyen N'Golo Kante, maçı yedek kulübesinde tamamladı.

2018 şampiyonu ve 2022 finalisti Fransa

2018 şampiyonu ve 2022 finalisti Fransa, otoriteler tarafından 2026 Dünya Kupası'nın da favorilerinden gösteriliyor.
Fransa, FIFA dünya sıralamasında 2'nci, Irak ise 55'inci sırada yer alıyor.

Edirne Sarayiçi Er Meydanı'nda 3-5 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek 665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde 40 başpehlivan kol bağlayacak

Edirne Sarayiçi Er Meydanı'nda 3-5 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek 665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde 40 başpehlivan kol bağlayacak

22.06.2026 11:44:00
AA
Edirne Sarayiçi Er Meydanı'nda 3-5 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek 665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde 40 başpehlivan kol bağlayacak
Edirne Sarayiçi Er Meydanı'nda 3-5 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek 665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde 40 başpehlivan kol bağlayacak
Edirne Sarayiçi Er Meydanı'nda 3-5 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek 665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde 40 başpehlivan kol bağlayacak.

UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde bulunan Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nin 665'incisi için geri sayım başladı.

Edirne'deki Sarayiçi Er Meydanı'nda 3-5 Temmuz tarihlerinde yapılacak organizasyonda, 40 başpehlivan kol bağlayacak.

CW Enerji Yağlı Güreş Ligi'nde geçen yıl ilk 32'de yer alan başpehlivanlar, Kırkpınar'a doğrudan katılacak.

Yağlı Güreş Ligi'nin bu yılki 4. etabını oluşturan Sekapark Altın Kemer Yağlı Güreşleri'nin ardından Kırkpınar'a katılacak "ilave 8 başpehlivan" da belli oldu.

Onur Susuz, Süleyman Başar, Tanju Gemici, Serhat Elvan, Hasan Güzeller, Ünal Karaman, Tolga Turan ve Ali Yanatma ilave 8 başpehlivan listesinden adlarını 665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'ne yazdırdı. Söz konusu 8 başpehlivan, Kırkpınar'da 1. tur kuralarına 5. torbadan katılacak.

Kırkpınar'a doğrudan katılım hakkı elde eden başpehlivanlar ise şunlar:

Orhan Okulu, Feyzullah Aktürk, Enes Doğan, Mustafa Taş, Yusuf Can Zeybek, Erkan Taş, Yunus Emre Yaman, Ali İhsan Batmaz, Seçkin Duman, Furkan Durmuş Altın, Mehmet Yeşil Yeşil, Osman Kan, İsmail Koç, Ali Gürbüz, Yıldıray Pala, Yıldıray Akın, Serdar Yıldırım, Nedim Gürel, Serhat Gökmen, Hasan Cengiz, Cengizhan Şimşek, Abdulrefik Öner, Mustafa Doğan Özkaya, Faruk Akkoyun, Serhat Balcı, Hamza Köseoğlu, Fatih Atlı, İsmail Balaban, Mustafa Batu, Ertuğrul Dağdeviren, Recep Kara, Hamza Özkaradeniz.

Yağlı Güreş Ligi'nde geçen yıl 31. sırada yer alan Osman Aynur, 45 yaş sınırına takıldığı için listeye 33. sıradaki Hamza Özkaradeniz dahil edildi.

Listedeki başpehlivanlar arasında 44 yaşındaki Recep Kara ve Serhat Balcı "en tecrübeli" güreşçiler, 24 yaşındaki Yıldıray Pala ise "en genç" isim olarak dikkati çekiyor.

Recep Kara ve Mehmet Yeşil Yeşil, Kırkpınar'a baş boyunda 19'uncu kez katılacak.

Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde geçen yıl başpehlivanlığı, finalde Feyzullah Aktürk'ü yenen Orhan Okulu kazandı.

"Sürekli altın kemer" talimatında değişiklik
Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu tarafından, Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreş talimatında değişikliğe gidildi.

Buna göre 3 yıl art arda başpehlivanlık kazananların yanı sıra "farklı dönemlerde 5 kez birincilik alan başpehlivanlar" da altın kemerin daimi sahibi olacak.

Böylece bu yılki güreşler, Kırkpınar'da 4 birinciliği bulunan tecrübeli başpehlivanlar Ali Gürbüz ve Recep Kara için ayrı bir önem taşıyor.

Ali Gürbüz veya Recep Kara, 655. Kırkpınar'da başpehlivanlığı kazanması durumunda altın kemerin daimi sahibi olacak.

İspanya ilk galibiyetini Suudi Arabistan karşısında aldı

2026 Dünya Kupası H Grubu 2. haftasında İspanya, Suudi Arabistan'ı 4-0 mağlup etti.

22.06.2026 09:46:00
İhlas Haber Ajansı
İspanya ilk galibiyetini Suudi Arabistan karşısında aldı
İspanya ilk galibiyetini Suudi Arabistan karşısında aldı
2026 Dünya Kupası H Grubu 2. haftasında İspanya, Suudi Arabistan'ı 4-0 mağlup etti.

FIFA 2026 Dünya Kupası H Grubu 2. hafta maçında İspanya ile Suudi Arabistan, Mercedes-Benz Stadyumu'nda karşı karşıya geldi.

Brezilyalı hakem Raphael Claus'un yönettiği maçın 10. dakikasında Lamine Yamal, ilk Dünya Kupası golünü kaydederken, İspanya 1-0 öne geçti. 21 ve 24. dakikalarda Mikel Oyarzabal'ın golleriyle Luis de la Fuente'nin öğrencileri ilk yarıyı 3-0 üstün bitirdi.



49. dakikada İspanya'nın köşe vuruşunda Al Tambakti topu kendi kalesine gönderince skor 4-0 oldu. İlerleyen dakikalarda başka gol sesi çıkmayınca, Matadorlar sahadan 4-0 galip ayrıldı. Bu sonuçla İspanya puanını 4'e yükseltirken, Suudi Arabistan ise 1 puanda kaldı.

Grubun son maçında İspanya, Urugay ile, Suudi Arabistan ise Yeşil Burun ile karşı karşıya gelecek.

A Milli Kadın Voleybol Takımı, Çin'i 3-2 mağlup etti

2026 Voleybol Milletler Ligi'nin Ankara'da düzenlenen 2. etabının 4. maçında A Milli Kadın Voleybol Takımı, Çin'i 25-21, 26-28, 23-25, 25-16, 15-12'lik setlerle 3-2 mağlup etti. Milliler, 8 Temmuz'da Japonya etabında Polonya ile karşılaşacak.

22.06.2026 09:43:00
İhlas Haber Ajansı
A Milli Kadın Voleybol Takımı, Çin'i 3-2 mağlup etti
A Milli Kadın Voleybol Takımı, Çin'i 3-2 mağlup etti
2026 Voleybol Milletler Ligi'nin Ankara'da düzenlenen 2. etabının 4. maçında A Milli Kadın Voleybol Takımı, Çin'i 25-21, 26-28, 23-25, 25-16, 15-12'lik setlerle 3-2 mağlup etti. Milliler, 8 Temmuz'da Japonya etabında Polonya ile karşılaşacak.



Salon: Ankara
Hakemler: Ovuka Sinisa (Bosna Hersek), Koutsoulas Michail (Yunanistan)
Türkiye: Berka Buse Özden, Yaprak Erkek, Elif Şahin, Melissa Vargas, İlkin Aydın, Sinead Jack, Gizem Örge (L), (Cansu Özbay, Hande Baladın, Eylül Akarçeşme Yatgın, Defne Başyolcu, Saliha Şahin)
Başantrenör: Daniele Santarelli
Çin: Yushan Zhuang, Xin Tang, Zixuan Zhang, Zhongnan Guo, Aoqian Wang, Chenxuan Li, Mengjie Wang (L), (Yuhan Dong, Yuanyuan Wang, Shengyu Xie, Xiangyu Gong, Houyu Chen, Feifan Ni, Shuming Yang)
Başantrenör: Cai Bin
Setler: 25-21, 26-28, 23-25, 25-16, 15-12

İran yeşil sahada da ayakta

2026 FIFA Dünya Kupası G Grubu ikinci maçında İran, güçlü rakibi Belçika ile Los Angeles'taki SoFi Stadyumu'nda 0-0 berabere kalarak tarihi bir puana imza attı

22.06.2026 09:40:00
Haber Merkezi
İran yeşil sahada da ayakta
İran yeşil sahada da ayakta
2026 FIFA Dünya Kupası G Grubu ikinci maçında İran, güçlü rakibi Belçika ile Los Angeles'taki SoFi Stadyumu'nda 0-0 berabere kalarak tarihi bir puana imza attı.

Bu sonuçla gruptaki ikinci beraberliğini alan "Team Melli" (Milli Takım), son maçlar öncesinde gruptan çıkma umutlarını korudu.

ABD hükümetinin uyguladığı seyahat kısıtlamaları ve tesis önündeki protestolar nedeniyle hazırlık dönemini oldukça gergin geçiren İran, sahada gösterdiği dirençle tüm dünyaya büyük bir sürpriz yaptı.

Kalede Bir Duvar: Alireza Beiranvand

Maçın tartışmasız kahramanı İran kalecisi Alireza Beiranvand oldu. Belçika'nın Kevin De Bruyne ve Romelu Lukaku gibi yıldızlarıyla geliştirdiği ataklarda tam 7 kurtarışa imza atan deneyimli eldiven, kalesini gole kapattı.

Maçın 25. dakikasında İran, harika bir serbest vuruş organizasyonuyla Mehdi Taremi'nin ayağından golü buldu. Ancak VAR incelemesi sonrasında gol ofsayt gerekçesiyle iptal edildi.

Kırmızı Kart: 66. dakikada Belçika savunma oyuncusu Nathan Ngoy büyük bir hata yaptı. Araya giren Taremi'yi düşüren Ngoy, doğrudan kırmızı kart görerek Belçika'yı 10 kişi bıraktı.

İran'ın dünyaca ünlü yıldızı Alireza Jahanbakhsh, ikinci yarıda oyuna dahil olarak milli takım formasıyla 100. maçına çıktı ve dalya dedi.

"Belçika Şanslıydı"

Maçın ardından açıklamalarda bulunan İran Teknik Direktörü Ardeshir Ghalenoei, oyuncularıyla gurur duyduğunu belirtti.

Ghalenoei, "Çok iyi oynadık ve maçı kazanabilirdik. Belçika 10 kişi kaldıktan sonra kaybetmediği için şanslıydı. Artık bu maç bitti, tamamen Mısır maçına odaklandık" diyerek iddialarını ortaya koydu.

Dünya Kupası G Grubu'ndaki son maçlarda İran, 26 Haziran'da Seattle'da lider Mısır ile karşı karşıya gelecek. Kazanan takım doğrudan adını bir üst tura yazdıracak.

Filenin Sultanları, Almanya'yı 3-2 yendi

A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 FIVB Milletler Ligi'nin (VNL) ikinci haftasındaki üçüncü maçında Almanya'yı 3-2 yendi

21.06.2026 10:18:00
Anadolu Ajansı
Filenin Sultanları, Almanya'yı 3-2 yendi
Filenin Sultanları, Almanya'yı 3-2 yendi
A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 FIVB Milletler Ligi'nin (VNL) ikinci haftasındaki üçüncü maçında Almanya'yı 3-2 yendi.

Müsabakaya iyi başlayan Almanya, ay-yıldızlı takımın özellikle servislerdeki hatası sonucu 12-8 öne geçti. Almanya, kontrolü elinde bulunduğu seti 25-18 kazanarak 1-0 öne geçti.

Karşılıklı sayılarla başlayan ikinci sette Vargas'ın etkili servisleriyle 6-3 öne geçen ay-yıldızlı ekip, rakibine mola aldırdı.

Milli takım, bloktaki sayıları ve orta alanda yaptığı hücumlarla farkı 6'ya çıkardı: 14-8. Weske, Alsmeier ve Cekulaev'in etkili mücadelesiyle toparlanan Almanya, skoru 19-19 olarak eşitledi. Çekişmeli şekilde devam eden seti 26-24 kazanan Almanya 2-0 öne geçmeyi başardı.



Müsabakada üçüncü setin ilk bölümü de karşılıklı sayılara sahne olurken son bölümde İlkin Aydın'ın sayılarıyla farkı açan ay-yıldızlı ekip, üçüncü seti 25-19 alarak skoru 2-1'e getirdi.

Maçta dördüncü sette de takımlar karşılıklı sayılar üretirken Almanya, Cekulaev ile 15-14 öne geçti. Daha sonra rakibinin yaptığı hataları Vargas ve İlkin Aydın'ın performansıyla iyi değerlendiren ay-yıldızlı ekip, seti 25-22 kazanarak durumu 2-2 yaptı.



A Milli Kadın Voleybol Takımı, daha iyi bir mücadele sergilediği son seti 15-13 alarak müsabakadan 3-2 galip ayrıldı.

Bu sonuçla Türkiye, ligde 5. galibiyetini elde etti. Almanya ise 5. kez mağlup oldu.

Almanya, Fildişi Sahili'ni 2-1 mağlup etti

2026 FIFA Dünya Kupası E Grubu 2. maçında Almanya, uzatmalarda bulduğu golle Fildişi Sahili'ni 2-1 mağlup etti

21.06.2026 10:12:00
Haber Merkezi
Almanya, Fildişi Sahili'ni 2-1 mağlup etti
Almanya, Fildişi Sahili'ni 2-1 mağlup etti
2026 FIFA Dünya Kupası E Grubu 2. maçında Almanya, uzatmalarda bulduğu golle Fildişi Sahili'ni 2-1 mağlup etti.

Toronto Stadı'nda oynanan müsabakaya hızlı başlayan taraf Almanya olsa da 30. dakikada Fildişi Sahili, Kessie'nin golüyle 1-0 öne geçti.

Sol kanatta topla buluşan Diomande'nin ceza sahasına ortasında Diallo'nun vuruşu Brown'dan döndü. Seken topu önünde bulan Kessie'nin bekletmeden şutunda top filelere gitti: 0-1. İlk yarı Fildişi Sahili'nin 1-0 üstünlüğüyle tamamlandı.

Almanya ikinci devrede oyuna beraberlik getirdi. 68. dakikada sağ kanattan atağa kalkan Amiri'nin penaltı noktasına gönderdiği ortaya Undav gelişine vurarak topu ağlara yolladı: 1-1.

Süper Lig'de Galatasaray forması giyen Fildişi Sahili oyuncusu Wilfried Singo, 82. dakikada sakatlanarak yerini Doue'ye bıraktı.

Mücadelenin uzatma anlarında oyunu rakip kaleye yıkan Almanya, aradığı golü 90+4. dakikada buldu. Nmecha'nın savunmanın arasından gönderdiği pasa hareketlenen Undav, dönerek vuruşuyla takımını öne geçirdi: 2-1.

Almanya karşılaşmadan 2-1'lik galibiyetle ayrılarak grupta puanını 6'ya çıkardı. Fildişi Sahili ise 3 puanda kaldı.

Bizim yapamadığımızı Curaçao yaptı

2026 FIFA Dünya Kupası'nda Ekvador ile Curaçao, 0-0 berabere kaldı.

21.06.2026 10:08:00
Anadolu Ajansı
Bizim yapamadığımızı Curaçao yaptı
Bizim yapamadığımızı Curaçao yaptı
2026 FIFA Dünya Kupası'nda Ekvador ile Curaçao, 0-0 berabere kaldı.

Gruptaki ilk maçında Dünya Kupası tarihindeki ilk golünü Almanya'ya atan Curaçao, Ekvador beraberliği ile de turnuva tarihindeki ilk puanını almayı başardı.

Almanya'nın 6 puanla son 32 turuna kalmayı garantilediği grupta, Fildişi Sahilleri'nin 3, Ekvador ve Curaçao'nun 1'er puanı bulunuyor.

Curaçao kalecisi Eloy Room, yaptığı 15 kurtarışla ülkesinin ilk puanı almasında büyük pay sahibi oldu.

Curaçao, Karayip Denizi'nin güneyinde, Venezuela kıyılarının yaklaşık 65 kilometre kuzeyinde yer alan 160 bin nüfuslu bir ada ülkesidir.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.