logo
19 HAZİRAN 2026

Japonya yaralarını sarmaya çalışıyor

14.03.2011 00:00:00
140 yılın en büyük depremini yaşayan Japonya, yaralarını sarmaya çalışıyor. Nükleer tesislerde sızıntının meydana geldiği bildirilirken diğer taraftan bölgeye 20 bin asker gönderildi. Ulaşımın çok güçlükle sağlanabildiği felaket bölgesinde ölü ve yaralı sayısı her geçen gün artıyor

Japonya önceki gün büyük ve asker destekli bir kurtarma operasyonu başlattı. Japonya Başbakanı Naoto Kan, depremin ardından kurtarma ve yaraları sarma çalışmaları için 50 bin asker görevlendirdiklerini açıkladı. Naoto Kan, toplam 190 askeri uçakla 25 geminin depremden etkilenen bölgeye gönderildiğini ifade etti. Japonya'nın beş bölgesinde 215 bin kişinin bin 350 geçici barınakta yaşadığı belirtilirken, depremden bu yana çoğu ülkenin kuzeydoğusunda olmak üzere bir milyondan fazla eve su verilemediği bildirildi. Bu arada bilinmeyen sayıda cesedin de enkaz ve molozların altında olduğu sanılıyor. Buna ek olarak polis, depremin merkez üssüne en yakın kent olan Sendai sahillerinde 200 ila 300 kişinin cesedinin bulunduğunu kaydetti.

Felaket bölgesine ulaşmak çok güçJaponya'da meydana gelen deprem ve tsunami felaketinin ardından bölgedeki birçok nükleer santral acil duruma geçerken, felaket bölgesine ulaşmanın çok güç olduğu bildirildi. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, özellikle Miyagi vilayetinde ve Fukişima bölgesinde meydana gelen felaketin çapı tam olarak bilinmiyor. Kaynaklar, Fukişima'da bulunan nükleer santralin 1 numaralı reaktöründe soğutma sorunu bulunduğunu ve yedek jeneratörlerde de sıkıntı çekildiğini kaydetti. Japonya'nın en büyük haber ajansı Kyodo da Fukişima nükleer tesisinde de sızıntı olduğunu bildirdi. Japon Nükleer Güvenlik Ajansı da bu durumu doğrular nitelikte bir açıklama yaparak, sızıntı miktarının çevre sağlığına doğrudan tehdit olmadığını ve tedbiren tahliye kararı alındığını belirtti. Fukişima nükleer tesisinin 2 numaralı reaktöründe de benzer durum geliştiği yönünde açıklamalar olduğu ve bölgede acil durum ilan edildiği kaydedildi. Nükleer ve Endüstri Güvenliği Ajansı, Fukişima Nükleer Santralinin 1 numaralı reaktörünün kontrol odasındaki radyasyon düzeyinin olağan değerlerin neredeyse bin katına yükseldiğini kaydetti.Ajans, ayrıca tesisin ana kapısı yakınlarındaki radyasyon oranının sekiz kat fazla olduğunu açıkladı. Yetkililer, tesisi ziyaret eden Başbakan Naoto Kan'dan, birinci reaktörün çevresinde sakinleri tahliye edilecek bölgenin alanını 3 kilometreden 10 kilometreye çıkartılması yönünde emir aldıklarını kaydetti. Diplomatik kaynaklar, bölgedeki yıkıma dair sağlıklı bilgiler alınamadığını vurgularken, bölgede esas can ve mal kaybına neden olan unsurun tsunami olduğunu belirtti. Ayrıca Japonya'da santrallerin faaliyetini durdurması nedeniyle hükümet, elektrik tasarrufuna dikkat edilmesi uyarısı yaptı. Benzine getirilen kısıtlama çerçevesinde de vatandaşlar, araçlarına en fazla 15 litre benzin alabiliyorlar.

20 bin asker bölgedeBölgedeki kurtarma çalışmalarının Japonya Öz Savunma Kuvvetleri (Japonya ordusu) öncülüğünde yapıldığını belirten aynı kaynaklar, bölgeye 20 bin asker, 190 uçak ve 25 geminin gönderildiğini ve kurtarma çalışmalarının sürdüğünü anlattı. Başbakan Naoto Kan, yaptığı açıklamada bölgeye sevk edilecek asker sayısının 50 bini bulacağını kaydetti. Öte yandan çeşitli polis kaynaklarına dayandırılan ve resmi olmayan ölü ve kayıp sayısının 1500 civarında olduğu belirtilirken, ölü sayısının her saat değişmesinden dolayı bu rakamın çok üzerine çıkacağı tahmin ediliyor.  Yetkililer, bölgeye kara ya da demiryoluyla ulaşımın mümkün olmadığını, ancak gelecek günlerde bazı tren hatlarının açılabileceğini ifade etti.

Başkent Tokyo'da düzen hakimJaponya'nın Başkenti Tokyo'da hayatın normale döndüğü gözlenirken, tren seferlerinin bazı hatlarda başladığı görülüyor. Diplomatik kaynaklar, Türk basınında bahsedilenin aksine, başkentte "kaos yerine bir düzen havasının hakim olduğunu" aktarıyor. Ayrıca başkentteki Narita ve Haneda havaalanlarından iç ve dış hat uçuşları yapılıyor.

Japonya 70 santim yere battı!Japonya'nın Tokyo Üniversitesi Deprem Araştırma Enstitüsünde misafir öğretim görevlisi olarak bulunan Yrd. Doç. Dr. Serdar Küyük, Japonya'nın deprem ve tsunami felaketiyle birlikte son verilere göre okyanusa 2 metre kaydığını ve 70 santimetre yere doğru göçtüğünü söyledi. Deprem ve tsunami hakkındaki güncel verilere ilişkin olarak açıklama yapan Küyük, depremi ölçen sismik ağların durduğunu ve aletsel olarak ellerinde büyüklük ölçüsü bulunmadığını kaydetti. Ellerine gelen en büyük kayıtların Sendai şehri ve İbareki eyaletinden olduğunu söyledi.Küyük, bu depremin sıradan olmadığını ifade ederek, depremin neredeyse yer çekimi gücünde yanal olarak bir itmeye neden olduğunu kaydetti. Bu ivme değerlerini devamlı incelediklerini belirten Küyük, çarpıcı bazı sonuçlar elde edildiğini ve Sendai şehrinde kıyı kesimlerin 65 ila 70 santimetre yere doğru göçtüğünü söyledi. Küyük, "büyük bir alanın resmen aşağıya indiğini" vurgulayarak, muhtemel sebebin, tsunamiyle gelen dalgaların hepsinin geri gidemeyip bölgede bir ağırlık yapması ve depremin de etkisiyle aşağı doğru zemini itmesi olduğunu anlattı.Hadisenin boyutlarının yanal olarak daha kötü olduğunu vurgulayan Küyük, GPS ile aldıkları verilere göre Sendai bölgesinin 2 metre denize kaydığını ve 70 santimetre yere göçtüğünü belirtti. Küyük, meydana gelen büyük felaketle ilgili olarak, "Japonya'yı okyanusa çekmiş gözüküyor ve biraz da batırmış" değerlendirmesinde bulundu. Küyük, depremin Miyagi gibi küçük bir alanda olmadığını ve önceki depremlere benzemediğini kaydetti.

2 çocuk annesini öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet

Kayseri'de 2 çocuk annesi Ebru Kekilli'yi av tüfeği ile vurarak öldüren sanığa indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi

18.06.2026 19:30:00
İhlas Haber Ajansı
2 çocuk annesini öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet
2 çocuk annesini öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet
2025 Kasım ayında 2 çocuk annesi Ebru Kekilli'nin öldürülmesinin ardından sanık A.A. hakkında açılan davada, karar duruşması bugün Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Bugün 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya hayatını kaybeden Ebru Kekilli'nin eşi ve avukatları, tutuklu sanık A.A. ve avukatı katıldı. Karar öncesi son sözü sorulan sanık A.A.; hayatını kaybeden Ebru Kekilli hakkında çeşitli ithamlarda bulundu ancak sanığın, av tüfeği ile vurduğu Ebru Kekilli hakkında '6 aydan beri görüşme talebime karşılık vermiyordu. Pişmanım. Keşke olmasaydı" sözleri dikkat çekti.

Sanığın, öldürülen kadın Ebru Kekilli'yi daha önce de yazılı bir kağıt göndererek ölümle tehdit ettiği mahkeme tutanaklarında yer aldı.

Aile adına savunma yapan avukat ise sanığın sözlerine binaen; "Bu bir boşanma davası değil kasten öldürme davasıdır. İki insan arasındaki ilişki ile insan öldürme arasında bir alaka yoktur ve sanık hayatını kaybeden Ebru'yu itibarsızlaştırmak istemektedir. Sanığın en üst hadden cezalandırılmasını istiyoruz" dedi.

Tanık dinleme talebini de reddeden mahkeme heyeti sanık A.A.'ya kadına karşı kasten öldürme suçundan indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi.



Olay

26 Kasım 2025 tarihinde meydana gelen olayda Demokrasi Mahallesi Celal Bayar Sokak'ta, A.A. (41) ile 2 çocuk annesi Ebru Kekilli (36) arasında henüz bilinmeyen bir sebepten tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine A.A. tüfekle kadını vurup kaçtı. Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrollerde genç kadının hayatını kaybettiğini belirledi. Hayatını kaybeden kadının cenazesi öğlen namazını müteakip Talas Dedeoğlu Cami'de kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Rusya'nın başkenti Moskova'ya düzenlenen saldırı üzerine açıklamalarda bulundu

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Rusya'nın başkenti Moskova'ya düzenlenen saldırı üzerine açıklamalarda bulundu

18.06.2026 16:19:00
Haber Merkezi
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Rusya'nın başkenti Moskova'ya düzenlenen saldırı üzerine açıklamalarda bulundu
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Rusya'nın başkenti Moskova'ya düzenlenen saldırı üzerine açıklamalarda bulundu
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Rusya'nın başkenti Moskova'ya düzenlenen saldırı üzerine açıklamalarda bulundu.

"ABD–İran savaşını bitiren imzaların atıldığı gün Rusya'nın başkenti Moskova Ukrayna tarafından  hedef alındı" diyen BTP lideri, "Temmuz başında Ankara'da NATO zirvesi var. Bu zirve öncesi Rusya'nın tahrik edilmesi dikkat çekici" ifadelerini kullandı.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım şöyle:

"ABD–İran savaşını bitiren imzaların atıldığı gün Rusya'nın başkenti Moskova Ukrayna tarafından  hedef alındı. Dronelerle düzenlenen saldırılarda 16 kişi yaralandı. Bu saldırılarda Kremlin'e yakın bir mesafedeki petrol rafinerisinin de vurulduğu açıklandı.
Bu saldırı, Ukrayna'nın Rusya'ya gerçekleştirdiği en cüretkâr saldırı niteliğinde. Şimdi gözler Rusya'da. Putin'in nasıl bir karşılık vereceği merak ediliyor. Amaç, Rusya'yı masaya oturmaya zorlamak mı, yoksa daha da tahrik ederek savaşı büyütmek mi? Acaba dikkatleri İran hezimetinden kaçırarak Rusya-Ukrayna savaşına çekmek mi istiyorlar? Bu soruların cevapları mühim.
Zamanlama açısından manidar bir saldırı. Temmuz başında Ankara'da NATO zirvesi var. Bu zirve öncesi Rusya'nın tahrik edilmesi dikkat çekici. Rusya karşıtı bir oluşum olan NATO'nun liderleri Ankara'da bir araya gelecek. Bu zirvede yeni bir küresel sistemin inşası yönünde adımlar atılacağı iddia ediliyor.
Bölgemizde yine kritik bir mesele ve yine bizi doğrudan ilgilendiren bir durum! Bizim tavrımız net; bizim için mühim olan Türkiyemizin ulusal çıkarlarıdır. Türkiye'nin çıkarı da barıştan geçmektedir."

Özgür Özel'in A takımından Kılıçdaroğlu yönetiminin 'Tedbir var, kurultay kararı alınamaz' açıklamasına tepki

Özgür Özel'in A takımından Kılıçdaroğlu yönetiminin 'Tedbir var, kurultay kararı alınamaz' açıklamasına tepki: Darbe generallerinin bile yapmadığı kural tanımazlık!
 

18.06.2026 15:30:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'in A takımından Kılıçdaroğlu yönetiminin 'Tedbir var, kurultay kararı alınamaz' açıklamasına tepki
Özgür Özel'in A takımından Kılıçdaroğlu yönetiminin 'Tedbir var, kurultay kararı alınamaz' açıklamasına tepki
Mutlak butlan kararıyla genel başkanlık görevinden tedbiren alınan CHP lideri Özgür Özel, Merkez Yönetim Kurulu'nu (MYK) TBMM'de topladı. Toplantıda CHP delegeleri tarafından Kemal Kılıçdaroğlu yönetimindeki genel merkeze teslim edilen kurultay imzaları ve genel merkez tarafından 10 gün içerisinde adım atılmazsa yol haritasının ne olacağı, ihraçlar, görevden alma, disipline sevk konularının ele alındı.

Özgür Özel, TBMM Grup Yönetim Kurulu Toplantı Salonu'nda A takımıyla bir araya geldi. Özel, saat 11.15'te başlayan toplantıya CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ve Kılıçdaroğlu'nun MYK'sının tedbirli disipline sevk kararının ardından grup başkanvekillikleri düşürülen Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın ile birlikte girdi.

Toplantı sürerken Kılıçdaroğlu yönetimi tarafından tedbirli olarak kesin ihraca sevk edilen 9 vekilden Günaydın hakkındaki tedbir kararı Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) kararıyla kaldırıldı, grup başkanvekilliğinin devam edeceği öğrenildi.

Ttoplantıda CHP delegeleri tarafından genel merkeze teslim edilen kurultay imzaları ve genel merkez tarafından 10 gün içerisinde adım atılmazsa yol haritasının ne olacağı ele alındı, hraçlar, görevden almalar, disipline sevk edilmeler de toplantının gündeminde oldu.

Kene tehdidine karşı bakanlıktan hayati uyarı

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte kene vakalarında artış yaşandığını belirten Sağlık Bakanlığı, özellikle açık alanlarda vakit geçiren vatandaşları uyardı. Halk Sağlığı Genel Müdürü Erdoğan Öz, vücuda tutunan kenelerin kesinlikle çıplak elle çıkarılmaması ve doğrudan en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı

18.06.2026 14:15:00
Eyüp Kabil
Kene tehdidine karşı bakanlıktan hayati uyarı
Kene tehdidine karşı bakanlıktan hayati uyarı
Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesiyle birlikte doğada kene hareketliliği hız kazandı. Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi ölümcül hastalıklara yol açabilen kene yapışmalarına karşı Sağlık Bakanlığı'ndan kritik bir açıklama geldi. Vatandaşların açık alanlarda, piknik yerlerinde ve hayvancılık yapılan bölgelerde çok daha dikkatli olması gerektiği belirtildi.

"Telaşlanmayın ama doğru müdahale edin"

Konuya ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Erdoğan Öz, vücutta kene fark edildiği an sakin kalınması gerektiğini ifade etti. Ancak yapılan en büyük hatanın kene ile doğrudan temas etmek olduğunu belirten Öz, şu ifadeleri kullandı:

"Kene vücuda temas ettiği zaman telaşlanmamak gerekiyor. Ancak kesinlikle çıplak elle keneye dokunulmamalı, ezilmemeli ve üzerine kimyasal madde dökülmemelidir. En güvenli yol, vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak kenenin uzman bir hekim tarafından çıkarılmasını sağlamaktır."

Açık alanlarda alınması gereken önlemler

Haber sitelerinde yer alan bilgilere göre uzmanlar, kene kaynaklı enfeksiyonlardan korunmak için şu temel önlemlerin alınmasını tavsiye ediyor:

Doğru Kıyafet Seçimi: Park, bahçe veya ormanlık alanlara gidilirken vücudu örten, kapalı ve açık renkli kıyafetler tercih edilmelidir.

Paçaları Çorap İçine Sokmak: Kenelerin vücuda tırmanmasını önlemek adına pantolon paçalarının çorapların içine sokulması basit ama etkili bir korunma yöntemidir.

Vücut Kontrolü: Açık alanlardan eve dönüldüğünde, özellikle kulak arkası, koltuk altı, kasıklar ve diz arkası gibi bölgeler başta olmak üzere tüm vücut kene yönünden kontrol edilmelidir.

Sağlık Bakanlığı, özellikle hayvancılıkla uğraşan kırsal kesimdeki vatandaşların ve yaz tatilini açık alanlarda geçiren ailelerin bu dönemde kene belirtilerine karşı (yüksek ateş, halsizlik, baş ağrısı) duyarlı olmalarını ve bu semptomları gösteren kişilerin acilen bir sağlık kurumuna müracaat etmesi gerektiğini hatırlattı.

Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.

Nüfus müdürlükleri hafta sonu YKS adayları için açık olacak

Bu hafta sonu yapılacak olan YKS adayları için nüfus müdürlüklerinin açık olacağı duyuruldu

18.06.2026 11:37:00
İhlas Haber Ajansı
Nüfus müdürlükleri hafta sonu YKS adayları için açık olacak
Nüfus müdürlükleri hafta sonu YKS adayları için açık olacak
Bu hafta sonu yapılacak olan Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) adayları için nüfus müdürlüklerinin açık olacağı ve işlemlerin randevusuz gerçekleştirileceği duyuruldu.

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "20 Haziran Cumartesi ve 21 Haziran Pazar Günü gerçekleştirilecek 2026-YKS için nüfus müdürlüklerimiz açık olacaktır. İşlemler randevusuz olarak gerçekleştirilecektir. Sınava girecek adaylara başarılar dileriz" ifadelerine yer verdi.

ABD-İran Mutabakatı resmen imzalandı


 
Pakistan, ABD-İran mutabakat metninin iki ülke arasında elektronik olarak imzalandığını duyurdu. Bir ABD'li yetkili de 14 maddelik metni açıkladı.

18.06.2026 04:20:00 / Güncelleme: 18.06.2026 05:04:58
HABER MERKEZİ/AA
ABD-İran Mutabakatı resmen imzalandı
ABD-İran Mutabakatı resmen imzalandı

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ve İran'ın "İslamabad Mutabakat Anlaşması"nı elektronik olarak imzaladığını açıkladı.
ABD merkezli sosyal medya platformu X üzerinden açıklama yapan Şerif, mutabakat anlaşmasına dair detayları paylaştı.

Başkanlar imzaladı

İki ülkenin "İslamabad Mutabakat Anlaşması"nı elektronik olarak imzaladığını belirten Şerif, anlaşmanın iki ülkenin başkanları tarafından elektronik olarak imzalandığını aktardı.
Şerif, "Bu anlaşmanın ilgili hükümetlerin en üst düzeyinde imzalanması, her iki tarafın da çatışmanın diplomatik yollarla çözülmesine olan bağlılığını göstermektedir. İslamabad Mutabakat Anlaşması derhal yürürlüğe girecek ve ilk adım olarak İran, Hürmüz Boğazı'nı derhal yeniden açacak, ABD ise deniz ablukasını derhal kaldıracaktır" ifadelerini kullandı.

Resmi tören 19 Haziran'da İsviçre'de

Pakistan'ın, eş arabulucu Katar'ın desteğiyle teknik düzeydeki görüşmeleri başlatmak üzere planlandığı gibi 19 Haziran 2026'da İsviçre'de resmi tören düzenleyeceğini kaydeden Şerif, konuya ilişkin ABD Başkanı Donald Trump'a teşekkürlerini sundu.
İran lideri Mücteba Hamaney ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'a derin saygı ve takdirlerini sunan Şerif, İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin de aralarında bulunduğu İran müzakere ekibinin çabalarını da takdir ettiğini belirtti.
Şerif, "Özellikle, bu noktaya ulaşılmasına yardımcı olan Katar liderlerinin samimi çabalarını ve yapıcı katılımını takdir etmek isterim. Ayrıca, Suudi Arabistan, Türkiye ve Mısır liderlerine, bu konudaki vazgeçilmez rolleri ve paha biçilmez katkıları nedeniyle büyük takdirlerimi sunarım." ifadelerini kullandı.
Şerif son olarak, bu mutabakat zaptının, tüm bölge için daha fazla "anlayış, karşılıklı saygı ve ortak refahın kalıcı bir temeli" olmasını dilediğini kaydetti.

14 maddelik mutabakat da açıklandı

Üst düzey ABD'li bir yetkili, ABD ile İran arasında varılan ve nihai anlaşma için 60 günlük müzakere süresi öngören 14 maddelik mutabakat metnini ilk kez kamuoyuyla paylaştı.
ABD'li üst düzey bir yetkili, düzenlediği telekonferansta basın mensuplarına, ABD ile İran arasında varılan ve 14 maddeden oluşan mutabakat metninin detaylarını açıkladı.
Mutabakat metninin tamamını okuduğunu ve metin üzerinde kapsamlı değerlendirmelerde bulunduğunu belirten yetkili, İran'ın bu mutabakatla nükleer silaha sahip olmayacağını kabul ettiğini söyledi. Yetkili, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılacağını, İran'ın elindeki nükleer stokların imha sürecinin ve ülkenin 300 milyar dolarlık dondurulmuş fonlarının serbest bırakılmasına ilişkin sürecin ise derhal müzakereye açılacağını ifade etti.

ABD'li yetkilinin daha sonra tamamını okuduğu 14 maddelik mutabakat metni şu maddelerden oluşuyor:


1- ABD ile İran İslam Cumhuriyeti, Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerdeki askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan etmek, bundan böyle birbirlerine karşı herhangi bir savaş veya askeri operasyon başlatmamayı taahhüt etmek, birbirlerine karşı güç kullanmaktan veya güç kullanma tehdidinde bulunmaktan kaçınmak ve Lübnan'ın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini güvence altına almak amacıyla bu mutabakat zaptını imzalamaktadırlar. Nihai anlaşma, Lübnan dahil olmak üzere tüm cephelerdeki savaşın kalıcı olarak sona erdirilmesini ve bu paragrafın diğer hükümlerini teyit edecektir.

2- ABD ve İran İslam Cumhuriyeti, birbirlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeyi ve birbirlerinin iç işlerine karışmamayı taahhüt ederler.
YORUM: ABD, İran'da rejim değişikliği peşinde olmayacak.

3- ABD ve İran İslam Cumhuriyeti, en fazla 60 gün içinde nihai anlaşmayı müzakere edip sonuçlandırmayı taahhüt eder, bu süre, karşılıklı rıza ile uzatılabilir.

4- Bu mutabakat zaptının imzalanmasının hemen ardından ABD, İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik deniz ablukasını ve her türlü engellemeyi veya aksaklığı kaldırmaya başlayacak ve deniz ablukasını 30 gün içinde tamamen sona erdirecektir. Bu süre zarfında, gemilerin trafiği, İran İslam Cumhuriyeti tarafından yeniden tesis edilen savaş öncesi trafik hacmine orantılı olacaktır. ABD ayrıca, nihai anlaşmanın imzalanmasından sonraki 30 gün içinde İran İslam Cumhuriyeti sınırları yakınındaki kuvvetlerini geri çekmeyi taahhüt eder.

5- Bu mutabakat zaptının imzalanmasının ardından İran İslam Cumhuriyeti, ticari gemilerin İran Körfezi'nden Umman Denizi'ne ve tersi yönde, yalnızca 60 gün süreyle, ücretsiz ve güvenli bir şekilde geçiş yapabilmeleri için elinden gelen tüm çabayı göstererek gerekli düzenlemeleri yapacaktır. Ticari gemilerin trafiği derhal başlayacak ve İran İslam Cumhuriyeti tarafından teknik ve askeri engellerin kaldırılması ve mayın temizliği gerekliliği göz önünde bulundurularak, bu düzenlemeler 30 gün içinde yürürlüğe girecektir. İran İslam Cumhuriyeti, geçerli uluslararası hukuk ve Hürmüz Boğazı kıyı devletlerinin egemenlik hakları çerçevesinde, diğer Basra Körfezi kıyı devletleriyle görüşerek Hürmüz Boğazı'ndaki gelecekteki idare ve denizcilik hizmetlerini belirlemek üzere Umman Sultanlığı ile diyalog kuracaktır.

6- ABD, bölgesel ortaklarıyla birlikte İran İslam Cumhuriyeti'nin yeniden inşası ve ekonomik kalkınması için en az 300 milyar ABD doları tutarında, kesin ve karşılıklı olarak mutabık kalınan bir plan hazırlamayı taahhüt etmektedir. Bu planın uygulanmasına yönelik mekanizma, 60 gün içinde imzalanacak nihai anlaşmanın bir parçası olarak kesinleştirilecektir. İlgili finansal işlemler için gerekli olan tüm lisanslar, muafiyetler ve izinler ABD tarafından verilecektir.
YORUM: Bu madde hayata geçerse, İran savaşı yüzde 100 kazanan taraf olarak ilan edilebilir. Çünkü en çok istediği şeyi, dondurulmuş varlıklarını geri alacak.

7- ABD, nihai anlaşmanın bir parçası olarak, üzerinde mutabık kalınan bir takvime göre, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Yönetim Kurulu kararları, tüm tek taraflı ABD yaptırımları, birincil ve ikincil yaptırımlar dahil olmak üzere kaldırmayı taahhüt eder. İran İslam Cumhuriyeti ve ABD, yukarıda bahsedilen yaptırımların kaldırılması konusunun kritik önemini kabul eder ve bu konularda karşılıklı mutabakat sağlamak amacıyla müzakerelerde bu meseleleri derhal ele alma niyetlerini ifade ederler.

8- İran İslam Cumhuriyeti, nükleer silah temin etmeyeceğini veya geliştirmeyeceğini bir kez daha teyit etmektedir. ABD ve İran İslam Cumhuriyeti, yedinci paragrafta belirtilen takvime uygun olarak karşılıklı olarak mutabık kalınacak bir mekanizma çerçevesinde, zenginleştirilmiş malzeme stoklarının imhasını, UAEA gözetimi altında yerinde seyreltme yoluyla gerçekleştirilecek asgari yöntemle çözüme kavuşturmak üzere anlaşmışlardır. Taraflar ayrıca, nihai anlaşmada üzerinde mutabık kalınacak tatmin edici bir çerçeve temelinde, zenginleştirme meselesini ve İran İslam Cumhuriyeti'nin nükleer ihtiyaçlarıyla ilgili diğer karşılıklı olarak kararlaştırılan konuları görüşmeyi kabul etmişlerdir. Nihai anlaşma, bu paragrafın hükümlerini teyit edecek ve İran İslam Cumhuriyeti, yukarıda belirtilen nükleer meselelerin hayati önemini kabul edecektir. Taraflar, bu meseleler üzerinde karşılıklı mutabakat sağlamak amacıyla müzakerelerde bu konuları derhal ele alma niyetlerini ifade etmektedirler.

9- Nihai anlaşma imzalanana kadar, ABD ve İran İslam Cumhuriyeti mevcut durumu korumayı kabul ederler. İran İslam Cumhuriyeti nükleer programının mevcut durumunu koruyacak, ABD ise herhangi bir yeni yaptırım uygulamayacak ve bölgeye ilave asker konuşlandırmayacaktır.

10- ABD, bu mutabakat zaptının imzalanmasının hemen ardından ve yaptırımların sona ermesine kadar, ABD Hazine Bakanlığının İran ham petrolü, petrol ürünleri ve türevlerinin ihracatı ile bankacılık işlemleri, sigortacılık, nakliye vb. dahil olmak üzere tüm ilgili hizmetler için muafiyetler vereceğini taahhüt eder.

11- ABD, bu mutabakat zaptının yürürlüğe girmesiyle birlikte İran İslam Cumhuriyeti'ne ait dondurulmuş veya kısıtlanmış fon ve varlıkların kullanımına tam olarak açılmasını taahhüt eder. ABD ile İran İslam Cumhuriyeti, müzakereler sırasında bu fonların serbest bırakılmasına ilişkin usuller üzerinde karşılıklı olarak mutabık kalacaktır. Bu fonlar, ister asıl hesaptan ister havale yoluyla elde edilsin, İran İslam Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından belirlenen nihai lehtara yapılacak ödemeler için tam olarak kullanılabilir hale getirilecektir. ABD, buna uygun olarak gerekli tüm lisans ve izinleri vermeyi taahhüt eder.

12- ABD ve İran İslam Cumhuriyeti, bu mutabakat zaptının başarılı bir şekilde uygulanmasını ve nihai anlaşmaya gelecekte uyulmasını izlemek üzere bir yürütme mekanizmasının kurulacağı konusunda mutabık kalmışlardır.

13- Bu mutabakat zaptının imzalanmasının ardından, bu mutabakat zaptının 1, 4, 5, 10 ve 11. paragraflarının uygulanmaya başlanması ve bu tedbirlerin uygulanmaya devam edilmesi koşuluyla, ABD ve İran İslam Cumhuriyeti, nihai anlaşma konusunda münhasıran diğer paragraflar üzerinde müzakerelere başlayacaktır.

14- Nihai anlaşma, bağlayıcı bir BM Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanacaktır.

Trump, İran mutabakatını övdü


 
ABD Başkanı Trump, İran'la mutabakatı övdü, Lübnan konusunda İsrail'i eleştirdi. Trump, "İsrail, Hizbullah konusunda daha iyi davranabilirdi. İki insansız hava aracı çöle doğru vurulup zararsız bir şekilde yere düştüğünde, Beyrut’taki binaları yıkmaya gerek yok. Lübnan konusunda iyi bir iş çıkarmıyorlar ve Lübnan için üzülüyorum" dedi. Trump'ın flaş ifadesi ise "
İran'ın 300 milyar dolarlık dondurulmuş parasını vereceğiz yoksa kimse ABD Doları'na yatırım yapmaz!" oldu

18.06.2026 04:11:00
HABER MERKEZİ/AA
Trump, İran mutabakatını övdü
Trump, İran mutabakatını övdü

İran ile vardıkları mutabakat kapsamında Tahran'ın nükleer silaha sahip olamayacağını belirten ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in Lübnan'a yönelik çok sayıda saldırı düzenleyerek "kötü bir iş çıkardığını" söyledi.
Trump, Fransa'da düzenlenen G7 Zirvesi'nden ayrılmadan önce yaptığı basın toplantısında, İran ile varılan mutabakata ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İran ile varılan mutabakatın kendileri açısından iyi bir anlaşma olduğunu kaydeden Trump, "Anlaşma kısa süre içinde, yarın (19 Haziran) ya da belki ertesi gün imzalanacak" dedi.

Kalmam gerekmiyor

İsviçre'de gerçekleştirilecek imza töreni için neden Avrupa'da birkaç gün daha kalmadığı sorulan Trump, önce kalabileceğini ifade etti, ancak konuşmasının devamında bunun sadece bir mutabakat zaptı olduğunu ve ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in katılmasının yeterli olacağını düşündüğünü söyledi.
Bu mutabakatla 60 günlük müzakere sürecinde tüm detayların ele alınarak çözüme bağlanacağını vurgulayan Trump, "Eğer 60 gün içinde sonuç alınmazsa, sorun değil, (İran'ı) bombalamaya geri döneriz. Bunu yapmak istemiyorum çünkü bu çok iyi bir anlaşma, ama mecbur kalabiliriz" değerlendirmesinde bulundu.

İki konuda başarılı olduk

Anlaşmanın özünün "Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak" ve "İran'ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmamasını sağlamak" olduğunun altını çizen Trump, her iki konuda da başarılı olduklarını savundu. Trump, İran ile anlaşma sağlanamaması halinde bu ülkenin uzun süre daha bombalanabileceğini belirterek, mutabakatın başarıyla uygulanmasını umduğunu söyledi.

Trump'tan Netanyahu'ya Lübnan eleştirisi

Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetini Lübnan'a yönelik saldırılar nedeniyle eleştirerek, bu konudaki tutumu doğru bulmadığını ifade etti. Netanyahu'nun "aslında iyi bir adam" olduğunu savunan Trump, "Ancak bazen biraz heyecanlanıyor. Lübnan konusunda ufak anlaşmazlıklarımız var. Bibi, biraz daha yumuşak davranabilirsin diyorum. Hizbullah'tan biri bir binaya girdi diye her seferinde o binayı yıkmana gerek yok" şeklinde konuştu.

ABD 'büyük', İsrail 'çok küçük ortak'

ABD'yi "büyük ortak" olarak tanımlayan Trump, İsrail için "çok küçük bir ortak" ifadesini kullandı.
İsrail'in kendini savunma hakkı olduğunu anlatan Trump, "İsrail, Hizbullah konusunda daha iyi davranabilirdi. İki insansız hava aracı çöle doğru vurulup zararsız bir şekilde yere düştüğünde, Beyrut'taki binaları yıkmaya gerek yok. Lübnan konusunda iyi bir iş çıkarmıyorlar ve Lübnan için üzülüyorum" değerlendirmesinde bulundu.
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarına dikkati çeken Trump, "Bu çok haksızlık, özellikle de Beyrut'a bakınca... Önceki gün oradaki manzaraya baktım, oraya yapılan saldırı… Bana göre gereksiz olan büyük bir saldırıydı" dedi.

Zenginleştirilmiş uranyumla ilgili müzakerelere derhal başlanacak

Trump ayrıca, İran'daki zenginleştirilmiş uranyumun imha edilmesine ilişkin teknik görüşmelerin derhal başlayacağının altını çizdi. Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin kademeli olarak artmaya başladığını belirten Trump, birkaç hafta içinde geçişlerin normal seyrine dönmesini beklediklerini ifade etti.
Söz konusu sürecin Orta Doğu'da daha kapsamlı bir "barışın" başlangıcı olmasını umduğunu ifade eden ABD Başkanı, "Gazze'de yaptığımız işe bir bakın, Hamas'a bir bakın. Hamas son derece sessiz. Biz de onları silahsızlandırmaya çalışıyoruz" yorumunu yaptı.
Abraham Anlaşmaları'nın genişletilmesi konusunun kendileri için önemli bir başlık olduğunu vurgulayan Trump, özellikle Suudi Arabistan'ın anlaşmaya katılmasını umduklarını ve bunun gerçekleşmesi halinde bölgedeki diğer ülkeleri de teşvik edeceğini söyledi.

İran'ın 300 milyar dolarlık dondurulmuş parasını vereceğiz yoksa kimse ABD Doları'na yatırım yapmaz!

Diğer yandan ABD Başkanı Trump, İran'ın 300 milyar dolarlık dondurulmuş fonları konusunda dikkat çeken ifadeler kullandı ve bu fonların bir şekilde serbest bırakılacağı mesajını verdi.
"Bu fonlar, ancak onlar doğru şekilde hareket ederlerse serbest bırakılacak" diyen Trump, bu paraların İran'a ait olduğunu ve bilinen sebeplerle bu fonları dondurduklarını belirtti.
Trump, "Onların parasının büyük bir kısmını aldık ve o para şu anda bizde. O para bizim değil, onların parası ve biz onu belirli bir zamanda dondurmuştuk. Sanırım parayı geri vermek zorunda kalacağız. Eğer geri vermezsek, kimse bir daha dolara yatırım yapmaz" değerlendirmesini yaptı.

İran'a yönelik yaptırımların da aynı şekilde "Tahran'ın anlaşmaya uygun şekilde" davranmasına bağlı olduğunu dile getiren Trump, İran'daki yeni yöneticilerin bunun farkında olduğunu ifade etti. İran'a yönelik deniz ablukasının bu ülkeye attıkları bombalardan çok daha etkili olduğunu savunan Trump, İran'a toplamda en az 1 milyar dolar değerinde bomba attıklarını aktardı.

Şi ile Putin'e teşekkür

ABD Başkanı, İran konusunda "tarafsız" davrandıklarını söylediği Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e ayrı ayrı teşekkür ettiğini vurguladı.
Özellikle Çin'in bu süreçte İran'a silah göndermediğini ifade eden Trump, bunu memnuniyetle karşıladığını belirtti.
Diğer yandan Trump, konuşmasının bir bölümünde Suriye'de Ahmed Şara'nın cumhurbaşkanı olmasından memnuniyet duyduğunu ve Şara'nın "çok iyi bir iş çıkardığını" vurgulayarak, Lübnan konusunda da olumlu gelişmeler beklediğini dile getirdi.

Konuşmasında İranlı General Kasım Süleymani'nin ABD tarafından öldürülmesine de atıfta bulunan Trump, bunun, "ABD ile İsrail'in ortak işi" olduğunu ancak suikastı Amerikan ordusunun ve istihbaratının gerçekleştirdiğini anlattı.

Yusuf Ziya Gümüşel tahliye edildi

Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel, yaklaşık 3 yıldır tutuklu bulunduğu cinsel istismar davasında, sağlık sorunları gerekçesiyle adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

17.06.2026 20:10:00 / Güncelleme: 17.06.2026 20:21:09
Haber Merkezi
Yusuf Ziya Gümüşel tahliye edildi
Yusuf Ziya Gümüşel tahliye edildi
Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel, yaklaşık 3 yıldır tutuklu bulunduğu cinsel istismar davasında, sağlık sorunları gerekçesiyle adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Kamuoyunda büyük yankı uyandıran ve Yargıtay'ın bozma kararının ardından yeniden görülen davada, mahkeme Gümüşel'in tutukluluk halini sonlandırarak tahliyesine karar verdi.

Türkiye gündemini uzun süre meşgul eden ve Hiranur Vakfı'ndaki çocuk istismarı iddiaları üzerinden yürütülen H.K.G. davasında çok önemli bir son dakika gelişmesi yaşandı. Yerel mahkeme tarafından daha önce hapis cezasına çarptırılan vakıf kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel'in cezaevindeki tutukluluk hali resmen sona erdi.

Sağlık sorunları gerekçe gösterildi



Cezaevinde kaldığı süreçte ciddi sağlık sorunları yaşadığı ve kilosunun 50'ye kadar düştüğü belirtilen Yusuf Ziya Gümüşel'in avukatlarının yaptığı başvurular neticesinde mahkeme yeni bir karar aldı. Mahkeme heyeti, davanın geri kalan kısmında tutuksuz yargılanmak üzere Gümüşel hakkında adli kontrol şartıyla serbest bırakılma kararı verdi.

Ev hapsi ve imza yükümlülüğü uygulanacak



Edinilen ilk bilgilere göre, adli kontrol hükümleri kapsamında Gümüşel'e sağlık durumuna da bağlı olarak evde kalma (ev hapsi) ve belirli günlerde imza atma tedbirleri uygulanacak. Yargılama süreci bu şartlar altında devam edecek.

Davanın geçmişi

Kızı H.K.G.'yi küçük yaşta evlendirerek cinsel istismara iştirak ettiği suçlamasıyla yargılanan Yusuf Ziya Gümüşel, yerel mahkemece önce 18 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılmış, ardından cezası 19 yıl 9 aya çıkarılmıştı. Yargıtay'ın dosyaya ilişkin bozma kararı vermesinin ardından yargılama süreci yeniden başlamıştı

Açlık grevinin 3. gününde öğretmenlere, polis müdahalesi!

Açlık grevinin 3. gününde Meclis’e yürümek isteyen öğretmenlere polis sert müdahalede bulundu ve çok sayıda eğitimci ters kelepçeyle gözaltına alındı

17.06.2026 14:35:00
Haber Merkezi
Açlık grevinin 3. gününde öğretmenlere, polis müdahalesi!
Açlık grevinin 3. gününde öğretmenlere, polis müdahalesi!
Açlık grevinin 3. gününde Meclis'e yürümek isteyen öğretmenlere polis sert müdahalede bulundu ve çok sayıda eğitimci ters kelepçeyle gözaltına alındı.

Ankara'da taban maaş hakkı, güvencesiz çalışma koşullarının son bulması ve mülakat mağduriyetlerinin giderilmesi talebiyle Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu çatısı altında bir araya gelen öğretmenlerin eylemleri kararlılıkla sürüyor.

Taleplerine yanıt alamadıkları için süresiz açlık grevi başlatan öğretmenler, eylemlerinin 3. gününde seslerini duyurmak amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) doğru yürüyüşe geçti.

Meclis önünde barikat ve müdahale

Sendika binası önündeki bekleyişlerinin ardından, siyasi parti ve kitle örgütü temsilcileriyle birlikte TBMM Çankaya Kapısı önünde toplanan öğretmenlerin önü polis ekipleri tarafından kesildi. Basın açıklaması yapılmasına izin verilmeyeceğini belirten emniyet güçleri, öğretmenleri kalkanlarla duvara doğru sıkıştırdı. Yaşanan arbedede öğretmenlerden "Ankara'yı Kerbela'ya çevirdiniz" tepkisi yükseldi.

Çok sayıda gözaltı

Açlık grevi nedeniyle bitkin düştükleri gözlenen öğretmenlere yönelik müdahale sertleşirken, çok sayıda eğitimci ters kelepçe takılarak gözaltı araçlarına bindirildi. Eylemin ilk günlerinden bu yana devam eden polis ablukası ve müdahalelerine rağmen öğretmenler geri adım atmayacaklarını vurguladı.

Görüşme talepleri karşılıksız kaldı

Açlık grevindeki öğretmenlerin idari makamlar ve siyasi parti gruplarıyla temas kurma çabaları ise sonuçsuz kaldı. Muhalefet partileriyle Meclis'te görüşme gerçekleştiren öğretmen heyetinin, AK Parti ve MHP grup başkanvekilliklerinden talep ettiği randevular karşılık bulmadı. Öğretmenler, taleplerini görüşmek üzere Milli Eğitim Komisyonu toplanana kadar Ankara'da ve Türkiye genelinde açlık grevi eylemlerine devam edeceklerini ilan etti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.