Kentsel dönüşümün hukuki boyutları
İstanbul'daki kentsel dönüşüm projeleri, şehrin hızla gelişen yapısı ve nüfus artışı ile birlikte önemli bir konu haline geldi. Bu projelerin hukuki boyutları, hem mülk sahipleri hem de geliştiriciler için önemli bir husustur
Fahri Fatih Özcan





Kentsel dönüşüm projelerinde, 2/3 çoğunluk kavramı önemli bir rol oynar. Bu kavram, bir proje için gerekli olan arsa paylarının en az %66,67'sinin mülk sahipleri tarafından onaylanması gerektiğini belirtir. Bu, projelerin uygulanması için mülk sahiplerinin çoğunluğunun desteğini sağlamayı amaçlar. Ancak son çıkarılan kentsel dönüşüm yasasıyla bu oran değiştirilerek %50+1 olmuştur.
Kentsel dönüşüm projelerinin hukuki analizi, risk tespiti, tazminat, kamulaştırma ve yargısal süreçler gibi konuları kapsar.
Proje alanının afet riski altında olup olmadığı, 6306 sayılı Kanun çerçevesinde belirlenir. Risk tespitine karşı yapılacak itirazlar, Bakanlığa sunulur.
Mülk sahiplerine, piyasa değeri üzerinden tazminat ödenmesi gerekir. Tazminat miktarı, eksper raporları ile belirlenir.
Proje alanında yer alan mülklerin kamulaştırılması gerekebilir. Bu durumda, mülk sahiplerine kamulaştırma bedeli ödenir.
Kentsel dönüşüm projeleri ile ilgili yargısal süreçler, İdare Mahkemeleri tarafından yürütülür.
İstanbul'da kentsel dönüşüm projeleri, yeni konutlar, ticari alanlar ve kamu alanları gibi farklı amaçlar için uygulanmaktadır. Bu projeler, şehrin altyapısını iyileştirmeyi, yeni iş imkanları yaratmayı ve yaşam standartlarını yükseltmeyi amaçlamaktadır.
İstanbul'daki kentsel dönüşüm projeleri, şehrin geleceği için önemli bir rol oynamaktadır. Bu projelerin hukuki boyutları, hem mülk sahipleri hem de geliştiriciler için dikkatlice ele alınması gereken bir konudur. Projelerin başarılı bir şekilde uygulanması, şeffaflık, katılımcılık ve adil tazminat gibi ilkelerin göz önünde bulundurulmasına bağlıdır.






































































