Evet, bizzat ABD tarafından bu tabir kullandı. ABD, İsrail-İran savaşını kaybetti, prestiji sarsıldı. NATO toplantı, hamlesi ile kaybını kazanca döndürdü.
İspanya hariç NATO üyeleri, Trump'ın her dediğin onayladı. Trump her zaman ki küstahlığı ile Rusya'ya, Çin'e bir şeyler dedi. İran 'eğer' ile başlayan cümlelerle tehdit etti. Kendi medyasını aşağıladı ve Gazze'de ateşkesten bahsetti.
Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ise; 'Yakın zamanda Abraham Anlaşmaları'na taraf olan ülkelerle ilgili büyük bir duyuru yapacaklarını belirterek, "Birçok ülkede normalleşme bekliyoruz" dedi.
Tel Aviv'deki reklam panolarından ortada Trump, iki yanında Netanyahu ve Suudi Arabistan'ın Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman, Umman Sultanı Heysem bin Tarık ve Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas liderleri, Filistin'in Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve Suriye'ye cumhurbaşkanı atanan Ahmed Şara var.
Afişte ise "Abraham Anlaşmaları-Yeni Bir Ortadoğu'nun Zamanı Geldi' yazısı.
1. Yeni bir Ortadoğu'nun zamanı
Bu tabir 19 yıl önce yani 2006'da ilk kullandığı zamandır. Ne olmuştu? Filistin ve Gazze'de katliam yapan İsrail, Lübnan'a, Hizbullah'ı bitirmek için girmişti.
32 gün süren savaşta Hizbullah, İsrail'e ağır kayıplar verdirdi ve İsrail, dünyayı yardıma çağırdı. BM'den hemen ateşkes ve güvenli bölgeye asker kararı çıktı.
Kağıtta barışı korumak, gerçekte ise İsrail'i korumak için BM, Türk askerinin bölgeye gönderilmesi kararı aldı.
Her yıl meclise, Türk askerinin Lübnan'daki görev süresinin 1 yıl daha uzatılması teklifi gelir.
Başta AKP ve MHP vekilleri konunu hassasiyetini ve ülkemizin bölgedeki sorumluluğunu süslü cümlelerle anlatıp, 'Lübnan'ın güvenliği, Türkiye'nin güvenliğidir' diyerek teklifi kabul ederler. Ayni zihniyet bugün, 'İsrail'in hedefi, Türkiye' diyor.
Condoleezza Rice
İsrail kaybediyordu ve BOP planını deşifre eden ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, acilen Lübnan'a gitmişti.
Lübnanlı yetkililerle görüşen Rice, her zaman ki gibi barışın öneminden, bölgesel istikrardan bahsederek 'acil ateşkes' çağrısı yapmıştı.
Ardından Kudüs'e giden Condoleezza Rice İsrail Başbakanı Olmert ile görüştükten sonra, 'Yeni bir Ortadoğu için zaman geldi' dedi.
Rice, Suriye ve İran gibi ülkelere de sıçrama ihtimali bulunan Lübnan ve Filistin'e yönelik saldırıları, 'yeni Ortadoğu'nun doğum sancıları' olarak değerlendirdi.
İşte o sancılar, milyonlarca Müslümanın hayatına mal oldu ve olmaya devam ediyor. Herkes sıra Türkiye'de, diyor ama bizi yönetenler hala ABD, AB, NATO, diyor.
Türkiye bu yeni dizaynın neresinde?
Onu, ben bilmem. Ama malum fotoğraftakilerden biri Ahmet el-Şara.
Sayın Erdoğan, NATO toplantısı sonrası: "Suriye'nin yeniden bir ve bütün hale gelmesi, istikrar ve huzurun inşa edilmesi için yeni yönetimi destekliyoruz.
Suriye yönetimi, bütün silahlı grupların (PKK/YPG) Suriye ordusu çatısı altında bir araya gelmesi ve Suriye'nin birlik, bütünlüğü için çalışmalarını hedefleyen adımlar attı.
Suriye Demokratik Güçleri'nin de bu fırsatı değerlendirmesi kendileri açısından doğru olandır.
Nitekim bugün Sayın Macron'la yaptığımız görüşmede de bu konuları etraflıca ele aldık ve Sayın Macron da özellikle Suriye ile olan bu ilişkilerde daha aktif rol alacağını özellikle vurguladı.
Bu konularda beraberce neler yaparız, bunları da kendisiyle konuştuk. Hatta Kıbrıs'ı konuştuk. Kendisi Gazze konusunda İsrail ile görüşeceğini ayrıca söyledi. Biz de 'bu adımı atarsan buna müteşekkir oluruz' dedik' dedi.
İsrail, Türkiye'ye saldırır mı?
Sayın Erdoğan ve Bahçeli'ye göre saldırır. Bana göre ise Sayın Erdoğan'ın yönettiği Türkiye'ye saldırmaz.
NATO toplantısı sonrası can alıcı soruyu ise uçaktaki gazeteciler değil bir Suudi Arabistanlı gazeteci sordu:
"Pek çok kişi Türkiye ile İsrail arasında yakın zamanda bir çatışma çıkmasından endişe ediyor. Bugün NATO zirvesinin sonuç bildirgesinde 5. Maddeye ilişkin bir taahhüt yer aldı. Sizce Türkiye ile İsrail arasında bir çatışma yaşanırsa NATO Türkiye'yi savunmaya gelecek midir?"
Türkiye NATO üyesi, İsrail üye olmamasına rağmen Erdoğan soru karşısında "evet" ya da "hayır" şeklinde bir yanıt vermedi. Gazze'deki yardımların ulaşmasında yaşanan sorunlardan bahsetti.
Uçaktaki gazeteciler o soruyu da soramadı
Türkiye'de Sayın Erdoğan ve kurmayları, Gazze katliamına yardım edenlerde bu soykırımın ortağıdır, açıklaması yapıyorlar.
Bir gazeteci, Trump'ın Gazze'yi tatil beldesine dönüştürülmüş şekilde kurguladığı, içerisinde kumarhaneler bulunan videonun görüşmede yer alıp almadığını sordu.
Sayın Erdoğan: "Trump ile yaklaşık 1-1.5 saat kadar görüşme yaptık. Ama bizim görüşmemizde özellikle de Gazze'nin sahil boylarının sizin ifade ettiğiniz şekilde kumarhaneler olması gündeme gelmedi.
Böyle bir şey zaten gündeme gelse herhalde benim vereceğim cevap bellidir. Bu konuda duruşum bellidir. Duruşum belli olduğuna göre Trump öyle akıllı bir insandır ki kime hangi soruyu soracağını iyi bilir."
Hiçbir gazeteci de, 'tarihe geçen bu Müslüman soykırımı neden gündeminize almadınız' sorusunu sormadı!
Trump gündeme almadı! Filistin davasının hamisi olarak ilk gündeminiz bu olmalı değil miydi' sorusunu da sormadılar!
Rabbim, milletimize ve Müslümanlara ayıkmayı nasip eylesin…
İspanya hariç NATO üyeleri, Trump'ın her dediğin onayladı. Trump her zaman ki küstahlığı ile Rusya'ya, Çin'e bir şeyler dedi. İran 'eğer' ile başlayan cümlelerle tehdit etti. Kendi medyasını aşağıladı ve Gazze'de ateşkesten bahsetti.
Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ise; 'Yakın zamanda Abraham Anlaşmaları'na taraf olan ülkelerle ilgili büyük bir duyuru yapacaklarını belirterek, "Birçok ülkede normalleşme bekliyoruz" dedi.
Tel Aviv'deki reklam panolarından ortada Trump, iki yanında Netanyahu ve Suudi Arabistan'ın Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman, Umman Sultanı Heysem bin Tarık ve Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas liderleri, Filistin'in Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve Suriye'ye cumhurbaşkanı atanan Ahmed Şara var.
Afişte ise "Abraham Anlaşmaları-Yeni Bir Ortadoğu'nun Zamanı Geldi' yazısı.
1. Yeni bir Ortadoğu'nun zamanı
Bu tabir 19 yıl önce yani 2006'da ilk kullandığı zamandır. Ne olmuştu? Filistin ve Gazze'de katliam yapan İsrail, Lübnan'a, Hizbullah'ı bitirmek için girmişti.
32 gün süren savaşta Hizbullah, İsrail'e ağır kayıplar verdirdi ve İsrail, dünyayı yardıma çağırdı. BM'den hemen ateşkes ve güvenli bölgeye asker kararı çıktı.
Kağıtta barışı korumak, gerçekte ise İsrail'i korumak için BM, Türk askerinin bölgeye gönderilmesi kararı aldı.
Her yıl meclise, Türk askerinin Lübnan'daki görev süresinin 1 yıl daha uzatılması teklifi gelir.
Başta AKP ve MHP vekilleri konunu hassasiyetini ve ülkemizin bölgedeki sorumluluğunu süslü cümlelerle anlatıp, 'Lübnan'ın güvenliği, Türkiye'nin güvenliğidir' diyerek teklifi kabul ederler. Ayni zihniyet bugün, 'İsrail'in hedefi, Türkiye' diyor.
Condoleezza Rice
İsrail kaybediyordu ve BOP planını deşifre eden ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, acilen Lübnan'a gitmişti.
Lübnanlı yetkililerle görüşen Rice, her zaman ki gibi barışın öneminden, bölgesel istikrardan bahsederek 'acil ateşkes' çağrısı yapmıştı.
Ardından Kudüs'e giden Condoleezza Rice İsrail Başbakanı Olmert ile görüştükten sonra, 'Yeni bir Ortadoğu için zaman geldi' dedi.
Rice, Suriye ve İran gibi ülkelere de sıçrama ihtimali bulunan Lübnan ve Filistin'e yönelik saldırıları, 'yeni Ortadoğu'nun doğum sancıları' olarak değerlendirdi.
İşte o sancılar, milyonlarca Müslümanın hayatına mal oldu ve olmaya devam ediyor. Herkes sıra Türkiye'de, diyor ama bizi yönetenler hala ABD, AB, NATO, diyor.
Türkiye bu yeni dizaynın neresinde?
Onu, ben bilmem. Ama malum fotoğraftakilerden biri Ahmet el-Şara.
Sayın Erdoğan, NATO toplantısı sonrası: "Suriye'nin yeniden bir ve bütün hale gelmesi, istikrar ve huzurun inşa edilmesi için yeni yönetimi destekliyoruz.
Suriye yönetimi, bütün silahlı grupların (PKK/YPG) Suriye ordusu çatısı altında bir araya gelmesi ve Suriye'nin birlik, bütünlüğü için çalışmalarını hedefleyen adımlar attı.
Suriye Demokratik Güçleri'nin de bu fırsatı değerlendirmesi kendileri açısından doğru olandır.
Nitekim bugün Sayın Macron'la yaptığımız görüşmede de bu konuları etraflıca ele aldık ve Sayın Macron da özellikle Suriye ile olan bu ilişkilerde daha aktif rol alacağını özellikle vurguladı.
Bu konularda beraberce neler yaparız, bunları da kendisiyle konuştuk. Hatta Kıbrıs'ı konuştuk. Kendisi Gazze konusunda İsrail ile görüşeceğini ayrıca söyledi. Biz de 'bu adımı atarsan buna müteşekkir oluruz' dedik' dedi.
İsrail, Türkiye'ye saldırır mı?
Sayın Erdoğan ve Bahçeli'ye göre saldırır. Bana göre ise Sayın Erdoğan'ın yönettiği Türkiye'ye saldırmaz.
NATO toplantısı sonrası can alıcı soruyu ise uçaktaki gazeteciler değil bir Suudi Arabistanlı gazeteci sordu:
"Pek çok kişi Türkiye ile İsrail arasında yakın zamanda bir çatışma çıkmasından endişe ediyor. Bugün NATO zirvesinin sonuç bildirgesinde 5. Maddeye ilişkin bir taahhüt yer aldı. Sizce Türkiye ile İsrail arasında bir çatışma yaşanırsa NATO Türkiye'yi savunmaya gelecek midir?"
Türkiye NATO üyesi, İsrail üye olmamasına rağmen Erdoğan soru karşısında "evet" ya da "hayır" şeklinde bir yanıt vermedi. Gazze'deki yardımların ulaşmasında yaşanan sorunlardan bahsetti.
Uçaktaki gazeteciler o soruyu da soramadı
Türkiye'de Sayın Erdoğan ve kurmayları, Gazze katliamına yardım edenlerde bu soykırımın ortağıdır, açıklaması yapıyorlar.
Bir gazeteci, Trump'ın Gazze'yi tatil beldesine dönüştürülmüş şekilde kurguladığı, içerisinde kumarhaneler bulunan videonun görüşmede yer alıp almadığını sordu.
Sayın Erdoğan: "Trump ile yaklaşık 1-1.5 saat kadar görüşme yaptık. Ama bizim görüşmemizde özellikle de Gazze'nin sahil boylarının sizin ifade ettiğiniz şekilde kumarhaneler olması gündeme gelmedi.
Böyle bir şey zaten gündeme gelse herhalde benim vereceğim cevap bellidir. Bu konuda duruşum bellidir. Duruşum belli olduğuna göre Trump öyle akıllı bir insandır ki kime hangi soruyu soracağını iyi bilir."
Hiçbir gazeteci de, 'tarihe geçen bu Müslüman soykırımı neden gündeminize almadınız' sorusunu sormadı!
Trump gündeme almadı! Filistin davasının hamisi olarak ilk gündeminiz bu olmalı değil miydi' sorusunu da sormadılar!
Rabbim, milletimize ve Müslümanlara ayıkmayı nasip eylesin…
Akın Aydın / diğer yazıları
- ABD neden kazanamadı? / 07.06.2026
- Peygamber Efendimizin son doksan günü -3- / 06.06.2026
- Peygamber Efendimizin son doksan günü -2- / 05.06.2026
- Peygamber Efendimizin son doksan günü -1- / 04.06.2026
- İslam’ın 3. ve 23. Yılı / 03.06.2026
- Kafalardaki Osmanlı ile gerçek Osmanlı aynı değil / 02.06.2026
- Arafat üzerinden Gazze siyaseti / 01.06.2026
- NAS mı, Abraham anlaşması mı? / 31.05.2026
- Herkese düşen kurban / 29.05.2026
- Peygamberimizin ‘kurban’ uyarıları / 27.05.2026
- Peygamber Efendimizin son doksan günü -3- / 06.06.2026
- Peygamber Efendimizin son doksan günü -2- / 05.06.2026
- Peygamber Efendimizin son doksan günü -1- / 04.06.2026
- İslam’ın 3. ve 23. Yılı / 03.06.2026
- Kafalardaki Osmanlı ile gerçek Osmanlı aynı değil / 02.06.2026
- Arafat üzerinden Gazze siyaseti / 01.06.2026
- NAS mı, Abraham anlaşması mı? / 31.05.2026
- Herkese düşen kurban / 29.05.2026
- Peygamberimizin ‘kurban’ uyarıları / 27.05.2026



























































