“Derin devleti bitirdik”,
“Çetelerle mücadele ediyoruz” diyorlardı.
Gerekçeleri ise üzerlerinde bir çok soru işareti olan Ergenekon ve Balyoz davalarıydı.
Şimdi ise "derin devlet bitmez" diyorlar!
İşte başbakan Erdoğan'ın açıklamaları; "Bunu tamamen sildik, bitirdik, yok ettik böyle bir iddianın içerisinde olmam mümkün değil. Çünkü, dünya da hiçbir ülkenin, devletin derin devleti kendi bünyesinde bitirdiğine, temizlediğine bir siyasetçi olarak ben inanmıyorum. Her ülkenin kendi içinde derin devleti vardır, bunu onlar öyle kazıyıp, temizlemek gibi bir duruma ulaşamazlar."
Oysa Erdoğan 24 Temmuz 2010 tarihinde Elazığ'da düzenlediği mitingte şöyle diyordu; "Biz çetelerle, mafyayla, her türlü, hukuk dışı örgütlenmeyle, şu boynumuzu asla bükmeden, asla geri adım atmadan mücadele ediyoruz. Çünkü siz bize bir yetki verdiniz. Siz bize emanet verdiniz."
Bu iki ifadeden şu sonuç çıkıyor; AKP milletin emanetine sahip çıkamamıştır!
Sayın Erdoğan "derin devlet bitmedi" diyor.
Peki kim bu derin devlet, yerli mi yabancı mı?
Şimdi gelin bir beyin fırtınası yaparak bu soruya cevap arayalım.
Gelişmelere Erdoğan'ın gözüyle bakalım ve önce kim derin devlet olamaz bunlara bakalım.
1- MİT olamaz, çünkü Erdoğan başındaki müsteşar Hakan Fidan'a kol kanat gerdi, hakkında (PKK ile Oslo görüşmelerinden dolayı) soruşturma açılmasına, ifade vermesine izin vermedi. Üstelik "o benim sır küpüm" dedi.
2- TSK olamaz, çünkü Ergenekon ve Balyoz operasyonlarıyla hükümetin sevmediği generallerin tamamına yakını refüze edildi. Ordu'nun başına Erdoğan'ın beğendiği, güvendiği ve istediği bir isim geçirildi.
3- Yargı olamaz, çünkü onlar da önemli ölçüde "iyi çocuklara" teslim edildi.
4- Üniversiteler ve Sivil Toplum Örgütleri de olamaz, çünkü bunların tamamı artık "AK" kadroların elinde.
Peki geriye ne kalıyor?
Bu soruya da Başbakan Erdoğan'ın sözlerinden hareketle cevap arayalım.
Erdoğan Haziran ayında katıldığı bir tv programında Özel Yetkili Mahkemeler için 'Devlet içinde devlet görüntüsü veriyorlar' demişti.
Devlet içinde devlet demek derin devlet demektir!
Ergenekon ve Balyoz gibi kritik davalara bakan bu mahkemeler Temmuz ayında çıkarılan 3. yargı paketiyle kaldırıldı.
Bu noktada Özel Yetkili Mahkemelerin kaldırılmasına en büyük tepkiyi kimin verdiğine bakmak gerekiyor.
Şöyle bir arşiv taraması yaparsanız karşınıza "cemaat" olarak adlandırılan okyanus ötesi merkezli Pensilvanya grubu çıkacaktır.
Bu grubun arkasındaki güç de çok açık; yıllardır misafiri (!) oldukları ABD.
Aynı ABD, hükümetimizin stratejik ortağı, başbakanımız da Büyük Ortadoğu Projesi'nin Eş Başkanı.
Şimdi tüm bunlar Erdoğan'ın "bitmedi" dediği derin devletin kim olduğu konusunda size bir fikir veriyordur sanırım.
Yani sayın başbakanımızın derin devleti çok uzaklarda aramasına gerek yok, yıllardır omuz omuza verdiği odaklara şöyle bir göz atması yeterli.
“Çetelerle mücadele ediyoruz” diyorlardı.
Gerekçeleri ise üzerlerinde bir çok soru işareti olan Ergenekon ve Balyoz davalarıydı.
Şimdi ise "derin devlet bitmez" diyorlar!
İşte başbakan Erdoğan'ın açıklamaları; "Bunu tamamen sildik, bitirdik, yok ettik böyle bir iddianın içerisinde olmam mümkün değil. Çünkü, dünya da hiçbir ülkenin, devletin derin devleti kendi bünyesinde bitirdiğine, temizlediğine bir siyasetçi olarak ben inanmıyorum. Her ülkenin kendi içinde derin devleti vardır, bunu onlar öyle kazıyıp, temizlemek gibi bir duruma ulaşamazlar."
Oysa Erdoğan 24 Temmuz 2010 tarihinde Elazığ'da düzenlediği mitingte şöyle diyordu; "Biz çetelerle, mafyayla, her türlü, hukuk dışı örgütlenmeyle, şu boynumuzu asla bükmeden, asla geri adım atmadan mücadele ediyoruz. Çünkü siz bize bir yetki verdiniz. Siz bize emanet verdiniz."
Bu iki ifadeden şu sonuç çıkıyor; AKP milletin emanetine sahip çıkamamıştır!
Sayın Erdoğan "derin devlet bitmedi" diyor.
Peki kim bu derin devlet, yerli mi yabancı mı?
Şimdi gelin bir beyin fırtınası yaparak bu soruya cevap arayalım.
Gelişmelere Erdoğan'ın gözüyle bakalım ve önce kim derin devlet olamaz bunlara bakalım.
1- MİT olamaz, çünkü Erdoğan başındaki müsteşar Hakan Fidan'a kol kanat gerdi, hakkında (PKK ile Oslo görüşmelerinden dolayı) soruşturma açılmasına, ifade vermesine izin vermedi. Üstelik "o benim sır küpüm" dedi.
2- TSK olamaz, çünkü Ergenekon ve Balyoz operasyonlarıyla hükümetin sevmediği generallerin tamamına yakını refüze edildi. Ordu'nun başına Erdoğan'ın beğendiği, güvendiği ve istediği bir isim geçirildi.
3- Yargı olamaz, çünkü onlar da önemli ölçüde "iyi çocuklara" teslim edildi.
4- Üniversiteler ve Sivil Toplum Örgütleri de olamaz, çünkü bunların tamamı artık "AK" kadroların elinde.
Peki geriye ne kalıyor?
Bu soruya da Başbakan Erdoğan'ın sözlerinden hareketle cevap arayalım.
Erdoğan Haziran ayında katıldığı bir tv programında Özel Yetkili Mahkemeler için 'Devlet içinde devlet görüntüsü veriyorlar' demişti.
Devlet içinde devlet demek derin devlet demektir!
Ergenekon ve Balyoz gibi kritik davalara bakan bu mahkemeler Temmuz ayında çıkarılan 3. yargı paketiyle kaldırıldı.
Bu noktada Özel Yetkili Mahkemelerin kaldırılmasına en büyük tepkiyi kimin verdiğine bakmak gerekiyor.
Şöyle bir arşiv taraması yaparsanız karşınıza "cemaat" olarak adlandırılan okyanus ötesi merkezli Pensilvanya grubu çıkacaktır.
Bu grubun arkasındaki güç de çok açık; yıllardır misafiri (!) oldukları ABD.
Aynı ABD, hükümetimizin stratejik ortağı, başbakanımız da Büyük Ortadoğu Projesi'nin Eş Başkanı.
Şimdi tüm bunlar Erdoğan'ın "bitmedi" dediği derin devletin kim olduğu konusunda size bir fikir veriyordur sanırım.
Yani sayın başbakanımızın derin devleti çok uzaklarda aramasına gerek yok, yıllardır omuz omuza verdiği odaklara şöyle bir göz atması yeterli.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Bayram Çoşgun / diğer yazıları
- Teröriste kravat taktırınca! / 01.03.2025
- Sosyal medyada İslam’a alçak saldırılar / 22.02.2025
- Artık bu işin suyu çıktı! / 13.02.2025
- CHP, Erdoğan ne isterse veriyor! / 05.02.2025
- Futbol üzerine / 30.01.2025
- SMA hastası çocuklar ve aileleri / 24.01.2025
- Haklı çıkmaya devam ediyor / 16.01.2025
- Ne günlere kaldık! / 06.01.2025
- BOP ve Türkiye / 01.01.2025
- Suriye’de mezhep çatışması çıkarmak istiyorlar / 28.12.2024
- Sosyal medyada İslam’a alçak saldırılar / 22.02.2025
- Artık bu işin suyu çıktı! / 13.02.2025
- CHP, Erdoğan ne isterse veriyor! / 05.02.2025
- Futbol üzerine / 30.01.2025
- SMA hastası çocuklar ve aileleri / 24.01.2025
- Haklı çıkmaya devam ediyor / 16.01.2025
- Ne günlere kaldık! / 06.01.2025
- BOP ve Türkiye / 01.01.2025
- Suriye’de mezhep çatışması çıkarmak istiyorlar / 28.12.2024