logo
10 TEMMUZ 2026

Mezheplerin doğuşu -V-

18.01.2002 00:00:00
 
Ashab yıldızlar gibidir

Muhammed b. İdris Eşşafi (H.93-H.179);

Mekke'de Tefsir Ekolünün öncüsü olan Abdullah b. Abbas (ra), Mescid-i Haram'da fıkıh öğretiyordu. Muhammed b. Musa O'nun fetvalarını 20 kitapta topladı. Şafii, ilk derslerini bu ekolün üstadlarından almıştır:

Abdullah b. Abbas (ra), Ata b. Ebi Rebah, Tavus b. Kaysan, Ebû Zübeyr el-Mekki, Abdülmelik b. Abdülaziz b. Cüreyc, Süfyan b. Uyeyne, Müslim b. Halid

Eşşafi, Müslim b. Halid'den ders aldı. "Muvatta"yı ezberledi. Medine'ye gitti. Malik b. Enes'den hadis ve fıkıh dersleri aldı. İmam Malik ölünceye kadar onun yanında kaldı. Bağdat'a gitti. İmam-ı Azam'ın öğrencisi, Muhammed b. Hasan'dan ders aldı. Muhammed b. Hasan, kitaplarını ve malını O'na bıraktı. Şafii, Mekke'ye gitti. Harem-i Şerifte hadis dersleri verdi. Fıkıh meselelerine çözümler getirdi. Fıkıh usulü hakkında 15 ciltlik bir eser yazmıştır. Bu, fıkıh usulü dalında yazılmış ilk eserdir. Seçilmiş eserlerinin toplamı 130'dan fazladır.

Ahmet b. Hanbel (H.164-241)

İmam-ı Azam'ın öğrencisi, Ebû Yusuf Yakup b. İbrahim'den fıkıh dersi, Huzeym b. Beşir el Vasıti, Umeyr b. Abdullah ve Amr b. Dinar'dan hadis dersleri aldı. Hicaz'da Muhammed b. İdris Eşşafii ile buluştu. Yine Hicaz'da, Tefsir ekolünün üstadlarından Süfyan b. Uyeyne'den ve Yemen'de Abdurrezzak b. Haman'dan ders aldı. "Müsned" adlı hadis kitabında 30.000 hadis-i şerifi cem etti. Kendileri hem fıkıhda Hanbeli yolunun sahibi hem de büyük bir muhaddistir.

"Sahih-i Buhari" adlı, hadis kitabının müellifi, İmam Buhari (H.194-256) ve kendi öğrencisi, "Sahih-i Müslim" adlı hadis kitabının müellifi, İmam Müslim (H.204-261) ile aynı devirde yaşamıştır.

Bu büyük müctehidler pek yüce bir hizmeti ifa ederek, Peygamberimiz'den (as) ve Ashab-ı Kiramdan gelen fıkıh ilmini toplamış, sistemli bir hale getirip sonraki nesillere hazır olarak sunmuşlardır. Her mezhep bir sahabeyi kiramın kullukta tuttuğu yolun adıdır. Mesela; İmam-ı Azam Ebû Hanife, Küfe'de, Hz. İmam Aliyyül Mürteza (ra) ve Hz.Abdullah İbni Mes'ud'un (ra), ekol ve okulunda yetişmiş, O'nun ilminin kaynağı, hüküm ve yorumlarının dayandığı temel, Resulullah'ın (as) bu iki büyük alim sahabesi olmuştur. Ebû Hanife (ra), aslında bize Hz. İmam Aliyyül Mürteza'yı (ra), ehli beyti, Hz. Abdullah ibni Mes'ud'u (ra) anlatmaktadır. Onların ibadet şeklini, namaz kılışlarını, oruçlarını, kullukta takındıkları tavırları, meselelere getirdikleri hüküm ve çözümleri bize ulaştırmakta, kullandıkları mantaliteyi temsil etmektedir. Yaşadığı devir itibarı ile bu Ashab-ı Güzine, Resulullah'a (as) çok yakındır. Ayrıca daha önemlisi, Resulullah (as) ile her an manevi birliktelik içinde bulunacak kadar takvaca çok üstün, dünya mevki ve muhabbetinden fevkalade uzaktır. Resulullah'a (as), ulaşmak için, O'nun (as) teveccühüne mazhar olmak için, O'nun (as) sahabesinin ekolünden, yolundan, mezhebinden, sevgisinden, yakınlığından daha üstün hangi vasıta olabilir ki!

"Ashabım yıdızlar gibidir. Hangisine uyarsanız doğru yolu bulursunuz" hadis-i şerifi bu manaya ne güzel işaret etmektedir.

Diğer bütün Mezheb İmamlarının da herbiri, bir veya birkaç Sahabinin ekolünde yetişmiş olup, o Sahabileri temsil eden, Allah-ü Teala'nın bu ümmete lutfu olan kamil ve seçkin insanlardır.

Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya ile Türkiye'nin, daha önce teslim edilen S-400 hava savunma sistemlerinin durumuna ilişkin temaslarda bulunduğunu ve bu görüşmelerin devam edeceğini açıkladı

Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya ile Türkiye'nin, daha önce teslim edilen S-400 hava savunma sistemlerinin durumuna ilişkin temaslarda bulunduğunu ve bu görüşmelerin devam edeceğini açıkladı

10.07.2026 14:20:00
Haber Merkezi
 
 Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya ile Türkiye'nin, daha önce teslim edilen S-400 hava savunma sistemlerinin durumuna ilişkin temaslarda bulunduğunu ve bu görüşmelerin devam edeceğini açıkladı
 Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya ile Türkiye'nin, daha önce teslim edilen S-400 hava savunma sistemlerinin durumuna ilişkin temaslarda bulunduğunu ve bu görüşmelerin devam edeceğini açıkladı
Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya ile Türkiye'nin, daha önce teslim edilen S-400 hava savunma sistemlerinin durumuna ilişkin temaslarda bulunduğunu ve bu görüşmelerin devam edeceğini açıkladı.

Peskov, düzenlediği basın toplantısında, konunun iki ülke ilişkileri açısından "son derece hassas" başlıklar arasında yer aldığını belirtti.

Sözcü "Bu konuyla ilgili Türk tarafıyla temaslarımız oldu ve bu mesele hakkında  görüşmelerimizi sürdürmeye devam edeceğiz." dedi.

Peskov, söz konusu iddiaların içeriğine ilişkin ayrıntılı değerlendirmede bulunmazken, Rusya ile Türkiye arasında bu hassas konuya ilişkin diplomatik temasların sürdüğünü vurgulamakla yetindi.

Türkiye'den bir hükümet kaynağı, Ankara'nın envanterindeki Rus yapımı S-400 hava savunma sistemlerini üçüncü bir ülkeye devredebileceği yönündeki iddiaları Rus devlet haber ajansı RIA'ya yalanladı.

Habere göre kaynak, Ankara ile Washington'un S-400'lerin Körfez ülkelerinden birine gönderilmesi seçeneğini görüştüğü yönündeki iddialara ilişkin, "Böyle bir durum yok, Rus S-400 sistemlerinin üçüncü bir ülkeye devri konusunda görüşme yürütülmüyor" dedi.

Türkiye, 2017 yılında Rusya ile S-400 hava savunma sistemi alımı için anlaşma imzalamış ve sistemleri 2019 yılında teslim almıştı. ABD ise Ankara'dan Rus sistemlerinden vazgeçerek Patriot tercih etmesini istemiş, ancak Türkiye bu talebi kabul etmemişti. Bunun üzerine Washington, Türkiye'yi F-35 savaş uçağı programından çıkarmış ve CAATSA yasası kapsamında Türk savunma sanayii yetkililerine yaptırım uygulamıştı.

Papara'nın sahibi Ahmet Faruk Karslı yeniden gözaltına alındı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Papara'nın sahibi Ahmet Faruk Karslı'nın tahliyesine yönelik İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesine yaptığı itiraz, mahkeme tarafından kabul edildi

10.07.2026 14:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Papara'nın sahibi Ahmet Faruk Karslı yeniden gözaltına alındı
Papara'nın sahibi Ahmet Faruk Karslı yeniden gözaltına alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Papara'nın sahibi Ahmet Faruk Karslı'nın tahliyesine yönelik İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesine yaptığı itiraz, mahkeme tarafından kabul edildi. Karslı, karar doğrultusunda yeniden gözaltına alındı.

İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 7 Temmuz 2026 tarihli duruşmasında Papara'nın sahibi sanık Ahmet Faruk Karslı'nın tahliyesine karar verildi. Tahliye kararına İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından itiraz edildi.

İtirazı değerlendiren İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi, Ahmet Faruk Karslı hakkında yakalama kararı çıkarılmasına hükmetti. Karar doğrultusunda Ahmet Faruk Karslı, yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliyle ilgili adli işlemlerin sürdüğü öğrenildi.

BTP, Ali Hamaney'in cenazesine katıldı

BTP Genel Başkan Yardımcısı Sabri Terzi, İran İslam Cumhuriyeti'nin daveti üzerine Genel Başkan Hüseyin Baş'ı temsilen Meşhed'deki Hamaney cenazesine katıldı. Terzi, "Türk milleti ve BTP teşkilatının başsağlığı mesajını iletiyorum. Şehit Ali Hamaney ve tüm şehitlere rahmet diliyorum" dedi

10.07.2026 13:03:00 / Güncelleme: 10.07.2026 13:09:24
Eyüp Kabil
 
BTP, Ali Hamaney'in cenazesine katıldı
BTP, Ali Hamaney'in cenazesine katıldı
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkan Yardımcısı Sabri Terzi, Şubat 2026'da ABD-İsrail ortak askeri operasyonunda hayatını kaybeden İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in Meşhed'deki cenaze törenine katıldı. Meltem TV'nin yayınladığı görüntülerde Terzi, yas töreninin yapıldığı alanda açıklamalarda bulundu.

28 Şubat 2026'da İran'a düzenlenen saldırılarda şehit edilen Hamaney'in cenazesi, 9 Temmuz 2026 tarihinde Meşhed'deki İmam Rıza Türbesi'nde büyük bir katılım ile kaldırıldı. Törene yüz binlerce İranlı'nın katıldığı, ülke genelinde ve Irak gibi komşu bölgelerde de yas etkinlikleri düzenlendiği belirtildi.

Sabri Terzi siyah takım elbise ve kravatıyla törende yer aldı. Terzi yaptığı açıklamada, İran halkının yaşadığı acıyı paylaştığını ve Hamaney'in şehadetine saygı duyduğunu ifade etti. Tören alanında konuşan Terzi, katılımın önemine vurgu yaptı ve olayın bölgesel ve uluslararası boyutlarına değindi.

Terzi şunları söyledi: "Ben İran İslam Cumhuriyeti'nin BTP Genel Başkanı'nı davet etmesi üzerine Sayın Hüseyin Baş'ı temsilen burada bulunuyorum. İki gün önce geldim. Akşam namazına müteakip cenaze namazı kılınacak, biz de hazır bulunacağız. Genel Başkanı temsilen burada bulunuyoruz. Onun şahsında tüm BTP teşkilatının ve Türk milletinin baş sağlığı mesajını İran halkına iletiyorum. İslam milletinin başı sağolsun. Allah'tan şehit Ali Hamaney ve tüm şehitlere gani gani rahmet diliyorum."

Kapıkule'de 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi

Kapıkule Gümrük Kapısı'nda gerçekleştirilen operasyonlarda piyasa değeri 1 milyar 37 milyon lira olan 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi

10.07.2026 10:49:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kapıkule'de 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi
Kapıkule'de 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi
Kapıkule Gümrük Kapısı'nda gerçekleştirilen operasyonlarda piyasa değeri 1 milyar 37 milyon lira olan 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi.

Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerince Kapıkule Gümrük Kapısı'nda gerçekleştirilen iki ayrı operasyonda, piyasa değeri yaklaşık 1 milyar 37 milyon Türk lirası olan toplam 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi.

Bakanlık tarafından operasyona ilişkin yapılan açıklamaya göre, Türkiye'ye giriş yapmak üzere Kapıkule Gümrük Sahası'na gelen tır risk kriterleri doğrultusunda X-Ray tarama sistemine sevk edildi. Araçta gerçekleştirilen detaylı arama ve kontroller neticesinde, 450 paket içerisinde toplam daralı ağırlığı 526 kilogram 327 gram olan ve esrar olduğu değerlendirilen uyuşturucu madde ele geçirildi.



Yurda giriş yapmak üzere Kapıkule Gümrük Sahası'na gelen bir başka tır da, şüpheli bulunarak detaylı aramaya alındı. Yapılan arama ve kontrollerde 530 paket içerisinde toplam daralı ağırlığı 626 kilogram 944 gram uyuşturucu madde ele geçirildi.

2 operasyonda ele geçirilen uyuşturucu maddelerin piyasa değerinin yaklaşık 1 milyar 37 milyon lira olduğu ifade edilen açıklamada olaylarda kullanılan ve el konulan tırların toplam piyasa değerinin 6,5 milyon Türk lirası olduğu belirtildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Olaylarla ilgili tahkikatlar, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde devam etmektedir. Ticaret Bakanlığı olarak; toplum sağlığını, gençlerimizi ve ülkemizin güvenliğini tehdit eden her türlü kaçakçılık faaliyetiyle mücadelemiz, gelişmiş teknolojik altyapımız, güçlü risk analiz sistemlerimiz ve Gümrükler Muhafaza ekiplerimizin kararlı çalışmalarıyla aralıksız devam etmektedir."

Ankara'da uyuşturucu operasyonu: 119 gözaltı

Ankara'da düzenlenen uyuşturucu operasyonunda, uyuşturucu madde ticareti yaptıkları ve sosyal medya üzerinden uyuşturucu kullanımını özendiren paylaşımlar yaptıkları belirlenen 119 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi

10.07.2026 10:17:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ankara'da uyuşturucu operasyonu: 119 gözaltı
Ankara'da uyuşturucu operasyonu: 119 gözaltı
Ankara'da düzenlenen uyuşturucu operasyonunda, uyuşturucu madde ticareti yaptıkları ve sosyal medya üzerinden uyuşturucu kullanımını özendiren paylaşımlar yaptıkları belirlenen 119 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Operasyonda 63 şüpheli yakalanırken, çok sayıda uyuşturucu madde, silah ve suçtan elde edildiği değerlendirilen para ele geçirildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Başsavcılık koordinesinde Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen istihbari ve teknik çalışmalar sonucunda, uyuşturucu madde ticareti yaptıkları ve sosyal medya üzerinden uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını alenen özendiren yayınlar yaptıkları tespit edilen 119 şüpheli hakkında gözaltı ile ikametlerinde arama ve el koyma kararı verildi.

Operasyon kapsamında 63 şüpheli gözaltına alınırken, 26 şüphelinin farklı suçlardan cezaevinde bulunduğu belirlendi. Firari durumdaki 30 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların ise çok yönlü olarak sürdüğü bildirildi.

Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 88,20 gram metamfetamin, 57,90 gram bonzai, 12,10 gram esrar, 209 adet sentetik ecza, uyuşturucudan elde edildiği değerlendirilen 38 bin TL ile 250 euro, 1 adet hassas terazi, 2 adet esrar öğütücü aparat, 3 adet uyuşturucu kullanma aparatı, 1 adet ruhsatsız tabanca, 2 adet şarjör, 28 adet tabanca fişeği, 1 adet kuru sıkı tabanca ile bir miktar uyuşturucu madde paketleme materyali ele geçirildi.

Soruşturmanın çok yönlü sürdüğü bildirildi.

MSB: 'CAATSA yaptırımları kaldırılmalı'

MSB, Ankara'da gerçekleşen NATO Zirvesi'ne ilişkin, "İttifakın karşı karşıya bulunduğu güncel tehditlerin kapsamlı şekilde ele alındığı, ortak caydırıcılık ve savunma kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik stratejik kararların değerlendirildiği tarihi bir buluşma olmuştur" açıklamasında bulundu

09.07.2026 23:10:00
AA
 
MSB: 'CAATSA yaptırımları kaldırılmalı'
MSB: 'CAATSA yaptırımları kaldırılmalı'
Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Ay Yıldız Müşterek Karargahı'nda düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.

Aktürk, MSB, Genelkurmay Başkanlığı ile Kuvvet Komutanlıklarını aynı yerleşkede buluşturacak şekilde inşa edilen Ay Yıldız Karargahı'nın yalnızca modern askeri yerleşke değil, aynı zamanda Türk Silahlı Kuvvetlerinin müşterek harekat kabiliyetini, kurumsal bütünleşmesini ve değişen güvenlik ortamına uyum yeteneğini yansıtan stratejik bir vizyon projesi olduğunu söyledi.

Karargahın, sahip olduğu ileri teknolojik altyapı, çağdaş komuta kontrol imkanları ve sürdürülebilir yapısıyla Türkiye'nin savunma alanındaki güçlü iradesinin somut göstergesi olduğunu belirten Aktürk, "Aynı zamanda ülkemizin harekat ihtiyaçlarını bugünden planlayan proaktif savunma ve güvenlik anlayışının da en önemli sembollerinden biridir." dedi.

Aktürk, inşası devam eden Ay Yıldız Karargahı projesini yürüten Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) başta olmak üzere katkı sağlayan herkese teşekkür etti.

Ankara'da düzenlenen 36'ncı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin, 360 derece güvenlik anlayışı çerçevesinde gerçekleştirildiğini dile getiren Aktürk, "İttifakın karşı karşıya bulunduğu güncel tehditlerin kapsamlı şekilde ele alındığı, ortak caydırıcılık ve savunma kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik stratejik kararların değerlendirildiği tarihi bir buluşma olmuştur." ifadelerini kullandı.

Aktürk, zirvenin müttefikler arasındaki dayanışmayı pekiştirirken, değişen güvenlik ortamına yönelik ortak vizyonun geliştirilmesine, Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenliğine ilişkin müşterek yaklaşımın güçlendirilmesine de önemli katkılar sağladığını vurguladı.

Zirve kapsamında icra edilen Savunma Sanayi Forumu ile Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in ev sahipliğinde gerçekleştirilen Savunma Bakanları Resepsiyonu'na da değinen Aktürk, şunları kaydetti:

"Müttefikler arasında savunma sanayinde ortak üretim ve teknoloji iş birliğinin geliştirilmesine, ortak güvenlik anlayışının pekiştirilmesine ve Türkiye'nin yerli ve milli savunma sanayiinde ulaştığı yüksek teknolojik yetkinlik, güçlü üretim kapasitesi ve yenilikçi vizyonunun uluslararası platformda bir kez daha ortaya konulmasına vesile olmuştur. Türkiye güçlü ordusu, gelişen yerli ve milli savunma sanayii, etkin savunma diplomasisi ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen çok boyutlu dış politika anlayışıyla, krizlerin çözümüne katkı sunan, diyalog kanallarını açık tutan, bölgesel ve küresel barış ile istikrarı destekleyen yapıcı yaklaşımını kararlılıkla sürdürmektedir. Bu anlayış doğrultusunda ülkemiz, NATO'nun caydırıcılık ve savunma duruşuna katkı sağlayan güvenilir ve sorumluluk sahibi bir müttefik olarak uluslararası barış, güvenlik ve istikrara katkı sunmaya devam edecektir."

İkili görüşmeler

Bakan Güler'in NATO Liderler Zirvesi kapsamında 6 Temmuz'da Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile ABD Ticaret Odası tarafından düzenlenen Savunma Sanayi Çalışma Yemeğine katıldığını anımsatan Aktürk, şunları kaydetti:

"Sayın Cumhurbaşkanımızın, NATO Genel Sekreteri ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirdiği görüşmeye, 7 Temmuz'da, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Münih Güvenlik Konferansı (MSC) ve Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) iş birliğinde düzenlenen 'Müttefikler Ankara'da' programına, Ankara Ticaret Odası Kongre ve Sergi Merkezinde gerçekleştirilen Savunma Sanayi Forumu ile NATO Projeleri Tanıtım Töreni'ne, sayın Cumhurbaşkanımızın, ABD Başkanı ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirdiği görüşmeye, Ay Yıldız Müşterek Karargahı'nda konuk savunma bakanları ve NATO üst düzey temsilcileri için verilen resepsiyona ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Savunma Bakanları çalışma yemeğine katılmıştır."

Aktürk, Güler'in zirve çerçevesinde çeşitli müttefik ve ortak ülkelerin Savunma Bakanları ile ikili ve heyetler arası görüşmeler yaptığını da söyledi.

Bölgesel ve küresel güvenlik konuları ele alındı

Güler'in ikili ve askeri ilişkilerin geliştirilmesi, savunma ve güvenlik alanındaki iş birliği imkanları, savunma sanayi alanındaki ortak çalışmalar ile NATO gündeminde öne çıkan bölgesel ve küresel güvenlik konularına ilişkin görüş alışverişinde bulunduğunu aktaran Aktürk, şunları kaydetti:

"Bu kapsamda Japonya, Letonya, Yeni Zelanda, Macaristan ve Kanada Savunma Bakanları ile görüşen Sayın Bakanımız, Kanadalı mevkidaşı ile Savunma İş Birliğine İlişkin Niyet Beyanı'nı imzalamış, ayrıca BAE Systems'in CEO'sunu kabul etmiştir. Ayrıca Romanya ve Bulgaristan Savunma Bakanlarıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdiği görüşmede, Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubunun (MCM Black Sea) görev kapsamını Karadeniz'de üç ülkenin kritik deniz altı altyapılarının korunmasını da içerecek şekilde genişleten Mutabakat Muhtırası Değişikliği'ni imzalamıştır. 8 Temmuz'da, Sayın Cumhurbaşkanımız ile zirve oturumlarına katılan Sayın Bakanımız ayrıca Sayın Cumhurbaşkanımızın Fransa ve Suriye Cumhurbaşkanları, İtalya, Almanya ve Birleşik Krallık Başbakanları ile yaptığı görüşmelere iştirak etmiştir."

Aktürk, Güler'in yarın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katılmıyla Milli Savunma Üniversitesi'nde yapılacak "16'ncı Dönem Müşterek Komuta ve Kurmay Eğitimi" ile "8'inci Dönem Komuta ve Kurmay Eğitimi" mezuniyet törenlerine katılacağını bildirdi.

Terörle mücadele

Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Türkiye'nin beka ve güvenliğine yönelen her türlü tehdit ile tehlikeye karşı mücadelesini kararlı şekilde sürdürdüğünü vurguladı.

Kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla yürütülen operasyon, arama tarama ve hudut güvenliği faaliyetleri kapsamında yapılan çalışmalara ilişkin bilgi veren Aktürk, "Son bir hafta içerisinde, 4 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, harekat bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir." dedi.

Aktürk, ayrıca, 2'nci Ordu İstihkam Tugay Komutanlığınca, Suriye Deyrizor'da Fırat Nehri'nin üzerine 240 metre uzunluğunda yüzer köprü kurulumu tamamlandığını, köprünün, kontrol geçişlerinin yapılmasının ardından 10 Temmuz'da hizmete açılacağını belirtti.

"Eğitim ve tatbikat faaliyetleri aralıksız devam ediyor"

Aktürk, hudut güvenliğine ilişkin 1'i terör örgütü mensubu olmak üzere 316 kişinin yakalandığını bildirdi.

Sınırlardan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısının 1 Ocak'tan bugüne kadar 5 bin 615 olduğunu aktaran Aktürk, "Engellenen 995 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 41 bin 129'a ulaşmıştır. Hafta içerisinde Van hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetinde 109 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir." ifadelerini kullandı.

Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kara, deniz, hava, uzay ve siber alanda daha etkin, caydırıcı, hazır hale getirilmesi amacıyla milli ve uluslararası eğitim ile tatbikat faaliyetlerinin aralıksız devam ettiğini söyledi.

Bu kapsamda, 22 Haziran'da Konya'da başlayan "Türkiye-Azerbaycan-Mısır Üçlü Kartal Tatbikatı"'nın 3 Temmuz'da başarıyla tamamlandığını hatırlatan Aktürk, yarın Bulgaristan'da başlayacak Breeze 2026 ile, 13-24 Temmuz arasında İngiltere'de gerçekleştirilecek Sea Breeze II tatbikatlarına katılım sağlanacağını aktardı.

TCG Oruçreis tarafından NATO Daimi Deniz Görev Grubu-1 (SNMG-1) görevi bitiminde 18-22 Temmuz'da Dublin İrlanda'ya liman ziyareti yapılacağını aktaran Aktürk, " İstanbul Tersanesi Komutanlığımızda inşa edilerek 20 Haziran'da Romanya'ya teslim edilen CAm. August Roman için 10 Temmuz'da Romanya'da icra edilecek karşılama törenine İstanbul Tersanesi Komutanımız ile Deniz Hava Komutanımızın katılması planlanmaktadır." dedi.

Envantere yeni giren silah sistemleri

Aktürk, yerli ve milli savunma sanayi ürünlerinin Türk Silahlı Kuvvetlerinin imkan ve kabiliyetlerinin artırılması çalışmalarının devam ettiğini vurguladı.

Bu kapsamda Kara Kuvvetleri Komutanlığınca, muhtelif miktarda, TB-3 SİHA, 7,62 milimetre Piyade Tüfeği, silah taşıyıcı araç ile, Elektrikli Zırhlı Personel Taşıyıcı'nın (E-ZPT) muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alındığı aktaran Aktürk, şunları kaydetti:

"Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca, 13-17 Temmuz tarihleri arasında muhtelif miktarda SOM-B1T mühimmatının kabul faaliyeti ROKETSAN'da icra edilecektir. Bakanlığımıza bağlı Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz tarafından yerli ve milli imkanlarla geliştirilen Havadan Taşınabilir Hafif Çekili Obüs BORAN'ın Arnavutluk'a ihracatına yönelik olarak 4 Temmuz'da sözleşme imzalanmıştır. Milli yazılım ve teknoloji alanında hayata geçirdiği projelerle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin güç ve etkinliğinin daha da artırılmasına katkı sağlayan HAVELSAN'ın 44'üncü kuruluş yıl dönümünü şimdiden kutluyor, ülkemizin savunma gücüne değerli katkılar sunan tüm çalışanlarına başarılar diliyoruz."

Öğrenci ve personel temini

Aktürk, personel ve askeri öğrenci temin işlemlerinin, planlanan takvime uygun şekilde devam ettiğini söyledi.

Bu kapsamda, Milli Savunma Üniversitesi "2026 Yılı Askeri Öğrenci Temini Seçim Aşaması" faaliyetlerinin 7 Ağustos'a kadar devam edeceğini belirten Aktürk, seçim aşamalarına katılacak adayların 15 Temmuz-31 Ağustos arasında Kredi Yurtlar Kurumunun belirlemiş olduğu yurtlardan istifade edebileceğini kaydetti.

Hazine ve Maliye Bakanlığınca "Mali ve Sosyal Haklar" genelgesi yayımlandığını anımsatan Aktürk, "Buna göre bedelli askerlik tutarı 2026 yılının ikinci altı ayı için 472 bin 653 lira 60 kuruş olmuştur. 7 Temmuz 2026 tarihinden itibaren bedelli askerlik müracaat işlemleri başlamıştır." dedi.

Aktürk ayrıca, yaklaşan "15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü" vesilesiyle milletin iradesine ve demokrasiye kasteden FETÖ silahlı terör örgütüne karşı dimdik durarak vatanı ve bayrağı için canlarını feda eden şehitlere Allah'tan rahmet, gazilere sağlıklı ömürler diledi.

"Beklentimiz, CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasıdır"

ABD Başkanı Donald Trump'ın 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nde CAATSA yaptırımlarına ilişkin açıklamalarının sorulması üzerine Bakanlık tarafından, "Türkiye, NATO'nun güçlü ve etkin bir müttefiki olarak İttifak'ın caydırıcılığına ve ortak güvenliğine önemli katkılar sunmaya devam etmektedir. Daha önce de ifade ettiğimiz üzere beklentimiz, müttefiklik ruhuyla bağdaşmayan CAATSA yaptırımları ile savunma sanayimize yönelik açık veya örtülü tüm kısıtlamaların kaldırılmasıdır. Bu çerçevede, ABD Başkanı tarafından yapılan açıklamaları memnuniyetle karşılıyor, müttefiklerimizle kısıtlamalar yerine karşılıklı güven ve dayanışmanın güçlendirilmesinden yana bir yaklaşımı benimsiyoruz." açıklaması yapıldı.

Basın mensupları, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in, Türkiye'nin F-35 alma ihtimaline karşı çıktığı açıklamalarını da sordu.

Sorular üzerine Bakanlık tarafından, "Ülkemiz, bölgemizde barış ve istikrarın korunmasından, mevcut meselelerin yapıcı diyalog ve iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde ele alınmasından yanadır. Bu kapsamda, gerilimi artırabilecek söylemlerden kaçınılmasının ikili ilişkilere olumlu katkı sağlayacağını bir kez daha ifade ediyor, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, kendisine tehdit oluşturmayan hiç kimse için tehdit olmadığını bir kez daha hatırlatıyoruz." yanıtı verildi.

Kamu reklamları yandaş medyaya akıyor

Kamu bankalarının 14 milyar lirayı aşan devasa reklam bütçesi, reyting gözetmeksizin sadece iktidar medyasının kasasına akıtıldı. Muhalif ekranlara "sıfır saniye" reklam hakkı tanınırken, halkın kaynakları tek renkli bir medyayı fonlamak için adeta seferber edildi

09.07.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Kamu reklamları yandaş medyaya akıyor
Kamu reklamları yandaş medyaya akıyor
Kamu bankaları ve kuruluşlarının ticari ilan ve reklam harcamaları son üç yılda rekor seviyelere ulaşırken, milyarlarca liralık dev bütçenin televizyon kanallarına dağılımındaki adaletsizlik bağımsız izleme raporlarıyla bir kez daha gözler önüne serildi.

Halkbank, Ziraat Bankası ve Vakıfbank başta olmak üzere kamu kurumlarının reklam pastasında aslan payını hükümete yakınlığıyla bilinen medya grupları alırken, muhalif ve eleştirel yayın çizgisine sahip televizyon kanalları son üç yılda da kamu reklamlarında "sıfır" saniye ile adeta görünmez kılındı.

Üç yılda 14 milyar lirayı aşan harcama dudak uçuklattı

Finansal raporlar ve meclis denetim komisyonlarına yansıyan verilere göre, kamu bankalarının reklam ve ilan harcamaları enflasyon ve artan saniye tarifeleriyle her yıl katlanarak büyüdü. Üç büyük kamu bankasının (Halkbank, Ziraat Bankası, Vakıfbank) 2024 yılındaki toplam reklam harcaması 5 milyar 100 milyon TL seviyesinde gerçekleşmişken, bu rakam 2025 yılında tarihi bir sıçramayla 7 milyar 716 milyon 535 bin TL'ye yükseldi.

İçinde bulunduğumuz 2026 yılının yalnızca ilk üç ayında (Ocak-Mart) Vakıfbank 613 milyon 254 bin TL, Halkbank ise 451 milyon 920 bin TL reklam bütçesi harcayarak yılın ilk çeyreğinde 1 milyar liralık sınırı hızla aştı. 2026 yılı genelinde toplam kamu reklam yatırımlarının 10 milyar TL barajını çoktan geride bırakacağı öngörülüyor.

Hangi ekran ne kadar gelir elde etti?

Kamu bankaları ve diğer dev kamu iştirakleri (Turkcell, Türk Telekom) reklam dağıtımında kurum bazlı resmi ve net dökümleri kamuoyuna açıklamaktan kaçınsa da bağımsız medya takip ajanslarının saniye/süre analizleri ve harcanan milyarlık bütçelerin oranlamaları, kanalların kasasına giren tahmini tutarları net biçimde ortaya koyuyor:

En büyük gelir payını Turkuvaz Medya Grubu (ATV ve A Haber) elde etti. Kamu ilanları ve banka reklam kuşağı sürelerinin yaklaşık yüzde 35 ile 40'ını tek başına kapatan bu gruba, 2025 yılındaki 7,7 milyar liralık banka bütçesinden ve diğer kamu iştiraklerinden tahmini 2,8 milyar TL ile 3,2 milyar TL arasında doğrudan nakit akışı sağlandı.

İkinci büyük gelir odağını ise Kanal 7, Ülke TV, 24 TV, TVNET ve Akit TV gibi hükümete tam destek veren yayın organları oluşturdu. Reyting listelerinde geride kalmalarına rağmen yüz binlerce saniyelik kamu reklam kuşağı satın almalarıyla desteklenen bu kanalların, son üç yıllık bütçelerden yıllık ortalama 2,2 milyar TL ile 2,5 milyar TL arasında değişen bir gelir payını paylaştığı hesaplanıyor.

TRT Grubu ise kamu yayıncısı olmasına rağmen ticari nitelikteki kamu bankası ve kamu şirketi reklamlarından muazzam paylar almaya devam etti. TRT 1 ve TRT Haber başta olmak üzere grubun tüm kanallarına son üç yılda aktarılan tahmini ticari kamu reklamı tutarı yıllık ortalama 1 milyar TL civarında seyretti.

Merkez akım çizgide konumlanan ve yayınlarında ekonomi-siyaset dengesini korumaya çalışan CNN Türk ve NTV gibi haber kanalları da düzenli reklam kuşaklarıyla pastadan mahrum kalmadı. Bu kanalların bulunduğu segment, kamu reklam bütçelerinden yıllık tahmini 1,2 milyar TL seviyesinde gelir üretti.

Muhalif ekranlara "sıfır" çekildi: Ayrımcılık belgelendi

RTÜK'ün listelerinde yer alan ve izlenme oranlarında (reyting) çoğunlukla ilk sıralarda pay sahibi olan Halk TV, Sözcü TV, Tele1 (kapatıldı), KRT, Meltem TV ve TV5 gibi eleştirel yayın organları için ise durum tamamen farklı bir boyutta seyrediyor. Medya izleme raporlarına göre, üç kamu bankasının ve kamu gücünü arkasına alan markaların bu kanallarda yayımlanan reklam süresi tam olarak "0" (sıfır) saniye oldu. Milyarlarca liralık halk kaynağının tek bir kuruşu dahi bu kanalların kasasına girmedi.

Haber merkezlerinin televizyon ekranlarında sıkça gördüğü ve bakanlıklarca hazırlanan bilgilendirici videolar ise "Kamu Spotu" statüsünde olup, mevzuat gereği kanallarda tamamen ücretsiz yayınlanıyor. Bu durum, kamu spotu adı altında muhalif kanalların ekranlarının bedelsiz kullanılırken, gelir getiren milyarlık ticari reklam bütçelerinin ise sadece belirli yayın organlarını finanse etmek için bir enstrüman olarak kullanıldığı eleştirilerini haklı çıkarıyor.

Kocasakal'dan İstanbul Barosu Başkanlığına adaylık ilanı

İstanbul Barosu seçimleri öncesinde üç güçlü avukat grubu, "Cumhuriyetçi Güç Birliği" çatısı altında birleşerek eski Baro Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocasakal'ı başkan adayı gösterdi. Basın toplantısında konuşan Kocasakal, "Bu adaylık şahsi bir tercih değil, bir zihniyet ve duruş adaylığıdır" dedi

09.07.2026 18:18:00
Haber Merkezi
 
Kocasakal'dan İstanbul Barosu Başkanlığına adaylık ilanı
Kocasakal'dan İstanbul Barosu Başkanlığına adaylık ilanı
İstanbul Barosu'nda Ekim ayında gerçekleştirilecek seçimler öncesinde, hukuk dünyasını hareketlendiren bir iş birliği ilan edildi. Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu, Önce Avukat Grubu ve İstanbul Milliyetçi Avukatlar Grubu (İMAG), güçlerini birleştirerek "Cumhuriyetçi Güç Birliği"ni kurdu. Birlik, İstanbul Barosu eski Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocasakal'ı başkan adayı olarak kamuoyuna duyurdu.

Kocasakal'ın adaylığını kamuoyuna duyurmak için Galata Hizmet Binası Kültür Merkezi'nde basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda konuşan Kocasakal, adaylığının temelinde "müdafaa-i hukuk, müdafaa-i vatan ve müdafaa-i Cumhuriyet" anlayışının yattığını belirtti. Kocasakal, "1923 Cumhuriyetine, kurucu değerlere, Atatürk'e fikri bağlılık ve hukuk devletine sarsılmaz inanç, İstanbul Barosu'nun tarihsel görevidir" ifadelerini kullandı.

Mevcut hukuk sistemine yönelik sert eleştirilerde bulunan Kocasakal, Türkiye'de hukuk devletinin ve yargı bağımsızlığının ağır saldırı altında olduğunu söyledi. Hukuk devletini "adeta entübe edilmiş" şeklinde tanımlayan Kocasakal, şunları kaydetti:

"Hukuk ve yargı bağımsızlığı ayaklar altındadır. Kanunilik ilkesinin yok sayıldığı, tutuklamanın esas, özgürlüğün istisna olduğu bir sürek avı ortamındayız. Anayasa Mahkemesi kararlarına mahkemelerin uymadığı, yargısal süreçlere siyasetin gölge düşürdüğü bir ortamda hukuk güvenliğinden söz edilemez."  

Mevcut İstanbul Barosu yönetimini de eleştiren Kocasakal, yönetimin hukuk devletine yönelik saldırılar karşısında "kuzuların sessizliğine büründüğünü" belirtti. Kocasakal, yönetimin Anayasa'nın ilk dört maddesini tartışmaya açan zihniyete karşı takındığı tavrın bilinçli bir sessizlik olduğunu kaydetti.

Cumhuriyetçi Güç Birliği'nin her türlü Cumhuriyetçi ve hukuktan yana olan meslektaşa açık olduğunu vurgulayan Kocasakal, sözlerini şu şekilde noktaladı: "Bölünmenin getirdiği olumsuz tablodan ders alarak oluşturduğumuz bu güç birliği, Cumhuriyet'in ve hukukun muhafazası içindir. Atatürk'ün dediği gibi; hak kuvvetten üstündür. Hukuksuzluk kimsenin yanına kalmaz; kazanan Cumhuriyet ve hukuk olacaktır."

NATO Zirvesi'nin yemeği Şef Fatih Tutak tarafından hazırlandı

Türkiye'nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen zirvede, ittifak liderlerine sunulan resmi gala yemeği Türk mutfağının köklü mirasını çağdaş gastronomi anlayışıyla buluşturdu

09.07.2026 16:25:00
İhlas Haber Ajansı
 
NATO Zirvesi'nin yemeği Şef Fatih Tutak tarafından hazırlandı
NATO Zirvesi'nin yemeği Şef Fatih Tutak tarafından hazırlandı
Ankara'da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında, ittifak liderleri için 7 Temmuz 2026 Salı akşamı verilen resmi gala yemeği iki Michelin yıldızlı Şef Fatih Tutak tarafından hazırlandı.

İttifakın 32 üye ülkesinin liderleri, davetli devlet başkanları ve üst düzey heyetlerin ağırlandığı zirvede; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald J. Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin de aralarında bulunduğu liderlere Türk mutfağının köklü mirasını yansıtan özel bir gala menüsü sunuldu.

Sunulan menü, Anadolu'nun bölgesel ürün çeşitliliğini, yerel üreticilerle kurulan iş birliklerini ve Türk mutfağının köklü hafızasını merkeze aldı. Geleneksel Türk lezzetleri, çağdaş teknikler ve zarif sunumlarla yeniden yorumlanarak konuklara takdim edildi.

Türk mutfağını liderler masasında temsil etmek

Türk mutfağını uluslararası alanda temsil etmeyi kariyerinin merkezine alan Şef Fatih Tutak, 36. NATO Liderler Zirvesi'nin resmi gala yemeğinde Türkiye'nin gastronomi mirasını dünya liderleriyle buluşturdu. Haftalar süren hazırlık sürecinin ardından oluşturulan menü, geleneksel Türk mutfağının karakterini çağdaş bir teknik anlayışla bir araya getirdi. Ürün seçiminden tabakların kurgusuna kadar her aşamayı bizzat yöneten Tutak, menüyü mevsimsellik, yerel üretim ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda hazırladı.

Menüde kullanılan ürünlerin önemli bir bölümü Türkiye'nin farklı bölgelerindeki üreticilerden tedarik edildi. Böylece gala yemeği, yalnızca resmî bir davet menüsü olmanın ötesine geçerek Türkiye'nin ürün çeşitliliğini, mutfak kültürünü ve üretici emeğini temsil eden bir gastronomi anlatısına dönüştü.

Gala Menüsü: Taş fırında pide, Trabzon tereyağı, Hizan kara kovan balı, zeytinyağlı sebze bayıldı, yanık Denizli yoğurdu, deniz levreği, tarama, Urla sakız enginarı, Tokat asma yaprağı, kuzu göbeği mantarlı firik bulguru, dana kaburga tandır, yanık Trabzon tereyağı, patlıcan, mantı, tütsülenmiş ayaş domates salçası, milk baklava, Antep fıstığı köpüğü, bergamot, Maraş dondurması.

Şef Fatih Tutak, gala yemeğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

"Böylesine özel bir sofrada Türk mutfağını temsil etmek bizim için büyük bir onurdu. Bu menüde Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelen ürünleri, üretici emeğini ve mutfak hafızamızı çağdaş bir dille anlatmak istedik. Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşen bu önemli buluşmanın bir parçası olmak bizim için çok değerliydi."

CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Yargıtay’ın vereceği karara göre 21 Temmuz’dan itibaren yaklaşık 100 milletvekiliyle yeni bir siyasi oluşum başlatabileceklerini söyledi

CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Yargıtay’ın vereceği karara göre 21 Temmuz’dan itibaren yaklaşık 100 milletvekiliyle yeni bir siyasi oluşum başlatabileceklerini söyledi. Bülbül, "​Cumhuriyet Halk Partisi'nin 20 Temmuz'a kadar mutlak butlan davası Yargıtay tarafından bozulursa, seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel'le birlikte bütün muhalefetin lokomotifi olarak iktidara geliyoruz. Eğer bozulmazsa, Allah'ın izniyle 21 Temmuz'dan sonra yeni bir güneş doğacak. Biz 111 milletvekilinden 100’e yakınıyla, yeni bir oluşum olursa bütün hukuki yolları denedikten sonra bu yeni oluşumun düğmesine basacağız" dedi.

09.07.2026 15:14:00
Haber Merkezi
 
 CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Yargıtay’ın vereceği karara göre 21 Temmuz’dan itibaren yaklaşık 100 milletvekiliyle yeni bir siyasi oluşum başlatabileceklerini söyledi
 CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Yargıtay’ın vereceği karara göre 21 Temmuz’dan itibaren yaklaşık 100 milletvekiliyle yeni bir siyasi oluşum başlatabileceklerini söyledi
Bülbül, CHP Karacasu İlçe Yönetimi tarafından düzenlenen üye ve delege toplantısına katıldı. Bülbül, CHP yönetiminin "Saray'ın iradesiyle belirlenemeyeceğini" savunarak, Genel Başkan'ın yalnızca parti örgütü ve kurultay delegelerinin iradesiyle seçilebileceğini ifade etti.

31 Mart 2024 yerel seçimlerindeki başarıyı ve Genel Başkan Özgür Özel liderliğindeki süreci hatırlatan Bülbül, 24 Mayıs'ta yaşanan olaylara değinerek, "Polisle ve AFAD'la parti binasına girildi. Cumhuriyet Halk Partisi'nin yönetimi mahkeme kararıyla ya da Saray'ın iradesiyle belirlenemez" dedi.

Genel Merkez'de "muhalefet ruhunun kaybolduğunu" öne süren Bülbül, mahkeme kararıyla göreve geldiğini iddia ettiği yönetimin seçimlerde adayları belirleyeceği yönündeki söylemlere tepki gösterdi. Hukukçu kimliğiyle mahkeme kararını incelediğini belirten Bülbül, kararın yalnızca 38. Kurultay öncesindeki yönetim organlarını kapsadığını, kurultayın yapılmasını engelleyen bir tedbir bulunmadığını savundu.

Parti tüzüğünün 48. maddesine göre olağanüstü kurultayın toplanmasının zorunlu olduğunu belirten Bülbül, 833'ü noter onaylı olmak üzere toplam 1003 delegenin imzasının Genel Merkez'e teslim edildiğini söyledi.

İmzaların kısa sürede incelenebileceğini ifade eden Bülbül, "Amaç kurultay yapmak değil, seçime kadar partiyi işgal etmek ve Saray'a muhalefet etmemektir" dedi.

Mevcut yönetimin 11 Temmuz'a kadar olağanüstü kurultay çağrısına yanıt vermesi gerektiğini dile getiren Bülbül, 26 Temmuz'dan önce kurultay yapılmaması halinde CHP'nin seçime katılma konusunda hukuki risk yaşayabileceğini öne sürdü. Kurultayın toplanmaması durumunda Sulh Hukuk Mahkemesi'ne çağrı heyeti oluşturulması için başvuracaklarını belirten Bülbül, adli tatil öncesindeki sürecin kritik olduğunu söyledi.

"Özel liderliğindeki CHP yüzde 32-35 oranında destek görüyor"
Son dört günde yaptırdıklarını belirttiği üç anketin sonuçlarını da açıklayan Bülbül, Özgür Özel liderliğindeki CHP'nin yüzde 32-35 bandında destek gördüğünü, Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde oluşacak bir yapının ise yüzde 2-5 arasında oy alabileceğini iddia etti.

"21 Temmuz'dan sonra yeni bir güneş doğacak"
Yargıtay'ın "mutlak butlan" davasına ilişkin kararını adli tatil öncesinde vermesi gerektiğini söyleyen Bülbül, "​Cumhuriyet Halk Partisi'nin 20 Temmuz'a kadar mutlak butlan davası Yargıtay tarafından bozulursa, seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel'le birlikte bütün muhalefetin lokomotifi olarak iktidara geliyoruz. Eğer bozulmazsa, Allah'ın izniyle 21 Temmuz'dan sonra yeni bir güneş doğacak. Biz 111 milletvekilinden 100'e yakınıyla, yeni bir oluşum olursa bütün hukuki yolları denedikten sonra bu yeni oluşumun düğmesine basacağız. Biz kaçmıyoruz, mücadelenin şeklini değiştiriyoruz. İsmet İnönü'nün dediği gibi; 'Yeni bir dünya kurulur, Türkiye de orada yerini alır.' Hepimiz yerimizi alacağız." diye konuştu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.