logo
30 EYLÜL 2026

Milli Devlet’te vatandaşların hukuku

Hiçbir vatandaşın, hukuk karşısında diğerinden bir üstünlüğü olmamalıdır

30.09.2026 00:06:00
Haber Merkezi
 
Milli Devlet’te vatandaşların hukuku
Milli Devlet’te vatandaşların hukuku
Hiçbir vatandaşın, hukuk karşısında diğerinden bir üstünlüğü olmamalıdır.

En az bunun kadar önemli bir diğer önemli esas ise; verilen ceza ile suç arasında dengenin adil olarak sağlanmasıdır. Suçların giderek arttığı ve yakalanan suçlulara ceza verilmesine rağmen, cezanın caydırıcılık vasfını taşımadığı bir dünyada yaşıyoruz. Bu hal, mevcut yasalarla şekillenmiş hukuk sistemlerindeki tıkanıklığı göstermektedir.

"Esasen örf ve âdetimizde, tarihimizde ceza; ferdi temizlemek ve topluma kazandırmak, yani ıslah etmek içindir. Ya da verilen cezanın ağırlığı ile toplum yönlendirilir, ikaz edilir ve caydırılır.

Hal böyle iken; işlenen tüm suçlara aynı cinsten ceza verilmesi, fert ve toplum planında işlenen suçları önleyememekte, bilakis çoğaltmaktadır. Kanaatimizce bu hal, işlenen suça mukabil gerekli–denk cezanın verilmemesinden kaynaklanmaktadır." 

Milli Devlet'te ceza, hakların var olduğu ve yaşandığı bir toplumda verilir. Buradaki caydırıcılık, hakların muhafazasını temin içindir.







Bugün ağır cezaların kaldırılmaya başlanması, aslında toplumun medenilik vasfını yitirdiğinin de bir göstergesidir. Çünkü, eğer müeyyideler kalkıyorsa, korunması gereken bir değer ve bir hak da kalmamış demektir. Zira müeyyideler, temel değerlerin ve temel hakların korunması ve yaşatılması içindir.

Öte yandan bugün hakları yok edici suçlara denk müeyyideler olmadığı için, haklar korunmuyor, demektir. Bu sebeple de bireyler, kendi haklarını korumak için hukuk dışı yollara başvurarak haklarını kendileri aramaya yoluna gitmektedirler.

Aynı mantık, cezalar için de geçerlidir. Verilen cezanın ağırlığı ile toplum yönlendirilir ve ikaz edilir. Eğer verilen cezalardan fertlerin iyileştirilmesi yönünde bir yarar elde edilemiyorsa; cezalar, sadece kâğıt üzerinde yazılı olmakla kalacaktır.

Milli Devlet'in hukuk anlayışına göre; en büyük vazifesi adaleti temin etmek olan hukukun, adaletin tahakkuku için fertlerin hakkını koruması, suç ve ceza arasındaki dengeyi sağlaması ve her hak sahibine hakkını vermesi şarttır.

Bu bağlamda hukuk, ceza yönü ile fertlerin iyileştirilmesini sağlarken, aynı zamanda toplum genelinde yaptırım gücüyle hakların dağıtılmasını ve korunmasını da temin etmelidir.

Bu noktada işlenen suçun mukabili ne fazla, ne eksik bir ceza uygulanmalıdır. Cezanın gereğinden fazla verilmesi, şahsa yapılan adaletsizlikten dolayı intikam hislerini kabartacaktır. Bunun tersi olarak suçun karşılığından daha az bir ceza ise, caydırıcılıktan uzak ve adaletsiz bir yaklaşım olacaktır.







Milli Devlet için temel ölçü, insanın, yani devleti oluşturan her bireyin, eşit şartlarda tüm temel hak ve hürriyetleri yaşayabilmesidir. Hakların eşit bir şekilde verildiği ve hürriyetlerin yaşanabildiği bir hukuk devleti vasfı, Milli Devlet'in asıl karakteridir. Hakların korunması ve bu husustaki ihlallerin önlenmesi, devletin varlık nedenlerindendir.

Bunun sağlanabilmesi için, hukukun üstünlüğünü kabul ederek faaliyetlerde bulunan ve yargı denetimine tâbi olmayı benimseyen bir devlet şarttır; bu da Milli Devlet'in hukuk devleti karakteridir.

Giriş kısmında ifade ettiğimiz adaleti, hukuku, suç ve ceza arasındaki dengeleri koyan ve koruyan Milli Devlet'te bir "hukuk devleti" karakterinden bahsedilebilir. Bu bağlamda, asla sadece belli bir kesime hizmet etmeyen veya belli kesimin haklarını koruma mantığını taşımayan Milli Devlet'te, her vatandaş, eşit yargılama hakkına sahiptir. Dolayısyla herhangi bir kayırmanın olamayacağı hukuk sistemimizde, suçta ve cezada kanunilik esası geçerli olacaktır.







DEVLETLER ARASI HUKUK

Günümüzde devletlerarası hukuk, maalesef haklıdan yana olmaktan ziyade, güçlüden yana durmaktadır. Milli Devlet anlayışı, günümüzde istismar edilen insan hakları kavramını yerli yerine oturturken yeni bir kavramı da dile getirmektedir; o da devlet hakları ya da millet haklarıdır.

Millet hakları kavramı, hiçbir devletin bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne ve varlığına, bir başka devlet tarafından tek taraflı alınan kararla müdahale edilemeyeceğini ve onu ortadan kaldıramayacağını ifade etmektedir.

Devletler kendi içlerinde özgürdürler. Ancak başka devletlerin haklarını veyahut kendi vatandaşlarının haklarını ihlal ettiklerinde, diğer devletler tarafından yaptırıma zorlanabilirler; bunun olabilmesi için, bugün var olan BM yapısının, demokratik bir hüviyet kazanması şarttır… Her devletin eşit haklara sahip olması ve alınan kararların, bütün devletler için geçerli ve bağlayıcı olması şarttır.

Bugün altı çizilmesi gereken bir başka gerçek de; dengeli silah gücü olmadan, hukukun üstünlüğünün dünya üzerinde hakim olmasını mümkün olmayacağıdır. Bugün dünya üzerinde haksız ve dengesiz bir silah gücü söz konusudur; dolayısıyla haksız olanların, ellerindeki silah gücüne güvenerek hukuku çiğnemesine sebep olmaktadır.

Uluslararası arenada, devletlerin ekonomilerinin bağımsız olması, dengeli bir silah gücü ve eşit temsil hakkına sahip ülkelerden oluşan bir Birleşmiş Milletlerin varlığı…vs, uluslararası hukukun sağlanmasında ilk önemli adımlar olacaktır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi

Sakarya'da etkisini gösteren kuvvetli sağanak yağış, yollarda su birikintilerine sebep oldu. Araçlar yollarda temkinli bir şekilde hareket etti

28.09.2026 13:57:00
İHA
 
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) yaptığı son tahminlerin ardından beklenen yağış, Sakarya'da şiddetli bir şekilde başladı.








Gök gürültüsüyle birlikte aniden bastıran sağanak, cadde ve sokaklarda su birikintilerine yol açarken, sürücüler ve yayalar yollarda ilerlemekte güçlük çekti. 






Su birikintilerinin yoğun olduğu bazı bölgelerde ise araçlar temkinli bir şekilde sürüş gerçekleştirdi. Yağışlar hafta boyunca sürmesi bekleniyor.




















Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi

Sakarya'nın Serdivan ilçesinde bir restoran alevlere teslim oldu. Yangının kısa sürede büyümesi üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi

26.09.2026 11:40:00
İHA
 
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Yangın, Bahçelievler Mahallesi Ata Sokak'ta, Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı üzerinde bulunan restoranda meydana geldi. Henüz belirlenemeyen nedenle restoranın içerisinde yangın çıktı.






Alevleri ve yoğun dumanı gören çevredeki vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ekibinin yanı sıra polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. 






Kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, alevlerin çevredeki yapılara sıçramaması için çalışma başlattı.








Restoranı saran alevlere ekiplerin müdahalesi sürüyor.




















Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?

Şanlıurfa merkezli meydana gelen 5.4 (Kandilli'ye göre 5.8) büyüklüğündeki deprem, Güneydoğu genelinde büyük paniğe yol açtı. Depremin ardından Ramazan Demirtaş, Naci Görür ve Osman Bektaş gibi önde gelen yer bilimciler bölgenin fay mekanizması, 6 Şubat depremlerinin etkisi ve ortaya atılan "büyük deprem" iddiaları hakkında peş peşe kritik açıklamalarda bulundu

24.09.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?
Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre merkez üssü Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesi olan ve yerin 7.39 kilometre derinliğinde kaydedilen 5.4 büyüklüğündeki deprem, çevre illerden de yoğun şekilde hissedildi.

Vatandaşları sokaklara döken sarsıntı sonrası Şanlıurfa Valiliği herhangi bir can kaybı ya da ağır yıkımın yaşanmadığını açıklasa da, gözler yer bilimcilerin teknik analizlerine çevrildi.

Depremin hemen ardından sosyal medya ve canlı yayınlarda değerlendirme yapan uzmanlar, sarsıntının nedeni ve bölgedeki riskler konusunda önemli noktalara parmak bastı.






Dr. Ramazan Demirtaş: "Büyük deprem potansiyeli iddiaları felaket tellallığıdır"

Sarsıntı mekanizmasını analiz eden Paleosismolog Dr. Ramazan Demirtaş, resmî Dr. Ramazan Demirtaş  yaptığı açıklamada panik havası yaratmaya çalışan isimleri hedef aldı.

Depremin, haritalarda 15 kilometre uzunluğunda çok parçalı bir yapı olarak görünen Bozova Fayı'nın yaklaşık 18 kilometre kuzeydoğusunda meydana geldiğini belirten Demirtaş, basında yer alan "Bozova Fayı 7 büyüklüğünde deprem üretebilir" iddialarına sert tepki gösterdi.

Demirtaş, "Her deprem sonrası olduğu gibi felaket tellalları görsel ve yazılı basında boy göstermeye başladı. Haydi o zaman söyleyin, bu fay üzerinde en son 7 büyüklüğündeki deprem ne zaman olmuş?" diyerek iddiaların bilimsel dayanaktan yoksun olduğunu vurguladı.

Ayrıca Kandilli'nin 5.8, AFAD'ın 5.4 olarak duyurduğu sarsıntıda, esas alınması gereken gerçek büyüklüğün 5.4 olduğunu ifade etti.






Prof. Dr. Naci Görür: "Daha önce uyardım, Arap levhası enerji biriktiriyor"

Deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür ise sarsıntının sürpriz olmadığını ve bu bölgedeki hareketliliği daha önceden öngördüğünü dile getirdi. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerine atıfta bulunan Görür, ana kırılmaların bölgedeki dengeyi değiştirdiğini belirtti.

Görür, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Buralarda daha önce deprem olacağını söylemiştim. Sebebi, Şubat 2023 depremleri ve Doğu Anadolu Fayı'nın (DAF) kırılmasıdır. Güneydoğu bindirme kuşağı ile Arap Levhası (levha kenarı) şu an yoğun şekilde enerji biriktiriyor. Bölge, DAF'a ve Bozova fayı hattına çok yakın. Tüm bölge halkına geçmiş olsun."






Prof. Dr. Osman Bektaş: "6 Şubat'ın stres yükü bu bölgeye etki etti"

CNN Türk canlı yayınına katılan yer bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş da depremin tektonik kökenlerine dikkat çekerek Arap levhasının kuzeye doğru hareketinin sürdüğünü hatırlattı.

Orta büyüklükteki bu depremin doğrudan yıkıcı ve devasa bir depremin kesin habercisi olarak yorumlanamayacağını belirten Bektaş, "Maraş depremlerinden sonra Doğu Anadolu'nun güneydoğu bölgesinde stres yükü arttı. Faylar bu stresten ciddi şekilde etkilendi. Diyarbakır ve Şanlıurfa bu enerjiden etkilenecek ana yerler arasındaydı. Biz özellikle Bitlis bindirmesi olarak bilinen o kuşaktaki fay hatlarından endişeliyiz. 150-200 kilometrekarelik geniş bir alanda risk durumu maalesef devam ediyor" şeklinde konuştu.






Bölgede hasar yok, artçılar izleniyor

Bilim insanları sarsıntının sığ derinlikte (yaklaşık 5-7 km) gerçekleşmesi nedeniyle yüzeyde çok güçlü hissedildiğini, ancak kerpiç ya da mühendislik hizmeti almamış çok zayıf yapılar haricinde bölgede yapısal bir yıkım beklenmediğini ifade ediyor.

Şanlıurfa ve çevresinde küçük çaplı artçı sarsıntıların bir süre daha devam edebileceği belirtilirken, vatandaşların resmî kurumlar haricindeki spekülatif açıklamalara itibar etmemesi gerektiği vurgulanıyor.

Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu

Eskişehir'de bir okulun yanındaki çöp konteynırda meydana gelen patlamalar ile ilgili polis çalışma yaptı. Patlamanın özel okul tarafından çöpe atılan kimyasal maddelerden kaynaklı olduğu tespit edildi

23.09.2026 12:27:00
İHA
 
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi Tayfun Sokak üzerinde bulunan bir çöp konteynerinde peş peşe patlamalar meydana geldi. Konteynerden yükselen sesleri ve dumanı, hemen sokak yanında yer alan Adalet İlkokulu yetkilileri fark etti. Durumun vakit kaybedilmeden emniyet güçlerine ihbar edilmesi üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi.






Olay yerinde ve çevrede güvenlik önlemi alan ekiplerin yaptığı incelemelerde, patlamaya yakındaki bir özel okulun fen laboratuvarındaki deneylerde kullanılan kimyasal maddelerin çöpe bilinçsizce atılmasının neden olduğu tespit edildi. Kimyasalların tepkimeye girmesiyle yaşanan olayda şans eseri yaralanan olmazken, çevrede kısa süreli panik yaşandı.








Sorumsuzluk nedeniyle tehlikeye yol açan özel okul yönetimi hakkında polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.