HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 01 AĞUSTOS 2021, PAZAR

Milli strateji belirlenmesinin zarureti

29.07.2001 00:00:00
Günümüz dünyasında akıllı dış politika stratejileri üretmek, lobi faaliyetlerinde bulunmak, diplomasinin inceliklerini yerinde ve zamanında uygulamak başlı başına bir ilim ve meslek dalı haline gelmiştir. Ve bu sahada kartlarını akıllıca oynayabilen ülkeler uluslararası platformda avantajlı duruma gelmektedirler.

İşte bu hakikatin sayısız misallerinden biri. ABD Temsilciler Meclisi'nin bir grup üyesi Bakü-Ceyhan enerji hattının Ermenistan'dan geçmesini temin etmek için Başkan Bush'a bir mektup yazmışlardı. Mektupta hattın Ermenistan'dan geçmesi halinde maliyetin 600 milyon dolar düşeceği öne sürülürken, Azerbaycan'ın "Ermenistan'ın bölgedeki projelere dahil edilmemesi" yönündeki isteklerinin kabul edilmemesi de isteniyor.

Bu gibi gelişmeler, Ermenistan'ın dünya ülkelerindeki Ermeni lobileriyle olan sıkı temaslarının bir ispatı olmaktan öte, Azerbaycan topraklarının bir kısmını işgal altında tuttuğu halde yavuzhırsız misali bölgede söz sahibi olmak isteğinin bir işaretidir. Kafkas petrolü ve doğalgazı dünya rezervlerinin önemli bir bölümünü teşkil etmektedir. Bu kaynakların, çıkarılması ve işletilmesinde söz sahibi olan ülkenin Kafkaslar'da insiyatifi büyük ölçüde ele alacağı açıktır. Bu gerçeğin farkında olan Amerika ve Rusya bölge petrollerinin işlenmesi konusunda antlaşmalar yapmışlardır.

Aynı şey doğalgaz içinde geçerlidir. Dünyanın ciddi bir enerji darboğazının eşiğinde olduğu düşünülürse Kafkaslar'daki yeraltı rezervlerinin neden büyük devletlerin ilgi odağı haline geldiği daha iyi anlaşılır. Küçük ve fakir bir ülke olan Ermenistan dahi bu maksatla çeşitli lobi girişimleriyle bölgede söz sahibi olma gayretindedir. Ermenistan'ı Hıristiyanlık ruhu gereği himaye eden Rusya'nın da bölgedeki rolü ve hesapları göz ardı edilemez.

KAFKASLAR'DA RUS HESAPLARI

Tarih boyunca hemen her dönemde ve her hususta çıkarları Türkiye ile çatışmış olan Rusya, Kafkaslar konusunda da bugün aynı rolü üstlenmiştir. SSCB'nin dağılmasından sonra kendi doğal sınırlarına çekilen Rusya yine de Türki Cumhuriyetler ve diğer bölge halkları üzerinde hakimiyetini devam ettirmek isteğindedir. Bu noktada Türkiye, bölgeyle olan etnik, dini, kültürel, tarihi bağları sebebiyle Rusya için ciddi bir tehlike unsurudur.

Aynı şeyi Türkiye açısından da söylemek mümkündür. Komünizmin çöküşüyle Ortodoks-Slav kimliği su yüzüne çıkan ve bu kimlikle Yunanlılar ve Sırplar ile işbirliğine giren Rusya, Türkiye için gittikçe büyüyen bir tehlikedir. Bir müddet evvel Ruslar tarafından Ermenistan'a S300 füzeleri yerleştirildiği ve yine Rusya'nın G.Kıbrıs'a S300'ler sattığı unutulmamalıdır. Bu durumda ortaya şu manzara çıkmaktadır. Türkiye kuzeyde Rusya ve Ermenistan, batıda Yunanistan, güneyde Güney Kıbrıs ortak ittifakı ile kuşatılmış durumdadır. Bütün bunlara ek olarak Suriye'yle de terör ve su konusunda ciddi problemleri vardır.

NE YAPMALI?

Bugünün şartlarında maalesef hariciye politikası (acemice) belirlenen ve "stratejisizlik" problemi içinde bir ülke tablosu çizmekteyiz.

Bu durumda önce:

1) Bu sahada eğitim görmüş, milli anlayışa sahip, milli çıkarlara hizmeti hedef alan, strateji ve dış politika uzmanları yetiştirmekle işe başlamalıyız.

2) Ülkemizin jeopolitik, stratejik, coğrafi, siyasi, kültürel, tarihi durumunu ve gerçeklerini ortaya koyarak bir milli strateji ve çok yönlü, uzun vadeli, kalıcı bir hariciye politikası belirlemeliyiz.

3) Bu politikayı belirler ve uygularken müttefik ve dost kabul ettiğimiz ülkelerin bize olan yaklaşımlarını, bu husustaki açık misalleri ve istihbarat raporlarını objektif, tarafsız bir bakış açısıyla ve milli çıkarlarımız doğrultusunda değerlendirmeliyiz.

4) Yabancı ülkelerde yaşayan Türk vatandaşlarını Lobi faaliyetleri konusunda yetiştirip teşkilatlandırmak suretiyle milli çıkarlarımızı gözetmeliyiz.
 
Prof. Dr. Haydar Baş / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.