Bilmem ki hacım mevcut iktidara “evet” demeyi sürdürüyor mu?
Bilmem ki hocam iktidarın attığı adımlara, sergilediği icraatlara “evet” demeye devam ediyor mu?
Okullara getirilen kılık-kıyafet serbestliğinden dolayı oluşan kaosa da “evet” mi?
Öğretmenlerden yükselen feryad karşısında, görmedim, duymadım, bilmiyorum umursamazlığına da “evet” mi?
Eline bir kitap geçiren her çeşit insanın, ben de öğrenciyim numarası ile okulların en ücra köşelerine kadar sızma ortamının oluşturulmasına da “evet” mi?
Bakara suresinin 205. ayetinde ifade edilen:
“İş başına geçince yeryüzünde bozgunculuk yapmaya, ekini ve nesli yok etmeye çalışan kimseler vardır. Allah bozgunculuğu sevmez.” Gerçeğinin kelime kelime, cümle cümle hayata geçmiş olmasına da “evet” mi?
Ehl-i irfandan aşık Huzuri’nin onlarca yıl evvelinden işaret ettiği:
“Değerli insanlar kalmıştır yalnız
Değersizler elde gezer ter temiz
Alan kör satan kör kantar ayarsız
Buğdaydan pahalı saman satılır” hakikatinin mısra mısra bunların elinde tecelli etmiş olmasına da “evet” mi?
Üreticinin elde ettiği buğdayını pahalı satabilmek için samana katmak zorunda kalmış olması “ekinlerin helaki” değil midir?
Yapılan yeni düzenlemelerle husule gelen eğitimdeki kargaşa “nesillerin helaki” değil midir?
Nereye kadar evet?
Bu “muhafazakar” arkadaşların, haçlı tefecilerin menfaatlerini, Anadolu’muzda gözü olan cümle fesatçıların çıkarlarını, bölücülükte hiçbir sınır tanımayan bölücülerin menfaatlerini muhafaza etmelerine de “evet” mi?
Mevcut iktidar kadrosunun, ay ay, yıl yıl attıkları planlı adımlarla “eşkıyayı hükümdar” yapmış olmalarına da “evet” mi?
Haçlı-siyonist işgalcilerin, bölücülerin maşası durumundaki terör örgütü elemanlarının önünde devlete “diz çöktürme” uygulamaların da “evet” mi?
Evlatlarınızın, kardeşlerinizin, yeğenlerinizin katillerine akıl almaz tavizler verile verile, “devlet ile pazarlık” noktasına getirilmiş olmasına da “evet” mi?
Bin yıllık devlet geleneğinin yerle bir edilmesi ve komşu-kardeş ülkeleri haçlılara “gammazlayan” bir görüntü verilmesine de “evet” mi?
Evet ama nereye kadar?
Bilmem ki hocam iktidarın attığı adımlara, sergilediği icraatlara “evet” demeye devam ediyor mu?
Okullara getirilen kılık-kıyafet serbestliğinden dolayı oluşan kaosa da “evet” mi?
Öğretmenlerden yükselen feryad karşısında, görmedim, duymadım, bilmiyorum umursamazlığına da “evet” mi?
Eline bir kitap geçiren her çeşit insanın, ben de öğrenciyim numarası ile okulların en ücra köşelerine kadar sızma ortamının oluşturulmasına da “evet” mi?
Bakara suresinin 205. ayetinde ifade edilen:
“İş başına geçince yeryüzünde bozgunculuk yapmaya, ekini ve nesli yok etmeye çalışan kimseler vardır. Allah bozgunculuğu sevmez.” Gerçeğinin kelime kelime, cümle cümle hayata geçmiş olmasına da “evet” mi?
Ehl-i irfandan aşık Huzuri’nin onlarca yıl evvelinden işaret ettiği:
“Değerli insanlar kalmıştır yalnız
Değersizler elde gezer ter temiz
Alan kör satan kör kantar ayarsız
Buğdaydan pahalı saman satılır” hakikatinin mısra mısra bunların elinde tecelli etmiş olmasına da “evet” mi?
Üreticinin elde ettiği buğdayını pahalı satabilmek için samana katmak zorunda kalmış olması “ekinlerin helaki” değil midir?
Yapılan yeni düzenlemelerle husule gelen eğitimdeki kargaşa “nesillerin helaki” değil midir?
Nereye kadar evet?
Bu “muhafazakar” arkadaşların, haçlı tefecilerin menfaatlerini, Anadolu’muzda gözü olan cümle fesatçıların çıkarlarını, bölücülükte hiçbir sınır tanımayan bölücülerin menfaatlerini muhafaza etmelerine de “evet” mi?
Mevcut iktidar kadrosunun, ay ay, yıl yıl attıkları planlı adımlarla “eşkıyayı hükümdar” yapmış olmalarına da “evet” mi?
Haçlı-siyonist işgalcilerin, bölücülerin maşası durumundaki terör örgütü elemanlarının önünde devlete “diz çöktürme” uygulamaların da “evet” mi?
Evlatlarınızın, kardeşlerinizin, yeğenlerinizin katillerine akıl almaz tavizler verile verile, “devlet ile pazarlık” noktasına getirilmiş olmasına da “evet” mi?
Bin yıllık devlet geleneğinin yerle bir edilmesi ve komşu-kardeş ülkeleri haçlılara “gammazlayan” bir görüntü verilmesine de “evet” mi?
Evet ama nereye kadar?
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yüz yıl sonrasına bir mektubum var / 21.06.2026
- Terazinin başındakiler sizler adaletten muaf mısınız? / 20.06.2026
- Sarayda taht kavgası halk içinde ekmek kavgası / 17.06.2026
- İktidarın işleri var / 14.06.2026
- Bu resim şimdilerde tüm ülkeyi resmediyor / 13.06.2026
- Ülkenin kazancı ile iktidarınki ters orantılı / 12.06.2026
- Tuhaf zamanlardan geçiyoruz / 11.06.2026
- İktidar dedikodu ile besleniyor da yoksullar ne ile beslenecek? / 09.06.2026
- Nerede ne varsa / 08.06.2026
- Ey ahali! Haliniz nicedir? / 07.06.2026
- Terazinin başındakiler sizler adaletten muaf mısınız? / 20.06.2026
- Sarayda taht kavgası halk içinde ekmek kavgası / 17.06.2026
- İktidarın işleri var / 14.06.2026
- Bu resim şimdilerde tüm ülkeyi resmediyor / 13.06.2026
- Ülkenin kazancı ile iktidarınki ters orantılı / 12.06.2026
- Tuhaf zamanlardan geçiyoruz / 11.06.2026
- İktidar dedikodu ile besleniyor da yoksullar ne ile beslenecek? / 09.06.2026
- Nerede ne varsa / 08.06.2026
- Ey ahali! Haliniz nicedir? / 07.06.2026

























































