logo
31 MAYIS 2026

Olimpiyatlardaki üçüncü rakip ABD

A Milli Kadın Voleybol Takımı, Tokyo 2020'de ABD ile karşılaşacak

28.07.2021 10:20:00
Olimpiyatlardaki üçüncü rakip ABD
Olimpiyatlardaki üçüncü rakip ABD
A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları B Grubu'nda yarın ABD ile karşı karşıya gelecek.

Ariake Arena'da oynanacak maç TSİ 15.45'te başlayacak. Tokyo 2020'ye son olimpiyat şampiyonu Çin'i net setler sonucunda 3-0 mağlup ederek başlayan ay-yıldızlı ekip, ikinci karşılaşmada Avrupa'nın önemli voleybol takımlarından olan İtalya'ya 3-1 yenildi.

A Milli Takım, B Grubu'ndaki 3. maçı FIVB dünya sıralamasının ilk basamağında yer alan ABD ile yapacak.

Milliler, B Grubu'nda daha sonra Rusya Olimpiyat Komitesi ve Arjantin ile karşılaşacak. Grupta ilk 4 sırada yer alacak takımlar çeyrek finale çıkacak.



Budapeşte'de erken şok ve müthiş geri dönüş

UEFA Şampiyonlar Ligi’nde 2025-2026 sezonunun en büyüğü, nefes kesen dev finalde İngiliz devi Arsenal'i penaltı atışları sonucunda mağlup eden Paris Saint-Germain oldu

30.05.2026 22:14:00
Haber Merkezi
Budapeşte'de erken şok ve müthiş geri dönüş
Budapeşte'de erken şok ve müthiş geri dönüş
UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 2025-2026 sezonunun en büyüğü, nefes kesen dev finalde İngiliz devi Arsenal'i penaltı atışları sonucunda mağlup eden Paris Saint-Germain oldu.

Macaristan'ın başkenti Budapeşte'deki Puskás Aréna'da oynanan, normal süresi ve uzatmaları 1-1 eşitlikle tamamlanan mücadelede gülen taraf, seri penaltı atışlarında rakibine 5-4 üstünlük kuran Fransız temsilcisi oldu. PSG bu zaferle birlikte Devler Ligi'nde üst üste ikinci kez mutlu sona ulaşarak tarihi bir başarıya imza attı.



Alman hakem Daniel Siebert'in yönettiği maça çok hızlı başlayan Premier Lig şampiyonu Arsenal, henüz 6. dakikada Kai Havertz'in dar açıdan attığı şık golle 1-0 öne geçti ve ilk yarı bu skorla kapandı.

İkinci yarıda vites artıran PSG, aradığı golü 65. dakikada kazandığı penaltıda Ousmane Dembélé ile bularak durumu 1-1'e getirdi. Maçın normal süresinde ve 30 dakikalık uzatma bölümlerinde başka gol sesi çıkmayınca, Avrupa'nın en büyüğünü belirlemek için seri penaltı atışlarına geçildi.



Büyük bir psikolojik savaşa sahne olan seri penaltı atışlarında hata yapmayan, kalesinde Matvey Safonov ile devleşen Paris Saint-Germain, penaltıları 5-4 kazanarak kupayı müzesine götürdü.

Geçtiğimiz sezon finalde Inter'i yenerek tarihinin ilk Şampiyonlar Ligi kupasını kazanan Fransız ekibi, üst üste ikinci zaferiyle unvanını korumayı başardı ve Avrupa futbolundaki dominasyonunu perçinledi.

Dünya Kupası tarihinin en yaşlı futbolcusu o

Dünya Kupası'nda forma giyen en yaşlı futbolcu, Mısırlı Essam El-Hadary oldu.

30.05.2026 10:25:00 / Güncelleme: 30.05.2026 10:32:21
AA
Dünya Kupası tarihinin en yaşlı futbolcusu o
Dünya Kupası tarihinin en yaşlı futbolcusu o
Dünya Kupası'nda forma giyen en yaşlı futbolcu, Mısırlı Essam El-Hadary oldu.

Mısır'ın emektar file bekçisi, 2018'de Rusya'da düzenlenen Dünya Kupası'nda Suudi Arabistan karşısında forma giydiğinde 45 yaşından 161 gün almıştı.

El-Hadary, böylece 43 yaş 3 gün ile en yaşlı futbolcu ünvanını elinde bulunduran Kolombiyalı kaleci Faryd Mondragon'u geride bırakmayı başardı.

Kamerunlu Roger Milla, 1994 Dünya Kupası'nda 42 yaş 39 günlükken Rusya'ya karşı görev yaptı.

Kuzey İrlandalı Pat Jennings, 1986 Dünya Kupası'nda 41 yaşında Brezilya karşısına çıktı, İngiliz Peter Shilton da 1990 Dünya Kupası'ndaki İtalya maçında 40 yaş 292 günlükken forma giydi.

Avrupa’nın en büyüğü bu akşam belli olacak

UEFA Şampiyonlar Ligi'nin 2025-26 sezonunun final maçında Fransa'nın Paris Saint-Germain (PSG) takımı ikinci zaferi, İngiltere temsilcisi Arsenal ise ilk kez mutlu sona ulaşmak için mücadele edecek.

30.05.2026 09:43:00
AA
Avrupa’nın en büyüğü bu akşam belli olacak
Avrupa’nın en büyüğü bu akşam belli olacak
UEFA Şampiyonlar Ligi'nin 2025-26 sezonunun final maçında Fransa'nın Paris Saint-Germain (PSG) takımı ikinci zaferi, İngiltere temsilcisi Arsenal ise ilk kez mutlu sona ulaşmak için mücadele edecek.

Avrupa futbolunun kulüp düzeyindeki en önemli turnuvasının finalinde Fransa temsilcisi PSG ile İngiltere temsilcisi Arsenal, bugün Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de karşı karşıya gelecek.

"Devler Ligi" final müsabakasına 67 bin seyirci kapasiteli Puskas Arena ev sahipliği yapacak.

PSG, 2 kez finale çıkıp 1 kez kazanabildi



Paris Saint-Germain, tarihinde 3. kez UEFA Şampiyonlar Ligi finalinde boy gösterecek.

2020 UEFA Şampiyonlar Ligi finalinde Alman ekibi Bayern Münih'e 1-0 yenilerek kupayı rakibine kaptıran Fransa temsilcisi, geçen sezon ise İtalya'nın Inter takımını 5-0'lık skorla mağlup ederek mutlu sona ulaştı.

PSG, üçüncü kez yükseldiği finalde üst üste ikinci zaferini kovalayacak.

Arsenal ilk peşinde

"Topçular"UEFA Şampiyonlar Ligi'nde ilk şampiyonluk için mücadele edecek.

Daha önce 1 kez finale yükselme başarısı gösteren Arsenal, 2006'da Barcelona'ya 2-1 yenilerek sahadan üzgün ayrıldı. Başarıyı, 20 yıl sonra tekrarlayan İngiliz temsilcisi, ikinci finalinden ilk kupasıyla ayrılmanın hesaplarını yapıyor.

İki takım arasındaki 8. Randevu

PSG ile Arsenal, UEFA organizasyonlarında 8. kez karşı karşıya gelecek.

İki ekip arasında ikisi UEFA Kupa Galipleri Kupası, 5'i UEFA Şampiyonlar Ligi'ndeki 7 maçta dengeli sonuç ortaya çıktı. İki ekip de ikişer galibiyet alırken 3 mücadele beraberlikle sonuçlandı.

Avrupa'da yılın ilk flaş transferine Barcelona imza attı


 
Barcelona, İngiliz futbolcu Anthony Gordon'ı renklerine bağladı. İspanyol ekibi, 25 yaşındaki kanat oyuncusuyla 5 yıllık sözleşme imzaladı. 

30.05.2026 00:38:00 / Güncelleme: 30.05.2026 00:47:48
HABER MERKEZİ/AA
Avrupa'da yılın ilk flaş transferine Barcelona imza attı
Avrupa'da yılın ilk flaş transferine Barcelona imza attı

Türkiye'de önde gelen takımlar 'transfer lakırdısı deryası'nda kaybolurken, İspanya Birinci Futbol Ligi takımlarından Barcelona, İngiliz kanat oyuncusu Anthony Gordon'ı transfer etti. Kulüpten yapılan açıklamada, Premier Lig ekibi Newcastle United'da forma giyen 25 yaşındaki futbolcuyla 5 yıllık sözleşme imzalandı.

Hedef Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu

Barcelona, bu yıl La Liga'yı zirvede tamamlamıştı ancak Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finalde Atletico Madrid'e kaybetmişti. Katalan ekibi son olarak 2015'te Şampiyonlar Ligi'ni kazanmıştı. 

Barcelona'ya transferinden dolayı çok mutlu olduğunu belirten ve tanıtım videosunda İspanyolca konuşan Gordon, "Bu dili bir gün Barcelona forması giyeceğime inandığım için öğrendim. Newcastle'da bir fizyoterapist vardı ve her gün konuşurduk. Ona bir gün Barcelona'da oynayacağımı ve İspanyolca öğrenmek istediğimi söylemiştim" ifadelerini kullandı.

İşte transfer ücreti

İspanyol ekibin, transfer için 70 milyon pound (80 milyon Euro) bonservis ödediği basına yansıdı.

2023'te Everton'dan Newcastle United'a transfer olan İngiliz futbolcu, 152 maçta 39 gol attı.

Beşiktaş aradığı hocayı buldu

Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı’nın, teknik direktör adayı Kasper Hjulmand’ın raporu karşısında adeta nutku tutuldu. Danimarkalı hocanın diğer adayların aksine, "onu da al, bunu da isterim" demek yerine, kiralıktan dönecek oyuncular da dahil takımda 3-4-2-1 planına uyacak oyuncularla ilgili hazırlanan ön raporu okuması ve işleme alması "aranan hoca" dedirtti

29.05.2026 21:21:00
Haber Merkezi
Beşiktaş aradığı hocayı buldu
Beşiktaş aradığı hocayı buldu
Beşiktaş, yeni sezon öncesi teknik direktör koltuğu için Danimarka Milli Takımı ile adından söz ettiren ve şu anda Leverkusen'in başında olan Kasper Hjulmand ile prensip anlaşmasına vardı. Önder Özen'in yürüttüğü görüşmelerde Danimarkalı teknik adam Beşiktaş'a "Evet" derken, taraflar şimdiden 3-4-2-1 sistemi üzerine kadro mühendisliğine başladı.






SÖZLEŞMESİ FESHEDİLİRSE HEMEN BİTECEK
 
Hjulmand'ın Leverkusen ile 2027 yılına kadar sözleşmesi var. Ancak Alman ekibi, Danimarkalı çalıştırıcının yerine yeni bir teknik adam arayışına girdi. Hatta Beşiktaş'ın da listesinde yer alan Filipe Luis'in kapısını çaldı. Hjulmand'ın kısa süre içinde Leverkusen ile sözleşme fesih görüşmelerini tamamlaması ve Beşiktaş ile resmi mukaveleyi imzalaması planlanıyor.







3-4-2-1 İÇİN İDEAL İSİMLER
 
Danimarkalı teknik adam, Önder Özen ile yaptığı sohbetlerde maliyeti artırmak yerine, eldeki ve kiradan dönecek oyuncuları maksimum verimle sistemine entegre etme konusunu masaya yatırdı.
 
Hjulmand'ın meşhur 3-4-2-1 sistemine göre yaptığı ilk kadro analizi ise siyah-beyazlılarda sürpriz ayrılıkları ve beklenmedik geri dönüşleri beraberinde getirecek.







MUSRATI VE JOAO MARIO'YA GÜN DOĞABİLİR
 
Tiago Djaló: Gücü, hızı ve geniş alandaki süpürücü özellikleriyle üçlü savunmanın sağ stoperi için ideal profil olabilir.  
 
Rıdvan Yılmaz: Sistem için biçilmiş kaftan olabilir.
 
Gökhan Sazdağı: Orijini hücumcu olan ama sağ beke evrilen yapısıyla tam bir modern sağ kanat olabilir.
 
Ndidi: Kusursuz bir defansif çapa. Üçlünün önünü tek başına süpürebilir.
 
Al-Musrati: Ndidi ile birlikte veya onun yokluğunda fiziksel üstünlük ve pas kalitesi sağlayabilir.
 
Semih Kılıçsoy: 3-4-2-1'in forvet arkasındaki sol iç genç yıldız için biçilmiş kaftan.
 
João Mário: Mário işin taktiksel ve akıl boyutunda taktiksel çeşitliliğini üst seviyeye çıkarabilir.







CERNY, ONANA VE SALİH'E YER YOK
 
Václav Černý: Dar alana sıkışmaya müsait oyunuyla bu sistem için lüks ve zorlanması kesin.
 
Jean Onana: Bu sistemin dinamik merkez yapısına hiç uymuyor.
 
Salih Uçan: Temposu 3-4-2-1'in gerektirdiği orta saha dinamizmine ayak uyduramaz.

Erzurumspor ve Amedspor eski Fenerbahçeli için yarışta

Westerlo ile yollarını resmen ayıran Fenerbahçe'nin eski golcüsü Allahyar Sayyadmanesh, transfer piyasasını alevlendirdi
 

29.05.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Erzurumspor ve Amedspor eski Fenerbahçeli için yarışta
Erzurumspor ve Amedspor eski Fenerbahçeli için yarışta
Westerlo ile yollarını resmen ayıran Fenerbahçe'nin eski golcüsü Allahyar Sayyadmanesh, transfer piyasasını alevlendirdi. Süper Lig'in iki yeni ve iddialı gücü Erzurumspor ile Amedspor, 24 yaşındaki İranlı milli forveti kadrosuna katmak için amansız bir yarışa girdi. Hızı, atletizmi ve kanat-forvet oynayabilme meziyetiyle Erzurumspor'un kompakt geçiş oyununa mı, yoksa baskıyı seven coşkulu yapısıyla Amedspor'un şampiyonluk ruhuna mı daha uygun olduğu büyük bir tartışma konusu yarattı.






Belçika ekiplerinden Westerlo forması giyen Allahyar Sayyadmanesh, 2.5 sezonluk maceranın ardından kulübe veda etti. 24 yaşındaki İranlı milli forvet, ayrılık kararını Perşembe günü sosyal medya hesaplarından taraftarlarla paylaştı.






Belçika basınında yankı uyandıran bu ayrılığın ardından, Türk transfer piyasası da anında hareketlendi. İddialara göre, önümüzdeki sezon Süper Lig'de mücadele edecek olan iki yeni ekip; Erzurumspor ve Amedspor, bonservisi elinde olan yetenekli oyuncuyu kadrosuna katmak için adeta savaşıyor.






BELÇİKA'DA İYİ BİR SEZON GEÇİRDİ

Ocak 2024'te İngiltere Champhionship ekiplerinden Hull City'den Westerlo'ya transfer olan Allahyar, Belçika ekibinde istikrarlı bir grafik çizdi. Sarı-lacivertli formayla 84 maça çıkan İranlı oyuncu, 14 gol ve 13 asistlik performansıyla takımın hücum yükünü sırtladı.

Westerlo'nun Avrupa Ligi play-off'larında dördüncü sırada tamamladığı bu sezonda ise kalitesini bir kez daha kanıtlayan 24 yaşındaki forvet, rakip fileleri 7 kez havalandırarak dikkatleri üzerine çekti.






FENERBAHÇE'DE DE FORMA GİYDİ

Kariyerine ülkesinin köklü kulüplerinden Esteghlal FC'de başlayan Allahyar Sayyadmanesh, Türkiye patentli bir isim. Daha önce Fenerbahçe ve İstanbulspor formalarıyla Süper Lig havasını soluyan golcü oyuncu, ardından Ukrayna'da Zorya Luhansk ve İngiltere'de Hull City deneyimleri yaşadı.






İKİ EKİP İÇİN DE HAYATİ ANLAMDA

Allahyar, sadece saf bir santrfor değil; Hull City ve Westerlo dönemlerinde sol kanat ve forvet arkası olarak da ciddi süreler aldı. Geniş alanda top taşımayı, dribling yapmayı ve kanattan içeri katetmeyi seviyor.

Amedspor'un hücumda yaratıcı, geçiş oyununu hızlı oynayabilen ve skor yükünü çekecek dinamik kanat/forvet oyuncularına ihtiyacı her zaman yüksek.

Erzurumspor eğer Süper Lig'de daha temkinli, savunma güvenliğini ön planda tutan ve hızlı hücumlarla gol arayan bir taktik benimseyecekse, Allahyar bu sistemin "en uçtaki bitirici veya tamamlayıcı" silahı olabilir.

Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!


 
Fenerbahçe’de 20 yıllık 'mutlak liderlik' döneminde muhaliflerine taviz vermeyen, sert ve keskin diliyle hafızalara kazınan Aziz Yıldırım, 2026 kongre sürecinde herkesi hayretler içinde bırakacak açıklamalar yapıyor. Dünün 'asabi' başkanı, bugün Ali Koç’a bile birlik çağrıları yapan "kapsayıcı ve bilge" bir figüre dönüştü. Bu köklü değişim sadece basit bir seçim taktiği mi, yoksa değişen kongre sosyolojisine karşı üretilmiş bir strateji mi?
 

29.05.2026 15:45:00
Haber Merkezi
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!

Fenerbahçe'nin 2026 seçimi Aziz Yıldırım sayesinde, Türk spor tarihinin belki de en çarpıcı liderlik dönüşümlerinden birine tanıklık ediyor. Kulübün 20 yıllık "bölünmez liderinin" yeniden başkanlığa aday olduğu bu dönemde, hafızalardaki "asabi ve tavizsiz" imajını yıkıldı. Dün kongre kürsülerinden muhaliflerine parmak sallayan Yıldırım, bugün "Bir Fenerbahçeli, bir başka Fenerbahçelinin rakibi olamaz" diyerek Ali Koç'a bile birlik çağrısı yapar hale geldi.







Sert güçten bilge lidere

Peki, hafızalardan silinmeyen o "sert güç" dilinden, bugünkü "kapsayıcı ve bilge lider" tonuna nasıl gelindi?
Aziz Yıldırım'ın kulüp siyasetindeki dilini üç keskin dönemde incelemek, bugünkü değişimini anahtarı olarak incelenebilir.







Nerede o eski dil?

Kendi döneminde muhalefete karşı son derece tavizsizdi. Kendisine rakip olan isimleri "çapulcu", "hain" veya "kulübe zarar verenler" olarak nitelendirdi. 2015 kongresindeki meşhur konuşmasında muhalif sesleri havuz medyası kurmakla ve kulübü bölmekle suçlamıştı.

Muhalefet dönemi

2018'de seçimi kaybettikten sonra uzun süre sessiz kalsa da, Ali Koç yönetimini "anti-demokratik olmakla" ve muhalif sesleri susturmaya çalışmakla eleştirdi. Bir anda "hak arama özgürlüğünün" en büyük savunucusu oldu.







Şimdi birlik ve beraberlik zamanı

Bugün ise tamamen "birlik ve beraberlik" vurgusu yapıyor. Yıllarca kulüpte tek söz sahibi olmayı savunan lider, bugün Ali Koç ve diğer aday Hakan Safi'ye "Gelin yönetimde birlik olalım, hep beraber şampiyon olalım" çağrısı yapıyor. Aziz Yıldırım'ın liderlik tarzındaki bu U dönüşü, sadece basit bir seçim taktiği değil. Bunun arkasında hem kişisel/psikolojik etkenler hem de çok net siyasi ve stratejik hesaplar yatıyor. İşte o iddialar:







Koltuk psikolojisi

Gücü elinde bulundururken mevcut düzeni korumak için muhalefeti bir "tehdit" veya "istikrarı bozan bir ihanet" olarak kodladı. 20 yıl boyunca gücü elinde tuttuğu için kuralları kendi koydu. Otoritesini muhalefeti ezerek güçlendirdi.
Koltuğu kaybedince sistemin nimetleri bitti. Mağduriyet başladı. Yıldırım, Ali Koç karşısında "aday" konumuna geçince eski sert dilinin oy getirmeyeceğini, aksine kararsız seçmeni kaçıracağını anladı. Dolayısıyla sisteme giriş biletini "demokrasi" söylemiyle kesiyor.

Çapulcu diyerek kazanamaz

2018'deki tarihi kongre, Fenerbahçe Genel Kurulunun sosyolojik yapısının değiştiğini kanıtladı. Yıldırım'ın eski usul, bağıran ve tehditkar dili, özellikle yeni nesil, seküler ve profesyonel kongre üyelerinde ters tepti. Bugün Yıldırım aynı hatayı ikinci kez yapmamak için strateji değiştirdi. Karşısında artık sadece eski delege yapısı yok; kavgadan yorulmuş, barışçıl bir vizyon isteyen beyaz yakalı bir kitle var. Bu kitleye ulaşmanın yolu "çapulcu" demekten değil, "birlik" olmaktan geçiyor.







Metal yorgunluğu gördü

Ali Koç dönemi boyunca camia ciddi şekilde kutuplaştı (Ali Koçcular, Aziz Yıldırımcılar vb.). Bu bölünmüşlük sportif başarısızlıkla birleşince kongre üyesinde muazzam bir metal yorgunluğu yarattı.
Yıldırım ve ekibi bu krizi iyi analiz etti: Seçimi kazanmanın anahtarı radikal Yıldırımcılar değil; "Ali Koç'tan umudunu kesmiş ama Aziz Yıldırım'ın eski sertliğinden de korkan kararsızlar."
İşte "birlik ve beraberlik" söylemi, bu kararsız kitleyi ikna etmek için üretilmiş mükemmel bir pragmatik seçim aracı olduğu söyleniyor.

Hedef efsane olmak

İnsan psikolojisi açısından bakıldığında, Aziz Yıldırım artık hayatının farklı bir döneminde. 2018'de kulüpten kırgın, öfkeli ve ibra tartışmalarıyla ayrıldı. Şu anki en büyük motivasyonu, Fenerbahçe tarihine "kulübü borçla bırakıp kavga ederek giden lider" olarak değil, "zor zamanda geri dönüp herkesi kucaklayan, barışı sağlayan ve şampiyon yapıp kulübü huzurla devreden efsane" olarak geçmek. Bu miras kaygısı, söylemini ister istemez daha yumuşak ve bilge bir tona evriltiyor.

Galatasaray'ın yeni yönetiminde kriz

Dursun Özbek’in yeni yönetim kurulu listesinde "görev tanımı" ve "yetki alanı" krizleri yaşandığı iddiası gündeme geldi

29.05.2026 15:24:00
Haber Merkezi
Galatasaray'ın yeni yönetiminde kriz
Galatasaray'ın yeni yönetiminde kriz
Dursun Özbek'in yeni yönetim kurulu listesinde "görev tanımı" ve "yetki alanı" krizleri yaşandığı iddiası gündeme geldi. Konuşulanlara göre mazbatanın üzerinden geçen 5 güne rağmen resmi görevlendirmelerin hala açıklanmaması kulisleri hareketlendirdi. Görev dağılımı ilan edilir edilmez bazı yöneticilerin istifa edebileceği yüksek sesle konuşulurken özellikle Metin Öztürk ile Abdullah Kavukcu arasındaki "liderlik" dengesi çok su kaldıracak gibi.

Galatasaray'da Dursun Özbek'in zaferiyle sonuçlanan tek adaylı seçim sonrasında sular bir anda ısındı. Camiada gözler yeni yönetim kurulunun yapacağı resmi görev dağılımına çevrilmişken, kulislerden sızan iddialar taraftarın sabrını taşırdı.






Seçimin üzerinden 5 gün geçmesine rağmen sessizliğini koruyan yönetime en sert tepki, sarı-kırmızılı tribünlerin etkili grubu ultrAslan'ın lideri Sebahattin Şirin'den geldi.

Seçim gününden bugüne 5 gün geçmesine rağmen yönetim kurulu listesi içinde görev tanımları konusunda ciddi anlamda iç çekişmelerin yaşandığı iddiası ortaya atıldı.






İSTİFALAR OLURSA KİMSE ŞAŞIRMAYACAK

Kulübe yakın kaynaklardan edinilen bilgilere göre; Galatasaray'da resmi görevlendirmeler henüz duyurulmadı ancak perde arkasındaki yetki savaşları nedeniyle bazı isimlerin koltukları daha doldurmadan istifayı düşündüğü konuşuluyor.

Yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluşuyor:

Başkan Dursun Özbek, Metin Öztürk, Sedat Artukoğlu, Eray Yazgan, Can Natan, Mecit Mert Çetinkaya, Mehmet Saruhan Cibara, Abdullah Kavukcu, Mehmet Burak Kutluğ, Fatih Demircan ve Özen Kuzu.






ÖZTÜRK GÜCÜ BIRAKMAK İSTEMİYOR

Galatasaray yönetim odağında baş gösteren ve krize davetiye çıkaran potansiyel güç savaşları hakkında camia içinde bazı dedikodular var.

Yönetim kurulundaki en belirgin güç rekabetinin Metin Öztürk ile Abdullah Kavukçu arasında yaşandığı iddia ediliyor. Bir önceki dönemde "İkinci Başkan" sıfatıyla kulübün iki numaralı ismi olan ve Özbek sonrası için doğal başkan adayı olarak görülen Öztürk, yeni dönemde yerini korumak istiyor.

Ancak yönetime giren, özellikle transfer ve sponsorluk gibi vitrin işlerde ağırlığını hissettiren Kavukcu'nun varlığı, iki güçlü figür arasında gizli bir liderlik ve rol çalma çekişmesi doğurduğu konuşuluyor.






ERDEN TİMUR'UN BAYRAĞINI TAŞIYOR

Erden Timur'un ayrılığının ardından transferlerde ana yönlendirici olmak isteyen isim Abdullah Kavukcu. Ancak karşısında yönetim süreçlerine oldukça hakim, idari yapıda güçlü olan Genel Sekreter Eray Yazgan ve Can Natan var. İddialara göre transfer dönemlerinde bütçe kullanımı, menajer ilişkileri ve futbol aklının kimde olacağı konusunda Kavukcu-Yazgan-Natan üçgeninde yetki alanı çatışmaları kapıda.






KURUMSAL HAFIZALAR YAZGAN VE NATAN

Kulübün kurumsal hafızasını, tüzüğünü ve idari işleyişini temsil eden, masabaşı operasyonlarda güçlü isimler olan Eray Yazgan ve Can Natan'ın karşısında, iş dünyasının daha agresif reflekslerine sahip Fatih Demircan ve Mehmet Burak Kutluğ yer alıyor.

Agresif iş yapış tarzlarının idari bürokrasiye takıldığı anlarda, bu isimlerin Genel Sekreterlik makamıyla karşı karşıya gelmesi kaçınılmaz görünüyor.






CİBARA AMATÖR SPORLARA PARA İSTİYOR

Geleneksel olarak Galatasaray'da voleybol ve amatör şubelerin hamiliğini yapan ve bütçe savunuculuğu yüksek bir isim olan Mehmet Cibara, kulübün tüm finansal kaynaklarının futbola aktarılmasına mesafeli. Cibara'nın amatör branşların hakkını koruma misyonu, futbol odaklı yöneticilerle  kaynak paylaşımı konusunda "tatlı-sert" bir bütçe kavgasına zemin hazırlıyor.






KUZU VE ARTUKOĞLU'NDA GAYRİ MENKUL SIKINTISI

Kuzu Grup'un başındaki Özen Kuzu ve gayrimenkul sektöründen gelen Sedat Artukoğlu, Galatasaray'ın önündeki devasa gayrimenkul projelerinde teknik olarak söz sahibi olmak istiyor. Ancak Başkan Dursun Özbek, bu projeleri bizzat kendi kontrolünde ve kendi yürütme tarzıyla yönetmeyi seven bir lider. Projelerin ilerleme hızı, müteahhitlik tercihleri ve finansman modelleri konusunda Özen Kuzu gibi majör bir inşaat figürü ile başkanlık makamı arasında ciddi bir vizyon çatışması riski bulunuyor.

Ali Koç sessizliğe büründü


 
 
Fenerbahçe'de 7 sezonluk fırtınalı başkanlık döneminin ardından koltuğu devreden Ali Koç, seçim sürecinde görünmez olmayı tercih etti. Koç'un "mutlak tarafsızlık" hamlesi camiada derin yankı uyandırıyor.
 

29.05.2026 15:21:00 / Güncelleme: 29.05.2026 15:28:35
Haber Merkezi
Ali Koç sessizliğe büründü
Ali Koç sessizliğe büründü

Fenerbahçe'de yaklaşan seçim öncesi en çok merak edilen konulardan biri de eski başkan Ali Koç'un tamamen sessizliğe bürünmesinin nedeni... 2018-2025 yılları arasında aralıksız 7 sezon boyunca sarı-lacivertli kulübün dümeninde kalan ve koltuğu Sadettin Saran'a devreden Ali Koç, bu seçim sürecinde adeta "gölge aktör" bile olmayı reddederek mutlak bir tarafsızlık stratejisi izliyor.







Girse seçimi kazanırdı

Camianın önde gelen pek çok ismine göre Ali Koç bugün yeniden aday olsa, Aziz Yıldırım ve Hakan Safi karşısında seçimi rahat kazanırdı. Ancak Koç, ne kendisi aday oldu ne de işaret fişeği bekleyen camiaya bir isim sundu. Seçim sürecinde Hamdi Akın ya da Nezih Barut gibi profilleri destekleyebileceği konuşulan Ali Koç, bu beklentilerin tamamını boşa çıkardı. İki başkan adayının da ne yanında ne de karşısında konumlanan eski başkan, derin bir sessizliğe çekilmeyi tercih etti.







Krizler yıprattı

Gelen bilgilere göre saha dışı faktörler, TFF ile yaşanan kronik krizler ve şampiyonlukların kıl payı kaçtığı sezonlar Ali Koç'u manevi olarak ciddi şekilde yordu. Kulübü devraldığı günkü 'faktoring borçları ve batık mali yapıdan kurtarma' sözünü finansal olarak büyük oranda yerine getiren Koç, misyonunu tamamladığına inanarak temiz bir profesyonel profille kenarda kalmak istiyor.







Hesaplaşmaya da yol yok

İlk geldiği dönemde Aziz Yıldırım'ı kulübü faktoring (çek - senet kırdırma) şirketlerine mahkum etmekle suçlayan Koç, Yıldırım'ın muhalif duruşuna karşı sahaya inerek seçimi bir "Ali Koç-Aziz Yıldırım hesaplaşmasına" dönüştürmek istemedi. Sürece müdahil olmayarak Yıldırım'ın elindeki en büyük seçim kozunu da elinden almış oldu.







Hakan Safi'ye de destek olmadı

Kendi yönetim çizgisinden gelen veya o ekolü temsil eden Hakan Safi'ye net bir tepki göstermese de, herhangi bir yeşil ışık yakmaması dikkat çekti. Bu durum, kulüp kulislerinde geçmiş 7 yılın bir özeştirisi ve "Benim ekibimden de olsa herkes kendi ayakları üzerinde durmalı, yeni bir kan gelmeli" mesajı olarak yorumlanıyor.







Koç Ailesi de istemiyor

Fenerbahçe başkanlığı süresince Koç Holding ve markalarının siyasi/sosyal spekülasyonların merkezine çekilmesi, aile içinde ve iş dünyasında ciddi bir yük oluşturmuştu. Ali Koç'un tamamen geri planda kalması, artık kurumsal ve ailesel işlerine odaklanma kararının bir sonucu olarak görülüyor.

Vedat Muriqi gittikçe ucuzluyor

Yıllık brüt 4 milyon Euro’yu aşan maaşıyla kriz yaratan Vedat Muriqi için Mallorca küme düştüğü için eli mahkum 30 milyon Euro’luk serbest kalma maddesinde dev bir indirim yapmak zorunda

29.05.2026 14:59:00
Haber Merkezi
Vedat Muriqi gittikçe ucuzluyor
Vedat Muriqi gittikçe ucuzluyor
Yıllık brüt 4 milyon Euro'yu aşan maaşıyla kriz yaratan Vedat Muriqi için Mallorca küme düştüğü için eli mahkum 30 milyon Euro'luk serbest kalma maddesinde dev bir indirim yapmak zorunda. Her ne kadar Galatasaray ve Fenerbahçe aportta beklese de Premier Lig ve Serie A ekiplerinin de pusuda beklediği Kosovalı golcü için paranın ikinci planda yer alması işleri zora sokuyor.






Galatasaray ve Fenerbahçe, eski tanıdık Vedat Muriqi'yi Türkiye'ye döndürmek için karşı karşıya... Mallorca'nın Kosovalı golcünün yüksek maliyeti nedeniyle bonservisinde indirime gitmeye hazırlanması, İstanbul'un iki yakasını harekete geçirdi. Yıldız santraforun transferinde iki kulübün de masaya koyduğu çok farklı dinamikler var.






GALATASARAY DAHA GÜVENİLİR ALTERNATİF

Son şampiyon Galatasaray, Icardi ile yürütülen karmaşık ve zorlu görüşmelerin tıkanma ihtimaline karşı "güvenilir bir alternatif" olarak Muriqi'yi listesine aldı. Sarı-kırzmılılar bu transfer yarışında ezeli rakibine karşı oldukça avantajlı bir konumda bulunuyor.

Galatasaray'ın UEFA Şampiyonlar Ligi'ne doğrudan katılım hakkı elde etmiş olması, kariyerinde Avrupa'nın zirvesini hedefleyen Muriqi için cezbedici bir unsur olduğu belirtiliyor. Kosovalı forvetin, geçmişte kendisini çalıştıran Okan Buruk ile mükemmel bir ilişkisi bulunuyor.






FENERBAHÇE'DE SEÇİM ENGELİ

Eski golcüsünü geri getirmeyi isteyen Fenerbahçe'de herkes "seçimi" bekliyor. Sarı-lacivertliler, Muriqi transferinde istekli olsa da iki büyük engelle mücadele ediyor.

Seçimi nedeniyle Fenerbahçe'de yönetimsel anlamda hareket alanı yok. İki adayın yarışacağı seçim gününe kadar sportif konularda net bir adım atılması veya resmi karar alınması beklenmiyor.

Ayrıca sarı-lacivertliler, ezeli rakibinin aksine Şampiyonlar Ligi'ne gidebilmek için zorlu eleme turları oynamak zorunda. Bu durum, turnuva garantisi isteyen oyuncu cephesinde sarı-lacivertlilerin elini zayıflatıyor.






30 MİLYON EURO'LUK SERBEST KALMA BEDELİ

Sergilediği performansla dikkatleri üzerine çeken Muriqi için kulübü Mallorca, mali sürdürülebilirlik adına ayrılığa onay verdi. Yıllık 4 milyon Euro'yu aşan brüt maaşı nedeniyle oyuncuyu elden çıkarmak isteyen İspanyol ekibi, sözleşmedeki 30 milyon Euro'luk serbest kalma maddesinde de indirime gitmek zorunda.






PREMIER LİG VE SERI A'DA TAKIMLAR APORTTA BEKLİYOR

Muriqi'nin kararında para birincil etken değil. Süper Lig devlerinin yanı sıra, oyuncunun düşecek bonservis bedelini fırsat bilen Premier Lig ekipleri ve hava hakimiyeti nedeniyle İtalya Serie A kulüpleri de devrede. Gelen çok sayıda yüksek kalibreli teklife rağmen Kosovalı golcü henüz net bir karar vermiş değil.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.