Hakkını vermek lazım! İktidar partisi geçen 15 Temmuz'dan da daha iyi hazırlanmış bu yılki 15 Temmuz'a.
Ortak sloganlar, 81 il ve ilçelerde yürüyüşler, etkinlikler, hatim ve mevlit programları, televizyon ve gazetelerde günlerce yayınlanan reklamlar, sokaklara asılan afişler, birçok yabancı ülkede paneller, özel video gösterimleri ve fotoğraf sergileri vs.
'Ne var bunda, böyle olması gerekmez mi' diyenler olduğunu biliyorum. Doğrudur! Anmak lazım, hatırlamak lazım, unutturmamak lazım. Dahası 15 Temmuz'a nasıl ve neden geldik, sorularını iyi analiz etmek lazım.
İtirazım ise bu hain kalkışmanın iktidarca sahiplenilmesi ve sanki kendilerine yapılmış gibi siyasi ranta çevrilmesidir. Tek parti iktidarı ne yaptı ne etti yine 'mağdur' rolü ile destanı kendilerine mal etti. Haksız mıyım?
Yetinmediler ve FETÖ tehlikesinin bitmediğini ve mücadeleye devam edeceklerini açıkladılar.
Yandaşlar çıtayı iyice yükseltti
Cem Küçük'ten Abdülkadir Selvi'ye kadar Fethullah Gülen ile albümleri olan kişiler 15 Temmuz'u neredeyse 2. Çanakkale olarak tasvire ve iktidar partisinin nasıl bir mücadele verdiğini anlatmak ile bitiremediler.
Yandaş gazete ve televizyonlar günlerce 15 Temmuz görüntüleri üzerinden üstü kapalı iktidar partisi etrafında kenetlenme çağrıları yaptı.
İtiraflarda geldi
Birçok yandaş kanala ismini sadece öğrencilerin bildiği apartman üniversitelerinden Proflar, doçentler çıktı.
Onlarda destan yazma gayretine girdiler ama kaş yaparken göz çıkardılar.
FETÖ'nün, devlet kademelerine nasıl sızdığını, neleri istismar ettiğini, kurumlarda neler yaptıklarını vs. anlatıp, isim vermeden 'FETÖ'nün arkasında büyük güçlerin olduğunu' söylediler.
Bazıları '15 Temmuz'un parlamenter sistemden başkanlık rejimine geçişi kolaylaştırdı' söyledi.
Yine '15 Temmuz sonrası Türkiye'nin siyasal ve idari yapısındaki kurumlar çözüldü ve özerkliklerini kaybettiler. Yargının ve yasamanın anlamlı bir güç olmaktan çıktıklarını gördük' dediler.
Hatta diplomalı cahil ve provokatör bir isim muhalefeti hedef alarak: '15 Temmuz'da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için fırsat kolluyorlar' bile dedi.
Bazıları daha itidalli idi. İktidarın başta Zekeriya Öz olmak üzere malum isimleri mutlaka bulup, getirip, adaletin önüne çıkaracaklarını vurguladılar.
Ha! Biriside, 'hedefleri Sayın Cumhurbaşkanımızı öldürmekti' dedi.
Çıkan gözler
Dedim ya! Bu diplomalı arkadaşlar kaş yaparken göz çıkardılar.
Sayın Erdoğan'ın kaldığı otelin sahibi, bindiği uçağın pilotları FETÖ'den tutuklu. Ama bu şahıslar, 'FETÖ'cüler, Cumhurbaşkanımızı öldürmek istiyordu' diyor.
Diğer taraftan TSK'nın en eğitimli birimi bordo-berelilerdir. Burada yapılanmış kişiler, Sayın Erdoğan'ın nerede kaldığını zoraki öğrenmiş ve Sayın Erdoğan otelden ayrıldıktan 20 dakika sonra oteli basmışlar!
FETÖ'nün sahibinin ve 15 Temmuz'u planlayanın ABD olduğunu bizzat iktidar ifade etmiş olmasına rağmen bu siyaset bilimci akademisyenler ABD-AKP, Erdoğan-Trump dostluğu hakkında tek cümle kuramadı.
Hepsini unutun!
TBMM'ye muhalefet tarafından '15 Temmuz'u araştırma komisyonu kurulsun' teklifini AKP ve MHP reddetti.
Daha sonra kendileri bir komisyon kurdular ve başına Fethullah Gülen'e methiyeleriyle ilgili bir isim koydular.
Komisyon dönemin Genel Kurmay Başkanı Hulusi Akar ve MİT Başkanı Hakan Fidan'ı görüşlerini almak için davet ettiler. İkisi de gitmedi.
Bu komisyonun hazırladığı rapor kameralar önünde AKP'li TBMM Başkanına verildiği halde 'bana böyle bir rapor gelmedi' denildi.
Her kuruma sızan (!) FETÖ siyasete sızamadı mı? FETÖ ile mücadele kararlılığını dilden düşürmeyenler FETÖ'nün siyasi ayağını hiç mi merak etmiyor?
Bu hain kalkışmada başarısız olan Genel Kurmay Başkanı ve MİT Başkanı nasıl ve neden siyasette yükseltildi, dokunulmaz zırhları verildi?
Evet, daha nice gerçekler var. Ama birileri gerçekler ile değil hikayelerle yola devam ediyor.
Ortak sloganlar, 81 il ve ilçelerde yürüyüşler, etkinlikler, hatim ve mevlit programları, televizyon ve gazetelerde günlerce yayınlanan reklamlar, sokaklara asılan afişler, birçok yabancı ülkede paneller, özel video gösterimleri ve fotoğraf sergileri vs.
'Ne var bunda, böyle olması gerekmez mi' diyenler olduğunu biliyorum. Doğrudur! Anmak lazım, hatırlamak lazım, unutturmamak lazım. Dahası 15 Temmuz'a nasıl ve neden geldik, sorularını iyi analiz etmek lazım.
İtirazım ise bu hain kalkışmanın iktidarca sahiplenilmesi ve sanki kendilerine yapılmış gibi siyasi ranta çevrilmesidir. Tek parti iktidarı ne yaptı ne etti yine 'mağdur' rolü ile destanı kendilerine mal etti. Haksız mıyım?
Yetinmediler ve FETÖ tehlikesinin bitmediğini ve mücadeleye devam edeceklerini açıkladılar.
Yandaşlar çıtayı iyice yükseltti
Cem Küçük'ten Abdülkadir Selvi'ye kadar Fethullah Gülen ile albümleri olan kişiler 15 Temmuz'u neredeyse 2. Çanakkale olarak tasvire ve iktidar partisinin nasıl bir mücadele verdiğini anlatmak ile bitiremediler.
Yandaş gazete ve televizyonlar günlerce 15 Temmuz görüntüleri üzerinden üstü kapalı iktidar partisi etrafında kenetlenme çağrıları yaptı.
İtiraflarda geldi
Birçok yandaş kanala ismini sadece öğrencilerin bildiği apartman üniversitelerinden Proflar, doçentler çıktı.
Onlarda destan yazma gayretine girdiler ama kaş yaparken göz çıkardılar.
FETÖ'nün, devlet kademelerine nasıl sızdığını, neleri istismar ettiğini, kurumlarda neler yaptıklarını vs. anlatıp, isim vermeden 'FETÖ'nün arkasında büyük güçlerin olduğunu' söylediler.
Bazıları '15 Temmuz'un parlamenter sistemden başkanlık rejimine geçişi kolaylaştırdı' söyledi.
Yine '15 Temmuz sonrası Türkiye'nin siyasal ve idari yapısındaki kurumlar çözüldü ve özerkliklerini kaybettiler. Yargının ve yasamanın anlamlı bir güç olmaktan çıktıklarını gördük' dediler.
Hatta diplomalı cahil ve provokatör bir isim muhalefeti hedef alarak: '15 Temmuz'da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için fırsat kolluyorlar' bile dedi.
Bazıları daha itidalli idi. İktidarın başta Zekeriya Öz olmak üzere malum isimleri mutlaka bulup, getirip, adaletin önüne çıkaracaklarını vurguladılar.
Ha! Biriside, 'hedefleri Sayın Cumhurbaşkanımızı öldürmekti' dedi.
Çıkan gözler
Dedim ya! Bu diplomalı arkadaşlar kaş yaparken göz çıkardılar.
Sayın Erdoğan'ın kaldığı otelin sahibi, bindiği uçağın pilotları FETÖ'den tutuklu. Ama bu şahıslar, 'FETÖ'cüler, Cumhurbaşkanımızı öldürmek istiyordu' diyor.
Diğer taraftan TSK'nın en eğitimli birimi bordo-berelilerdir. Burada yapılanmış kişiler, Sayın Erdoğan'ın nerede kaldığını zoraki öğrenmiş ve Sayın Erdoğan otelden ayrıldıktan 20 dakika sonra oteli basmışlar!
FETÖ'nün sahibinin ve 15 Temmuz'u planlayanın ABD olduğunu bizzat iktidar ifade etmiş olmasına rağmen bu siyaset bilimci akademisyenler ABD-AKP, Erdoğan-Trump dostluğu hakkında tek cümle kuramadı.
Hepsini unutun!
TBMM'ye muhalefet tarafından '15 Temmuz'u araştırma komisyonu kurulsun' teklifini AKP ve MHP reddetti.
Daha sonra kendileri bir komisyon kurdular ve başına Fethullah Gülen'e methiyeleriyle ilgili bir isim koydular.
Komisyon dönemin Genel Kurmay Başkanı Hulusi Akar ve MİT Başkanı Hakan Fidan'ı görüşlerini almak için davet ettiler. İkisi de gitmedi.
Bu komisyonun hazırladığı rapor kameralar önünde AKP'li TBMM Başkanına verildiği halde 'bana böyle bir rapor gelmedi' denildi.
Her kuruma sızan (!) FETÖ siyasete sızamadı mı? FETÖ ile mücadele kararlılığını dilden düşürmeyenler FETÖ'nün siyasi ayağını hiç mi merak etmiyor?
Bu hain kalkışmada başarısız olan Genel Kurmay Başkanı ve MİT Başkanı nasıl ve neden siyasette yükseltildi, dokunulmaz zırhları verildi?
Evet, daha nice gerçekler var. Ama birileri gerçekler ile değil hikayelerle yola devam ediyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Bu 15 Temmuz’da da destan (!) yazdılar / 21.07.2026
- Kıbrıs’ta savaş hazırlıkları / 20.07.2026
- Destanı millet yazdı, sefasını iktidar sürüyor / 15.07.2026
- ‘15 Temmuz’u, ABD gerçekleştirdi’ diyenler nerede? / 13.07.2026
- 6. Filo’dan Ankara’daki NATO Zirvesine / 12.07.2026
- NATO sonuç bildirisi / 10.07.2026
- NATO zirvesinde hiç İslam aklınıza gelmedi mi? / 09.07.2026
- Ali Hamaney’in cenazesi ve Armageddon Savaşı / 08.07.2026
- Deniz Göktaş’a sahip çıkanlar ve karşı çıkanlar / 06.07.2026
- 4 Temmuz’u unutmadık, unutmayacağız! / 05.07.2026
- Kıbrıs’ta savaş hazırlıkları / 20.07.2026
- Destanı millet yazdı, sefasını iktidar sürüyor / 15.07.2026
- ‘15 Temmuz’u, ABD gerçekleştirdi’ diyenler nerede? / 13.07.2026
- 6. Filo’dan Ankara’daki NATO Zirvesine / 12.07.2026
- NATO sonuç bildirisi / 10.07.2026
- NATO zirvesinde hiç İslam aklınıza gelmedi mi? / 09.07.2026
- Ali Hamaney’in cenazesi ve Armageddon Savaşı / 08.07.2026
- Deniz Göktaş’a sahip çıkanlar ve karşı çıkanlar / 06.07.2026
- 4 Temmuz’u unutmadık, unutmayacağız! / 05.07.2026























































