logo
30 MAYIS 2026

Özgür Özel: Bu seçim sağ, sol seçimi değil

24.03.2024 15:00:00
Haber Merkezi
Özgür Özel: Bu seçim sağ, sol seçimi değil
Özgür Özel: Bu seçim sağ, sol seçimi değil
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Foça'da katıldığı halk buluşmasında, "Çantada keklik olmadığınızı, zamlardan yıldığınızı, bu maaş ile geçinemediğinizi, hak ettiğiniz destekleri alamayıp çiftçilikle geçinemediğinizi göstermenin yolu bu yerel seçimdir. Bu yerel seçimde Foça'da size dayatılan adaya oy vermek yerine ekonomik şartlara isyanınızı dile getirmek, en doğru mesajı vermek için hepinizi CHP'ye ve Saniye Hanım'a destek olmaya davet ediyorum. Bu seçim sağ, sol seçimi değil. Bu seçim iyi hizmet edecek yöneticiyi başa getirme seçimi. Bu seçim pahalılıktan bıkmış, bıçak kemiğe dayanmış, yoksullaştırılmış milyonların hükümete isyan seçimi. Yerel seçimdir, sandıkta birleşelim, AKP'liler kendilerine dayatılan rahatsız oldukları bu adaydan Foça'nın bir evladına oy versin. Bu kadar yoksulluğa tepki verilmezse, acı reçete 1 Nisan'da içirilir" ifadesini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Foça'da katıldığı halk buluşmasında yaptığı konuşmada, "CHP herhangi bir parti değil. Tayyip Bey'in zengin bir avukat arkadaşının bürosunda kurduğu bir parti değil. Zaruretle, mücadeleyle, kanla kurulmuş bir parti. İstanbul'a işgal donanmaları geldiğinde birilerinin çok sevdikleri kırmızı halılar seriyordu, bizimki Kartal istimbotunun ucuna çıkmış, yanındaki yaverine 'Üzülme çocuk, geldikleri gibi gidecekler' diyordu. Sonra ne oldu, o işgal donanmalarına davet çıkaranlar Yıldız Sarayı'nın arka iskelesinden İngiliz zırhlısına binip kaçtılar. Bizimki Bandırma Vapuru'na bindi ve vatanı kurtarmaya gitti. O yüzden CHP'deki görevler, Genel Başkan olsun, MYK üyesi, PM üyesi, milletvekili, belediye başkanı olsun, Atatürk'ün size layık gördüğü, Atatürk ilkeleri etrafında birleşmiş, yoksa ne işiniz var bir pazar sabahı Foça'da, burada ayakta. Evlerinizde oturursunuz, ayağınızı uzatırsınız, torununuzu seversiniz, evladınızla oynarsınız ve keyif çatarsınız ama sizi buraya getiren ne? Rant mı var, yok. Tayin, terfi, ihale yok. Bizim zamkımız, tutkalımız, derzimiz, harcımız, vatan ve millet sevgisi. O yüzden hangi görevi yaparsak yapalım. Göreve nasıl geldiğiniz değil nasıl gideceğiniz önemlidir."

"HERKES BAKSIN CHP'LİLİK NEYMİŞ GÖRSÜN"

"Bugün Saniye Hanım'ı aday olarak destekliyoruz ama Saniye Hanım'ın partililiğini görevi bıraktığı gün göreceğiz. Ama belediyeciliğine, örgütteki emeğine, yetişmiş insan olmasına ve Foça Belediye Başkanı olmasına sonuna kadar kefilim ve arkasındayım. Ama iki yanında önceki iki belediye başkanı var. İşte herkes baksın CHP'lilik neymiş görsün. Birlikte elini kaldırıyorlar adayın, birlikte destek istiyorlar. Fatih ve Gökhan Başkanlarıma en kuvvetli alkışlarınızı istiyorum. Saniye Fıçı hepinizin bildiği, çocuk gelişimi ve eğitimi uzmanı. Özel bir kuruma sahip. 4 yıl boyunca İzmir Sanayi ve Ticaret Odası'nda yöneticilik yapmış. Bizim partimizin ekonomi masası Ege, İzmir'e geldiğinde bütün organizasyonu yapan, iş dünyası ile son derece ilişkili. Foça gibi bir kentin önümüzdeki dönem dış kaynak bulmasında, yatırımcı çekmesinde, Foça'nın doğasına sahip çıkan, kültür ve turizmiyle buranın Türkiye'nin en çok tercih edilen, yerli turist kadar yabancı turist tarafından tercih edilmesine olanak tanıyacak projelerin sahibi. Agroturizm ile Foça'yı tanıştırmak gibi çağdaş vizyona sahip olan, CHP'nin Cumhuriyet tarihi boyunca İzmir'de 6 kadın belediye başkanı var, bu dönem 9 Cumhuriyet kadınını her birini seçilecek yerlerden aday gösterdik, Foça'nın ilk kadın belediye başkanını seçecek olan sizlere emanet ediyorum onu."

"HEPİMİZİN BİR TEK GÖREVİ VAR: YILMAMAK, TÜKENMEMEK VE VAZGEÇMEMEK"

"Samsun'a çıktı Gazi Mustafa Kemal, kurultaylarını, kongrelerini yaparak, rıza üreterek kurtulunacağına ve kuruluşa inanarak, büyük bir yola çıktı. İlk yüzyılda inanılmaz devrimler oldu. Bu devrimlerin hepsi birbirinin ayrılmaz parçasıdır. Kadına seçme ve seçilme hakkının verilmesi, dünyada şu anki gelişmiş ülkelerden 40-50 ve 60 yıl önce verilmesi nasıl büyük bir devrimcinin, nasıl büyük bir devrime kalkıştığını, kadına hem miras hakkının, söz hakkının, seçilme hakkının, seçme ve nafaka hakkının, eşit yurttaşlık hakkının büyük bir devrimci öngörü ile verildiği süreç Cumhuriyet'in ilk yüzyılının, ilk yıllarının en önemli süreciydi. Şimdi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün partisi ikinci yüzyıla girdi. 14-28 Mayıs seçimlerinde çok istediğimiz, hep birlikte çok iyi çalıştığımız, sonucuna çok üzüldüğümüz birinci yüzyılın son seçimini kaybettik. Ama bizim hepimizin bir tek görevi var: Yılmamak, üzülmemek, tükenmemek ve vazgeçmemek. Şimdi ikinci yüzyıla partimiz büyük bir değişimle, dönüşümle girdi. İkinci yüzyılın ilk sandığı haftaya bu saatlerde içine atılacak oylarla şekilleniyor olacak. Bu yerel seçimden çıkacak sonuç geneldeki iktidarı dengeleyen, ezilenlere, kimsesizlere, yoksullara, emeklilere, emekçilere, çiftçilere, esnaflara sahip çıkacak bir sosyal demokrat iktidar için güçlü bir ana muhalefet partisi, Cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk genel seçimlerinde iktidara Atatürk'ün partisini yeniden getirecek kadrolara, partiye güç vermek gelecek hafta pazar günü sizlerin elindedir. CHP olarak hep beraber, biraz önce belediye başkanlarımızla, eskisi ve yenisiyle, önceden görev yapanla, gelecekte görev bekleyenle. Bugünkü aday adayları ile ve geleceğin yöneticileri ile bir bütün olarak mücadele ediyoruz. Önceki dönemde görev yapmış tüm arkadaşlarımızı eğer onlar baba ocağını terk etmedilerse, bir bütün olarak sahipleniyoruz. Önceki dönem görev yapan herkese en üst düzeyde vefamızı gösteriyoruz. Bir partinin vefası yaşayanlara bugün nasıl davrandığınızla ilintilidir ama yetmez. Yaşasın yaşamasın bir partinin vefası önceki genel başkanları, ilkinden sonuna kadar yani Kemal Kılıçdaroğlu'nun ve Atatürk'ün partisini iktidar yaparak gösterilebilir."

"YARI YARIYA KADINLAR SÖZ SAHİBİ OLACAK"

"Cumhuriyetin birinci yüzyılındaki devrimlerinin en önemlilerinden bir tanesi kadına verilen haklar demiştik. İkinci yüzyılda bu partinin gençleşmeye, kadınların eşit temsiline çok ihtiyacı var. Böyle bir devrim başlayacaksa, bu devrim İzmir'den başlayacak. Emin olun attığımız adım, yani seçilecek yerden 9 kadın aday. Sadece Foça, Karaburun, Selçuk gibi nüfusu, yerleşimi mütevazı sayılar değil Buca ile birlikte Buca dışında İzmir'in en büyük 4 ilçesinden üçünde, Karşıyaka, Karabağlar, Konak'ta kadın adayları göstererek önemli bir adımı attık. İzmir'de 12 tane 40 yaş altında adayımız var. Birbirinden kıymetli, pırlanta gibi, birbirine çok yakın özgeçmişlerden, çok yakın kişilerden örgüte verdikleri emek ve vizyonlar ile arkadaşlarımızı seçtik. Ama bu da bir ilk adım. Özgür Özel, CHP'de Genel Başkan oldukça, değişim, dönüşüm, gençleşme, kadınlara eşit temsil diyen ve MYK'sının yarısı kadın, yarısı erkekten oluşan, Foça'dan söylüyorum gelecek sefer İzmir'de 15 erkek aday varsa, 15 kadın aday olacak. Başka yolu yok. Yine adayların yarısı 40 yaş altıysa, yarısı 40 yaş üstü olacak. Tecrübe ile deneyimi gençliğin enerjisiyle, erkeklerin güçlerini, enerjilerini, ısrarlarını kadınların zekâsıyla, çözüm odaklı olmalarıyla, cesaretleri ve enerjileri ile birleştireceğiz. Türkiye'de bıyıklı, yaşlı erkek partilerden her yaştan gençlerimizle, yarı yarıya kadınların söz sahibi olduğu bir parti ile ayrışacağız. Atatürk'ün partisine bu yakışır. Bu başlayacaksa İzmir'den başlayacaktı, hepinize emanetimdir."

"EMEKLİ KİRA VERSE AÇ KALACAK, KARNINI DOYURSA SOKAKTA KALACAK"

"Türkiye'de her şey güzel gitmiyor. Biliyorsunuz. AKP geldiğinde, 3 Kasım 2002'de en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Yani hiç dokunmasa, ilişmese, emeklinin düzenini hiç bozmasa bugün 1,5 asgari ücret 26 bin lira. Ama 10 bin lira alıyor emekliler. İzmir'deki kira ortalaması 15 bin liraya çıkmış durumda. Emekli kira verse aç kalacak, karnını doyursa sokakta kalacak durumda, eğer önceden edindiği bir evi yoksa. Öyle bir süreçteyiz ki o günlerde yani emekli maaşının 1,5 asgari ücret ettiği 2002'te 8 çeyrek altın alan en düşük emekli maaşı bugün sadece 2,5 çeyrek altın alıyor. 5,5 çeyrek altın her ay maaştan kayıp. Bir emekli bir çeyrek altın kaybetse aklı çıkar, bütün gün onu arar. Şimdi her ay her emekli 5,5 çeyrek altın kaybediyor. Ramazan ve Kurban bayramlarında Genel Başkanımızın önerisiyle, AKP'nin karşı çıkmasıyla, sonra Meclis çoğunluğunu kaybedince biz de vereceğiz demesiyle birer maaş ikramiye başladı. Dini bayramlarda. Önce bin lira vermişlerdi. O bin lira o gün 24 kilo kıyma alırken, bugün verdikleri 3 bin lira sadece 6 kilo kıyma alıyor. Emeklinin ikramiyesinde dahi 18 kiloluk kıyma kaybı var. İzmir'de olunca hesabı gevrekle yapalım diyorlar. Geçen sene 5 liraydı, 7 bin 500 lira otomatikman 1500 simit alırdı. Bu sene gevrek 10 lira oldu. 10 bin liraya bin tane alıyorsun. Hesap 1500 gevrek alandan, bin gevrek alana gerilemiş. Bir yıldaki kayıp ortada. Bu kaybın adı aslında birilerinin eliyle hepimizin cebinde zenginlere servet transferidir. Biz emeklilere kaynak bulalım deyince hesap yapıp 1,4 trilyon lira kaynak gerekir dedi. Doğrusu en düşük emekli maaşlarını asgari ücrete çıkarmanın maliyeti 690 milyar lira, dediğinin yarısı. Bu bulamadığı parayı sadece 2024 yılında İliç'teki altın maden ocağı gibi firmaların, beşli çetelerin, yol müteahhitlerinin affettiği vergi gelirleri size bulamadığı para kadar. 680 milyar, 678 milyar vazgeçilen vergi var. Anagold firması, Cengiz İnşaat, beşli çetenin hepsi, hatta 25 yandaş müteahhit firma fatura kesmişler, parayı tahsil etmişler, kar etmişler. Muhasebecileri karını hesaplamış ve bildirim yapmış. Tahakkuk kesilmiş, vergi ödenecek. Plan ve Bütçe Komisyonu'na 5 imzalı bir önerge, kalksın insin eller. Vergilerden vazgeçilsin. Türkiye'deki 16 milyon 200 bin emekliye vermediği parayı, beşli çeteye, saray müteahhitlerine, yandaşlarına veren bir anlayış ile karşı karşıyayız."

"BU SEÇİM AKP'YE SARI KARTI GÖSTERMENİN ZAMANIDIR"

"31 Mart seçimi ile ilgili Foça'daki CHP'liler dışında eski ittifak ortaklarımıza, gözünde ve gönlünde güneş olanlara, iyi insanlara, haram ve yalandan bıkmış muhafazakar demokratlara elbette adayımıza oy istiyoruz. Ama AKP'li olsun, MHP'li olsun. Hepsinin oylarını istiyoruz. İki şey için istiyoruz. Bir, iyi ve güçlü yönetim için. İki, İzmir Büyükşehir ile uyum içinde çalışacaklar, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay için. Ama en çok da şunun için. Foça'da seçimi, İzmir'de seçimi elbette kazanacağız ama 31 Mart günü sandıklar dile gelip konuştuğunda AKP, Cumhur İttifakı. Yahu evet Foça ve İzmir'i kaybettik ama biz yine emekliden, köylerden oy alıyoruz. Biz yine AKP'nin kemik seçmeninden oy alıyoruz. Kimse maaşa, zamlara, enflasyona bakmıyor. Gözü kapalı bize oy atıyor denirse, Mayıs'ta AKP ve Erdoğan'a oy verenler yine oy verirse, hayat pahalılığının siyasette maliyeti yok diye düşünecekler. Zamların, zulmün bir maliyeti yok diye düşünecekler. Onun için emekliler, köylüler, çiftçiler için bu seçimde AKP'ye sarı kartı göstermenin zamanıdır."

"BU KADAR YOKSULLUĞA TEPKİ VERİLMEZSE, ACI REÇETE 1 NİSAN'DA İÇİRİLİR"

"AKP'liler, çantada keklik olmadığınızı, zamlardan yıldığınızı, bu maaş ile geçinemediğinizi, hak ettiğiniz destekleri alamayıp çiftçilikle geçinemediğinizi göstermenin yolu bu yerel seçimdir. Bu yerel seçimde Foça'da size dayatılan bu adaya oy vermek yerine ekonomik şartlara olan isyanınızı dile getirmek, Foça'da zaten değişmeyen seçim sonucuna rağmen diğer tarafta en doğru mesajı vermek için hepinizi CHP'ye ve Saniye Hanım'a destek olmaya davet ediyorum. Bu seçim sağ, sol seçimi değil. Bu seçim iyi hizmet edecek yöneticiyi başa getirme seçimi. Bu seçim pahalılıktan bıkmış, bıçak kemiğe dayanmış, yoksullaştırılmış milyonların hükümete isyan seçimi. Yerel seçimdir, sandıkta birleşelim, AKP'liler kendilerine dayatılan rahatsız oldukları adaydan Foça'nın bir evladına oy versin. Bu kadar yoksulluğa tepki verilmezse, acı reçete 1 Nisan'da içirilir."

"5 OLAN ALIM GÜCÜNÜN ÖĞRENCİ KREDİSİ İÇİN 2'YE DÜŞTÜ"

"Bugün burada çok sayıda genç arkadaşım var. Bizleri dinliyorlar. Maalesef gençler için büyük umutsuzluk, hayal kırıklığı yaşatan bir Mayıs geçirdik. Mayıs ayında yapılan seçimde maalesef ülke iktidarı değiştirmedi. Değişmeyen konserleri yasaklayanlardı. Festivalleri yasaklayanlar değişmedi, Ecevit'in verdiği 300 lira öğrenci kredisine, 300 liracık bak biz 2 bin lira veriyoruz diyen oysa o günün 300 lirası ile 60 kuruşluk boyozdan 500 tane alınıyorken, bugünün 2 bin lirası ile 10 liralık boyozdan 200 tane alına bildiğini, yani 5 olan alım gücünün öğrenci kredisi için 2'ye düştüğünü, 2,5 kat değersiz bir kredi verildiğini gençler biliyor. Sürekli hakaret eden, küfreden, yaşam biçimine müdahale eden, kimin ne yiyeceğine, ne içeceğine, ne giyeceğine, Türkiye'nin egemen olduğu coğrafyasında karışan ama İzmir'de rozeti çıkararak, bıyığı incelterek, ampulü basmayarak, genel başkanlarının fotoğrafını asmayarak İzmir'de yarışa girişenler var. Geçmişte alkol yasası görüşülürken gece 10'dan sonra alkol satılmamasını, 8'den sonra olsa ne olur, hiç satılmasa ne olur diyen aday gelmiş şimdi içkili mekânları geziyor. Gelirse karışmayız diye. Bunların bir şehre ne yapacaklarını söylediklerine göre değil başka şehirlerde ne yaptıklarına göre değerlendirin. Bu adayı buraya yollayan Tayyip Erdoğan değil mi?"

"İZMİR'E KAYYUM ATAMAYA ÇALIŞIYOR"

"Boğaziçi Üniversitesi'ne ne yapıyorlardı? Eskiden Boğaziçi'nde 6 rektör adayı yarışır, 6'sı dizilirdi. 3'ü Cumhurbaşkanı'na YÖK tarafından yollanırdı, istediğini atardı. O yollanan üçe bir tane bile AKP'li giremediği için, Boğaziçi'ndeki bütün yarışta Tayyip Erdoğan'ın haz etmedikleri olduğu için OHAL sırasında kanunu değiştirdi. Döndü rektör atama yetkisini tek başına kendi aldı. Vali, genel müdür atar gibi rektör atıyor. Atadığı rektör Boğaziçi'ne geldi, neler yaptı gördünüz. Öğrenciler tepki gösterdi, hepsini içeri attı. 4 tanesi aylarca kaldı. 4'nünün de yanına gittim, 4'ünün de ailesi ile aylardır görüşüyorum. 3'ü şimdi yurtdışında. Biri Cern'den kabul aldı. Biri Münih, biri İngiltere'ye gitti. Birisi burada ama belki onun da aklı dışarıda. Boğaziçi'ne geldikleri günden beri, Boğaziçi'ndeki öğrenci kulüplerini kapattılar, öğrencilerin sergilerini yasakladılar. Konserlerini yasakladılar. Boğaziçi'nde öğrencilerin ne yiyip ne içtiğine kadar karıştılar. Mezunları, eski öğretim görevlilerini kampüse sokmuyorlar. Kampüse başka üniversiteden arkadaşın gelecek, kapıda sokmuyorlar, dışarıda görüş diyorlar. Dünyanın en özgür üniversitelerinden birini açık hava cezaevine çevirdiler. Boğaziçi Üniversitesi sıralamada hızla geriye gitti, ilk 500'ün gerisine gitti. Türkiye'nin gözbebeğinin canına okudular. Boğaziçi'ndeki rektörü kim atıyorsa, Hamza Dağ'ı da o atadı arkadaşlar. İzmir'e kayyum atamaya çalışıyor. Buna İzmir geçit vermeyecek. Geldiğimizde sadece öğretim görevlileri de değil. Öğrenciler, öğretim görevlileri ve okulla irtibatını sürdüren mezunlar oy kullanacak. Ama çok yer değiştirmeyi biliyorsun ya eski milletvekillerini oraya ve buraya büyükelçi atıyorsun ya. Boğaziçi'ne de birini atadın ve canlarından bezdiriyorsun ya. Çok demokratsa Hamza Dağ, rektör olarak Boğaziçi'ne ata. 6 ay demokratlık taklidi yapsın görelim. Kapıları açsın, yasakları kaldırsın, öğrencilere zulmü bıraksın görelim. Boğaziçi'ne zulmedeni atayan, İzmir'e efendim ona karışmayacağım, buna karışmayacağım. Biz biliyoruz. Yıllardır yönettiğiniz belediyelerde neye karışıyorsunuz, nelerle övünüyorsunuz. Adam övünüyor. 20 yıldır, Konya, Kayseri'de, AKP'nin kalelerinde bir tane alkol ruhsatı vermemiş. Şimdi gittiğinde bir yabancı turistin dahi bir kadeh şarap içeceği mekan kalmadı o şehirlerde. Sen o şehirlere iyilik mi yapıyorsun? İzmir'e gelince koyuyor efkarlı bir müzik. Meyhaneleri geziyor beyefendi. O yüzden kimse ama kimse İzmir ve İzmirlinin aklı ile alay etmeye sakın kalkmasın."

"'AL ANANI DA GİT' DEDİĞİ KÖYLÜYÜ, YENİDEN MİLLETİN EFENDİSİ YAPACAĞIZ"

"Foça alnının terini toprağa damlatan, oradan bereket fışkırtıp, o bereketle çoluğunun çocuğunun rızkını sağlayan çiftçilerin memleketidir. Foça balıkçılıkla geçinen, çoluğuna ve çocuğuna rast gelsin, rızkın mavi denizlerden ağlardan toplayanların, emekçilerin kentidir. Foça yemeklerimizi yiyip, çaylarımızı içip, iftarımızı yapıp ayrıldığımızda, lokantalarda sabahlara kadar temizlik yapan, ertesi güne hazırlık yapan, bulaşıkları yıkayan emekçilerin kentidir. 19 liralık mazotun 44 lira olduğu bir noktada çiftçilik yapmak, tarımla uğraşmak çok zor. AB tarıma önem veriyorken, bütün kaynaklarının yarısını tarım için tahsis ediyorken. Türkiye'de tarım kanunundaki yüzde 1'lik teşvik dahi uygulanmıyor. Çiftçiye verilen bütün desteklerin toplamı hak edilen 268 milyar liranın çok altında 85 milyar liradır. 170 milyar lira çiftçi yerine Kur Korumalı Mevduat'a, çiftçi yerine geçiş garantili otobanlara ödenmiştir. İkisinden birisi çiftçinin sorununu çözmeye yetmektedir. Çiftçi 1 kilo buğday satıp 1 litre mazot aldığı günlerden, 7 kilo buğday satıp 1 litre mazot alamadığı, 1 kilo buğday satıp bir bardak çay içemediği günlere gelmiştir. Bu sonuncusunun her fırsatta aşağıladığı, kötülediği, 'al ananı da git' dediği köylüyü, kurucu Genel Başkanımızın emanetiyle yeniden milletin efendisi yapacağız."

"EMEKLİ, ÖĞRETMEN, STAJ MAĞDURU HAKKINI ALANA KADAR, YANINDAYIZ"

"Tayyip Bey geldiğinde 80 bin öğretmen vardı, Ecevit'e bağırıp duruyordu. Madem atamayacaksın, niye okuttun. Oysa atanıyordu o zaman. Ama fazlası 80 bindi. 1 yıl içinde bitireceğim bu sorunu diyordu, 20 yılın sonunda 1 milyonun üzerinde atanmayan öğretmen var. Ama hayatı algı olduğu için atanmayan öğretmenlere atanamayan öğretmen diyor. Çok istemiş ve atamamış gibi. Ya da öğretmenin bir kusuru var da o yüzden atanamamış gibi. Geçen seçim öncesi söz vermişti, kaldıracaktı mülakatı. Çünkü mülakat demek partizanlık, insan ayırmak demek. Kul hakkı yemek demek ama geldi, seçimi bitirdi mülakata devam etti. Öğretmenler 80 bin mülakatsız atama istiyorlar. Tayyip Bey ilk geldiğinde bulduğu 80 bin öğretmeni atamaya söz vermişti, 1 milyon oldu ama hiç olmazsa sözünü tut. 80 binini ata diyorlar ama Tayyip beyden cevap alamıyorlar. Diğer tarafta çıraklık ve staj mağdurları. Görev, mesleğe başladıkları tarih, ilk sigortalı oldukları tarih staj başlangıç tarihi sayılmadığı için sigortaları yatmış olmasına rağmen emekli olamıyorlar. Kanun çıktı, EYT kanunun çıktığında bir ay geç işe başlamış olanlar 18 yıl fazla çalışacaklar. 3 ay geç olan, 18 yıl fazla çalışacak. Bu haksızlığa karşı emeklilikte kademe istiyorlar ama bu konuda da hiçbir karşılık alamıyorlar. Yine söz verdiler, Bağ-Kur 9 bin gün ile emekli oluyor, sigorta 7 bin 200. Kadınlar 5 bin gün. Eşitleyeceğiz dediler, seçimi geçirdiler, verdiği sözleri unuttular. Buradan hepsine birden şu mesajı vermek istiyorum ki gerek Bağ-Kur ve EYT mağdurları, gerek kademeli emeklilik isteyenler, çıraklık ve staj mağdurları, atanamayan öğretmenler. Emeklilere 1,5 ay önce çağrı yaptım, bir araya gelin, birlikte olun, sesimize ses verin, sesimizi duyuralım dediğimizde onlar ilk başta gündemde yoktular. 1,5 ay her kürsüde günde 5 kere emekliyi anlattım, yılmadan, sıkılmadan. Şimdi meydanları dolduruyorlar, ses veriyorlar, hesaba katılıyorlar. Bütün liderler emekli konuşmaya başladı. Tayyip Erdoğan ilk önce 'yüzde 4,5 büyüdük, emekli memnun, Özgür Efendi kışkırtmasın' diyordu, emekli kart ile dalga geçiyordu. Şimdi emekli kart çalışması yaptırdı. Vazgeçti, bankalara promosyon diye bastırdı. Ama emekliler ömürleri boyunca karınca gibi çalıştılar, şimdi de karıncalar gibi teker teker çok yalnız ve zayıflar. Ama yan yana gelince, peş peşe dizilince, hep beraber hareket edince hesaba katılmaya başladılar. Emekli hakkını alana kadar, atanamayan öğretmen hakkını alana kadar, staj mağduru hakkını alana kadar, Bağ-Kur mağduru hakkını alana kadar biz o karıncaların yanındayız. Karıncaları ezdirmeyiz. Karıncanın kardeşi var. Onun da adı CHP'dir."

"KORKU İTTİFAKINA KARŞI TÜRKİYE İTTİFAKI"

"CHP korkunun, kötü söz ittifakına karşı, Hizbullahçılar, domuz bağcılar, Hüda-Par ile birleşen, kadın haklarına saldıran, nafaka vermek istemeyen, diğer yandan medeni kanunda bir delik açtık diye sevinen, İstanbul Sözleşmesi'nden çıkan korku ittifakına karşı CHP sosyal demokratlarla, muhafazakar demokratlarla, milliyetçi demokratlarla, Kürt'ü, Türk'ü, Laz'ı, Çerkes'i ile bütün demokratlarla birlikte Türkiye İttifakı'dır. Gücünü milletimizden renklerini şanlı bayrağımızdan alır, kırmızı, beyaz. En büyük Türkiye. Foça'da Saniye Fıçı kazanacak, Foça kazanacak. Cemil Tugay kazanacak, İzmir kazanacak. Türkiye İttifakı kazanacak, Türkiye kazanacak."

İktidarın kanalları Kılıçdaroğlu'nun hizmetinde


 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmalarını canlı yayınlayan A Haber, TRT Haber, Ülke TV, TV Net, NTV, Haber Türk, Haber Global, TV100, CNN Türk; CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasını canlı yayınladı. Bazı kanallar çift ekran oluşturarak, Özgür Özel'in görüntüsünü verdiler ancak sesini aktarmadılar. 

30.05.2026 14:45:00 / Güncelleme: 30.05.2026 15:06:32
AHMET TURAN YİĞİT
İktidarın kanalları Kılıçdaroğlu'nun hizmetinde
İktidarın kanalları Kılıçdaroğlu'nun hizmetinde

Mahkemenin mutlak butlan kararıyla genel başkanlık görevinden alınan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP Ankara İl Başkanlığı binasında saat 14:00'ten itibaren partililerle bayramlaştı.
Güvenpark'ta bir araya gelen çok sayıda kişi Özgür Özel'e destek ve Kemal Kılıçdaroğlu'na tepki sloganları attı. Alanda bulunanların sayısı 100 bini aştı. Özel, konuşmasını yaparken elektrikler kesildi. Konuşma jeneratörün devreye girmesiyle devam etti. 

Yavaş adresini belli etti

Alana Özgür Özel ile birlikte gelen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da geldi. Yavaş, "İnsanların umudunu tüketen bir konumda bulunmaktansa, siyaseti bırakırım. İnsanların umudunu yeşertmemiz gerekir. Önemli olan bu toplumun geleceğidir. CHP sıradan bir parti değildir, bu ülkenin kurucu iradesidir. CHP''yi zayıflatmaya yönelik her girişim, yalnızca partiyi hedef almamaktadır. Türkiye'nin birikimini ve Cumhuriyet'in değerlerini hedef almaktadır" dedi. Özel, "Kurultay tarihini ilan edin. Emperyalizme geçit vermeyeceğiz" dedi. Kalabalık sık sık "Hain Kemal" sloganı attı.

Özel: İşin başında Erdoğan var

Ardından konuşmasını yapmaya başlayan Özgür Özel, "Bu mesele CHP'nin iç meselesi değildir, doğru anlayalım. Bu mesele Tayyip Erdoğan'la milletin meselesidir" dedi.

Kılıçdaroğlu ne dedi?

Kılıçdaroğlu ise az sayıda kişiye hitap etti. CHP Genel Merkezi'nin önüne gelenlerde coşku yoktu. İnsanlar bir oradan bir oraya alanda dolaşıyorlardı. Kılıçdaroğlu'nun konuşmasını aktaran kanallar da alanı vermekten kaçındı. Kılıçdaroğlu ise konuşmasını metinden okudu.

Mahkeme kararaıyla göreve getirilen CHP lideri, "Bizim hesaplaşmamız kişisel değil, ahlakıdır" diyen Kılıçdaroğlu, "Önce hesaplaşacağız, sonra kurultay sandığını önünüze getireceğim" diye konuştu. Kılıçdaroğlu şunları söyledi: "Biz bu partiyi mahkeme salonlarında itibarımız çiğnensin diye mi büyüttük? Atalarımızın emaneti partimizi kimler pavyon masalarına meze etmeye çalıştı? Benim ne yapacağım bellidir. Ben hesap soracağım." 
 
"Benim bu millete özür borcum var" diyen Kılıçdaroğlu şöyle devam etti: "Ruhunu satmış FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için özür diliyorum. Dış odaklardan medet uman gafilleri koynumda beslediğim için özür diliyorum. Pavyon masasında pazarlık yapanların, partiyi mahkeme kapılarına düşürenlerin maskesini zamanında indiremediğim için özür diliyorum."

Cumhur İttifakı seçmeninin de Kılıçdaroğlu'na destek verdiği tahmin ediliyor.

 

Anıkabir'e yürüryüş

Öte yandan Özgür Özel, konuşmasının sonunda meydandakilere "Anıtkabir'e yürüyoruz" diyerek, kalabalığı Anıtkabir'e davet etti. 

Hasankeyf'in yeni hali bayramda ziyaretçi akınına uğradı


 
Batman'ın tarihi Hasankeyf ilçesi, Kurban Bayramı tatilinde ülkenin farklı illerinden gelen ziyaretçileri ağırlıyor.
 

30.05.2026 12:42:00
AA
 Hasankeyf'in yeni hali bayramda ziyaretçi akınına uğradı
 Hasankeyf'in yeni hali bayramda ziyaretçi akınına uğradı
Birçok medeniyetin izlerini taşıyan Hasankeyf, 9 günlük bayram tatilinde de ziyaretçilerin ilgi odağı oluyor. İlçeyi ziyaret edenler, Ilısu Barajı nedeniyle orijinal yerlerinden taşınan İmam Abdullah Türbesi, Zeynel Bey Türbesi, Artuklu Hamamı, Hasankeyf Kalesi, Hasankeyf Müzesi ve Er-Rızk Camisi gibi tarihi yerleri ziyaret ediyor.
Ziyaretçiler, ​Ilısu Baraj Gölü'nde katıldıkları tekne turlarıyla kanyonları ve Hasankeyf Kalesi'ni görme imkanı buluyor.







İnsanları çok cana yakın ve misafirperver

Kocaeli'nden gelen Rıdvan Yıldırım, Hasankeyf'te tarihi eserleri gördüğünü belirterek, "Çok turistik bölge, çok güzel. Turistik alanı da çok fazla. Memnun kaldık ve çok keyif aldık. İnsanları çok cana yakın ve misafirperver" dedi.







Mardin'in Midyat ilçesinden gelen Hilvan Konak da fırsat buldukça Hasankeyf'e gezmeye geldiğini söyledi.
İlçenin görülmeye değer olduğunu dile getiren Konak, "Bayram tatilinde fırsat bulup tekrar geldik. Tekneye bindik, müzeye gittik" diye konuştu.







Buranın doğası, tarihi çok başka

Tuğba Çiçek ise Hasankeyf'in beklentilerini fazlasıyla karşıladığını anlatarak, kardeşiyle birlikte çıktıkları GAP turu kapsamında ilçeye geldiklerini bildirdi.
Çiçek, "Kütahya'dan geldik. Heyecanlıyız. Doğasıyla, kültürüyle çok güzel bir şehir. Çok beğendik. Diyarbakır'ı da gezdik. Diyarbakır da çok güzeldi. Daha sonra Mardin'e gideceğiz. Buranın doğası, tarihi çok başka" ifadelerini kullandı.







İlçede 40 yıldır esnaflık yapan Cemil Uluk de ziyaretçi yoğunluğundan memnun kaldıklarını dile getirdi. Uluk, "Büyük bir hareketlik var. Esnaf olarak mutluyuz. Herkesi ilçeye bekliyoruz. Misafirlerimizi ağırlayıp memnun gönderiyoruz" dedi.

Tatilcilerin dönüşü sürüyor: Bolu geçişinde uzun araç kuyrukları

TEM Otoyolu ve D-100 kara yolunun Bolu geçişinde Kurban Bayramı'nın 4'üncü gününde sabahın erken saatlerinde uzun araç kuyrukları oluştu. Trafiği zaman zaman durma noktasına geldiği Bolu geçişinde oluşan trafik yoğunluğu havadan görüntülendi

30.05.2026 12:01:00
İHA
Tatilcilerin dönüşü sürüyor: Bolu geçişinde uzun araç kuyrukları
Tatilcilerin dönüşü sürüyor: Bolu geçişinde uzun araç kuyrukları
Pazar günü sona erecek olan 9 günlük bayram tatilinin 8'nci, bayramın ise 4'üncü gününde dönüş için yola koyulan sürücüler, Bolu geçişinde yoğunluğunu sürdürüyor.






Özellikle TEM Otoyolu ve D-100 kara yolunun Bolu geçişinde İstanbul istikametine doğru araç trafiği sabah saatlerinde yer yer durma noktasına geldi. 






Tatilcilerin dönüş yolunda kullandığı güzergahlardan olan Köroğlu Rampaları mevkisinde kilometrelerce araç kuyruğu oluştu. Sürücüler, yavaş ilerleyen trafik nedeniyle zor anlar yaşadı.








Ağır vasıtalara geçiş yok

Öte yandan, dönüş yolculuğunda yaşanabilecek olumsuzlukların ve trafik sıkışıklığının en aza indirilmesi amacıyla Bolu Valiliği tarafından yeni bir tedbir kararı alındı. 






Alınan karara göre; Valilikten yapılan açıklamaya göre; Bu kapsamda bugün saat 13.00'den itibaren 1 Haziran Pazartesi günü saat 01.00'e kadar, kamyon, çekici ve tanker cinsi araçların İstanbul istikametine geçilerine izin verilmeyecek.













Artvin'de dere taştı: 5 köyün ulaşımını sağlayan yol hasar gördü

Borçka ilçesinde etkili olan sağanak yağış hayatı olumsuz etkiledi. Yağışların ardından debisi yükselen Camili köyü deresi taşarak çevrede hasara neden oldu

30.05.2026 11:38:00
İHA
Artvin'de dere taştı: 5 köyün ulaşımını sağlayan yol hasar gördü
Artvin'de dere taştı: 5 köyün ulaşımını sağlayan yol hasar gördü
Artvin'in Borçka ilçesinde etkili olan sağanak yağış nedeniyle Camili köyü deresi taştı. Taşkın sonucu beş köyün ulaşımını sağlayan kara yolunda hasar meydana gelirken, yol güvenlik amacıyla ulaşıma kapatıldı.






Taşkın sırasında dere üzerinde bulunan ve bölgedeki beş köyün ulaşımını sağlayan kara yolunun bir bölümünde çökme ve hasar meydana geldi. Yol üzerindeki köprünün korkuluklarının bir kısmı da sel sularına kapılarak yıkıldı.








İhbar üzerine bölgeye sevk edilen ekipler, bölgede güvenlik önlemleri alarak yolu ulaşıma kapattı. Yetkililer, su seviyesinin normale dönmesinin ardından yapılacak teknik incelemeler sonrasında yolun onarılarak yeniden ulaşıma açılacağını belirtti.













Adıyaman'daki feci kazada bilanço ağırlaşıyor


 
Adıyaman'da iki otomobilin çarpıştığı kazada ölü sayısı 4'e çıktı.
 

30.05.2026 09:47:00
AA
Adıyaman'daki feci kazada bilanço ağırlaşıyor
Adıyaman'daki feci kazada bilanço ağırlaşıyor

Adıyaman'ın Gölbaşı ilçesinde 29 Mayıs'ta iki otomobilin çarpışması sonucu yaşamını yitirenlerin sayısı 4'e yükseldi.
Kahramanmaraş-Adıyaman kara yolu Belören kasabası yol ayrımında meydana gelen kazada ağır yaralanan kardeşlerden 8 yaşındaki Eymen Mirza C, sevk edildiği Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki müdahaleye rağmen kurtarılamadı.


29 Mayıs'ta Veysel C. (45) idaresindeki 55 AV 926 plakalı otomobil, Kahramanmaraş-Adıyaman kara yolu Belören kasabası yol ayrımında Serkan S'nin (27) kullandığı 01 AID 574 plakalı otomobille çarpışmış, kazada yaralanan sürücüler ile Aysel C. (39), Muhammed Burak C. (14), Emir Mirza C. (12), Eymen Mirza C. (8), Deniz Yaren C. (1) ve Buse K. (24) ambulanslarla Adıyaman ve Kahramanmaraş'taki hastanelere kaldırılmış, yaralılardan Aysel C. ile çocukları Muhammed Burak C. ve Deniz Yaren C. hayatını kaybetmişti.​​​​​​​​​​​​​​

Muazzez Ersoy'dan Antalya'da görkemli konser


 
 
Türk Sanat Müziği sanatçısı Muazzez Ersoy, Antalya'nın Manavgat ilçesinde bir otelde konser verdi.

30.05.2026 01:11:00
AA
 Muazzez Ersoy'dan Antalya'da görkemli konser
 Muazzez Ersoy'dan Antalya'da görkemli konser

Türk Sanat Müziği sanatçısı Muazzez Ersoy, Antalya'nın Manavgat ilçesinde bir otelde konser verdi.

Side'deki bir otelde düzenlenen konserde Ersoy, sevilen şarkılarını seslendirdi, istek parçaları da repertuvarına ekleyerek izleyicilere keyifli bir gece yaşattı.

Ersoy'un şarkılarına oteli dolduran tatilciler de eşlik etti. Sanatçı, bazı şarkılarını seyircilerin arasında seslendirdi.
Otel sahibi, Manavgat Side Otelciler Birliği Başkanı Zafer Süral, Ersoy'a çiçek takdim etti.

Gençlerde obezite arttı, insülin direnci yaygınlaştı!


 
Modern yaşam tarzının etkisiyle insülin direnci artık küresel bir sağlık sorunu haline geldi. Dünya genelinde erişkinlerin yaklaşık yüzde 25-35’inde insülin direnci olduğu tahmin ediliyor. Kesin tanı verileri değişiklik göstermekle birlikte ülkemizde de yaklaşık her 3 kişiden 1’inin insülin direnci veya prediyabet, bir başka deyişle ileride tip 2 diyabet gelişme riskini gösteren metabolik bir tablo sürecinde olduğu düşünülüyor.

30.05.2026 01:04:00
MURAT ÇORBACI
  Gençlerde obezite arttı, insülin direnci yaygınlaştı!
  Gençlerde obezite arttı, insülin direnci yaygınlaştı!

Çağımızın önemli bir problemi olan insülin direnci artık yalnızca ileri yaşlarda değil; 20'li yaş grubunda, ergenlik döneminde, hatta çocukluk çağında da giderek daha sık görülüyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, erken yaşta başlayan insülin direncinin ilerleyen yıllarda ciddi hastalıklara zemin hazırladığına dikkat çekerek, "İnsülin direnci ne kadar erken başlarsa; tip 2 diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıklarının ortaya çıkma yaşı da o kadar erkene kaymaktadır. Ayrıca uzun süreli metabolik yük, organ hasarını da hızlandırmaktadır. Bu nedenle, insülin direncini önlemek için çocukluk ile ergenlik döneminde sağlıklı beslenmek ve aktif bir yaşam sürmek son derece önemlidir" dedi.

Hücre içi sinyal iletimi bozulunca…

İnsülin direncinin oluşumundaki temel mekanizma, hücre içi sinyal iletimindeki bozulma olarak açıklanıyor. Normalde pankreasın ürettiği insülin hormonu, kandaki şekeri (glikoz) hücrelerin içine taşıyarak enerji olarak kullanılmasını sağlıyor. Ancak özellikle karın çevresindeki yağ dokusunun artmasıyla gelişen inflamasyon, serbest yağ asitleri ve bazı hormonlar, insülinin hücreler üzerindeki etkisini azaltıyor. Bu durum pankreasın daha fazla insülin üretmesine yol açıyor. Ancak artan insüline rağmen kas, yağ ve karaciğer hücreleri bu hormona yeterince cevap veremiyor. Sonuç olarak kandaki şeker hücrelere taşınamıyor. Pankreas sürekli daha fazla insülin üretse de etkili sonuç alınamıyor ve bu durum zamanla kan şekerinin normalden yüksek seyretmesine neden oluyor.

Gençlerde en önemli nedenlerine dikkat!

Günümüzde insülin direncinin en önemli risk faktörleri arasında fiziksel hareketsizlik, hatalı beslenme (yüksek kalorili ve rafine karbonhidrat ağırlıklı gıdalar) genetik yatkınlık, uyku düzensizliği ve stres yer alıyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, insülin direncinin gençlerde görülen artışın temel nedenlerini şöyle sıraladı: "Fast-food tüketiminin yaygınlaşması, özellikle paketli gıdalar ve kolalı içeceklerin tüketilmesi, ekran başında geçirilen sürenin artması ve fiziksel aktivitenin azalması gençlerde oluşan insülin direncinin en önemli sebeplerini oluşturmaktadır. Bu etkenler doğrudan metabolik sistemi etkilemelerinin yanı sıra karın bölgesinde yağlanmaya yol açmaktadırlar. Karın bölgesindeki yağlar insülinin etkisini bozan hormonlar ve inflamatuar maddeler salgılamaktadır. Ayrıca araştırmalar, çocukluk çağı obezitesindeki artışa paralel olarak gençlerde insülin direncinin daha sık görüldüğünü göstermektedir."

Bel çevresinde yağlanma varsa, zaman kaybetmeyin!

İnsülin direnci çoğu zaman sinsi ilerliyor ve uzun süre fark edilmeyebiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, insülin direnci belirti verdiğinde ise gelişen sorunları şöyle sıraladı: "En yaygın belirtiler; yemek sonrası uyku hali ve halsizlik, tatlı krizleri, karın bölgesinde yağlanma ile kilo vermede zorlanmadır. Yorgunluk ve dikkat azalması da insülin direncine bağlı gelişebilmektedir." Dr. Belgin Küçükkaya, ancak bu belirtilerin sıklıkla göz ardı edildiği için insülin direncine çoğunlukla geç tanı konulduğunu vurguluyor.  Oysa erken dönemde yapılacak yaşam tarzı değişikliğiyle insülin direnci büyük ölçüde geriletilebiliyor. Bu sayede diyabet ve kalp hastalıkları gibi ciddi komplikasyonların önüne geçmek  mümkün olabiliyor. Dr. Belgin Küçükkaya, erken tanı için özellikle ailede diyabet öyküsü ve bel çevresinde yağlanma artışı varsa zaman kaybetmeden hekime başvurulması gerektiği uyarısında bulunuyor.

Tedavide ilk basamak: Yaşam tarzı değişikliği

İnsülin direncinin tedavisinde amaç, insülin duyarlılığını artırmak ve metabolik dengeyi sağlamak. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, tedavi sürecinde yaşam tarzı değişikliğinin ön plana çıktığını belirterek, şu bilgileri paylaştı: "İnsülin direncinde  en etkili yaklaşım, beslenme ve fiziksel aktivite değişikliğidir. Glisemik indeksi düşük beslenmek, şekerli içeceklerden kaçınmak, haftada en az 150 dakika egzersiz yapmak ve yeterli süre uyumak, insülin direncinin kontrol altına alınmasında kritik rol oynamaktadır. Stres yönetimi de tedaviyi desteklemektedir. Gerekli durumlarda ilaç tedavisine başvurulmaktadır."

İnsülin direncine karşı 6 önemli kural!

• Haftada en az 150 dakika düzenli fiziksel aktivitede bulunmak
Dengeli ve düşük glisemik indeksli beslenmek
• Şekerli içeceklerden uzak durmak
Paketli ve işlenmiş gıda tüketimini azaltmak. En önemli madde bu!
• Sağlıklı kiloyu korumak
Yeterli uyumak ve stres yönetimine dikkat etmek

Isparta'da korkunç kaza


 
 
Isparta'da direğe çarpan hafif ticari araçtaki 2 kişi öldü, 2 kişi yaralandı. Hafif ticari araç resmen ikiye bölündü.  

30.05.2026 01:00:00
AA
Isparta'da korkunç kaza
Isparta'da korkunç kaza

Isparta'da hafif ticari aracın elektrik direğine çarpması sonucu 2 kişi öldü, 2 kişi yaralandı.
Büyükhacılar köyünde Hasan Karabulut'un kullandığı, hafif ticari araç, yol kenarındaki elektrik direğine çarptı. İhbar üzerine kaza yerine sağlık, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde sürücü Karabulut'un olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.
Kazada ağır yaralanan İsmail Aktaş, Osman V. ile Mustafa K. hastaneye kaldırıldı.

Yaralılardan Aktaş, yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Yolun karşısına geçmek isteyen çocuk kazada hayatını kaybetti

Trafik ışığında yolun karşısına geçmek için hareketlenen 13 yaşındaki çocuk otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetti

29.05.2026 17:57:00 / Güncelleme: 29.05.2026 18:02:25
İhlas Haber Ajansı
Yolun karşısına geçmek isteyen çocuk kazada hayatını kaybetti
Yolun karşısına geçmek isteyen çocuk kazada hayatını kaybetti
Antalya'da trafik ışığında yolun karşısına geçmek için hareketlenen 13 yaşındaki çocuk otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetti. Kaza sonrası araç sürücüsü sinir krizi geçirdi. Kaza anı ise güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde küçük çocuğun yaya olarak ilerlediği ve karşıya geçmek için hareketlendiği sırada süratli bir şekilde gelen otomobilin çarptığı görüldü.






Kaza, saat 13.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Kızıltoprak Mahallesi Aspendos üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bayram gezmesi için evinden çıkarak tramvay durağına doğru yürüyen 13 yaşındaki Emirhan Soytürk, trafik ışıklarına geldiğinde bir süre bekledi. Işıkta duran araçları gören Soytürk, yayalara yeşil ışığın yandığını düşünerek karşıya geçmek üzere hareketlendi. Bu sırada süratli bir şekilde ışıktan geçtiği iddia edilen Abdullah K.'nın idaresinde ki 07 AZH 25 plakalı hafif ticari araç küçük çocuğa çarptı.







Araç sürücüsü sinir krizi geçirdi

Yaklaşık 25 metre savrulan küçük çocuğun yerde hareketsiz şekilde yattığını gören çevredeki vatandaşlar yardımına koştu. Kazanın 112 Acil çağrı Merkezi'ne ihbarı ile olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilirken, yapılan kontrollerde küçük çocuğun hayatını kaybettiği belirlendi. Kazaya karışan araç sürücüsü Abdullah K.'nın ehliyetini yeni aldığı öğrenilirken, polis merkezine götürülürken araç içerisinde sinir krizi geçirdi. Savcılık ve Olay Yeri İnceleme ekibinin çalışmasının ardından küçük çocuğun cansız bedeni Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.







Kaza güvenlik kamerasında

Kaza anı ise güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde küçük çocuğun yaya olarak ilerlediği ve karşıya geçmek için hareketlendiği sırada süratli bir şekilde gelen otomobilin çarptığı görüldü. Kazaya durakta beklerken şahit olan Ahmet Yıldız, "Yaya karşıya geçiyordu, tramvay yoluna. Arabada tahminen hızlı geliyordu. Vurma sesini duyup arkamı döndüğümde çocuk yerdeydik. Ama bayağı şiddetli vurdu. Çocuğa çarptıktan sonra ışıkta arabalar duruyordu" dedi.

Yüksek tansiyonu tetikleyen 14 şaşırtıcı neden


 
Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, yüksek tansiyona sebep olabilen 14 şaşırtıcı faktörü sıraladı.

29.05.2026 17:39:00
MURAT ÇORBACI
  Yüksek tansiyonu tetikleyen 14 şaşırtıcı neden
  Yüksek tansiyonu tetikleyen 14 şaşırtıcı neden

Modern yaşamın yoğun temposu, stres ve kötü beslenme hipertansiyonu tetikleyen başlıca nedenler arasında yer alıyor. Ancak bu nedenlerin hiçbiri yoksa ve tansiyon yine de yükseliyorsa altında daha alışılmadık nedenler olabileceğine dikkat çeken Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi'nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, "Yalnızlık, uyku apnesi, susuzluk, ağrı kesici kullanımı, bazı bitkisel takviyeler ve tiroid problemleri gibi günlük yaşamda çoğu zaman önemsenmeyen faktörler de tansiyon değerlerini yükseltebilir. Kontrol altına alınmayan hipertansiyon ise zamanla kalp, damar, böbrek ve beyin sağlığı üzerinde ciddi hasarlara yol açabilir" uyarısında bulundu.







Kontrol şart!

Özellikle tansiyon problemi yaşayan kişilere verilen ilk tavsiyelerden birinin tuz tüketimini azaltmak olduğunu paylaşan Prof. Dr. Nevrez Koylan, "Bunun nedeni, fazla tuzun vücutta su tutulmasına yol açarak kalp ve damar sistemi üzerinde ekstra yük oluşturmasıdır. Ancak hipertansiyonu tetikleyen nedenler yalnızca tuzla sınırlı değildir. Stres, kaygı ve öfke gibi duygusal değişimlerin yanı sıra günlük yaşamda fark edilmeyen bazı alışkanlıklar da tansiyon değerlerinde ani yükselmelere neden olabilir. Geçici iniş ve çıkışlar her zaman ciddi bir soruna işaret etmese de uzun süre yüksek seyreden değerlerin mutlaka hekim kontrolünden geçmesi gerekir" dedi.
Prof. Dr. Nevrez Koylan yüksek tansiyon üzerinde etkisi olan beklenmedik 14 faktörü sıraladı:







Yalnızlık

Yalnızlık hissi, özellikle uzun vadede büyük tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Bu konuda yapılan bir araştırmada, kendisini yalnız hisseden kişilerin büyük tansiyonunda dört yıl içinde 14 puandan fazla artış olduğu ortaya kondu.

Beyaz önlük sendromu

Doktor kontrolü sırasında ölçülen tansiyon değerleriyle evde ölçülen değerler arasında fark görülebilir. "Beyaz önlük etkisi" olarak adlandırılan bu durum, yalnızca muayene ortamında bulunmaya bağlı olarak büyük tansiyonda 10, küçük tansiyonda ise 5 puana kadar yükselmeye neden olabilir. Bu artışın genellikle stres ve kaygıyla ilişkili olduğu düşünülüyor.

Tuvalete gitmeyi geciktirmek

Tuvalet ihtiyacını uzun süre ertelemek de tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Yapılan bir araştırmada, en az 3 saat boyunca tuvalete gitmeyen orta yaşlı kadınların büyük tansiyonunda ortalama 4, küçük tansiyonunda ise 3 puan artış görüldü. Benzer etkilerin farklı yaş gruplarındaki kadın ve erkeklerde de ortaya çıkabileceği belirtildi.







Susuzluk

Vücudun yeterli suya sahip olmaması, kan damarlarının daralmasına neden olarak tansiyonu yükseltebilir. Susuz kalan vücut sıvıyı korumaya çalışırken damarlar daha fazla sıkışabilir ve böbrekler daha az idrar üretmeye başlayabilir. Bu durum da kalp ve beyindeki küçük damarlar üzerinde ekstra baskı oluşturabilir.

Duygusal konuşmalar

Dinlenme halindeki kan basıncı, konuşmaya başlanmasıyla birlikte geçici olarak yükselebilir. Bu artışın seviyesi, konuşulan konunun içeriğine ve duygusal yoğunluğuna göre değişebilir. Benzer etki telefon görüşmeleri sırasında da görülebilir.







Şeker

Özellikle yüksek fruktozlu mısır şurubu içeren işlenmiş şekerler, kan basıncının yükselmesinde tuz kadar hatta bazı durumlarda daha fazla etkili olabilir.

Bitkisel takviyeler

Ginkgo, ginseng, guarana, efedra, acı portakal ve sarı kantaron gibi bazı bitkisel takviyeler kan basıncını yükseltebilir. Ayrıca bu ürünler, yüksek tansiyon ilaçları da dahil olmak üzere bazı ilaçların etkisini değiştirebilir.







Uyku apnesi

Uyku apnesi, yüksek tansiyon ve diğer kalp hastalıkları riskini artırabilir. Uyku sırasında solunumun sık sık durup yeniden başlaması, sinir sisteminin kan basıncını yükselten kimyasallar salgılamasına neden olabilir. Ayrıca bu durumun yol açtığı oksijen eksikliği damar duvarlarına zarar vererek vücudun tansiyonu düzenlemesini zorlaştırabilir.

Tiroid problemleri

Vücudun yeterince tiroid hormonu üretmemesi, kalp atış hızının yavaşlamasına ve damarların esnekliğini kaybetmesine neden olabilir. Ayrıca kötü kolesterol olarak bilinen LDL kolesterolü de yükseltebilir ve bu da damar sertliğine yol açarak tansiyonu artırabilir. Nadiren de olsa tiroid hormonunun fazla salgılanması, kalbin daha hızlı ve güçlü çalışmasına neden olarak kan basıncını yükseltebilir.

Doğum kontrol ilaçları

Doğum kontrol hapları, iğneleri ve bazı diğer yöntemler, kan damarlarını etkileyen hormonlar içerdiği için tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Bu riskin özellikle 35 yaş üstü, fazla kilolu veya sigara kullanan kadınlarda daha yüksek olduğu düşünülüyor.







Antidepresanlar

Dopamin, norepinefrin ve serotonin gibi beyin kimyasallarını etkileyen antidepresan ilaçlar, kan basıncında değişikliklere yol açabilir. Özellikle serotonin üzerinde etkili ilaçların birlikte kullanılması durumunda tansiyon değerleri yükselebilir.

Ağrı kesici kullanımı

Aspirin ve ibuprofen gibi steroid olmayan anti-enflamatuar ilaçlar hem sağlıklı kişilerde hem de hipertansiyon hastalarında tansiyon değerlerinin yükselmesine neden olabilir. Artış genellikle birkaç puanla sınırlı kalsa da bazı kişiler bu ilaçlardan çok daha fazla etkilenebilir.







Potasyum eksikliği

Böbreklerin kandaki sıvı dengesini koruyabilmesi için sodyum ve potasyumun dengeli olması gerekir. Bu nedenle düşük tuzlu besleniliyor olsa bile yeterince meyve (özellikle muz), sebze, fasulye, az yağlı süt ürünleri ya da balık tüketilmemesi tansiyonun yükselmesine neden olabilir.

Ağrı

Tansiyonu yükselten alışılmadık nedenlerden biri de ağrı olabilir. Ani ya da şiddetli ağrılar, sinir sistemini hızlandırarak kan basıncının yükselmesine yol açabilir.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.