logo
05 ŞUBAT 2026

Prof. Dr. Baş'tan tarihi tespit

06.01.2007 00:00:00
Bugüne kadar AB, ABD ve sair ecnebi menfaatlerine uygun çalışmalar yapıp, onların istekleri doğrultusunda her türlü hukuki ve siyasi mevzuatı... Alperen POLAT'ın yazısı

2007'ye tabir yerindeyse tam bir veri ve durum bombardımanı içerisinde girdik. Ortalık tam anlamıyla toz duman, her kafadan bir ses çıkıyor ve çıkan seslerin önemli bir bölümü yeni yılın gelmesiyle,  geçmişin, yani geçen yıllarda yapılanların unutulduğunu, milletin hafızasından silindiğini düşünüyor. Ya da öyle davranmak ve konuşmak işlerine geliyor...

Bu seslerden birisi de Başbakan Erdoğan'a ait. Başbakan Erdoğan bugüne kadar duymaya pek de alışık olmadığımız tarzda konuşmalar yapıyor ve bu ana kadar aksi için üstün çaba sarfettiği ve aslında halen de etmeye devam ettiği gerçek misyonunun ve kimliğinin tam zıddı açıklamalar yapıyor. Ne diyor Başbakan Erdoğan: Kurban olam ayına, yıldızına!Evet yanlış okumadınız, bir anda Türkiye'deki bütün bilboardlarda asılı olan bayram mesajında, Başbakan Erdoğan'ın ayyıldızın altındaki resmi eşliğinde bu cümle aktarılıyor.

Şu ana kadar yaptığı icraatlarla ayyıldızımızı AB'nin 12 yıldızına, ABD'nin 50 yıldızına (ABD bayrağında 50 yıldız var) kurban etmekten çekinmeyen Başbakan Erdoğan'a ne oldu da birden "ayyıldıza kurban olma" moduna girdi.Bu da yetmedi, Başbakan Erdoğan Lübnan'a giderken ve gelirken havada yine ilginç açıklamalar yaptı, sözde ABD'ye karşı oldukça sert mesajlar verdi.Bir anda Başbakan Erdoğan ABD karşıtı ve milliyetçi kesiliverdi!İşte böyle sisli, puslu ve samimiyetin mumla arandığı karanlık bir ortamda, bizleri ve milletimizi ışığıyla aydınlatacak, firasetiyle yön gösterecek ve her zaman olduğu gibi yine önceden uyarıp ikaz edecek Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş beyin görüşlerine başvurma ihtiyacı hissettik.Telefonla ulaştığımız Prof. Dr. Haydar Baş bey bütün bu konularda tarihi tespit ve değerlendirmelerde bulundular.

Başbakan Erdoğan'ın bir anda milliyetçi söylemlere sarılmasını erken seçim sinyali olarak değerlendiren Prof. Dr. Haydar Baş mealen şunları söyledi:"Bugüne kadar AB, ABD ve sair ecnebi menfaatlerine uygun çalışmalar yapıp, onların istekleri doğrultusunda her türlü hukuki ve siyasi mevzuatı çıkaran, Kıbrıs konusunda, AB konusunda telafisi mümkün olmayan tavizlerin altına imza atmaktan çekinmeyen Başbakan Erdoğan'ın bir anda milliyetçi söylemlere sarılması erken seçimin yaklaştığının habercisidir. Başbakan Erdoğan altına imza attığı bu icraatların yüce Türk milletimiz tarafından kabul görmediğini ve büyük tepki topladığını çok iyi bildiği ve millete rağmen yapılan bu icraatların siyasi anlamda sonunu hazırladığının bilincinde olduğu için, milletimize yönelik böyle bir oyunun içine girdi."Bütün bunların milletimize karşı sahnelenen bir tiyatro olduğunun altını ısrarla çizen Prof. Dr. Haydar Baş, "bu sözleri sarf edenler, ellerinden gelse Türkiye'yi tek kalemde satacaklar, Kıbrıs'ı tek kalemde vermekten çekinmeyecekler" diyor.Baş'ın yaptığı önemli tespitlerden birisi de; Başbakan Erdoğan'ın PKK'ya müdahale ve koordinatörlükle ilgili açıklamalarının, önümüzdeki dönemde muhtemel PKK operasyonlarının habercisi olduğu yönünde?

BOP taşeronluğunu gizleme gayretiBaşbakan Erdoğan'ın bu açıklamaları Lübnan yolculuğunda yapması size de ilginç gelmiyor mu?Sahi Başbakan Erdoğan'ın Lübnan'da ne işi var? Öyle demeyin, ne de olsa kendisi BOP'un eş başkanı? Yani ABD ve İsrail'in 22 İslam ülkesinin sınırlarını değiştirmeyi öngördükleri o büyük projenin yılmaz savunucusu. İşte Lübnan'a da bu yüzden gitti, Hizbullah yetkilileriyle de bu sıfatla konuştu Başbakan Erdoğan.Prof. Dr. Haydar Baş da, Başbakan Erdoğan'ın Lübnan ziyaretinde görüştüğü Başbakan Fuad Sinyora ve Hizbullah yetkilisine ABD ile işbirliği ve İsrail ile dostluğu salık verdiğini belirterek şunları ifade ediyor:"Sayın Erdoğan, Lübnan'a Büyük Ortadoğu Projesi'nin eş başkanı olarak gidiyor ve başta Hizbullah yetkilisi olmak üzere orada görüştüğü yetkililere ABD ve İsrail'in mesajlarını iletiyor. Onlara 'ABD ve İsrail ile dost olun, işbirliği yapın' mesajıyla ABD ve İsrail sözcülüğü yapan Erdoğan, sonra da kalkıp sözde ABD karşıtı açıklamalar yapıyor. Başbakan Erdoğan'ın sergilediği bu çelişkili tutumun ardındaki gerçek; İslam dünyasını yerle bir eden ve 22 İslam ülkesinin sınırlarını değiştirmeyi öngören Büyük Ortadoğu Projesi'nin (BOP) eş başkanlığı gibi işgalci Haçlı zihniyetinin taşeronluğu vazifesi ve misyonunu Türk halkından gizleme çabasıdır. Türk halkının bu işgalci taşeronluğuna karşı gösterdiği sert tepki Başbakan Erdoğan'ı panikletmiş ve bu panikle sözde ABD karşıtı açıklamalar yaparak milletin gözünü boyama yöntemine başvurmaya mecbur bırakmıştır."

Saddam'ın idamıyla iç savaş hedefleniyorProf. Dr. Haydar Baş beyin yaptığı önemli uyarılardan bir tanesi de Saddam Hüseyin'in idamıyla birlikte Irak'ta yaşanan gelişmelerle ilgili? Prof. Dr. Baş, Saddam Hüseyin'in işgalci ABD tarafından organize bir şekilde idam ettirilmesine karşın, idam sonrasında ABD tarafından yapılan 'idam bizim inisiyatifimiz dışında, Irak yargısının kararıyla gerçekleşti' türünden açıklamaların hedef saptırmaya yönelik olduğunu belirterek şunları söyledi: "Bütün bunlar ABD tarafından organize edildi. Şimdi ABD bu tür açıklamalarla kendisini devreden çıkarıp, Irak'taki mezhep savaşını körüklemek istiyor. 'Saddam'ı biz değil, Şiiler astı' diyerek, Sünnilerle Şiiler arasındaki çatışmayı tetikleyen ABD, Irak'ta kardeşin kardeşi kırmasını istiyor." Bu tarihi tespit ve uyarılardan sonra söylenecek tek bir söz var:İyi ki varsınız hocam!

Depremin Üçüncü Yılında Vicdana Davet

6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı yaklaşırken, Ali Can’dan toplumsal hafızaya ve ortak vicdana seslenen güçlü bir çağrı geldi. Yapılan önerilerde, anma gününün yalnızca bir tarih değil; ortak bir yas ve yüzleşme anına dönüşmesi gerektiği vurgulandı

05.02.2026 00:12:00
Haber Merkezi
Depremin Üçüncü Yılında Vicdana Davet
Depremin Üçüncü Yılında Vicdana Davet
Felaketin Saatinde Ortak Sessizlik
Depremin yaşandığı 04.17.35'te, 6 Şubat 2026 Cuma günü Türkiye genelinde eş zamanlı bir duruş çağrısı yapıldı. O dakikalarda hayatın durması, seslerin susması ve kayıpların hatırlanması istendi.
Sessiz Yas Alanları
Depremden etkilenen illerde açık alanlarda kurulacak sembolik yas kürsüleri ile vatandaşların kayıplarını anması, duygularını sessizlikle paylaşması ve dayanışmayı görünür kılması amaçlanıyor.
Eğlenceye Ara
6 Şubat günü müzikli ve eğlence içerikli etkinliklerin durdurulması çağrısında bulunulurken, yasla eğlencenin yan yana gelemeyeceği vurgulandı.
Enkaz Altındaki Bekleyişi Hissetmek
Anma günü için sembolik olarak uyumamak, yemek yememek ve su içmemek gibi ritüeller önerildi. Bu yaklaşımın, enkaz altında yaşam mücadelesi verenlerin çaresizliğine toplumsal bir yakınlık kurmayı hedeflediği belirtildi.

Melih Gökçek'in uykularını kaçıracak haber! Can Uğur anlattı

Ankara siyasetini yakından ilgilendiren çok kritik bir gelişmeler yaşanıyor

05.02.2026 00:10:00
Ahmet Turan Yiğit
Melih Gökçek'in uykularını kaçıracak haber! Can Uğur anlattı
Melih Gökçek'in uykularını kaçıracak haber! Can Uğur anlattı
Ankara siyasetini yakından ilgilendiren çok kritik bir gelişmeler yaşanıyor.
Gazeteci Can Uğur, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında verilen Danıştay kararının oy birliğiyle alınmasını ve doğurabileceği hukuki sonuçları değerlendirdi.
Can Uğur, "Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin hukuk müşaviri yani Melih Gökçek sonrası Ankara Belediyesi'in hukuk müşaviri yetkilileri tarafından dönemin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olması sebebiyle Melih Gökçek'le ilgili şöyle bir iddia vardı. Dava şuydu. Dönemin belediye başkanı Melih Gökçek işte belediye başkanı sıfatıyla vermiş olduğu ihaleler ve onunla ilgili imar ihaleleri üzerinden çok ciddi bir rant sağladı ve bu rantla birlikte kamu kaynaklarını kullandı ve kamuyu zarara uğrattı. Bununla birlikte bu kaynakların da FETÖ terör örgütü üyeleri tarafından kullanıldığı onlarla birlikte bu kaynakların rant ilişkisi ve rant ağı çerçevesinde zarara uğratıldığı yönünde bir davası vardı. Şimdi bununla ilgili olarak karar verildi" dedi.

Gazeteci Can Uğur'un konuşmasını izleyin:

İzmir'de 38 milyonluk kooperatif vurgunu: 13 gözaltı

İzmir'de jandarma ekiplerince tarımsal kalkınma kooperatiflerine yönelik düzenlenen 'zimmet' ve 'nitelikli dolandırıcılık' operasyonunda, 38 milyon 500 bin TL'lik yolsuzluk yaptıkları iddiasıyla haklarında yakalama kararı bulunan 14 şüpheliden 13'ü gözaltına alındı

04.02.2026 17:49:00
İHA
İzmir'de 38 milyonluk kooperatif vurgunu: 13 gözaltı
İzmir'de 38 milyonluk kooperatif vurgunu: 13 gözaltı
Kiraz Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Kiraz ilçesinde faaliyet gösteren 2 adet tarımsal kalkınma kooperatifine yönelik soruşturma başlattı. 'Zimmet', 'güveni kötüye kullanma' ve 'nitelikli dolandırıcılık' suçlamaları kapsamında yürütülen çalışma neticesinde, Tarım ve Orman Bakanlığı müfettişlerinin denetim raporları ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri incelendi.

Yapılan incelemelerde, 2020-2024 yılları arasında yaklaşık 38 milyon 500 bin TL'lik kamu zararı ve yolsuzluk yapıldığı tespit edildi. Elde edilen delillerin ardından harekete geçen jandarma ekipleri, bugün saat 07.00'de İzmir'in Kiraz ve Ödemiş ilçeleri ile Aydın'ın Nazilli ilçesinde belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Operasyon kapsamında, haklarında yakalama kararı bulunan 14 şüpheliden 13'ü yakalanarak gözaltına alındı.

Şüphelilerin Kiraz İlçe Jandarma Komutanlığı'ndaki adli işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.

Kayıp genç kızdan acı haber

Nevşehir'de dün akşam saatlerinden itibaren kendisinden haber alınamayan 19 yaşındaki genç kızın cansız bedenine ulaşıldı

04.02.2026 17:13:00
İHA
Kayıp genç kızdan acı haber
Kayıp genç kızdan acı haber
Edinilen bilgilere göre, 19 yaşındaki Sümeyye Satılmış dün saat 17.00 sıralarında Kayaşehir ve Kahveci Dağı çevresindeyken yakınları ile görüntülü görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmenin ardından genç kızdan bir daha haber alamayan yakınları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirerek yardım talebinde bulundu. İhbar üzerine harekete geçen polis ekipleri, Sümeyye Satılmış'ı bulmak için gece saatlerinde başlatılan geniş çaplı arama sabah saatlerinde de devam etti.

Ekipler bölgede hem yaya hem de dron destekli arama yaptı. Ayrıca çevrede bulunan güvenlik ve KGYS kameralarını inceleyen ekipler, kızın dün akşam saatlerinde Kahveci Dağı eteklerinde gezdiği görüntüye ulaştı. Bölgede çalışmalarını sıklaştıran ekipler, genç kızın cansız bedenine ulaştı. Satılmış'ın yüksekten düşerek yaşamını yitirdiği öğrenilirken, kesin ölüm nedeni yapılacak otopsinin ardından tespit edilecek.

Öte yandan, olay yerinde geniş güvenlik önlemi alan polis ekipleri de inceleme yaptı. Satılmış'ın cansız bedeni yapılan incelemenin ardından morga kaldırıldı.

Dedesinin ifadesi ortaya çıktı

Ayrıca, Nevşehir'de yalnız yaşayan Sümeyye Satılmış'ın dedesinin karakolda verdiği ifade de ortaya çıktı. Dede M.Y.'nin verdiği ifadede, "İkametinde tek başına yaşamaktadır. Anne ve babası Nevşehir merkezde değildir. Torunum dün 10.20'de aradı ve rutin bir şekilde konuştuk. Bana işten geldiğini ve yatacağını söyledi. Sonrasında konuşmayı sonlandırdık. Sümeyye'nin annesi F., beni saat 18.00'de aradı. Sümeyye'den haber alamadığını, evini dağıttığını ve kendisine ulaşamadığını söyledi. Bende bu nedenle Sümeyye'nin ikametine gittim. İkamete gittiğimde ikamet dağınık durumdaydı. Kızım ile konuyu konuştum ve sonrasında Sümeyye'ye ulaşmaya çalıştım. Fakat ulaşamadım" dedi.

Aziz İhsan Aktaş davasında 6'ıncı gün

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davanın görülmesine bugün 6'ıncı gününde devam ediliyor

04.02.2026 14:10:00
İhlas Haber Ajansı
Aziz İhsan Aktaş davasında 6'ıncı gün
Aziz İhsan Aktaş davasında 6'ıncı gün
Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında görevinden uzaklaştırılan tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, tutuklu Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tutuklu Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık 27 Ocak Salı günü ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen duruşmaya bir kısım tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan 578 sayfalık iddianamede, Beşiktaş, Avcılar ve Esenyurt belediyeleri ile İstanbul Asfalt Fabrikaları Sanayi Ticaret A.Ş., İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü 'suçtan zarar gören' sıfatıyla yer aldı. Ayrıca, aralarında örgüt lideri olduğu öne sürülen Aziz İhsan Aktaş, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın da bulunduğu 200 kişi 'şüpheli' sıfatıyla, 19 kişi ise 'mağdur' sıfatıyla yer aldı.

Aktaş, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında tahliye edilmişti

Soruşturma kapsamında sanık Aziz İhsan Aktaş, 30 Nisan 2025 ve 11 Mayıs 2025 tarihlerinde ek ifade vermişti. Aktaş, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandığı gerekçesiyle 4 Haziran 2025 tarihinde ise 'konutu terk etmemek' şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması şartıyla tahliye edilmişti.

Örgüt liderine 450 yıla kadar hapis talebi

Hazırlanan iddianamede, şüpheli Aziz İhsan Aktaş'ın 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 42 kez 'ihaleye fesat karıştırma', 4 kez 'edimin ifasına fesat karıştırma', 5 kez 'resmi belgede sahtecilik', 21 kez 'özel belgede sahtecilik', 'kamu kurum kuruluşlarının zararına dolandırıcılık', 10 kez 'rüşvet verme', 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' ve 'gerçeğe aykırı fatura düzenleme' suçlarından toplamda 187 yıldan 450 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Utku Caner Çaykara'nın 2 kez 'ihaleye fesat karıştırma' ve 'rüşvet alma' suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilen iddianamede, Ahmet Özer için 2 kez 'ihaleye fesat karıştırma' ve 2 kez 'özel belgede sahtecilik' suçundan 3 yıldan 9 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Sanıklar Oya Tekin, Kadir Aydar, Zeydan Karalar ve Abdurrahman Tutdere için 'rüşvet alma' suçundan 4'er yıldan 12'şer yıla kadar hapis cezası talep edilirken, şüpheli Rıza Akpolat'ın ise 'suç örgütüne üye olma', 26 kez 'ihaleye fesat karıştırma', 3 kez 'resmi belgede sahtecilik', 19 kez 'özel belgede sahtecilik', 'kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık', 4 kez 'rüşvet alma', 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' ve 'haksız mal edinme' suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.