logo
02 TEMMUZ 2026

Receb ayında kılınacak namaz

10.07.2008 00:00:00
 
Receb-i Şerif Ayında Kılınacak 30 Rek'atlık Nafile NamazSelmân-ı Fârisî -radıyallâhu anh- hazretleri şöyle anlatmıştır:Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Receb ayının hilâlini görünce, Selmân-ı Fârisî-radıyallâhu anh-'e hitaben buyurdular ki: "-Ey Selmân, erkek ve kadın müminlerden biri, Receb'de otuz rekat namaz kılsa, her rekatında bir Fatiha, üç İhlâs ve üç Kâfirûn sûrelerini okusa, Allah Teâlâ onun günahlarını siler ve ona ayın tamamında oruç tutmuş gibi sevap verir. O kimse gelecek yıla kadar namazlarını (bırakmadan) kılanlardan olur. Her gün için Bedir şehidlerinden bir şehidin ameli miktarı ameli yükseltilir.Recep ayında tuttuğu bir gün oruç için bir senelik ibâdet sevabı yazılır. Derecesi bin kat yükseltilir. Eğer Receb ayının tamamını oruçlu geçirir ve bu namazı da kılarsa, Allah onu Cehennemden kurtarır, Cennete nail eder ve orada Hakk'ın yakînından olur. Bunu bana Cebrail -aleyhisselâm- bildirdi ve şöyle dedi:"-Yâ Muhammed -sallâllâhu aleyhi ve sellem-!.. Bu namaz sizinle müşrikler ve münafıklar arasında bir alâmettir. Çünkü münafıklar bu namazı kılmazlar."Selmân -radıyallâhu anh- der ki:«-Yâ Rasûlâllâh! Bu namazı nasıl ve ne zaman kılayım?» dediğimde, Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:-Ya Selman! Recebin başında on rekat kılarsın. Her rekatta bir Fatiha, üç İhlâs ve üç Kâfirûn sûrelerini okursun. Selâm verdiğinde ellerini kaldırıp ;"Lâ ilahe illallâhu vahdehü lâşerîkeleh. Lehülmülkü ve le-hül hamdü yuhyî ve yümîtü ve hüve hayyün la yemûtü, bi-yedihil hayr ve hüve alâ külli şey'in kadir.Allâhümme lâ mania I imâ a'teyte velâ mu'tiye limâ me-na'te."der ve ellerini yüzüne sürersin.Ayın ortasında on rekat daha kılar ve onun da her rekatında bir Fatiha, üç İhlâs ve üç Kâfirûn sûrelerini okursun. Selâm verince iki elini semâya kaldırır ve:"Lâ ilahe illallâhu vahdehû lâşerîkeleh. Lehülmülkü ve le-hül hamdü yuhyî ve yümîtü ve hüve hayyün lâ yemûtü, bi-yedihil hayr ve hüve alâ külli şey'in kadîr.İlahen vahiden ferden sameden vitren. Ve lem yettehız sâhibeten velâ veledâ"deyip ellerini yüzüne sürersin.Ayın sonunda da, on rekat kılar, her rekatta bir Fatiha, üç İhlâs ve üç Kâfirûn sûrelerini okur, selâm verdiğinde ellerini kaldırıp:"L.â ilahe illallâhu vahdehû lâşerîkeleh. Lehülmülkü ve lehül hamdü yuhyî ve yümîtü ve hüve hayyün lâ yemûtü, bi-yedihil hayr ve hüve alâ külli şey'in kadir.Ve sallallâhu alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihittâ-hirîyne velâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm." diye duâ edersin.Bu duanın sonunda dilediğini Allah -azze ve celle-'den iste. Duan kabul edilecektir. Allah Teâlâ seninle Cehennem arasında yetmiş hendek hâsıl eder, her hendeğin arası, yer ile gök arası mesafe kadardır. Ve kıldığın bu namazın her rekatı için, bir milyon rekat sevabı yazılır. Ve Cehennemden afv beratı yazılır. Sırattan geçmene yol verilir."Selmân-ı Fârisî -radıyallâhu anh-:-Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem-'in hadîsindeki bu ziyâdeyi işitince duygulandım, secdeye kapandım, Allah'a şükür secdesi yaptım, demiştir." (Gunye-1 /180-181).

Ümit Özdağ: Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, sürecin Türkiye'nin üniter yapısını hedef aldığını öne sürerek, "Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçasıdır" dedi

01.07.2026 14:23:00
Haber Merkezi
 
Ümit Özdağ: Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçası
Ümit Özdağ: Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçası
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, sürecin Türkiye'nin üniter yapısını hedef aldığını öne sürerek, "Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçasıdır. Irak ve Suriye işgal edilerek parçalanmıştır. İran, rejimi yıkılarak bir iç savaşa sürüklenmek istenmiş ve buna direnmiştir. Türkiye ise 'Terörsüz Türkiye' Projesi ile anayasal yapısı değiştirilerek; demografi mühendisliğiyle gerçekleştirilen nüfus kaydırmaları üzerinden tahrip edilerek milli, üniter devletten çok milletli federal bir yapıya dönüştürülmeye çalışılmaktadır. Buna Ankara'da karanlık koridorlarda 'yumuşatılmış üniter devlet' deniliyor" dedi. Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:

"Birçok şehrimizde meydanlarda bir narkoterör örgütünün elebaşının posterleri asılmakta, caddelerde bir bebek katilinin fotoğrafını taşıyan bildiriler dağıtılmakta, sokaklarda PKK paçavrasını taşıyan gruplar serbestçe yürümekteler. 12 suçsuz insanı; kadın, erkek ve bebek demeden yakarak öldüren PKK'lı teröristler, Türk milletine ve Türk devletine karşı meydanlarda insan hakları, demokrasi nutukları atmakta, Diyarbakır'da Kürtçenin ikinci resmi dil olması amacıyla kongreler düzenlenmektedir.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da, Cumhuriyetimizin kurulduğu günden bugüne geçen 103 sene içerisinde Türk bayrağını, Türk devletini ve Türk milletinin ayrılmaz bir parçası olma şuurunu destekleyen ve savunan, 1984'ten bu yana da PKK terör örgütüne karşı birçoğu korucu olarak vatan savaşı veren insanlarımız, gelinen aşamada devletin DEM ve PKK'ya taviz vererek mücadeleyi sona erdirdiği ve vatansever yurttaşları DEM ile PKK'nın insafına terk edeceği düşüncesiyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'dan batıya göç etmeyi düşünmeye başlamışlardır. Yaşanan durum, ağır bir milli travmanın yaklaştığını göstermektedir.

ABD'nin eski Suudi Arabistan Büyükelçisi Chas Freeman şöyle demiş: 'Büyük İsrail Projesi, çevredeki devletleri parçalı ve etkisiz hale getirmeyi gerektiriyor.' ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack da İsrail'in çevresinde ulus devlet istemediğini ifade etmiş. Önce Irak parçalandı, sonra Suriye. Sıra İran ve Türkiye'ye geldi. ABD ve İsrail'in ortak operasyonu ile İran'a savaş açıldı. Plan; İran üst yönetimini öldürmek, yönetim boşluğunun oluştuğu aşamada silahlandırılan Kürtleri ayaklandırmak, PKK ve PYD'yi Irak'tan İran'a sokarak İran'da isyan çıkarmaktı. Bunun için de İran'ın batısında yoğun bombardıman yapılarak PKK ve PYD'nin geçeceği bölgelerdeki İran güvenlik güçleri etkisizleştirilmeye çalışıldı. İran bu oyunu bozdu ve İsrail ile ABD'yi geri püskürttü.

"Terörsüz Türkiye projesi, Büyük Orta Doğu projesinin bir parçası"
İran'a yönelik saldırıyla hemen hemen eş zamanlı olarak Türkiye'ye yönelik de bir örtülü operasyon saldırısı başladı. Bu örtülü operasyon saldırısının adı Terörsüz Türkiye'dir. Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçasıdır. Irak ve Suriye işgal edilerek parçalanmıştır. İran, rejimi yıkılarak bir iç savaşa sürüklenmek istenmiş ve buna direnmiştir. Türkiye ise 'Terörsüz Türkiye' Projesi ile anayasal yapısı değiştirilerek; demografi mühendisliğiyle gerçekleştirilen nüfus kaydırmaları üzerinden tahrip edilerek milli, üniter devletten çok milletli federal bir yapıya dönüştürülmeye çalışılmaktadır. Buna Ankara'da karanlık koridorlarda 'yumuşatılmış üniter devlet' deniliyor.

DEM ve PKK'nın hedefi demokrasi ve insan hakları mücadelesi vermek değil; ayrı bir millet olma, ayrı bir millet olarak önce bir süre Türkiye Cumhuriyeti'ne ortak olma ve sonra uygun fırsat bulunca Türkiye'den koparabileceği en büyük parçayı kopararak ülkemizi parçalayarak ayrılmaktır. DEM ve PKK'nın emperyalizm tarafından desteklenen bu projesine karşı Türk milleti ancak Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş değerleri ve esasları etrafında birleşerek direnebilir. Atatürk ve kuruluş esasları adına yapılacak bu direniş, Türk milletinin egemenlik ve hukukunu tasfiye etmeyi hedefleyen komisyon masalarında oturarak yapılamaz. Atatürk ve kuruluş esasları adına yapılacak bu direniş, 'hem PKK ve DEM'i mutlu edeyim hem de Türk halkını memnun edeyim' şeklindeki bir zihniyetle de gerçekleştirilemez.

Emperyalizmin bütün gücüyle desteklediği ve içeride AKP, MHP, DEM, HÜDA PAR gibi unsurların savunduğu bu projeye karşı Türk milletinin başarılı bir şekilde direnmesi ancak bütün Atatürkçülerin, milliyetçilerin, ulusalcıların ve vatanseverlerin Atatürk'ten taviz vermeden, Cumhuriyet'in kuruluş esasları etrafında birleşerek Türkiye Cumhuriyeti'nin milli, üniter ve laik yapısını savunmasıyla mümkündür. Zafer Partisi olarak tekrar bütün vatansever, Atatürkçü, milliyetçi parti ve kadroları Türkiye Cumhuriyeti'ni savunmak için bir araya gelmeye davet ediyoruz."

İYİ Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu çoban ateşini yaktı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM grup toplantısında gündeme dair sert açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu, iktidarın eğitim, ekonomi ve dış politikasını eleştirirdi

01.07.2026 14:04:00
Haber Merkezi
 
İYİ Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu çoban ateşini yaktı
İYİ Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu çoban ateşini yaktı
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada iç ve dış siyasete yönelik kritik mesajlar verdi. Geçen cumartesi Ankara Tandoğan Meydanı'ndaki mitinge değinerek sözlerine başlayan Dervişoğlu, meydanda yükselen sesin teslimiyete karşı bir "çoban ateşi" olduğunu ifade etti.

Konuşmasında AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in açıklamalarını hedef alan Dervişoğlu, iktidarın terörle mücadele politikasında eksen kayması yaşadığını savundu. Dervişoğlu, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Ömer Çelik'in son açıklaması, kamuoyuna anlatılan temel çerçeveyi fiilen değiştirmektedir. Düne kadar önce terör örgütünün silah bırakacağı söyleniyordu, bugün ise 'silah bırakmayı gerçekleştirecek yasal zeminin oluşması gerekiyor' deniliyor. Önce yasa çıkarılacak, sonra silah bırakılacak… Bu, müzakerenin ağırlık merkezinin değiştiğini gösterir. TBMM, hiçbir silahlı yapının beklentilerini karşılamak için önceden yasa çıkaran bir kurum değildir."

BREZİLYA FAVELASI ÖRNEĞİ
Gelecek hafta Ankara'da düzenlenecek olan NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde başkentte alınan yoğun güvenlik önlemlerini ve kısıtlamaları eleştiren Dervişoğlu, "Büyük devlet olmak, büyük toplantılara ev sahipliği yapmakla değil, millet onuruyla hazırlanmakla olur" dedi. Yolların, üniversitelerin ve kamu kurumlarının kapatılmasını eleştirdi.

İYİ Parti Lideri, Ankara esnafının mağdur edilmemesi için stopaj ve Bağ-Kur primlerinin Hazine tarafından karşılanmasını öngören bir kanun teklifi verdiklerini açıkladı:

"Madem Ankara'yı Brezilya favelası gibi tenekelerle çevirmeyi biliyorsunuz, başka bir mağduriyet yaratmayın. Türkiye, NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapıyor diye kendi vatandaşına yabancı muamelesi yapmak zorunda değildir. Gazeteciden, öğrenciden, akademisyenden korkmak devlet ciddiyetiyle bağdaşmaz."

DIŞ POLİTİKADA "SAVRULMA" ELEŞTİRİSİ
Türkiye'nin dış politikasının kurumsal ciddiyetten uzaklaştığını belirten Dervişoğlu, sığınmacı krizinden S-400 ve F-35 süreçlerine kadar yaşanan maliyetlerin milletin sırtına yüklendiğini söyledi. Türkiye'nin NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip olmasına rağmen müttefikler arasında askeri hastanesi bulunmayan tek ülke olduğunu hatırlatan Dervişoğlu, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin "Askeri hastaneler yeniden açılmalı" talebine "İYİ Parti olarak defalarca önerge verdik, reddettiniz. Yaptığınız hatayı düzelterek alkış alamazsınız. Günaydın derler buna, Üsküdar'da sabah oldu" karşılığını verdi.

"MİLLETE OTOMATİK, YANDAŞA KORUMATİK SİSTEM"
Ekonomik verilere de değinen İYİ Parti Genel Başkanı, açlık sınırının 35 bin, yoksulluk sınırının ise 114 bin lirayı aştığı bir dönemde iktidarın "otomatik işleyen sistem" açıklamalarını eleştirdi. Dervişoğlu, "Evet, bu ülkede otomatik işleyen bir sistem var; vatandaş otomatik vergi ödüyor, emekli otomatik yoksullaşıyor, genç gelecek kaygısına mahkûm ediliyor. Millete gelince otomatik sistem, yandaşa gelince korumatik sistem işliyor" dedi.

İBB Davası'nın 60. duruşması başladı

İBB Davası'na ilişkin 59'u tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 60. duruşması başladı

 

01.07.2026 11:58:00
Anadolu Ajansı
 
İBB Davası'nın 60. duruşması başladı
İBB Davası'nın 60. duruşması başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ile eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da geldiği duruşmada, CHP'li bazı milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuklu sanık İBB Başkanı Danışmanı ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un savunmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Yargılama sürecinde birleşen dosyadakilerle birlikte 51 sanığın tahliyesiyle davada, 59 tutuklu sanık bulunuyor. 

Yılın ilk 6 ayında 31 ülkeden 197 suçlu Türkiye'ye iade edildi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2026'nın ilk yarısında, adi suçlar ve terör suçları kapsamında, 31 ülkeden 197 şahsın Türkiye'ye iadesinin gerçekleştirildiğini bildirdi

01.07.2026 10:59:00
AA
 
Yılın ilk 6 ayında 31 ülkeden 197 suçlu Türkiye'ye iade edildi
Yılın ilk 6 ayında 31 ülkeden 197 suçlu Türkiye'ye iade edildi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2026'nın ilk yarısında, adi suçlar ve terör suçları kapsamında, 31 ülkeden 197 şahsın Türkiye'ye iadesinin gerçekleştirildiğini bildirdi.

Bakan Gürlek NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, suç işleyip adaletten kaçabileceğini sananların, dünyanın neresine saklanırlarsa saklansınlar kendilerini güvende hissedemeyeceklerini belirtti.

Adalet Bakanlığı olarak, yurt dışına kaçan suçluların iade süreçlerinin çok daha sıkı, tavizsiz ve anbean takipçisi olacaklarını vurgulayan Gürlek, şu bilgileri verdi:

"Bu kararlılığımızın bir neticesi olarak, 2026'nın ilk yarısında, adi suçlar ve terör suçları kapsamında taleplerimiz doğrultusunda 31 farklı ülkeden 197 şahsın ülkemize iadesi gerçekleştirilmiştir ve bu kişiler adalete teslim edilmiştir. İade edilen şahısların 85'i Gürcistan'dan, 52'si Almanya'dan, 9'u Yunanistan'dan, 8'i Karadağ'dan, 6'sı Bulgaristan'dan, 3'ü Hollanda'dan ve 3'ü Kırgızistan'dan ülkemize getirilmiştir. Hırvatistan, Irak, İngiltere, İtalya, Kazakistan, Kuzey Makedonya ve Polonya'dan ikişer suçlu iade edilirken, Arjantin, Arnavutluk, Azerbaycan, Belarus, Belçika, Bosna Hersek, Ermenistan, Fransa, Kolombiya, Kosova, Macaristan, Moldova, Portekiz, Rusya, Sırbistan, Slovenya ve Ukrayna'dan birer suçlunun iadesi sağlanmıştır."

"Buradan net bir şekilde ifade etmek isterim ki Türkiye'den iade talebinde bulunan ülkelere yönelik değerlendirmelerimizde, onların haklı iade taleplerimize verdikleri yanıtları dikkate alacağız." ifadesini kullanan Gürlek, iadeler konusunda işbirliği sergilenip sergilenmediğine, hukuki yardımlaşma ve mütekabiliyet ilkesine riayet edilip edilmediğine titizlikle bakacaklarını belirtti.

"Suçlular için kaçacak yer yok"
Bakan Gürlek, "Aziz milletimiz müsterih olsun. Hangi suç örgütüne mensup olursa olsun, hangi ülkeye kaçarsa kaçsın, teröristlerin, organize suç örgütü mensuplarının, dolandırıcıların ve milletimizin huzuruna kasteden suç odaklarının peşini bırakmayacağız" açıklamasında bulundu.

2026-KPSS Lisans başvuruları başladı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığınca düzenlenen 2026 Kamu Personel Seçme Sınavı'na (2026-KPSS Lisans) başvurular başladı

 

01.07.2026 10:44:00
Anadolu Ajansı
 
2026-KPSS Lisans başvuruları başladı
2026-KPSS Lisans başvuruları başladı

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruya göre, 2026-KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu 6 Eylül, Alan Bilgisi oturumları 12-13 Eylül'de yapılacak.

Diyanet İşleri Başkanlığında din hizmetlerinde görev almak isteyenlerin katılacakları Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testi (DHBT) ise 1 Kasım'da uygulanacak.

Sınavın Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu ile Alan Bilgisi oturumlarına başvurular 1-13 Temmuz'da, DHBT'ye başvurular ise 22-30 Eylül'de alınacak.

Adaylar, başvurularını ÖSYM Başvuru Merkezleri aracılığıyla ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" adresinden veya ÖSYM Aday İşlemleri mobil uygulamasından yapabilecek.

Tüm adaylar için 6 Eylül'deki Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuna girmek zorunlu olacak. Sınavın diğer oturumlarından hangilerine gireceklerine adaylar karar verecek.

Sınava ilişkin ayrıntılı bilgiye 2026-KPSS Lisans Kılavuzu'ndan erişilebiliyor. 

İzmir'de 121 bin 816 uyuşturucu hap ele geçirildi

İzmir'in Bornova ve Konak ilçelerinde düzenlenen operasyonlarda 121 bin 816 adet uyuşturucu nitelikli hap ele geçirilirken, 2 şüpheli tutuklandı

01.07.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
İzmir'de 121 bin 816 uyuşturucu hap ele geçirildi
İzmir'de 121 bin 816 uyuşturucu hap ele geçirildi
İzmir'in Bornova ve Konak ilçelerinde düzenlenen operasyonlarda 121 bin 816 adet uyuşturucu nitelikli hap ele geçirilirken, 2 şüpheli tutuklandı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Bornova ve Konak ilçelerindeki iki ayrı adreste yüklü miktarda uyuşturucu madde depolandığı ve bu maddelerin sokak satıcılarına dağıtılacağı istihbaratı üzerine harekete geçti.

Önceden belirlenen adreslere yapılan baskınlarda; 121 bin 816 adet uyuşturucu nitelikli hap ile bu hapların yapımında kullanılan 44 kilo 694 gram ham madde ele geçirildi.

Operasyonda gözaltına alınan Ö.U. ve S.K., emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Kahramanmaraş merkezli 10 ilde sahte altın üretimi ve pazarlaması yapanlara yönelik operasyon

Adalet Bakanı Akın Gürlek, "parada sahtecilik", "paraya eşit sayılan değerde sahtecilik" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçları kapsamında Kahramanmaraş merkezli 10 ilde sahte altın üretimi ve pazarlaması yapan kuyumcu, atölyeci, çantacı ve kalıpçılardan oluşan 71 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendiğini bildirdi

01.07.2026 07:36:00
AA
 
Kahramanmaraş merkezli 10 ilde sahte altın üretimi ve pazarlaması yapanlara yönelik operasyon
Kahramanmaraş merkezli 10 ilde sahte altın üretimi ve pazarlaması yapanlara yönelik operasyon

Bakan Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Kahramanmaraş merkezli vatandaşların emeğini, birikimini ve güvenini hedef alan sahtecilik ve dolandırıcılık yapılanmasına karşı bu sabah kapsamlı bir operasyon gerçekleştirildiğini belirtti.

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca darphane tarafından basılması gereken ziynet altınlarını, olması gereken ayar ve ağırlığın altında basarak hem devleti zarara uğratan hem de vatandaşları dolandıran yapılara karşı harekete geçildiğine işaret eden Gürlek, şunları kaydetti:

"Parada sahtecilik', 'paraya eşit sayılan değerde sahtecilik' ve 'nitelikli dolandırıcılık' suçları kapsamında Kahramanmaraş merkezli 10 ilimizde sahte altın üretimi ve pazarlaması yapan kuyumcu, atölyeci, çantacı ve kalıpçılardan oluşan 71 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlenmiştir. Şu ana kadar yapılan aramalarda, suçta kullanılan çok sayıda sahte kalıp, yasa dışı basılmış altınlar ve suç unsuru eşyalar ele geçirilmiştir. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde yürütülen soruşturma titizlikle ve çok yönlü olarak devam etmektedir."

Bakan Gürlek, vatandaşın alın terinin sahtecilikle, hileyle ve dolandırıcılıkla gasp edilmesine izin vermeyeceklerini, vatandaşların zor gün birikimlerini ve helal kazancını sahtekarların eline bırakmayacaklarını ve kuyumculuk sektörünün itibarını ve vatandaşın güvenini koruyacaklarını vurguladı.

Bu soruşturmayı gizlilik ve titizlikle koordine eden Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığını, operasyonu sahada başarıyla icra eden Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğünü ve soruşturma sürecinde görev alan tüm kamu görevlilerini tebrik eden Gürlek, "Cumhurbaşkanı'mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, ekonomik güvenliğimize ve toplumsal huzurumuza kasteden her türlü organize suç yapısıyla mücadelemiz kesintisiz devam edecek, adaletin gereği kararlılıkla yerine getirilecektir." ifadelerini kullandı.

Darphane Genel Müdürlüğünden alınan rapora göre, yapılan aramalarda ele geçirilen yaklaşık 11 kilogram ağırlığında gram, çeyrek, yarım, ata lirası ve çeyrek basımında kullanılan 15 adet yasa dışı kalıptaki altınların milyem değerlerinin olması gerekenden düşük olduğu, yine kalıpların sahte olduğu ve cumhuriyet altınlarının darphane basımı olmadığı ortaya çıktı.

150 ekip ve 490 personelin katılımıyla Kahramanmaraş merkezli 10 ilde gerçekleşen eş zamanlı operasyonda 71 şüpheliden 67'si yakalandı, yapılan aramalarda piyasa değeri yaklaşık 150 milyon Türk Lirası değerinde olan suç unsuru ele geçirildi.

Şile Belediyesi soruşturmasında 13 kişi tutuklandı

Şile Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 17 şüpheliden 13'ü tutuklandı

 

30.06.2026 11:47:00
Anadolu Ajansı
 
Şile Belediyesi soruşturmasında 13 kişi tutuklandı
Şile Belediyesi soruşturmasında 13 kişi tutuklandı

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen Şile Belediyesi soruşturması kapsamında yapılan operasyonda gözaltına alınan 17 şüpheliden 13'ü, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Hakimlik, 4 şüphelinin ise adli kontrol hükümleri kapsamında serbest bırakılmasına karar verdi.

Öte yandan, firari bir şüphelinin daha yakalanarak gözaltına alındığı öğrenildi.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca, Şile Belediyesine yönelik "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "irtikap", "rüşvet" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı'nın da bulunduğu 6 şüpheli, 10 Temmuz 2025'te gözaltına alınmıştı.

Belediye Başkanı Kabadayı, Oğuz Kaçmaz, Tuncay Tolga Özçakmak, Ali Şafak ve Evren Buçhan tutuklanmış, Aslı Kotan ise adli kontrol kararıyla serbest bırakılmıştı.

HTS kayıtları ve MASAK raporundaki hesap hareketlerinin incelenmesinin ardından haklarında gözaltı kararı verilen 22 şüpheli ise 23 Aralık 2025'te düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınmıştı. Bu şüphelilerden de 15'i tutuklanmış, 7'si adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılmıştı.

Şile Belediyesinde doğrudan temin, imar, ruhsat ve iskan işlemlerinde usulsüzlük yapıldığının ve rüşvet alınarak haksız menfaat sağlandığının tespit edilmesi üzerine 26 Haziran'da da İstanbul ve İzmir'de belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Bu operasyonda 16 şüpheli gözaltına alınmış, sonradan 1 şüphelinin daha yakalanmasıyla gözaltı sayısı 17'ye yükselmişti. 

Sanayi yangınlarında patlama yaşanıyor


 
 
2025 yılında İstanbul’da 323, Kocaeli’nde 100 sanayi yangını yaşanırken, ülke genelinde bu sayı yılın tamamında atölyelerle birlikte 3 bini aştı. Temmuz ve Ağustos aylarında artan kavurucu sıcaklar ile tatil dönemi kaynaklı personel eksikliği, fabrikaları daha da açık hedef haline getiriyor.

30.06.2026 10:25:00
HASAN GÜNDOĞDU
 
 Sanayi yangınlarında patlama yaşanıyor
 Sanayi yangınlarında patlama yaşanıyor

Temmuz ve Ağustos ayları, ormanlarda olduğu gibi sanayi tesisleri için yılın en tehlikeli dönem olarak öne çıkıyor. Mevsim normallerinin üzerine çıkan hava sıcaklıkları; lityum bataryalar, güneş enerjisi sistemleri ve yüksek enerji yoğunluklu üretim hatları yangın riskini daha artırıyor. Bu ekstrem hava şartlarına, yaz dönemi izinleri nedeniyle fabrikalarda yaşanan personel eksikliği de eklenince tehlikenin boyutu katlanıyor. Muhtemel bir acil durumda tesisi koruyacak, yangına ilk müdahaleyi yapacak yetkin personelin sahada bulunmaması ya da sayılarının kritik seviyeye düşmesi, küçük bir kıvılcımın tüm fabrikayı küle çevirmesine zemin hazırlıyor. Endüstriyel yangınlar yalnızca bir üretim tesisini yok etmekle kalmıyor; tedarik zincirlerini tamamen koparıyor, ihracatı baltalıyor ve binlerce çalışanın işini bir anda elinden alıyor.

Şehir merkezlerinde risk daha büyük

Türkiye'deki itfaiye verilerine göre özellikle üretimin yoğun olduğu şehirlerde durumun ne kadar kritik bir aşamaya geldiğini açıkça gösteriyor:
İstanbul alarm veriyor... 2021 yılında 286 olan fabrika yangın sayısı 2025 yılında 323'e çıktı.
• Ankara'da büyük artış... Başkentte 2025 yılından toplam 496 iş yeri yangını çıkarken, müdahalesi en zor olan büyük fabrika yangınlarının sayısı 68'e ulaştı. 2021 yılında bu sayı sadece 21'di.
İzmir ve Tekirdağ yanıyor... İzmir'de bir yılda 146 fabrika ve imalathane yangını çıkarken, Tekirdağ'da 177 fabrika ve sanayi tesisi alevlere teslim oldu.
• Kayseri'de sektörel tehlike... Mobilya ve tekstil gibi yüksek yanıcı yük taşıyan sektörlerin merkezindeki Kayseri OSB'de, depolama ve pasif yangın önleme sistemleri eksikliği nedeniyle 116 fabrika yangını kaydedildi.
Kocaeli risk altında... Türkiye'nin ağır sanayi ve petrokimya kalbi olan Kocaeli'de 100 endüstriyel tesis yangını yaşandı.
Türkiye genelinde her yıl 1400-1600 civarında fabrika yangını çıkarken, atölye ve imalathaneler de eklendiğinde toplam sanayi yangını sayısı yıllık 3 binin üzerine çıkıyor. Küresel ölçekte ise yangın ve patlamaları dünya genelindeki en büyük iş riskleri arasında 9. sırada yer alıyor.

İlk dakikalar çok önemli

Sanayi tesislerindeki yangınları değerlendiren uzmanlar, şu değerlendirmelerde bulunuyor: "Bir fabrikanın kaderi çoğu zaman yangının başladığı ilk birkaç dakikada belirleniyor. Temel yaklaşım, yangına sadece müdahale etmek değil, yangın başlamadan önce tüm tedbirleri almak olmalı. Endüstriyel yangınlar doğru planlama ve 7/24 sahada olan profesyonel ekiplerle önlenebilir bir risktir..."

Bir sabah operasyonu daha


 
İstanbul merkezli kara para aklama operasyonunda 37 şüpheli yakalandı. Soruşturmada, yasa dışı bahis ve kumar faaliyetlerinden elde edildiği değerlendirilen suç gelirlerinin finansal sisteme sokulması, aklanması ve yurt dışına aktarılmasına yönelik organize bir faaliyet ağının bulunduğu tespit edildi.

30.06.2026 08:17:00 / Güncelleme: 30.06.2026 08:20:43
HABER MERKEZİ/AA
 
Bir sabah operasyonu daha
Bir sabah operasyonu daha

İstanbul merkezli 9 ilde düzenlenen kara para aklama operasyonunda 37 şüpheli gözaltına alındı.

Banka hareketleri izlendi

İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmada, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan mali analiz raporları, banka hareketleri ile teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda, yasa dışı bahis ve kumar faaliyetlerinden elde edildiği değerlendirilen suç gelirlerinin finansal sisteme sokulması, aklanması ve yurt dışına aktarılmasına yönelik organize bir faaliyet ağının bulunduğu tespit edildi.

30 milyar liraya ulaştı

Bu kapsamda birbirleriyle yoğun ve organize şekilde para transferi gerçekleştirdiği belirlenen şirketler hakkında ayrıntılı mali inceleme yapan ekipler, soruşturmaya konu şirketlerin işlem hacminin yaklaşık 30 milyar liraya ulaştığı, bu işlem hacminin incelenen kişi ve şirketlerin beyan edilen ticari faaliyetleriyle uyumlu olmadığını belirledi.
Çalışmaların tamamlanmasının ardından MASAK raporları, banka kayıtları, dijital incelemeler, iletişim kayıtları, ifade içerikleri ve diğer deliller doğrultusunda, soruşturmaya konu faaliyetlerle bağlantılı oldukları belirlenen şüphelilerin yakalanmasına yönelik İstanbul, Ankara, Gaziantep, Hatay, İzmir, Kilis, Kırklareli, Kocaeli ve Tokat'a eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Mallarına el konuldu

Operasyonda 37 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturmada, ayrıca suçtan elde edildiği değerlendirilen 19 konut, 9 arsa, 1 iş yeri, 31 motorlu araç ile 32 şirkete el konuldu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.