Refah getirmeyen büyüme
TÜİK'in açıkladığı verilere göre Türkiye ekonomisi 2021'de yüzde 11, geçen yılın son çeyreğinde yüzde 9.1 büyüme kaydetti. Verileri değerlendiren uzmanlar, büyümenin büyük oranda baz etkisinden kaynaklandığına dikkati çekerek, yüksek enflasyon üreten büyümenin refah getirmediğine vurgu yaptı





Baz etkisinden kaynaklı büyüme
TÜİK'in açıkladığı büyüme rakamlarıyla ilgili ekonomi uzmanlarından dikkat çekici yorumlar geldi. Ekonomistler büyümenin büyük oranda baz etkisi ile yaşandığını, büyümenin ağırlıklı olarak ihracattan kaynaklandığına dikkat çekti. BETAM Başkanı Prof. Seyfettin Gürsel 2021 büyüme performansını şöyle değerlendirdi: "2021 büyümesinin yarısı baz etkisinden geliyor. Diğer yarısı da çok önemli, TL'de muazzam bir değer kaybı var bunun nedenleri ayrı bir tartışma. Ancak net ihracat büyümeye ciddi katkı yaptı. Önemli olan bu tablonun 2022'de devam edip etmeyeceği. Ne yazık ki bu bu tablonun kesinlikle tekrarı olmayacak. Bu yıl ilk çeyrekte yine baz etkisi görülebilir. İlk çeyrek yüksek gelecek ama odaklanılması gereken büyüme rakmaları çeyrekten çeyreğe olmalı. Cari fiyatlarla, yüksek enflasyonla gelen yüksek bir büyüme söz konusu." İktisatçı Mahfi Eğilmez enflasyonun çok yüksek olduğu bir dönemde ekonominin hâlâ ayakta kalmasının sebebinin büyüme olduğunu belirtirken, büyüme rakamlarının beklentilere uygun olduğuna dikkat çeken iktisatçı yazar Mustafa Sönmez ise büyümenin yüzde 50 enflasyon ürettiğini; refah getirmediğini kaydetti. Büyüme verilerinde tarımın küçülmesi de uzmanların gündemindeydi. Tarım uzaman Ali Ekber Yıldırım, ekonomi büyürken tarımın yüzde 2 oranın küçüldüğünü belirterek bunun sebebinin "kuraklık, girdi fiyatlarındaki artış, üretimin azalması" olduğunu belirtti.














































































