logo
02 TEMMUZ 2026

Şer şebekesi ve Türkiye

26.05.2005 00:00:00
 
Medeniyetler çatışması tezinin entelektüel alanda sözcülüğünü üslenen Samuel Huntington Türkiye'de konuşurken Los Angeles Times gazetesi ABD askerlerinin Guantanamo'da Kur'an-ı Kerim'e yönelik alçakça hakaretlerini yazdı. Haberin, Afganistan ve Pakistan'da yirmiyi aşkın insanın ölümüne neden olan Newsweek haberinden sonra yayınlaması tahrik anlamına mı geliyor, henüz bilmiyoruz. Ancak, hiçbir insanın aklına bile gelmemesi gereken bu iğrençlikler, Ebu Gureyb gibi işkence merkezlerinde de sergilenmişti. ABD'nin küresel savaşına ilişkin temel stratejilerin hepsinin medeniyetler çatışması ön kabulüyle hazırlandığı ortada. Bu savaşta yer alan askerlerin aynı nefretle hareket ettiklerini, düşman olana ait ne varsa hastalıklı bir ruh haliyle aşağıladıklarını her fırsatta görüyoruz. Medeniyetler çatışması tezini geliştirenler nefreti bütün dünyaya yaydılar. Huntington'ın entelektüel, askeri strateji alanında pazarladıklarını, karanlık tipler, hücreler, marjinal çevreler, şer şebekeleri uygulamaya geçiriyor. Bu çevreler, Büyük Ortadoğu Projesi gibi, yine medeniyetler çatışması çerçevesinde geliştirilen bir projeyi bizlere barış projesi olarak yutturmayı başardılar.Türkiye üzerine oyunlarPentagon'daki skandalın izini takip edenler, Türkiye'deki bir çok gelişmeninsebebini ve arkasındaki güçleri de öğrenme şansı bulacaklardır. Jefrey Steinberg tarafından Executive Intelligence Review için kaleme alınan "The Franklin Case: Bigger Than the Pollard Affair?" başlıklı yazı her şeyi gözler önüne seriyor. Skandal, Larry Franklin adlı Pentagon çalışanının ABD istihbaratına ait 83 gizli dosyayı American Israel Public Affairs Committee (AIPAC) adlı aşırı sağcıların odaklandığı bir örgüt üzerinden İsrail'e aktarmasıyla patlak verdi. Bu hafta Washington'da yıllık toplantısını yapacak olan örgüt, İsrail Başbakanı Ariel Şaron ve ABD Dışişleri Bakanı Condoleza Rice gibi çok sayıda önemli simayı konuşturarak şov yapmaya hazırlanıyor. Yazıdan hareketle bazı gerçekleri aktaralım: Franklin tutuklandı. Kendisiyle çalışan İsrail istihbaratına mensup Uzi Arad, eski İsrail askeri istihbarat mensubu Eran Larman ise hedefte. ABD istihbaratı bu kişilerle AIPAC ve Pentagon üst düzey yönetimi arasındaki bağlantıları soruşturuyor. Ancak bu kişi ve çevrelerle İsrail casusluk operasyonlarını yürüten tepedeki kişilere ulaşıp ulaşamayacağı merak konusu. Tepedekiler çok ünlü: Richard Perle, Michael Laden, Paul Wolfowitz, Frank Gafney ve Douglas Feith gibi. Sadece AIPAC değil, Anti-Defamation League (ADL) gibi çok sayıda örgüt, think tank kuruluşu işin içinde. Soruşturma 11 Eylül saldırılarına kadar uzanıyor. Saldırı sonrası İsrailli "güzel sanatlar öğrencileri" çok gündeme gelmişti. Şimdi yine gündemde. Bu "öğrenci"lerin 2000-2001 yıllarında ABD ordusu ve kurumlarını izledikleri ortaya çıktı. 11 Eylül saldırılarından hemen önce 120 İsrailli güzel sanatlar öğrencisi gözaltına alınıp sınır dışı edildi. Çoğunun İsrail istihbaratıyla ve ordusuyla, bazılarının da İsrail mafyasıyla bağlantıları ortaya çıkarıldı. Bazılarının 11 Eylül saldırılarından sorumlu tutulan Muhammed Atta gibi kişilerle aynı sokakta oturduğu belirlendi. İsrailli bazı yetkililer, bu kişilerin Müslüman grupları yönlendirdiğini, sınır dışı edilmeselerdi 11 Eylül saldırılarını engelleyeceklerini iddia etti. AIPAC ve İsrailli öğrenci skandalından önce, İsrail'in ADL üzerinden Amerikalı veya Müslümanlar'a ait 950 kurum ve kuruluşuizlediği, bilgilerini topladığı, en önemlisi de, Motorlu Araçlar'a ait kayıtları ele geçirdiği biliniyor. Dosyalar İsrail'e aktıFranklin skandalında İsrail'e aktarılan gizli dosyalar İran ve Irak'la ilgili.Ancak çok ilginç bir nokta var: Irak işgalinden sonra İsrail komandolarınınKuzey Irak'ta yapacağı operasyonlarda ne gibi tehditlerle karşılaşabileceğineilişkin bilgiler de İsrail'e aktarılmış. İsrail'in istediği bu bilgileri hazırlayan ise bugünlerde Türkiye'de sıkça adını duyuran Michael Rubin.Skandalın merkezindeki yer alan İsrail istihbaratına bağlı Herzilya Center,Irak'ın kitle imha silahları olduğunu dair bütün dünyayı kandıran yalanlarınsahibi. "Ilımlı İslam" projesini hazırlayanlardan Barry Rubin bu merkezdeçalışıyor ve dosyayı o hazırladı. Tony Blair'in "Saddam bizi 45 dakika'davuracak silahlara sahip" yaygarasını bu dosyaya göre yaptı. Aynı çevreler şimdi İran dosyasını hazırlamakla meşgul. İsrail istihbaratı ABD'den çaldığıbilgilerle bu dosyayı hazırlamaya çalışıyor. Dünya nasıl olsa bütün yalanlarainanıyor! Franklin Pentagon'da Douglas Feith'ın emri altında çalışıyordu. Ayrıca Wolfowitz tarafından John Hopkins Üniversitesi İleri Uluslararası Etüdler Okulu'nda görevlendirildi. Dün aynı üniversitede "Türkiye, İslam ve Laiklik" konulu bir panel yapıldı. Casusluk skandalında adı geçen Rubin de oradaydı. Daha önce Türkiye'deki Arap sermayesi raporu yazan ve "AKP Türkiye'yi Şeriata mı götürüyor?" sempozyumunda palavralar atan bu kişi, içinde bulunduğu "şer çetesi"yle birlikte son dönemlerde Türkiye'ye rol biçmeye kalkışanlardan biri.

İYİ Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu çoban ateşini yaktı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM grup toplantısında gündeme dair sert açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu, iktidarın eğitim, ekonomi ve dış politikasını eleştirirdi

01.07.2026 14:04:00
Haber Merkezi
 
İYİ Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu çoban ateşini yaktı
İYİ Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu çoban ateşini yaktı
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada iç ve dış siyasete yönelik kritik mesajlar verdi. Geçen cumartesi Ankara Tandoğan Meydanı'ndaki mitinge değinerek sözlerine başlayan Dervişoğlu, meydanda yükselen sesin teslimiyete karşı bir "çoban ateşi" olduğunu ifade etti.

Konuşmasında AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in açıklamalarını hedef alan Dervişoğlu, iktidarın terörle mücadele politikasında eksen kayması yaşadığını savundu. Dervişoğlu, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Ömer Çelik'in son açıklaması, kamuoyuna anlatılan temel çerçeveyi fiilen değiştirmektedir. Düne kadar önce terör örgütünün silah bırakacağı söyleniyordu, bugün ise 'silah bırakmayı gerçekleştirecek yasal zeminin oluşması gerekiyor' deniliyor. Önce yasa çıkarılacak, sonra silah bırakılacak… Bu, müzakerenin ağırlık merkezinin değiştiğini gösterir. TBMM, hiçbir silahlı yapının beklentilerini karşılamak için önceden yasa çıkaran bir kurum değildir."

BREZİLYA FAVELASI ÖRNEĞİ
Gelecek hafta Ankara'da düzenlenecek olan NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde başkentte alınan yoğun güvenlik önlemlerini ve kısıtlamaları eleştiren Dervişoğlu, "Büyük devlet olmak, büyük toplantılara ev sahipliği yapmakla değil, millet onuruyla hazırlanmakla olur" dedi. Yolların, üniversitelerin ve kamu kurumlarının kapatılmasını eleştirdi.

İYİ Parti Lideri, Ankara esnafının mağdur edilmemesi için stopaj ve Bağ-Kur primlerinin Hazine tarafından karşılanmasını öngören bir kanun teklifi verdiklerini açıkladı:

"Madem Ankara'yı Brezilya favelası gibi tenekelerle çevirmeyi biliyorsunuz, başka bir mağduriyet yaratmayın. Türkiye, NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapıyor diye kendi vatandaşına yabancı muamelesi yapmak zorunda değildir. Gazeteciden, öğrenciden, akademisyenden korkmak devlet ciddiyetiyle bağdaşmaz."

DIŞ POLİTİKADA "SAVRULMA" ELEŞTİRİSİ
Türkiye'nin dış politikasının kurumsal ciddiyetten uzaklaştığını belirten Dervişoğlu, sığınmacı krizinden S-400 ve F-35 süreçlerine kadar yaşanan maliyetlerin milletin sırtına yüklendiğini söyledi. Türkiye'nin NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip olmasına rağmen müttefikler arasında askeri hastanesi bulunmayan tek ülke olduğunu hatırlatan Dervişoğlu, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin "Askeri hastaneler yeniden açılmalı" talebine "İYİ Parti olarak defalarca önerge verdik, reddettiniz. Yaptığınız hatayı düzelterek alkış alamazsınız. Günaydın derler buna, Üsküdar'da sabah oldu" karşılığını verdi.

"MİLLETE OTOMATİK, YANDAŞA KORUMATİK SİSTEM"
Ekonomik verilere de değinen İYİ Parti Genel Başkanı, açlık sınırının 35 bin, yoksulluk sınırının ise 114 bin lirayı aştığı bir dönemde iktidarın "otomatik işleyen sistem" açıklamalarını eleştirdi. Dervişoğlu, "Evet, bu ülkede otomatik işleyen bir sistem var; vatandaş otomatik vergi ödüyor, emekli otomatik yoksullaşıyor, genç gelecek kaygısına mahkûm ediliyor. Millete gelince otomatik sistem, yandaşa gelince korumatik sistem işliyor" dedi.

Dünyada deniz yüzeyi sıcaklıkları 20,86 dereceyle 2023 ve 2024'te görülen rekor seviyenin üzerine çıktı

Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) bünyesindeki Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) analizine göre, küresel deniz yüzeyi sıcaklıklarında 2023 ve 2024'te kaydedilen 20,83 derecelik seviye aşıldı

01.07.2026 12:03:00
AA
 
Dünyada deniz yüzeyi sıcaklıkları 20,86 dereceyle 2023 ve 2024'te görülen rekor seviyenin üzerine çıktı
Dünyada deniz yüzeyi sıcaklıkları 20,86 dereceyle 2023 ve 2024'te görülen rekor seviyenin üzerine çıktı
Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) bünyesindeki Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) analizine göre, küresel deniz yüzeyi sıcaklıklarında 2023 ve 2024'te kaydedilen 20,83 derecelik seviye aşıldı.

Deniz yüzeyi sıcaklıkları 21 Haziran'da 20,86 derece ölçüldü.

Bu yılın kaydedilen yeni küresel deniz yüzeyi sıcaklığı rekoru, Dünya Meteoroloji Örgütünce (WMO) 2 Haziran 2026'da duyurulan Ekvatoral Pasifik'teki El Nino koşullarının başlamasının yanı sıra son aylarda çeşitli okyanus bölgelerinde gözlemlenen olağanüstü yüksek deniz yüzeyi sıcaklıkları nedeniyle bekleniyordu.

Bu rekorun, hava koşulları, küresel iklim ve deniz ekosistemleri üzerinde etkileri olması bekleniyor.

Son 3 yıl boyunca, kutup bölgeleri dışındaki küresel okyanuslar uzun vadeli ortalamadan 0,35 ile 0,73 derece arasında daha sıcak seyretti. Haziranda bu sapmalar, yılın bu dönemi için rekor düzeyde yüksek seviyelere ulaştı.

İzmir'de 121 bin 816 uyuşturucu hap ele geçirildi

İzmir'in Bornova ve Konak ilçelerinde düzenlenen operasyonlarda 121 bin 816 adet uyuşturucu nitelikli hap ele geçirilirken, 2 şüpheli tutuklandı

01.07.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
İzmir'de 121 bin 816 uyuşturucu hap ele geçirildi
İzmir'de 121 bin 816 uyuşturucu hap ele geçirildi
İzmir'in Bornova ve Konak ilçelerinde düzenlenen operasyonlarda 121 bin 816 adet uyuşturucu nitelikli hap ele geçirilirken, 2 şüpheli tutuklandı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Bornova ve Konak ilçelerindeki iki ayrı adreste yüklü miktarda uyuşturucu madde depolandığı ve bu maddelerin sokak satıcılarına dağıtılacağı istihbaratı üzerine harekete geçti.

Önceden belirlenen adreslere yapılan baskınlarda; 121 bin 816 adet uyuşturucu nitelikli hap ile bu hapların yapımında kullanılan 44 kilo 694 gram ham madde ele geçirildi.

Operasyonda gözaltına alınan Ö.U. ve S.K., emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Eski (!) Türkiye böyle değildi

Kocaeli merkezli 31 ilde yasa dışı bahis ve kumar oynatan suç örgütüne yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 118 şüpheli gözaltına alındı

01.07.2026 10:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
Eski (!) Türkiye böyle değildi
Eski (!) Türkiye böyle değildi
Kocaeli merkezli 31 ilde yasa dışı bahis ve kumar oynatan suç örgütüne yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 118 şüpheli gözaltına alındı. Suç örgütünün kurduğu 15 paravan şirket üzerinden altın hesabı ve kripto para işlemleriyle yaklaşık 3 ayda 6 milyar 657 milyon liralık para trafiği yürüttüğü tespit edildi.

İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yasa dışı bahis ve kumar siteleri üzerinden faaliyet yürüten suç örgütünün deşifre edilmesine yönelik çalışma başlattı.



Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen teknik ve fiziki takipler sonucunda, şüphelilerin yasa dışı faaliyetlerini gizlemek amacıyla 15 paravan şirket kurduğu belirlendi. Suç örgütünün bahis işlemlerini, bu şirketler aracılığıyla altın hesabı veya kripto para alımı yaparak gerçekleştirdiği tespit edildi.

3 ayda yaklaşık 6,6 milyar liralık para trafiği



Ekiplerin yaptığı detaylı incelemelerde, bahis sitelerindeki hesapların yanı sıra paravan şirketlere ait hesaplara son 3 aylık süre içerisinde yaklaşık 6 milyar 657 milyon 746 bin lira para aktarıldığı ortaya çıkarıldı. Suçtan elde edildiği değerlendirilen bu hesaplara el konuldu.

118 şüpheli gözaltında

Yürütülen soruşturma kapsamında, şüphelilerin yakalanması için 30 Haziran'da Kocaeli merkezli 31 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 118 şüpheli gözaltına alınırken, şahısların ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal, 2 ruhsatsız tabanca ve 108 fişek ele geçirildi.
Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.

Kahramanmaraş merkezli 10 ilde sahte altın üretimi ve pazarlaması yapanlara yönelik operasyon

Adalet Bakanı Akın Gürlek, "parada sahtecilik", "paraya eşit sayılan değerde sahtecilik" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçları kapsamında Kahramanmaraş merkezli 10 ilde sahte altın üretimi ve pazarlaması yapan kuyumcu, atölyeci, çantacı ve kalıpçılardan oluşan 71 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendiğini bildirdi

01.07.2026 07:36:00
AA
 
Kahramanmaraş merkezli 10 ilde sahte altın üretimi ve pazarlaması yapanlara yönelik operasyon
Kahramanmaraş merkezli 10 ilde sahte altın üretimi ve pazarlaması yapanlara yönelik operasyon

Bakan Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Kahramanmaraş merkezli vatandaşların emeğini, birikimini ve güvenini hedef alan sahtecilik ve dolandırıcılık yapılanmasına karşı bu sabah kapsamlı bir operasyon gerçekleştirildiğini belirtti.

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca darphane tarafından basılması gereken ziynet altınlarını, olması gereken ayar ve ağırlığın altında basarak hem devleti zarara uğratan hem de vatandaşları dolandıran yapılara karşı harekete geçildiğine işaret eden Gürlek, şunları kaydetti:

"Parada sahtecilik', 'paraya eşit sayılan değerde sahtecilik' ve 'nitelikli dolandırıcılık' suçları kapsamında Kahramanmaraş merkezli 10 ilimizde sahte altın üretimi ve pazarlaması yapan kuyumcu, atölyeci, çantacı ve kalıpçılardan oluşan 71 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlenmiştir. Şu ana kadar yapılan aramalarda, suçta kullanılan çok sayıda sahte kalıp, yasa dışı basılmış altınlar ve suç unsuru eşyalar ele geçirilmiştir. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde yürütülen soruşturma titizlikle ve çok yönlü olarak devam etmektedir."

Bakan Gürlek, vatandaşın alın terinin sahtecilikle, hileyle ve dolandırıcılıkla gasp edilmesine izin vermeyeceklerini, vatandaşların zor gün birikimlerini ve helal kazancını sahtekarların eline bırakmayacaklarını ve kuyumculuk sektörünün itibarını ve vatandaşın güvenini koruyacaklarını vurguladı.

Bu soruşturmayı gizlilik ve titizlikle koordine eden Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığını, operasyonu sahada başarıyla icra eden Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğünü ve soruşturma sürecinde görev alan tüm kamu görevlilerini tebrik eden Gürlek, "Cumhurbaşkanı'mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, ekonomik güvenliğimize ve toplumsal huzurumuza kasteden her türlü organize suç yapısıyla mücadelemiz kesintisiz devam edecek, adaletin gereği kararlılıkla yerine getirilecektir." ifadelerini kullandı.

Darphane Genel Müdürlüğünden alınan rapora göre, yapılan aramalarda ele geçirilen yaklaşık 11 kilogram ağırlığında gram, çeyrek, yarım, ata lirası ve çeyrek basımında kullanılan 15 adet yasa dışı kalıptaki altınların milyem değerlerinin olması gerekenden düşük olduğu, yine kalıpların sahte olduğu ve cumhuriyet altınlarının darphane basımı olmadığı ortaya çıktı.

150 ekip ve 490 personelin katılımıyla Kahramanmaraş merkezli 10 ilde gerçekleşen eş zamanlı operasyonda 71 şüpheliden 67'si yakalandı, yapılan aramalarda piyasa değeri yaklaşık 150 milyon Türk Lirası değerinde olan suç unsuru ele geçirildi.

Üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'ın öldürülmesine ilişkin sanıkların yargılaması sürüyor

Eyüpsultan'da cesedi valiz içinde yol kenarında bulunan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'ın öldürülmesine ilişkin Cemil Koç'un da arasında bulunduğu 9'u tutuklu 11 sanığın yargılanmasına devam edildi.

30.06.2026 18:03:00 / Güncelleme: 30.06.2026 18:11:23
AA
 
Üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'ın öldürülmesine ilişkin sanıkların yargılaması sürüyor
Üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'ın öldürülmesine ilişkin sanıkların yargılaması sürüyor

Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesince adliyedeki büyük salonda yapılan duruşmaya, 5'i tutuklu 6 sanık ile avukatları katıldı. Tutuklu sanık Cemil Koç'un da arasında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı.

Maktulün ikiz kardeşi müşteki Esra Tokyaz ve annesi Halime Tokyaz'ın da hazır bulunduğu duruşmada, çok sayıda kişi izleyici olarak yer aldı.

Tutuklu sanık Cemil Koç savunmasında, cezada indirim talebi bulunmadığını ve en ağır cezayı istediğini belirterek, polisleri işin içine çekmek gibi bir niyeti olmadığını söyledi.

Söz verilen diğer tutuklu sanıklar da tahliyelerine ve beraatlerine karar verilmesini istedi.

Duruşmada tanık olarak dinlenen Mehmet Gürel, olayın yaşandığı sitenin güvenliğinde çalıştığını, sanık Cemil Koç'u tanımadığını, polislerle birlikte eve girdiğinde çok pis olduğunu ve her yerde alkol şişesi gördüğünü anlattı.

Tanık Armağan Karagöz ise "2022 yılında Cemil Koç yüzünden adımı değiştirmek zorunda kaldım. Bir süre görüştüm ama sonrasında beni darbetti. Ben kendisinden ayrıldım. Ben o zaman karakola ifade verdim. Bir süre sonra Koç, karakolda verdiğim ifadeyi bana telefonda okudu. Cemil, çok fazla yasaklı madde kullanıyordu." ifadelerini kullandı.

Mahkeme heyeti, taraf avukatlarının beyanlarının alınması için duruşmayı 2 Temmuz Perşembe gününe erteledi.

"KADEM olarak bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız"

Duruşma öncesi Küçükçekmece Adliyesi önünde açıklama yapan Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) avukatı Sinem Ermiş, Ayşe Tokyaz'ın işkence edilmiş cansız bedeninin 13 Temmuz'da Eyüpsultan'da yol kenarında bir valizin içinde bulunduğunu hatırlattı.

Bu davanın yalnızca Ayşe Tokyaz davası olmadığını, kadınların yaşam hakkına yönelik bir adalet sınavı olduğunu dile getiren Ermiş, "Kadınlar tehdit edilerek, baskı altına alınarak susturulamaz. Kadına yönelik şiddet münferit değildir." ifadelerini kullandı.

Ermiş, KADEM olarak bu davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirterek, "Failin ve bu suça iştirak eden herkesin, hukuk önünde en ağır şekilde hesap vermesini talep ediyoruz." şeklinde konuştu.

Maktulün kardeşi Esra Tokyaz ise Ayşe Tokyaz'ın hayatını kaybetmesiyle birlikte diğer yarısının da gittiğini söyleyerek, herkesin desteğini istediklerini dile getirdi.

İddianameden

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 11 Temmuz 2025'te müşteki Esra Tokyaz'ın, ikiz kardeşi Ayşe Tokyaz'ın hayatından endişe ederek polise başvurduğu anlatılıyor.

Esra Tokyaz'ın, hakkında şikayette bulunduğu Cemil Koç'un bir süredir Ayşe Tokyaz'la birlikte olduğu belirtilen iddianamede, polislikten ihraç edilen Koç'un 1 şüpheli ölüm, 3 kasten yaralama, Ateşli Silahlar Kanunu'na muhalefet, uyuşturucu kullanma, 2 kez tehdit olmak üzere 8 adli suç kaydının bulunduğu aktarılıyor.

İddianamede, Cemil Koç'un kız arkadaşı Ayşe Tokyaz'ın yaşam hakkına karşı eylemde bulunmaya karar verdiği, plan çerçevesinde sanık Cemal Arslan'ın maktulü olayın gerçekleştiği Atakent Mahallesi'ndeki eve getirdiği, sanık Koç'un direnmesini önlemek amacıyla maktule zorla uyuşturucu madde verdiği ve canavarca hisle hareket ederek, acı çekmesinden zevk alarak, darbederek kadını öldürdüğü kaydediliyor.

Sanık Cemil Koç'un Tokyaz'a, öldürmesinden önce de sistematik şekilde şiddet uyguladığı ve özel fotoğraflarını çekerek bunları bilgisayarında tutup şantaj yaptığı anlatılan iddianamede, sanık Koç'un "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme", "cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" ve "şantaj" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis ile 3 yıldan 10 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Sanık Oğuz Kal'ın "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme" ve "cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 2 yıldan 7 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, sanıklar Cemal Arslan, Necmettin Ecer, İlker Umut Uğurlu, Mustafa Enes Aktaşçı, Barış Can Aydın, Erhan Girgin ve Yusuf Ziya Sancak'ın da "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürmeye yardım etme" suçundan 15'şer yıldan 20'şer yıla kadar hapis cezasına çarptırılmaları talep ediliyor.

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca, Ayşe Tokyaz'ın cinayet zanlısı Cemil Koç'a bilgi aktardığı iddia edilen polis memurları N.Ç. ve Z.B. hakkında da ayrı bir iddianame hazırlanmıştı.

Bu iddianamede ise sanık polis memurları N.Ç. ve Z.B'nin, "görevi kötüye kullanma" ve "verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" suçlarından 3 yıl 6 aydan sekizer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesi, 19 Kasım 2025'teki duruşmada, polis memuru 2 sanığın yargılandığı dosyanın, görevsizlik kararı ile ana dava dosyasıyla birleştirilmesi kararı vermişti. 

Milyonlarca araç sahibini ilgilendiriyor

Zorunlu trafik sigortasında hasar onarımları, değer kaybı tazminatı, yedek parça hiyerarşisi ve dijital bildirim süreçlerini baştan aşağı değiştiren yeni tebliğ 1 Temmuz 2026 itibarıyla resmen yürürlüğe giriyor

30.06.2026 14:10:00 / Güncelleme: 30.06.2026 14:10:04
Haber Merkezi
 
Milyonlarca araç sahibini ilgilendiriyor
Milyonlarca araç sahibini ilgilendiriyor
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından hazırlanan ve Resmi Gazete'de yayımlanan bu tarihi düzenleme, sigorta uyuşmazlıklarını azaltmayı, vatandaşların mağduriyetlerini engellemeyi ve illegal aracıların haksız kazanç elde etmesinin önüne geçmeyi hedefliyor. Yarından itibaren sigorta şirketleri, eksperler ve araç sahipleri için tamamen yeni bir süreç başlayacak.

Değer kaybı tazminatında bürokrasi bitiyor

Yeni dönemin en büyük kolaylığı, kazalardan sonra yaşanan araç değer kaybı başvurularında olacak. Yarından itibaren yürürlüğe girecek sistemin detayları şunlar:

Otomatik Başvuru: Maddi hasarlı kaza sonrası sigorta şirketine hasar onarımı için başvuran hak sahipleri, ayrıca bir dilekçe vermelerine gerek kalmaksızın değer kaybı talebinde de bulunmuş sayılacak.

Eksper Raporu Şartı: Görevlendirilen sigorta eksperi, araçtaki değer kaybı tutarını hazırlayacağı hasar raporunda net bir şekilde belirtecek.

Hızlı Bildirim: Sigorta şirketleri, hesaplanan değer kaybı tutarını nihai eksper raporunun kendilerine ulaştığı tarihi takip eden ilk iş günü içinde hak sahibine dijital ortamda bildirmekle yükümlü olacak.

Değer Artışı Kesintisi Kalktı: Onarım yapılan araçta parça değişimi sebebiyle bir değer artışı oluşsa bile, sigorta şirketleri bu farkı tazminat tutarından düşemeyecek.

Yedek parçada orijinal önceliği

Hasar gören araçların onarım süreçlerinde parça değişim kuralları net bir hiyerarşiye bağlanıyor.

Kazalı araçlarda hasar gören parça onarılamıyorsa, öncelikli olarak orijinal parçayla değiştirilmesi zorunlu olacak.

Orijinal parçanın piyasada bulunamadığı durumlarda, ancak hak sahibinin açık onayı alınarak eşdeğer veya yeniden kullanılabilir (çıkma) parça monte edilebilecek.

Orijinal parçanın temin edilemediğini veya hak sahibinin eşdeğer parçaya onay verdiğini ispat etme yükümlülüğü tamamen sigorta şirketine ait olacak.

Pert araçlar ve prim düzenlemeleri

Sistemdeki suistimalleri engellemek adına "ağır hasarlı" (pert) araçlar ve temmuz ayı primleri için de yeni kurallar getirildi.

Eksper raporuyla ağır hasarlı olduğu belirlenen araçlar için, aracın trafikten çekildiğini gösteren "Trafikten Çekilmiştir" tescil belgesi sigorta şirketine sunulmadan hiçbir şekilde tazminat ödemesi yapılmayacak.

SEDDK'nın yayımladığı genelge doğrultusunda, Haziran 2026'da uygulanan azami trafik sigortası primleri, 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren yüzde 2 oranında artırılarak güncellenecek.

Bildirimler tamamen dijitalleşiyor

Süreçlerin şeffaflığı için tebliğe "kalıcı veri saklayıcısı" tanımı eklendi. Sigorta şirketleri ile vatandaşlar arasındaki tüm iletişim kısa mesaj (SMS), elektronik posta, mobil uygulamalar, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi veya e-Devlet üzerinden yürütülecek ve kayıt altına alınacak. Böylece "bilgilendirme yapılmadı" iddiaları ve bürokratik gecikmeler tarihe karışacak.

Verilen kilolar ilginç yolla bedenden atılıyor!


 
Kilo verme süreciyle ilgili en sık merak edilen sorulardan biri, verilen kiloların vücuttan nasıl çıktığıdır. Toplumda sıkça düşünülenin aksine yağlar; yalnızca terleme, idrar ya da dışkı yoluyla vücuttan atılmaz. Yağ yakımı gerçekleştiğinde vücut depoladığı yağı enerji üretmek için parçalar; bu süreç sonunda yağın önemli bir kısmı karbondioksite dönüşerek nefes yoluyla dışarı verilir, kalan kısmı ise su olarak idrar, ter ve diğer vücut sıvılarıyla atılır.

30.06.2026 08:23:00
MURAT ÇORBACI
 
  Verilen kilolar ilginç yolla bedenden atılıyor!
  Verilen kilolar ilginç yolla bedenden atılıyor!

Kilo verme süreciyle ilgili en sık merak edilen sorulardan biri, verilen kiloların vücuttan nasıl çıktığıdır. Toplumda sıkça düşünülenin aksine yağlar; yalnızca terleme, idrar ya da dışkı yoluyla vücuttan atılmaz. Yağ yakımı gerçekleştiğinde vücut depoladığı yağı enerji üretmek için parçalar; bu süreç sonunda yağın önemli bir kısmı karbondioksite dönüşerek nefes yoluyla dışarı verilir, kalan kısmı ise su olarak idrar, ter ve diğer vücut sıvılarıyla atılır.

Uzman Diyetisyen Samet Yağlı, kilo verme sürecinin sanıldığından daha biyolojik ve sistemli bir mekanizma olduğunu belirterek, "Kilo vermek sadece tartıdaki rakamın azalması değildir. Vücut, depoladığı yağı enerjiye çevirdiğinde ortaya çıkan atıkların büyük bölümü nefesle dışarı atılır. Bu yüzden 'çok terledim, çok kilo verdim' düşüncesi yanıltıcıdır. Terleme çoğu zaman su kaybını gösterir; gerçek yağ kaybı ise sürdürülebilir beslenme, hareket ve metabolik dengeyle oluşur" dedi. Vücudun yağ depolarını kullanabilmesi için harcanan enerjinin alınan enerjiden fazla olması gerekir. Ancak bu durum, bilinçsizce aç kalmak anlamına gelmez. Uzun süreli açlık, çok düşük kalorili diyetler veya tek tip beslenme yöntemleri kısa vadede tartıda düşüş sağlayabilir; fakat bu kaybın önemli bir kısmı su ve kas kaybı olabilir.

Yağ kaybının sağlıklı şekilde gerçekleşmesi için yeterli protein alımı, dengeli karbonhidrat ve yağ tüketimi, liften zengin beslenme, düzenli su tüketimi ve fiziksel aktivite büyük önem taşır. Özellikle kas kütlesinin korunması, verilen kilonun kalıcı olmasında kritik rol oynar.

Samet Yağlı, kilo verme sürecinde en büyük yanılgılardan birinin tartı odaklı düşünmek olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Bir kişinin tartıda 2 kilo eksilmiş olması, 2 kilo yağ kaybettiği anlamına gelmez. Bu kayıp su, bağırsak içeriği veya kas kütlesinden de kaynaklanabilir. Gerçek başarı; bel çevresinin azalması, vücut yağ oranının düşmesi, kas kütlesinin korunması ve kişinin sürdürülebilir bir beslenme düzeni kazanmasıdır."

Bir sabah operasyonu daha


 
İstanbul merkezli kara para aklama operasyonunda 37 şüpheli yakalandı. Soruşturmada, yasa dışı bahis ve kumar faaliyetlerinden elde edildiği değerlendirilen suç gelirlerinin finansal sisteme sokulması, aklanması ve yurt dışına aktarılmasına yönelik organize bir faaliyet ağının bulunduğu tespit edildi.

30.06.2026 08:17:00 / Güncelleme: 30.06.2026 08:20:43
HABER MERKEZİ/AA
 
Bir sabah operasyonu daha
Bir sabah operasyonu daha

İstanbul merkezli 9 ilde düzenlenen kara para aklama operasyonunda 37 şüpheli gözaltına alındı.

Banka hareketleri izlendi

İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmada, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan mali analiz raporları, banka hareketleri ile teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda, yasa dışı bahis ve kumar faaliyetlerinden elde edildiği değerlendirilen suç gelirlerinin finansal sisteme sokulması, aklanması ve yurt dışına aktarılmasına yönelik organize bir faaliyet ağının bulunduğu tespit edildi.

30 milyar liraya ulaştı

Bu kapsamda birbirleriyle yoğun ve organize şekilde para transferi gerçekleştirdiği belirlenen şirketler hakkında ayrıntılı mali inceleme yapan ekipler, soruşturmaya konu şirketlerin işlem hacminin yaklaşık 30 milyar liraya ulaştığı, bu işlem hacminin incelenen kişi ve şirketlerin beyan edilen ticari faaliyetleriyle uyumlu olmadığını belirledi.
Çalışmaların tamamlanmasının ardından MASAK raporları, banka kayıtları, dijital incelemeler, iletişim kayıtları, ifade içerikleri ve diğer deliller doğrultusunda, soruşturmaya konu faaliyetlerle bağlantılı oldukları belirlenen şüphelilerin yakalanmasına yönelik İstanbul, Ankara, Gaziantep, Hatay, İzmir, Kilis, Kırklareli, Kocaeli ve Tokat'a eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Mallarına el konuldu

Operasyonda 37 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturmada, ayrıca suçtan elde edildiği değerlendirilen 19 konut, 9 arsa, 1 iş yeri, 31 motorlu araç ile 32 şirkete el konuldu.

Cem Küçük, Adnan Oktar örgütünden para aldı mı?

Türkiye günlerdir TGRT Haber sunucusu Cem Küçük ile yayıncı Tamar Tanrıyar arasında sosyal medya üzerinden yürütülen ağır ithamları, şantaj iddialarını ve belaltı ifşaları konuşuyor

29.06.2026 22:16:00
Haber Merkezi
 
Cem Küçük, Adnan Oktar örgütünden para aldı mı?
Cem Küçük, Adnan Oktar örgütünden para aldı mı?
Türkiye günlerdir TGRT Haber sunucusu Cem Küçük ile yayıncı Tamar Tanrıyar arasında sosyal medya üzerinden yürütülen ağır ithamları, şantaj iddialarını ve belaltı ifşaları konuşuyor.

İkilinin karşılıklı meydan okumalarıyla büyüyen kriz, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın düğmeye basmasıyla adli boyuta taşındı ve firari durumda olan Tanrıyar'ın gözaltına alınmasıyla yeni bir boyut kazandı.

Kaset ve şantaj



Kriz, Haziran ayı başında Tamar Tanrıyar'ın sosyal medya üzerinden yayınladığı videolarla başladı.

Tanrıyar, Mali Suçlarla Mücadele Şubesi kayıtlarına dayandığını öne sürdüğü bazı belgeler paylaşarak; Cem Küçük'ün geçmişte Adnan Oktar silahlı suç örgütünden "editörlük, çeviri ve deşifre bedeli" adı altında para aldığını iddia etti.

Küçük'ün bazı belediyelerden usulsüz paralar aldığını ve lüks ayakkabılar talep ettiğini de iddia eden Tanrıyar, muhalif isimlere yumuşak davranmaya devam etmesi halinde elindeki arşivi açarak kendisini tamamen deşifre edeceğini söyleyerek açıkça tehdit savurdu.

Cem Küçük ise bu iddialara sert bir üslupla yanıt vererek, Tanrıyar'ın arkasında bir suç örgütü olduğunu belirtti.

Tanrıyar'ın kendisini, Suriye hatları üzerinden arayan odaklarca yönlendirildiğini savunan Küçük, "Sen git, sahibin gelsin" restini çekti.

Küçük ayrıca, Tanrıyar'ın geçmişte bir iş insanını "Senden hamileyim" yalanıyla tehdit edip şantaj yaptığını ve eşi Can Tanrıyar'ın da devlet sırlarını sızdırmaktan tutuklandığını hatırlatarak çiftin haksız servet edindiğini öne sürdü.

Küçük'ün, Can Tanrıyar'ın 15 yıl önceki ilişkilerine ait kaset iddialarını gündeme getirmesine ise Tamar Tanrıyar, "Eşimin geçmişini malzeme yapacak kadar gözün dönmüş" diyerek tepki gösterdi.

Savcılık devreye girdi, Kuşadası'nda yakalandı

Karşılıklı ifşaların ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Tamar Tanrıyar'ın sosyal medya paylaşımlarını inceleyerek TCK 299 uyarınca "Cumhurbaşkanına Hakaret" ve TCK 217/A uyarınca "Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma" suçlarından gözaltı kararı çıkardı. İlk incelemelerde Marmaris üzerinden yurt dışına firar ettiği düşünülen Tanrıyar'ın izini süren emniyet güçleri, firari yayıncıyı Kuşadası'nda bir kruvaziyer gemisinde yakalayarak gözaltına aldı.

Cem Küçük: "Hukuk önünde burnundan getireceğiz"



Gelişmelerin ardından sosyal medya hesabından yeni bir açıklama yapan Cem Küçük, yasal sürecin sonuna kadar takipçisi olacağını belirtti. Küçük açıklamasında, "Tamar Tanrıyar'ın çalıştığım TGRT Haber, patronlarım ve şahsım adına attığı her iftirayı hukuk önünde burnundan getireceğiz. Cumhurbaşkanımıza hakaretlerinin de hesabını verecek. Tamar Tanrıyar denen namussuza destek, yanıltıcı bilgi veren arkasındaki herkesin de burnundan gelecek" ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.