HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 27 KASIM 2021, CUMARTESİ

‘Şimdi sıra bende…’

13.12.2020 00:00:00
'‘Şimdi sıra bende…’' seslendirme dosyası:

Pandemi günlerinde en iyi yaptığımız iş, eski dostları aramak, düzenleme adı altında bilgisayarda birikmiş dosya ve resimleri arşivlemek bir de telefon şirketlerine para kazandırmak oldu. 

Yazdığım yazılar kimin umurunda?

Ancak duru bir ön görü ve dingin bir akıl ile düşünmenin yolu böylesine bir süreçten geçmeyi gerektiriyormuş. 

Geçmişte yaptığınız hatalardan tutun da, haksızlık ettiğiniz arkadaşları; yanlış kararlar verdiğiniz olayları, bunların getirdiği sonuçları görüp kendinizi yargılama fırsatını buluyorsunuz. 

Bunu benim yaptığım gibi acaba başkaları da yapıyor mu? Çok merak ediyorum.  

Başkalarının yaptığı bazı davranışlar, uğradığınız haksızlıklar ve yanlış anlaşılmalar vücudunuzda olmasa da akıl labirentlerinizde karşılaşmak istemediğiniz izler bırakıyor. Bazı insanlar bir ömür boyu bu izlerin peşinden gidip intikam almaya veya zamanı gelince "Ben söylemiştim…" veya "Şimdi sıra bende…" demeyi bekliyorlar. Oysa herkes kendi yaptığından ve yaşadığından sınava çekiliyor. Bir başkasının aklı ile hareket etmek yerine kendi yanlışlarını yapmış olmak kabul edilir davranış olarak görülüyor.

Koskoca evrende bir nokta bile olmadığımızı düşünürsek, kainata hükmetmemiz mümkün değil. O; kendisi için saptanmış rotada yoluna devam ediyor. Ne durdurmak ne de hızlandırmak mümkün. İnsan olarak bu dünyaya gelmiş olmanın şansını kullanmak ve bu yolculuğun tadını çıkartmak var iken kendimize eziyet ediyoruz. 

Mutluluğun bir an için mümkün olduğunu, ancak sevginin bir ömür boyu sürdüğünü anlamamız lazım. Sadece kendini seven insanların başkalarına bir faydasının dokunması, onların iyiliğini istemeleri olası görünmüyor.

Mutlu olmak için başkalarına yardım etmek, bunun için de onların durumlarını anlamak zorundayız.  Çok küçük şeyler ile mutlu olan insanların ihtiyacını gidermek kolay. Hayata en üst noktadan başlamış insanın mutlu olduğu şeyler ise farklı. 

Her insanın yaşamında değer yargıları aynı değil. Daha doğrusu yaşamı basitleştirmek ve Sevgi'de buluşmak herkes için mümkün olmuyor. 

Üzerimize yağmur yağarken bir çadırın brandasının altına sığınmış olmak, sıcak bir bardak çay içip ısınırken kamp arkadaşlarımızla koyu bir sohbete dalmak, her insanın aşina olmadığı tabiatın kokusunu içine çekmek, manzaranın tadını çıkartmak benim için sarayda geçecek bir günden daha değerlidir. 

Pandemi günlerinde telefonuma el attığımda ne kadar uzun bir süredir görüşmediğim dostlarım olduğunu, resimlere baktığımda kendimi dünya telaşına kaptırarak izini kaybettiğim eski arkadaşlarım olduğunu düşünüyor ve onları merak ediyorum. 

Yaşamın bir bölümünde birbirinize değmiş, elleriniz buluşmuş, birlikte çalışmış iseniz onlar sizin için tanımadıklarınızdan biraz daha değerli oluyorlar. Bizim dönemimizdeki arkadaşlıklarımız kullanılmış değil, paylaşılmış arkadaşlıklardı. 

Asla yanlış olayları intikam almak için anılarımızda biriktirmezdik. Bir süre görüşmesek bile eğer tekrar bir araya gelirsek kimin haklı veya haksız olduğunu tartışmaz, unutur geçerdik. Daha sonra bu bizim yaşam felsefemiz oldu. Aksine, sözümüzü dinlemeyen veya yanlış yapanların düştükleri zor durumdan doğrulması için seferber olduk. 

Bu nedenle de güzel günlerimiz, güzel arkadaşlarımız oldu… Bize kötülük yapanlar ise zaten hayatımızdan kendilerini silip gittiler. Kim bilir belki de karşımıza çıkmaya yüzleri olmadı. 

Çocuk ve gençlere aşıladığımız bu yalın felsefe her zaman işe yaradı. Zengin de olsalar, yoksulluk sınırında da yaşasalar içinde yaşadıkları koşullarda başarılı olmaları için sadece sevginin yeterli olduğunu fark ettiler. 

Şimdi sıra bende demenin bir faydası yok.

Bence siz de bu pandemi döneminde olaylara biraz farklı bakın. 

Mevlana'yı, Yunus Emre'yi, Hacı Bektaş hazretlerini bir anımsayın. 

Zararlı çıkmazsınız.  Adres defterinizi ve fotoğraf albümünüzü bir karıştırın. 

Mutlaka unuttuğunuz birileri vardır.

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

13.12.2019, 13.12.2018, 13.12.2017, 13.12.2016, 13.12.2015, 13.12.2014, 13.12.2013, 13.12.2012, 13.12.2011, 13.12.2010, 13.12.2009, 13.12.2008, 13.12.2007, 13.12.2006, 13.12.2005, 13.12.2004, 13.12.2003, 13.12.2002, 13.12.2001


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.