logo
10 EKİM 2026

Takvim Yaprağından

08.06.2001 00:00:00
 
Saray mı kervansaray mı?

İbrahim b. Ethem Belh şehrinin sultanı bir saraylı idi. Emrine her gün 400 koyun kesilirdi. Bir gün bir kervancının sarayının bahçesine girdiğini gördü. Ve aralarında şöyle bir diyalog geçti:

- "Nereden gelip nereye gidiyorsun?"

- "Yolcuyum, buraya konmaya geldim."

- "Ne tuhaf şeyler söylersin be adam! Burası kervansaray değil, saraydır saray."

- "Bu saray senin mi?"

- "Elbette, benim mülküm."

- "Peki senden evvel kimindi?"

- "Babamın, dedemin..."

- "Hani onlar, şimdi neredeler?"

- "Onlar öldüler."

- "Ya İbrahim! Dedim ya burası saray değil bir kervansaraydır. Baksana herkes gelip göçmektedir. Sen de kondun ve nasıl olsa bir gün göçeceksin. Şimdi müsaade et ben de konayım şuraya."

HZ. ALİ'NİN (KV) VASİYETİ

- "Takva sahibi olunuz. Öksüzleri koruyup, zayıfları gözetiniz. Allah'ın kitabına uyunuz. Namazlarınızı zamanında kılıp, zekatlarınızı yerli yerine veriniz. Günahlarınıza tevbe edip, kindar olmayınız. Sözlerinizde durup, komşularınıza iyi muamele ediniz."

Omuzdaki arıza nasıl sinyal veriyor?


 
Son yıllarda omuz ağrısı ve hareket kısıtlılığı şikayetiyle doktora başvuranların sayısında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Uzun saatler bilgisayar başında çalışmak, hareketsiz yaşam, yanlış duruş alışkanlıkları ve yaşla birlikte ortaya çıkan yıpranmalar bu artışta önemli rol oynuyor.
 

10.10.2026 00:20:00
Murat Çorbacı
 
Omuzdaki arıza nasıl sinyal veriyor?
Omuzdaki arıza nasıl sinyal veriyor?

Ceket giymekte zorlanmak, yüksek bir rafa uzanamamak, gece ağrıdan uyanmak ya da saç tararken omuzda güçsüzlük hissetmek ise çoğu zaman günlük yorgunluğa veya yaşlanmaya bağlanıyor. Ancak çoğu zaman önemsenmeyen bu yakınmalar, omuzdaki tendon yırtıklarından sıkışma sendromlarına kadar uzanan çeşitli sorunların ilk habercisi olabiliyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Abdullah Yener İnce, erken dönemde fark edilen omuz problemlerinin büyük bölümünde fizik tedavi, egzersiz programları, aktivite düzenlemeleri ve gerekli durumlarda uygulanan enjeksiyon tedavileri gibi konservatif yöntemlerle başarılı sonuçlar alınabildiğini belirterek, "Şikayetlerin uzun süre göz ardı edilmesi ise hareket kaybına, yaşam kalitesinde belirgin düşüşe ve bazı hastalarda cerrahi tedavi gereksinimine yol açabiliyor" dedi. Dr. İnce, omuzlarımızda ihmale gelmez 6 kritik sinyali anlattı.

1. Gece ağrıyla uyanmak

Omuz hastalıklarının en tipik belirtilerinden biri gece ağrısıdır. Özellikle ağrıyan omzun üzerine yatamamak veya ağrı nedeniyle sık sık uyanmak, tendon yırtıkları ve omuz sıkışma sendromunun erken belirtileri arasında yer alabilir. Araştırmalar, omuz tendon yırtığı bulunan kişilerde gece ağrısının en sık görülen yakınmalardan biri olduğunu göstermektedir. Gece uykusunu bozacak düzeye ulaşan ağrıların ihmal edilmemesi gerekir.

2. Saçı tararken ya da eli sırta götürürüken zorlanmak

Günlük yaşamda basit görünen bu hareketlerde zorlanmak, omuz hareket açıklığının azaldığını gösterebilir. Özellikle donuk omuz hastalığında kolu arkaya götürmek, baş üzerine kaldırmak veya dışa çevirmek giderek zorlaşır. Hastalar çoğu zaman bu durumu yaşlanmanın doğal sonucu sanırken, erken dönemde müdahale hareket kaybının ilerlemesini önleyebilir.

3. Yüksek raflara uzanamamak

Kolun baş seviyesinin üzerine kaldırılması sırasında oluşan ağrı veya güçsüzlük, omuz sıkışma sendromunun önemli belirtilerinden biridir. Özellikle mutfakta üst raflara uzanırken ya da perde asma gibi hareketlerde ortaya çıkan ağrı, omuz tendonlarının kemik yapılar arasında sıkıştığını düşündürebilir. Tedavi edilmediğinde tendonlarda kalıcı hasar gelişebilir.

4. Kolda güç kaybı yaşamak

Çaydanlık kaldırırken, alışveriş poşeti taşırken veya kapı açarken bile güçsüzlük hissediyorsanız omuz kasları ve tendonları etkilenmiş olabilir. Özellikle rotator manşet adı verilen tendon grubundaki yırtıklar, ağrıdan çok güç kaybıyla kendini gösterebilir. Hastalar sıklıkla "Kolumda kuvvet kalmadı" veya "Eşyaları eskisi gibi kaldıramıyorum" şeklinde yakınırlar.

5. Omuzdan tıklama ve takılma seslerinin gelmesi

Her ses hastalık anlamına gelmez. Ancak ağrı ile birlikte hissedilen takılma, sürtünme veya çıtlama sesleri omuz eklemindeki yapısal sorunlara işaret edebilir. Özellikle eklem kıkırdağındaki aşınmalar, tendon problemleri veya omuz çevresindeki dokuların hareket sırasında sürtünmesi bu şikayetlere yol açabilir. Seslere ağrı veya hareket kısıtlılığı eşlik ediyorsa değerlendirilmesi önemlidir.

6. Aylardır geçmeyen ağrınız varsa

İlaç, dinlenme veya basit egzersizlere rağmen devam eden omuz ağrıları mutlaka uzman tarafından değerlendirilmelidir. Bilimsel çalışmalar, uzun süre devam eden omuz ağrılarında erken tanı ve tedavinin hem yaşam kalitesini artırdığını hem de ileride cerrahi gereksinimini azaltabildiğini göstermektedir. Özellikle üç aydan uzun süren ağrılar ihmal edilmemelidir. 

Fon ödemeleri ekimde başlıyor

Sermaye piyasalarını sarsan fon krizinin ardından AK Parti, mağduriyetleri gidermek ve tasfiye sürecini hızlandırmak amacıyla hazırladığı "Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi"ni TBMM Başkanlığına sundu. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, düzenleme kapsamında hiçbir kamu kaynağının kullanılmayacağını vurgularken, küçük yatırımcıyı korumak için ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar ara ödemelerin başlatılacağını açıkladı

09.10.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Fon ödemeleri ekimde başlıyor
Fon ödemeleri ekimde başlıyor
Türkiye gündeminde geniş yer bulan ve binlerce kişiyi etkileyen yatırım fonlarındaki usulsüzlüklerin ardından yasama organı devreye girdi. AK Parti, "Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi"ni bugün resmen TBMM Başkanlığına sundu.

Düzenlemenin detaylarını TBMM fuaye alanında düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna duyuran AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, bu adımın sermaye piyasalarındaki "hastalıklı unsurları tasfiye etmek" ve piyasayı risklerden arındırmak amacıyla atıldığını ifade etti. Güler, "Bu düzenleme genel veya sürekli bir tasfiye rejimi getirmemektedir. Sadece Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla tasfiyesine karar verilen fonlara özgü, geçici ve istisnai bir çerçevedir" dedi.

Yatırımcıya ara ödeme formülü: 1 milyon TL sınırı

Kanun teklifinin en çok merak edilen maddesi, mağdur olan yatırımcılara yapılacak ödemelerin usulü oldu. Getirilen düzenlemeyle birlikte fon varlıklarının tamamı henüz nakde dönüştürülmemiş olsa dahi yatırımcılara ara ödeme yapılabilmesinin önü açılıyor.

Net yatırım tutarı 1 milyon liranın altında olan yatırımcılara, anaparaları (net yatırım tutarı) kadar ara ödeme yapılacak. Net yatırımı 1 milyon lira ve üzerinde olan kişilere ise ilk aşamada en fazla 1 milyon liraya kadar ara ödeme gerçekleştirilecek.

Güler, bu ara ödemenin koşulsuz bir tazminat vaadi olmadığını, nihai tasfiye sonucunda hak edilen tutardan mahsup edileceğini özellikle belirtti. Ödemelerde ana paranın fiili nakit giriş ve çıkışları üzerinden hesaplanacağı bildirildi.

Ödeme takvimi ve Meclis süreci nasıl işleyecek?

Mağdur vatandaşların gözü kulağı ödemelerin ne zaman hesaplara geçeceğine çevrildi. Abdullah Güler, ödemelerin ekim ayı içinde başlayabilmesi için tüm teknik hazırlıkların tamamlandığını müjdeledi.

Meclis'teki yasama takvimi ise şu şekilde planlandı:

• Kanun teklifi önümüzdeki hafta (12-16 Ekim haftası) TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Görüşmelerin çarşamba veya perşembe günü yapılması bekleniyor.

• Komisyon sürecinin hızla tamamlanmasının ardından teklif, takip eden günlerde TBMM Genel Kurulu gündemine getirilerek yasalaştırılacak.

"Asla kamu kaynağı kullanılmayacak, haksız kazançlar geri alınacak"

Kamuoyunda oluşan "Mağduriyetler bütçeden mi karşılanacak?" sorusuna net bir dille yanıt veren Güler, tasfiye sürecinde kesinlikle Hazine veya kamu kaynaklarının kullanılmayacağını açıkladı. Ödemeler tamamen fonların kendi mevcut varlıklarından, el konulan mal varlıklarından ve hukuka aykırı şekilde fahiş çıkış yapanlardan geri alınacak tutarlarla finanse edilecek.

Teklif kapsamında getirilen diğer radikal önlemler ise şunlar oldu:

• Hukuka aykırı işlemlerde şahsi sorumluluk esas alınacak ve portföy yönetim şirketlerinin varlıklarının yetmediği durumlarda, sorumluluğu bulunan kişilerin mal varlıklarına Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) aracılığıyla cebri tahsilat (amme alacakları hükümleri) uygulanacak.

• Gerçeğe aykırı fiyatlamalarla olağan dışı kazanç elde edenlere, objektif emsal getiriyi aşan tutarları fona gönüllü olarak iade edebilme imkanı tanınıyor.

• Ceza soruşturmaları kapsamında el konulan veya müsadere edilen mal varlığı değerleri, illiyeti belirlendikten sonra doğrudan ilgili fonlara aktarılacak.

• Soruşturma kapsamında suça karışmış olanlar veya manipülasyon yapanlar bu ödeme mekanizmasından ve korumadan kesinlikle yararlanamayacak.

"Kardeşimiz de olsa gereğini yaparız"

Soruşturma sürecinde şu ana kadar 85 tutuklu bulunduğunu hatırlatan Güler, adli sürecin titizlikle yürütüldüğünü belirtti. Siyasi kulislerdeki iddialara ve muhalefetin eleştirilerine de değinen Güler, "Biz büyük bir camiayız. Kim yanlış yapmışsa asla yanına kâr kalmayacaktır. Kardeşimiz de olsa, arkadaşımız da olsa sonuna kadar üzerine gider, gereğini yaparız" diyerek kararlılık mesajı verdi.

Atilla Taş'ın kızı toprağa verildi

Mersin'de yaşadığı apartmanın 14. katından düşerek hayatını kaybeden şarkıcı Atilla Taş'ın 34 yaşındaki kızı Sezen Taş, düzenlenen cenaze töreninin ardından toprağa verildi

09.10.2026 17:33:00
AA
 
Atilla Taş'ın kızı toprağa verildi
Atilla Taş'ın kızı toprağa verildi
Mersin'de bir sitedeki apartmanın 14. katından düşmesi sonucu hayatını kaybeden şarkıcı Atilla Taş'ın kızının cenazesi toprağa verildi.

Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi morgundaki işlemleri tamamlanan 34 yaşındaki Sezen Taş'ın naaşı, cenaze nakil aracıyla Mezitli Mezarlığı'na getirildi.

Taş'ın naaşı, öğle namazına müteakip kılınan namazın ardından mezarlıkta defnedildi.

Cenaze törenine Taş'ın babası Atilla Taş, annesi İlkay Sarıköse ve aile yakınlar ile vatandaşlar katıldı.

Erdemli ilçesi Çeşmeli Mahallesi'ndeki sitede yaşayan 2 çocuk annesi Sezen Taş, dün ikamet ettiği apartmanın 14. katındaki daireden düşmesi sonucu hayatını kaybetmişti.

Şarkıcı Güllü davasında karar çıktı

Kamuoyunda "Güllü" adıyla tanınan ünlü sanatçı Gül Tut'un 6. kattan şüpheli düşüşüne ilişkin görülen davada mahkeme nihai kararını verdi. Annesini tasarlayarak pencereden aşağı attığı suçlamasıyla yargılanan 28 yaşındaki Tuğyan Ülkem Gülter, hiçbir indirim uygulanmaksızın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı

09.10.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
Şarkıcı Güllü davasında karar çıktı
Şarkıcı Güllü davasında karar çıktı
Yalova'nın Çınarcık ilçesinde 26 Eylül 2025 tarihinde meydana gelen ve Türkiye gündemine oturan olayda, sanatçı Gül Tut ("Güllü"), evinin penceresinden beton zemine düşerek trajik şekilde hayatını kaybetmişti. Yürütülen titiz soruşturmanın ardından açılan davanın ikinci duruşmasında karar çıktı. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi, davanın tek tutuklu sanığı olan kızı Tuğyan Ülkem Gülter'i "Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" ve "Kadına karşı kasten öldürme" suçlarından en ağır cezaya mahkûm etti.

Kan donduran deliller ve "Hadi Görüşürüz" ses kaydı

Davanın seyrini değiştiren en önemli unsurlar, teknik incelemeler ve sanığın geçmiş mesajlaşmaları oldu. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından incelenen olay gecesine ait kamera ve ses kayıtlarında, Güllü'nün düşmesinden hemen önce genç bir kadının "Hadi görüşürüüüz" dediği belirlenmiş, bilirkişi raporuyla bu sesin sanık Tuğyan Ülkem Gülter'e ait olduğu kanıtlanmıştı. İddianamede, sanığın bu sözlerin hemen ardından annesini kalça altından kavrayarak pencereden aşağı ittiği ileri sürülmüştü.

Ayrıca dosyaya giren mesaj dökümlerinde sanık Gülter'in eski sevgilisi ve yakınlarına annesi hakkında, "Bıktım bu annemden", "Gebersin", "Bu kadın ölsün, ne zaman ölecek?" ve "Ona büyük bir şey yapacağım" şeklinde ifadeler gönderdiği ortaya çıkmıştı.

"Malkata" şarkısı kasıtlı mı açıldı?

Karar celsesinde maktulün kardeşi Kader Tut'un avukatları mahkemeye çarpıcı bir kamera ses analizi raporu daha sundu. Raporda, Güllü'nün lavaboya girdiği sırada kızı Tuğyan'ın evdeki arkadaşı Sultan'a, "Şişt, şişt, Malkata'yı açalım öyle oynasın" dediği, Güllü'nün lavabodan çıkınca Roman havası olan bu parçaya eşlik ettiği duyuldu.

Müşteki avukatları, Güllü'yü odaya çekip planı uygulamak için bu şarkının kasıtlı olarak açıldığını belirterek, evde bulunan ve "yalan tanıklık" ile yargılanan Sultan Nur Ulu'nun da cinayete iştirakten sanık olması gerektiğini talep etti.

Sanık avukatları: "Olay kaza, DNA izi yok"

Sanık müdafileri ise savunmalarında olayın bir kaza olduğunu öne sürdü. Avukatlar, Güllü'nün olay anında 3.53 promil alkollü olduğunu, gözlüklerini takmadığını ve evdeki zeminin kaygan olduğunu belirtti.

Savunmada, "Müvekkilim annesini tutup aşağı atmış olsaydı maktulün üzerinde mutlaka müvekkilimin DNA'sı veya tırnaklarında swap izi olurdu. Ancak dosyada böyle bir somut delil yok" denilerek beraat talebinde bulunuldu.

Gözyaşları içinde son savunma: "İlahi adalete inanıyorum"

Karar açıklanmadan önce son sözü sorulan Tuğyan Ülkem Gülter, mahkeme salonunda gözyaşlarına boğuldu. Suçlamaları reddeden sanık, "Arkam dönüktü, annemin düştüğünü görseydim tutardım. Ben iftiraya uğradığıma inanıyorum. İlahi adalete güveniyorum, öbür dünyada annemle el ele hesap soracağız" ifadelerini kullandı.

Mahkeme heyeti verilen kısa bir aranın ardından kararını ilan ederek sanık Tuğyan Ülkem Gülter'e, hiçbir ceza indirimi uygulamaksızın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Kararın okunmasıyla birlikte sanık kürsüsünde hıçkırıklara boğulan Gülter, cezaevine geri gönderildi.

Gazeteci Mehmet Akif Ersoy tutuklu kalmaya devam edecek

Uyuşturucu, suç örgütü ve cinsel saldırı iddialarıyla 286 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan eski Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy'un yargılandığı davada ikinci duruşma tamamlandı. Mahkeme, Ersoy'un tutukluluk halinin devamına karar verirken; duruşmaya mağdurların şikayetçi olmadıklarını beyan etmesi ve salon karıştıran "gizli tanık" krizi damga vurdu

09.10.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
Gazeteci Mehmet Akif Ersoy tutuklu kalmaya devam edecek
Gazeteci Mehmet Akif Ersoy tutuklu kalmaya devam edecek
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında 11 Aralık 2025'te tutuklanan gazeteci Mehmet Akif Ersoy ile birlikte toplam 8 sanığın yargılandığı davanın ikinci celsesi bugün yapıldı.

İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Ersoy ve Mustafa Manaz, tutuksuz sanık Ufuk Tetik ile avukatlar katıldı. Hakkındaki suçlamaları reddeden Ersoy, suç örgütü olmadığını ve adli durumu nedeniyle kaçma ihtimalinin bulunmadığını belirtti.

Mağdur beyanları ve gizli tanık krizi

Duruşmada mağdur sıfatıyla dinlenen Elif Kılınç ve Meltem Acet, iddia edilen olaylarla ilgilerinin bulunmadığını, cinsel saldırıya uğramadıklarını ve kimseden şikayetçi olmadıklarını ifade ederek dosyadan isimlerinin çıkarılmasını talep etti.

Ayrıca salonda gizli tanığın daha önceki celseyi izlediğinin anlaşılması üzerine mahkeme başkanı, usul gereği bu kişiyi tanıklıktan çıkardı. Diğer tutuklu sanık Mustafa Manaz ise mağduriyet yaşadığını belirterek tahliyesini istedi.

Mahkeme kararı

İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, Mehmet Akif Ersoy'un tutukluluk halinin devamına, Mustafa Manaz'ın ise ev hapsi şartıyla tahliyesine karar vererek duruşmayı 28 Ocak 2027 tarihine erteledi.

Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), ASELSAN'ın geliştirdiği MORFOZ Güdüm Kiti (MGK) ile gerçekleştirdiği ilk atış testini başarıyla tamamladı

Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), ASELSAN'ın geliştirdiği MORFOZ Güdüm Kiti (MGK) ile gerçekleştirdiği ilk atış testini başarıyla tamamladı

09.10.2026 14:15:00
AA
 
Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), ASELSAN'ın geliştirdiği MORFOZ Güdüm Kiti (MGK) ile gerçekleştirdiği ilk atış testini başarıyla tamamladı
Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), ASELSAN'ın geliştirdiği MORFOZ Güdüm Kiti (MGK) ile gerçekleştirdiği ilk atış testini başarıyla tamamladı
Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), ASELSAN'ın geliştirdiği MORFOZ Güdüm Kiti (MGK) ile gerçekleştirdiği ilk atış testini başarıyla tamamladı.

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, şirket tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen AKINCI TİHA, yerli ve milli alt sistemler ile mühimmatların entegrasyonu sayesinde kabiliyetlerini geliştirmeye devam ediyor.

Test faaliyeti kapsamında Tekirdağ'da bulunan Çorlu Uçuş Eğitim ve Test Merkezi'nden kalkış yapan AKINCI'da, ASELSAN tarafından tamamen yerli bileşenlerle geliştirilen MGK ile ROKETSAN ve STM'nin ortak geliştirdiği Alpagut mühimmatları yer aldı. Saros Körfezi'nde gerçekleştirilen atış testinde belirlenen hedef, MGK ile tam isabetle imha edildi. AKINCI, testin başarıyla tamamlanmasının ardından Çorlu Uçuş Eğitim ve Test Merkezi'ne sorunsuz şekilde geri döndü.

Yüksek hassasiyet ve uzun menzil
ASELSAN'ın özgün mühendislik gücüyle geliştirdiği MORFOZ Kanatlı Güdüm Kiti, bombayı güdümlü mühimmata dönüştürerek kritik hedeflerin yüksek hassasiyetle vurulmasını sağlıyor.

Açılır kanat yardımı ile uzun menzil yeteneğine sahip olan kit, her türlü hava şartında görev yapabilme, GNSS karıştırmasına karşı dayanıklılık ve seçilebilir vuruş açısı ve bütünleşik ANS/KKS tabanlı olma özellikleriyle öne çıkıyor.

Milli mühimmat çeşitliliği stratejik güç katıyor
Geliştirme ve entegrasyon faaliyetleri kapsamında bugüne kadar AKINCI TİHA'ya MAM-L, MAM-T, TOLUN, TEBER, ÇAKIR, SUNGUR ve LAÇİN gibi pek çok milli mühimmat başarıyla entegre edildi. Farklı menzil, güdüm ve harp başlığı seçeneklerine sahip olan mühimmat yelpazesi, AKINCI'ya çeşitli hedef türlerine karşı etkin bir taarruz kabiliyeti kazandırıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze, öldürmeye doymayan soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü" dedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Gazze, kendini uluslararası hukukun üstünde gören kibirli ve öldürmeye doymayan soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü" dedi

09.10.2026 13:11:00
AA
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze, öldürmeye doymayan soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü" dedi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze, öldürmeye doymayan soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü" dedi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, "Uluslararası anlaşmalar deyim yerindeyse hükmünü yitirmiş durumda. Uluslararası mahkemelerin verdikleri kararlar aynı şekilde uygulanamaz durumda. Neresinden tutsanız elinizde kalan bir sistem var ve bu sistemin küresel ölçekte yol açtığı sıkıntılara hepimiz tanıklık ediyoruz." dedi.

ABD-İran gerilimine ilişkin değerlendirmede bulunan Erdoğan, "Küresel petrol ihracatının yüzde 35'inin geçtiği Hürmüz'deki tıkanıklık onca çabaya rağmen aylardır bir türlü giderilemedi." diye konuştu.

"Türkiye kendisine umut bağlayan insanlara sırtını dönmez"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in Gazze'deki soykırımına ilişkin, "Gazze, kendini uluslararası hukukun üstünde gören kibirli ve öldürmeye doymayan soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü. Türkiye gerekirse sıkıntı çeker ama kendisine umut bağlayan, haksızlığa uğrayan insanlara da sırtını dönmez." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, şöyle devam etti: 
"Suç işleyip ülke dışına çıkarak adaletten kaçabileceğini sananlar, nereye saklanırlarsa saklansınlar kendilerini güvende hissetmemelidir. Sadece 2026'nın ilk 9 ayında 294 kişinin ülkemize iadesini sağladık. Aynı dönemde farklı aramalar kapsamında 736 kişiyi ülkemize getirdik."

Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı ölü bulundu

Afyonkarahisar Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İhsan Ayrancı hayatını kaybetti. Ayrancı'nın yaşamına son verdiği öğrenilirken olayla ilgili soruşturma başlatıldı

09.10.2026 11:20:00 / Güncelleme: 09.10.2026 11:47:27
Haber Merkezi
 
Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı ölü bulundu
Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı ölü bulundu
Afyonkarahisar Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İhsan Ayrancı'nın Gecek Termal Tesisleri'nde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma sürerken olayın yaşandığı saatlere dair yeni iddialar gündeme geldi.

İhsan Ayrancı, Valiliğe tahsisli olduğu öne sürülen villaya İl Özel İdaresi'ne ait resmi araçla gitti. Bir süre sonra tesise gelen eşiyle aralarında tartışma yaşandığı ileri sürüldü. Ayrancı'nın tartışmanın ardından resmi araca giderek kendisine ait silahla yaşamına son verdiği iddia edildi.

VALİLİKTEN AÇIKLAMA
Afyonkarahisar Valiliği, Ayrancı'nın vefatının ardından sosyal medya hesabından başsağlığı mesajı yayımladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Vali Yardımcımız ve İl Özel İdaresi Genel Sekreterimiz Sayın İhsan Ayrancı, bu akşam saatlerinde vefat etmiştir. Merhum Vali Yardımcımız Sayın İhsan Ayrancı'ya Allah'tan rahmet; başta kıymetli ailesi ve yakınları olmak üzere çalışma arkadaşlarına ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyoruz. Konuyla ilgili adli ve idari tahkikat devam etmektedir"

Evli ve iki çocuk babası olduğu öğrenilen İhsan Ayrancı'nın ölümüyle ilgili başlatılan adli ve idari soruşturma sürüyor.

VİLLA VE ARAÇTA İNCELEME
İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ayrancı'nın cenazesi otopsi için Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hastanesi morguna kaldırıldı.

Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş ve emniyet yetkilileri hastaneye giderken savcılık gözetiminde villa ve araçta inceleme yapıldı. Olayla ilgili adli ve idari soruşturma devam ediyor.

CENAZESİ AMASYA'YA GÖNDERİLECEK
İhsan Ayrancı için 9 Ekim Cuma günü Afyonkarahisar Valiliği önünde resmi tören düzenlenecek. Ardından cenazesi memleketi Amasya'ya gönderilecek. Ayrancı, 10 Ekim Cumartesi günü düzenlenecek cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlanacak.

İHSAN AYRANCI KİMDİR?
28 Temmuz 1980'de Amasya'nın Suluova ilçesinde doğdu. İlkokul öğrenimine Belçika'nın Antwerpen kentinde başladıktan sonra Tokat'ın Erbaa ilçesindeki Fevzi Çakmak İlköğretim Okulunda tamamladı. Ortaokulu Erbaa İmam Hatip Ortaokulunda, lise eğitimini ise Ankara'da bitirdi. Yükseköğrenimini 2004 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun olarak tamamladı.

2010 yılında Çorum Kaymakam Adayı olarak Mülki İdare Amirliği Mesleğine adım attı, Şırnak Silopi'de Kaymakam refikliği, Kırşehir'de Mülkiye Teftiş stajını tamamladı. Çorum-Uğurludağ ilçesinde 6 ay süreyle Kaymakam Vekilliği yaptı. 1 yıl süreyle Almanya'nın Hamburg şehrinde Goethe Institut'te yabancı dil eğitimi aldı ve Alman Kamu Kurum ve kuruluşlarında Alman idari sistemi üzerine çalışmalar yaparak yurt dışı stajını tamamladı. Yurt dışı dönüşünde Edirne'nin Enez ilçesinde 4 ay süreyle Kaymakam Vekilliği, 2014-2016 yılları arasında Denizli Kale 2016-2018 yılları Çaykara Kaymakamlığı ve 2018-2021 yılları arasında Erzincan Vali Yardımcılığı görevini yaptı.

Adıyaman Gölbaşı Kaymakamlığı, Mut Kaymakamlığı görevlerinin ardından 2 Kasım 2024 itibaren Afyonkarahisar'da görev yapıyordu.

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak. Toplantıda hakemler dosyası, MHK'nin belirlenmesi ve Montella'nın geleceğinin masaya yatırılması bekleniyor

09.10.2026 11:04:00
Haber Merkezi
 
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak. Toplantıda hakemler dosyası, MHK'nin belirlenmesi ve Montella'nın geleceğinin masaya yatırılması bekleniyor.
'Hakemler dosyası" soruşturmasında Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu'nun da aralarında bulunduğu 5 kişi hakkında tutuklama kararı verilirken, 2 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Soruşturma kapsamında ayrıca Süper Lig hakemi Yasin Kol ile yardımcı hakem Göktuğ Hazar Erel de tutuklanırken; bu gelişmelerin ardından Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Yönetim Kurulu, olağanüstü seçim gündemiyle toplanma kararı almıştı.

Olağanüstü seçim kararı çıkacak mı?
Türk futbolu adına kritik önem taşıyan toplantı bugün saat 14.00'te başlayacak. TFF'nin Riva'daki genel merkezinde gerçekleştirilecek toplantıda TFF Yönetim Kurulu'nun 'olağanüstü seçim' kararı alabileceği öğrenildi.
TFF'nin gündeminde 3 kritik başlık olacak. Bu maddelerin oylaması sonrasında olağanüstü seçim ve Montella'nın geleceği de netleşecek.

Seçim gündemi. Olağanüstü seçim kararı
MHK: Başkan Ferhat Gündoğdu ile birlikte 5 ismin tutuklanmasının ardından yeni MHK belirlenecek
Vincenzo Montella: İtalyan teknik adamla yola devam edilip edilmeyeceği yönetimde oylamaya sunulacak.

Yönetimde istifalar yaşandı
Hakemlere yönelik soruşturma ve tutuklanmaların ardından Türkiye Futbol Federasyonu'nda üst üste istifalar yaşandı. Amatör Futbol, Kadın Futbolu ve Engelli Futbolundan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Ural Aküzüm, Stratejik Planlama ve Gelişimden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Mevlüt Aktan ve son olarak TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun yeğeni, TFF Genel Sekreteri Abdullah Ayaz istifa etti.
Tutuklanmasının ardından MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu da Merkez Hakem Kurulu Başkanlığı görevinden istifa etmişti. Öte yandan MHK VAR Koordinatörü olarak görev yapan Yaşar Kemal Uğurlu da istifa kararı almıştı.

DİYARBAKIR’DA 2 TON 200 KİLO ESRAR YAKALANDI!

Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde düzenlenen operasyonda 2 ton 200 kilogram esrar ele geçirildi, 3 şüpheli tutuklandı

09.10.2026 10:20:00
Haber Merkezi
 
DİYARBAKIR’DA 2 TON 200 KİLO ESRAR YAKALANDI!
DİYARBAKIR’DA 2 TON 200 KİLO ESRAR YAKALANDI!
Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde düzenlenen operasyonda 2 ton 200 kilogram esrar ele geçirildi, 3 şüpheli tutuklandı. Bakanlık, şüphelilerin uyuşturucu imalatı ve ticareti yaptığını açıkladı. Ancak uyuşturucunun nerede üretildiği, hangi pazara gönderileceği ve arkasındaki organizasyonun ne kadar geniş olduğu soruları yanıt bekliyor.

Türkiye'de uyuşturucuyla mücadele kapsamında düzenlenen operasyonlara bir yenisi daha eklendi. Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde jandarma ekiplerinin gerçekleştirdiği operasyonda 2 ton 200 kilogram esrar ele geçirildi. Uyuşturucu madde imalatı ve ticareti yaptıkları belirtilen 3 şüpheli tutuklandı. Operasyon, Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Bismil Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda gerçekleştirildi.

UYUŞTURUCU TÜRKİYE'DE Mİ ÜRETİLDİ?

Operasyonun ardından kamuoyunun yanıtını beklediği en önemli sorulardan biri, ele geçirilen 2 ton 200 kilogram esrarın nerede üretildiği oldu.

Bakanlığın açıklamasında şüphelilerin uyuşturucu madde imalatı ve ticareti yaptığının tespit edildiği bildirildi. Ancak açıklanan bilgiler, ele geçirilen maddenin tamamının Diyarbakır'da üretildiğini veya yurt dışından Türkiye'ye getirildiğini kesin olarak ortaya koymuyor.

Uyuşturucunun üretim yeri, ham maddenin kaynağı, depolama ve dağıtım ağı ile bağlantılı kişiler soruşturmanın aydınlatılması gereken başlıkları arasında bulunuyor.

TÜRKİYE TÜKETİM PAZARI MI, TRANSİT GÜZERGÂH MI?

Bir diğer önemli soru da ele geçirilen uyuşturucunun Türkiye'de satılmak üzere mi hazırlandığı, yoksa başka ülkelere gönderilmek üzere mi depolandığı.

Bu konuda henüz kamuoyuna açıklanmış kesin bir bilgi bulunmuyor. Soruşturmanın, uyuşturucunun hedef pazarını ve varsa uluslararası bağlantılarını ortaya çıkarması gerekiyor.

Çünkü uyuşturucu ticaretiyle mücadele yalnızca sokak satıcılarının yakalanmasıyla sınırlı kalamaz. Üretim, finansman, depolama, nakliye ve dağıtım zincirinin tamamının açığa çıkarılması büyük önem taşıyor.

OPERASYONLAR VAR, PEKİ SORUN NEDEN BÜYÜYOR?

Güvenlik güçlerinin tonlarca uyuşturucu ele geçirmesi ve şüphelilerin tutuklanması önemli sonuçlar. Ancak her büyük operasyon, uyuşturucu sorununun boyutları ve mücadele yöntemlerinin etkinliği konusunda yeni soruları da beraberinde getiriyor.

Uyuşturucu maddeler hangi kanallardan piyasaya sürülüyor? Bu ticareti finanse edenler kimler? Gençleri uyuşturucuya yönelten sosyal ve ekonomik koşullarla nasıl mücadele ediliyor? Bağımlıların tedaviye erişimi yeterli mi? Suç gelirlerine ve organizasyonların mali kaynaklarına yönelik takip ne ölçüde etkili?

Bu soruların yanıtları, mücadelenin yalnızca yakalama ve tutuklama rakamları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini gösteriyor.

ASIL HEDEF ORGANİZASYONUN TAMAMI OLMALI

Uyuşturucuyla mücadelede kalıcı başarı için üretim ve dağıtım ağlarının ortaya çıkarılması, suç gelirlerinin izlenmesi, uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi, önleyici eğitim çalışmalarının yaygınlaştırılması ve bağımlılık tedavisinin erişilebilir olması gerekiyor.

Diyarbakır'da ele geçirilen 2 ton 200 kilogram esrar, önemli bir operasyonun sonucu. Ancak kamuoyunun beklentisi, yalnızca ele geçirilen miktarın açıklanması değil; uyuşturucunun kaynağının, hedefinin ve ticaret ağının da ortaya çıkarılması.

Türkiye'nin yanıt bekleyen sorusu şu: Tonlarca uyuşturucu yakalanırken bu ticareti besleyen üretim ve dağıtım ağları nasıl çalışıyor ve bu ağların tamamını ortadan kaldırmak için hangi sonuçlar alınıyor?
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.