logo
29 KASIM 2025


Tandoğan'da tan doğdu, yarasalar koyboldu

06.12.2006 00:00:00
İlk Tandoğan mitinginde okumuştum şu dörtlüğümüTandoğan'da Tandoğan'da Yüz binler var Tandoğan'da Yarasalar kaçışır kaybolur Tan doğanda.Pazar günü aynı duygu ve heyecanı yaşadım Tandoğan'da.BTP Ankara il başkanlığı tarafından organize edilen "Toprak satılmasın ülke Filistin olmasın" anabaşlıklı miting tek kelimeyle muhteşemdi.  Organize muhteşemdi.Kalabalık muhteşemdi.Konuşmalar muhteşemdi.Prof. Dr. Haydar Baş hocamın performansı muhteşemdi.Sadece performansı değil, ele aldığı konular ve o konuları sunuşu muhteşemdi.Mitingi alanını dolduran o muhteşem kalabalıkla tam bir uyum hali vardı.Şu ana kadar yapılan mitinglerden, hem katılım hem heyecan ve hem de "bütünleşme" yönünden farklıydı Ankara mitingi.Başta Ankara il Başkanı Dr. Abdullah Terzi bey olmak üzere emeği geçen tüm teşkilat mensubu arkadaşları kutlamak gerek. Mitingin konu başlığı ülkenin ikinci bir Filistin olmamasına vurgu yapıyor olsa da, aslında Türkiye öncelikli olarak Osmanlının son dönemini yaşıyor olduğunu görmek lazım.Evet ülkemiz o koskoca imparatorluğun parçalara ayrılıp ufalanma dönemine doğru sürekli kayıyor.İşte Filistin gibi diğer "kan ağlayan" tüm yerler o bölünme senaryosunun kaçınılmaz neticesi olmadı mı?Satılan onca ülke toprağından önce, bir ülkeyi ülke yapan unsurları kaybettik, hala kaybediyoruz.Güya vatan millet aşkına ölçüsüz bir şekilde "hırçınlaşanların" ve bu hırçınlık sonrası "saldırganlaşanların" bütün bu gelişmeler sonrası dut pekmezi yemiş gibi dudak yalaması çok tuhaf.Geçen hafta ülkemiz topraklarını çiğneyen papanın, hem dinî varlığımızı hem de millî benliğimizi olumsuz yönde etkileyici, ilerisi için yıkıcı boyutta sözlü ve fiili hareket ve hakaretleri oldu. Söylenenler ve yapılanlar karşısında "üç maymunları" oynayanlar, şu ana kadar yaptıklarında ve söylediklerinde zerre nispetinde samimi değillerdi demek. Yıllar önce şunları yazmıştım. "Bu ülkede dinsizlik yok, sadece İslam'a ve onunla özdeş olan Müslüman'a duyulan kin ve nefret ver. Çünkü, adı sanı henüz duyulmamış olanlar da dahil, yer yüzünde ne kadar adına din denen akım varsa hepsinin bu ülkede en azından bir temsilciliği vardır.Ben bu cümleleri söylediğimde AKP hükümeti henüz kilise açmayı meşrulaştıracak kanuni düzenlemeyi yapmamıştı.Önceleri "cami açma izni" şeklinde olan kanun, düzeltilerek(!) adına "mabet yapma izni" dendi ve bu kanuni düzletmeyle ülkenin her yanı ev kilise doluverdi.Anayasa komisyonu Başkanı Burhan Kuzu beye ülke bütünlüğü açısından son derece tehlikeli olan bu işi niye yaptıklarını sorunca, şu ilginç savunmayı yapmıştı:"İçişleri Bakanlığı, kaçak kilise açılışının önüne geçmek için bu düzenlemeyi yaptı."Sorup sorgulayıp engel olacak yerde suçu meşrulaştırma girişimi, sizin anlayacağınız.Tekrar başa dönersek, son gelişmeler iddiamda ne kadar haklı olduğumu ispatlamaya yaradı.İslam denince cûş-u huruşa gelip sağa sola saldıranlar, "eyvaaaah" deyip, bin bir aaaah çekenler, "gitti gidiyor, sattı satıyor" simsarcılığını yapanlar, işin içine papa girince mumyalanıverdiler. Papanın ayakkabılarından kan kırmızı pelerinine, haçının büyüklüğünde hayali Meryem Ana'da hacı oluşuna kadar.Rasgele birine sorsanız, papanın ritüellerinde, akla ve mantığa muhalif onlarca madde sıralar size.Ama değil mi ki, işin içinde papa var, hepsi çağdaş, hepsi modern.Bu çağdaşlara İslam'ın akla mantığa muhalif bir ölçüsünü söyleyin deseniz, cevap olarak, bilmem hangi meczubun hareketlerini sıralamaya başlamanın dışında söyleyecek neleri var ki?Kaldı ki, İslam Hıristiyanlıktan yedi asır daha çağdaş bir dindir, eğer çağdaşlık çağdışılık bir yönüyle de vakte göre ise.Peki dün şeriatı getirip dinsiz devleti yıkacak olanların papaz muhabbetine ne demeli?"Lâ havle" yeterli mi? Asla.Tekrar mitinge dönelim.Daha önce yapılan mitinglerde oluğu gibi, Prof. Dr. Haydar Baş bu mitingde de ülkemiz üzerinde oynanan oyunlara dikkat çekti.Ülkenin kurtlar sofrasına konulup taksime hazır hale getirmek üzere olduğunu,Güneydoğu'muzda birilerinin korkunç hesaplar yaptığını,Hatta bu hesapların dört işleme denk getirildiğini de anlattı.Topla; (Türkiye için bütün şerleri bir araya topla)Böl; (yeraltı zengini ülkeyi parçala)Çarp; (bu ülke üzerinde tarihten gelen kin ve hesapları çarparak büyüt)Çıkar; (herkes önce sen kârını çıkar al) Karikatürize etmiyorum.Türkiye bu kaderi yaşıyor ve Prof. Dr. Haydar Baş kaç yıldır, her fırsatta bu tehlikeye yetkililerin dikkatini çekiyor, çekmeye çalışıyor.Buyursun biri, kalksın ve desin ki, Haydar hoca şunları şunları söyledi ama, hiçbiri de çıkmadı.Hodri meydan.Buna feraset deyin, ileri görüşlülük deyin, nasip deyin.Belki de en önemli ve tek fark "samimiyettir."Söylediklerinde, yaptıklarında, feryadında, serzenişinde samimi olmak.Geçen gün "Haftanın Sohbeti" programında işte şunları söylemişti. "Ben politika yapmıyorum, insanları ayıktırmaya çalışıyorum. Politika yapıyor olsam, diğerleri gibi yapar, herkese 'oh ne güzel' der geçerim. Ben bunu yapamam. Ülkemim yok edilme tehlikesiyle karşı karşıya geldiği bir dönemde ben böyle siyaset yapmam."  Birileri hala kulak zarı malullüğü çekse de halk artık Prof. Dr. Haydar Baş'ı çok daha iyi anlıyor, çünkü bu millet de feraset ehlidir.Milletin sesi olmaya namzet medyaya da teşekkürler. Pazar günü Tandoğan'da tan doğdu, hayırlı olsun.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Müslim Karabacak / diğer yazıları
30 bine ramak kaldı
Açlık sınırı Kasımda resmen uçuşa geçti
Savaş listesinde ABD üçüncü sırada!
İspanya'yı şok eden anket
'Çok vahim hatalar yapıldı'
Erdoğan'dan terörle mücadele mesajı
BTP'de kongre hazırlığı
9. Olağan Kongre 7 Aralık'ta
CHP'de yine kurultay var
39. Olağan Kurultay başladı
Esenyurt’ta korku dolu anlar
Otele el bombası atıldı
Gökdelendeki yangın faciasında bilanço ağırlaşıyor
Can kaybı 83'e yükseldi, kayıp sayısı 300
TÜİK işsizlik oranını açıkladı
Ekim ayında yüzde 8,5 oldu
Atatürk’ün hazırlattığı hutbeler
Nifak ve haset
İlk 8 yolunda kayıp
Fenerbahçe, Avrupa Ligi'nde 2. beraberliğini aldı
Papa'nın tartışmalı gezisi başladı
Erdoğan Beştepe'de karşıladı
Bazı emekli askerlere orduevi yasağı!
Milli Savunma Bakanlığından açıklama
Dış ticaret açığı büyüyor
Ekim ayında yüzde 27,6 arttı
Uzaklaştırma kararı kurtaramadı
Mersin'de koca vahşeti
Eskişehir merkezli 4 ilde DEAŞ operasyonu
16 tutuklama
30 bine ramak kaldı
Açlık sınırı Kasımda resmen uçuşa geçti
Savaş listesinde ABD üçüncü sırada!
İspanya'yı şok eden anket
'Çok vahim hatalar yapıldı'
Erdoğan'dan terörle mücadele mesajı
BTP'de kongre hazırlığı
9. Olağan Kongre 7 Aralık'ta
CHP'de yine kurultay var
39. Olağan Kurultay başladı
Esenyurt’ta korku dolu anlar
Otele el bombası atıldı
Gökdelendeki yangın faciasında bilanço ağırlaşıyor
Can kaybı 83'e yükseldi, kayıp sayısı 300
TÜİK işsizlik oranını açıkladı
Ekim ayında yüzde 8,5 oldu
Atatürk’ün hazırlattığı hutbeler
Nifak ve haset
İlk 8 yolunda kayıp
Fenerbahçe, Avrupa Ligi'nde 2. beraberliğini aldı
Papa'nın tartışmalı gezisi başladı
Erdoğan Beştepe'de karşıladı
Bazı emekli askerlere orduevi yasağı!
Milli Savunma Bakanlığından açıklama
Dış ticaret açığı büyüyor
Ekim ayında yüzde 27,6 arttı
Uzaklaştırma kararı kurtaramadı
Mersin'de koca vahşeti
Eskişehir merkezli 4 ilde DEAŞ operasyonu
16 tutuklama
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2025

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.