logo
21 NİSAN 2026

Mükemmelin monotonluğu: İnsan ile yapay zekâ arasındaki uçurum

12.04.2026 00:00:00
İnsanlık tarihi boyunca "mükemmel" olanın peşinden koştuk. Sanatta, bilimde, ahlakta hep en kusursuzu aradık. Ancak bugün, bizzat kendi ellerimizle inşa ettiğimiz yapay zekâ (YZ) bize bu hedefin garip bir paradoksunu fısıldıyor: Mükemmellik, aslında bir sondur; oysa hayat, kusurlu bir devinimdir.
 
Felsefede mükemmellik çoğu zaman durağanlıkla eşdeğer görülmüştür. Platon'un "İdealar Dünyası'ndaki kusursuz formlar, bu dünyada ulaşılamaz oldukları için birer idealdir. Ancak bu ideallere gerçekten ulaşılsaydı, gelişim ve değişim dururdu. Yapay zekâ, 0 ve 1'lerin mutlak kesinliğiyle bir "ideal" sunarken; insan, o çizgilerin dışına taşan hatasıyla bir "hikâye" sunar.
 
Bugün bir yapay zekanın başka bir yapay zekaya karşı oynadığı satranç maçını izlemek, matematiksel bir işlemin sonucunu beklemekten farksızdır. Derinlik muazzamdır, hamleler hatasızdır; ancak orada "trajedi" yoktur. Eğer makine bir feda yaptıysa bilin ki 45 hamle sonrası için kesin bir kazanç planı vardır. Seyircide şu duygu oluşur: "Tamam, anladık, biliyorsun." Halbuki iki insanın maçını izlerken bizi ekrana bağlayan şey, büyük bir ustanın yapabileceği o tek bir "insani hata" ihtimalidir. O hata, rakibi için bir fırsat, seyirci için bir heyecan, oyuncu içinse bir yıkımdır. Futbolu düşünelim: Eğer sahada saniyenin binde biri hassasiyetle pas atan, asla yorulmayan ve her şutu kalenin köşesine gönderen 22 robot olsaydı, oyunun bir ruhu kalır mıydı? Bir taraf süper hücum ederken diğer taraf süper savunma yapacak ve sonuç muhtemelen matematiksel bir kilitlenme olacaktı. Bizim futbolda sevdiğimiz şey, forvetin topu ıskalaması, kalecinin inanılmaz bir hata yapması ya da zayıf olanın azmiyle güçlü olanı devirmesidir. Mükemmellik arttıkça, izleyici ile oyun arasındaki duygusal bağ kopar; çünkü biz mükemmelliğe değil, mücadeleye ortak oluruz. Felsefe de buna mükemmelliğin sıkıcılığı paradoksu diyorlar: Bir şeyin değeri, onun kırılganlığında saklıdır. Ama şimdi konuyu akışından koparmayalım. 
 
İnsanın bu kusurlu yapısı, sadece estetik bir tercih değil, varoluşsal bir zorunluluktur. Müslim'de geçen sahih bir hadise göre, "Eğer siz hiç günah işlemeseydiniz, Allah sizi toptan helak eder; günah işleyen, ardından da istiğfar eden (af dileyen) bir kavim yaratır ve onları mağfiret ederdi" buyurulmuştur. Bence, Hadisin en çarpıcı kısmı burasıdır: "...sizi helak eder, günah işleyen bir kavim yaratır..." Bu ifade, hatanın yaratılış sistematiğinde bir arıza değil, bir gerekçe olduğunu gösterir. Yaratılışta, melekler ve insanlar arasındaki tercih farkı yani…
 
İslam tasavvufunda "İnsan-ı Kamil" yolculuğu her insan için yürünmesi gereken bir yoldur. Tasavvuf ehli bilir ki, insan bu dünyada mutlak mükemmelliğe (kemalata) sahip olamaz; ancak o yolda harcadığı mesai onu değerli kılar. Yapay zekâ için "öğrenme", veri setlerini optimize etmekten ibarettir. İnsan için "öğrenme" ise, düşmek, canı yanmak ve sonra yeniden doğrulmaktır. 
 
Sonuç olarak, yapay zekanın her geçen gün daha hatasız çözümler üretmesi, hayatımızı kolaylaştırabilir ancak ona bir "mana" katamaz. Mana, eksik olandadır. İnsan ise kendi sınırları içerisinde merak eder, özler, çabalar ve dua eder. Yapay zeka "matematiksel bir sonuç" ise, insan "bitmeyen bir süreçtir". 
 
Acaba bir gün süper zekâ bir YZ, gerçek bir AGI ve tamamen robotlar ortaya çıkıp etrafımızdaki her şeyi insanın sınırları ötesinde bir mükemmelliğe götürdüğünde, insana "Sen artık gerekli değilsin," dendiğinde ne yapacağız? O zaman insanın varoluşsal değerinin üretimden değil, varlığından geldiğini, o varlığında yaratanın tecellileri üzerinden okunması gerektiğini anlayabilecek mi? Yapay zekâ çağında insanın yaşayacağı şey aslında tasavvufun "fena" kavramıyla örtüşüyor- "ben'in çöküşü- 
 
Mevlana'nın sözüyle bitirelim. "Sen kendini küçük bir cisim sanırsın, oysa sende en büyük âlem dürülmüştür."
 
İbrahim Yıldız / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.