logo
09 EYLÜL 2026

'Tarım üvey evlat muamelesi görmemeli'

Ziraat Mühendisleri Odası tarafından yapılan basın açıklamasında Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan "Ekonomik İstikrar Kalkanı" adı verilen tedbirler paketinde tarım sektörüne yer verilmemesinin büyük bir eksiklik olduğu belirtildi, "tarım sektörünün üvey evlat muamelesi görmesi kabul edilemez" denildi

20.03.2020 12:53:00
 
'Tarım üvey evlat muamelesi görmemeli'
'Tarım üvey evlat muamelesi görmemeli'
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) tüm dünyaya yayılan koronavirüs salgını ve bu virüsle mücadelede en önemli sektör olan tarım sektörünün sahipsizliği ile alakalı çok önemli bir basın açıklaması yaptı.
Covid-19 salgınının ülkemizde kamu sağlığı, insan yaşamı ve tarım sektörüne en az etkisi için önerilerin de yer aldığı basın açıklamasında ZMO Yönetim Kurulu Başkanı Baki Remzi Suiçmez şunları söyledi:
"Dünya Sağlık Örgütü`nün "pandemi" ilan ettiği Koronavirüs (Covid-19) salgınının yarattığı risklere karşı ülkemizde resmi makamlarca aşamalı olarak alınan önlemler sürecinde, 18 Mart 2020 tarihli Koronavirüsle Mücadele Eşgüdüm Toplantısı`nın ardından, Cumhurbaşkanı tarafından, "Ekonomik İstikrar Kalkanı" adı ile devreye girecek 100 milyar TL tutarındaki 19 maddelik tedbirler paketi açıklandı.

Tedbir paketinde tarım yok

En üst düzeyde alınan ve açıklanan önlemler arasında tarım sektörüne yer verilmemesi çok önemli bir eksikliktir. Her zamanki gibi tarım sektörünün yine üvey evlat muamelesi görmesi kabul edilemez.
Tarım sektörü stratejik bir sektördür. Üreticilerin bir kez üretimden koptuktan sonra tekrar tarımsal üretime dönmeleri oldukça zordur ve hatta olanaksızdır. Gıda ve su, insanlar için en önemli ihtiyaç maddeleridir. Nedeni ne olursa olsun kriz dönemlerindeki toplumsal panik anlarında insanların marketlerde öncelikle gıda maddelerine yoğun ilgi göstermesi, sorunun çok boyutlu önlemlerle giderilmesini zorunlu kılmaktadır.
Tarım ve Orman Bakanı, 18 Mart 2020 tarihinde, üreticilerin tarımsal desteklere ilişkin başvurularını e-Çiftçi portalı üzerinden online yapabileceklerini bildirdi. Ayrıca,  "Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) stoklarında besici, yetiştirici, sanayici ve tüketicinin ihtiyacını karşılayacak yeterli miktarda ürün bulunduğu"na dair açıklamalar yaptı. 19 Mart 2020 tarihinde ise, bitkisel üretim desteklemeleri kapsamında yer alan fark ödemeleri, iyi tarım uygulamaları ve organik tarım desteklemelerinin son başvuru tarihlerinin uzatılmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Açıklamaya göre; "Kamu sağlığının korunması için alınan tedbirler nedeniyle, üreticilerimizin fark ödemesi desteğine başvuramaması ve neticesinde mağdur olmamaları amacıyla 2019 yılı ürünü olan; Yağlı Tohumlu Bitkiler ile Dane Zeytine yönelik fark ödemesi destekleri son başvuru tarihi 30 Nisan 2020'ye; Hububat, Baklagil ve Dane Mısır fark ödemesi destekleri son başvuru tarihi 29 Mayıs 2020'ye; İyi Tarım Uygulamaları ve Organik Tarım desteklemeleri son başvuru tarihi 30 Nisan 2020'ye uzatılmıştır. Ayrıca Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) yapılan başvurular, 30 Haziran 2020'ye kadar devam etmekle birlikte, çiftçilerimiz il/ilçe müdürlüklerine gelmeden ÇKS başvurularını (Çiftçi Kayıt Sistemi) e-devlet üzerinden de yapabileceklerdir."
Oda`mız Tarım ve Orman Bakanı`nın açıklamalarını olumlu bulmakla birlikte yeterli görmemektedir.

ZMO'nun Covid-19 için önerileri

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası olarak; Covid-19 salgınının ülkemizde kamu sağlığı, insan yaşamı ve tarım sektörüne en az etkisi için önerilerimiz şunlardır:
1. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından açıklanan üretici destekleme başvuru tarihleri, salgının etkilerinin şu an belirsizliği nedeniyle üreticilerin önünü görebilmesi açısından destekleme kapsamındaki diğer ürünler için de uygulanmalıdır. Bitkisel ve hayvansal ürünler destekleme kapsamı da genişletilmelidir.
2. "Ekonomik İstikrar Kalkanı" ile esnaf ve sanatkârlara sağlanan kredi borcu ödeme kolaylığı, çiftçilerimizin bankalara ve Tarım Kredi Kooperatifine olan borçlarını da kapsayacak şekilde genişletilmelidir. İcralık çiftçiye, serbest çalışan icralık ziraat mühendisine borç yapılandırması getirilmeli; üretimde bulunan çiftçiye ve serbest çalışan ziraat mühendisine düşük faizli kredi tahsis edilmelidir.

Maliyetlerin düşürülmesi gerekmektedir

3. Dövizdeki artışa paralel artan girdi fiyatlarındaki kaçınılmaz yükselişi önlemek için girdilerde KDV indirimi dahil üreticiyi ve üretimi rahatlatıcı önlemler ivedilikle alınmalı, ek destekler açıklanmalıdır. Tarımsal girdilerin üretilmesi ve üreticiye ulaştırılması konusunda ülkemiz için farklı seçenekler aranmalı, öncelikle tarımsal ilaç ve gübre olmak üzere yerli girdi üretimine yönelik gerekli ar-ge çalışmaları hızlandırılmalı ve süreç koşulsuz desteklenmelidir.
4. Gıda güvenliği ve gıda güvencesi ülke gündemindeki yerini almalı, olumlu resmi açıklamalara karşın, merdiven altı üretim, stokçuluk ve fahiş fiyatlar boyutu dahil uygulamaların doğru, etkin ve hızlı olmasına daha çok özen gösterilmelidir. Üreticiden tüketiciye kadar güven ortamına dayalı sağlıklı besin zinciri kurulmalıdır.
5. Olabildiğince doğrudan temastan kaçınmak için tüm yurttaşlarımız ile birlikte, kamuda ve özel sektörde çalışan meslektaşlarımızın mesai saatleri, idari izin, uzaktan çalışma ve benzeri önlemlerle en temel hakları olan sağlıklı yaşama hakkına özel önem gösterilmelidir.

Tarım politikası acilen değiştirilmeli

6. Covid-19 salgınından ders çıkararak ülkemizde bir an önce tarım politikası değişikliğine gidilmelidir. Söylemler dışında somut olarak, tarım arazilerimizi koruyacak şekilde ülke düzeyinde arazi kullanım planlaması yapılmalı; korunan tarım arazilerimizde üretim miktarı artışı, ürün çeşitliliği ve üretim sürekliliğini sağlayan tarımsal üretim planlamasına geçilmeli; tarımsal ürün dışalımı kısıtlanmalı; girdi maliyetleri düşürülerek ürün desteklerinin artırılmasına yönelik çalışmalara derhal başlanmalıdır.
7. Tarımsal ürünlerin dışalımında uygulanan koruyucu önlemler, özellikle salgının yaygın olarak görüldüğü ülkelerden (Çin, Amerika Birleşik Devletleri, İran, Avrupa Birliği, ve diğer…) gelen ürünler için yeniden gözden geçirilmeli, salgını sınırlarımızda engelleyecek şekilde gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.
8. Tarımsal üretimde önemli ve gerekli bir işgücü konumunda bulunan geçici, gezici ve mevsimlik tarım işçilerin karşılaşacağı sorunlara yönelik kalıcı çözüm önerileri geliştirilmeli, salgın döneminde üretim sezonu öncesi gerekli önlemler ivedilikle yürürlüğe konulmalıdır.
9. Ülkemizin her yerinde gerekli duyuruların ve uyarıların yapılmasının yanında, dezavantajlı kesim olan kırsal alanlarda yaşayan insanlarımıza yönelik olarak ek uyarıların yapılması ve yaygınlaştırılması, yaşanabilecek salgının önlenmesi açısından son derece önemlidir.

Virüs insanı, açlık insanlığı öldürür

Unutulmamalı ki, ülkemizin en büyük gücü, her türlü olumsuzluğa karşın, halâ, tarımsal üretim potansiyelimizdir.
Ülkemizde uzun yıllardır ihmal edilen tarım sektörü ve kırsal kesim için, yaşanan salgın nedeniyle özellikle üretim miktarı ve çeşidi, üreticinin gelir düzeyi, dışalımın kısıtlanması, dışsatımın istikrarı konularındaki sorunları daha da artmamalıdır.
Virüs insanı öldürür, açlık insanlığı öldürür.
Her koşulda üretmeye devam etmek, üretimi ve üretenleri desteklemek temel amacımız olmalıdır.

"Kaynak yok" aldatmacadır

Tarımsal desteklemelere kaynak yok dayatmasına ve aldatmacasına karşı, biliyoruz ki, Kanal İstanbul, Akkuyu Nükleer Santrali, Salda Gölü Millet Bahçesi gibi halkımızın öncelikli ihtiyaçları yerine sermaye kesimlerine rant aktarmayı amaçlayan projeler salgın döneminde de yargı kararlarına karşın uygulanmak istenmektedir. Talebimiz, çılgın projelerin derhal durdurulması, kamu kaynaklarının üretimi artırmaya ve toplum yararına kullanılmasıdır.
Yaşadığımız ekonomik, siyasal, yönetim ve de sağlık krizi ortamında tarım sektörümüzün tüm bileşenlerinin ortak mücadele etmesi bir zorunluluktur.

İthalat kolaycılığına kaçmamalı

Tarım sektöründeki sorunların köklü çözümü için; kısa, orta ve uzun vadede, ülkemizdeki ithalat kolaycılığına dayalı ekonomi politikaları yerine üretim ekonomisini, sermaye öncelikleri yerine kamusal çıkarları, lüks ve savurganlığa dayalı yönetim anlayışı yerine tasarrufları, gündelik politikalar yerine planlı kalkınmayı önceleyen anlayışın bir an önce yaşama geçirilmesi gerekmektedir. Kalıcı çözümler için konunun takipçisi olacağız.
Dünyada bugün yaşanan koronavirüs gündemli bu belirsiz kriz koşullarında ülkemiz bu durumdan kendisine ders niteliğinde çıkarımlar yapmak zorundadır.
Ülkemizin tarım sektöründe sahip olduğu potansiyeli en iyi biçimde değerlendirmesi, kendine yeterlilik konusunda daha etkin politikalar üretmesi ve yaşama geçirmesi, özellikle böyle kriz dönemlerinde gerekli bir çıkış noktası olmalıdır. Tarım ve gıda sektörlerinin önemini daha iyi anlamamız ve buna uygun şekilde üretim politikaları geliştirmemiz, üreticiden tüketiciye kadar hepimizin sorumluluğudur.

Tarım ve gıda sektörü sürece katılmalı

Ülkeyi yönetenlerin, özellikle bu dönemde dışlayıcı değil, tarım ve gıda sektörünün tüm bileşenlerini sürece katarak, bilimsel önlemlerle bu krizi yönetmeleri gerekmektedir.
Yaşanan salgın ortamında ulusumuzun tüm bireylerinin ve de meslektaşlarımızın gerekli bireysel önlemleri almalarını, salgın tehlikesi geçene kadar resmi makamlarca açıklanan tüm sağlık önlemlere titizlikle uymalarını diliyoruz.
ZMO olarak, biz de örgüt içi gerekli önlemlerimizi aldık.
Ülkemizin bu zor koşullardan en az can kaybıyla çıkacağına, krizi ortak akılla yöneteceğimize inancımız tamdır.
Hep birlikte, sağlıklı ve daha güzel günlere…"

Kahvaltıyı geç saate bırakmak mantıklı mı?


 
Güne başlarken ne yediğimiz kadar ne zaman yediğimiz de sağlık açısından önemli. Günlük yaşam temposu, geç saatlere kadar süren uyku, vardiyalı çalışma veya yoğun iş programı nedeniyle günün ilk öğünü kimi zaman öğle saatlerine kadar ertelenebiliyor. Son yıllarda beslenme alanında yapılan çalışmalar ise öğün saatlerinin vücudun biyolojik ritmi ve metabolik süreçlerle ilişkili olabileceğine dikkat çekiyor.
 

08.09.2026 15:48:00
Murat Çorbacı
 
Kahvaltıyı geç saate bırakmak mantıklı mı?
Kahvaltıyı geç saate bırakmak mantıklı mı?

Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir, beslenmenin yalnızca günlük alınan enerji ve besin içeriği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, "Vücudumuz gün boyunca aynı metabolik koşullarda çalışmıyor. Uyku, uyanıklık, hormonların salınımı ve metabolik süreçler belirli bir günlük ritim içerisinde ilerliyor. Bu nedenle öğünlerin zamanlaması da beslenme düzeninin değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gereken unsurlardan biri" dedi.

İlk öğünün saati neden önemli?

Yakın zamanda 40 yaş ve üzerindeki 31 binden fazla yetişkinin verileri kullanılarak gerçekleştirilen geniş kapsamlı bir çalışmada, günün ilk ve son öğün saatleri ile uzun dönemli sağlık sonuçları arasındaki ilişki incelendi. Bulgular, ilk öğününü daha geç saatlerde tüketen kişilerde tüm nedenlere ve kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm riskinin daha yüksek seyrettiğini gösterdi. Ancak bu sonuçların "geç kahvaltı erken ölüme neden oluyor" şeklinde yorumlanmaması gerektiğinin altını çizen Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir, "Bu tür çalışmalar bize önemli ilişkiler gösterir ancak tek başına neden-sonuç ilişkisi kurmamızı sağlamaz. Geç saatte ilk öğün tüketen bir kişinin uyku düzeni, fiziksel aktivitesi, çalışma koşulları, mevcut hastalıkları ve genel beslenme alışkanlıkları da sonuçlar üzerinde etkili olabilir. Bu nedenle tek bir öğün saatinden hareketle kişinin sağlık riski hakkında kesin bir değerlendirme yapmak doğru değildir" ifadelerini kullandı.

En uygun zaman ne zaman?

Araştırmada ilk öğününü 07.00–08.00 arasında tüketenlerle karşılaştırıldığında, ilk öğün saati ilerledikçe bazı sağlık risklerinin de kademeli olarak yükseldiği görüldü. Bununla birlikte bu sonuç, herkesin belirli bir saatte kahvaltı yapması gerektiği anlamına gelmiyor. Uyku ve uyanma saati, kişinin çalışma düzeni, günlük enerji gereksinimi, yaş, fiziksel aktivite düzeyi ve mevcut sağlık durumu uygun öğün zamanlamasını değiştirebilir. Gece vardiyasında çalışan bir bireyin beslenme düzeni ile sabah erken saatlerde güne başlayan bir kişinin öğün planının aynı olması beklenmez. Beslenmede tek bir doğru saatten söz etmek yerine kişinin uyku-uyanıklık düzeniyle uyumlu bir plan oluşturmak daha doğru bir yaklaşım olur.

Akşam yemeği için de net bir saat yok

Gece geç saatlerde yemek yeme alışkanlığının uyku düzeni, toplam enerji alımı ve kişinin günlük yaşam biçimiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir, "Akşam yemeği konusunda da herkese uygulanabilecek kesin bir saat vermek yerine kişinin yatış saati ve günlük düzeni dikkate alınmalıdır. Özellikle gün boyunca yeterince beslenmeyip enerji alımının büyük bölümünü gece saatlerine bırakmak, sağlıklı ve dengeli bir beslenme düzeninin kurulmasını zorlaştırabilir" dedi.
Son yıllarda belirli saat aralıklarında beslenmeye dayanan yaklaşımların yaygınlaşmasıyla birlikte "yeme penceresi" kavramı da daha sık gündeme geliyor. Ancak gün içinde kaç saat yemek yenildiği, beslenme düzeninin yalnızca bir parçasını oluşturuyor. Öğünlerin hangi saatlerde tüketildiği kadar bu öğünlerin içeriği, günlük enerji ve besin ögesi gereksiniminin karşılanması, sebze ve meyve tüketimi, yeterli protein ve lif alımı, uyku düzeni ve fiziksel aktivite de genel sağlık açısından önem taşıyor.

Belçika merkezli suç örgütüne İzmir'de operasyon: 24 gözaltı

Uluslararası uyuşturucu ticareti yaptığı tespit edilen Bayram Yaramış'ın yöneticiliğini yaptığı "Yaramışlar" suç örgütüyle birlikte hareket ettiği tespit edilen toplam 38 şüpheliye yönelik İzmir'de operasyon düzenlendi

08.09.2026 13:01:00
İhlas Haber Ajansı
 
Belçika merkezli suç örgütüne İzmir'de operasyon: 24 gözaltı
Belçika merkezli suç örgütüne İzmir'de operasyon: 24 gözaltı
Uluslararası uyuşturucu ticareti yaptığı tespit edilen Bayram Yaramış'ın yöneticiliğini yaptığı "Yaramışlar" suç örgütüyle birlikte hareket ettiği tespit edilen toplam 38 şüpheliye yönelik İzmir'de operasyon düzenlendi. 24 kişi gözaltına alınırken, taşınmaz mallara, araçlar ve teknelerine de el konuldu.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında; uluslararası uyuşturucu ticareti yaptığı tespit edilen, Belçika merkezli faaliyet gösteren ve Bayram Yaramış'ın yöneticiliğini yaptığı "Yaramışlar" suç örgütüyle birlikte hareket ettiği tespit edilen toplam 38 şüpheliye yönelik kapsamlı bir operasyon gerçekleştirildi. Şu ana kadar 24 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden birinin cezaevinde olduğu, 2'sinin ise arandığı belirtildi. Diğer 11 şüphelinin de yurtdışında bulunduğu bildirildi.

1 milyar değerinde mal varlığına el konuldu



Yapılan analiz, istihbarat çalışmaları ve mali incelemeler sonucu, söz konusu suç örgütünün uluslararası ölçekte faaliyet gösteren, hiyerarşik yapıya sahip, süreklilik arz eden ve çok yönlü suç işleme kapasitesi bulunan organize bir yapı olduğu değerlendirildi.

Soruşturma kapsamında ayrıca, suçtan elde edildiği değerlendirilen ve yaklaşık toplam değeri 1 milyar TL (20,7 milyon ABD doları) olan 87 adet taşınmaza, 18 adet araca, 4 adet özel tekneye, 14 adet şirket ortaklık payına, banka hesapları ile diğer malvarlığı unsurlarına el konuldu.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, uyuşturucu madde ticareti ve organize suç örgütleriyle mücadele kapsamında yürütülen soruşturmanın titizlikle ve çok yönlü olarak devam ettiği kaydedildi.

Atlas Çağlayan'ın annesi: "Verilecek ceza beni rahatlatmayacak ama bu cezasızlık algısının da ortadan kalkmasını istiyorum"

İstanbul'un Güngören ilçesinde bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin görülecek dava öncesi açıklama yapan anne Gülhan Ünlü, "Artık evladımın adaletini istiyorum. Hiçbir verilecek ceza beni rahatlatmayacak bunu da biliyorum ama bu cezasızlık algısının da ortadan kalkmasını istiyorum. '3 yıl, 5 yıl yatarız, ondan sonra hayatımıza devam ederiz' düşüncesi olmasın artık. Biz artık diğer çocuklarımızı da korumak istiyoruz" dedi

08.09.2026 11:38:00 / Güncelleme: 08.09.2026 11:41:55
İHA
 
Atlas Çağlayan'ın annesi: "Verilecek ceza beni rahatlatmayacak ama bu cezasızlık algısının da ortadan kalkmasını istiyorum"
Atlas Çağlayan'ın annesi: "Verilecek ceza beni rahatlatmayacak ama bu cezasızlık algısının da ortadan kalkmasını istiyorum"
Güngören'de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin sanık E.Ç.'nin (14) yargılandığı dava öncesi müşteki anne Gülhan Ünlü Bakırköy Adalet Sarayı önünde açıklamalarda bulundu. Müşteki Gülhan Ünlü'ye çok sayıda vatandaş destek olmak için adliye önüne geldi.

"Verilecek ceza beni rahatlatmayacak bunu da biliyorum ama bu cezasızlık algısının da ortadan kalkmasını istiyorum"

Adliye önünde konuşan Gülhan Ünlü, sanığın en ağır cezayı almasını istediğini belirterek, "İlk duruşmada da söylediğimiz gibi, taleplerimizin hepsi reddedilmişti. Yine bugün aynı taleplerde bulunacağız. Görüntülerin izlenmesini istemiştik ilk duruşmada, maalesef ki reddedilmişti. Duruşmadan beklentim, iştirakçilerin de sanık olarak yargılanmasını istiyorum. Sadece dosyada tanık olarak varlar. Dosyada daha şimdiden çok açık olduğunu söyleyebilirim. Mesajlaşmalar var, katilin silahla fotoğrafları var, olaydan 4 gün öncesinde başkasını bıçakladığına dair mesajlaşması var, uyuşturucu var. İştirakçilerin de artık ceza almasını istiyoruz. 8 ay geçti, ne gecemiz var, ne gündüzümüz var, ne uykumuz var. Artık evladımın adaletini istiyorum. Hiçbir verilecek ceza beni rahatlatmayacak bunu da biliyorum ama bu cezasızlık algısının da ortadan kalkmasını istiyorum. '3 yıl, 5 yıl yatarız, ondan sonra hayatımıza devam ederiz' düşüncesi olmasın artık. Biz artık diğer çocuklarımızı da korumak istiyoruz" şeklinde konuştu.



Açıklamasının devamında ceza miktarlarına da değinen anne Gülhan Ünlü, "Bu canilerin, katillerin cezaları, aldıkları ceza gibi olsun. 21 yıl diye ceza veriliyor fakat yatarı 5 yıl oluyor. Bu ceza, mağdur ailelere verilmiş gibi oluyor. Dosyamızda başından beri çok fazla açık var, delil karartma var. Hanginiz, cinayetin işlendiği aleti elinize alırsınız' Almak için bir sebebiniz olması gerekiyor. Biz bu sebebin peşinden koşturuyoruz. Buradan çıktığımda daha umutlu çıkmak istiyoruz" diye konuştu.

Açıklamanın ardından karar çıkması beklenen duruşmanın görülmesine başlandı.

İstanbul'da 3 farklı çeteye operasyon: 21 gözaltı

İstanbul'da işletmelere yönelik kurşunlama, tehdit ve yaralama olaylarına karıştıkları belirlenen 3 farklı yeni nesil suç örgütüne düzenlenen operasyonda 21 şüpheli gözaltına alındı

08.09.2026 10:16:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul'da 3 farklı çeteye operasyon: 21 gözaltı
İstanbul'da 3 farklı çeteye operasyon: 21 gözaltı
İstanbul'da işletmelere yönelik kurşunlama, tehdit ve yaralama olaylarına karıştıkları belirlenen 3 farklı yeni nesil suç örgütüne düzenlenen operasyonda 21 şüpheli gözaltına alındı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde çalışma yürüttü.

Yapılan çalışmalarda şüphelilerin Avcılar, Beylikdüzü, Küçükçekmece, Gaziosmanpaşa ve Kağıthane'de çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren işletmelere yönelik 3 kurşunlama, 1 tehdit ve 1 kasten yaralama olayına karıştıkları belirlendi. Ayrıca planlanan bir kurşunlama eyleminin de gerçekleşmeden engellendiği bildirildi.

Polis ekiplerince 8 Eylül 2026 tarihinde düzenlenen operasyonda 21 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler hakkındaki soruşturma devam ediyor.

7 ev kül oldu, Kozan'da orman yangını devam ediyor

Adana'nın Kozan ilçesinde çıkan orman yangınına 5 helikopter, 2 uçakla mücadele sürüyor

08.09.2026 10:13:00
İhlas Haber Ajansı
 
7 ev kül oldu, Kozan'da orman yangını devam ediyor
7 ev kül oldu, Kozan'da orman yangını devam ediyor
Adana'nın Kozan ilçesinde çıkan orman yangınına 5 helikopter, 2 uçakla mücadele sürüyor. Bölgede 7 ev yanarak kullanılamaz hale geldi.

Yangın, Kozan ilçesine bağlı Doğanalanı Mahallesi'ndeki ormanda çıktı. Ormanda alevlerin yükseldiğini gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. Bölgeye çok sayıda Orman Genel Müdürlüğü ekipleri ve itfaiye ekipleri sevk edildi.



Yangın rüzgarın etkisiyle büyürken bölgedeki bazı yerleşim yerleri tedbir alınarak tahliye edildi. 7 ev yanarak kullanılamaz hale geldi. Ekiplerin 5 helikopter, 2 uçakla yangına müdahalesi sürüyor.



Doğanalanı Mahallesi Muhtarı Yunus Bekçi ise yangın haberini alıp bölgeye geldiklerini söyleyerek, "Mahallenin kuzey kısmında tepenin alt eteğinden ateş yükseldi. Zaten poyrazında çok fazla olması nedeniyle bir anda sağa sola savruldu. Her tarafa yayıldı bu hale geldi. Birkaç tane evde hasar olduğu söyleniyor" dedi.

Enizçakırı Mahallesi Muhtarı Ahmet Avcı da "Rüzgarın etkili olması nedeniyle yangın büyüdü. Öncelikle insanları, hayvanları tahliye ettik. Yangının olduğu alanda 15 kadar ev vardı. Yangının içinde kaldılar diye konuştu.

Vatandaşların verilerini ele geçiren hukuk bürolarına yönelik soruşturmada 31 zanlıya adli kontrol kararı

Vatandaşların kişisel verilerini ele geçiren hukuk bürolarına yönelik soruşturmada gözaltına alınan 27'si avukat 31 şüpheli adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı

08.09.2026 06:00:00
AA
 
 Vatandaşların verilerini ele geçiren hukuk bürolarına yönelik soruşturmada 31 zanlıya adli kontrol kararı
 Vatandaşların verilerini ele geçiren hukuk bürolarına yönelik soruşturmada 31 zanlıya adli kontrol kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca vatandaşların kişisel verilerinin hukuka aykırı yollarla ele geçirilmesine ilişkin başlatılan soruşturma sürüyor. Bu kapsamda gözaltına alınan 31 şüphelinin sevk edildikleri İstanbul Adliyesi'ndeki işlemleri tamamlandı.

Savcılıkta ifadeleri alınan 27'si avukat 31 şüpheli, adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderildi.

Hakimlik talep doğrultusunda tüm şüpheliler hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.

Öte yandan, soruşturma kapsamında gözaltına alınan 4 şüphelinin ise savcılıktaki ifadesinin ardından serbest bırakıldığı öğrenildi.

Soruşturma

Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından, "Vatandaşlarımızın mahremiyeti bizim için dokunulmazdır" başlığıyla yaptığı paylaşımda, vatandaşların kişisel verilerinin hukuka aykırı yollarla ele geçirilmesi, ticari bir meta haline getirilmesi ve bu bilgiler kullanılarak vatandaşların mağdur edilmesinin asla kabul edilemez olduğunu vurgulamıştı.

Bu kapsamda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu koordinasyonunda, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce çalışma yürütüldüğünü belirten Gürlek, vatandaşlara ait kişisel verilerin yasa dışı yollarla ele geçirilerek, "panel" adı verilen sorgulama sistemlerinde kullanıldığının tespit edildiğini aktarmıştı.

Gürlek, incelemeler sonucu yasa dışı sistemlerin bazı hukuk bürolarına ücret karşılığında satıldığı ve abonelik sistemiyle kullandırıldığının tespit edildiğini belirterek, "Bazı hukuk bürolarının da herhangi bir hukuki ilişkisi bulunmayan vatandaşları, kişisel bilgilerine bu sistemler üzerinden ulaşarak 'borcunuz yasal takibe düştü', 'uzlaşma sürecini kaçırdınız', 'hakkınızda haciz işlemi başlatıldı' gibi gerçeğe aykırı ifadelerle mağdur ettiği anlaşılmıştır." ifadelerini kullanmıştı.

Soruşturmanın ilk aşamasında yasa dışı sistemi kuran, işleten ve gelir akışında yer aldıkları tespit edilen şüpheliler hakkında adli işlemler yapılarak 10 şüpheli hakkında kamu davası açıldığını, ardından soruşturmanın genişletildiğini belirten Gürlek, şunları kaydetmişti:

"Soruşturmanın genişletilmesiyle de yasa dışı panel sistemini kullandığına ilişkin somut deliller elde edilen 31 avukat hakkında gözaltı kararı verilmiş, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemlerine başlanmıştır. Bu önemli soruşturmayı büyük bir titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, İstanbul Emniyet Müdürlüğümüze ve soruşturmada görev alan tüm kamu görevlilerimize canıgönülden teşekkür ediyorum. Hukuku istismar ederek hukuksuzluk yapan hiç kimsenin yanına kar kalmayacaktır."'''''''
 

Antalya'da ormanlık ve tarım arazilerinin bulunduğu alanda çıkan yangına müdahale ediliyor

Antalya'nın Serik ilçesinde ormanlık ve tarım arazilerinin bulunduğu alanda çıkan yangına ekiplerin müdahalesi sürüyor

08.09.2026 02:00:00
AA
 
Antalya'da ormanlık ve tarım arazilerinin bulunduğu alanda çıkan yangına müdahale ediliyor
Antalya'da ormanlık ve tarım arazilerinin bulunduğu alanda çıkan yangına müdahale ediliyor

Deniztepesi ve Sarıabalı mahallelerinde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye aracı sevk edildi.

Bölgedeki evler tahliye edilirken, 5 ev ve bazı seralar yangında kullanılamaz hale geldi.

Yanan bir evde bulunan engelli 3 kişi dumandan etkilendi.

Engelliler İbrahim, Hatice ve Kiraz Karaca, ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.

Öte yandan yangına müdahale eden özel bir şirkete ait kepçe şarampole devrildi.

Kazada yaralanan sürücü, hastaneye götürüldü.

Ekiplerin yangını kontrol altına almak için çalışması devam ediyor.


 

Yazın kulaklarımızdan niye daha çok çekiyoruz?


 
 
Yaz aylarında sıcaklıkların artmasıyla birlikte kulak sağlığını olumsuz etkileyebilecek bazı yanlış alışkanlıklar daha sık görülüyor. Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Ecem Sevim Akı, “Kulak kanalında gelişen dış kulak yolu enfeksiyonları (yüzücü kulağı) yaz aylarında belirgin artış gösterirken, bazı durumlarda orta kulak enfeksiyonları da görülebiliyor" dedi. 

08.09.2026 01:24:00
Murat Çorbacı
 
Yazın kulaklarımızdan niye daha çok çekiyoruz?
Yazın kulaklarımızdan niye daha çok çekiyoruz?

Yaz aylarında sıcaklıkların artmasıyla birlikte kulak sağlığını olumsuz etkileyebilecek bazı yanlış alışkanlıklar daha sık görülüyor. Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Ecem Sevim Akı, "Kulak kanalında gelişen dış kulak yolu enfeksiyonları (yüzücü kulağı) yaz aylarında belirgin artış gösterirken, bazı durumlarda orta kulak enfeksiyonları da görülebiliyor. Her iki tabloda da şiddetli kulak ağrısı, işitme kaybı, kulakta akıntı ve ateş gibi yakınmalar ortaya çıkarak hem çocukların hem de yetişkinlerin yaşam kalitesini düşürebiliyor" dedi. Dr. Akı, tatilde kulak enfeksiyonuna yol açan 6 hatayı ve alınabilecek basit ama etkili önlemleri açıkladı.

1. Havuz hijyenine dikkat etmemek... Yeterince dezenfekte edilmeyen havuzlarda bakteri, mantar ve bazı mikroorganizmalar kolayca çoğalabiliyor ve halk arasında 'yüzücü kulağı' olarak bilinen dış kulak yolu enfeksiyonuna (otitis eksterna) yol açabiliyor.

2. Kulağı uzun süre ıslak bırakmak ve yıkamaya çalışmak. Sudan çıktıktan sonra kulağın dış kısmının yumuşak bir havluyla nazikçe kurulanması, başın sağa ve sola eğilerek içeride kalan suyun kendiliğinden boşalmasının sağlanması kulak sağlığının korunmasına yardımcı olur.

3. Kontrolsüz kulak temizleme çubuğu kullanımı. Toplumumuzda kulak kirini pamuklu çubukla temizlemeye çalışmak çok sık yapılan hatalardan biri... Kulak kiri (serumen) aslında kulağı mikroplardan koruyan doğal bir bariyer görevi görür. Ancak pamuklu çubukla kiri dışarı çıkarmaya çalışmak, aksine kirin kulak kanalında daha derinlere itilmesine sebep olur ve dış kulak yolu cildinde hasar oluşturarak bakterilerin ve mantarların kolayca yerleşmesine zemin hazırlayabilir.

4. 'Basit bir su kaçması' diyerek önemsememek.

5. Kulaktaki tıkanıklığa müdahale etmek. Toplumda sık yapılan hatalı davranışlardan biri de; kulakta dolgunluk veya tıkanıklık hissedildiğinde zeytinyağı, sirke, alkol ya da farklı sıvılar damlatmak, yabancı cisimlerle kulağı temizlemeye çalışmak. Oysa bu yanlış uygulamalar kulak kanalını tahriş edebilir, mevcut enfeksiyonu ağırlaştırabilir ve kulak zarında hasara yol açabilir.

6. Kulak zarı deliklerinde ve ventilasyon tüp uygulamalarında önlem almamak. Kulak zarında delik bulunan veya ventilasyon tüpü uygulanmış kişilerde dış kulak yolu ve orta kulak arasındaki bariyer ortadan kalkar. Orta kulağın su ile teması halinde enfeksiyonlar görülebilir. Hastanın kulağı sudan koruması ya da özel kulak tıkacı kullanması gerekir.

Yargıda bitmeyen ‘çifte standart’ tartışması

Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma ve uyuşturucu ticareti suçlarından 40 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan eski Habertürk Genel Müdürü Veyis Ateş, davanın ilk duruşmasında tahliye edildi

07.09.2026 22:10:00
Haber Merkezi
 
Yargıda bitmeyen ‘çifte standart’ tartışması
Yargıda bitmeyen ‘çifte standart’ tartışması
Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma ve uyuşturucu ticareti suçlarından 40 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan eski Habertürk Genel Müdürü Veyis Ateş, davanın ilk duruşmasında tahliye edildi.

Karar, Türkiye'de gazetecilere ve kamuoyunca tartışmalı isimlere yönelik yargı uygulamalarında "çifte standart" eleştirilerini yeniden gündeme taşıdı.

Uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan eski Habertürk Genel Müdürü Veyis Ateş, 7 Eylül Pazartesi günü ilk kez hakim karşısına çıktı. Ateş hakkında uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma ve uyuşturucu ticareti suçlarından 40 yıla kadar hapis cezası talep ediliyordu.

Mahkemenin ilk duruşmada tahliye kararı vermesi, kamuoyunda yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

Türkiye'de özellikle siyasi iktidarı eleştiren gazeteciler hakkında yürütülen soruşturma ve davalarda tutukluluk kararlarının uzun sürmesi, buna karşılık iktidara yakın olduğu değerlendirilen isimler açısından verilen daha hızlı tahliye kararları, uzun süredir muhalefet ve basın örgütleri tarafından eleştiriliyor.

"Aynı hukuk, farklı uygulama mı?"

Tartışmanın merkezinde ise aynı suçlama karşısında sanığın kimliği ve siyasi çevresi yargı kararlarının uygulanmasında etkili oluyor mu, sorusu var.

Bir tarafta yazdıkları, söyledikleri veya yaptıkları nedeniyle tutuklanan ve aylarca hatta yıllarca tutuklu kalan gazeteciler bulunurken, diğer tarafta siyasi iktidara yakınlığıyla bilinen bazı isimlerin daha kısa sürede tahliye edilmesi kamuoyunda "hukuk herkese eşit mi uygulanıyor?" sorusunu gündeme getiriyor.

Çünkü adalet yalnızca mahkeme salonunda verilen karardan ibaret değildir. Adalet, aynı durumda bulunan herkes için aynı ölçünün uygulanmasıdır.

İstanbul'da suç örgütü operasyonu : 15 şüpheli tutuklandı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube ekipleri, şehrin çeşitli ilçelerinde kurşunlama, tehdit, yaralama gibi olayları karışan suç örgütüne operasyon düzenledi

07.09.2026 15:01:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul'da suç örgütü operasyonu : 15 şüpheli tutuklandı
İstanbul'da suç örgütü operasyonu : 15 şüpheli tutuklandı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube ekipleri, şehrin çeşitli ilçelerinde kurşunlama, tehdit, yaralama gibi olayları karışan suç örgütüne operasyon düzenledi. Gözaltına alınan 15 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, 31 Ağustos-6 Eylül 2026 tarihleri arasında meydana gelen iş yeri, araç ve ev kurşunlanması, tehdit, yaralama, mala zarar verme gibi olayların aydınlatılması amacıyla inceleme başlattı.

17 farklı olaya ilişkin güvenlik kamera görüntülerini izleyen Asayiş Şube ekipleri, zanlıların kimliklerini tespit etti. Suç örgütüne yönelik operasyonda 15 şüpheli gözaltına alındı.

Şüphelilerin üzerlerinde, evlerinde ve kullandıkları araçlarda yapılan aramalarda 5 tabanca, 1 otomatik tabanca, 1 uzun namlulu silah, 293 mermi, 1 motosiklet ve kurşungeçirmez yelek ele geçirildi. Şüphelilerin iş yeri, araç ve ev kurşunlama, tehdit, yaralama ve mala zarar verme olaylarına karıştıkları tespit edildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 15 zanlı çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.