logo
16 ŞUBAT 2026


TBMM AB yolunda sembolikleşiyor!

11.10.2005 00:00:00
Türkiye'nin AB üyeliği konusunda AB cenahından pek çok farklı ses yükselmekte. Bu konuşan kalabalık arasında kimlerin gerçek niyetlerini ifade ettiklerini kimlerin de ikiyüzlü davrandıklarını anlamak çok ama çok zor.Osmanlı Meclisi mebusan Reisi Ahmet rıza bey, Batılıların bugün karşı karşıya kaldığımız ikiyüzlülüğünü 1922 yılında yazdığı "Batı'nın doğu politikası'nın ahlaken iflası" adlı eserinde şöyle ifade ediyor; "Avrupa'nın Türkiye'ye karşı takip ettiği siyasette ahlak mefhumuna asla yer verilmemiştir. Türkiye gibi harbe katılan Macaristan ve Bulgaristan'a neden bir Sevr uygulamadılar? Hıristiyan oldukları için. Avrupa devletleri tarihin hiçbir döneminde Osmanlı ile samimi dostluk tesis etmemişlerdir."Tarih yine tekerrür etmiş ve AB Türkiye'den yıllar sonra AB'ye başvurmuş olmasına rağmen sırf Hıristiyan olduğu için Bulgaristan'a 2007'de üyelik garantisi vermiştir.AB siyasetçilerinden bahsediyorsanız dürüstlük kelimesini ve ahlak mevhumunu bir kenara bırakmak zorundasınız. Çünkü AB devlet adamları için tek bir amaç vardır, bu amaç ülkelerinin çıkarlarını korumak ve sürdürebilmek. Aslında bu amaç bizim devlet adamlarımız için de geçerli olmalıdır.Bahsedilen karaktere sahip AB'li devlet adamlarından birisi olan Fransa'nın eski cumhurbaşkanı ve Avrupa Konvansiyonu Başkanı Vallery Giscard D'Estaing, geçtiğimiz hafta yapılan bir röportajda çarpıcı ve oldukça gerçekçi bazı açıklamalarda bulunmuş. AB devlet adamları eskidiklerinde yani devlet görevlerini bıraktıklarında biraz daha fazla gerçekçi ifadeler kullanmaya başlıyorlar. Giscard D'Estaing, şu ifadeleri AB politikacılarının ikiyüzlü olduklarının itirafı niteliğindedir. D'Estaing şunları söylüyor;  "Avrupalı politikacılar, kendi aralarında konuşurken, "Türkiye'ye sempatik gözükmeye devam edelim, nasıl olsa hiçbir zaman giremeyecek" diyorlardı. Kameralar önünde ise "Avrupa'ya hoş geldiniz" diyorlar."Aynı zamanda Türkiye'ye önerilen ""ayrıcalıklı ortaklık" önerisinin en eski sahibi de olan Giscard D'Estaing, "Türkler, kendilerinin 30 komiser tarafından yönetildiklerini anlayınca, egemenlik haklarının bir kısmını Brüksel'e verdiklerini idrak ettiklerinde AB'den vazgeçebilirler." açıklamasını yapıyor.Fransa'da cumhurbaşkanlığı yağmış ve hâlihazırda AB'de görevde bulunan D'Estaing'in açıklamalarına göre müzakere sürecinde,1. Türkiye 30 AB komiseri tarafından yönetilecek.2. Türkler egemenlik haklarını Brüksel'e devretmeye başlayacak.Müzakere sürecinde yasama ve yürütme yetkileri AB'ye devredildikçe TBMM her geçen gün daha fazla sembolik bir meclis haline gelecektir. TBMM anlamsızlaştıkça da milletin egemenliği AB'ye yavaş yavaş devredilecektir. Türk milleti, henüz girmediği ve giremeyeceği neredeyse kesin olan AB'nin birkaç tane komiseri tarafından yönetiliyor olacak. Böyle devam ederse Türk milletinin seçtiği vekiller de -AKP vekilleri gibi- AB komiserlerinin sekreterliğini yapan emir eri olacaklar.
 
Orhan Dede / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.