Toros Dağları'nın eteklerinden 19. yüzyılın ortalarından bu yana toplanarak, yurtdışına satılan "Toroslar'ın gelinliği" olarak nitelendirilen kardelen çiçeğine, eskisi kadar sık rastlanmıyor.
Türkiye Doğal Hayatı Koruma Derneği Proje Müdürü Sema Atay, 150 yıldan fazla zamandır Toros Dağları'nın eteklerinden toplanarak, yurtdışına gönderilen kardelenin yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu söyledi. İyi kazanç getirmesi nedeniyle yıllarca doğadan toplanan kardelen çiçeklerine yaylalarda eskisi kadar yoğun rastlanmadığını anlatan Atay, koruma altına alınması amacıyla Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından 1991 yılında "Doğal Çiçek Soğanlarının Sökümü ve İhracatına Ait Yönetmelik" çıkarıldığını ifade etti. Atay, böylece kardelenin toplanmasının kontrol altına alındığını, ancak bunun yeterli olmadığını dile getirdi.
Kardeleni korumanın doğadan bilinçsiz toplanması yerine çiftçilereüretim yaptırılması ile mümkün olacağını belirten Atay, şunları kaydetti:
"Bu kapsamda dernek olarak Karaman'ın Sarıveliler İlçesi'ne bağlıDumlugöze Köyü'nde 1992 yılında kardelen üretimiyle ilgili bir projeyiuygulamaya koyduk. Proje kapsamında en iyi üretim 2003 yılında 2 tona yakın alındı. Bölgede üretim yapan 10 kişi bu konuda bilinçli. Ancak diğerleri üretime çok sıcak bakmıyor. Tarlalara ekilen bu ürünün 3 yılsonra hasat edilebilmesi sürenin uzun olması nedeniyle çiftçilere cazip gelmiyor, ama düzenli yetiştirildiğinde kardelen çok iyi gelir sağlıyor."
Atay, kardelen çiçeklerinin Hollanda'ya ihraç edildiğini oradan dadiğer ülkelere gönderildiğini vurgulayarak, genellikle çiftçilerin getirisi iyi olan bu bitkiyi yetiştirmek yerine doğadan toplamayı tercih ettiğini anlattı.
Dumlugöze Köyü'ne yakın yaylalarda kardelenin 60 yıl öncesine oranla yaklaşık yüzde 90 azaldığını vurgulayan Atay, "Doğada yetişiyor, ancak korunamıyor. Köylüler, sürekli aynı bölgeden topladıkları için kardelenin daha fazla yetişmesine olanak tanınmıyor" dedi.
Atay, "Toroslar'ın gelini" olarak anılan kardelenin artık dağları süslemediğini belirterek, önemli gen kaynaklarından birisinin gün geçtikçe yok olmasının üzüntü verici olduğunu söyledi.
Atay, dünyada kardelen çiçeğinin 20 çeşidinin bulunduğunu ve bunların yarısından fazlasının Toroslar'da yetiştiğini vurgulayarak, "Türkiye çok zengin bir popülasyona sahip. Ancak, bu popülasyon yıllardır yürütülen bilinçsiz toplama yüzünden yok edilmek üzere" dedi.
Kardelen çiçeğinin tehlike altında bulunduğunu ve bir an önce koruma altına alınması gerektiğini ifade eden Atay, "Yeni bir yönetmelikle doğadan toplanması yasaklanmalı ve kontrollü şekilde üretimine geçilmeli" diye konuştu.
Türkiye Doğal Hayatı Koruma Derneği Proje Müdürü Sema Atay, 150 yıldan fazla zamandır Toros Dağları'nın eteklerinden toplanarak, yurtdışına gönderilen kardelenin yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu söyledi. İyi kazanç getirmesi nedeniyle yıllarca doğadan toplanan kardelen çiçeklerine yaylalarda eskisi kadar yoğun rastlanmadığını anlatan Atay, koruma altına alınması amacıyla Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından 1991 yılında "Doğal Çiçek Soğanlarının Sökümü ve İhracatına Ait Yönetmelik" çıkarıldığını ifade etti. Atay, böylece kardelenin toplanmasının kontrol altına alındığını, ancak bunun yeterli olmadığını dile getirdi.
Kardeleni korumanın doğadan bilinçsiz toplanması yerine çiftçilereüretim yaptırılması ile mümkün olacağını belirten Atay, şunları kaydetti:
"Bu kapsamda dernek olarak Karaman'ın Sarıveliler İlçesi'ne bağlıDumlugöze Köyü'nde 1992 yılında kardelen üretimiyle ilgili bir projeyiuygulamaya koyduk. Proje kapsamında en iyi üretim 2003 yılında 2 tona yakın alındı. Bölgede üretim yapan 10 kişi bu konuda bilinçli. Ancak diğerleri üretime çok sıcak bakmıyor. Tarlalara ekilen bu ürünün 3 yılsonra hasat edilebilmesi sürenin uzun olması nedeniyle çiftçilere cazip gelmiyor, ama düzenli yetiştirildiğinde kardelen çok iyi gelir sağlıyor."
Atay, kardelen çiçeklerinin Hollanda'ya ihraç edildiğini oradan dadiğer ülkelere gönderildiğini vurgulayarak, genellikle çiftçilerin getirisi iyi olan bu bitkiyi yetiştirmek yerine doğadan toplamayı tercih ettiğini anlattı.
Dumlugöze Köyü'ne yakın yaylalarda kardelenin 60 yıl öncesine oranla yaklaşık yüzde 90 azaldığını vurgulayan Atay, "Doğada yetişiyor, ancak korunamıyor. Köylüler, sürekli aynı bölgeden topladıkları için kardelenin daha fazla yetişmesine olanak tanınmıyor" dedi.
Atay, "Toroslar'ın gelini" olarak anılan kardelenin artık dağları süslemediğini belirterek, önemli gen kaynaklarından birisinin gün geçtikçe yok olmasının üzüntü verici olduğunu söyledi.
Atay, dünyada kardelen çiçeğinin 20 çeşidinin bulunduğunu ve bunların yarısından fazlasının Toroslar'da yetiştiğini vurgulayarak, "Türkiye çok zengin bir popülasyona sahip. Ancak, bu popülasyon yıllardır yürütülen bilinçsiz toplama yüzünden yok edilmek üzere" dedi.
Kardelen çiçeğinin tehlike altında bulunduğunu ve bir an önce koruma altına alınması gerektiğini ifade eden Atay, "Yeni bir yönetmelikle doğadan toplanması yasaklanmalı ve kontrollü şekilde üretimine geçilmeli" diye konuştu.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.