Keşke nefislerine uyarak sadece kendilerini bağlayan günah işleselerdi.
Kendilerinin işlediği kendilerine ait günahın hesabını sadece Allah'a vereceklerdir.
İşlenen günahın neticesinde oluşan çirkin fiilin hükmünü, Allah ile kulu arasındaki ilişki belirler.
Bu hususa, dışardan hiçbir kimse müdahil olamaz.
Şahsi günah ne kadar büyük olursa olsun, Allah'ın rahmetinden ümit kesilmez.
"De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahları bağışlar..." (Zümer Suresi, 53)
Fakat nefslerine uyarak üçüncü kişilerin hukukuna taalluk eden günah işlenmişse, bunun direkt affı yoktur.
Bu affın ön şartı; haksız, yanlış, haram ve kişinin rızası olmadan alınan her ne varsa, onların iade edilmesi ve üçüncü kişilerden helallik alınmasıdır.
Hakkına girdiğin kul seni affetmedikçe, senden razı olmadıkça Allah seni affetmeyecek ve senden asla razı olmayacaktır.
Allah, adil-i mutlaktır.
Dünyada haksızlıkla aldığını iade etmez ve helallik alamazsan, Allah ahirette senden alacak ve alacaklına verecektir.
Vay o kul hakkı yiyenlerin, haksız kazanç sağlayanların, rüşvet alan rüşvet verenlerin, gücünü kullanarak imtiyaz elde ederek dolandırıcılık yapanların haline!
Bir kişi kul hakkına girmeyi, kul hakkı yemeyi bilinçli yapıyorsa ya ahiret hayatına inanmıyordur ya da Allah inancında şüphe vardır.
Veya yaptığı yanlışı doğru buluyorsa, Allah'ın hükmünü beğenmiyor anlamına gelir ki, bu durum insanı şirke sürükler.
Allah hepimizi bu akıbetten muhafaza eylesin.
Senin sorumlu olduğun alanlarda yolsuzluk yapılıyorsa sen sorumlu değil misin?
Onun için sorumluluk sahibi olanlar, liyakat ve yüksek ahlak sahibi olmak zorundadır.
Makamın, yüksek mevkiinin, şöhretin, güç sahibi olmanın karşısında eli ayağı beli oynayanlar, yüksek ahlak sahibi olamazlar.
Adil olmak, liyakat sahibi ve yüksek ahlak sahibi olmayı gerektirir.
Onun için Hz. Ali "devletin dini adalettir" ifadesiyle bu gerçeği ifade etmiştir.
Bu yoksulluğun, yolsuzluğun ve haksızlığın hesabını ne dünyada ne de ahirette kimse veremez.
Kendilerinin işlediği kendilerine ait günahın hesabını sadece Allah'a vereceklerdir.
İşlenen günahın neticesinde oluşan çirkin fiilin hükmünü, Allah ile kulu arasındaki ilişki belirler.
Bu hususa, dışardan hiçbir kimse müdahil olamaz.
Şahsi günah ne kadar büyük olursa olsun, Allah'ın rahmetinden ümit kesilmez.
"De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahları bağışlar..." (Zümer Suresi, 53)
Fakat nefslerine uyarak üçüncü kişilerin hukukuna taalluk eden günah işlenmişse, bunun direkt affı yoktur.
Bu affın ön şartı; haksız, yanlış, haram ve kişinin rızası olmadan alınan her ne varsa, onların iade edilmesi ve üçüncü kişilerden helallik alınmasıdır.
Hakkına girdiğin kul seni affetmedikçe, senden razı olmadıkça Allah seni affetmeyecek ve senden asla razı olmayacaktır.
Allah, adil-i mutlaktır.
Dünyada haksızlıkla aldığını iade etmez ve helallik alamazsan, Allah ahirette senden alacak ve alacaklına verecektir.
Vay o kul hakkı yiyenlerin, haksız kazanç sağlayanların, rüşvet alan rüşvet verenlerin, gücünü kullanarak imtiyaz elde ederek dolandırıcılık yapanların haline!
Bir kişi kul hakkına girmeyi, kul hakkı yemeyi bilinçli yapıyorsa ya ahiret hayatına inanmıyordur ya da Allah inancında şüphe vardır.
Veya yaptığı yanlışı doğru buluyorsa, Allah'ın hükmünü beğenmiyor anlamına gelir ki, bu durum insanı şirke sürükler.
Allah hepimizi bu akıbetten muhafaza eylesin.
Senin sorumlu olduğun alanlarda yolsuzluk yapılıyorsa sen sorumlu değil misin?
Onun için sorumluluk sahibi olanlar, liyakat ve yüksek ahlak sahibi olmak zorundadır.
Makamın, yüksek mevkiinin, şöhretin, güç sahibi olmanın karşısında eli ayağı beli oynayanlar, yüksek ahlak sahibi olamazlar.
Adil olmak, liyakat sahibi ve yüksek ahlak sahibi olmayı gerektirir.
Onun için Hz. Ali "devletin dini adalettir" ifadesiyle bu gerçeği ifade etmiştir.
Bu yoksulluğun, yolsuzluğun ve haksızlığın hesabını ne dünyada ne de ahirette kimse veremez.
Harun Kayacı / diğer yazıları
- Keşke nefislerine uyarak şahsi günah işleselerdi / 05.10.2026
- Terörsüz Ortadoğu için… / 06.09.2026
- 86 milyon Türk milletinin en anlamlı bayramı / 31.08.2026
- Yeter ki ağam istesin / 30.08.2026
- Bunun hesabını veremezsiniz / 29.08.2026
- ABD’ye vurulan en büyük darbe / 25.08.2026
- Sermayeleri iftira ve yalan / 18.08.2026
- Aydınımız kayıtsız kalmamalı / 15.08.2026
- Siyasette yepyeni sayfa açmak kendi elimizde / 14.08.2026
- Çözüm, ışığı açmaktır / 12.08.2026
- Terörsüz Ortadoğu için… / 06.09.2026
- 86 milyon Türk milletinin en anlamlı bayramı / 31.08.2026
- Yeter ki ağam istesin / 30.08.2026
- Bunun hesabını veremezsiniz / 29.08.2026
- ABD’ye vurulan en büyük darbe / 25.08.2026
- Sermayeleri iftira ve yalan / 18.08.2026
- Aydınımız kayıtsız kalmamalı / 15.08.2026
- Siyasette yepyeni sayfa açmak kendi elimizde / 14.08.2026
- Çözüm, ışığı açmaktır / 12.08.2026
























































