Kuran’ı Kerim de insanların yaratılış, ölüm, tekrar diriliş ve hesap sürecine, ruhlarının ve bedenlerinin geçirdiği evreler hakkında çeşitli ayetler vardır. Yüce kitabımızdan bu süreci anlatan ayetleri derleyip sizlere bir ufuk turu yaptırmak istedik.
Bu evrelerin ilki ruhlar âlemi dediğimiz ruhların ilk yaratıldığı zamandır. Bu âlem ruhların beden haline dönüşmeden önceki halidir.
Kur’an-ı Kerim’de bu durum şu ayetle haber verilmiştir:
“Bir vakit Rabbin Âdemoğullarından, onların bellerinden zürriyetlerini almış ve onları kendileri hakkında şahit tutarak: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim? Demişti. Onlar da: “Evet biz şahidiz.” demişlerdi. Bunu, kıyamet günü, “bizim bundan haberimiz yoktu” dememeniz için yaptık.” (Araf suresi / Ayet 172)
Yaratılış evrelerinin devamında daha sonraki âlem ana rahmindeki oluş âlemidir.
“Biz sizi bayağı bir sudan (meniden) yaratmadık mı? Sonra onu belli bir süreye kadar sağlam bir yerde (ana rahminde) tuttuk. Sonra da ona ölçülü bir biçim verdik. Biz ne güzel biçim verenleriz!” (Mürselat suresi / Ayet 20–23)
“Andolsun, biz insanı, çamurdan (süzülmüş) bir özden yarattık. Sonra onu az bir su (meni) halinde sağlam bir karargâha (ana rahmine) yerleştirdik. Sonra bu az suyu “alaka” haline getirdik. Alakayı da “mudga” yaptık. Bu “mudga”yı da kemiklere dönüştürdük ve bu kemiklere de et giydirdik. Nihayet onu bambaşka bir yaratık olarak ortaya çıkardık. Yaratanların en güzeli olan Allah’ın şanı ne yücedir!” (Müminun suresi / Ayet 12-14)
Yaratılan ve akil baliğ olan insanoğlunun imtihan süreci başlamıştır. Bundan da kaçış yoktur. Şimdi de imtihanla ilgili yüce kitabımızdan birkaç ayeti kerime aktaralım:
“Ve onları yeryüzünde birçok ümmetlere ayırdık. İçlerinde iyi olanları da vardı, olmayanları da. Onları biz, bazen nimetlerle, bazen da musibetlerle imtihana çektik. Sonunda belki hakka dönerler diye.” (Araf/168)
“Ve iyi biliniz ki, mallarınız ve evlatlarınız birer imtihan aracından başka bir şey değildir. Allah katında büyük ecir vardır.” (Enfal/ 28)
“İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece “İman ettik” demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar?” (Ankebut/ 2)
“O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır.” (Mülk / 2)
Dünya imtihanında yaşananların sonucunun görülmesi anlamına gelen, ceza ve mükâfat âlemi olan, ahirete dönüşün başlangıç evresi olan; kimsenin kendinden kaçmaya kudretinin yetmediği ölüm hakkında da ayetler mevcuttur;
“Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak kötülük ve iyilikle deneyeceğiz. Hepiniz de sonunda bize döndürüleceksiniz.” (Enbiya/ 35)
“Sonra (ey insanlar) siz bunun ardından muhakkak öleceksiniz.” (Müminun suresi 15. ayet)
Kur’an’da ölümden sonraki hayata tekrar dirileceğimiz de haber veriliyor;
“Sonra yine muhakkak siz, kıyamet gününde (tekrar) diriltileceksiniz.” (Müminun suresi /16. ayet )
Daha sonra da herkesin kendi eliyle dünyada kazandıklarının karşılığının verileceği âlem olan ahiret âlemi:
“O gün insanlar, yaptıkları kendilerine gösterilmek için bölük bölük dönerler” (Zilzâl, suresi / Ayet 6).
“Bugün herkese kazandığının karşılığı verilir. Bugün haksızlık yoktur. Doğrusu Allah, hesabı çabuk görendir” (Mü’min suresi / Ayet 17).
“Herkesin yaptığı her hayrı ve işlediği her kötülüğü, önünde hazır bulacağı gün yaklaşmaktadır. O gün kişi, kendisiyle yaptığı kötülükler arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Allah sizi, kendisinden korkmanız için uyarıyor” (Al-i İmran suresi / Ayet 30).
Kararın verileceği ana gelmiştir artık sıra… Hem de kimseye haksızlık yapılmadan, ancak dünyada yaptığının karşılığını bulacağı o an;
“Kim zerre miktarı bir hayır işlemişse, onu görecektir ve her kim de zerre miktarı kötülük işlemişse onu görecektir.” (ez-Zilzâl, 99/7-8).
Verilen kararın uygulama safhası başlıyor, emir ve yasaklara kulak tıkayıp Rabbine asi gelenlerin gideceği yer Cehennemdir;
“Onlara cehennemde ateşten bir yatak, üstlerine de (ateşten) örtüler vardır. Biz zalimleri işte böyle cezalandırırız.” (Araf suresi / Ayet 41)
Kulluğu kendine şiar edinen dünyanın türlü çilelerine aldırış etmeden Rabbinin rızasına uygun güzel amel işleyenler de Cennete konacaktır;
“İman edip salih ameller işleyenleri de ebedî olarak kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Allah gerçek bir va’dde bulunmuştur. Kimdir sözü Allah’ınkinden daha doğru olan?” (Nisa suresi / Ayet 122)
Umarız, yaratılıştan hesaba varıncaya kadar Kuran’ı Kerim de haber verilen bu süreç hakkındaki bilgiler, bizi daha doğru düşünmeye ve daha akıllı hareket etmeye teşvik eder.
Gayret bizden neticesi yüce Allah’tandır…
Bu evrelerin ilki ruhlar âlemi dediğimiz ruhların ilk yaratıldığı zamandır. Bu âlem ruhların beden haline dönüşmeden önceki halidir.
Kur’an-ı Kerim’de bu durum şu ayetle haber verilmiştir:
“Bir vakit Rabbin Âdemoğullarından, onların bellerinden zürriyetlerini almış ve onları kendileri hakkında şahit tutarak: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim? Demişti. Onlar da: “Evet biz şahidiz.” demişlerdi. Bunu, kıyamet günü, “bizim bundan haberimiz yoktu” dememeniz için yaptık.” (Araf suresi / Ayet 172)
Yaratılış evrelerinin devamında daha sonraki âlem ana rahmindeki oluş âlemidir.
“Biz sizi bayağı bir sudan (meniden) yaratmadık mı? Sonra onu belli bir süreye kadar sağlam bir yerde (ana rahminde) tuttuk. Sonra da ona ölçülü bir biçim verdik. Biz ne güzel biçim verenleriz!” (Mürselat suresi / Ayet 20–23)
“Andolsun, biz insanı, çamurdan (süzülmüş) bir özden yarattık. Sonra onu az bir su (meni) halinde sağlam bir karargâha (ana rahmine) yerleştirdik. Sonra bu az suyu “alaka” haline getirdik. Alakayı da “mudga” yaptık. Bu “mudga”yı da kemiklere dönüştürdük ve bu kemiklere de et giydirdik. Nihayet onu bambaşka bir yaratık olarak ortaya çıkardık. Yaratanların en güzeli olan Allah’ın şanı ne yücedir!” (Müminun suresi / Ayet 12-14)
Yaratılan ve akil baliğ olan insanoğlunun imtihan süreci başlamıştır. Bundan da kaçış yoktur. Şimdi de imtihanla ilgili yüce kitabımızdan birkaç ayeti kerime aktaralım:
“Ve onları yeryüzünde birçok ümmetlere ayırdık. İçlerinde iyi olanları da vardı, olmayanları da. Onları biz, bazen nimetlerle, bazen da musibetlerle imtihana çektik. Sonunda belki hakka dönerler diye.” (Araf/168)
“Ve iyi biliniz ki, mallarınız ve evlatlarınız birer imtihan aracından başka bir şey değildir. Allah katında büyük ecir vardır.” (Enfal/ 28)
“İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece “İman ettik” demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar?” (Ankebut/ 2)
“O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır.” (Mülk / 2)
Dünya imtihanında yaşananların sonucunun görülmesi anlamına gelen, ceza ve mükâfat âlemi olan, ahirete dönüşün başlangıç evresi olan; kimsenin kendinden kaçmaya kudretinin yetmediği ölüm hakkında da ayetler mevcuttur;
“Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak kötülük ve iyilikle deneyeceğiz. Hepiniz de sonunda bize döndürüleceksiniz.” (Enbiya/ 35)
“Sonra (ey insanlar) siz bunun ardından muhakkak öleceksiniz.” (Müminun suresi 15. ayet)
Kur’an’da ölümden sonraki hayata tekrar dirileceğimiz de haber veriliyor;
“Sonra yine muhakkak siz, kıyamet gününde (tekrar) diriltileceksiniz.” (Müminun suresi /16. ayet )
Daha sonra da herkesin kendi eliyle dünyada kazandıklarının karşılığının verileceği âlem olan ahiret âlemi:
“O gün insanlar, yaptıkları kendilerine gösterilmek için bölük bölük dönerler” (Zilzâl, suresi / Ayet 6).
“Bugün herkese kazandığının karşılığı verilir. Bugün haksızlık yoktur. Doğrusu Allah, hesabı çabuk görendir” (Mü’min suresi / Ayet 17).
“Herkesin yaptığı her hayrı ve işlediği her kötülüğü, önünde hazır bulacağı gün yaklaşmaktadır. O gün kişi, kendisiyle yaptığı kötülükler arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Allah sizi, kendisinden korkmanız için uyarıyor” (Al-i İmran suresi / Ayet 30).
Kararın verileceği ana gelmiştir artık sıra… Hem de kimseye haksızlık yapılmadan, ancak dünyada yaptığının karşılığını bulacağı o an;
“Kim zerre miktarı bir hayır işlemişse, onu görecektir ve her kim de zerre miktarı kötülük işlemişse onu görecektir.” (ez-Zilzâl, 99/7-8).
Verilen kararın uygulama safhası başlıyor, emir ve yasaklara kulak tıkayıp Rabbine asi gelenlerin gideceği yer Cehennemdir;
“Onlara cehennemde ateşten bir yatak, üstlerine de (ateşten) örtüler vardır. Biz zalimleri işte böyle cezalandırırız.” (Araf suresi / Ayet 41)
Kulluğu kendine şiar edinen dünyanın türlü çilelerine aldırış etmeden Rabbinin rızasına uygun güzel amel işleyenler de Cennete konacaktır;
“İman edip salih ameller işleyenleri de ebedî olarak kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Allah gerçek bir va’dde bulunmuştur. Kimdir sözü Allah’ınkinden daha doğru olan?” (Nisa suresi / Ayet 122)
Umarız, yaratılıştan hesaba varıncaya kadar Kuran’ı Kerim de haber verilen bu süreç hakkındaki bilgiler, bizi daha doğru düşünmeye ve daha akıllı hareket etmeye teşvik eder.
Gayret bizden neticesi yüce Allah’tandır…
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Ölmeden evvel ölmek ne demek? / 19.01.2026
- Umre nasihatleri -5- / 17.01.2026
- Umre nasihatleri -4- / 16.01.2026
- Umre nasihatleri -3- / 15.01.2026
- Umre nasihatleri -2- / 14.01.2026
- Umre nasihatleri -1- / 13.01.2026
- Kibirden tevazua: İnsan olmanın imtihanı / 12.01.2026
- Rahman ve Rahim olan Allah / 11.01.2026
- Asıl gündem: Açlık ve yoksulluk / 10.01.2026
- Ey iman edenler zannın çoğundan kaçının -3- / 09.01.2026
- Umre nasihatleri -5- / 17.01.2026
- Umre nasihatleri -4- / 16.01.2026
- Umre nasihatleri -3- / 15.01.2026
- Umre nasihatleri -2- / 14.01.2026
- Umre nasihatleri -1- / 13.01.2026
- Kibirden tevazua: İnsan olmanın imtihanı / 12.01.2026
- Rahman ve Rahim olan Allah / 11.01.2026
- Asıl gündem: Açlık ve yoksulluk / 10.01.2026
- Ey iman edenler zannın çoğundan kaçının -3- / 09.01.2026


























































































