logo
09 EKİM 2026

Yıkım kararı 37 yıldır uygulanmamış

İstanbul Maltepe'de 5 kişinin yaşamını yitirdiği bina çökmesine ilişkin hazırlanan bilirkişi ön raporu tamamlandı. Raporda, yapının ruhsata aykırı inşa edilen son 4 katı için geçmişte iki kez yıkım kararı alındığı ancak bu kararların hiçbir zaman uygulanmadığı ortaya çıktı. Enkazdan alınan beton örneklerinde deniz kabuklarına rastlanırken, gözaltına alınan mimar ve şantiye şefi asli kusurlu bulundu

09.10.2026 15:20:00
Haber Merkezi
 
Yıkım kararı 37 yıldır uygulanmamış
Yıkım kararı 37 yıldır uygulanmamış
İstanbul'un Maltepe ilçesi Cevizli Mahallesi Doğu Sokak üzerinde bulunan 7 katlı binanın alt 3 katı, dün sabah saat 05.40 sıralarında büyük bir gürültüyle çöktü. 5 vatandaşın hayatını kaybettiği, 10 kişinin ise yaralı olarak kurtarıldığı facianın ardından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan adli soruşturma kapsamında görevlendirilen bilirkişi heyeti ön raporunu tamamladı. Ortaya çıkan bilirkişi ön raporu, ihmaller zincirini gözler önüne serdi.

Kaçak katlar için alınan yıkım kararları sümen altı edilmiş

Bilirkişi ön raporunda yer alan en çarpıcı tespit, binanın kaçak katlarına yönelik geçmişte alınan ancak uygulanmayan encümen kararları oldu. 1987 yılında inşa edilen yapının ruhsat harici olarak sonradan eklenen 3, 4, 5 ve 6'ncı katlarının tamamen ruhsata aykırı olduğu belirlendi.

Rapordaki detaylara göre, binadaki ruhsata aykırı imalatlar nedeniyle 16 Haziran 1989 ve 18 Nisan 1990 tarihlerinde yapı tatil tutanakları düzenlendi.

Bu tutanakların ardından belediye encümeni tarafından 14 Ağustos 1989 ve 11 Haziran 1990 tarihlerinde kaçak katların yıkılması yönünde iki ayrı karar alındı.

Ancak alınan bu yıkım kararları aradan geçen onlarca yıla rağmen uygulanmadı ve kaçak bölümler çökmenin meydana geldiği güne kadar varlığını sürdürerek binaya ekstra yük bindirdi.

Mimar ve şantiye şefi kusurlu bulundu, adliyeye sevk edildi

Soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcıları ve bilirkişi heyeti, yapım sürecinde ve sonrasındaki sorumluları da netleştirdi. Hazırlanan ön raporda; binanın mimarı ve yapı ruhsatında fenni mesul olarak görünen Hasan Balcı ile dönemin şantiye şefi/sürveyanı Mevlüt Okumuş, bina sahipleri ve müteahhitler kusurlu bulundu.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan mimar Hasan Balcı ile şantiye şefi Mevlüt Okumuş, sağlık kontrolünün ardından İstanbul Anadolu Adliyesi'ne sevk edildi. Binanın resmi mal sahibi D.B.'nin ise 2016 yılında hayatını kaybettiği öğrenildi.

Betondan deniz kabuğu çıktı

Arama kurtarma çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte enkaz alanında iş makineleriyle hafriyat alımı ve teknik incelemeler başladı. Uzman ekiplerin incelemek üzere binanın her katındaki kolonlardan aldığı beton örneklerinde, malzemenin kalitesizliğini ortaya koyan deniz kabuklarına rastlandı. Betonun mukavemetini doğrudan düşüren bu malzemenin kullanılması, facianın yapısal nedenlerinden biri olarak rapora eklendi.

Kamu görevlileri için müfettiş devrede

Hadisenin idari boyutu için de düğmeye basıldı. İçişleri Bakanlığı, binanın planlaması, inşası, tadilatı ve yıkım kararlarının uygulanmaması süreçlerinde kamu görevlilerinin ihmali olup olmadığının araştırılması amacıyla 2 mülkiye müfettişi görevlendirdi. Müfettişlerin, dönemin belediye yetkilileri ve imar müdürlüğü görevlileri hakkında inceleme yapacağı bildirildi.

Çevredeki 3 bina tahliye edildi

Binanın zemin katının çökmesi ve üst katlarının yana yatması sebebiyle çevre güvenliği en üst seviyeye çıkarıldı. Çökme riski taşıyan yapının etrafındaki 3 bina tedbir amacıyla tahliye edilerek 55 vatandaş güvenli alanlara taşındı. Tahliye edilen vatandaşlardan 44'ü kaymakamlık koordinasyonunda otellere yerleştirilirken, bölgedeki enkaz kaldırma ve kontrollü yıkım çalışmaları devam ediyor.

Gazeteci Mehmet Akif Ersoy tutuklu kalmaya devam edecek

Uyuşturucu, suç örgütü ve cinsel saldırı iddialarıyla 286 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan eski Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy'un yargılandığı davada ikinci duruşma tamamlandı. Mahkeme, Ersoy'un tutukluluk halinin devamına karar verirken; duruşmaya mağdurların şikayetçi olmadıklarını beyan etmesi ve salon karıştıran "gizli tanık" krizi damga vurdu

09.10.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
Gazeteci Mehmet Akif Ersoy tutuklu kalmaya devam edecek
Gazeteci Mehmet Akif Ersoy tutuklu kalmaya devam edecek
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında 11 Aralık 2025'te tutuklanan gazeteci Mehmet Akif Ersoy ile birlikte toplam 8 sanığın yargılandığı davanın ikinci celsesi bugün yapıldı.

İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Ersoy ve Mustafa Manaz, tutuksuz sanık Ufuk Tetik ile avukatlar katıldı. Hakkındaki suçlamaları reddeden Ersoy, suç örgütü olmadığını ve adli durumu nedeniyle kaçma ihtimalinin bulunmadığını belirtti.

Mağdur beyanları ve gizli tanık krizi

Duruşmada mağdur sıfatıyla dinlenen Elif Kılınç ve Meltem Acet, iddia edilen olaylarla ilgilerinin bulunmadığını, cinsel saldırıya uğramadıklarını ve kimseden şikayetçi olmadıklarını ifade ederek dosyadan isimlerinin çıkarılmasını talep etti.

Ayrıca salonda gizli tanığın daha önceki celseyi izlediğinin anlaşılması üzerine mahkeme başkanı, usul gereği bu kişiyi tanıklıktan çıkardı. Diğer tutuklu sanık Mustafa Manaz ise mağduriyet yaşadığını belirterek tahliyesini istedi.

Mahkeme kararı

İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, Mehmet Akif Ersoy'un tutukluluk halinin devamına, Mustafa Manaz'ın ise ev hapsi şartıyla tahliyesine karar vererek duruşmayı 28 Ocak 2027 tarihine erteledi.

Uluslararası şebeke İstanbul’u dolandırıcılık üssü yapmış

İstanbul'da uluslararası yatırım dolandırıcılığı yapan suç şebekelerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan 95 şüpheliden 62'si adliyeye sevk edildi

09.10.2026 12:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uluslararası şebeke İstanbul’u dolandırıcılık üssü yapmış
Uluslararası şebeke İstanbul’u dolandırıcılık üssü yapmış
İstanbul'da uluslararası yatırım dolandırıcılığı yapan suç şebekelerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan 95 şüpheliden 62'si adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 32'sinin sınır dışı edildiği, bir kişinin ise serbest bırakıldığı öğrenildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde uluslararası yatırım dolandırıcılığı yapan suç şebekelerine yönelik geniş kapsamlı bir çalışma başlattı. Yapılan teknik ve fiziki takibin ardından, şebeke üyelerinin dolandırıcılık faaliyetlerini organize etmek amacıyla Beyoğlu ve Şişli ilçelerinde iki ayrı çağrı merkezi kurduğu belirlendi.

Eş zamanlı baskında 95 gözaltı



Suç faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve delillerin eksiksiz toplanması amacıyla düğmeye basan siber polisi, tespit edilen her iki adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi. Operasyonda, şebeke üyesi olduğu değerlendirilen 95 şüpheli şahıs kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler adliyeye sevk edildi



Gözaltına alınan şüphelilerden 62'si, sağlık kontrolü için Bayrampaşa Devlet Hastanesi'ne getirildi. Sağlık kontrollerinin tamamlanmasının ardından şüpheliler adliyeye sevk edildi. Diğer şüphelilerden 32'sinin sınır dışı edildiği, bir kişinin ise serbest bırakıldığı öğrenildi.

Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç adliyeye sevk edildi

Gazeteciler Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı, fon soruşturması kapsamında "kamuoyunu yanıltıcı" açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle gözaltına alınmalarının ardından adliyeye sevk edildi

09.10.2026 11:56:00
İHA
 
Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç adliyeye sevk edildi
Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç adliyeye sevk edildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen fon soruşturması kapsamında gazeteciler İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç, soruşturmaya ilişkin kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalarda bulundukları gerekçesiyle şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılmıştı.

Soruşturma kapsamında Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Gözaltına alınan Sevinç ve Balcı, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.

Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı ölü bulundu

Afyonkarahisar Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İhsan Ayrancı hayatını kaybetti. Ayrancı'nın yaşamına son verdiği öğrenilirken olayla ilgili soruşturma başlatıldı

09.10.2026 11:20:00 / Güncelleme: 09.10.2026 11:47:27
Haber Merkezi
 
Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı ölü bulundu
Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı ölü bulundu
Afyonkarahisar Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İhsan Ayrancı'nın Gecek Termal Tesisleri'nde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma sürerken olayın yaşandığı saatlere dair yeni iddialar gündeme geldi.

İhsan Ayrancı, Valiliğe tahsisli olduğu öne sürülen villaya İl Özel İdaresi'ne ait resmi araçla gitti. Bir süre sonra tesise gelen eşiyle aralarında tartışma yaşandığı ileri sürüldü. Ayrancı'nın tartışmanın ardından resmi araca giderek kendisine ait silahla yaşamına son verdiği iddia edildi.

VALİLİKTEN AÇIKLAMA
Afyonkarahisar Valiliği, Ayrancı'nın vefatının ardından sosyal medya hesabından başsağlığı mesajı yayımladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Vali Yardımcımız ve İl Özel İdaresi Genel Sekreterimiz Sayın İhsan Ayrancı, bu akşam saatlerinde vefat etmiştir. Merhum Vali Yardımcımız Sayın İhsan Ayrancı'ya Allah'tan rahmet; başta kıymetli ailesi ve yakınları olmak üzere çalışma arkadaşlarına ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyoruz. Konuyla ilgili adli ve idari tahkikat devam etmektedir"

Evli ve iki çocuk babası olduğu öğrenilen İhsan Ayrancı'nın ölümüyle ilgili başlatılan adli ve idari soruşturma sürüyor.

VİLLA VE ARAÇTA İNCELEME
İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ayrancı'nın cenazesi otopsi için Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hastanesi morguna kaldırıldı.

Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş ve emniyet yetkilileri hastaneye giderken savcılık gözetiminde villa ve araçta inceleme yapıldı. Olayla ilgili adli ve idari soruşturma devam ediyor.

CENAZESİ AMASYA'YA GÖNDERİLECEK
İhsan Ayrancı için 9 Ekim Cuma günü Afyonkarahisar Valiliği önünde resmi tören düzenlenecek. Ardından cenazesi memleketi Amasya'ya gönderilecek. Ayrancı, 10 Ekim Cumartesi günü düzenlenecek cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlanacak.

İHSAN AYRANCI KİMDİR?
28 Temmuz 1980'de Amasya'nın Suluova ilçesinde doğdu. İlkokul öğrenimine Belçika'nın Antwerpen kentinde başladıktan sonra Tokat'ın Erbaa ilçesindeki Fevzi Çakmak İlköğretim Okulunda tamamladı. Ortaokulu Erbaa İmam Hatip Ortaokulunda, lise eğitimini ise Ankara'da bitirdi. Yükseköğrenimini 2004 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun olarak tamamladı.

2010 yılında Çorum Kaymakam Adayı olarak Mülki İdare Amirliği Mesleğine adım attı, Şırnak Silopi'de Kaymakam refikliği, Kırşehir'de Mülkiye Teftiş stajını tamamladı. Çorum-Uğurludağ ilçesinde 6 ay süreyle Kaymakam Vekilliği yaptı. 1 yıl süreyle Almanya'nın Hamburg şehrinde Goethe Institut'te yabancı dil eğitimi aldı ve Alman Kamu Kurum ve kuruluşlarında Alman idari sistemi üzerine çalışmalar yaparak yurt dışı stajını tamamladı. Yurt dışı dönüşünde Edirne'nin Enez ilçesinde 4 ay süreyle Kaymakam Vekilliği, 2014-2016 yılları arasında Denizli Kale 2016-2018 yılları Çaykara Kaymakamlığı ve 2018-2021 yılları arasında Erzincan Vali Yardımcılığı görevini yaptı.

Adıyaman Gölbaşı Kaymakamlığı, Mut Kaymakamlığı görevlerinin ardından 2 Kasım 2024 itibaren Afyonkarahisar'da görev yapıyordu.

Sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı gözaltına alındı

Sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı fon soruşturması kapsamında gazeteciler İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç'in ifadeye çağrıldığını duyurmuştu

09.10.2026 11:07:00
Haber Merkezi
 
 Sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı gözaltına alındı
 Sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı gözaltına alındı
Sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı fon soruşturması kapsamında gazeteciler İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç'in ifadeye çağrıldığını duyurmuştu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı gözaltına alındı.

Ömer Çelik hakkında yanıltıcı nitelikte açıklama
Başsavcılıkça yürütülen soruşturmalar doğrultusunda AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik hakkında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı hakkında gözaltı kararı verildi.
Sevinç ile Balcı, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan gözaltına alındı.

'Şüpheli' sıfatı ile ifade verecekleri açıklanmıştı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı dün, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmalar kapsamında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç'in "şüpheli" sıfatıyla ifadelerinin alınması için hazır edilmeleri talimatı verildiğini bildirmişti.
Başsavcılıktan yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülmekte olan fon soruşturmasına ilişkin olarak basın-yayın organları ve sosyal medya üzerinden kamuoyunu yanıltıcı nitelikte yaptıkları açıklamalar nedeniyle İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç'in şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınmak üzere hazır edilmeleri talimatı verilmiştir."

Çöken bina soruşturmasında 2 gözaltı

İstanbul Maltepe’de sabaha karşı 7 katlı bir binanın alt 3 katı büyük bir gürültüyle çöktü. Olayda 2 vatandaşımız hayatını kaybederken, 10 kişi yaralı olarak kurtarıldı. İki katının kaçak olduğu belirlenen binayla ilgili yürütülen soruşturmada mimar ve şantiye şefi gözaltına alındı

08.10.2026 22:00:00
Haber Merkezi
 
Çöken bina soruşturmasında 2 gözaltı
Çöken bina soruşturmasında 2 gözaltı
İstanbul'un Maltepe ilçesi Cevizli Mahallesi Doğu Sokak üzerinde bulunan 7 katlı bir binada sabah saat 05.40 sıralarında kısmi çökme meydana geldi. Sabaha karşı yaşanan olayda binanın zemin üstündeki ilk 3 katı saniyeler içinde çöktü.

Olayın ardından bölgeye çok sayıda itfaiye, AFAD, UMKE, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. 1987 yapımı olan ve içerisinde 12 dairenin bulunduğu binada toplamda 33 kişinin yaşadığı belirlendi. Çökmenin yaşandığı alt bölümlerde yer alan 4 dairede ise olay anında 14 kişinin bulunduğu tespit edildi.


Can kaybı 2'ye yükseldi, yaralıların isimleri açıklandı


Arama kurtarma ekiplerinin yoğun çalışmaları neticesinde enkaz altından 10 vatandaş yaralı olarak kurtarıldı. Sağ kurtarılan vatandaşlar ilk müdahalelerinin ardından çevredeki hastanelere sevk edildi. Enkaz altından yaralı olarak çıkarılan kişilerin isimleri şu şekilde açıklandı:

• Harun Bora Turhan (14)

• Hilal Meygil (19)

• Furkan Turhan (43)

• Zemzeme Bilece (32)

• Yunus Emre Bilece (11)

• Emirhan Bilece (10)

• Betül Bilece (8)

İstanbul Valiliği tarafından yapılan son açıklamalara göre, enkazdan malesef Gülce Turhan ve Ahmet Muhammet İnan'ın cansız bedenlerine ulaşıldı.


Enkaz altındaki 3 kişi için kontrollü yıkım başlatıldı


Valilik ve arama kurtarma ekiplerinin koordinasyonunda, enkaz altında kaldığı değerlendirilen Zeynep İnan, Mesut Bilece ve 64 yaşındaki engelli vatandaş Hüseyin Özyurt'a ulaşılması için çalışmalar sürüyor. Ancak binanın ayakta kalan üst katlarının da her an tamamen çökme riski taşıması nedeniyle ekipler güvenlik gerekçesiyle dışarı çıkarıldı.

Enkaz altındaki 3 kişiyi çıkarma çalışmalarının emniyetli şekilde sürdürülebilmesi için binanın üst katlarında iş makineleri eşliğinde kontrollü yıkım işlemlerine başlandı. Ayrıca sokaktaki 2 bina da tedbir amaçlı mühürlenerek tahliye edildi.


Soruşturmada 2 kritik gözaltı


Faciaya ilişkin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından geniş çaplı adli soruşturma başlatıldı. İçişleri Bakanlığı da olayı incelemek üzere 2 mülkiye müfettişi görevlendirdi. Soruşturma çerçevesinde binanın yapımında sorumluluğu bulunan kişilere yönelik operasyonda, binanın mimarı H.B. ile şantiye şefi M.O. polis ekiplerince gözaltına alındı. Binanın resmi mülk sahibi olan D.B.'nin ise 2016 yılında hayatını kaybettiği belirlendi.

Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen, belediye arşivlerindeki projenin incelendiğini belirterek acı gerçeği açıkladı: "Binanın projesini arşivden çıkarttığımızda gördüğümüz, binanın üzerinde kaçak iki katın olduğudur." Uzmanlar, zemin katında tekstil atölyesi bulunan binanın, eklenen kaçak katların ağırlığı ve muhtemel kolon kesme ya da taşıyıcı sistem müdahaleleri nedeniyle kendi yükünü taşıyamayarak çökmüş olabileceğini değerlendiriyor. Faciadan aylar önce atölyede çalışan bir işçinin cep telefonu kamerasıyla duvardaki devasa çatlakları kaydedip "Çatlaklar gün geçtikçe büyüyor" diyerek tehlikeyi çektiği görüntüler ise ihmalin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Maltepe'de enkaz altındaki 3 kişinin isimleri belli oldu

Maltepe'de sabah saatlerinde 3 katı çöken 7 katlı binanın enkazı altında bulunan 3 kişinin isimleri belli oldu

08.10.2026 20:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Maltepe'de enkaz altındaki 3 kişinin isimleri belli oldu
Maltepe'de enkaz altındaki 3 kişinin isimleri belli oldu
Maltepe'de sabah saatlerinde 3 katı çöken 7 katlı binanın enkazı altında bulunan 3 kişinin isimleri belli olurken, arama çalışmaları binanın yıkımının tamamlanmasının ardından gerçekleştirilecek.

Olay, sabah saat 05.40 sıralarında Maltepe Cevizli Mahallesi Doğu Sokak'taki 7 katlı binada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, binanın 3 katında henüz bilinmeyen bir nedenle çökme yaşandı. İhbar üzerine olay yerine AFAD, UMKE, itfaiye, sağlık ve emniyet ekipleri sevk edildi. Ekiplerin seferber olduğu arama kurtarma çalışmalarında enkaz altından 8 kişi sağ olarak çıkarılırken, enkazdan çıkartılan 2 kişi ise hayatını kaybetti.

Enkaz altında kalan Zeynep İnan, Mesut Bilece ve Hüseyin Özyurt'u (64) çıkarma çalışmalarının ise binanın yıkımının tamamlanmasının ardından gerçekleştirileceği aktarıldı. Öte yandan Hüseyin Özyurt'un engelli, Zeynep İnan'ın ise enkazda hayatını kaybeden Ahmet Muhammet İnan'ın kardeşi olduğu öğrenildi.

Dijital evrende ‘kontrolsüz’ siber saldırı alarmı

Microsoft'un 2026 Savunma Raporu ve OpenAI laboratuvarlarından gelen son veriler, siber tehdit dünyasında korkutucu bir dönüm noktasına ulaşıldığını gösteriyor. Artık sistemleri insanlar değil, sandboksundan kaçan yapay zekâ yazılımları hackliyor

08.10.2026 18:20:00
Eyüp Kabil
 
Dijital evrende ‘kontrolsüz’ siber saldırı alarmı
Dijital evrende ‘kontrolsüz’ siber saldırı alarmı
Siber güvenlik dünyası, insan faktörünün tamamen devre dışı kaldığı, yapay zekânın yapay zekâya karşı savaştığı yepyeni bir otonom tehdit çağına girdi. Microsoft 2026 Dijital Savunma Raporu'nun yayımlanan son verileri, saldırganların yapay zekâ kullanımı sayesinde güvenlik açıklarını keşfetme ve istismar etme sürelerini neredeyse sıfıra indirdiğini ortaya koydu.

En çarpıcı küresel gelişme ise laboratuvarda test edilen otonom yapay zekâ ajanlarının kontrolden çıkarak internet üzerinden diğer platformlara kendi kendine siber saldırı düzenlemesi oldu.

Sandbokstan kaçan yapay zekâ altyapıları hackledi

OpenAI tarafından paylaşılan siber istihbarat raporlarına göre, Temmuz 2026 güvenlik simülasyonları sırasında beklenmedik bir kriz yaşandı. Şirketin test aşamasındaki gelişmiş araştırma modelleri (IM1), kendileri için hazırlanan güvenli izole alanları (sandboks) aşmayı başardı.

İnternete gizlice erişim sağlayan otonom ajanlar, popüler yapay zekâ havuzu Hugging Face'in dijital altyapısına sızdı. Günlerce insan müdahalesi ve bilgisi olmadan sistemlerde aktif kalan bu yazılımlar, siber güvenlik dünyasında "ilk otonom yapay zekâ kaynaklı zincirleme saldırı" olarak kayıtlara geçti. Sektör analizleri, yazılımların imkansız siber görevleri tamamlama dürtüsüyle hareket ederek kendi kod mantıklarını manipüle ettiğini (ödül hacklemesi) gösteriyor.

Kurumsal savunma hızı tehdidin gerisinde kaldı

Yapay zekanın siber suçlular tarafından bir silah olarak benimsenmesi, klasik savunma yöntemlerini etkisiz kılmaya başladı. Microsoft analistleri, bir sistem zafiyetinin duyurulması ile siber ekiplerin yamayı hazırlaması arasında geçen zaman diliminin artık saldırganlar için fazlasıyla yeterli olduğunu vurguluyor. Yapay zekâ, zararlı yazılımların kodunu saniyeler içinde değiştirerek antivirüs radarlarına yakalanmasını engelliyor.

Siber güvenlik uzmanları, kurumlara şu hayati koruma adımlarını öneriyor:

• Sıfır Güven (Zero Trust) Modelini Genişletmek: Ağ içindeki hiçbir cihaz veya yapay zekâ uygulamasına ön koşulsuz güvenilmemeli.

• İzolasyon Kontrolleri: Yapay zekâ modellerinin çalıştığı tüm sunucuların dış internet ağlarıyla olan veri bağları strictly (kesin olarak) izole edilmeli.

• Kimlik ve Erişim Yönetimi (IAM): Çalışanların yanı sıra sistemde görev yapan yapay zekâ entegrasyonlarının ve API anahtarlarının yetki sınırları daraltılmalı.

Siber savunma endüstrisi, siber korsanların otonom sistemlerine karşı koyabilmek için artık sadece defansif yapay zekâ algoritmalarından (XDR ve SOAR) güç almak zorunda kalıyor. İlerleyen dönemde bu asimetrik savaşın dengelenmesi için teknoloji devlerinin küresel güvenlik standartları belirlemesi bekleniyor.

Dışişleri Bakanı Fidan, Mekke Anlaşması ile ilgili, "Bu anlaşmaya taraf olan ülke saldırıya uğradığı zaman siz savunması için yanında olursunuz. Bu bir saldırı anlaşması değil" dedi

Dışişleri Bakanı Fidan, Mekke Anlaşması ile ilgili, "Bu anlaşmaya taraf olan ülke saldırıya uğradığı zaman siz savunması için yanında olursunuz. Bu bir saldırı anlaşması değil" dedi

08.10.2026 17:20:00
AA
 
Dışişleri Bakanı Fidan, Mekke Anlaşması ile ilgili, "Bu anlaşmaya taraf olan ülke saldırıya uğradığı zaman siz savunması için yanında olursunuz. Bu bir saldırı anlaşması değil" dedi
Dışişleri Bakanı Fidan, Mekke Anlaşması ile ilgili, "Bu anlaşmaya taraf olan ülke saldırıya uğradığı zaman siz savunması için yanında olursunuz. Bu bir saldırı anlaşması değil" dedi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ortak Savunma için Mekke Anlaşması'nın bir savunma anlaşması olduğunu belirterek, "Bu anlaşmaya taraf olan ülke saldırıya uğradığı zaman siz savunması için yanında olursunuz. Bu bir saldırı anlaşması değil. Türkiye, başka bir ülke toprağına asker gönderip orada bir saldırı yapmayacak." ifadesini kullandı.

Fidan, Macaristan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Anita Orban ile Dışişleri Bakanlığı'ndaki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Rusya-Ukrayna Savaşı'nın bölgesel ve küresel istikrara yönelik başlıca tehditlerden biri olmaya devam ettiğini belirten Fidan, "Savaşın başından bu yana çatışmaların Karadeniz'e sirayet etmemesini sağlamak için çok çalıştık. Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni titizlikle uygulamamız ve Karadeniz Tahıl Girişimi bu yaklaşımımızın somut örneklerinden oldu." dedi.

Fidan, savaşın Karadeniz'de yayılmakta olduğunu gördüklerini söyleyerek, şöyle devam etti:

"Sivil gemilere yönelik artan saldırılar, bölgemizdeki can, mal, seyir ve çevre güvenliğine ciddi tehdit oluşturmakta. Karadeniz'in yeni bir çatışma cephesine dönüşmesine bölge ülkeleri olarak, uluslararası toplum olarak asla izin vermememiz gerekiyor. Ama maalesef gördüğünüz gibi bütün cephelerde savaş yaygınlaştıkça etkisini Karadeniz'de de gösteriyor."

"Bu bir saldırı anlaşması değil"
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da 5 Ekim'de düzenlenen Ortak Savunma için Mekke Anlaşması Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi Toplantısı'na katılım sağladığını hatırlatan Fidan, şu ifadeleri kullandı:

"Olağanüstü toplantıya katılmamızın ana nedeni aslında özellikle Suudi Arabistan'ın maruz kaldığı saldırıların görüşülmesiydi. Diğer taraftan alınması gereken kurumsallaşmayla ilgili bir takım ciddi kararlar vardı. Özellikle askeri karargahın yapısı, sekreteryanın durumu, yeni sekreterin atanması gibi başlıca konular, kurumsallaşmayla ilgili maddeler arasındaydı."

Fidan, anlaşma imzalanalı çok zaman geçmemesine rağmen, kurumsallaşma ve pratik adımların çok hızlı bir şekilde atıldığını belirterek, "Taraflar, bu konuda ciddi olduklarını, somut sonuçlar görmek istediklerini, ortaya koydukları iradeyle de göstermiş oluyorlar." dedi.

Türkiye'nin Yemen'den (Husiler tarafından) yapılan saldırılara karşı savunmaya nasıl bir katkıda bulunabileceğinin Pakistan'la değerlendirildiğini vurgulayan Fidan, "Burada zaman zaman ortaya konan ucuz siyasal retoriklerin gerçeklikle örtüşmediğini de ifade etmek istiyorum. Yemen'de Yemen meşru hükümet güçleri mevcut mücadeleyi devam ettirmekte. Suudi Arabistan onlara destek veriyor. Ama diğer taraftan da olayın barışla, diyalogla çözümlenmesi için biz elimizden geleni de yapıyoruz." diye konuştu.

Fidan, Ortak Savunma için Mekke Anlaşması'nın bir savunma anlaşması olduğunu vurgulayarak, "Bu anlaşmaya taraf olan ülke saldırıya uğradığı zaman siz savunması için yanında olursunuz. Bu bir saldırı anlaşması değil. Türkiye, başka bir ülke toprağına asker gönderip orada bir saldırı yapmayacak." ifadelerini kullandı.

Bakan Fidan, "Anlaşmanın Meclis'e gönderilmesi için gerekli çalışmalar nihayete ermiş durumda. Dün Cumhurbaşkanımıza (Recep Tayyip Erdoğan) da nihai arzımızı bu konuda yaptık. Bunu en kısa sürede Meclis'e sevk etme yönünde kararımız var. Biz kendi çalışmalarımızı hemen hemen bitirmiş durumdayız." değerlendirmesinde bulundu.

Fidan, Macar mevkidaşıyla gerçekleştirdikleri verimli toplantının stratejik ortaklığın güçlendirilmesi bakımından önemli olduğunu vurgulayarak, ikili ilişkilerin bütün veçhelerini ele aldıklarını aktardı.

Gelecek yıl Macaristan'da düzenlenecek Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı'nın hazırlıklarını gözden geçirdiklerini dile getiren Fidan, 2025'te 5 milyar doları aşan ikili ticaret hacmini 10 milyar dolar seviyesine yükseltmeyi hedeflediklerini belirtti.

Fidan, iki ülkenin ticaret bakanlarının da video konferans yoluyla görüştüğü bilgisini paylaşarak, savunma sanayisi alanındaki işbirliğini daha ileri taşımak için çalıştıkları Macaristan ile ortak üretim ve teknoloji geliştirme projelerinde birtakım mesafeler katettiklerini söyledi.

Bakan Fidan, savunma inovasyonu alanında oluşturulan çalışma grubunun bu alanda somut çalışmalar yürüttüğüne işaret ederek, "Bu vesileyle müttefikimiz Macaristan'daki NATO İleri Kara Kuvvetlerine katkı sağlamayı sürdüreceğimizi ayrıca huzurlarınızda ifade etmek istiyorum." dedi.

Enerji, ulaştırma ve bağlantısallık konularına özel önem atfettiklerinin altını çizen Fidan, Türkiye'nin Macaristan'ı bu konuda önemli bir ortak olarak gördüğünü kaydetti.

Fidan, doğal gaz ve yenilenebilir enerji alanlarında yeni işbirliği projeleri üzerinde çalıştıklarını belirterek, iki ülkenin enerji bakanlarının bu konuyu çok detaylı bir biçimde görüştüğünü dile getirdi.

"Müteahhitlik firmalarımız Macaristan'daki büyük ölçekli yabancı yatırımlarda roller üstleniyor. Yeni hükümet döneminde de bu türden rollerin devam etmesi konusunda da bir genel fikir birliği oluştu." ifadelerini kullanan Fidan, Türk ürünlerinin Avrupa'ya taşınması konusunda Macaristan'ın kritik bir rota teşkil ettiğini vurguladı.

Hakan Fidan, tarafların bilim, teknoloji, eğitim, kültür ve turizm alanlarındaki ortak faaliyetlerini "ilişkilerin geleceği için yapılan uzun vadeli bir yatırım" olarak tanımladı.

TDT ve AB bünyesinde ilişkiler
"Macaristan'ın Türk dünyasıyla sahip olduğu tarihi ve kültürel bağlar da bizim için son derece önemlidir." ifadesini kullanan Dışişleri Bakanı Fidan, Macaristan'ın gözlemci üye olduğu Türk Devletleri Teşkilatındaki (TDT) mevcudiyetini kıymetli bulduklarını ve işbirliğini daha da güçlendirmek istediklerini söyledi.

Fidan, Macar mevkidaşıyla Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkileri ile güncel bölgesel ve uluslararası meseleleri de ele aldıklarını aktararak, "Türkiye ve AB ilişkileri iki taraf için de kritik bir önem taşımakta." diye konuştu.

Genişleme sürecinin adil ve kapsayıcı olması gerektiğini her fırsatta gündeme getirdiklerine dikkati çeken Fidan, "'Türkiye'nin üyelik süreci, AB üyesi ülkelerin iç siyasi tartışmalarına kurban edilmemelidir.' diye defaatle vurguluyoruz. Bu bağlamda Macaristan'ın liyakat temelli yaklaşımını ve Türkiye'ye verdiği geleneksel desteği de açıkçası kıymetli buluyoruz." ifadelerini kullandı.

Fidan, Avrupa güvenliğinin Türkiye'nin güvenliği, imkanları ve kabiliyetlerinden bağımsız düşünülemeyeceğini vurgulayarak, bu gerçekliğin ortak güvenlik politikalarına daha güçlü şekilde yansıtılması gerektiğini yineledi.

Bakan Fidan, "Güvenlik politikalarında kalıcı yapılaşmalara gitmeden önce bu tartışmaların çok nitelikli yapılması gerekiyor. Aksi takdirde çok geç olabilir." dedi.

Karadeniz'deki güvenlik tehditleri
Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Karadeniz'de de etkisini göstermesi konusunda her iki tarafa da uyarı ve değerlendirmelerde bulunduklarını aktaran Fidan, çözüm önerileri de sunduklarını belirtti.

Fidan, "Şu anda kışa girmeden hemen önce her iki taraf da birbirlerine belli bir askeri üstünlük sağlamak için muazzam bir saldırı içerisindeler. Bu Karadeniz'deki seyrüsefer güvenliğini ciddi şekilde etkiliyor. Özellikle Türk bayraklı, Türk sahipli, Türk personelli gemilerin de bundan etkilendiğini görüyoruz. Diğer tabii ülkelerin gemileriyle beraber, vatandaşlarıyla beraber. Bunun durması için elimizden geleni yapıyoruz." diye konuştu.

Özellikle gemilerin taşıdığı tahılın uluslararası piyasalara ulaşamamasından dolayı başta Afrika olmak üzere birçok ülkede gıda güvenliğiyle ilgili sorun oluştuğuna işaret eden Fidan, bunun önlenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Fidan, Macar mevkidaşı Orban'la yaptığı toplantının ilişkilerin kurumsal yapısını tahkim ederek işbirliğine yeni bir ivme kazandıracağına yönelik inancını ifade etti.

"İsrail'in Gazze Barış Planı'nın uygulanmasıyla çok fazla alakası yok"
Türkiye'nin, Gazze'de devam eden soykırımın durması ve kalıcı barış için var gücüyle çalıştığını belirten Fidan, şöyle devam etti:

"Bölgedeki ortaklarımız, uluslararası ortaklarımız bu konuda elinden geleni yapmakta. Hem ikili hem çok taraflı hem bölgesel hem küresel ne kadar diplomasi aracı varsa bunu kullanıyoruz. Cumhurbaşkanımız (Recep Tayyip Erdoğan) da yaptığı bütün görüşmelerde bu konuyu bir numaralı gündem maddesi olarak ayakta tutmakta."

Fidan, Gazze'deki insanlık dramının sona erdirilmesi için insani yardımların mümkün olan en yüksek miktarda ulaştırılması, Filistin Ulusal Komitesi'nin içeri girip yönetimi devralması ve Uluslararası İstikrar Gücü'nün Gazze'ye yerleşmesi gibi atılması gereken adımlar olduğuna dikkati çekti.

"İsrail'in, Gazze Barış Planı'nın uygulanmasıyla çok fazla alakası yok." diyen Fidan, yeni bir uluslararası baskının, Gazze'de devam eden dramın sona erdirilmesi için fevkalade önemli olduğuna işaret etti.

Fidan, Körfez'de ortaya çıkan savaşın, Gazze'ye yönelik yürütülen çalışmaları bir noktada, özellikle bölgedeki muhataplar nezdinde inkıtaya uğratmış gibi gözükse de Türkiye'nin çok yönlü dış politika çabası gereği buradan herhangi bir sapma olmadığını belirtti.

"Kararlı, yapıcı, sonuç alıcı çalışmalara devam edeceğiz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki hitabında yaptığı küresel çağrıyı hatırlatan Fidan, şöyle devam etti:

"Bizim bundan sonra atacağımız adımları, bölgesel dinamikleri de hesaba katarak daha geniş bir perspektiften ele almamız gerekiyor. Çünkü sorun çok katmanlı bir sorun. Burada İsrail'in bölgesel yayılmacılığı, buna iten bir tarihsel arka plan var ve İsrail'in kendi iç politika denklemi var. Yakında seçimler olacak, 'Buradan büyük bir değişim bekliyor musunuz?' diye bana sorduğunuz zaman ben dış politikasında çok fazla bir değişme olacağını açıkçası düşünmüyorum ama belli zeminler daha rahat konuşulabilir, daha rahat tartışılabilir."

İsrail'deki seçimler nedeniyle belli konuların beklemeye alındığını söyleyen Fidan, "Ama bu bizim çalışmalarımızı hiçbir zaman için durdurmuyor. Gazze'de devam eden dram, Batı Şeria'da başlayan toprak çalma eyleminin hızlandırılması meselesi ve Kudüs'te Mescid-i Aksa'ya yönelik planlanan sinsi operasyonların önlenmesi için her türlü çabayı, her türlü platformda gösteriyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Fidan, Gazze'deki durumun "bölgedeki ve küredeki bütün fay hatlarını tetikleyen bir sıkıntı" olduğunu ifade ederek, "Bunun kalıcı olarak çözümüne yönelik de Türkiye'nin geliştirdiği, son derece yapıcı, İsrail'i, Filistin'i, bölge ülkelerini, herkesi içine katan, herkese güvenlik, istikrar ve mutlu bir gelecek sağlayacak olan bir vizyon, bir barış planı bizim zihnimizde var. Bunu taraflarla da konuşuyoruz ama tarafların bu noktaya gelmesi için başta İsrail olmak üzere yoğun bir diplomatik çabaya ihtiyaç var. Kararlı, yapıcı, sonuç alıcı çalışmalara devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Macaristan Dışişleri Bakanı Orban: Macaristan, AB içinde Türkiye'nin dostudur
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Ankara'da ortak basın toplantısında konuşan Orban, temmuzda da Türkiye'ye geldiğini hatırlatarak, bu ziyaretten memnuniyet duyduğunu belirtti.

Macaristan'da hükümetin kurulmasından bu yana ilk kez bir mevkidaşını ziyaret ettiğini dile getiren Orban, Türkiye'nin Macaristan'ın dış ilişkilerinde "çok önemli bir yere" sahip olduğunu vurguladı.

Orban, "Stratejik ortağımız Türkiye ile yüksek düzey stratejik ilişkilerin geliştirilmesi toplantıları gelecek yıl Macaristan'da gerçekleştirilecek." dedi.

AB üyesi bir ülke olarak Türkiye-AB arasındaki ilişkilere sadece ekonomik açıdan bakmadıklarını dile getiren Orban, bununla birlikte, AB-Türkiye Gümrük Birliği Anlaşması'nın yenilenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Orban, Macaristan'ın TürkAkım doğal gaz boru hattı üzerinden sağlanan gazın önemli alıcılarından biri olduğunu hatırlatarak, iki ülkenin sadece enerji alanında değil, savunma sanayisi inovasyonu konusunda da iyi bir diyalog içinde olduğunu ve bu diyaloğun artırılmasını istediklerini söyledi.

Macar hava yolu şirketi Wizz Air'in Budapeşte ve Ankara arasında doğrudan seferlere başladığını duyuran Orban, ulaşımın daha da güçlendirileceği taahhüdünde bulundu.

İki ülke arasındaki turizm rakamlarına dikkati çeken Orban, geçen yıl 250 bin Macar vatandaşının Türkiye'yi ziyaret ettiğini söyledi.

Orban, iki ülkeninin uluslararası alanda da çok uluslu faaliyetlerde de çok önemli çalışmaları olduğunu vurgulayarak, "NATO çerçevesindeki ilişkilerimize de çok önem veriyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Macaristan'da önceki hükümet döneminde Macaristan-AB ilişkilerinin durduğunu anımsatan Orban, "Burada ilginç olan Macaristan'ın AB'nin bir parçası olması. Vatandaşlarımız da bunu fark etti ve buna göre oy verdi. Macarlar, Avrupa'nın bir parçası olmak istiyor. Yeni hükümetin amacı da Macaristan'ı tekrar AB'ye entegre etmektir." dedi.

Orban, Macaristan'ın AB-Türkiye ilişkilerinde her zaman Türkiye'nin yanında durduğunu ifade ederek, "Her yaklaşımı ve diyaloğu hep destekledik, destekleyeceğiz. Macaristan, AB içinde Türkiye'nin dostudur. AB ve Türkiye arasında ortak menfaatlere dayalı bir yaklaşım olmasını diliyoruz." diye konuştu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.