Yusuf Halaçoğlu’ndan, ‘15 Temmuz rejim değişikliği için mi yapıldı?’ sorusu
Halaçoğlu, “İnsan ‘bu darbe girişiminin Türkiye'de bir rejim değişikliğine de yol açacak bir işlevi mi var’ diye düşünmeden edemiyor” dedi.
18.07.2024 10:45:00
Bülent TAPICI
Bülent TAPICI





Kutlu Parti Genel Başkanı Yusuf Halaçoğlu 15 Temmuz Darbe Girişimi üzerine dikkat çekici bir soru sordu.
Halaçoğlu, "İnsan 'bu darbe girişiminin Türkiye'de bir rejim değişikliğine de yol açacak bir işlevi mi var' diye düşünmeden edemiyor" dedi.
Yusuf Halaçoğlu şu değerlendirmeyi yaptı;
"Bu darbe girişimi aslında parlamenter sistemin yani Başbakanlık sisteminin Cumhurbaşkanlığı sistemi haline dönüşmesinde en önemli etkenlerden bir tanesidir.
Ben Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi denilen sisteme aykırı oy kullanmıştım ve bundan dolayı da Milliyetçi Hareket Partisi'nden ihraç edildim. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle hukukun üstünlüğü meselesi tamamen ortadan kalkmaktadır, parlamentonun etkinliği de yüzde 50 azalmıştır. Şöyle ki; anayasanın 7. maddesi yasama yetkisinin Türk milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin uhdesinde olduğunu ve bunun paylaşılamayacağını belirtir. Buna karşılık bugün Cumhurbaşkanı kararname şeklinde tek başına kanunlar çıkarabilmekte, kanunları ortadan kaldırabilmektedir.
Bugünkü anayasada, kabul edilen anayasada şöyle bir durum vardır; eğer Cumhurbaşkanının çıkardığı kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde çoğunlukla tam aksi şeklinde veya farklı bir şekilde çıkarılırsa kararname ortadan kalkar fakat ilginç olan bu anayasada cumhurbaşkanlarının aynı zamanda parti genel başkanı hüviyeti taşıyor olmaları, tarafsız olmamaları haliyle böyle bir parlamentonun etkinlik göstermesinin de önüne geçmektedir. Haliyle parlamento kendi işlevini yerine tümüyle getirecek bir pozisyonda değildir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde dikkat edin ne parlamento ne de herhangi bir şekilde milletvekilleri, ne bakanları, ne de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denilen sistemi sorgulayamıyor, denetleyemiyor yani denetlenemeyen ve sorgulanamayan bir hükümet sistemine sahip şu an Türkiye.
Diyelim ki; Cumhurbaşkanı vatana ihanet etti. Peki nasıl yargılayacak, nasıl bunun önüne geçebileceksiniz? Gensoru veremiyorsunuz, hükümeti düşüremiyorsunuz. Hatta parlamento bütçeyi reddetse bile 15 günlük bir süre sonrasında Cumhurbaşkanlığı bütçeyi yeniden gönderiyor Meclis'e. Eğer Meclis yine reddetse hükümet düşmüyor. Bir önceki senenin enflasyon farkı eklenerek bütçede hükümet devam ediyor. Hükümeti düşürme imkanınız sıfır bu anayasaya göre, ikincisi denetlenemiyor ve Cumhurbaşkanına herhangi bir soru soramıyorsunuz, gensoru veremiyorsunuz hiçbir şey yapamıyorsunuz.
Cumhurbaşkanının tek bir yargılanma hükmü vardır bu anayasaya göre. O da önce 301 milletvekili bulacaksınız ve araştırma önergesi verebileceksiniz. Bu araştırma önergesinin kabulü için 360 milletvekiline ihtiyacınız olacak. Bu 360 milletvekili onayladıktan sonra Araştırma Komisyonu Kurulabilecek Cumhurbaşkanı hakkında. Diyelim ki Araştırma Komisyonu Cumhurbaşkanının Yüce Divan'a gitmesine karar verdi fakat bunun kabul edilebilmesi için Meclis'te bu defa 400 milletvekiline ihtiyacınız var. Bu sistemde unutmayın Cumhurbaşkanı aynı zamanda parti genel başkanı ve böyle bir ortamda 400 milletvekili bulmanız imkansız. Dolayısıyla yani yargılama imkanınız da yok, böyle bir hükümet sistemine adım atışında bir sonucu olarak bu darbe meselesini ele alabiliriz diye düşünüyorum"
Halaçoğlu, "İnsan 'bu darbe girişiminin Türkiye'de bir rejim değişikliğine de yol açacak bir işlevi mi var' diye düşünmeden edemiyor" dedi.
Yusuf Halaçoğlu şu değerlendirmeyi yaptı;
"Bu darbe girişimi aslında parlamenter sistemin yani Başbakanlık sisteminin Cumhurbaşkanlığı sistemi haline dönüşmesinde en önemli etkenlerden bir tanesidir.
Ben Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi denilen sisteme aykırı oy kullanmıştım ve bundan dolayı da Milliyetçi Hareket Partisi'nden ihraç edildim. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle hukukun üstünlüğü meselesi tamamen ortadan kalkmaktadır, parlamentonun etkinliği de yüzde 50 azalmıştır. Şöyle ki; anayasanın 7. maddesi yasama yetkisinin Türk milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin uhdesinde olduğunu ve bunun paylaşılamayacağını belirtir. Buna karşılık bugün Cumhurbaşkanı kararname şeklinde tek başına kanunlar çıkarabilmekte, kanunları ortadan kaldırabilmektedir.
Bugünkü anayasada, kabul edilen anayasada şöyle bir durum vardır; eğer Cumhurbaşkanının çıkardığı kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde çoğunlukla tam aksi şeklinde veya farklı bir şekilde çıkarılırsa kararname ortadan kalkar fakat ilginç olan bu anayasada cumhurbaşkanlarının aynı zamanda parti genel başkanı hüviyeti taşıyor olmaları, tarafsız olmamaları haliyle böyle bir parlamentonun etkinlik göstermesinin de önüne geçmektedir. Haliyle parlamento kendi işlevini yerine tümüyle getirecek bir pozisyonda değildir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde dikkat edin ne parlamento ne de herhangi bir şekilde milletvekilleri, ne bakanları, ne de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denilen sistemi sorgulayamıyor, denetleyemiyor yani denetlenemeyen ve sorgulanamayan bir hükümet sistemine sahip şu an Türkiye.
Diyelim ki; Cumhurbaşkanı vatana ihanet etti. Peki nasıl yargılayacak, nasıl bunun önüne geçebileceksiniz? Gensoru veremiyorsunuz, hükümeti düşüremiyorsunuz. Hatta parlamento bütçeyi reddetse bile 15 günlük bir süre sonrasında Cumhurbaşkanlığı bütçeyi yeniden gönderiyor Meclis'e. Eğer Meclis yine reddetse hükümet düşmüyor. Bir önceki senenin enflasyon farkı eklenerek bütçede hükümet devam ediyor. Hükümeti düşürme imkanınız sıfır bu anayasaya göre, ikincisi denetlenemiyor ve Cumhurbaşkanına herhangi bir soru soramıyorsunuz, gensoru veremiyorsunuz hiçbir şey yapamıyorsunuz.
Cumhurbaşkanının tek bir yargılanma hükmü vardır bu anayasaya göre. O da önce 301 milletvekili bulacaksınız ve araştırma önergesi verebileceksiniz. Bu araştırma önergesinin kabulü için 360 milletvekiline ihtiyacınız olacak. Bu 360 milletvekili onayladıktan sonra Araştırma Komisyonu Kurulabilecek Cumhurbaşkanı hakkında. Diyelim ki Araştırma Komisyonu Cumhurbaşkanının Yüce Divan'a gitmesine karar verdi fakat bunun kabul edilebilmesi için Meclis'te bu defa 400 milletvekiline ihtiyacınız var. Bu sistemde unutmayın Cumhurbaşkanı aynı zamanda parti genel başkanı ve böyle bir ortamda 400 milletvekili bulmanız imkansız. Dolayısıyla yani yargılama imkanınız da yok, böyle bir hükümet sistemine adım atışında bir sonucu olarak bu darbe meselesini ele alabiliriz diye düşünüyorum"









































































