Anadolu’nun kadim şehri Tokat
Anadolu'nun kalbinde, Yeşilırmak'ın bereketli topraklarında yükselen Tokat, 900 yılı aşkın Türk-İslam mirasıyla adeta yaşayan bir açık hava müzesi
06.02.2026 00:34:00
Abdülkadir Gündoğdu
Abdülkadir Gündoğdu





Anadolu'nun kalbinde, Yeşilırmak'ın bereketli topraklarında yükselen Tokat, 900 yılı aşkın Türk-İslam mirasıyla adeta yaşayan bir açık hava müzesi

Anadolu'nun kalbinde, Yeşilırmak'ın bereketli topraklarında yükselen Tokat, 900 yılı aşkın Türk-İslam mirasıyla adeta yaşayan bir açık hava müzesi.
Hititlerden Osmanlı'ya kadar onlarca medeniyete ev sahipliği yapan bu kadim şehir, bugün sadece tarihiyle değil, el değmemiş doğası ve damağı çatlatan mutfağıyla da keşfedilmeyi bekleyen bir hazine.

900 Yıldır Eskimeyen Tarih: Surlu Şehrin Kuruluşu
Tokat'ın ismi, rivayetlere göre "surlu şehir" anlamına gelen "Tok-kat" ifadesinden geliyor. Şehir, 1071 Malazgirt zaferinin hemen ardından 1074'te Danışmendliler tarafından fethedilerek bir Türk yurdu haline geldi.
Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde önemli bir ticaret ve kültür merkezi olan Tokat, Milli Mücadele döneminde de stratejik bir rol üstlenerek 1923 yılında Cumhuriyet'in ilk illerinden biri oldu.

Görülmesi Gereken Tarihi Eserler:
Tokat Kalesi: "Drakula" olarak bilinen Kazıklı Voyvoda'nın hapsedildiği zindanlarıyla ünlü.
Gök Medrese: Selçuklu mimarisinin en zarif örneklerinden biri.
Taşhan: 1631'den beri ticaretin kalbinin attığı, devasa bir kervansaray.
Zile Kalesi: Julius Caesar'ın o meşhur "Veni, Vidi, Vici" (Geldim, Gördüm, Yendim) sözünü söylediği yer.
Doğanın Kalbine Yolculuk: Ballıca'dan Almus'a

Tokat, Karadeniz'in yeşili ile İç Anadolu'nun bozkırını birleştiren eşsiz bir coğrafyaya sahip.
Ballıca Mağarası: Dünyanın en görkemli mağaralarından biri olarak kabul edilen Ballıca, "soğan sarkıtları" ve kristalize yapısıyla ziyaretçilerini büyüleyen bir yeraltı sarayı.
Almus Baraj Gölü: Mavi ile yeşilin dans ettiği bu bölge, kamp tutkunları ve su sporları meraklıları için ideal bir kaçış noktası.
Kaz Gölü: Göçmen kuşların uğrak yeri olan bu doğa harikası, gün batımı manzaralarıyla fotoğrafçıların gözdesi.

Bir Lezzet Seremonisi: Tokat Mutfağı
Tokat mutfağı dendiğinde akan sular durur. Şehrin yemek kültürü, verimli topraklarından gelen taze sebzeler ve kuzu etinin muhteşem uyumuna dayanır.
Tokat Kebabı: Patlıcan, kuzu eti, domates ve sarımsağın özel fırınlarda, dikey şişlerde pişmesiyle hazırlanan bir başyapıt.
Tokat Batı: Mercimek, bulgur ve cevizin asma yaprağı eşliğinde sunulduğu, ferahlatıcı ve geleneksel bir lezzet.
Baklalı Dolma: Meşhur Erbaa yaprağıyla sarılan, içine bakla katılarak hazırlanan sıra dışı bir sarma çeşidi.
Zile Pekmezi: Beyaz rengi ve yoğun kıvamıyla kahvaltıların enerji kaynağı.

Anadolu'nun kalbinde, Yeşilırmak'ın bereketli topraklarında yükselen Tokat, 900 yılı aşkın Türk-İslam mirasıyla adeta yaşayan bir açık hava müzesi.
Hititlerden Osmanlı'ya kadar onlarca medeniyete ev sahipliği yapan bu kadim şehir, bugün sadece tarihiyle değil, el değmemiş doğası ve damağı çatlatan mutfağıyla da keşfedilmeyi bekleyen bir hazine.

900 Yıldır Eskimeyen Tarih: Surlu Şehrin Kuruluşu
Tokat'ın ismi, rivayetlere göre "surlu şehir" anlamına gelen "Tok-kat" ifadesinden geliyor. Şehir, 1071 Malazgirt zaferinin hemen ardından 1074'te Danışmendliler tarafından fethedilerek bir Türk yurdu haline geldi.
Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde önemli bir ticaret ve kültür merkezi olan Tokat, Milli Mücadele döneminde de stratejik bir rol üstlenerek 1923 yılında Cumhuriyet'in ilk illerinden biri oldu.

Görülmesi Gereken Tarihi Eserler:
Tokat Kalesi: "Drakula" olarak bilinen Kazıklı Voyvoda'nın hapsedildiği zindanlarıyla ünlü.
Gök Medrese: Selçuklu mimarisinin en zarif örneklerinden biri.
Taşhan: 1631'den beri ticaretin kalbinin attığı, devasa bir kervansaray.
Zile Kalesi: Julius Caesar'ın o meşhur "Veni, Vidi, Vici" (Geldim, Gördüm, Yendim) sözünü söylediği yer.
Doğanın Kalbine Yolculuk: Ballıca'dan Almus'a

Tokat, Karadeniz'in yeşili ile İç Anadolu'nun bozkırını birleştiren eşsiz bir coğrafyaya sahip.
Ballıca Mağarası: Dünyanın en görkemli mağaralarından biri olarak kabul edilen Ballıca, "soğan sarkıtları" ve kristalize yapısıyla ziyaretçilerini büyüleyen bir yeraltı sarayı.
Almus Baraj Gölü: Mavi ile yeşilin dans ettiği bu bölge, kamp tutkunları ve su sporları meraklıları için ideal bir kaçış noktası.
Kaz Gölü: Göçmen kuşların uğrak yeri olan bu doğa harikası, gün batımı manzaralarıyla fotoğrafçıların gözdesi.

Bir Lezzet Seremonisi: Tokat Mutfağı
Tokat mutfağı dendiğinde akan sular durur. Şehrin yemek kültürü, verimli topraklarından gelen taze sebzeler ve kuzu etinin muhteşem uyumuna dayanır.
Tokat Kebabı: Patlıcan, kuzu eti, domates ve sarımsağın özel fırınlarda, dikey şişlerde pişmesiyle hazırlanan bir başyapıt.
Tokat Batı: Mercimek, bulgur ve cevizin asma yaprağı eşliğinde sunulduğu, ferahlatıcı ve geleneksel bir lezzet.
Baklalı Dolma: Meşhur Erbaa yaprağıyla sarılan, içine bakla katılarak hazırlanan sıra dışı bir sarma çeşidi.
Zile Pekmezi: Beyaz rengi ve yoğun kıvamıyla kahvaltıların enerji kaynağı.



























































