logo
17 EYLÜL 2026

15 sahte Cumhuriyet altınını bozdurmak isterken yakayı ele verdi

Eskişehir'de bir kuyumcuya gelerek piyasa değeri yaklaşık 650 bin lira olan 15 adet sahte Cumhuriyet altınını bozdurmak isteyen şüpheli, esnafın dikkati ve soğukkanlılığı sayesinde polis ekiplerince yakalandı. Kuyumcu İlkay Tokgil'i şüphelendiren ise Cumhuriyet altınlarında takılı olan kulplar ve sesi oldu

15.08.2026 12:12:00
İHA
 
15 sahte Cumhuriyet altınını bozdurmak isterken yakayı ele verdi
15 sahte Cumhuriyet altınını bozdurmak isterken yakayı ele verdi
Olay, Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi İnci Sokak'taki Kuyumcular Çarşısı'nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 15 yıllık kuyumcu İlkay Tokgil'in çalıştığı dükkana gelen O.S. isimli erkek şahıs, elindeki 15 adet Cumhuriyet altınını bozdurmak istedi. Altınların tezgaha döküldüğü sırada durumdan çıkan sesten şüphelenen deneyimli esnaf, tedbirli davrandı. Sürekli cep telefonu ile konuşan şahıstan iyice şüphelenen Tokgil, durumu polis ekiplerine haber vererek şahsın yakalanmasını sağladı. Yapılan incelemelerde altınlar sahte çıktı.






"Polis gelene kadar oyaladım"

Olay anını anlatan yaklaşık 15 yıllık kuyumcu İlkay Tokgil, sahte altınları görünüşünden ve sesinden hemen tanıdığını belirterek şöyle konuştu:

"Tanımadığımız bir misafirimiz 15 adet Cumhuriyet altınını bozdurmak istedi. Yardımcı olacağımı söyleyerek altınları tezgaha döktüm. Daha tezgaha dökerken görsel olarak sahte olduğunu anladım ama kendisine de teyit etmek için 'Altınlarınızda bir sıkıntı var' dedim. Sesine ve görüntüsüne bakarak sahte olduğunu beyan ettim. Kendisi bir arkadaşından ödünç aldığını söyledi. Normalde Cumhuriyet altınlarının orijinalleri kulplu olmamasına rağmen bunlara kulp takılmıştı.

Zaten ilk önce oradan şüphelendim. Kulp takılma şekli ve altının inceliği sahte olduğunu göz önüne seriyordu. Dünkü fiyatlara göre 15 adet Cumhuriyet altınının ortalama 650 bin lira piyasa değeri vardı. Şüpheli, telefonuyla çok oynuyordu. Ben altının sahte olduğunu ibraz edince heyecanlandı, altınları hemen toplayıp gitmeye çalıştı. Ben de 'Tekrar bir teyit edeyim, garanti olsun' diyerek yollamadım. Polis memurumuz gelene kadar burada kendisini oyaladım. Çarşıda görevli polis memurumuz gelerek kendisi hakkında işlem yaptı ve emniyete intikal ettirdik."








"Vatandaşlarımız güvendikleri yerlerden alışveriş yapsın"

Vatandaşlara sahte altın mağduriyeti yaşamamaları konusunda tavsiyelerde bulunan Tokgil, "Şahıs hakkında gerekli işlemler yapıldı, biz de emniyete gerekli ifadelerimizi verdik. Bu tarz olayların önlenmesi için vatandaşlarımızdan güvendikleri yerlerden altın almalarını talep ediyoruz. Bazen uygun fiyata diye daha farklı işletmeleri tercih edebiliyorlar ama ters sonuçlar çıkabiliyor. Adet biraz fazlaydı, toplu bir satışa giriyordu. Ondan dolayı altın alırken güvenilir yerlerden alışveriş yapmalarını işletme olarak tavsiye ediyoruz" dedi.






Erzurum Palandöken Kaymakamı ve korumasına soruşturma açıldı

Erzurum'un Palandöken ilçesi Kaymakamı Yunus Kızılgüneş ve korumasının "bir köpeğe tekme attığı ve korumasının silah çektiği" iddialarına yönelik görüntülere ilişkin idari ve adli inceleme başlatıldı

17.09.2026 01:00:00 / Güncelleme: 17.09.2026 01:02:33
İHA
 
Erzurum Palandöken Kaymakamı ve korumasına soruşturma açıldı
Erzurum Palandöken Kaymakamı ve korumasına soruşturma açıldı
Erzurum'da Palandöken Kaymakamı Yunus Kızılgüneş'in de ikamet ettiği sitenin güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, bir vatandaşın köpeğini gezdirmeye çıkardığı, o esnada kendisini almaya gelen makamı aracına doğru yönelen Kaymakam Yunus Kızılgüneş'in köpeğe tekme attığı, sonrasından ise korumanın araçtan silahı alıp geldiği görülüyor. Görüntülerin kamuoyuna yansımasıyla Erzurum Valiliği ve Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçti.








Erzurum Valiliği konuyla ilgili yaptığı basın açıklamasında, "15 Eylül 2026 tarihinde bazı yazılı basın organları ile sosyal medya hesaplarında Palandöken Kaymakamı ve koruma görevlisi ile ilgili iddialara ve görüntülere yer verilmiştir. İddia ve görüntülerin tüm yönleriyle araştırılması ve olayın gerçek mahiyetinin ortaya çıkarılması amacıyla Valiliğimizce idari araştırma ve inceleme başlatılmıştır" denildi.








Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada da, gelişmelerle ilgili soruşturma açıldığı belirtilerek, "Kamuoyunun doğru ve eksiksiz şekilde bilgilendirilmesi amacıyla kamuoyuna yansıyan görüntülere ilişkin olarak aşağıdaki açıklamanın yapılması gereği hasıl olmuştur. Bir kısım haber siteleri ve sosyal medya platformlarında, 'Palandöken Kaymakamı'nın köpeğe tekme attığı ve korumasının silah çektiği' şeklinde yer alan haberlerdeki görüntülere ilişkin olarak Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayın bütün yönleriyle ilgili 4 Eylül 2026 tarihinde soruşturma işlemlerine başlanmıştır. Soruşturma işlemleri titizlikle ve çok yönlü olarak devam etmektedir" denildi.








Kayıp bebek soruşturmasında gözaltılar adliyeye sevk edildi

Sivas'ın Divriği ilçesinde 5 gündür aranan 11 aylık bebek soruşturmasında gözaltına alınan 10 kişi, jandarma ve emniyetteki işlemlerinin ardından geniş güvenlik tedbirleri altında adliyeye sevk edildi

16.09.2026 13:43:00
İHA
 
Kayıp bebek soruşturmasında gözaltılar adliyeye sevk edildi
Kayıp bebek soruşturmasında gözaltılar adliyeye sevk edildi
Sivas'ın Divriği ilçesi kırsalında hayvancılık yapan E.B., 5 gün önce jandarmayı arayarak 11 aylık bebekleri Büşra'nın kayıp olduğu ihbarında bulundu. İhbar üzerine AFAD ve jandarma ekipleri kırsalda arama çalışması başlattı. Aile ilk olarak bebeği yabani hayvanların kaçırabileceğini ileri sürdü. Ailenin çelişkili açıklamaları üzerine ifadesi alınan anne E.B. (27), bebeğin para karşılığı babası tarafından satıldığını iddia etmiş, ardından ifade değiştirerek babanın bebeği öldürdüğü iddiasında bulunmuştu.






Annenin iddiası üzerinde konumda yapılan tüm arama çalışmalarına rağmen bebeğin cesedine ulaşılamadı.

Soruşturma kapsamında 3 gündür gözaltında tutulan anne E.B., baba Y.B. ile olayla ilişkisi olduğu düşünülen K.D., M.D., M.R.B., R.B., Ö.B., İ.B., A.Ç. ve M.B. tamamlanan emniyet ve jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.









Şüphelilerin sevkinde alınan geniş güvenlik tedbirleri dikkat çekti. Bölgede sinyal kesici kullanılırken, şüpheliler basın mensupları tarafından görüntülenemeyecek şekilde adliye binasına sokuldu.

Ölülere bile yaş sebze meyve faturası kesmişler

Yaş sebze ve meyve piyasasında fiyatları yukarı yönlü manipüle ederek haksız kazanç sağladıkları değerlendirilen 41 büyük dağıtıcı firma ve bunların yöneticilerine yönelik düzenlenen operasyonun Bursa ayağında 5 şüpheli hakkında işlem başlatıldı

15.09.2026 12:29:00
İHA
 
Ölülere bile yaş sebze meyve faturası kesmişler
Ölülere bile yaş sebze meyve faturası kesmişler
Vergi Denetim Kurulu raporlarında yer alan tespitlerde ise bazı firmaların gerçek dışı müstahsil makbuzları düzenlediği, bazı belgelerin hayatta olmayan kişiler adına hazırlandığı ve bazı kişilerin ise adlarına düzenlenen belgelerden haberdar olmadıklarını beyan ettikleri ortaya çıktı.






İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, yaş sebze ve meyvenin tarladan tüketiciye ulaşana kadar geçtiği süreç mercek altına alındı. Soruşturma kapsamında Ticaret Bakanlığı Hal Kayıt Sistemi, Tarım ve Orman Bakanlığı Çiftçi Kayıt Sistemi verileri ile Vergi Denetim Kurulu tarafından hazırlanan raporlar incelendi.

Yaklaşık 1250 çiftçinin beyanına başvurulan soruşturmada, tedarikçi konumundaki bazı firmaların çiftçilerden aldıkları ürünleri gerçek alış fiyatının üzerinde gösterecek şekilde müstahsil makbuzu düzenledikleri, ürün arzını olduğundan düşük, maliyetleri ise yüksek gösterdikleri ve tedarik zincirini gereksiz şekilde uzatarak fiyatları yukarı yönlü etkiledikleri yönünde tespitlere yer verildi.









Bursa'dan 5 şüpheli

41 şüpheli yöneticinin bulunduğu soruşturma kapsamında Bursa'dan 5 şüpheli dosyada yer aldı.

Bursa'daki şüphelilerin Yıldırım, Nilüfer, İznik ve Osmangazi ilçeleriyle bağlantılı olduğu belirlendi. Soruşturma listesinde Ahmet D., Sabri B., Casım A., Ayşenur A. ve İsmail S. isimleri yer aldı.

Bursa bağlantılı firmalar arasında Ahmet D.'nin Yıldırım ilçesi Gökdere'deki firması, Sabri B. ve Casım A.'nın Nilüfer'deki faaliyetleri, bir gıda şirketinin İznik'teki adresi ile başka bir gıda şirketinin Osmangazi'deki adresi bulunuyor.

Hayatta olmayan 49 kişi adına 2,5 milyon liralık makbuz

Soruşturma dosyasındaki en dikkat çekici tespitlerden biri ise Ahmet D. hakkında hazırlanan bölümde yer aldı.

Vergi Denetim Kurulu raporuna göre, Ahmet D. tarafından 01 Ocak 2025-31 Mart 2026 tarihleri arasında daha önce hayatını kaybetmiş 49 kişi adına toplam 87 müstahsil makbuzu düzenlendiği tespit edildi. Söz konusu belgelerin toplam tutarının ise 2 milyon 524 bin 987 lira 35 kuruş olduğu belirlendi. Raporda, bazı kişilerin ölüm tarihlerinin belge düzenlenmesinden yıllar önce olduğu görülürken, bu kişilerin adına düzenlenen belgelerin gerçek bir ürün teslimine dayanıp dayanmadığının ayrıca araştırıldığı belirtildi.









"Ürün satmadım, firmayı tanımıyorum" dediler

Raporda yer alan ifadelerde bazı kişilerin, adlarına düzenlenen müstahsil makbuzlarından haberlerinin olmadığını söyledikleri görüldü.

Örneğin Y. G. isimli kişinin adına düzenlenen toplam 1 milyon 59 bin 975 liralık müstahsil makbuzlarıyla ilgili olarak herhangi bir ürün satmadığını, zirai faaliyeti ve üretimi bulunmadığını ve Ahmet D.'yi tanımadığını beyan ettiği kaydedildi. Yusuf K. ise adına düzenlenen belgelerden haberdar olmadığını, ürün satmadığını ve Ahmet D.'nin çalışanı olduğunu ifade etti.

Raporda bazı kişilerin ise Ahmet D.'nin yanında çalıştıkları ve köylülerden ürün topladıkları yönündeki ifadelerine yer verildi. Bir başka kişinin adına 7 milyon 932 bin 22 lira 25 kuruş tutarında müstahsil makbuzu düzenlendiği, bu kişinin ise kendisinin üretmediği bazı ürünlerin kendi adına belgelerde yer aldığını söylediği aktarıldı.

Müstahsil makbuzları tek tek incelendi

Vergi Denetim Kurulu, yalnızca müstahsil makbuzlarını değil, belgelerde yer alan ürünlerin gerçekten üretilip üretilmediğini de araştırdı.

Raporda; üreticilerin beyanları, arazi büyüklükleri, üretim kapasiteleri, ürünlerin hasat dönemleri, kantar ve nakliye belgeleri, Hal Kayıt Sistemi bildirimleri ile banka ve ödeme hareketlerinin birlikte incelendiği belirtildi.

İncelemelerde bazı müstahsil makbuzlarının gerçek bir ürün teslimine dayanmadığı, bazı kişilerin çiftçilik yapmadığı, bazı kişilerin ilgili firmayı tanımadığını veya firmaya ürün teslim etmediğini beyan ettiği kaydedildi. Bazı belgelerdeki ürün miktarlarının üreticilerin arazi büyüklüğü ve makul üretim kapasitesiyle de açıklanamadığı belirtildi.

22 ilde 109 adres için arama

Soruşturma kapsamında Türkiye genelinde 41 büyük dağıtıcı firma ve 41 şüpheli yönetici hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerin adreslerine yönelik operasyonun 22 ilde toplam 109 iş yeri ve ikamette eş zamanlı olarak gerçekleştirildiği bildirildi.

Soruşturmanın; fiyatları etkileme, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, belgede sahtecilik ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden sürdüğü öğrenildi.
Vergi Denetim Kurulu raporunda araştırmanın ilk aşamasında riskli olduğu değerlendirilen 207 firma arasından yüksek tutarlı müstahsil makbuzlarıyla öne çıkan 15 firmanın seçildiği, ikinci aşamada ise 26 firma hakkında tespitler yapıldığı belirtildi.

Soruşturma kapsamında şüphelilerin işlemlerinin sürdüğü, delillerin toplanmasının ardından adli sürecin devam edeceği bildirildi.

Sağanak yağış Zonguldak'ta zor anlar yaşattı: Valilik uyardı

Zonguldak'ta aniden bastıran sağanak yağış vatandaşlara zor anlar yaşattı

14.09.2026 13:18:00
İHA
 
Sağanak yağış Zonguldak'ta zor anlar yaşattı: Valilik uyardı
Sağanak yağış Zonguldak'ta zor anlar yaşattı: Valilik uyardı
Zonguldak Valiliği, il genelinde kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış beklendiğini duyuruldu. Uyarıda, 14 Eylül 2026 saat 00.00'da başlayacak yağışlı sistemin saat 18.00'e kadar etkisini sürdüreceği belirtilerek sel, su baskını, yıldırım, heyelan, ulaşımda aksamalar ve kuvvetli rüzgar gibi risklere karşı dikkatli olunması istendi.






Valiliğin uyarısının ardından beklenen yağış sabah saatlerinden itibaren yüzünü gösterdi. Haftanın ilk gününde sokağa hazırlıksız çıkan vatandaşlar aniden bastıran sağanak nedeniyle zor anlar yaşadı. 






Yağmurdan korunmak isteyenler çareyi bina saçaklarının altına ve çevrede kurulan giysi pazarının çadırlarına sığınmakta buldu. Yanında şemsiyesi bulunan bazı vatandaşlar ise ıslanmamak için hızlı adımlarla yürümeye çalıştı.








Sabah saatlerinde aralıklarla etkisini gösteren sağanak yağışla birlikte zaman zaman şiddetini artıran rüzgar da günlük yaşamı olumsuz yönde etkiledi. Vatandaşların, valiliğin belirlediği saat olan 18.00'e kadar sürmesi beklenen yağışlı hava dalgasına karşı vatandaşların tedbiri elden bırakmamaları istendi.

Mersin'de 7 milyar 640 milyon TL'lik bahis operasyonu: 42 gözaltı

Mersin'in Tarsus ilçesi merkezli gerçekleştirilen 7 milyar 640 milyon 332 bin TL'lik işleme sahip bahis çetesi operasyonunda, 42 şüpheli yakalandı

14.09.2026 13:12:00
İHA
 
Mersin'de 7 milyar 640 milyon TL'lik bahis operasyonu: 42 gözaltı
Mersin'de 7 milyar 640 milyon TL'lik bahis operasyonu: 42 gözaltı
Alınan bilgiye göre, Mersin ve Tarsus Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Şubesi ekipleri yasa dışı bahis suçlarına yönelik çalışma yaptı. Polisin çalışmasında Tarsus merkezli bahis şebekesi belirlendi.






50 şüphelinin banka hesap bilgilerini yasa dışı bahis suçunda kullandırdıklarının tespiti üzerine bugün eş zamanlı operasyona yapıldı. Operasyonda 42 şüpheli yakalandı, çok sayıda dijital materyal de ele geçirildi. Operasyon çerçevesinde ise 8 şüphelinin arandığı öğrenildi.








Öte yandan, gözaltına alınıp emniyete götürülen şüphelilerin hesaplarında 7 milyar 640 milyon 332 bin liralık işlem hacminin olduğu öğrenildi.

Operasyonla ilgili soruşturma sürüyor.

Virajı alamayan kamyon dehşet saçtı: 1 ölü, 1 yaralı

Bursa'nın İznik ilçesinde virajı alamayan kamyon, yol kenarında park halinde bulunan araca çarptı. Kazada kamyonda bulunan 1 kişi hayatını kaybederken, otomobil sürücüsü yaralandı

13.09.2026 16:37:00
İHA
 
Virajı alamayan kamyon dehşet saçtı: 1 ölü, 1 yaralı
Virajı alamayan kamyon dehşet saçtı: 1 ölü, 1 yaralı
Kaza, saat 14.00 sıralarında İznik-Yenişehir Karayolu'nun Derbent Mahallesi mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre 07 TCA 07 plakalı kamyon, virajı alamayarak yol kenarında park halinde bulunan 59 ABK 976 plakalı araca çarptı.






Yaşanan kaza sonrası otomobilde bulunan bir kişi olay yerinde hayatını kaybederken, otomobil sürücüsü ile kamyon sürücüsü yaralandı. İhbar üzerine olay yerine jandarma, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. 






Araçta sıkışan yaralılar, itfaiye ekiplerince kurtarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. Yaralılar, olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı.
Kaza ile ilgili tahkikat başlatıldı.







Manisa'da apartmandaki çatlaklar korkuttu

Manisa'nın Turgutlu ilçesinde zemin oturması nedeniyle kolon ve duvarlarında tehlikeli yarıklar oluşan Emirali Apartmanı, hem bina sakinleri hem de çevredekiler için büyük risk oluşturuyor. Hukuki mücadelesini sürdüren ve korkudan geceleri gözüne uyku girmediğini söyleyen bina sakini Halit Erbulut, facia yaşanmadan yetkililerin acil olarak binada inceleme yapmasını ve karar vermesini istiyor

12.09.2026 12:50:00 / Güncelleme: 12.09.2026 12:54:09
İHA
 
Manisa'da apartmandaki çatlaklar korkuttu
Manisa'da apartmandaki çatlaklar korkuttu
Manisa'nın Turgutlu ilçesine bağlı Sefa Mahallesi Subaşı Sokak No: 1 adresinde bulunan Emirali Apartmanı'nın yapımına 2010 yılında bir müteahhit tarafından başlandı. İddiaya göre müteahhidin inşaatı yarım bırakması üzerine, temeli atılmış ve kolonları dikilen inşaat projesini binada hak sahibi olan Turgutlulu esnaf Halit Erbulut devralarak 2011 yılında binayı tamamladı. Ancak aradan geçen yıllar içerisinde zemin oturmasına bağlı olarak binada ufak çaplı çatlamalar başladı. Zamanla bu çatlaklar büyüyerek yapının taşıyıcı sistemlerini de tehdit eden tehlikeli yarıklara dönüştü.






Kendi oturduğu ve dairelerinin bulunduğu binadaki durumu fark eden Halit Erbulut, özel mühendisler getirterek binada inceleme yaptırdı. Yapılan incelemelerde binanın statiğinin tamamen bozulduğu ve yaşanabilecek en ufak bir depremde veya farklı bir sarsıntıda yıkılabileceği tespiti yapıldı. Bunun üzerine Erbulut, inşaata ilk başlayan müteahhite karşı hukuk mücadelesi başlattı. Turgutlu mahkemelerinde görülen davayı kaybeden Erbulut, yılmayarak dosyayı istinafa taşıdı.

"Gerekli mercilere başvurdum ancak hiçbir sonuç alamadım"

Binada yapılacak işlemler için bir sonuç alamadığını belirten Erbulut, "Bu binada yaşıyorum. Binamda zeminden kaynaklı oturmalar oldu. Gerekli mercilere başvurdum ancak hiçbir sonuç alamadım. Ancak çarem kalmadı ve bu binada yaşıyorum. 2011 yılında projesi hazır temeli atılmış ve kolonları dikilmiş bir inşaat durumundan ben devraldım. Binada 8 yıl kadar oturduktan sonra çatlaklar oluşmaya başladı. Biz bunu oturmaya bağlı olduğunu düşündük ancak devam edince tadilat yaptırdık. Ancak tadilat sonrasında da çatlaklar devam etmeye başladı" dedi.








"Apartmandaki herkes korkup kaçtı"

Apartman sakinlerinin binayı terk ettiğini kendisinin de binadan taşınacağını ama binanın çevreye de tehdit oluşturduğunu belirten Erbulut, "Apartmandaki herkes korkup kaçtı. Ben de çıkmayı düşünüyorum. Ancak benim bu apartmandan çıkmam bir şeyi değiştirmiyor. Depremde ve ya bir yıkılma durumunda çevreden geçenlere zarar vereceğini düşünüyorum. Yetkililerin gelip bu konuyla ilgili ne yapılması gerekiyorsa onu yapmaları gerekiyor" ifadelerini kullandı.








"Benim de üzerime düşen ne varsa ben de yapayım"

Binada yapılacak işlemler için adli süreç başlattığını ancak bir sonuç alamadığını ifade eden Erbulut, "Adli süreçte bir hakime düştük. Hiçbir çalışma yapılmadı. Sonra başka bir hakim devraldı davayı ancak bir kere keşfe geldi. Sonrasında da dosyayı reddederek kapattı. İstinaf yolu açıktı ancak 2-3 yıl sürebileceğini öğrendim. Ancak bu süreçte acil bir şekilde binayla ilgilenilmesi gerekiyor. Binayla ilgili güçlendirmeyse güçlendirme, yıkılması gerekiyorsa yıkılması kararı alınsın. Benim de üzerime düşen ne varsa ben de yapayım" dedi.








Temel iki parça atılmış, oturma sınırı aşılmış

Öte yandan, mahkeme sürecinde dosyaya giren bilirkişi heyeti ve itiraz tutanakları ise binadaki vahim tabloyu gözler önüne serdi. İtiraz dilekçelerinde yer alan Turgutlu mahkemelerinin raporlarına göre; binada zemin-yapı ilişkisinin doğru kurulamadığı belirlendi. Tanıklara ve raporlara yansıyan en çarpıcı detay ise binanın temelinin iki parça halinde dökülmüş olması. Birlikte hareket etmesi gereken temelin ayrı hareket etmesi nedeniyle binanın ara sokağa doğru yattığı ifade edildi. İnşaat mühendisliği açısından maksimum 2,50 santimetre olması gereken zemin oturmasının söz konusu binada 5,92 santimetreye ulaştığı ve yapının statik açıdan ciddi şekilde zorlandığı kayıtlara geçti.






Kendi oturduğu ve dairelerinin bulunduğu binadaki durumu fark eden Halit Erbulut, özel mühendisler getirterek binada inceleme yaptırdı. Yapılan incelemelerde binanın statiğinin tamamen bozulduğu ve yaşanabilecek en ufak bir depremde veya farklı bir sarsıntıda yıkılabileceği tespiti yapıldı. Bunun üzerine Erbulut, inşaata ilk başlayan müteahhite karşı hukuk mücadelesi başlattı. Turgutlu mahkemelerinde görülen davayı kaybeden Erbulut, yılmayarak dosyayı istinafa taşıdı.

"Gerekli mercilere başvurdum ancak hiçbir sonuç alamadım"

Binada yapılacak işlemler için bir sonuç alamadığını belirten Erbulut, "Bu binada yaşıyorum. Binamda zeminden kaynaklı oturmalar oldu. Gerekli mercilere başvurdum ancak hiçbir sonuç alamadım. Ancak çarem kalmadı ve bu binada yaşıyorum. 2011 yılında projesi hazır temeli atılmış ve kolonları dikilmiş bir inşaat durumundan ben devraldım. Binada 8 yıl kadar oturduktan sonra çatlaklar oluşmaya başladı. Biz bunu oturmaya bağlı olduğunu düşündük ancak devam edince tadilat yaptırdık. Ancak tadilat sonrasında da çatlaklar devam etmeye başladı" dedi.

Türkiye ve iç güvenlik

Milli Devlet kavramı, yeni dünya düzeninde küçük veya küçültülmüş devletlerden ve dağıtılmış milletlerden bahseden küreselleşme taraftarları için son derece tehlikelidir

12.09.2026 00:01:00
Haber Merkezi
 
Türkiye ve iç güvenlik
Türkiye ve iç güvenlik
Milli Devlet kavramı, yeni dünya düzeninde küçük veya küçültülmüş devletlerden ve dağıtılmış milletlerden bahseden küreselleşme taraftarları için son derece tehlikelidir.

Bu bağlamda milli birlik ve milli bütünlük, ne kadar korktukları iki esas ise; bunlarla ayakta duran "ulus devlet" de o derece globalizmi tehdit eden bir devlet tipidir.

Milli Devlet'in muhafazasında en önemli ve öncelikli unsur, elbette içteki birliğin temin edilebilmesidir. Daha önce de belirttiğimiz gibi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti farklı etnik gruplardan vücut bulmuştur.

Ancak gelenekleri, örf ve adetleri, siyaseti, dini, tarihi ve kültürü bir olarak bir medeniyet birikimi ile şekillenen Türk kimliğimiz, tüm etnik grupları bünyesinde toplamış, yekvücut ve tek kimlik haline getirmiştir; bunun adı Türk milletidir.







Artık burada farklılıklardan değil, tek olan bünyenin asla birbirinden kopartılamayacak ehemmiyeti haiz uzuvlarından, başından, elinden ve ayağından bahsedilebilir.

Gelinen bu noktada asırlarca bir arada, bu muazzez topraklar üzerinde yaşamış yüce milletimizin, hepsi eşit haklara sahip kardeşler olan aziz fertlerinin hangi etnik gruba mensup olduğunun bir önemi kalmamıştır.

Bizim kendi içimizde hallettiğimiz bu mesele, günümüzde küresel güçlerin çomak sokmalarının yanı sıra, içeride özellikle AB'ye uyum bahanesiyle adeta zemin hazırlayan basiretsiz politikacıların ve kimi taşeronların gayretleriyle, parçalanmamızın önünü açabilecek hassas bir nokta olarak değerlendirilmekte ve farklı mecralara çekilmektedir.







Bugün hiç alakası olmamasına rağmen, AB uyum çalışmaları adı altında Türkiye'den etnik bölünme ve ayrımcılığın önünü açacak düzenlemelerin talep edilmesi; bizim kendimizden asla ayrı– gayrı görmediğimiz kardeşlerimizin AB Parlamentosu kararlarında hakları korunması gereken azınlıklar olarak tarif edilmesi küresel bölücü yaklaşımın bir uzantısıdır.

Türkiye haricinde hiçbir devlet için AB üyelik müzakereleri şartları arasında yer almayan ve Türkiye dışında hiçbir ülkeden talep edilmeyen azınlıklara ilişkin düzenlemeler, aslında etnik çeşitlilikte birlik ve ahengi yakalamış olan ve bu ahenkle var olan milletimiz içinde karışıklık ortamı yaratmaktan başka bir amaca hizmet etmemektedir.







Görüldüğü gibi iç güvenliğimizin temini konusu, sadece kolluk kuvvetlerimizin vazifesi olmaktan çoktan çıkmıştır. Konu, iç güvenliğimizi tehdit eden ama uluslararası boyutu da olan siyasi bir mahiyet kazanmıştır.

Bu noktada kolluk kuvvetlerimizin dikkatli çalışmalarının yanı sıra, milli birlik, beraberlik ve bütünlüğümüze halel getirecek tuzaklara ve manevralara karşı ayık olmak, tahriklere kapılmamak bir vatan borcu haline gelmiştir.

Devletimizin bekası ve Cumhuriyetimizin teminatı, milli birlik ve beraberliğimizdir; her zaman ve zeminde ifade ettiğimiz gibi sivil–asker ve devlet–millet birliği esastır.

Bu bağlamda bizce asayişin sağlanmasında asıl sorumluluk, güvenlik güçlerimizin değil, bu birlik ve beraberlik şuurunu vatandaşımıza kazandırması gereken siyasilerimizdedir.







Hangi etnik gruptan olursa olsun, her bireyi kucaklayacak, onu dış tahriklere ve toplum mühendisliği oyunlarına karşı uyanık tutacak olan milli şuur ve değerleri muhafaza edecek, asker–sivil birliği ve dayanışmasını temin edecek, devleti ile milletini kenetleyecek bir siyaset anlayışı, bu tür ayrımcılık hareketlerinin önünü kesecek tek yoldur. Asayişin temininin asıl yolu da budur.

İç güvenliğin sağlanmasını engelleyen bir diğer manevra ise dinler arası diyalog çalışmaları ve misyonerlik faaliyetleridir. En az etnik azınlıklar meselesinin gündem edilmesi kadar tehlikeli olan bu konu, dininden edilen vatandaşların Türklüğünü ve kimliğini inkâr noktasına sürükleyerek ayrımcılık ve bölücülüğe itmektedir.

Gayr– ı Müslimlerin her türlü can, mal namus, din ve vicdan emniyetini doya doya yaşadıkları medeniyet tarihimizde olduğu gibi; bugün de bizim, elbette hiç kimsenin dini inancı ile bir sorunumuz yoktur, olamaz.

Ancak 'dinimi anlatıyorum' aldatmacasının arkasında sergilenen "etnik alt kimlikleri kaşıma ve etnik parselasyon" planları, işin sadece din anlatmak olmadığını göstermektedir.







Son dönemde özellikle AB'ye uyum sürecinde, misyonerlik faaliyetleri ile binlerce gencimiz, dinini değiştirmiştir. Bu projenin ikinci adımı ise İslam dininden kopartılan Türk gençlerine, Sen Türk değilsin, aslın Rum'dur veya aslın Ermeni'dir, aslı şudur, aslın budur, şeklindeki bölücü etnik telkindir.

Böylece Türk olmadığına ikna edilen bir vatandaşımızın ise, Anadolu toprakları aslında Türk yurdu değildir, söylemlerine karşı bir tepki vermesi elbette beklenemez.

Can, mal ve namus emniyetinin devlet eliyle temin edilmesi de bir ülkede iç güvenlik vardır, demek için, olmazsa olmaz hususlardır.

Eğer bu temel haklar, devlet tarafından korunamazsa; o zaman her şahıs için, kendi hakkını kendi kurallarına göre koruma yolu açılır ki, bu da huzur ve düzeni bozacak çok sakıncalı bir durumdur. Bu bakımdan Milli Devlet anlayışında, hakların koruyucusu ve teminatı yalnızca devlettir." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Dolandırıcıların 'Sınavsız ehliyet' oyunu bu kez pes dedirtti

Son dönemlerde çeşitli yöntemler geliştiren dolandırıcılar, özellikle sosyal medya platformlarında yayılan "sınavsız ehliyet" ve "joker kursiyer" şeklindeki paylaşımlarla vatandaşları ağlarına düşürmeye çalışıyor. Reklam veren dolandırıcıların ise sosyal medya üzerinden mesajlaştıkları kişilere 'sizin yerinize joker adayımız giriyor sınava siz ön ödemeyi yapın' şeklindeki konuşması ise dikkat çekti

11.09.2026 12:29:00
İHA
 
Dolandırıcıların 'Sınavsız ehliyet' oyunu bu kez pes dedirtti
Dolandırıcıların 'Sınavsız ehliyet' oyunu bu kez pes dedirtti
İnternet siteleri ve uygulamalar üzerinden dolandırıcılık faaliyetleri her geçen gün artıyor. Özellikle internet üzerinden çok çeşitli taktikler geliştiren dolandırıcılar, kolay yoldan ehliyet almak isteyen vatandaşları hedef alıyor. Dolandırıcılar, sosyal paylaşım siteleri üzerinden 'sınavsız ehliyet' veya kendi hazırladıkları sahte paylaşım videoları ile ağlarına düşürdüğü vatandaşları dolandırıyor. Reklam veren dolandırıcıların ise sosyal medya üzerinden mesajlaştıkları kişilere 'sizin yerinize joker adayımız giriyor sınava siz ön ödemeyi yapın' şeklindeki konuşması ise dikkat çekti.






"Sürücü kursları haricinde ehliyet alınmamaktadır"

Ehliyet belgesinin yalnızca Milli Eğitim Bakanlığına bağlı kurumlar tarafından verildiğine dikkat çeken Konya Sürücü Kursları Derneği Başkanı Selman Ceylan, "Özellikle sosyal medyada "ehliyetsiz ehliyet" gibi çeşitli paylaşımların dolaştığını görmekteyiz. Bu paylaşımlar nedeniyle vatandaşlarımızın kafasında doğal olarak bazı soru işaretleri oluşmaktadır. Öncelikle şunu açıkça ifade etmek istiyoruz; Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak faaliyet göstermekte olan sürücü kursları haricinde ehliyet alınmamaktadır. Ehliyet almak isteyen adaylarımız, Milli Eğitim Bakanlığı mevzuatı kapsamında gerekli eğitimleri tamamladıktan ve sınavlardan başarıyla geçtikten sonra ehliyetlerini alabilmektedir. Vatandaşlarımızdan ricamız, ehliyet konusunda duydukları her habere itibar etmemeleri ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı sürücü kurslarından konularla ilgili bilgi almalarıdır. Biz, Konya Sürücü Kursları Derneği olarak kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini önemsiyoruz" dedi.








"Başka bir kişinin sınava girmesi mümkün değildir"

Dernek başkanı Selman Ceylan, "Burada vatandaşlarımızın özellikle dikkat etmesi gereken bir konu var. Sürücü belgesi sınavlarında adayın yerine başka bir kişinin sınava girmesi mümkün değildir. Bunun nedeni ise nüfus dairesinden gelen fotoğraf ile kursa kayıt esnasında verilen kimlik fotoğrafının birbirleriyle aynı olması gerekliliğidir. Kontroller ise şu şekilde yapılmaktadır, Milli Eğitim Bakanlığınca yapılan elektronik sınavlarda, kursa kayıt esnasındaki fotoğraf ile nüfus dairesinden gelen fotoğraf ve sınava giren kursiyerin yüzü eşleştirilerek aday sınava alınmaktadır. Bu şekilde bir kişinin yerine başka bir kişinin sınava girmesi mümkün olmamaktadır" ifadelerini kullandı.








"Vatandaşlarımızın kesinlikle itibar etmemesini istiyoruz"

Ceylan, "Adayların öncelikle zorunlu olarak almaları gereken teorik eğitimleri; trafik, motor ve ilk yardım eğitimlerini tamamlamaları, ardından yine zorunlu olarak almaları gereken direksiyon eğitimlerini tamamlayarak bu sınavlardan başarılı olmaları gerekmektedir. Bu eğitimlere devam edilmesinin, ilerleyen zamanlarda meydana gelebilecek kazaların önüne geçilmesine katkı sağlayabileceğini düşünmekteyiz. Dolayısıyla 'jokerle sınava girilirse sınavsız veya başkasının yerine sınava girerek ehliyet alınır' şeklindeki söylemlere vatandaşlarımızın kesinlikle itibar etmemesini istiyoruz" diye konuştu.




















Firari uluslararası uyuşturucu kaçakçısı İslam Yakut Sarıyer'de yakalandı

İstanbul Emniyeti, Emniyet Genel Müdürlüğü ve MİT tarafından yapılan ortak operasyonda "Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak" ve "Uyuşturucu Madde Ticareti" suçlarından aranan ve yurtdışında 2 tonluk uyuşturucu madde ticaretinden sorumlu İslam Yakut Sarıyer'de yakalandı

11.09.2026 07:00:00 / Güncelleme: 11.09.2026 11:09:34
İHA
 
Firari uluslararası uyuşturucu kaçakçısı İslam Yakut Sarıyer'de yakalandı
Firari uluslararası uyuşturucu kaçakçısı İslam Yakut Sarıyer'de yakalandı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nce, İstihbarat Şube Müdürlüğü ile müşterek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, MİT Başkanlığı ve EGM Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığının destekleriyle yürütülen çalışmalarda "Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak" ve "Uyuşturucu Madde Ticareti" suçlarından aranan İslam Yakut'un yurt içinde ve yurt dışında bulunduğu yerlerden suç faaliyetlerini sürdürdüğü belirlendi.








2 ton uyuşturucudan sorumlu

İslam Yakut'un kriptolu haberleşme sistemleri üzerinden örgüt üyelerine talimat verdiği, liderliğini yaptığı suç örgütü aracılığıyla uluslararası uyuşturucu madde sevkiyatını organize ettiği, yurt içinde ve yurt dışında ele geçirilen toplam 2 ton uyuşturucu maddeden sorumlu olduğu tespit edildi.

Sarıyer'de yakalandı

Yapılan çalışmalar sonucunda şahsın İstanbul'da bulunduğu ve Sarıyer ilçesindeki bir adreste saklandığının belirlenmesi üzerine İslam Yakut dün düzenlenen operasyonda yakalanarak gözaltına alındı. Şahsın saklandığı adreste yapılan aramalarda; İslam Yakut için düzenlenen D.G. adıyla hazırlanan sahte yurtdışı kimlik belgesi ele geçirildi. Konu ile ilgili gerçekleştirilen operasyon kapsamında yürütülen tahkikat işlemleri devam ettiği öğrenildi.









Örgütü 2024 yılında çökertilmişti
 
Öte yandan 2024 yılında suç örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyonda, örgütün diğer lideri E.Y. ile birlikte örgüt yönetici ve üyeleri yakalanarak tutuklanmış, suçtan elde edildiği tespit edilen mal varlığı değerlerine el konulmuştu. Emniyet kaynaklarından operasyona yönelik yapılan açıklamada, "2024 yılında gerçekleştirilen operasyonla suç örgütünün faaliyetlerine son verilerek örgüt yapısı çökertilmiş, firari durumda bulunan İslam Yakut isimli şahsın yakalanmasına yönelik çalışmalar aralıksız sürdürülmüştür. Yürütülen çalışmalar neticesinde İslam Yakut isimli şahsın da yakalanmasıyla suç örgütü tamamen etkisiz hale getirilmiştir." ifadelerine yer verildi.İHA
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.