2012’de İsrail’den ‘Sünni koalisyon’ önerisi: 14 yıl sonra aynı denklem
Ortadoğu'da Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın güvenlik iş birliğinin yeniden tartışıldığı bir dönemde, İsrail İç İstihbarat Örgütü Şin Bet'in eski Başkanı Ami Ayalon'un 8 Ağustos 2012'de Amerikalı televizyon programcısı Charlie Rose'a verdiği röportaj yeniden gündeme geldi
09.10.2026 13:08:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Ortadoğu'da Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın güvenlik iş birliğinin yeniden tartışıldığı bir dönemde, İsrail İç İstihbarat Örgütü Şin Bet'in eski Başkanı Ami Ayalon'un 8 Ağustos 2012'de Amerikalı televizyon programcısı Charlie Rose'a verdiği röportaj yeniden gündeme geldi.
Yeniçağ yazarı Aslan Bulut, daha önce kaleme aldığı "Sünni İttifak, İsrail'in projesiydi" başlıklı yazısında bu röportaja dikkat çekmişti. Ayalon'un Charlie Rose'a verdiği röportaj halen internet sitesinde yer alıyor.
Ayalon, röportajında Ortadoğu'nun geleceğine ilişkin değerlendirmesinde, "Türkiye'nin önderliğinde bir Sünni koalisyonu kurmanın çok, çok önemli olduğunu" söyledi.
"KOALİSYONUN LİDERLİĞİNİ TÜRKİYE ÜSTLENMELİ"

Ayalon, Türkiye'yi neden koalisyonun merkezine koyduğunu anlatırken, Ortadoğu'daki demokrasinin Batı modeliyle aynı olmayacağını savundu.
Ayalon şu ifadeleri kullandı: "Türkiye'nin önderliğinde bir Sünni koalisyonu kurmanın çok, çok önemli olduğunu kabul etmeliyiz."
Ardından Türkiye'nin bölgesel güç haline geldiğini belirten Ayalon, şöyle devam etti: "Şimdi, özellikle Suriye'deki olaylar ve Mısır'daki olaylar nedeniyle Türkiye bölgesel bir güç haline geldiyse bu koalisyonun liderliğini Türkiye üstlenmelidir."
İSRAİL'İN "MEŞRU OYUNCU" OLARAK KABULÜ
Ayalon'un önerisinde dikkat çeken ikinci unsur ise İsrail'in bölgedeki konumuydu.
Ayalon, kurulmasını önerdiği koalisyon kapsamında İsrail'in meşru bir oyuncu olarak kabul edilmesini ve 1967 sınırları temelinde bir Arap-İsrail anlaşmasına gidilmesini savundu.
Ayalon şöyle konuştu: "İkincisi, İsrail'in meşru bir oyuncu olarak kabulü, Arap Birliği kararının geçerli olacağı fikrine dayanacaktır; yani, 1967'deki gibi toprak değişimiyle İsrail'i kabul edecekler."
"ASIL ÇATIŞMA SÜNNİ-Şİİ ÇATIŞMASI"

Röportajın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Ayalon'un İsrail-Filistin meselesi ile Sünni-Şii çatışmasını karşılaştırdığı bölüm oldu.
Ayalon, "İsrail/Filistin çatışması en büyük çatışma değildir" diyerek Ortadoğu'daki temel çatışmanın Sünni-Şii ekseninde olduğunu savundu.
Ayalon'un ifadesiyle: "Ortadoğu'daki en büyük çatışma Sünni/Şii çatışmasıdır."
Ayalon'a göre İsrail-Filistin meselesinde ilerleme sağlanması, söz konusu Sünni koalisyonunun oluşturulmasının da ön şartlarından biriydi.
HEDEF: İRAN
Ayalon'un önerdiği modelin bir diğer açık unsuru İran'dı. Ayalon şöyle dedi: "Bence, Amerika önderliğindeki uluslararası toplumun desteğiyle bu koalisyonu kurabilirsek, İran'la yüzleşebileceğiz."
Ayalon, koalisyonun Türkiye, Mısır, Ürdün ve Suudi Arabistan'dan oluşacağını da açık biçimde ifade etti.
Charlie Rose'un "Sünni koalisyonu derken neyi kastediyorsunuz?" sorusuna ise şu yanıtı verdi:
"Sünni koalisyonu demek, Türkiye'nin Mısır, Ürdün ve Suudi Arabistan ile birlikte, asıl çatışmanın İran önderliğindeki Şiilerle olduğunu anlaması ve daha önce de belirttiğim gibi bu koalisyonu kurması demektir."
Ve Ayalon bu yapının amacını doğrudan şöyle özetledi: "İran'a karşı koymak için bu koalisyonu kurduk."
14 YIL SONRA AYNI DENKLEM
Ayalon'un bu açıklamalarının üzerinden yaklaşık 14 yıl geçerken, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Mekke'de imzalanan savunma anlaşması, bölgesel güvenlik mimarisini yeniden gündeme taşıdı.
Tartışmanın merkezindeki soru ise şu: 2012'de İsrail'in eski istihbarat şefinin tarif ettiği Türkiye-Suudi Arabistan-Mısır-Ürdün eksenli Sünni güvenlik yapılanması ile bugünkü bölgesel savunma ittifakları arasında nasıl bir ilişki var?
Bir diğer soru ise Ayalon'un 2012'de açıkça tarif ettiği "İran'a karşı Sünni koalisyon" fikrinin, Ortadoğu'nun bugünkü güç dengelerinde hangi ölçüde karşılık bulduğu.
Ayalon'un röportajının tamamı Charlie Rose arşivinde yayımlanmaya devam ediyor. (https://charlierose.com/videos/27952)
Yeniçağ yazarı Aslan Bulut, daha önce kaleme aldığı "Sünni İttifak, İsrail'in projesiydi" başlıklı yazısında bu röportaja dikkat çekmişti. Ayalon'un Charlie Rose'a verdiği röportaj halen internet sitesinde yer alıyor.
Ayalon, röportajında Ortadoğu'nun geleceğine ilişkin değerlendirmesinde, "Türkiye'nin önderliğinde bir Sünni koalisyonu kurmanın çok, çok önemli olduğunu" söyledi.
"KOALİSYONUN LİDERLİĞİNİ TÜRKİYE ÜSTLENMELİ"

Ayalon, Türkiye'yi neden koalisyonun merkezine koyduğunu anlatırken, Ortadoğu'daki demokrasinin Batı modeliyle aynı olmayacağını savundu.
Ayalon şu ifadeleri kullandı: "Türkiye'nin önderliğinde bir Sünni koalisyonu kurmanın çok, çok önemli olduğunu kabul etmeliyiz."
Ardından Türkiye'nin bölgesel güç haline geldiğini belirten Ayalon, şöyle devam etti: "Şimdi, özellikle Suriye'deki olaylar ve Mısır'daki olaylar nedeniyle Türkiye bölgesel bir güç haline geldiyse bu koalisyonun liderliğini Türkiye üstlenmelidir."
İSRAİL'İN "MEŞRU OYUNCU" OLARAK KABULÜ
Ayalon'un önerisinde dikkat çeken ikinci unsur ise İsrail'in bölgedeki konumuydu.
Ayalon, kurulmasını önerdiği koalisyon kapsamında İsrail'in meşru bir oyuncu olarak kabul edilmesini ve 1967 sınırları temelinde bir Arap-İsrail anlaşmasına gidilmesini savundu.
Ayalon şöyle konuştu: "İkincisi, İsrail'in meşru bir oyuncu olarak kabulü, Arap Birliği kararının geçerli olacağı fikrine dayanacaktır; yani, 1967'deki gibi toprak değişimiyle İsrail'i kabul edecekler."
"ASIL ÇATIŞMA SÜNNİ-Şİİ ÇATIŞMASI"

Röportajın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Ayalon'un İsrail-Filistin meselesi ile Sünni-Şii çatışmasını karşılaştırdığı bölüm oldu.
Ayalon, "İsrail/Filistin çatışması en büyük çatışma değildir" diyerek Ortadoğu'daki temel çatışmanın Sünni-Şii ekseninde olduğunu savundu.
Ayalon'un ifadesiyle: "Ortadoğu'daki en büyük çatışma Sünni/Şii çatışmasıdır."
Ayalon'a göre İsrail-Filistin meselesinde ilerleme sağlanması, söz konusu Sünni koalisyonunun oluşturulmasının da ön şartlarından biriydi.
HEDEF: İRAN
Ayalon'un önerdiği modelin bir diğer açık unsuru İran'dı. Ayalon şöyle dedi: "Bence, Amerika önderliğindeki uluslararası toplumun desteğiyle bu koalisyonu kurabilirsek, İran'la yüzleşebileceğiz."
Ayalon, koalisyonun Türkiye, Mısır, Ürdün ve Suudi Arabistan'dan oluşacağını da açık biçimde ifade etti.
Charlie Rose'un "Sünni koalisyonu derken neyi kastediyorsunuz?" sorusuna ise şu yanıtı verdi:
"Sünni koalisyonu demek, Türkiye'nin Mısır, Ürdün ve Suudi Arabistan ile birlikte, asıl çatışmanın İran önderliğindeki Şiilerle olduğunu anlaması ve daha önce de belirttiğim gibi bu koalisyonu kurması demektir."
Ve Ayalon bu yapının amacını doğrudan şöyle özetledi: "İran'a karşı koymak için bu koalisyonu kurduk."
14 YIL SONRA AYNI DENKLEM
Ayalon'un bu açıklamalarının üzerinden yaklaşık 14 yıl geçerken, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Mekke'de imzalanan savunma anlaşması, bölgesel güvenlik mimarisini yeniden gündeme taşıdı.
Tartışmanın merkezindeki soru ise şu: 2012'de İsrail'in eski istihbarat şefinin tarif ettiği Türkiye-Suudi Arabistan-Mısır-Ürdün eksenli Sünni güvenlik yapılanması ile bugünkü bölgesel savunma ittifakları arasında nasıl bir ilişki var?
Bir diğer soru ise Ayalon'un 2012'de açıkça tarif ettiği "İran'a karşı Sünni koalisyon" fikrinin, Ortadoğu'nun bugünkü güç dengelerinde hangi ölçüde karşılık bulduğu.
Ayalon'un röportajının tamamı Charlie Rose arşivinde yayımlanmaya devam ediyor. (https://charlierose.com/videos/27952)













































































