logo
09 EKİM 2026

2012’de İsrail’den ‘Sünni koalisyon’ önerisi: 14 yıl sonra aynı denklem

Ortadoğu'da Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın güvenlik iş birliğinin yeniden tartışıldığı bir dönemde, İsrail İç İstihbarat Örgütü Şin Bet'in eski Başkanı Ami Ayalon'un 8 Ağustos 2012'de Amerikalı televizyon programcısı Charlie Rose'a verdiği röportaj yeniden gündeme geldi

09.10.2026 13:08:00
Haber Merkezi
 
2012’de İsrail’den ‘Sünni koalisyon’ önerisi: 14 yıl sonra aynı denklem
2012’de İsrail’den ‘Sünni koalisyon’ önerisi: 14 yıl sonra aynı denklem
Ortadoğu'da Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın güvenlik iş birliğinin yeniden tartışıldığı bir dönemde, İsrail İç İstihbarat Örgütü Şin Bet'in eski Başkanı Ami Ayalon'un 8 Ağustos 2012'de Amerikalı televizyon programcısı Charlie Rose'a verdiği röportaj yeniden gündeme geldi.

Yeniçağ yazarı Aslan Bulut, daha önce kaleme aldığı "Sünni İttifak, İsrail'in projesiydi" başlıklı yazısında bu röportaja dikkat çekmişti. Ayalon'un Charlie Rose'a verdiği röportaj halen internet sitesinde yer alıyor.

Ayalon, röportajında Ortadoğu'nun geleceğine ilişkin değerlendirmesinde, "Türkiye'nin önderliğinde bir Sünni koalisyonu kurmanın çok, çok önemli olduğunu" söyledi.

"KOALİSYONUN LİDERLİĞİNİ TÜRKİYE ÜSTLENMELİ"



Ayalon, Türkiye'yi neden koalisyonun merkezine koyduğunu anlatırken, Ortadoğu'daki demokrasinin Batı modeliyle aynı olmayacağını savundu.

Ayalon şu ifadeleri kullandı: "Türkiye'nin önderliğinde bir Sünni koalisyonu kurmanın çok, çok önemli olduğunu kabul etmeliyiz."

Ardından Türkiye'nin bölgesel güç haline geldiğini belirten Ayalon, şöyle devam etti: "Şimdi, özellikle Suriye'deki olaylar ve Mısır'daki olaylar nedeniyle Türkiye bölgesel bir güç haline geldiyse bu koalisyonun liderliğini Türkiye üstlenmelidir."

İSRAİL'İN "MEŞRU OYUNCU" OLARAK KABULÜ

Ayalon'un önerisinde dikkat çeken ikinci unsur ise İsrail'in bölgedeki konumuydu.

Ayalon, kurulmasını önerdiği koalisyon kapsamında İsrail'in meşru bir oyuncu olarak kabul edilmesini ve 1967 sınırları temelinde bir Arap-İsrail anlaşmasına gidilmesini savundu.

Ayalon şöyle konuştu: "İkincisi, İsrail'in meşru bir oyuncu olarak kabulü, Arap Birliği kararının geçerli olacağı fikrine dayanacaktır; yani, 1967'deki gibi toprak değişimiyle İsrail'i kabul edecekler."

"ASIL ÇATIŞMA SÜNNİ-Şİİ ÇATIŞMASI"



Röportajın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Ayalon'un İsrail-Filistin meselesi ile Sünni-Şii çatışmasını karşılaştırdığı bölüm oldu.

Ayalon, "İsrail/Filistin çatışması en büyük çatışma değildir" diyerek Ortadoğu'daki temel çatışmanın Sünni-Şii ekseninde olduğunu savundu.

Ayalon'un ifadesiyle: "Ortadoğu'daki en büyük çatışma Sünni/Şii çatışmasıdır."

Ayalon'a göre İsrail-Filistin meselesinde ilerleme sağlanması, söz konusu Sünni koalisyonunun oluşturulmasının da ön şartlarından biriydi.

HEDEF: İRAN

Ayalon'un önerdiği modelin bir diğer açık unsuru İran'dı. Ayalon şöyle dedi: "Bence, Amerika önderliğindeki uluslararası toplumun desteğiyle bu koalisyonu kurabilirsek, İran'la yüzleşebileceğiz."

Ayalon, koalisyonun Türkiye, Mısır, Ürdün ve Suudi Arabistan'dan oluşacağını da açık biçimde ifade etti.

Charlie Rose'un "Sünni koalisyonu derken neyi kastediyorsunuz?" sorusuna ise şu yanıtı verdi:

"Sünni koalisyonu demek, Türkiye'nin Mısır, Ürdün ve Suudi Arabistan ile birlikte, asıl çatışmanın İran önderliğindeki Şiilerle olduğunu anlaması ve daha önce de belirttiğim gibi bu koalisyonu kurması demektir."

Ve Ayalon bu yapının amacını doğrudan şöyle özetledi: "İran'a karşı koymak için bu koalisyonu kurduk."

14 YIL SONRA AYNI DENKLEM

Ayalon'un bu açıklamalarının üzerinden yaklaşık 14 yıl geçerken, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Mekke'de imzalanan savunma anlaşması, bölgesel güvenlik mimarisini yeniden gündeme taşıdı.

Tartışmanın merkezindeki soru ise şu: 2012'de İsrail'in eski istihbarat şefinin tarif ettiği Türkiye-Suudi Arabistan-Mısır-Ürdün eksenli Sünni güvenlik yapılanması ile bugünkü bölgesel savunma ittifakları arasında nasıl bir ilişki var?

Bir diğer soru ise Ayalon'un 2012'de açıkça tarif ettiği "İran'a karşı Sünni koalisyon" fikrinin, Ortadoğu'nun bugünkü güç dengelerinde hangi ölçüde karşılık bulduğu.

Ayalon'un röportajının tamamı Charlie Rose arşivinde yayımlanmaya devam ediyor. (https://charlierose.com/videos/27952)

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze, öldürmeye doymayan soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü" dedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Gazze, kendini uluslararası hukukun üstünde gören kibirli ve öldürmeye doymayan soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü" dedi

09.10.2026 13:11:00
AA
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze, öldürmeye doymayan soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü" dedi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze, öldürmeye doymayan soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü" dedi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, "Uluslararası anlaşmalar deyim yerindeyse hükmünü yitirmiş durumda. Uluslararası mahkemelerin verdikleri kararlar aynı şekilde uygulanamaz durumda. Neresinden tutsanız elinizde kalan bir sistem var ve bu sistemin küresel ölçekte yol açtığı sıkıntılara hepimiz tanıklık ediyoruz." dedi.

ABD-İran gerilimine ilişkin değerlendirmede bulunan Erdoğan, "Küresel petrol ihracatının yüzde 35'inin geçtiği Hürmüz'deki tıkanıklık onca çabaya rağmen aylardır bir türlü giderilemedi." diye konuştu.

"Türkiye kendisine umut bağlayan insanlara sırtını dönmez"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in Gazze'deki soykırımına ilişkin, "Gazze, kendini uluslararası hukukun üstünde gören kibirli ve öldürmeye doymayan soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü. Türkiye gerekirse sıkıntı çeker ama kendisine umut bağlayan, haksızlığa uğrayan insanlara da sırtını dönmez." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, şöyle devam etti: 
"Suç işleyip ülke dışına çıkarak adaletten kaçabileceğini sananlar, nereye saklanırlarsa saklansınlar kendilerini güvende hissetmemelidir. Sadece 2026'nın ilk 9 ayında 294 kişinin ülkemize iadesini sağladık. Aynı dönemde farklı aramalar kapsamında 736 kişiyi ülkemize getirdik."

Uluslararası şebeke İstanbul’u dolandırıcılık üssü yapmış

İstanbul'da uluslararası yatırım dolandırıcılığı yapan suç şebekelerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan 95 şüpheliden 62'si adliyeye sevk edildi

09.10.2026 12:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uluslararası şebeke İstanbul’u dolandırıcılık üssü yapmış
Uluslararası şebeke İstanbul’u dolandırıcılık üssü yapmış
İstanbul'da uluslararası yatırım dolandırıcılığı yapan suç şebekelerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan 95 şüpheliden 62'si adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 32'sinin sınır dışı edildiği, bir kişinin ise serbest bırakıldığı öğrenildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde uluslararası yatırım dolandırıcılığı yapan suç şebekelerine yönelik geniş kapsamlı bir çalışma başlattı. Yapılan teknik ve fiziki takibin ardından, şebeke üyelerinin dolandırıcılık faaliyetlerini organize etmek amacıyla Beyoğlu ve Şişli ilçelerinde iki ayrı çağrı merkezi kurduğu belirlendi.

Eş zamanlı baskında 95 gözaltı



Suç faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve delillerin eksiksiz toplanması amacıyla düğmeye basan siber polisi, tespit edilen her iki adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi. Operasyonda, şebeke üyesi olduğu değerlendirilen 95 şüpheli şahıs kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler adliyeye sevk edildi



Gözaltına alınan şüphelilerden 62'si, sağlık kontrolü için Bayrampaşa Devlet Hastanesi'ne getirildi. Sağlık kontrollerinin tamamlanmasının ardından şüpheliler adliyeye sevk edildi. Diğer şüphelilerden 32'sinin sınır dışı edildiği, bir kişinin ise serbest bırakıldığı öğrenildi.

Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı ölü bulundu

Afyonkarahisar Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İhsan Ayrancı hayatını kaybetti. Ayrancı'nın yaşamına son verdiği öğrenilirken olayla ilgili soruşturma başlatıldı

09.10.2026 11:20:00 / Güncelleme: 09.10.2026 11:47:27
Haber Merkezi
 
Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı ölü bulundu
Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı ölü bulundu
Afyonkarahisar Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İhsan Ayrancı'nın Gecek Termal Tesisleri'nde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma sürerken olayın yaşandığı saatlere dair yeni iddialar gündeme geldi.

İhsan Ayrancı, Valiliğe tahsisli olduğu öne sürülen villaya İl Özel İdaresi'ne ait resmi araçla gitti. Bir süre sonra tesise gelen eşiyle aralarında tartışma yaşandığı ileri sürüldü. Ayrancı'nın tartışmanın ardından resmi araca giderek kendisine ait silahla yaşamına son verdiği iddia edildi.

VALİLİKTEN AÇIKLAMA
Afyonkarahisar Valiliği, Ayrancı'nın vefatının ardından sosyal medya hesabından başsağlığı mesajı yayımladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Vali Yardımcımız ve İl Özel İdaresi Genel Sekreterimiz Sayın İhsan Ayrancı, bu akşam saatlerinde vefat etmiştir. Merhum Vali Yardımcımız Sayın İhsan Ayrancı'ya Allah'tan rahmet; başta kıymetli ailesi ve yakınları olmak üzere çalışma arkadaşlarına ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyoruz. Konuyla ilgili adli ve idari tahkikat devam etmektedir"

Evli ve iki çocuk babası olduğu öğrenilen İhsan Ayrancı'nın ölümüyle ilgili başlatılan adli ve idari soruşturma sürüyor.

VİLLA VE ARAÇTA İNCELEME
İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ayrancı'nın cenazesi otopsi için Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hastanesi morguna kaldırıldı.

Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş ve emniyet yetkilileri hastaneye giderken savcılık gözetiminde villa ve araçta inceleme yapıldı. Olayla ilgili adli ve idari soruşturma devam ediyor.

CENAZESİ AMASYA'YA GÖNDERİLECEK
İhsan Ayrancı için 9 Ekim Cuma günü Afyonkarahisar Valiliği önünde resmi tören düzenlenecek. Ardından cenazesi memleketi Amasya'ya gönderilecek. Ayrancı, 10 Ekim Cumartesi günü düzenlenecek cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlanacak.

İHSAN AYRANCI KİMDİR?
28 Temmuz 1980'de Amasya'nın Suluova ilçesinde doğdu. İlkokul öğrenimine Belçika'nın Antwerpen kentinde başladıktan sonra Tokat'ın Erbaa ilçesindeki Fevzi Çakmak İlköğretim Okulunda tamamladı. Ortaokulu Erbaa İmam Hatip Ortaokulunda, lise eğitimini ise Ankara'da bitirdi. Yükseköğrenimini 2004 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun olarak tamamladı.

2010 yılında Çorum Kaymakam Adayı olarak Mülki İdare Amirliği Mesleğine adım attı, Şırnak Silopi'de Kaymakam refikliği, Kırşehir'de Mülkiye Teftiş stajını tamamladı. Çorum-Uğurludağ ilçesinde 6 ay süreyle Kaymakam Vekilliği yaptı. 1 yıl süreyle Almanya'nın Hamburg şehrinde Goethe Institut'te yabancı dil eğitimi aldı ve Alman Kamu Kurum ve kuruluşlarında Alman idari sistemi üzerine çalışmalar yaparak yurt dışı stajını tamamladı. Yurt dışı dönüşünde Edirne'nin Enez ilçesinde 4 ay süreyle Kaymakam Vekilliği, 2014-2016 yılları arasında Denizli Kale 2016-2018 yılları Çaykara Kaymakamlığı ve 2018-2021 yılları arasında Erzincan Vali Yardımcılığı görevini yaptı.

Adıyaman Gölbaşı Kaymakamlığı, Mut Kaymakamlığı görevlerinin ardından 2 Kasım 2024 itibaren Afyonkarahisar'da görev yapıyordu.

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak. Toplantıda hakemler dosyası, MHK'nin belirlenmesi ve Montella'nın geleceğinin masaya yatırılması bekleniyor

09.10.2026 11:04:00
Haber Merkezi
 
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak. Toplantıda hakemler dosyası, MHK'nin belirlenmesi ve Montella'nın geleceğinin masaya yatırılması bekleniyor.
'Hakemler dosyası" soruşturmasında Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu'nun da aralarında bulunduğu 5 kişi hakkında tutuklama kararı verilirken, 2 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Soruşturma kapsamında ayrıca Süper Lig hakemi Yasin Kol ile yardımcı hakem Göktuğ Hazar Erel de tutuklanırken; bu gelişmelerin ardından Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Yönetim Kurulu, olağanüstü seçim gündemiyle toplanma kararı almıştı.

Olağanüstü seçim kararı çıkacak mı?
Türk futbolu adına kritik önem taşıyan toplantı bugün saat 14.00'te başlayacak. TFF'nin Riva'daki genel merkezinde gerçekleştirilecek toplantıda TFF Yönetim Kurulu'nun 'olağanüstü seçim' kararı alabileceği öğrenildi.
TFF'nin gündeminde 3 kritik başlık olacak. Bu maddelerin oylaması sonrasında olağanüstü seçim ve Montella'nın geleceği de netleşecek.

Seçim gündemi. Olağanüstü seçim kararı
MHK: Başkan Ferhat Gündoğdu ile birlikte 5 ismin tutuklanmasının ardından yeni MHK belirlenecek
Vincenzo Montella: İtalyan teknik adamla yola devam edilip edilmeyeceği yönetimde oylamaya sunulacak.

Yönetimde istifalar yaşandı
Hakemlere yönelik soruşturma ve tutuklanmaların ardından Türkiye Futbol Federasyonu'nda üst üste istifalar yaşandı. Amatör Futbol, Kadın Futbolu ve Engelli Futbolundan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Ural Aküzüm, Stratejik Planlama ve Gelişimden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Mevlüt Aktan ve son olarak TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun yeğeni, TFF Genel Sekreteri Abdullah Ayaz istifa etti.
Tutuklanmasının ardından MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu da Merkez Hakem Kurulu Başkanlığı görevinden istifa etmişti. Öte yandan MHK VAR Koordinatörü olarak görev yapan Yaşar Kemal Uğurlu da istifa kararı almıştı.

'Arap Emrah' suç örgütüne operasyon: 34 gözaltı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca kamuoyunda "Arap Emrah" lakabıyla bilinen Emrah Sever'in liderliğindeki silahlı suç örgütüne yönelik 8 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 34 şüpheli gözaltına alındı

09.10.2026 10:31:00
İhlas Haber Ajansı
 
'Arap Emrah' suç örgütüne operasyon: 34 gözaltı
'Arap Emrah' suç örgütüne operasyon: 34 gözaltı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca kamuoyunda "Arap Emrah" lakabıyla bilinen Emrah Sever'in liderliğindeki silahlı suç örgütüne yönelik 8 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 34 şüpheli gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda 3 ruhsatsız tabanca, 1 pompalı tüfek, çok sayıda fişek ve 272 bin lira nakit para ele geçirildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yeni nesil suç örgütlerine yönelik yürütülen soruşturmalar kapsamında, Emrah Sever Çıkar Amaçlı, Silahlı ve Organize Suç Örgütü'ne yönelik çalışma başlatıldı. Başsavcılık koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar sonucunda, örgütle bağlantılı olduğu tespit edilen toplam 52 şüpheliden 47'sinin yakalanması için harekete geçildi. Şüphelilerden 1'inin ceza infaz kurumunda, 4'ünün ise yurt dışında bulunduğu belirtildi.

8 ilde eş zamanlı operasyon



İstanbul, Ankara, Çanakkale, Kocaeli, Mardin, Muş, Tekirdağ ve Trabzon'da bugün düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 34 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramalarda 3 ruhsatsız tabanca, 1 pompalı tüfek, farklı çaplarda çok sayıda fişek ve 272 bin lira nakit para ele geçirildi. Öte yandan suç örgütüne ait olduğu belirtilen 38 farklı sosyal medya hesabına erişim engeli getirilmesi talep edildi. Soruşturmanın tüm yönleriyle sürdüğü bildirildi.

DİYARBAKIR’DA 2 TON 200 KİLO ESRAR YAKALANDI!

Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde düzenlenen operasyonda 2 ton 200 kilogram esrar ele geçirildi, 3 şüpheli tutuklandı

09.10.2026 10:20:00
Haber Merkezi
 
DİYARBAKIR’DA 2 TON 200 KİLO ESRAR YAKALANDI!
DİYARBAKIR’DA 2 TON 200 KİLO ESRAR YAKALANDI!
Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde düzenlenen operasyonda 2 ton 200 kilogram esrar ele geçirildi, 3 şüpheli tutuklandı. Bakanlık, şüphelilerin uyuşturucu imalatı ve ticareti yaptığını açıkladı. Ancak uyuşturucunun nerede üretildiği, hangi pazara gönderileceği ve arkasındaki organizasyonun ne kadar geniş olduğu soruları yanıt bekliyor.

Türkiye'de uyuşturucuyla mücadele kapsamında düzenlenen operasyonlara bir yenisi daha eklendi. Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde jandarma ekiplerinin gerçekleştirdiği operasyonda 2 ton 200 kilogram esrar ele geçirildi. Uyuşturucu madde imalatı ve ticareti yaptıkları belirtilen 3 şüpheli tutuklandı. Operasyon, Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Bismil Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda gerçekleştirildi.

UYUŞTURUCU TÜRKİYE'DE Mİ ÜRETİLDİ?

Operasyonun ardından kamuoyunun yanıtını beklediği en önemli sorulardan biri, ele geçirilen 2 ton 200 kilogram esrarın nerede üretildiği oldu.

Bakanlığın açıklamasında şüphelilerin uyuşturucu madde imalatı ve ticareti yaptığının tespit edildiği bildirildi. Ancak açıklanan bilgiler, ele geçirilen maddenin tamamının Diyarbakır'da üretildiğini veya yurt dışından Türkiye'ye getirildiğini kesin olarak ortaya koymuyor.

Uyuşturucunun üretim yeri, ham maddenin kaynağı, depolama ve dağıtım ağı ile bağlantılı kişiler soruşturmanın aydınlatılması gereken başlıkları arasında bulunuyor.

TÜRKİYE TÜKETİM PAZARI MI, TRANSİT GÜZERGÂH MI?

Bir diğer önemli soru da ele geçirilen uyuşturucunun Türkiye'de satılmak üzere mi hazırlandığı, yoksa başka ülkelere gönderilmek üzere mi depolandığı.

Bu konuda henüz kamuoyuna açıklanmış kesin bir bilgi bulunmuyor. Soruşturmanın, uyuşturucunun hedef pazarını ve varsa uluslararası bağlantılarını ortaya çıkarması gerekiyor.

Çünkü uyuşturucu ticaretiyle mücadele yalnızca sokak satıcılarının yakalanmasıyla sınırlı kalamaz. Üretim, finansman, depolama, nakliye ve dağıtım zincirinin tamamının açığa çıkarılması büyük önem taşıyor.

OPERASYONLAR VAR, PEKİ SORUN NEDEN BÜYÜYOR?

Güvenlik güçlerinin tonlarca uyuşturucu ele geçirmesi ve şüphelilerin tutuklanması önemli sonuçlar. Ancak her büyük operasyon, uyuşturucu sorununun boyutları ve mücadele yöntemlerinin etkinliği konusunda yeni soruları da beraberinde getiriyor.

Uyuşturucu maddeler hangi kanallardan piyasaya sürülüyor? Bu ticareti finanse edenler kimler? Gençleri uyuşturucuya yönelten sosyal ve ekonomik koşullarla nasıl mücadele ediliyor? Bağımlıların tedaviye erişimi yeterli mi? Suç gelirlerine ve organizasyonların mali kaynaklarına yönelik takip ne ölçüde etkili?

Bu soruların yanıtları, mücadelenin yalnızca yakalama ve tutuklama rakamları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini gösteriyor.

ASIL HEDEF ORGANİZASYONUN TAMAMI OLMALI

Uyuşturucuyla mücadelede kalıcı başarı için üretim ve dağıtım ağlarının ortaya çıkarılması, suç gelirlerinin izlenmesi, uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi, önleyici eğitim çalışmalarının yaygınlaştırılması ve bağımlılık tedavisinin erişilebilir olması gerekiyor.

Diyarbakır'da ele geçirilen 2 ton 200 kilogram esrar, önemli bir operasyonun sonucu. Ancak kamuoyunun beklentisi, yalnızca ele geçirilen miktarın açıklanması değil; uyuşturucunun kaynağının, hedefinin ve ticaret ağının da ortaya çıkarılması.

Türkiye'nin yanıt bekleyen sorusu şu: Tonlarca uyuşturucu yakalanırken bu ticareti besleyen üretim ve dağıtım ağları nasıl çalışıyor ve bu ağların tamamını ortadan kaldırmak için hangi sonuçlar alınıyor?

Çöken bina soruşturmasında 2 gözaltı

İstanbul Maltepe’de sabaha karşı 7 katlı bir binanın alt 3 katı büyük bir gürültüyle çöktü. Olayda 2 vatandaşımız hayatını kaybederken, 10 kişi yaralı olarak kurtarıldı. İki katının kaçak olduğu belirlenen binayla ilgili yürütülen soruşturmada mimar ve şantiye şefi gözaltına alındı

08.10.2026 22:00:00
Haber Merkezi
 
Çöken bina soruşturmasında 2 gözaltı
Çöken bina soruşturmasında 2 gözaltı
İstanbul'un Maltepe ilçesi Cevizli Mahallesi Doğu Sokak üzerinde bulunan 7 katlı bir binada sabah saat 05.40 sıralarında kısmi çökme meydana geldi. Sabaha karşı yaşanan olayda binanın zemin üstündeki ilk 3 katı saniyeler içinde çöktü.

Olayın ardından bölgeye çok sayıda itfaiye, AFAD, UMKE, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. 1987 yapımı olan ve içerisinde 12 dairenin bulunduğu binada toplamda 33 kişinin yaşadığı belirlendi. Çökmenin yaşandığı alt bölümlerde yer alan 4 dairede ise olay anında 14 kişinin bulunduğu tespit edildi.


Can kaybı 2'ye yükseldi, yaralıların isimleri açıklandı


Arama kurtarma ekiplerinin yoğun çalışmaları neticesinde enkaz altından 10 vatandaş yaralı olarak kurtarıldı. Sağ kurtarılan vatandaşlar ilk müdahalelerinin ardından çevredeki hastanelere sevk edildi. Enkaz altından yaralı olarak çıkarılan kişilerin isimleri şu şekilde açıklandı:

• Harun Bora Turhan (14)

• Hilal Meygil (19)

• Furkan Turhan (43)

• Zemzeme Bilece (32)

• Yunus Emre Bilece (11)

• Emirhan Bilece (10)

• Betül Bilece (8)

İstanbul Valiliği tarafından yapılan son açıklamalara göre, enkazdan malesef Gülce Turhan ve Ahmet Muhammet İnan'ın cansız bedenlerine ulaşıldı.


Enkaz altındaki 3 kişi için kontrollü yıkım başlatıldı


Valilik ve arama kurtarma ekiplerinin koordinasyonunda, enkaz altında kaldığı değerlendirilen Zeynep İnan, Mesut Bilece ve 64 yaşındaki engelli vatandaş Hüseyin Özyurt'a ulaşılması için çalışmalar sürüyor. Ancak binanın ayakta kalan üst katlarının da her an tamamen çökme riski taşıması nedeniyle ekipler güvenlik gerekçesiyle dışarı çıkarıldı.

Enkaz altındaki 3 kişiyi çıkarma çalışmalarının emniyetli şekilde sürdürülebilmesi için binanın üst katlarında iş makineleri eşliğinde kontrollü yıkım işlemlerine başlandı. Ayrıca sokaktaki 2 bina da tedbir amaçlı mühürlenerek tahliye edildi.


Soruşturmada 2 kritik gözaltı


Faciaya ilişkin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından geniş çaplı adli soruşturma başlatıldı. İçişleri Bakanlığı da olayı incelemek üzere 2 mülkiye müfettişi görevlendirdi. Soruşturma çerçevesinde binanın yapımında sorumluluğu bulunan kişilere yönelik operasyonda, binanın mimarı H.B. ile şantiye şefi M.O. polis ekiplerince gözaltına alındı. Binanın resmi mülk sahibi olan D.B.'nin ise 2016 yılında hayatını kaybettiği belirlendi.

Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen, belediye arşivlerindeki projenin incelendiğini belirterek acı gerçeği açıkladı: "Binanın projesini arşivden çıkarttığımızda gördüğümüz, binanın üzerinde kaçak iki katın olduğudur." Uzmanlar, zemin katında tekstil atölyesi bulunan binanın, eklenen kaçak katların ağırlığı ve muhtemel kolon kesme ya da taşıyıcı sistem müdahaleleri nedeniyle kendi yükünü taşıyamayarak çökmüş olabileceğini değerlendiriyor. Faciadan aylar önce atölyede çalışan bir işçinin cep telefonu kamerasıyla duvardaki devasa çatlakları kaydedip "Çatlaklar gün geçtikçe büyüyor" diyerek tehlikeyi çektiği görüntüler ise ihmalin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Bakan Göktaş’tan istifa resti

Türkiye gündemini sarsan "fon krizi" tartışmalarında adı geçen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, babası Hasan Özdemir üzerinden ortaya atılan "830 milyon liralık işlem" iddialarına TBMM'de ve sosyal medya hesabından çok sert yanıt verdi. İddiaların tamamen bir isim benzerliğinden ibaret olduğunu, belgedeki kişinin Bartınlı, kendi babasının ise Konyalı olduğunu açıklayan Göktaş, muhalefete meydan okudu. Bakan, "Tek bir kuruş dahi işlem varsa istifa ederim. İspatlayamazlarsa kendilerinden de istifa bekliyorum" dedi

08.10.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
Bakan Göktaş’tan istifa resti
Bakan Göktaş’tan istifa resti
YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısıyla "fon vurgununa" karıştığını iddia ettiği iki kabine üyesinin ismini vermesi, başkent kulislerini hareketlendirdi.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile birlikte doğrudan hedef gösterilen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, iddiaların ardından kameralar karşısına geçerek adeta ateş püskürdü. Göktaş, iddiaları "yalan, iftira ve çamur siyaseti" olarak nitelendirerek Türk siyasetinde eşine az rastlanır bir istifa resti çekti.


Krizin fitili nasıl ateşlendi?


YENİ Partili Ümit Özlale, düzenlediği basın toplantısında Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) sicil numaraları üzerinden büyük bir fon hareketliliği tespit ettiklerini öne sürdü.

Özlale, Bakan Göktaş'ın babası Hasan Özdemir'in ya da onun adına hareket eden birilerinin, bu fon krizinden hemen önce paralarını 470 milyon liradan 830 milyon liraya çıkararak fondan çektiğini iddia etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın masasında bu vurgunu yapanların "sıralı tam listesi" olduğunu iddia eden Özlale, listenin pazartesi gününe kadar açıklanmaması durumunda yeni AKP'li isimleri belgeleriyle ifşa edeceklerini söyleyerek hükümete süre verdi.


Bakan Göktaş'tan T.C. kimlik numaralı yalanlama


İddiaların ardından TBMM'de basın mensuplarına konuşan ve ardından yazılı bir açıklama yayımlayan Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, iddiayı kökten reddetti. İddia sahiplerinin "temel bir araştırma yapmaktan bile aciz" olduğunu belirten Göktaş, durumun tamamen bir isim benzerliği skandalı olduğunu gözler önüne serdi.

Bakan Göktaş, fon meselesi üzerinden şahsını ve ailesini hedef alan iddiaların baştan sona yalan ve iftira olduğunu söyledi. Hiçbir aile üyesinin söz konusu fonlarda tek bir kuruş dahi işleminin veya kayıtlı hesabının bulunmadığını vurgulayan Göktaş; muhalefetin bahsettiği işlemin sahibinin T.C. kimlik numarasının 92 ile bittiğini, kendi babasının kimlik numarasının ise 18 ile bittiğini açıkladı.

Kayıtlara baktıklarında işlem yapan kişinin Bartın nüfusuna kayıtlı bir vatandaş olduğunu, kendi babasının ise Konya nüfusuna kayıtlı olduğunu belirten Bakan, muhalefetin keşke biraz daha zeki davranıp bunları önceden araştırma zahmetine girmiş olmasını dilediğini ifade ederek kendilerine yazıklar olsun diyerek tepki gösterdi.


"En ufak bir ispatta istifa ederim"


Konuşmasında muhalefetin çamur siyaseti ürettiğini belirten Bakan Göktaş, siyasi geleceğini ortaya koyarak meydan okudu.

Bu iftirayı ortaya atanlardan derhal iddialarını ispatlamalarını beklediğini ifade eden Bakan Göktaş, en ufak bir ispat sunulması durumunda görevinden istifa edeceğini peşinen beyan etti.

İddiaların somut delillerle ispatlanması durumunda görevini derhâl bırakacağını yineleyen Göktaş, bu iddiaların yalan ve iftira olduğu ortaya çıktığında muhalefetin de işgal ettiği görevleri bırakıp bırakmayacağını sordu.

Göktaş, adlarını yalanlarla kirletmeye çalışan ve ailesini karalama kampanyalarının hedefi haline getiren tüm sorumlular hakkında şahsı ve aile üyeleri adına gerekli hukuki süreçlerin başlatıldığını, konunun mahkemede hesaplaşılacağını duyurdu.


4 bin "Hasan Özdemir" var


Olayın sıcaklığı sürerken, basında yer alan bağımsız teyit incelemeleri de Bakan Göktaş'ın açıklamalarını destekledi. Odatv tarafından yapılan araştırmada, YENİ Parti'nin kimlik numaralarını ve şahısları karıştırdığı; bahsi geçen 830 milyon liralık işlem kaydının sahibinin 66 yaşında Bartınlı bir vatandaş olduğu belirlendi.

İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü verilerine göre Türkiye'de aktif nüfusa kayıtlı ortalama 4 bin ila 4 bin 500 civarında "Hasan Özdemir" isimli vatandaşın bulunduğu, muhalefetin bu isim benzerliğini sorgulamadan doğrudan kabineye yönelik bir saldırı malzemesi yaptığı ortaya çıktı.

Bu gelişmelerin ardından gözler, pazartesi gününe kadar süre veren YENİ Partili Ümit Özlale'nin ve muhalefet kanadının izleyeceği yeni stratejiye çevrildi.

Pavyon soruşturmasında milyonluk rüşvet operasyonu

Kırıkkale'de oğlunun, pavyon işleten babası hakkında yaptığı ihbar üzerine başlatılan rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasında belediye başkan yardımcısı, polis memuru, bekçi ve adliye personelinin de aralarında bulunduğu 10 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturmada pavyonun kapanış saatinin uzatılması için 100 bin lira rüşvet verildiği, bazı kamu görevlilerine denetim ve mahkeme süreçleriyle ilgili para aktarıldığı iddiaları inceleniyor

08.10.2026 15:03:00
İhlas Haber Ajansı
 
Pavyon soruşturmasında milyonluk rüşvet operasyonu
Pavyon soruşturmasında milyonluk rüşvet operasyonu
Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen soruşturma, 4 Ekim'de Y.S.'nin emniyete başvurmasıyla başladı. Y.S., pavyon işleten babası E.S. ile uzun süredir anlaşmazlık yaşadığını, iş yerinde çalışan konsomatrisle evlenmek istemesine babasının karşı çıktığını belirtti. Babasının ve çevresindeki bazı kişilerin uyuşturucu ve silah ticareti yaptığını, kamu görevlilerine menfaat sağladığını ileri süren Y.S., çeşitli usulsüzlükler hakkında ihbarda bulundu.

Pavyonun kapanış saati için 100 bin lira rüşvet iddiası

İhbarda, pavyonların kapanış saatinin 01.00'den 04.00'e uzatılması amacıyla Yahşihan Belediye Başkan Vekili Aydın Demirdirek ile görüşüldüğü öne sürüldü. Bu kapsamda belediyenin alınacak karara itiraz etmemesi karşılığında T.E. tarafından Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Aydın'a 100 bin lira verildiği iddia edildi. İhbar üzerine başlatılan soruşturma kapsamında 5 Ekim'de pavyon sahibi E.S., oğlu Y.S., C.T., T.E. ve işletme müdürü E.Ş. hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyaller incelemeye alındı. WhatsApp yazışmaları ve banka hareketlerinin incelenmesiyle soruşturma kamu görevlilerini de kapsayacak şekilde genişletildi.

Belediye başkan yardımcısının 22 taşınmazı tespit edildi

Soruşturma kapsamında Yahşihan Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Aydın'ın adına kayıtlı 22 taşınmaz bulunduğu belirlendi. Aydın ile belediyeye yönelik yürütülen başka bir yolsuzluk soruşturmasındaki bazı şüpheliler arasında toplam 2 milyon 500 bin liralık para hareketi tespit edildi. Söz konusu mali hareketler ile 100 bin liralık rüşvet iddiası incelemeye alındı.

"Polis 10 bin istiyor, bir ay olmadı 15 bin verdik"

Dijital materyaller üzerinde yapılan incelemelerde, şüphelilerin kullandığı "Patronlar" isimli WhatsApp grubunda, "Polis Muhammet 10 bin istiyor, bir ay olmadı 15 bin verdik, işimize yarıyor, dükkana geliyorlar, 3-5 kişinin GBT'sini yapıp tutanağı asıp gidiyorlar" şeklinde yazışmalar bulundu. Yahşihan Emniyet Amirliğinde görevli polis memuru M.K. ile pavyon sahibi E.S. arasında para transferleri tespit edildi. Ayrıca iş yerine yapılacak polis denetimlerinin önceden haber verildiğine ilişkin yazışmalara ulaşıldı. Çarşı ve mahalle bekçisi A.Y.'nin de denetim bilgilerini önceden iletmesi karşılığında para aldığı şüphesiyle mali hareketleri incelemeye alındı.

Mahkeme kararı için 1 milyon liralık görüşme

Kırıkkale İdare Mahkemesinde mübaşir olarak görev yapan H.C. hakkında yapılan incelemelerde, T.E. ile oğlu İ.C. arasındaki WhatsApp yazışmalarında dikkat çekici ifadeler tespit edildi. T.E.'nin "1.000.000,00 TL para vereceğiz aracıya" mesajına İ.C.'nin "Mahkemeye mi olumlu olsun diye'" sorusunu yönelttiği, T.E.'nin ise "Evet" cevabını verdiği belirlendi. Ayrıca mübaşir H.C.'nin, pavyonun kapanış saatine ilişkin davada verilecek karar hakkında bilgi paylaştığı ve mahkeme kararını şüpheli T.E.'ye gönderdiği tespit edildi. Mali incelemelerde, 1 Mayıs-19 Eylül 2026 tarihleri arasında H.C.'nin hesabına, işletme müdürü E.Ş.'nin hesabından toplam 1 milyon 80 bin lira aktarıldığı belirlendi.

"Kendi dosyam gibi ilgileniyorum"

Kırıkkale Adliyesi İnfaz Bürosunda zabıt katibi olarak çalışan S.Y.'nin de pavyon sahibi E.S. ile yaptığı yazışmalar incelemeye alındı. S.Y.'nin, "Kendi dosyam gibi ilgileniyorum merak etme" mesajına E.S.'nin, "Savcıyı öğren kardeşim" şeklinde cevap verdiği görüldü. Yazışmalarda, adliyedeki bir evrakın kayıt işlemlerinin geciktirilmesi için girişimde bulunulduğuna ilişkin ifadeler de tespit edildi. İki şüpheli arasında para transferleri bulunduğu belirlendi.

10 şüphelinin tamamı gözaltına alındı

Elde edilen dijital deliller, iletişim kayıtları ve mali hareketler doğrultusunda soruşturma genişletildi. Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla 8 Ekim saat 06.45'te 10 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. KOM ekiplerince şüphelilerin ev, iş yeri ve araçlarında arama yapıldı. Operasyonda bilgisayar, cep telefonu, tablet ve çeşitli dijital materyallere el konulurken, 10 şüphelinin tamamı yakalanarak gözaltına alındı. Soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü öğrenildi.

Balıkçı cinayetinde yeni gelişme

Gaziantep'te husumetlisi tarafından pompalı tüfekle vurularak hayatını kaybeden balıkçı Hayri Taşkın'ın davasında 3'üncü duruşma görüldü. Duruşmada savunma yapan sanık, "Ben maktulü tanımıyorum" dedi

08.10.2026 14:01:00 / Güncelleme: 08.10.2026 14:04:03
İHA
 
Balıkçı cinayetinde yeni gelişme
Balıkçı cinayetinde yeni gelişme
Gaziantep'te husumetlisi tarafından pompalı tüfekle vurularak hayatını kaybeden Hayri Taşkın'ın ölümüne ilişkin davanın 3'üncü duruşması Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada, tutuklu sanıklar Adem K., tutuksuz sanıklar Müslüm K., Arif A., Mücahit A.D., maktul avukatı ve sanık avukatları salonda hazır bulundu.

"Ben maktulü tanımıyorum"

Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Adem K., "Benim Hayri Taşkın cinayeti ile ilgili hiçbir alakam yoktur. Benim maktul ile aramda herhangi bir sıkıntı bulunmamaktadır. Ben maktulü tanımıyorum. 18 aydır tutukluyum. Maktulü tanımıyorum. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum" dedi.

Duruşma ertelendi

Mahkeme heyeti, dosyanın esas hakkında mütalaa hazırlanmak üzere iddia makamına tevdi edilmesine, bazı müştekilerin katılan sıfatıyla duruşmalara kabulüne ve eksikliklerin giderilmesine karar verdi. Tutuklu sanık Adem K.'nın tutukluluk halinin devamına hükmeden heyet, firari sanıklar hakkındaki yakalama emirlerinin infazının beklenmesine karar verdi. Heyet ayrıca, dosyadaki eksikliklerin tamamlanması, esas hakkında mütalaa hazırlanması ve firari sanıklar hakkındaki yakalama emirlerinin infazının beklenmesi amacıyla duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.



Olay geçmişi

Olay, 21 Nisan 2025 gece saatlerinde Şahinbey ilçesi Tekstilkent Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, 47 yaşındaki Hayri Taşkın ile husumetlileri arasında tartışma çıktı. Çıkan tartışmanın kısa sürede büyümesi üzerine husumetlilerden biri otomobilden çıkarttığı pompalı tüfek ile Hayri Taşkın'a ateş etti. Saçmaların hedefi olan 4 çocuk babası Taşkın, ağır yaralanarak yere yığıldı. Silah seslerini duyan vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri ağır yaralanan Taşkın'ı Gaziantep Şehir Hastanesi'ne kaldırdı. Hastaneye kaldırılan Hayri Taşkın, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamamıştı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.