21 çeyrek büyüme söylemi, 82 bin 669 kapanan kepenk gerçeği!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ekonomisinin 21 çeyrektir kesintisiz büyüdüğünü belirterek ekonomik başarıya dikkat çekti
Haber Merkezi





Ancak CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in açıkladığı verilere göre, 2026 yılının ilk sekiz ayında 82 bin 669 esnaf iş yeri kapandı. Ekonominin büyüdüğü açıklanırken esnafın kepenk indirmesi, büyümenin kimlere yaradığı sorusunu gündeme getirdi.
EKONOMİ BÜYÜYORSA ESNAF NEDEN KÜÇÜLÜYOR?
Erdoğan, 3 Aralık 2025'te yaptığı açıklamada, "Ekonomimiz 21 çeyrektir kesintisiz sürdürdüğü büyüme trendini 2025'in 3. çeyreğinde de devam ettirmiştir" dedi. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre ekonomi, 2025'in üçüncü çeyreğinde yıllık bazda yüzde 3,7 büyüdü.
Ancak büyüme rakamları, toplumun bütün kesimlerinin aynı ölçüde kazanç sağladığı anlamına gelmiyor. Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH), ülkede üretilen mal ve hizmetlerin yarattığı ekonomik değeri ölçüyor. Bu göstergenin artması, her esnafın satışının, kârının veya vatandaşın alım gücünün arttığını tek başına kanıtlamıyor.
İşte tartışmanın merkezindeki soru da bu: Ekonominin toplam büyüklüğü artarken küçük işletmeler neden ayakta kalmakta zorlanıyor?
BÜYÜMENİN RAKAMI VAR, ESNAFIN DERDİNE ÇÖZÜM VAR MI?
CHP'li Ömer Fethi Gürer, artan maliyetler, yüksek faiz ve vergi yükünün esnafı zorladığını belirterek acil düzenleme çağrısında bulundu. Gürer; Bağ-Kur prim gün sayısının düşürülmesini, kira stopajının kaldırılmasını, kamu alacaklarının faizsiz yapılandırılmasını ve küçük esnafın POS komisyonlarının azaltılmasını istedi.
Bu talepler, küçük işletmelerin yalnızca müşteri bulma değil; kira, vergi, prim, kredi ve işletme giderlerini karşılama mücadelesi verdiğini gösteriyor.
Esnafın durumunun sağlıklı değerlendirilebilmesi için kapanan iş yeri sayısının yanında açılan işletmelerin, net iş yeri değişiminin ve sektörlere göre dağılımın da incelenmesi gerekiyor.
SAHADAKİ TABLO SARAYIN RAKAMLARINA YANSIYOR MU?
Ekonomik büyüme açıklamalarının anlamlı olabilmesi için bu büyümenin istihdama, gelire, işletme kârlılığına ve vatandaşın alım gücüne nasıl yansıdığının da ortaya konulması gerekiyor.
Çarşıdaki esnaf yüksek maliyetlerden şikâyet ederken iktidarın büyüme rakamlarını öne çıkarması, ekonomi yönetiminin sahadaki sorunları ne ölçüde dikkate aldığı sorusunu doğuruyor.
İktidarın yanıtlaması gereken soru açık: Büyüyen yalnızca Türkiye ekonomisinin toplam hacmi mi, yoksa vatandaşın refahı da artıyor mu?
82 bin 669 iş yeri kapanışına ilişkin açıklama, bu sorunun görmezden gelinemeyeceğini ortaya koyuyor. Ekonomik başarı yalnızca büyüme oranlarıyla değil, küçük esnafın işini sürdürebilmesi ve vatandaşın geçimini sağlayabilmesiyle de ölçülmeli.











































































